İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

מוּת

ölmek, hayatını kaybetmek; öldürmek, ölümüne sebep olmak; idam etmek, tamamen ortadan kaldırmak

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 303 kez, 242 farklı ayette görülür.

Kök
מות

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit78 kullanım72 ayet
  • Şemot59 kullanım46 ayet
  • Vayikra41 kullanım28 ayet
  • Bamidbar79 kullanım57 ayet
  • Devarim46 kullanım39 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 38:12

    Vayirbu hayamim vatamot bat şua eşet yehuda vayinahem yehuda vayaal al gozaze tsono u vehira reeu haadulami timnata.

    וַיִּרְבּוּ֙ הַיָּמִ֔ים וַתָּ֖מָת בַּת־שׁ֣וּעַ אֵֽשֶׁת־יְהוּדָ֑ה וַיִּנָּ֣חֶם יְהוּדָ֗ה וַיַּ֜עַל עַל־גֹּֽזֲזֵ֤י צֹאנוֹ֙ ה֗וּא וְחִירָ֛ה רֵעֵ֥הוּ הָעֲדֻלָּמִ֖י תִּמְנָֽתָה׃

    Uzun bir zaman geçti. Yehuda’nın eşi, Şua’nın kızı öldü. Yehuda yasını tamamlayınca Adullamlı arkadaşı Hira ile sürüsünü kırkanların yanına, Timna’ya çıktı.

  2. Bereşit 42:2

    Vayomer hine şamati ki yeş şever bemitsrayim redu şama veşivru lanu mişam venihye velo namut.

    וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֣ה שָׁמַ֔עְתִּי כִּ֥י יֶשׁ־שֶׁ֖בֶר בְּמִצְרָ֑יִם רְדוּ־שָׁ֙מָּה֙ וְשִׁבְרוּ־לָ֣נוּ מִשָּׁ֔ם וְנִחְיֶ֖ה וְלֹ֥א נָמֽוּת׃

    “Duyduğuma göre Mısır’da tahıl var. Oraya inip bize tahıl satın alın da ölmeyelim, yaşayalım.”

  3. Bereşit 42:20

    Veet ahihem hakaton taviu elay veyeamenu divrehem velo tamutu vayaasu hen.

    וְאֶת־אֲחִיכֶ֤ם הַקָּטֹן֙ תָּבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְיֵאָמְנ֥וּ דִבְרֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א תָמ֑וּתוּ וַיַּעֲשׂוּ־כֵֽן׃

    Sonra en küçük kardeşinizi bana getirin. Böylece sözleriniz doğrulanır ve ölmezsiniz.” Onlar da bunu kabul etti.

  4. Bereşit 42:37

    Vayomer reuven el aviv lemor et şene vanay tamit im lo avienu eleha tena oto al yadi vaani aşivenu eleha.

    וַיֹּ֤אמֶר רְאוּבֵן֙ אֶל־אָבִ֣יו לֵאמֹ֔ר אֶת־שְׁנֵ֤י בָנַי֙ תָּמִ֔ית אִם־לֹ֥א אֲבִיאֶ֖נּוּ אֵלֶ֑יךָ תְּנָ֤ה אֹתוֹ֙ עַל־יָדִ֔י וַאֲנִ֖י אֲשִׁיבֶ֥נּוּ אֵלֶֽיךָ׃

    Reuven babasına, “Onu sana geri getirmezsem iki oğlumu öldürebilirsin” dedi. “Onu bana emanet et; sana geri getireceğim.”

  5. Bereşit 42:38

    Vayomer lo yered beni imahem ki ahiv met veu levado nişar ukeraau ason badereh aşer telehu vah vehoradtem et sevati beyagon şeola.

    וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־יֵרֵ֥ד בְּנִ֖י עִמָּכֶ֑ם כִּֽי־אָחִ֨יו מֵ֜ת וְה֧וּא לְבַדּ֣וֹ נִשְׁאָ֗ר וּקְרָאָ֤הוּ אָסוֹן֙ בַּדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּֽלְכוּ־בָ֔הּ וְהוֹרַדְתֶּ֧ם אֶת־שֵׂיבָתִ֛י בְּיָג֖וֹן שְׁאֽוֹלָה׃

    Yaakov, “Oğlum sizinle inmeyecek!” dedi. “Çünkü kardeşi öldü, geriye yalnız o kaldı. Gideceğiniz yolda başına bir felaket gelirse, benim ak saçlı başımı keder içinde Şeol’e indirirsiniz.”

  6. Bereşit 43:8

    Vayomer yehuda el yisrael aviv şilha hanaar iti venakuma veneleha veniheye velo namut gam anahnu gam ata gam tapenu.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוּדָ֜ה אֶל־יִשְׂרָאֵ֣ל אָבִ֗יו שִׁלְחָ֥ה הַנַּ֛עַר אִתִּ֖י וְנָק֣וּמָה וְנֵלֵ֑כָה וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת גַּם־אֲנַ֥חְנוּ גַם־אַתָּ֖ה גַּם־טַפֵּֽנוּ׃

    Yehuda, babası İsrael’e, “Delikanlıyı benimle gönder de kalkıp gidelim” dedi. “Böylece biz de sen de çocuklarımız da ölmeyiz, yaşarız.

  7. Bereşit 44:9

    Aşer yimatse ito meavadeha vamet vegam anahnu niheye ladoni laavadim.

    אֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֥א אִתּ֛וֹ מֵעֲבָדֶ֖יךָ וָמֵ֑ת וְגַם־אֲנַ֕חְנוּ נִֽהְיֶ֥ה לַֽאדֹנִ֖י לַעֲבָדִֽים׃

    Kullarından hangisinde bulunursa o ölsün; biz de efendimizin köleleri olalım.”

  8. Bereşit 44:20

    Vanomer el adoni yeş lanu av zaken veyeled zekunim katan veahiv met vayivater u levado leimo veaviv ahevo.

    וַנֹּ֙אמֶר֙ אֶל־אֲדֹנִ֔י יֶשׁ־לָ֙נוּ֙ אָ֣ב זָקֵ֔ן וְיֶ֥לֶד זְקֻנִ֖ים קָטָ֑ן וְאָחִ֨יו מֵ֜ת וַיִּוָּתֵ֨ר ה֧וּא לְבַדּ֛וֹ לְאִמּ֖וֹ וְאָבִ֥יו אֲהֵבֽוֹ׃

    Biz de efendime, ‘Yaşlı bir babamız ve onun yaşlılığında doğmuş küçük bir oğlu var’ demiştik. ‘Çocuğun kardeşi öldü; annesinden geriye yalnız o kaldı. Babası onu seviyor.’

  9. Bereşit 44:22

    Vanomer el adoni lo yuhal hanaar laazov et aviv veazav et aviv vamet.

    וַנֹּ֙אמֶר֙ אֶל־אֲדֹנִ֔י לֹא־יוּכַ֥ל הַנַּ֖עַר לַעֲזֹ֣ב אֶת־אָבִ֑יו וְעָזַ֥ב אֶת־אָבִ֖יו וָמֵֽת׃

    Biz de efendime, ‘Delikanlı babasını bırakamaz; babasından ayrılırsa babası ölür’ dedik.

  10. Bereşit 44:31

    Vehaya kiroto ki en hanaar vamet vehoridu avadeha et sevat avdeha avinu beyagon şeola.

    וְהָיָ֗ה כִּרְאוֹת֛וֹ כִּי־אֵ֥ין הַנַּ֖עַר וָמֵ֑ת וְהוֹרִ֨ידוּ עֲבָדֶ֜יךָ אֶת־שֵׂיבַ֨ת עַבְדְּךָ֥ אָבִ֛ינוּ בְּיָג֖וֹן שְׁאֹֽלָה׃

    delikanlının gelmediğini görünce ölür. Böylece biz kulların, kulun olan babamızın ak saçlı başını keder içinde Şeol’e indirmiş oluruz.

  11. Bereşit 45:28

    Vayomer yisrael rav od yosef beni hay eleha veerenu beterem amut.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל רַ֛ב עוֹד־יוֹסֵ֥ף בְּנִ֖י חָ֑י אֵֽלְכָ֥ה וְאֶרְאֶ֖נּוּ בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת׃

    İsrael, “Bu bana yeter!” dedi. “Oğlum Yosef hâlâ yaşıyor! Ölmeden önce gidip onu göreceğim.”

  12. Bereşit 46:12

    Uvene yehuda er veonan veşela vaferets vazarah vayamot er veonan beerets kenaan vayihyu vene ferets hetsron vehamul.

    וּבְנֵ֣י יְהוּדָ֗ה עֵ֧ר וְאוֹנָ֛ן וְשֵׁלָ֖ה וָפֶ֣רֶץ וָזָ֑רַח וַיָּ֨מָת עֵ֤ר וְאוֹנָן֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן וַיִּהְי֥וּ בְנֵי־פֶ֖רֶץ חֶצְר֥וֹן וְחָמֽוּל׃

    Yehuda’nın oğulları: Er, Onan, Şela, Perets ve Zerah. Er ile Onan Kenaan ülkesinde ölmüştü. Perets’in oğulları Hetsron ve Hamul’du.

  13. Bereşit 46:30

    Vayomer yisrael el yosef amuta hapaam ahare reoti et paneha ki odeha hay.

    וַיֹּ֧אמֶר יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־יוֹסֵ֖ף אָמ֣וּתָה הַפָּ֑עַם אַחֲרֵי֙ רְאוֹתִ֣י אֶת־פָּנֶ֔יךָ כִּ֥י עוֹדְךָ֖ חָֽי׃

    İsrael, Yosef’e, “Artık ölebilirim” dedi. “Çünkü yüzünü gördüm; hâlâ yaşıyorsun!”

  14. Bereşit 47:15

    Vayitom hakesef meerets mitsrayim umeerets kenaan vayavou hol mitsrayim el yosef lemor hava lanu lehem velama namut negdeha ki afes kasef.

    וַיִּתֹּ֣ם הַכֶּ֗סֶף מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֮ וּמֵאֶ֣רֶץ כְּנַעַן֒ וַיָּבֹאוּ֩ כָל־מִצְרַ֨יִם אֶל־יוֹסֵ֤ף לֵאמֹר֙ הָֽבָה־לָּ֣נוּ לֶ֔חֶם וְלָ֥מָּה נָמ֖וּת נֶגְדֶּ֑ךָ כִּ֥י אָפֵ֖ס כָּֽסֶף׃

    Mısır ve Kenaan ülkelerinde para tükenince bütün Mısırlılar Yosef’e gelip, “Bize yiyecek ver!” dediler. “Paramız bitti diye gözünün önünde neden ölelim?”

  15. Bereşit 47:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Lama namut leeneha gam anahnu gam admatenu kene otanu veet admatenu balahem veniheye anahnu veadmatenu avadim lefaro veten zera veniheye velo namut vehaadama lo teşam.

    לָ֧מָּה נָמ֣וּת לְעֵינֶ֗יךָ גַּם־אֲנַ֙חְנוּ֙ גַּ֣ם אַדְמָתֵ֔נוּ קְנֵֽה־אֹתָ֥נוּ וְאֶת־אַדְמָתֵ֖נוּ בַּלָּ֑חֶם וְנִֽהְיֶ֞ה אֲנַ֤חְנוּ וְאַדְמָתֵ֙נוּ֙ עֲבָדִ֣ים לְפַרְעֹ֔ה וְתֶן־זֶ֗רַע וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת וְהָאֲדָמָ֖ה לֹ֥א תֵשָֽׁם׃

    Gözünün önünde biz neden ölelim, toprağımız neden yok olsun? Yiyecek karşılığında bizi ve toprağımızı satın al. Biz de toprağımız da Firavun’a hizmet edelim. Bize tohum ver de ölmeyelim, yaşayalım; toprak da ıssız kalmasın.”

  16. Bereşit 47:29

    Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.

    וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃

    İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.

  17. Bereşit 48:7

    Vaani bevoi mipadan meta alay rahel beerets kenaan badereh beod kivrat erets lavo efrata vaekbereha şam bedereh efrat hi bet lahem.

    וַאֲנִ֣י ׀ בְּבֹאִ֣י מִפַּדָּ֗ן מֵ֩תָה֩ עָלַ֨י רָחֵ֜ל בְּאֶ֤רֶץ כְּנַ֙עַן֙ בַּדֶּ֔רֶךְ בְּע֥וֹד כִּבְרַת־אֶ֖רֶץ לָבֹ֣א אֶפְרָ֑תָה וָאֶקְבְּרֶ֤הָ שָּׁם֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֶפְרָ֔ת הִ֖וא בֵּ֥ית לָֽחֶם׃

    Bana gelince, Padan’dan dönerken, Kenaan ülkesinde yolda, Efrat’a daha bir mesafe varken Rahel’i kaybettim. Onu orada, Efrat yolunda gömdüm. Efrat, Bet Lehem’dir.”

  18. Bereşit 48:21

    Vayomer yisrael el yosef hine anohi met vehaya Elohim imahem veheşiv ethem el erets avotehem.

    וַיֹּ֤אמֶר יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף הִנֵּ֥ה אָנֹכִ֖י מֵ֑ת וְהָיָ֤ה אֱלֹהִים֙ עִמָּכֶ֔ם וְהֵשִׁ֣יב אֶתְכֶ֔ם אֶל־אֶ֖רֶץ אֲבֹתֵיכֶֽם׃

    İsrael, Yosef’e, “Ben ölmek üzereyim” dedi. “Ama Tanrı sizinle olacak ve sizi atalarınızın ülkesine geri götürecek.

  19. Bereşit 50:5

    Avi hişbiani lemor hine anohi met bekivri aşer kariti li beerets kenaan şama tikbereni veata eele na veekbera et avi veaşuva.

    אָבִ֞י הִשְׁבִּיעַ֣נִי לֵאמֹ֗ר הִנֵּ֣ה אָנֹכִי֮ מֵת֒ בְּקִבְרִ֗י אֲשֶׁ֨ר כָּרִ֤יתִי לִי֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן שָׁ֖מָּה תִּקְבְּרֵ֑נִי וְעַתָּ֗ה אֶֽעֱלֶה־נָּ֛א וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־אָבִ֖י וְאָשֽׁוּבָה׃

    ‘Babam bana yemin ettirerek, Ben ölmek üzereyim; beni Kenaan ülkesinde kendim için kazdığım mezara göm, dedi. Şimdi lütfen gidip babamı gömeyim, sonra geri döneceğim.’”

  20. Bereşit 50:15

    Vayiru ahe yosef ki met avihem vayomeru lu yistemenu yosef vehaşev yaşiv lanu et kol haraa aşer gamalnu oto.

    וַיִּרְא֤וּ אֲחֵֽי־יוֹסֵף֙ כִּי־מֵ֣ת אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ ל֥וּ יִשְׂטְמֵ֖נוּ יוֹסֵ֑ף וְהָשֵׁ֤ב יָשִׁיב֙ לָ֔נוּ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר גָּמַ֖לְנוּ אֹתֽוֹ׃

    Yosef’in kardeşleri babalarının öldüğünü görünce, “Ya Yosef bize kin besliyorsa?” dediler. “Ona yaptığımız bütün kötülüğü bize geri öderse?”

  21. Bereşit 50:24

    Vayomer yosef el ehav anohi met velohim pakod yifkod ethem veheela ethem min haarets hazot el haarets aşer nişba leavraham leyitshak uleyaakov.

    וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־אֶחָ֔יו אָנֹכִ֖י מֵ֑ת וֵֽאלֹהִ֞ים פָּקֹ֧ד יִפְקֹ֣ד אֶתְכֶ֗ם וְהֶעֱלָ֤ה אֶתְכֶם֙ מִן־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֛ע לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃

    Yosef kardeşlerine, “Ben ölmek üzereyim” dedi. “Ama Tanrı sizi mutlaka hatırlayıp yardımınıza gelecek. Sizi bu ülkeden çıkarıp Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a yeminle söz verdiği ülkeye götürecek.”

  22. Bereşit 50:26

    Vayamot yosef ben mea vaeser şanim vayahantu oto vayisem baaron bemitsrayim.

    וַיָּ֣מָת יוֹסֵ֔ף בֶּן־מֵאָ֥ה וָעֶ֖שֶׂר שָׁנִ֑ים וַיַּחַנְט֣וּ אֹת֔וֹ וַיִּ֥ישֶׂם בָּאָר֖וֹן בְּמִצְרָֽיִם׃

    Yosef yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır’da bir tabuta koydular.

  23. Şemot 1:6

    Vayamot yosef vehol ehav vehol hador hau.

    וַיָּ֤מָת יוֹסֵף֙ וְכָל־אֶחָ֔יו וְכֹ֖ל הַדּ֥וֹר הַהֽוּא׃

    Yosef, bütün kardeşleri ve o kuşağın tümü öldü.

  24. Şemot 1:16

    Vayomer beyaledhen et haivriyot ureiten al haovnayim im ben u vahamiten oto veim bat hi vahaya.

    וַיֹּ֗אמֶר בְּיַלֶּדְכֶן֙ אֶת־הָֽעִבְרִיּ֔וֹת וּרְאִיתֶ֖ן עַל־הָאָבְנָ֑יִם אִם־בֵּ֥ן הוּא֙ וַהֲמִתֶּ֣ן אֹת֔וֹ וְאִם־בַּ֥ת הִ֖יא וָחָֽיָה׃

    “İbrani kadınları doğurturken doğum taşlarına bakın. Çocuk erkekse öldürün; kızsa yaşasın.”

  25. Şemot 2:23

    Vayehi vayamim harabim hahem vayamot meleh mitsrayim vayeanehu vene yisrael min haavoda vayizaku vataal şavatam el haelohim min haavoda.

    וַיְהִי֩ בַיָּמִ֨ים הָֽרַבִּ֜ים הָהֵ֗ם וַיָּ֙מָת֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיֵּאָנְח֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָעֲבֹדָ֖ה וַיִּזְעָ֑קוּ וַתַּ֧עַל שַׁוְעָתָ֛ם אֶל־הָאֱלֹהִ֖ים מִן־הָעֲבֹדָֽה׃

    Aradan uzun zaman geçti. Mısır kralı öldü. İsrael oğulları kölelik yüzünden inleyip feryat ettiler. Kölelikten doğan yardım çığlıkları Tanrı’ya yükseldi.

  26. Şemot 4:19

    Vayomer Adonay el moşe bemidyan leh şuv mitsrayim ki metu kol haanaşim hamevakşim et nafşeha.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ בְּמִדְיָ֔ן לֵ֖ךְ שֻׁ֣ב מִצְרָ֑יִם כִּי־מֵ֙תוּ֙ כָּל־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים הַֽמְבַקְשִׁ֖ים אֶת־נַפְשֶֽׁךָ׃

    Adonay Midyan’da Moşe’ye, “Git, Mısır’a dön” dedi. “Çünkü canını almak isteyen adamların hepsi öldü.”

  27. Şemot 4:24

    Vayehi vadereh bamalon vayifgeşeu Adonay vayevakeş hamito.

    וַיְהִ֥י בַדֶּ֖רֶךְ בַּמָּל֑וֹן וַיִּפְגְּשֵׁ֣הוּ יְהוָ֔ה וַיְבַקֵּ֖שׁ הֲמִיתֽוֹ׃

    Yolda, konakladıkları yerde Adonay onun karşısına çıktı ve onu öldürmek istedi.

  28. Şemot 7:18

    Vehadaga aşer bayor tamut uvaaş hayeor venilu mitsrayim liştot mayim min hayeor.

    וְהַדָּגָ֧ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֛ר תָּמ֖וּת וּבָאַ֣שׁ הַיְאֹ֑ר וְנִלְא֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹֽר׃ (ס)

    Nil’deki balıklar ölecek, Nil kokacak ve Mısırlılar Nil’den su içemez hale gelecekler.’”

  29. Şemot 7:21

    Vehadaga aşer bayor meta vayivaş hayeor velo yahelu mitsrayim liştot mayim min hayeor vayehi hadam behol erets mitsrayim.

    וְהַדָּגָ֨ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֥ר מֵ֙תָה֙ וַיִּבְאַ֣שׁ הַיְאֹ֔ר וְלֹא־יָכְל֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹ֑ר וַיְהִ֥י הַדָּ֖ם בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Nil’deki balıklar öldü, Nil koktu ve Mısırlılar Nil’den su içemediler. Bütün Mısır ülkesinde kan vardı.

  30. Şemot 8:9

    Vayaas Adonay kidvar moşe vayamutu hatsefardeim min habatim min hahatserot umin hasadot.

    וַיַּ֥עַשׂ יְהוָ֖ה כִּדְבַ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַיָּמֻ֙תוּ֙ הַֽצְפַרְדְּעִ֔ים מִן־הַבָּתִּ֥ים מִן־הַחֲצֵרֹ֖ת וּמִן־הַשָּׂדֹֽת׃

    Adonay, Moşe’nin dilediğini yaptı. Evlerdeki, avlulardaki ve tarlalardaki kurbağalar öldü.

  31. Şemot 9:4

    Vehifla Adonay ben mikne yisrael uven mikne mitsrayim velo yamut mikol livne yisrael davar.

    וְהִפְלָ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֚ין מִקְנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וְלֹ֥א יָמ֛וּת מִכָּל־לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל דָּבָֽר׃

    Adonay, İsrael’in hayvanlarıyla Mısır’ın hayvanlarını birbirinden ayıracak. İsrael oğullarına ait hayvanlardan hiçbiri ölmeyecek.’”

  32. Şemot 9:6

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayaas Adonay et hadavar haze mimohorat vayamot kol mikne mitsrayim umimikne vene yisrael lo met ehad.

    וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה אֶת־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֕מָת כֹּ֖ל מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וּמִמִּקְנֵ֥ה בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לֹא־מֵ֥ת אֶחָֽד׃

    Ertesi gün Adonay bunu yaptı. Mısır’ın bütün hayvanları öldü; İsrael oğullarının hayvanlarından ise bir teki bile ölmedi.

  33. Şemot 9:7

    Vayişlah paro vehine lo met mimikne yisrael ad ehad vayihbad lev paro velo şilah et haam.

    וַיִּשְׁלַ֣ח פַּרְעֹ֔ה וְהִנֵּ֗ה לֹא־מֵ֛ת מִמִּקְנֵ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל עַד־אֶחָ֑ד וַיִּכְבַּד֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃ (פ)

    Firavun adam gönderip araştırdı; İsrael’in hayvanlarından bir teki bile ölmemişti. Ama Firavun’un yüreği ağırlaştı ve halkı salıvermedi.

  34. Şemot 9:19

    Veata şelah haez et mikneha veet kol aşer leha basade kol haadam vehabehema aşer yimatse vasade velo yeasef habayta veyarad alehem habarad vametu.

    וְעַתָּ֗ה שְׁלַ֤ח הָעֵז֙ אֶֽת־מִקְנְךָ֔ וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לְךָ֖ בַּשָּׂדֶ֑ה כָּל־הָאָדָ֨ם וְהַבְּהֵמָ֜ה אֲשֶֽׁר־יִמָּצֵ֣א בַשָּׂדֶ֗ה וְלֹ֤א יֵֽאָסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וְיָרַ֧ד עֲלֵהֶ֛ם הַבָּרָ֖ד וָמֵֽתוּ׃

    Şimdi haber gönder, hayvanlarını ve kırda sana ait ne varsa hepsini korunaklı yerlere toplat. Kırda kalıp içeri alınmayan bütün insanların ve hayvanların üzerine dolu yağacak; hepsi ölecek.’”

  35. Şemot 10:28

    Vayomer lo faro leh mealay hişamer leha el tosef reot panay ki beyom reoteha fanay tamut.

    וַיֹּֽאמֶר־ל֥וֹ פַרְעֹ֖ה לֵ֣ךְ מֵעָלָ֑י הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֗ אֶל־תֹּ֙סֶף֙ רְא֣וֹת פָּנַ֔י כִּ֗י בְּי֛וֹם רְאֹתְךָ֥ פָנַ֖י תָּמֽוּת׃

    Firavun ona, “Çekil karşımdan!” dedi. “Sakın bir daha yüzümü görmeye kalkma! Yüzümü gördüğün gün ölürsün.”

  36. Şemot 11:5

    Umet kol behor beerets mitsrayim mibehor paro hayoşev al kiso ad behor haşifha aşer ahar harehayim vehol behor behema.

    וּמֵ֣ת כָּל־בְּכוֹר֮ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ מִבְּכ֤וֹר פַּרְעֹה֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עַל־כִּסְא֔וֹ עַ֚ד בְּכ֣וֹר הַשִּׁפְחָ֔ה אֲשֶׁ֖ר אַחַ֣ר הָרֵחָ֑יִם וְכֹ֖ל בְּכ֥וֹר בְּהֵמָֽה׃

    Tahtında oturan Firavun’un ilk oğlundan değirmen başındaki cariyenin ilk oğluna kadar, Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanlar ve hayvanların bütün ilk yavruları ölecek.

  37. Şemot 12:30

    Vayakom paro layla u vehol avadav vehol mitsrayim vatehi tseaka gedola bemitsrayim ki en bayit aşer en şam met.

    וַיָּ֨קָם פַּרְעֹ֜ה לַ֗יְלָה ה֤וּא וְכָל־עֲבָדָיו֙ וְכָל־מִצְרַ֔יִם וַתְּהִ֛י צְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה בְּמִצְרָ֑יִם כִּֽי־אֵ֣ין בַּ֔יִת אֲשֶׁ֥ר אֵֽין־שָׁ֖ם מֵֽת׃

    Firavun o gece kalktı; bütün görevlileri ve bütün Mısırlılar da kalktılar. Mısır’da büyük bir feryat koptu; çünkü içinde ölü olmayan tek bir ev yoktu.

  38. Şemot 12:33

    Vatehezak mitsrayim al haam lemaher leşaleham min haarets ki ameru kulanu metim.

    וַתֶּחֱזַ֤ק מִצְרַ֙יִם֙ עַל־הָעָ֔ם לְמַהֵ֖ר לְשַׁלְּחָ֣ם מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֥י אָמְר֖וּ כֻּלָּ֥נוּ מֵתִֽים׃

    Mısırlılar, “Hepimiz ölüyoruz!” diyerek halkı ülkeden bir an önce göndermek için sıkıştırdılar.

  39. Şemot 14:11

    Vayomeru el moşe hamibeli en kevarim bemitsrayim lekahtanu lamut bamidbar ma zot asita lanu lehotsianu mimitsrayim.

    וַיֹּאמְרוּ֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־קְבָרִים֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְקַחְתָּ֖נוּ לָמ֣וּת בַּמִּדְבָּ֑ר מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְהוֹצִיאָ֖נוּ מִמִּצְרָֽיִם׃

    Moşe’ye şöyle dediler: “Mısır’da mezar yok muydu da bizi çölde ölmeye getirdin? Bizi Mısır’dan çıkarmakla bize ne yaptın?

  40. Şemot 14:12

    Halo ze hadavar aşer dibarnu eleha vemitsrayim lemor hadal mimenu venaavda et mitsrayim ki tov lanu avod et mitsrayim mimutenu bamidbar.

    הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֙יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֙נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר׃

    Mısır’da sana, ‘Bizi rahat bırak da Mısırlılara hizmet edelim’ demedik mi? Mısırlılara hizmet etmek bizim için çölde ölmekten daha iyidir.”

  41. Şemot 14:30

    Vayoşa Adonay bayom hau et yisrael miyad mitsrayim vayar yisrael et mitsrayim met al sefat hayam.

    וַיּ֨וֹשַׁע יְהוָ֜ה בַּיּ֥וֹם הַה֛וּא אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֣ד מִצְרָ֑יִם וַיַּ֤רְא יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מִצְרַ֔יִם מֵ֖ת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּֽם׃

    Adonay o gün İsrael’i Mısırlıların elinden kurtardı. İsrael, deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördü.

  42. Şemot 16:3

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomeru alehem bene yisrael mi yiten mutenu veyad Adonay beerets mitsrayim beşivtenu al sir habasar beohlenu lehem lasova ki hotsetem otanu el hamidbar haze lehamit et kol hakahal haze baraav.

    וַיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל מִֽי־יִתֵּ֨ן מוּתֵ֤נוּ בְיַד־יְהוָה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשִׁבְתֵּ֙נוּ֙ עַל־סִ֣יר הַבָּשָׂ֔ר בְּאָכְלֵ֥נוּ לֶ֖חֶם לָשֹׂ֑בַע כִּֽי־הוֹצֵאתֶ֤ם אֹתָ֙נוּ֙ אֶל־הַמִּדְבָּ֣ר הַזֶּ֔ה לְהָמִ֛ית אֶת־כָּל־הַקָּהָ֥ל הַזֶּ֖ה בָּרָעָֽב׃ (ס)

    Onlara şöyle dediler: “Keşke Mısır ülkesinde et kazanlarının başında oturup doyasıya ekmek yerken Adonay’ın eliyle ölseydik! Bütün bu topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız.”

  43. Şemot 17:3

    Vayitsma şam haam lamayim vayalen haam al moşe vayomer lama ze heelitanu mimitsrayim lehamit oti veet banay veet miknay batsama.

    וַיִּצְמָ֨א שָׁ֤ם הָעָם֙ לַמַּ֔יִם וַיָּ֥לֶן הָעָ֖ם עַל־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּ֗אמֶר לָ֤מָּה זֶּה֙ הֶעֱלִיתָ֣נוּ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָמִ֥ית אֹתִ֛י וְאֶת־בָּנַ֥י וְאֶת־מִקְנַ֖י בַּצָּמָֽא׃

    Halk orada susuz kalmıştı. Moşe’ye karşı söylenerek, “Beni, çocuklarımı ve hayvanlarımı susuzluktan öldürmek için mi bizi Mısır’dan çıkardın?” dedi.

  44. Şemot 19:12

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehigbalta et haam saviv lemor hişameru lahem alot bahar unegoa bekatseu kol hanogea bahar mot yumat.

    וְהִגְבַּלְתָּ֤ אֶת־הָעָם֙ סָבִ֣יב לֵאמֹ֔ר הִשָּׁמְר֥וּ לָכֶ֛ם עֲל֥וֹת בָּהָ֖ר וּנְגֹ֣עַ בְּקָצֵ֑הוּ כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּהָ֖ר מ֥וֹת יוּמָֽת׃

    Halk için çevreye sınır koy ve şöyle söyle: ‘Sakın dağa çıkmayın, eteğine de dokunmayın. Dağa dokunan herkes kesinlikle öldürülecektir.

  45. Şemot 20:16

    Vayomeru el moşe daber ata imanu venişmaa veal yedaber imanu Elohim pen namut.

    וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה דַּבֵּר־אַתָּ֥ה עִמָּ֖נוּ וְנִשְׁמָ֑עָה וְאַל־יְדַבֵּ֥ר עִמָּ֛נוּ אֱלֹהִ֖ים פֶּן־נָמֽוּת׃

    Moşe’ye, “Bizimle sen konuş, dinleyelim” dediler. “Tanrı bizimle konuşmasın; yoksa ölürüz.”

  46. Şemot 21:12

    Bu ayette 3 eşleşme

    Make vamet mot yumat.

    מַכֵּ֥ה אִ֛ישׁ וָמֵ֖ת מ֥וֹת יוּמָֽת׃

    Bir insana vurup ölümüne yol açan kişi kesinlikle öldürülecektir.

  47. Şemot 21:14

    Vehi yazid al reeu leharego vearema meim mizbehi tikahenu lamut.

    וְכִֽי־יָזִ֥ד אִ֛ישׁ עַל־רֵעֵ֖הוּ לְהָרְג֣וֹ בְעָרְמָ֑ה מֵעִ֣ם מִזְבְּחִ֔י תִּקָּחֶ֖נּוּ לָמֽוּת׃ (ס)

    Bir adam komşusuna karşı kasıtla davranıp onu hileyle öldürürse, ölmesi için onu sunağımın yanından bile alacaksın.

  48. Şemot 21:15

    Bu ayette 2 eşleşme

    Umake aviv veimo mot yumat.

    וּמַכֵּ֥ה אָבִ֛יו וְאִמּ֖וֹ מ֥וֹת יוּמָֽת׃

    Babasına ya da annesine vuran kişi kesinlikle öldürülecektir.

  49. Şemot 21:16

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vegonev umeharo venimtsa veyado mot yumat.

    וְגֹנֵ֨ב אִ֧ישׁ וּמְכָר֛וֹ וְנִמְצָ֥א בְיָד֖וֹ מ֥וֹת יוּמָֽת׃ (ס)

    Bir insanı kaçırıp satan ve onu elinde bulundurmuş olan kişi kesinlikle öldürülecektir.

  50. Şemot 21:17

    Bu ayette 2 eşleşme

    Umekalel aviv veimo mot yumat.

    וּמְקַלֵּ֥ל אָבִ֛יו וְאִמּ֖וֹ מ֥וֹת יוּמָֽת׃ (ס)

    Babasına ya da annesine lanet eden kişi kesinlikle öldürülecektir.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (40 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • fiil, Hofal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (33 kullanım)
    Teknik kodHVHi3ms
  • fiil, Kal, mastar mutlak (31 kullanım)
    Teknik kodHVqa
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (20 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (18 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (11 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (10 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (10 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsa
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (9 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • fiil, Hofal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (9 kullanım)
    Teknik kodHVHi3mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (9 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (7 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • edat + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (5 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqrmsa
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (5 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmpa
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmsa
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsc/Sp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp3ms
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqp3fs
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsc/Sp1cs
  • bağlaç + belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Td/Vqrmsa
  • edat (belirli artikel içerir) + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHRd/Vqrmsa
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp/Sn
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cp
  • bağlaç + fiil, Hofal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VHq3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhp2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, dişil, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2fp
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2ms
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp1cp
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp3mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp1cp
  • fiil, Hifil, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHVhc
  • fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhc/Sp3ms
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi1cs
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi2ms
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms/Sp3ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp2mp
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqc/Sp1cp
  • fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqh1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp/Sn
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3fs
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrfsa
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpa
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsc/Sp3ms
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: to die; to pass away; to cause to die; to kill; to put to death; to finish off; to have a stroke

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.