İbranice biçim צִפּ֑וֹר
Lemma צִפּוֹר
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Zippor
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 3 kullanım
Teknik kod
HNpTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 9 kez, 9 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim צִפּ֑וֹר
Lemma צִפּוֹר
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Zippor
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 3 kullanım
HNpİbranice biçim צִפּ֥וֹר
Lemma צִפּוֹר
Kök — שורש (şoreş, kök) צפר
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): bird
Biçim: isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 2 kullanım
HNcbsaİbranice biçim צִפּ֥וֹר
Lemma צִפּוֹר
Kök — שורש (şoreş, kök) צפר
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): bird
Biçim: isim, iki cins, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 2 kullanım
HNcbscİbranice biçim צִפֹּ֛ר
Lemma צִפּוֹר
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Zippor
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 2 kullanım
HNpOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Hema vehol hahaya leminah vehol habehema leminah vehol haremes haromes al haarets lemineu vehol haof lemineu kol tsipor kol kanaf.
הֵ֜מָּה וְכָל־הַֽחַיָּ֣ה לְמִינָ֗הּ וְכָל־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ וְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ לְמִינֵ֑הוּ וְכָל־הָע֣וֹף לְמִינֵ֔הוּ כֹּ֖ל צִפּ֥וֹר כָּל־כָּנָֽף׃
Onlarla birlikte türlerine göre bütün yaban hayvanları, türlerine göre bütün evcil hayvanlar, türlerine göre yeryüzünde hareket eden bütün canlılar ve türlerine göre bütün kuşlar, her türlü kanatlı vardı.
Vayar balak ben tsipor et kol aşer asa yisrael laemori.
וַיַּ֥רְא בָּלָ֖ק בֶּן־צִפּ֑וֹר אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל לָֽאֱמֹרִֽי׃
Tsippor oğlu Balak, İsrael’in Amorilere yaptığı her şeyi gördü.
Vayomer moav el zikne midyan ata yelahahu hakahal et kol sevivotenu kilhoh haşor et yerek hasade uvalak ben tsipor meleh lemoav baet hahi.
וַיֹּ֨אמֶר מוֹאָ֜ב אֶל־זִקְנֵ֣י מִדְיָ֗ן עַתָּ֞ה יְלַחֲכ֤וּ הַקָּהָל֙ אֶת־כָּל־סְבִ֣יבֹתֵ֔ינוּ כִּלְחֹ֣ךְ הַשּׁ֔וֹר אֵ֖ת יֶ֣רֶק הַשָּׂדֶ֑ה וּבָלָ֧ק בֶּן־צִפּ֛וֹר מֶ֥לֶךְ לְמוֹאָ֖ב בָּעֵ֥ת הַהִֽוא׃
Moav, Midyan’ın ileri gelenlerine şöyle dedi: “Şimdi bu topluluk, öküzün tarlanın yeşilliğini yalayıp bitirdiği gibi çevremizdeki her şeyi silip süpürecek.” O sırada Tsippor oğlu Balak, Moav kralıydı.
Vayomer bilam el haelohim balak ben tsipor meleh moav şalah elay.
וַיֹּ֥אמֶר בִּלְעָ֖ם אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים בָּלָ֧ק בֶּן־צִפֹּ֛ר מֶ֥לֶךְ מוֹאָ֖ב שָׁלַ֥ח אֵלָֽי׃
Bilam Tanrı’ya şöyle dedi: “Moav kralı Tsippor oğlu Balak bana şu haberi gönderdi:
Vayavou el bilam vayomeru lo ko amar balak ben tsipor al na timana mehaloh elay.
וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ כֹּ֤ה אָמַר֙ בָּלָ֣ק בֶּן־צִפּ֔וֹר אַל־נָ֥א תִמָּנַ֖ע מֵהֲלֹ֥ךְ אֵלָֽי׃
Bilam’a gelip şöyle dediler: “Tsippor oğlu Balak diyor ki: ‘Lütfen bana gelmekten kaçınma.
Vayisa meşalo vayomar kum balak uşama haazina aday beno tsipor.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר ק֤וּם בָּלָק֙ וּֽשֲׁמָ֔ע הַאֲזִ֥ינָה עָדַ֖י בְּנ֥וֹ צִפֹּֽר׃
Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Kalk, Balak, dinle! Bana kulak ver, Tsippor oğlu!
Tavnit kol behema aşer baarets tavnit kol tsipor kanaf aşer tauf başamayim.
תַּבְנִ֕ית כָּל־בְּהֵמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בָּאָ֑רֶץ תַּבְנִית֙ כָּל־צִפּ֣וֹר כָּנָ֔ף אֲשֶׁ֥ר תָּע֖וּף בַּשָּׁמָֽיִם׃
Yerdeki herhangi bir hayvan biçiminde, gökte uçan herhangi bir kanatlı kuş biçiminde,
כָּל־צִפּ֥וֹר טְהֹרָ֖ה תֹּאכֵֽלוּ׃
Arınmış sayılan bütün kuşları yiyebilirsiniz.
Ki yikare kan tsipor lefaneha badereh behol ets o al haarets efrohim o vetsim vehaem rovetset al haefrohim o al habetsim lo tikah haem al habanim.
כִּ֣י יִקָּרֵ֣א קַן־צִפּ֣וֹר ׀ לְפָנֶ֡יךָ בַּדֶּ֜רֶךְ בְּכָל־עֵ֣ץ ׀ א֣וֹ עַל־הָאָ֗רֶץ אֶפְרֹחִים֙ א֣וֹ בֵיצִ֔ים וְהָאֵ֤ם רֹבֶ֙צֶת֙ עַל־הָֽאֶפְרֹחִ֔ים א֖וֹ עַל־הַבֵּיצִ֑ים לֹא־תִקַּ֥ח הָאֵ֖ם עַל־הַבָּנִֽים׃
Yolda, herhangi bir ağaçta ya da yerde, içinde yavrular veya yumurtalar bulunan bir kuş yuvasına rastlarsan ve anne yavruların ya da yumurtaların üzerinde yatıyorsa, anneyi yavrularıyla birlikte almayacaksın.