TORA’DA TEMEL KELİME
יָד
el; bilek, kol; mecazen güç, yetki, kontrol, sorumluluk, sahiplik veya aracılık; taraf/yan; pay; anıt; araç veya uygulama gücü
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 385 kez, 343 farklı ayette görülür.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit95 kullanım80 ayet
- Şemot110 kullanım93 ayet
- Vayikra52 kullanım48 ayet
- Bamidbar45 kullanım44 ayet
- Devarim83 kullanım78 ayet
Geçtiği ayetler
Şemot 7:19
Vayomer Adonay el moşe emor el aharon kah mateha unete yadeha al meme mitsrayim al naharotam al yeorehem veal agmehem veal kol mikve memehem veyiheyu dam vehaya dam behol erets mitsrayim uvaetsim uvaavanim.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֣ר אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן קַ֣ח מַטְּךָ֣ וּנְטֵֽה־יָדְךָ֩ עַל־מֵימֵ֨י מִצְרַ֜יִם עַֽל־נַהֲרֹתָ֣ם ׀ עַל־יְאֹרֵיהֶ֣ם וְעַל־אַגְמֵיהֶ֗ם וְעַ֛ל כָּל־מִקְוֵ֥ה מֵימֵיהֶ֖ם וְיִֽהְיוּ־דָ֑ם וְהָ֤יָה דָם֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּבָעֵצִ֖ים וּבָאֲבָנִֽים׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Aaron’a söyle: ‘Değneğini al, elini Mısır’ın suları üzerine, ırmakları, kanalları, gölcükleri ve bütün su birikintileri üzerine uzat; kana dönüşsünler.’ Bütün Mısır ülkesinde, tahta ve taş kaplarda bile kan olacak.”
Şemot 8:1
Vayomer Adonay el moşe emor el aharon nete et yadeha bemateha al haneharot al hayeorim veal haagamim vehaal et hatsefardeim al erets mitsrayim.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ אֱמֹ֣ר אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן נְטֵ֤ה אֶת־יָדְךָ֙ בְּמַטֶּ֔ךָ עַל־הַ֨נְּהָרֹ֔ת עַל־הַיְאֹרִ֖ים וְעַל־הָאֲגַמִּ֑ים וְהַ֥עַל אֶת־הַֽצְפַרְדְּעִ֖ים עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Aaron’a söyle: ‘Elindeki değneği ırmakların, kanalların ve gölcüklerin üzerine uzat; kurbağaları Mısır ülkesinin üzerine çıkar.’”
Şemot 8:2
Vayet aharon et yado al meme mitsrayim vataal hatsefardea vatehas et erets mitsrayim.
וַיֵּ֤ט אַהֲרֹן֙ אֶת־יָד֔וֹ עַ֖ל מֵימֵ֣י מִצְרָ֑יִם וַתַּ֙עַל֙ הַצְּפַרְדֵּ֔עַ וַתְּכַ֖ס אֶת־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Aaron elini Mısır’ın suları üzerine uzattı. Kurbağalar çıkıp Mısır ülkesini kapladı.
Şemot 8:13
Vayaasu hen vayet aharon et yado vemateu vayah et afar haarets vatehi hakinam baadam uvabehema kol afar haarets haya hinim behol erets mitsrayim.
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵ֗ן וַיֵּט֩ אַהֲרֹ֨ן אֶת־יָד֤וֹ בְמַטֵּ֙הוּ֙ וַיַּךְ֙ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ וַתְּהִי֙ הַכִּנָּ֔ם בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָ֑ה כָּל־עֲפַ֥ר הָאָ֛רֶץ הָיָ֥ה כִנִּ֖ים בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Öyle yaptılar. Aaron elindeki değneği uzatıp yerdeki toza vurdu. İnsanları ve hayvanları bitler sardı. Bütün Mısır ülkesinde yerdeki toz bitlere dönüştü.
Şemot 9:3
Hine yad Adonay hoya bemikneha aşer basade basusim bahamorim bagemalim babakar uvatson dever kaved meod.
הִנֵּ֨ה יַד־יְהוָ֜ה הוֹיָ֗ה בְּמִקְנְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה בַּסּוּסִ֤ים בַּֽחֲמֹרִים֙ בַּגְּמַלִּ֔ים בַּבָּקָ֖ר וּבַצֹּ֑אן דֶּ֖בֶר כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃
Adonay’ın eli kırdaki hayvanlarının, atların, eşeklerin, develerin, sığırların ve davarların üzerine gelecek; çok ağır bir salgın hastalık olacak.
Şemot 9:15
Ki ata şalahti et yadi vaah oteha veet ameha badaver vatikahed min haarets.
כִּ֤י עַתָּה֙ שָׁלַ֣חְתִּי אֶת־יָדִ֔י וָאַ֥ךְ אוֹתְךָ֛ וְאֶֽת־עַמְּךָ֖ בַּדָּ֑בֶר וַתִּכָּחֵ֖ד מִן־הָאָֽרֶץ׃
Şimdiye kadar elimi uzatıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinip gitmiş olurdun.
Şemot 9:22
Vayomer Adonay el moşe nete et yadeha al haşamayim vihi varad behol erets mitsrayim al haadam veal habehema veal kol esev hasade beerets mitsrayim.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁה נְטֵ֤ה אֶת־יָֽדְךָ֙ עַל־הַשָּׁמַ֔יִם וִיהִ֥י בָרָ֖ד בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם עַל־הָאָדָ֣ם וְעַל־הַבְּהֵמָ֗ה וְעַ֛ל כָּל־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶ֖ה בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini göğe doğru uzat. Bütün Mısır ülkesinde insanların, hayvanların ve kırdaki bütün bitkilerin üzerine dolu yağsın.”
Şemot 9:35
Vayehezak lev paro velo şilah et bene yisrael kaaşer diber Adonay beyad moşe.
וַֽיֶּחֱזַק֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Firavun’un yüreği sertleşti. Adonay’ın Moşe aracılığıyla söylediği gibi İsrael oğullarını salıvermedi.
Şemot 10:12
Vayomer Adonay el moşe nete yadeha al erets mitsrayim baarbe veyaal al erets mitsrayim veyohal et kol esev haarets et kol aşer hişir habarad.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֨ה יָדְךָ֜ עַל־אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ בָּֽאַרְבֶּ֔ה וְיַ֖עַל עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיֹאכַל֙ אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הִשְׁאִ֖יר הַבָּרָֽד׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Çekirgeler için elini Mısır ülkesinin üzerine uzat. Ülkeyi kaplasınlar; yerdeki bütün bitkileri, dolunun bıraktığı her şeyi yesinler.”
Şemot 10:21
Vayomer Adonay el moşe nete yadeha al haşamayim vihi hoşeh al erets mitsrayim veyameş hoşeh.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֤ה יָֽדְךָ֙ עַל־הַשָּׁמַ֔יִם וִ֥יהִי חֹ֖שֶׁךְ עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיָמֵ֖שׁ חֹֽשֶׁךְ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini göğe doğru uzat. Mısır ülkesinin üzerine karanlık çöksün; elle hissedilecek bir karanlık olsun.”
Şemot 10:22
Vayet moşe et yado al haşamayim vayehi hoşeh afela behol erets mitsrayim şeloşet yamim.
וַיֵּ֥ט מֹשֶׁ֛ה אֶת־יָד֖וֹ עַל־הַשָּׁמָ֑יִם וַיְהִ֧י חֹֽשֶׁךְ־אֲפֵלָ֛ה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִֽים׃
Moşe elini göğe doğru uzattı. Bütün Mısır ülkesini üç gün boyunca koyu bir karanlık kapladı.
Şemot 10:25
Vayomer moşe gam ata titen beyadenu zevahim veolot veasinu ladonay elohenu.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה גַּם־אַתָּ֛ה תִּתֵּ֥ן בְּיָדֵ֖נוּ זְבָחִ֣ים וְעֹל֑וֹת וְעָשִׂ֖ינוּ לַיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Moşe, “Sen de bize kurbanlar ve bütünüyle yakılan sunular vereceksin; onları Tanrımız Adonay’a sunacağız” dedi.
Şemot 12:11
Vehaha tohelu oto motnehem hagurim naalehem beraglehem umakelhem beyedhem vaahaltem oto behipazon pesah u ladonay.
וְכָכָה֮ תֹּאכְל֣וּ אֹתוֹ֒ מָתְנֵיכֶ֣ם חֲגֻרִ֔ים נַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם וּמַקֶּלְכֶ֖ם בְּיֶדְכֶ֑ם וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּחִפָּז֔וֹן פֶּ֥סַח ה֖וּא לַיהוָֽה׃
Onu şöyle yiyin: Beliniz kuşanmış, ayakkabılarınız ayağınızda ve değneğiniz elinizde olsun. Onu aceleyle yiyin; bu, Adonay için Pesah kurbanıdır.
Şemot 13:3
Vayomer moşe el haam zahor et hayom haze aşer yetsatem mimitsrayim mibet avadim ki behozek yad hotsi Adonay ethem mize velo yeahel hamets.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־הָעָ֗ם זָכ֞וֹר אֶת־הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר יְצָאתֶ֤ם מִמִּצְרַ֙יִם֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִ֧יא יְהֹוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם מִזֶּ֑ה וְלֹ֥א יֵאָכֵ֖ל חָמֵֽץ׃
Moşe halka şöyle dedi: “Mısır’dan, kölelik evinden çıktığınız bu günü hatırlayın. Çünkü Adonay sizi güçlü bir elle buradan çıkardı. Mayalı hiçbir şey yenmeyecek.
Şemot 13:9
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaya leha leot al yadeha ulezikaron ben eneha lemaan tihye torat Adonay befiha ki beyad hazaka hotsiaha Adonay mimitsrayim.
וְהָיָה֩ לְךָ֨ לְא֜וֹת עַל־יָדְךָ֗ וּלְזִכָּרוֹן֙ בֵּ֣ין עֵינֶ֔יךָ לְמַ֗עַן תִּהְיֶ֛ה תּוֹרַ֥ת יְהוָ֖ה בְּפִ֑יךָ כִּ֚י בְּיָ֣ד חֲזָקָ֔ה הוֹצִֽאֲךָ֥ יְהֹוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃
Bu, Adonay’ın Torası ağzında olsun diye elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir anma olacak. Çünkü Adonay seni güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.
Şemot 13:14
Vehaya ki yişaleha vinha mahar lemor ma zot veamarta elav behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim mibet avadim.
וְהָיָ֞ה כִּֽי־יִשְׁאָלְךָ֥ בִנְךָ֛ מָחָ֖ר לֵאמֹ֣ר מַה־זֹּ֑את וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֔יו בְּחֹ֣זֶק יָ֗ד הוֹצִיאָ֧נוּ יְהוָ֛ה מִמִּצְרַ֖יִם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים׃
İleride oğlun sana, ‘Bu nedir?’ diye sorduğunda ona şöyle söyleyeceksin: ‘Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan, kölelik evinden çıkardı.
Şemot 13:16
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaya leot al yadeha uletotafot ben eneha ki behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim.
וְהָיָ֤ה לְאוֹת֙ עַל־יָ֣דְכָ֔ה וּלְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֣ין עֵינֶ֑יךָ כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִיאָ֥נוּ יְהוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃ (ס)
Bu, elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir alın bağı olacak. Çünkü Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.”
Şemot 14:8
Vayehazek Adonay et lev paro meleh mitsrayim vayirdof ahare bene yisrael uvene yisrael yotseim beyad rama.
וַיְחַזֵּ֣ק יְהֹוָ֗ה אֶת־לֵ֤ב פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיִּרְדֹּ֕ף אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יֹצְאִ֖ים בְּיָ֥ד רָמָֽה׃
Adonay, Mısır kralı Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun, İsrael oğullarının peşine düştü. İsrael oğulları ise korkusuzca çıkıyorlardı.
Şemot 14:16
Veata harem et mateha unete et yadeha al hayam uvekaeu veyavou vene yisrael betoh hayam bayabaşa.
וְאַתָּ֞ה הָרֵ֣ם אֶֽת־מַטְּךָ֗ וּנְטֵ֧ה אֶת־יָדְךָ֛ עַל־הַיָּ֖ם וּבְקָעֵ֑הוּ וְיָבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל בְּת֥וֹךְ הַיָּ֖ם בַּיַּבָּשָֽׁה׃
Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzatıp onu yar. İsrael oğulları denizin ortasına kuru topraktan girsinler.
Şemot 14:21
Vayet moşe et yado al hayam vayoleh Adonay et hayam beruah kadim aza kol halayla vayasem et hayam leharava vayibakeu hamayim.
וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־יָדוֹ֮ עַל־הַיָּם֒ וַיּ֣וֹלֶךְ יְהוָ֣ה ׀ אֶת־הַ֠יָּם בְּר֨וּחַ קָדִ֤ים עַזָּה֙ כָּל־הַלַּ֔יְלָה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַיָּ֖ם לֶחָרָבָ֑ה וַיִּבָּקְע֖וּ הַמָּֽיִם׃
Moşe elini denizin üzerine uzattı. Adonay bütün gece güçlü bir doğu rüzgârıyla denizi geriye sürdü ve denizin yerini kuru toprağa çevirdi. Sular yarıldı.
Şemot 14:26
Vayomer Adonay el moşe nete et yadeha al hayam veyaşuvu hamayim al mitsrayim al rihbo veal paraşav.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה נְטֵ֥ה אֶת־יָדְךָ֖ עַל־הַיָּ֑ם וְיָשֻׁ֤בוּ הַמַּ֙יִם֙ עַל־מִצְרַ֔יִם עַל־רִכְבּ֖וֹ וְעַל־פָּרָשָֽׁיו׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini denizin üzerine uzat; sular Mısırlıların, savaş arabalarının ve atlılarının üzerine geri dönsün.”
Şemot 14:27
Vayet moşe et yado al hayam vayaşov hayam lifnot boker leetano umitsrayim nasim likrato vayenaer Adonay et mitsrayim betoh hayam.
וַיֵּט֩ מֹשֶׁ֨ה אֶת־יָד֜וֹ עַל־הַיָּ֗ם וַיָּ֨שָׁב הַיָּ֜ם לִפְנ֥וֹת בֹּ֙קֶר֙ לְאֵ֣יתָנ֔וֹ וּמִצְרַ֖יִם נָסִ֣ים לִקְרָאת֑וֹ וַיְנַעֵ֧ר יְהוָ֛ה אֶת־מִצְרַ֖יִם בְּת֥וֹךְ הַיָּֽם׃
Moşe elini denizin üzerine uzattı. Sabah yaklaşırken deniz eski gücüne döndü. Mısırlılar ona doğru kaçıyorlardı; Adonay onları denizin ortasına savurdu.
Şemot 14:30
Vayoşa Adonay bayom hau et yisrael miyad mitsrayim vayar yisrael et mitsrayim met al sefat hayam.
וַיּ֨וֹשַׁע יְהוָ֜ה בַּיּ֥וֹם הַה֛וּא אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֣ד מִצְרָ֑יִם וַיַּ֤רְא יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מִצְרַ֔יִם מֵ֖ת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּֽם׃
Adonay o gün İsrael’i Mısırlıların elinden kurtardı. İsrael, deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördü.
Şemot 14:31
Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.
וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)
İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.
Şemot 15:9
Amar oyev erdof asig ahalek şalal timlaemo nafşi arik harbi torişemo yadi.
אָמַ֥ר אוֹיֵ֛ב אֶרְדֹּ֥ף אַשִּׂ֖יג אֲחַלֵּ֣ק שָׁלָ֑ל תִּמְלָאֵ֣מוֹ נַפְשִׁ֔י אָרִ֣יק חַרְבִּ֔י תּוֹרִישֵׁ֖מוֹ יָדִֽי׃
Düşman, ‘Peşlerine düşeceğim, yetişeceğim, ganimeti paylaşacağım’ dedi. ‘Onlarla arzuma doyacağım; kılıcımı çekeceğim, elim onları yok edecek.’
Şemot 15:17
Teviemo vetitaemo behar nahalateha mahon leşivteha paalta Adonay mikedaş Adonay konenu yadeha.
תְּבִאֵ֗מוֹ וְתִטָּעֵ֙מוֹ֙ בְּהַ֣ר נַחֲלָֽתְךָ֔ מָכ֧וֹן לְשִׁבְתְּךָ֛ פָּעַ֖לְתָּ יְהוָ֑ה מִקְּדָ֕שׁ אֲדֹנָ֖י כּוֹנְנ֥וּ יָדֶֽיךָ׃
Onları getirip kendi mirasının dağına dikeceksin; oturmak için hazırladığın yere, Adonay, ellerinin kurduğu kutsal mekâna, Efendim.
Şemot 15:20
Vatikah miryam hanevia ahot aharon et hatof beyadah vatetsena hal hanaşim ahareha betupim uvimholot.
וַתִּקַּח֩ מִרְיָ֨ם הַנְּבִיאָ֜ה אֲח֧וֹת אַהֲרֹ֛ן אֶת־הַתֹּ֖ף בְּיָדָ֑הּ וַתֵּצֶ֤אןָ כָֽל־הַנָּשִׁים֙ אַחֲרֶ֔יהָ בְּתֻפִּ֖ים וּבִמְחֹלֹֽת׃
Aaron’un kız kardeşi, peygamber Miryam eline tefi aldı. Bütün kadınlar teflerle ve dans ederek onun ardından çıktılar.
Şemot 16:3
Vayomeru alehem bene yisrael mi yiten mutenu veyad Adonay beerets mitsrayim beşivtenu al sir habasar beohlenu lehem lasova ki hotsetem otanu el hamidbar haze lehamit et kol hakahal haze baraav.
וַיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל מִֽי־יִתֵּ֨ן מוּתֵ֤נוּ בְיַד־יְהוָה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשִׁבְתֵּ֙נוּ֙ עַל־סִ֣יר הַבָּשָׂ֔ר בְּאָכְלֵ֥נוּ לֶ֖חֶם לָשֹׂ֑בַע כִּֽי־הוֹצֵאתֶ֤ם אֹתָ֙נוּ֙ אֶל־הַמִּדְבָּ֣ר הַזֶּ֔ה לְהָמִ֛ית אֶת־כָּל־הַקָּהָ֥ל הַזֶּ֖ה בָּרָעָֽב׃ (ס)
Onlara şöyle dediler: “Keşke Mısır ülkesinde et kazanlarının başında oturup doyasıya ekmek yerken Adonay’ın eliyle ölseydik! Bütün bu topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız.”
Şemot 17:5
Vayomer Adonay el moşe avor lifne haam vekah iteha mizikne yisrael umateha aşer hikita bo et hayeor kah beyadeha vehalaheta.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲבֹר֙ לִפְנֵ֣י הָעָ֔ם וְקַ֥ח אִתְּךָ֖ מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּמַטְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר הִכִּ֤יתָ בּוֹ֙ אֶת־הַיְאֹ֔ר קַ֥ח בְּיָדְךָ֖ וְהָלָֽכְתָּ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Halkın önünden geç. İsrael’in ileri gelenlerinden birkaçını yanına al. Nil’e vurduğun değneğini de eline alıp git.
Şemot 17:9
Vayomer moşe el yehoşua behar lanu anaşim vetse hilahem baamalek mahar anohi nitsav al roş hagiva umate haelohim beyadi.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֤ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֙עַ֙ בְּחַר־לָ֣נוּ אֲנָשִׁ֔ים וְצֵ֖א הִלָּחֵ֣ם בַּעֲמָלֵ֑ק מָחָ֗ר אָנֹכִ֤י נִצָּב֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַגִּבְעָ֔ה וּמַטֵּ֥ה הָאֱלֹהִ֖ים בְּיָדִֽי׃
Moşe, Yeoşua’ya şöyle dedi: “Bizim için adamlar seç; çık, Amalek’le savaş. Yarın ben Tanrı’nın değneği elimde, tepenin başında duracağım.”
Şemot 17:11
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaya kaaşer yarim moşe yado vegavar yisrael vehaaşer yaniah yado vegavar amalek.
וְהָיָ֗ה כַּאֲשֶׁ֨ר יָרִ֥ים מֹשֶׁ֛ה יָד֖וֹ וְגָבַ֣ר יִשְׂרָאֵ֑ל וְכַאֲשֶׁ֥ר יָנִ֛יחַ יָד֖וֹ וְגָבַ֥ר עֲמָלֵֽק׃
Moşe elini kaldırdığında İsrael üstün geliyordu; elini indirdiğinde Amalek üstün geliyordu.
Şemot 17:12
Bu ayette 3 eşleşme
Vide moşe kevedim vayikhu even vayasimu tahtav vayeşev aleha veaharon vehur tamehu veyadav mize ehad umize ehad vayehi yadav emuna ad bo haşameş.
וִידֵ֤י מֹשֶׁה֙ כְּבֵדִ֔ים וַיִּקְחוּ־אֶ֛בֶן וַיָּשִׂ֥ימוּ תַחְתָּ֖יו וַיֵּ֣שֶׁב עָלֶ֑יהָ וְאַהֲרֹ֨ן וְח֜וּר תָּֽמְכ֣וּ בְיָדָ֗יו מִזֶּ֤ה אֶחָד֙ וּמִזֶּ֣ה אֶחָ֔ד וַיְהִ֥י יָדָ֛יו אֱמוּנָ֖ה עַד־בֹּ֥א הַשָּֽׁמֶשׁ׃
Moşe’nin elleri ağırlaştı. Bir taş alıp altına koydular; üzerine oturdu. Aaron ile Hur, biri bir yanında, öteki öbür yanında, ellerini desteklediler. Böylece elleri güneş batıncaya kadar sabit kaldı.
Şemot 17:16
Vayomer ki yad al kes yah milhama ladonay baamalek midor dor.
וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־יָד֙ עַל־כֵּ֣ס יָ֔הּ מִלְחָמָ֥ה לַיהוָ֖ה בַּֽעֲמָלֵ֑ק מִדֹּ֖ר דֹּֽר׃ (פ)
Şöyle dedi: “Çünkü el, Yah’ın tahtı üzerindedir. Adonay’ın Amalek’e karşı savaşı kuşaktan kuşağa sürecektir.”
Şemot 18:9
Vayihad yitro al kol hatova aşer asa Adonay leyisrael aşer hitsilo miyad mitsrayim.
וַיִּ֣חַדְּ יִתְר֔וֹ עַ֚ל כָּל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יְהוָ֖ה לְיִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֥ר הִצִּיל֖וֹ מִיַּ֥ד מִצְרָֽיִם׃
Yitro, Adonay’ın İsrael’i Mısırlıların elinden kurtararak ona yaptığı bütün iyiliklere sevindi.
Şemot 18:10
Bu ayette 3 eşleşme
Vayomer yitro baruh Adonay aşer hitsil ethem miyad mitsrayim umiyad paro aşer hitsil et haam mitahat yad mitsrayim.
וַיֹּאמֶר֮ יִתְרוֹ֒ בָּר֣וּךְ יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֨ר הִצִּ֥יל אֶתְכֶ֛ם מִיַּ֥ד מִצְרַ֖יִם וּמִיַּ֣ד פַּרְעֹ֑ה אֲשֶׁ֤ר הִצִּיל֙ אֶת־הָעָ֔ם מִתַּ֖חַת יַד־מִצְרָֽיִם׃
Yitro şöyle dedi: “Sizi Mısır’ın ve Firavun’un elinden kurtaran, halkı Mısır’ın egemenliğinden kurtaran Adonay kutlu olsun!
Şemot 19:13
Lo tiga bo yad ki sakol yisakel o yaro yiyare im behema im iş lo yihye bimşoh hayovel hema yaalu vahar.
לֹא־תִגַּ֨ע בּ֜וֹ יָ֗ד כִּֽי־סָק֤וֹל יִסָּקֵל֙ אוֹ־יָרֹ֣ה יִיָּרֶ֔ה אִם־בְּהֵמָ֥ה אִם־אִ֖ישׁ לֹ֣א יִחְיֶ֑ה בִּמְשֹׁךְ֙ הַיֹּבֵ֔ל הֵ֖מָּה יַעֲל֥וּ בָהָֽר׃
Ona el sürülmeyecek; mutlaka taşlanacak ya da aşağı atılacaktır. Hayvan da olsa insan da olsa yaşamayacaktır.’ Koçboynuzunun sesi uzayıp gittiğinde dağa çıkabilirler.”
Şemot 21:13
Vaaşer lo tsada vehaelohim ina leyado vesamti leha makom aşer yanus şama.
וַאֲשֶׁר֙ לֹ֣א צָדָ֔ה וְהָאֱלֹהִ֖ים אִנָּ֣ה לְיָד֑וֹ וְשַׂמְתִּ֤י לְךָ֙ מָק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יָנ֖וּס שָֽׁמָּה׃ (ס)
Ama bunu tasarlamadıysa, Tanrı olayın onun eliyle gerçekleşmesine izin verdiyse, sana onun kaçabileceği bir yer belirleyeceğim.
Şemot 21:16
Vegonev iş umeharo venimtsa veyado mot yumat.
וְגֹנֵ֨ב אִ֧ישׁ וּמְכָר֛וֹ וְנִמְצָ֥א בְיָד֖וֹ מ֥וֹת יוּמָֽת׃ (ס)
Bir insanı kaçırıp satan ve onu elinde bulundurmuş olan kişi kesinlikle öldürülecektir.
Şemot 21:20
Vehi yake iş et avdo o et amato başevet umet tahat yado nakom yinakem.
וְכִֽי־יַכֶּה֩ אִ֨ישׁ אֶת־עַבְדּ֜וֹ א֤וֹ אֶת־אֲמָתוֹ֙ בַּשֵּׁ֔בֶט וּמֵ֖ת תַּ֣חַת יָד֑וֹ נָקֹ֖ם יִנָּקֵֽם׃
Bir adam kölesine ya da cariyesine değnekle vurur ve köle onun eli altında ölürse, bunun cezası kesinlikle verilecektir.
Şemot 21:24
Bu ayette 2 eşleşme
Ayin tahat ayin şen tahat şen yad tahat yad regel tahat ragel.
עַ֚יִן תַּ֣חַת עַ֔יִן שֵׁ֖ן תַּ֣חַת שֵׁ֑ן יָ֚ד תַּ֣חַת יָ֔ד רֶ֖גֶל תַּ֥חַת רָֽגֶל׃
göz karşılığında göz, diş karşılığında diş, el karşılığında el, ayak karşılığında ayak;
Şemot 22:3
İm himatse timatse veyado hageneva mişor ad hamor ad se hayim şenayim yeşalem.
אִֽם־הִמָּצֵא֩ תִמָּצֵ֨א בְיָד֜וֹ הַגְּנֵבָ֗ה מִשּׁ֧וֹר עַד־חֲמ֛וֹר עַד־שֶׂ֖ה חַיִּ֑ים שְׁנַ֖יִם יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Çaldığı hayvan, ister öküz, ister eşek, ister davar olsun, elinde canlı bulunursa iki katını ödeyecektir.
Şemot 22:7
İm lo yimatse haganav venikrav baal habayit el haelohim im lo şalah yado bimlehet reeu.
אִם־לֹ֤א יִמָּצֵא֙ הַגַּנָּ֔ב וְנִקְרַ֥ב בַּֽעַל־הַבַּ֖יִת אֶל־הָֽאֱלֹהִ֑ים אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֥אכֶת רֵעֵֽהוּ׃
Hırsız bulunmazsa evin sahibi, komşusunun malına el uzatıp uzatmadığının belirlenmesi için yargıçların önüne gelecek.
Şemot 22:10
Şevuat Adonay tihye ben şenehem im lo şalah yado bimlehet reeu velakah bealav velo yeşalem.
שְׁבֻעַ֣ת יְהוָ֗ה תִּהְיֶה֙ בֵּ֣ין שְׁנֵיהֶ֔ם אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֣אכֶת רֵעֵ֑הוּ וְלָקַ֥ח בְּעָלָ֖יו וְלֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃
komşusunun malına el uzatmadığına dair Adonay adına edeceği yemin, ikisi arasındaki meseleyi çözecek. Mal sahibi bunu kabul edecek; emaneti alan ödeme yapmayacak.
Şemot 23:1
Lo tisa şema şav al taşet yadeha im raşa lihyot ed hamas.
לֹ֥א תִשָּׂ֖א שֵׁ֣מַע שָׁ֑וְא אַל־תָּ֤שֶׁת יָֽדְךָ֙ עִם־רָשָׁ֔ע לִהְיֹ֖ת עֵ֥ד חָמָֽס׃ (ס)
Asılsız haber yaymayacaksın. Haksız tanıklık etmek için kötü kişiyle el birliği yapmayacaksın.
Şemot 23:31
Veşati et gevulha miyam suf vead yam peliştim umimidbar ad hanahar ki eten beyedhem et yoşeve haarets vegeraştamo mipaneha.
וְשַׁתִּ֣י אֶת־גְּבֻלְךָ֗ מִיַּם־סוּף֙ וְעַד־יָ֣ם פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמִמִּדְבָּ֖ר עַד־הַנָּהָ֑ר כִּ֣י ׀ אֶתֵּ֣ן בְּיֶדְכֶ֗ם אֵ֚ת יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֔רֶץ וְגֵרַשְׁתָּ֖מוֹ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sınırını Sazlık Denizi’nden Peliştilerin Denizi’ne, çölden Irmak’a kadar belirleyeceğim. Çünkü ülkede yaşayanları elinize vereceğim; onları önünden kovacaksın.
Şemot 24:11
Veel atsile bene yisrael lo şalah yado vayehezu et haelohim vayohelu vayiştu.
וְאֶל־אֲצִילֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א שָׁלַ֖ח יָד֑וֹ וַֽיֶּחֱזוּ֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ׃ (ס)
Tanrı, İsrael oğullarının seçkinlerine el uzatmadı. Tanrı’yı gördüler; yediler ve içtiler.
Şemot 26:17
Şete yadot lakereş haehad meşulavot işa el ahotah ken taase lehol karşe hamişkan.
שְׁתֵּ֣י יָד֗וֹת לַקֶּ֙רֶשׁ֙ הָאֶחָ֔ד מְשֻׁלָּבֹ֔ת אִשָּׁ֖ה אֶל־אֲחֹתָ֑הּ כֵּ֣ן תַּעֲשֶׂ֔ה לְכֹ֖ל קַרְשֵׁ֥י הַמִּשְׁכָּֽן׃
Her tahtanın birbirine paralel iki geçme çıkıntısı olacak. Mişkan’ın bütün tahtalarını böyle yapacaksın.
Şemot 26:19
Bu ayette 2 eşleşme
Vearbaim adne hesef taase tahat esrim hakareş şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף תַּעֲשֶׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקָּ֑רֶשׁ שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yapacaksın. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban olacak.
Şemot 28:41
Vehilbaşta otam et aharon ahiha veet banav ito umaşahta otam umileta et yadam vekidaşta otam vehihanu li.
וְהִלְבַּשְׁתָּ֤ אֹתָם֙ אֶת־אַהֲרֹ֣ן אָחִ֔יךָ וְאֶת־בָּנָ֖יו אִתּ֑וֹ וּמָשַׁחְתָּ֨ אֹתָ֜ם וּמִלֵּאתָ֧ אֶת־יָדָ֛ם וְקִדַּשְׁתָּ֥ אֹתָ֖ם וְכִהֲנ֥וּ לִֽי׃
Bunları kardeşin Aaron’a ve onunla birlikte oğullarına giydirecek, onları meshedecek, göreve başlatıp kutsayacaksın. Bana kâhin olarak hizmet edecekler.
Şemot 29:9
Bu ayette 2 eşleşme
Vehagarta otam avnet aharon uvanav vehavaşta lahem migbaot vehayeta lahem kehuna lehukat olam umileta yad aharon veyad banav.
וְחָגַרְתָּ֩ אֹתָ֨ם אַבְנֵ֜ט אַהֲרֹ֣ן וּבָנָ֗יו וְחָבַשְׁתָּ֤ לָהֶם֙ מִגְבָּעֹ֔ת וְהָיְתָ֥ה לָהֶ֛ם כְּהֻנָּ֖ה לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם וּמִלֵּאתָ֥ יַֽד־אַהֲרֹ֖ן וְיַד־בָּנָֽיו׃
Aaron’a ve oğullarına kuşak bağlayacak, oğullarına başlık saracaksın. Kâhinlik kalıcı bir kural olarak onların olacak. Aaron’u ve oğullarını göreve başlatacaksın.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- יָדוֹ֙ 61 kullanım
- בְּיָ֥ד 45 kullanım
- יָֽדְךָ֔ 37 kullanım
- יַ֣ד 28 kullanım
- בְּיָדֽוֹ 20 kullanım
- יָדִי֙ 20 kullanım
- מִיַּ֣ד 20 kullanım
- בְיָדֶ֑ךָ 19 kullanım
- יְדֵיהֶ֖ם 14 kullanım
- יָדָ֛יו 12 kullanım
- יָדָ֛ם 8 kullanım
- בְּיָדִ֗י 7 kullanım
- וּבְיָ֣ד 7 kullanım
- בְּיָדָ֖ם 6 kullanım
- וְיַד 6 kullanım
- יֶדְכֶ֤ם 6 kullanım
- מִיָּדִ֖י 6 kullanım
- בְּיָדָ֑הּ 5 kullanım
- בְּיֶדְכֶ֑ם 5 kullanım
- בְּיָדֵ֖נוּ 5 kullanım
- יְדֹתָ֔יו 4 kullanım
- מִיָּדָ֔ם 4 kullanım
- הַיָּ֣ד 3 kullanım
- וּמִיַּ֣ד 3 kullanım
- יָדָהּ֮ 3 kullanım
- יָדֶֽיהָ 3 kullanım
- יָדֶֽיךָ 3 kullanım
- יָדֵ֗ינוּ 3 kullanım
- יָד֗וֹת 2 kullanım
- מידו 2 kullanım
- מִיָּדֶ֑ךָ 2 kullanım
- בְּיָדֶ֣יהָ 1 kullanım
- בְיָדָ֗יו 1 kullanım
- הַיָּדֹ֡ת 1 kullanım
- וְהַיָּ֤ד 1 kullanım
- וְהַיָּדַ֖יִם 1 kullanım
- וְיָד֤וֹ 1 kullanım
- וִידֵ֤י 1 kullanım
- וְיָדָ֖יו 1 kullanım
- וְיָדֵ֨נוּ֙ 1 kullanım
- יְדֵיכֶֽם 1 kullanım
- יָדַ֖יִם 1 kullanım
- יָ֣דְכָ֔ה 1 kullanım
- יָדֹ֗ת 1 kullanım
- כִּידֵ֛י 1 kullanım
- לְיָד֑וֹ 1 kullanım
- מִיָּדָיו֙ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- yado 59 kullanım
- beyad 43 kullanım
- yadeha 43 kullanım
- yad 28 kullanım
- miyad 20 kullanım
- beyado 16 kullanım
- yedehem 15 kullanım
- beyadeha 13 kullanım
- yadi 13 kullanım
- yadav 12 kullanım
- veyad 8 kullanım
- yadam 8 kullanım
- beyadi 7 kullanım
- uveyad 7 kullanım
- veyadeha 6 kullanım
- yedhem 6 kullanım
- beyadah 5 kullanım
- miyadi 5 kullanım
- veyado 5 kullanım
- yede 5 kullanım
- beyadam 4 kullanım
- beyadenu 4 kullanım
- miyadam 4 kullanım
- yedotav 4 kullanım
- beyedhem 3 kullanım
- hayad 3 kullanım
- umiyad 3 kullanım
- yadah 3 kullanım
- yadenu 3 kullanım
- yadot 3 kullanım
- miyadeha 2 kullanım
- veyadam 2 kullanım
- veyadav 2 kullanım
- veyadenu 2 kullanım
- veyedhem 2 kullanım
- yaday 2 kullanım
- beyadeh 1 kullanım
- hayadot 1 kullanım
- kide 1 kullanım
- leyado 1 kullanım
- mide 1 kullanım
- miyadav 1 kullanım
- miyado 1 kullanım
- vehayad 1 kullanım
- vehayadayim 1 kullanım
- Vide 1 kullanım
- yadayim 1 kullanım
- yadeh 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (60 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (53 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (37 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2ms - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (23 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (20 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (14 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3mp - isim, iki cins, tekil, mutlak (14 kullanım)
Teknik kod
HNcbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan (14 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (13 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3ms - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (13 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp1cs - edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (12 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsa - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (12 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp1cs - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (10 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3mp - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (8 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3mp - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (6 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsc - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2mp - isim, iki cins, ikil, tamlayan (5 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp1cp - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2mp - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3fs - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan (4 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (4 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsa - isim, iki cins, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
Teknik kod
HNcbpc/Sp3ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp1cp - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp2ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3fs - isim, iki cins, çoğul, mutlak (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbpa - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3fs - bağlaç + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsa - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp1cs - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp3ms - belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbsa - bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbdc - bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbdc/Sp3ms - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc/Sp1cp - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc/Sp3ms - bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Td/Ncbda - bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Td/Ncbsa - isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbda - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp2mp - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2fs - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp3fs - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2fs - belirli artikel + isim, iki cins, çoğul, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbpa - soru parçacığı + isim, iki cins, tekil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HTi/Ncbsc
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: hand; wrist; forearm; arm; body; back; chest; discouraged; to be discouraged; to lose heart; to discourage; tenon; axletree; handle; to join hands with mockers; to join hands (with someone); to strike hands (in pledge); to have courage; to encourage (someone); to lay hands (on someone); to arrest; to lift up (one's) hand > to act; to stay (one's) hand; to stop; to withhold (one's) hand from; hand (as metonym); person; by; through; because of; to allow to happen; to help; to support; to hold, carry, have (in one's luggage); to have at hand; charge; authority; control; power; under the direction of; to put (someone) in charge of (something); imminent; in possession; to stick to (one's) hand; responsibility; to become dependent; to be tight-fisted; to give generously; impactful involvement; to eat; to arbitrate; broad; spacious; laziness; indolence; monument; memorial; side; vicinity; help; service; shares; portions; times; groups; divisions; little by little; to ordain; to install; to consecrate; to serve as (someone else's) assistant; area; position; to keep (one's) mouth shut; to stretch out (one's hand); to stretch out (one's) hand (to punish); to stretch out (one's) hand; to defy; boldly; defiantly; to lift a hand (to do something); to stretch out (one's) hand > to lift a hand (to do something); to raise (one's) hands (against someone); raising (one's) hands (against someone); to lift up (one's) hand (against someone else); to strike; to lay (one's) hands (on someone or something); to yield; to surrender; to submit oneself; to lay hands (on something); to afford; pledge; to swear; to take an oath; strength; powerless; tool; implement; assuredly; to turn (a chariot); to pledge; war club; mace; bounty
Kelime türü teknik kodu: N
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.