İbranice biçim רָמָֽה
Lemma רוּם
Kök — שורש (şoreş, kök) רום
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): be high
Biçim: fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi
Bu çözümleme: 2 kullanım
Teknik kod
HVqrfsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 7 kez, 7 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim רָמָֽה
Lemma רוּם
Kök — שורש (şoreş, kök) רום
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): be high
Biçim: fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi
Bu çözümleme: 2 kullanım
HVqrfsaİbranice biçim רָמָ֥ה
Lemma רָמָה
Kök — שורש (şoreş, kök) רמה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): cast
Biçim: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 2 kullanım
HVqp3msİbranice biçim רָ֔מָה
Lemma רוּם
Kök — שורש (şoreş, kök) רום
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): be high
Biçim: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVqp3fsİbranice biçim רָמָ֗ה
Lemma רָמָה
Kök — שורש (şoreş, kök) רמה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): beguile
Biçim: fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVqrfsaİbranice biçim רַעְמָ֖ה
Lemma רַעְמָה
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Raamah
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNpOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Uvene huş seva vahavila vesavta verama vesavteha uvene rama şeva udedan.
וּבְנֵ֣י כ֔וּשׁ סְבָא֙ וַֽחֲוִילָ֔ה וְסַבְתָּ֥ה וְרַעְמָ֖ה וְסַבְתְּכָ֑א וּבְנֵ֥י רַעְמָ֖ה שְׁבָ֥א וּדְדָֽן׃
Kuş’un oğulları: Seva, Havila, Savta, Raama ve Savteha. Raama’nın oğulları: Şeva ve Dedan.
Vayehazek Adonay et lev paro meleh mitsrayim vayirdof ahare bene yisrael uvene yisrael yotseim beyad rama.
וַיְחַזֵּ֣ק יְהֹוָ֗ה אֶת־לֵ֤ב פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיִּרְדֹּ֕ף אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יֹצְאִ֖ים בְּיָ֥ד רָמָֽה׃
Adonay, Mısır kralı Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun, İsrael oğullarının peşine düştü. İsrael oğulları ise korkusuzca çıkıyorlardı.
Az yaşir moşe uvene yisrael et haşira hazot ladonay vayomeru lemor aşira ladonay ki gao gaa sus verohevo rama vayam.
אָ֣ז יָשִֽׁיר־מֹשֶׁה֩ וּבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַשִּׁירָ֤ה הַזֹּאת֙ לַֽיהוָ֔ה וַיֹּאמְר֖וּ לֵאמֹ֑ר אָשִׁ֤ירָה לַֽיהוָה֙ כִּֽי־גָאֹ֣ה גָּאָ֔ה ס֥וּס וְרֹכְב֖וֹ רָמָ֥ה בַיָּֽם׃
O zaman Moşe ile İsrael oğulları, Adonay’a şu ezgiyi söylediler: “Adonay’a ezgi söyleyeceğim; çünkü O yüceler yücesidir. Atı ve binicisini denize attı.
Vataan lahem miryam şiru ladonay ki gao gaa sus verohevo rama vayam.
וַתַּ֥עַן לָהֶ֖ם מִרְיָ֑ם שִׁ֤ירוּ לַֽיהוָה֙ כִּֽי־גָאֹ֣ה גָּאָ֔ה ס֥וּס וְרֹכְב֖וֹ רָמָ֥ה בַיָּֽם׃ (ס)
Miryam onlara karşılık vererek şöyle söyledi: “Adonay’a ezgi söyleyin; çünkü O yüceler yücesidir. Atı ve binicisini denize attı.”
Vehanefeş aşer taase beyad rama min haezrah umin hager et Adonay u megadef venihreta hanefeş hahi mikerev amah.
וְהַנֶּ֜פֶשׁ אֲשֶֽׁר־תַּעֲשֶׂ֣ה ׀ בְּיָ֣ד רָמָ֗ה מִן־הָֽאֶזְרָח֙ וּמִן־הַגֵּ֔ר אֶת־יְהוָ֖ה ה֣וּא מְגַדֵּ֑ף וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִקֶּ֥רֶב עַמָּֽהּ׃
Ama ister yerli ister yabancı olsun, bile bile başkaldırarak davranan kişi Adonay’a hakaret etmiş olur. O kişi halkının arasından kesilip çıkarılacak.
Vayisu merameses bahodeş harişon bahamişa asar yom lahodeş harişon mimohorat hapesah yatseu vene yisrael beyad rama leene kol mitsrayim.
וַיִּסְע֤וּ מֵֽרַעְמְסֵס֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן בַּחֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֑וֹן מִֽמָּחֳרַ֣ת הַפֶּ֗סַח יָצְא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּיָ֣ד רָמָ֔ה לְעֵינֵ֖י כָּל־מִצְרָֽיִם׃
Birinci ayda, birinci ayın on beşinci günü Rameses’ten yola çıktılar. Pesah’ın ertesi günü İsraeloğulları bütün Mısır’ın gözü önünde başları dik olarak çıktılar.
Lule kaas oyev agur pen yenakeru tsaremo pen yomeru yadenu rama velo Adonay paal kol zot.
לוּלֵ֗י כַּ֤עַס אוֹיֵב֙ אָג֔וּר פֶּֽן־יְנַכְּר֖וּ צָרֵ֑ימוֹ פֶּן־יֹֽאמְרוּ֙ יָדֵ֣ינוּ רָ֔מָה וְלֹ֥א יְהוָ֖ה פָּעַ֥ל כָּל־זֹֽאת׃
Ama düşmanın kışkırtmasını hesaba kattım; hasımları yanlış yorumlayıp, "Elimiz üstün geldi; bütün bunları Adonay yapmadı" demesinler diye.'