İbranice biçim טָמֵא֒
Lemma טָמֵא
Kök — שורש (şoreş, kök) טמא
Kaynak anlam (İngilizce): unclean; impure
Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 32 kullanım
Teknik kod
HAamsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 35 kez, 31 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim טָמֵא֒
Lemma טָמֵא
Kök — שורש (şoreş, kök) טמא
Kaynak anlam (İngilizce): unclean; impure
Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 32 kullanım
HAamsaİbranice biçim טַמֵּ֧א
Lemma טָמֵא
Kök — שורש (şoreş, kök) טמא
Kaynak anlam (İngilizce): to become unclean; to defile oneself; to defile; to pronounce unclean; to defile (someone's) name; to treat as unclean
Biçim: fiil, Piel, mastar mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVpaİbranice biçim טַמֵּא֙
Lemma טָמֵא
Kök — שורש (şoreş, kök) טמא
Kaynak anlam (İngilizce): to become unclean; to defile oneself; to defile; to pronounce unclean; to defile (someone's) name; to treat as unclean
Biçim: fiil, Piel, mastar yapılı
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVpcİbranice biçim טָמֵ֖א
Lemma טָמֵא
Kök — שורש (şoreş, kök) טמא
Kaynak anlam (İngilizce): to become unclean; to defile oneself; to defile; to pronounce unclean; to defile (someone's) name; to treat as unclean
Biçim: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVqp3msOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Bu ayette 3 kez
O nefeş aşer tiga behol davar tame o venivlat haya temea o benivlat behema temea o benivlat şerets tame venelam mimenu veu tame veaşem.
א֣וֹ נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֣ר תִּגַּע֮ בְּכָל־דָּבָ֣ר טָמֵא֒ אוֹ֩ בְנִבְלַ֨ת חַיָּ֜ה טְמֵאָ֗ה א֤וֹ בְּנִבְלַת֙ בְּהֵמָ֣ה טְמֵאָ֔ה א֕וֹ בְּנִבְלַ֖ת שֶׁ֣רֶץ טָמֵ֑א וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא טָמֵ֖א וְאָשֵֽׁם׃
Ya da biri, arınmamış sayılan herhangi bir şeye —arınmamış bir yaban hayvanının, evcil hayvanın ya da küçük kara canlısının leşine— dokunursa ve bunun farkında değilse, arınmamış duruma gelmiş ve suçlu olmuştur.
Vehabasar aşer yiga behol tame lo yeahel baeş yisaref vehabasar kol tahor yohal basar.
וְהַבָּשָׂ֞ר אֲשֶׁר־יִגַּ֤ע בְּכָל־טָמֵא֙ לֹ֣א יֵֽאָכֵ֔ל בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵ֑ף וְהַ֨בָּשָׂ֔ר כָּל־טָה֖וֹר יֹאכַ֥ל בָּשָֽׂר׃
Arınmamış sayılan herhangi bir şeye dokunan et yenmeyecek; ateşte yakılacak. Diğer kurban etini ise arınmış durumdaki herkes yiyebilir.
Bu ayette 2 kez
Venefeş ki tiga behol tame betumat adam o bivhema temea o behol şekets tame veahal mibesar zevah haşelamim aşer ladonay venihreta hanefeş hahi meameha.
וְנֶ֜פֶשׁ כִּֽי־תִגַּ֣ע בְּכָל־טָמֵ֗א בְּטֻמְאַ֤ת אָדָם֙ א֣וֹ ׀ בִּבְהֵמָ֣ה טְמֵאָ֗ה א֚וֹ בְּכָל־שֶׁ֣קֶץ טָמֵ֔א וְאָכַ֛ל מִבְּשַׂר־זֶ֥בַח הַשְּׁלָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לַיהוָ֑ה וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מֵעַמֶּֽיהָ׃ (פ)
Biri, arınmamış sayılan herhangi bir şeye —bir insanın kirliliğine, arınmamış bir hayvana ya da arınmamış sayılan iğrenç bir canlıya— dokunup Adonay’a ait esenlik kurbanının etinden yerse o kişi halkının arasından kesilip atılacak.”
Ah et ze lo tohelu mimaale hagera umimafrise haparsa et hagamal ki maale gera u ufarsa enenu mafris tame u lahem.
אַ֤ךְ אֶת־זֶה֙ לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִֽמַּעֲלֵי֙ הַגֵּרָ֔ה וּמִמַּפְרִיסֵ֖י הַפַּרְסָ֑ה אֶֽת־הַ֠גָּמָל כִּֽי־מַעֲלֵ֨ה גֵרָ֜ה ה֗וּא וּפַרְסָה֙ אֵינֶ֣נּוּ מַפְרִ֔יס טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃
Ancak geviş getiren ya da tırnağı yarık olanlar arasından şunları yemeyeceksiniz: Deveyi; çünkü geviş getirir ama tırnağı yarık değildir. Sizin için arınmamış sayılır.
Veet haşafan ki maale gera u ufarsa lo yafris tame u lahem.
וְאֶת־הַשָּׁפָ֗ן כִּֽי־מַעֲלֵ֤ה גֵרָה֙ ה֔וּא וּפַרְסָ֖ה לֹ֣א יַפְרִ֑יס טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃
Kaya damanını; çünkü geviş getirir ama tırnağı yarık değildir. Sizin için arınmamış sayılır.
Veet hahazir ki mafris parsa u veşosa şesa parsa veu gera lo yigar tame u lahem.
וְאֶת־הַ֠חֲזִיר כִּֽי־מַפְרִ֨יס פַּרְסָ֜ה ה֗וּא וְשֹׁסַ֥ע שֶׁ֙סַע֙ פַּרְסָ֔ה וְה֖וּא גֵּרָ֣ה לֹֽא־יִגָּ֑ר טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃
Domuzu; çünkü tırnağı yarık, ikiye ayrılmıştır ama geviş getirmez. Sizin için arınmamış sayılır.
Vehi yutan mayim al zera venafal minivlatam alav tame u lahem.
וְכִ֤י יֻתַּן־מַ֙יִם֙ עַל־זֶ֔רַע וְנָפַ֥ל מִנִּבְלָתָ֖ם עָלָ֑יו טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃ (ס)
Ama tohumun üzerine su konmuşsa ve leşlerinden bir parça üzerine düşerse o tohum sizin için arınmamış olur.
Tsaraat noşenet hi beor besaro vetimeo hakohen lo yasgirenu ki tame u.
צָרַ֨עַת נוֹשֶׁ֤נֶת הִוא֙ בְּע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ וְטִמְּא֖וֹ הַכֹּהֵ֑ן לֹ֣א יַסְגִּרֶ֔נּוּ כִּ֥י טָמֵ֖א הֽוּא׃
bu, bedeninin derisinde yerleşmiş tsaraattır. Kâhin arınmamış olduğuna hükmedecek. Onu ayrı tutup beklemeyecek; çünkü arınmamıştır.
Veraa hakohen et habasar hahay vetimeo habasar hahay tame u tsaraat u.
וְרָאָ֧ה הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַבָּשָׂ֥ר הַחַ֖י וְטִמְּא֑וֹ הַבָּשָׂ֥ר הַחַ֛י טָמֵ֥א ה֖וּא צָרַ֥עַת הֽוּא׃
Kâhin canlı eti görünce arınmamış olduğuna hükmedecek. Canlı et arınmamıştır; bu tsaraattır.
Veraau hakohen vehine pasa hanetek baor lo yevaker hakohen lasear hatsahov tame u.
וְרָאָ֙הוּ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה פָּשָׂ֥ה הַנֶּ֖תֶק בָּע֑וֹר לֹֽא־יְבַקֵּ֧ר הַכֹּהֵ֛ן לַשֵּׂעָ֥ר הַצָּהֹ֖ב טָמֵ֥א הֽוּא׃
kâhin onu inceleyecek. Netek deriye yayılmışsa kâhinin sarı kıl aramasına gerek yoktur; o kişi arınmamıştır.
Bu ayette 2 kez
İş tsarua u tame u tame yetameenu hakohen beroşo nigo.
אִישׁ־צָר֥וּעַ ה֖וּא טָמֵ֣א ה֑וּא טַמֵּ֧א יְטַמְּאֶ֛נּוּ הַכֹּהֵ֖ן בְּרֹאשׁ֥וֹ נִגְעֽוֹ׃
o kişi tsaraatlıdır, arınmamıştır. Kâhin kesinlikle arınmamış olduğuna hükmedecek; belirtisi başındadır.
Vehatsarua aşer bo hanega begadav yihyu ferumim veroşo yihye farua veal safam yate vetame tame yikra.
וְהַצָּר֜וּעַ אֲשֶׁר־בּ֣וֹ הַנֶּ֗גַע בְּגָדָ֞יו יִהְי֤וּ פְרֻמִים֙ וְרֹאשׁוֹ֙ יִהְיֶ֣ה פָר֔וּעַ וְעַל־שָׂפָ֖ם יַעְטֶ֑ה וְטָמֵ֥א ׀ טָמֵ֖א יִקְרָֽא׃
Belirtiyi taşıyan tsaraatlı kişinin giysileri yırtık olacak, saçları uzamaya bırakılacak. Üst dudağını örtecek ve ‘Arınmamışım! Arınmamışım!’ diye seslenecek.
Kol yeme aşer hanega bo yitma tame u badad yeşev mihuts lamahane moşavo.
כָּל־יְמֵ֞י אֲשֶׁ֨ר הַנֶּ֥גַע בּ֛וֹ יִטְמָ֖א טָמֵ֣א ה֑וּא בָּדָ֣ד יֵשֵׁ֔ב מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה מוֹשָׁבֽוֹ׃ (ס)
Belirti üzerinde kaldığı sürece arınmamış olacak; arınmamıştır. Tek başına yaşayacak; kalacağı yer ordugâhın dışında olacak.
Veraa et hanega bayom haşevii ki fasa hanega babeged o vaşeti o vaerev o vaor lehol aşer yease haor limlaha tsaraat mameret hanega tame u.
וְרָאָ֨ה אֶת־הַנֶּ֜גַע בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י כִּֽי־פָשָׂ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ בַּ֠בֶּגֶד אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אֽוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בָע֔וֹר לְכֹ֛ל אֲשֶׁר־יֵעָשֶׂ֥ה הָע֖וֹר לִמְלָאכָ֑ה צָרַ֧עַת מַמְאֶ֛רֶת הַנֶּ֖גַע טָמֵ֥א הֽוּא׃
Yedinci gün belirtiyi inceleyecek. Belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da hangi iş için kullanılırsa kullanılsın deride yayılmışsa bu, yıkıcı bir tsaraat belirtisidir; eşya arınmamıştır.
Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.
וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃
Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.
Vetsiva hakohen vehiletsu et haavanim aşer bahen hanaga vehişlihu ethen el mihuts lair el makom tame.
וְצִוָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְחִלְּצוּ֙ אֶת־הָ֣אֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בָּהֵ֖ן הַנָּ֑גַע וְהִשְׁלִ֤יכוּ אֶתְהֶן֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃
kâhin belirtili taşların sökülüp şehrin dışına, arınmamış bir yere atılmasını buyuracak.
Veet habayit yaktsia mibayit saviv veşafehu et heafar aşer hiktsu el mihuts lair el makom tame.
וְאֶת־הַבַּ֛יִת יַקְצִ֥עַ מִבַּ֖יִת סָבִ֑יב וְשָׁפְכ֗וּ אֶת־הֶֽעָפָר֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְצ֔וּ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃
Evin içi çepeçevre kazınacak; kazınan sıva şehrin dışına, arınmamış bir yere dökülecek.
Uva hakohen veraa vehine pasa hanega babayit tsaraat mameret hi babayit tame u.
וּבָא֙ הַכֹּהֵ֔ן וְרָאָ֕ה וְהִנֵּ֛ה פָּשָׂ֥ה הַנֶּ֖גַע בַּבָּ֑יִת צָרַ֨עַת מַמְאֶ֥רֶת הִ֛וא בַּבַּ֖יִת טָמֵ֥א הֽוּא׃
kâhin gelip inceleyecek. Belirti evde yayılmışsa evde yıkıcı tsaraat vardır; ev arınmamıştır.
Venatats et habayit et avanav veet etsav veet kol afar habayit vehotsi el mihuts lair el makom tame.
וְנָתַ֣ץ אֶת־הַבַּ֗יִת אֶת־אֲבָנָיו֙ וְאֶת־עֵצָ֔יו וְאֵ֖ת כָּל־עֲפַ֣ר הַבָּ֑יִת וְהוֹצִיא֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃
Ev yıkılacak; taşları, ahşapları ve bütün sıvası şehrin dışına, arınmamış bir yere çıkarılacak.
Daberu el bene yisrael vaamartem alehem iş iş ki yihye zav mibesaro zovo tame u.
דַּבְּרוּ֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַאֲמַרְתֶּ֖ם אֲלֵהֶ֑ם אִ֣ישׁ אִ֗ישׁ כִּ֤י יִהְיֶה֙ זָ֣ב מִבְּשָׂר֔וֹ זוֹב֖וֹ טָמֵ֥א הֽוּא׃
“İsraeloğullarına şöyle söyleyin: Bir erkeğin cinsel organından akıntı geliyorsa bu akıntı onu arınmamış kılar.
Kol hamişkav aşer tişkav alav kol yeme zovah kemişkav nidatah yiheye lah vehal hakeli aşer teşev alav tame yihye ketumat nidatah.
כָּל־הַמִּשְׁכָּ֞ב אֲשֶׁר־תִּשְׁכַּ֤ב עָלָיו֙ כָּל־יְמֵ֣י זוֹבָ֔הּ כְּמִשְׁכַּ֥ב נִדָּתָ֖הּ יִֽהְיֶה־לָּ֑הּ וְכָֽל־הַכְּלִי֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּשֵׁ֣ב עָלָ֔יו טָמֵ֣א יִהְיֶ֔ה כְּטֻמְאַ֖ת נִדָּתָֽהּ׃
Akıntısının bütün günleri boyunca üzerine yattığı her yatak, âdet dönemindeki yatağı gibi olacak; oturduğu her eşya da âdet döneminde olduğu gibi arınmamış olacak.
Vaani eten et panay baiş hau vehihrati oto mikerev amo ki mizaro natan lamoleh lemaan tame et mikdaşi ulehalel et şem kodşi.
וַאֲנִ֞י אֶתֵּ֤ן אֶת־פָּנַי֙ בָּאִ֣ישׁ הַה֔וּא וְהִכְרַתִּ֥י אֹת֖וֹ מִקֶּ֣רֶב עַמּ֑וֹ כִּ֤י מִזַּרְעוֹ֙ נָתַ֣ן לַמֹּ֔לֶךְ לְמַ֗עַן טַמֵּא֙ אֶת־מִקְדָּשִׁ֔י וּלְחַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי׃
Ben de yüzümü o kişiye karşı çevirecek ve onu halkının arasından kesip atacağım. Çünkü çocuğunu Moleh’e vererek kutsal mekânımı kirletmiş ve kutsal adımı kutsallıktan düşürmüştür.
Tsav et bene yisrael vişalehu min hamahane kol tsarua vehol zav vehol tame lanafeş.
צַ֚ו אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וִֽישַׁלְּחוּ֙ מִן־הַֽמַּחֲנֶ֔ה כָּל־צָר֖וּעַ וְכָל־זָ֑ב וְכֹ֖ל טָמֵ֥א לָנָֽפֶשׁ׃
İsraeloğullarına emret: Tsaraatlı olan, akıntısı bulunan ve ölü nedeniyle arınmamış olan herkesi ordugâhtan çıkarsınlar.
Vehizir ladonay et yeme nizro vehevi keves ben şenato leaşam vehayamim harişonim yipelu ki tame nizro.
וְהִזִּ֤יר לַֽיהוָה֙ אֶת־יְמֵ֣י נִזְר֔וֹ וְהֵבִ֛יא כֶּ֥בֶשׂ בֶּן־שְׁנָת֖וֹ לְאָשָׁ֑ם וְהַיָּמִ֤ים הָרִאשֹׁנִים֙ יִפְּל֔וּ כִּ֥י טָמֵ֖א נִזְרֽוֹ׃
Nazirlik günlerini yeniden Adonay’a ayıracak ve suç sunusu olarak bir yaşında erkek kuzu getirecek. Önceki günler sayılmayacak; çünkü nazirliği arınmamış duruma gelmiştir.
Daber el bene yisrael lemor iş iş ki yihye tame lanefeş o vedereh rehoka lahem o ledorotehem veasa fesah ladonay.
דַּבֵּ֛ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ אִ֣ישׁ כִּי־יִהְיֶֽה־טָמֵ֣א ׀ לָנֶ֡פֶשׁ אוֹ֩ בְדֶ֨רֶךְ רְחֹקָ֜הׄ לָכֶ֗ם א֚וֹ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָ֥שָׂה פֶ֖סַח לַיהוָֽה׃
İsraeloğullarına konuş: Sizden ya da gelecek kuşaklarınızdan bir kişi ölü nedeniyle arınmamışsa veya uzak bir yolculuktaysa yine de Adonay’a Pesah kurbanını yerine getirecek.
Kal hanogea bemet benefeş haadam aşer yamut velo yithata et mişkan Adonay time venihreta hanefeş hahi miyisrael ki me nida lo zorak alav tame yihye od tumato vo.
כָּֽל־הַנֹּגֵ֡עַ בְּמֵ֣ת בְּנֶפֶשׁ֩ הָאָדָ֨ם אֲשֶׁר־יָמ֜וּת וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֗א אֶת־מִשְׁכַּ֤ן יְהוָה֙ טִמֵּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִיִּשְׂרָאֵ֑ל כִּי֩ מֵ֨י נִדָּ֜ה לֹא־זֹרַ֤ק עָלָיו֙ טָמֵ֣א יִהְיֶ֔ה ע֖וֹד טֻמְאָת֥וֹ בֽוֹ׃
Ölen bir insanın cesedine dokunan ve arındırılmayan kişi Adonay’ın Mişkanı’nı arınmamış duruma getirir; o kişi İsrael’den kesilip çıkarılacak. Çünkü üzerine arındırma suyu serpilmemiştir. Arınmamıştır; arınmamışlığı hâlâ üzerindedir.
Vehol keli fatuah aşer en tsamid patil alav tame u.
וְכֹל֙ כְּלִ֣י פָת֔וּחַ אֲשֶׁ֛ר אֵין־צָמִ֥יד פָּתִ֖יל עָלָ֑יו טָמֵ֖א הֽוּא׃
Üzerinde sıkıca bağlanmış bir kapak bulunmayan her açık kap arınmamıştır.
Veiş aşer yitma velo yithata venihreta hanefeş hahi mitoh hakahal ki et mikdaş Adonay time me nida lo zorak alav tame u.
וְאִ֤ישׁ אֲשֶׁר־יִטְמָא֙ וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִתּ֣וֹךְ הַקָּהָ֑ל כִּי֩ אֶת־מִקְדַּ֨שׁ יְהוָ֜ה טִמֵּ֗א מֵ֥י נִדָּ֛ה לֹא־זֹרַ֥ק עָלָ֖יו טָמֵ֥א הֽוּא׃
Arınmamış olup arındırılmayan kişi topluluğun arasından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kutsal mekânını arınmamış duruma getirmiştir. Üzerine arındırma suyu serpilmemiştir; arınmamıştır.
Veet hahazir ki mafris parsa u velo gera tame u lahem mibesaram lo tohelu uvenivlatam lo tigau.
וְאֶת־הַ֠חֲזִיר כִּֽי־מַפְרִ֨יס פַּרְסָ֥ה הוּא֙ וְלֹ֣א גֵרָ֔ה טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶ֑ם מִבְּשָׂרָם֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ וּבְנִבְלָתָ֖ם לֹ֥א תִגָּֽעוּ׃ (ס)
Domuzu da yemeyeceksiniz. Çünkü tırnağı yarık olsa da geviş getirmez; sizin için arınmamış sayılır. Onların etini yemeyecek, leşlerine dokunmayacaksınız.
Vehol aşer en lo senapir vekaskeset lo tohelu tame u lahem.
וְכֹ֨ל אֲשֶׁ֧ר אֵֽין־ל֛וֹ סְנַפִּ֥יר וְקַשְׂקֶ֖שֶׂת לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃ (ס)
Yüzgeci ve pulu olmayan hiçbir şeyi yemeyeceksiniz. Sizin için arınmamış sayılır.
Vehol şerets haof tame u lahem lo yeahelu.
וְכֹל֙ שֶׁ֣רֶץ הָע֔וֹף טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶ֑ם לֹ֖א יֵאָכֵֽלוּ׃
Kanatlı küçük canlıların hepsi sizin için arınmamış sayılır; yenmeyecekler.