שָׁלֹשׁ
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
a three
115 kullanım · 100 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 236 kez, 209 farklı ayette görülür. Kök altında 7 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayomer alehem yosef bayom haşelişi zot asu viheyu et haelohim ani yare.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֤ם יוֹסֵף֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י זֹ֥את עֲשׂ֖וּ וִֽחְי֑וּ אֶת־הָאֱלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יָרֵֽא׃
Üçüncü gün Yosef onlara, “Tanrı’dan korkarım” dedi. “Dediğimi yapın, yaşayın.
Lehulam natan laiş halifot semalot ulevinyamin natan şeloş meot kesef vehameş halifot semalot.
לְכֻלָּ֥ם נָתַ֛ן לָאִ֖ישׁ חֲלִפ֣וֹת שְׂמָלֹ֑ת וּלְבִנְיָמִ֤ן נָתַן֙ שְׁלֹ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְחָמֵ֖שׁ חֲלִפֹ֥ת שְׂמָלֹֽת׃
Her birine birer takım giysi verdi. Binyamin’e ise üç yüz gümüş ve beş takım giysi verdi.
Bu ayette 2 eşleşme
Ele bene lea aşer yaleda leyaakov befadan aram veet dina vito kol nefeş banav uvenotav şeloşim veşaloş.
אֵ֣לֶּה ׀ בְּנֵ֣י לֵאָ֗ה אֲשֶׁ֨ר יָֽלְדָ֤ה לְיַעֲקֹב֙ בְּפַדַּ֣ן אֲרָ֔ם וְאֵ֖ת דִּינָ֣ה בִתּ֑וֹ כָּל־נֶ֧פֶשׁ בָּנָ֛יו וּבְנוֹתָ֖יו שְׁלֹשִׁ֥ים וְשָׁלֹֽשׁ׃
Bunlar, Lea’nın Padan Aram’da Yaakov’a doğurduğu oğullarının soyudur. Kızı Dina da bunların arasındaydı. Oğulları ve kızları toplam otuz üç kişiydi.
Vayomer yaakov el paro yeme şene meguray şeloşim umeat şana meat veraim hayu yeme şene hayay velo hisigu et yeme şene haye avotay bime megurehem.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י מְגוּרַ֔י שְׁלֹשִׁ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה מְעַ֣ט וְרָעִ֗ים הָיוּ֙ יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י חַיַּ֔י וְלֹ֣א הִשִּׂ֗יגוּ אֶת־יְמֵי֙ שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י אֲבֹתַ֔י בִּימֵ֖י מְגוּרֵיהֶֽם׃
Yaakov, Firavun’a şöyle dedi: “Gurbet yıllarım yüz otuz yıl. Ömrümün yılları az ve çileli geçti. Atalarımın gurbette geçirdikleri ömür kadar uzun olmadı.”
Vayar yosef leefrayim bene şileşim gam bene mahir ben menaşe yuledu al birke yosef.
וַיַּ֤רְא יוֹסֵף֙ לְאֶפְרַ֔יִם בְּנֵ֖י שִׁלֵּשִׁ֑ים גַּ֗ם בְּנֵ֤י מָכִיר֙ בֶּן־מְנַשֶּׁ֔ה יֻלְּד֖וּ עַל־בִּרְכֵּ֥י יוֹסֵֽף׃
Yosef, Efrayim’in soyunun üçüncü kuşağını gördü. Menaşe’nin oğlu Mahir’in çocukları da Yosef’in dizlerinde büyüdü.
Vatahar haişa vateled ben vatere oto ki tov u vatitspeneu şeloşa yerahim.
וַתַּ֥הַר הָאִשָּׁ֖ה וַתֵּ֣לֶד בֵּ֑ן וַתֵּ֤רֶא אֹתוֹ֙ כִּי־ט֣וֹב ה֔וּא וַֽתִּצְפְּנֵ֖הוּ שְׁלֹשָׁ֥ה יְרָחִֽים׃
Kadın hamile kalıp bir oğul doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce onu üç ay sakladı.
Veşameu lekoleha uvata ata vezikne yisrael el meleh mitsrayim vaamartem elav Adonay elohe haivriyim nikra alenu veata nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu.
וְשָׁמְע֖וּ לְקֹלֶ֑ךָ וּבָאתָ֡ אַתָּה֩ וְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֗יִם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֵלָיו֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָֽעִבְרִיִּים֙ נִקְרָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וְעַתָּ֗ה נֵֽלֲכָה־נָּ֞א דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְנִזְבְּחָ֖ה לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Sözünü dinleyecekler. Sen ve İsrael’in ileri gelenleri Mısır kralına gidip ona şöyle diyeceksiniz: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay bizimle karşılaştı. Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım.’
Vayomer moşe el Adonay bi Adonay lo iş devarim anohi gam mitemol gam mişilşom gam meaz daberha el avdeha ki hevad pe uhevad laşon anohi.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־יְהוָה֮ בִּ֣י אֲדֹנָי֒ לֹא֩ אִ֨ישׁ דְּבָרִ֜ים אָנֹ֗כִי גַּ֤ם מִתְּמוֹל֙ גַּ֣ם מִשִּׁלְשֹׁ֔ם גַּ֛ם מֵאָ֥ז דַּבֶּרְךָ אֶל־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֧י כְבַד־פֶּ֛ה וּכְבַ֥ד לָשׁ֖וֹן אָנֹֽכִי׃
Moşe, Adonay’a, “Lütfen Efendim” dedi. “Ben iyi konuşan biri değilim. Ne önceden öyleydim ne de sen kulunla konuşmaya başladığından beri öyle oldum. Ağzım ve dilim ağırdır.”
Vayomeru elohe haivrim nikra alenu nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu pen yifgaenu badever o veharev.
וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֱלֹהֵ֥י הָעִבְרִ֖ים נִקְרָ֣א עָלֵ֑ינוּ נֵ֣לֲכָה נָּ֡א דֶּרֶךְ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֜ים בַּמִּדְבָּ֗ר וְנִזְבְּחָה֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ פֶּ֨ן־יִפְגָּעֵ֔נוּ בַּדֶּ֖בֶר א֥וֹ בֶחָֽרֶב׃
Onlar, “İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı” dediler. “Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım. Yoksa bizi salgın hastalıkla ya da kılıçla vurabilir.”
Lo tosifun latet teven laam lilbon halevenim kitmol şilşom hem yelehu vekoşeşu lahem teven.
לֹ֣א תֹאסִפ֞וּן לָתֵ֨ת תֶּ֧בֶן לָעָ֛ם לִלְבֹּ֥ן הַלְּבֵנִ֖ים כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֑ם הֵ֚ם יֵֽלְכ֔וּ וְקֹשְׁשׁ֥וּ לָהֶ֖ם תֶּֽבֶן׃
“Kerpiç yapmak için halka eskisi gibi saman vermeyeceksiniz. Gidip samanı kendileri toplasınlar.
Veet matkonet halevenim aşer hem osim temol şilşom tasimu alehem lo tigreu mimenu ki nirpim hem al ken hem tsoakim lemor neleha nizbeha lelohenu.
וְאֶת־מַתְכֹּ֨נֶת הַלְּבֵנִ֜ים אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ עֹשִׂ֨ים תְּמ֤וֹל שִׁלְשֹׁם֙ תָּשִׂ֣ימוּ עֲלֵיהֶ֔ם לֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ כִּֽי־נִרְפִּ֣ים הֵ֔ם עַל־כֵּ֗ן הֵ֤ם צֹֽעֲקִים֙ לֵאמֹ֔ר נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לֵאלֹהֵֽינוּ׃
Ama daha önce yaptıkları kerpiç sayısını yine onlardan isteyin; hiçbir azaltma yapmayın. Çünkü tembeller. Bu yüzden, ‘Gidip Tanrımız’a kurban sunalım’ diye bağırıyorlar.
Vayuku şotere bene yisrael aşer samu alehem nogese faro lemor madua lo hilitem hakehem lilbon kitmol şilşom gam temol gam hayom.
וַיֻּכּ֗וּ שֹֽׁטְרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־שָׂ֣מוּ עֲלֵהֶ֔ם נֹגְשֵׂ֥י פַרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר מַדּ֡וּעַ לֹא֩ כִלִּיתֶ֨ם חָקְכֶ֤ם לִלְבֹּן֙ כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם גַּם־תְּמ֖וֹל גַּם־הַיּֽוֹם׃
Firavun’un görevlilerinin İsrael oğullarının başına koyduğu sorumlular dövüldü. Onlara, “Neden dün de bugün de eskisi kadar kerpiç yapmadınız?” denildi.
Veele şemot bene levi letoledotam gereşon ukehat umerari uşene haye levi şeva uşeloşim umeat şana.
וְאֵ֨לֶּה שְׁמ֤וֹת בְּנֵֽי־לֵוִי֙ לְתֹ֣לְדֹתָ֔ם גֵּרְשׁ֕וֹן וּקְהָ֖ת וּמְרָרִ֑י וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י לֵוִ֔י שֶׁ֧בַע וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Soylarına göre Levi’nin oğullarının adları şunlardır: Gerşon, Kehat ve Merari. Levi yüz otuz yedi yıl yaşadı.
Bu ayette 2 eşleşme
Uvene kehat amram veyitshar vehevron veuziel uşene haye kehat şaloş uşeloşim umeat şana.
וּבְנֵ֣י קְהָ֔ת עַמְרָ֣ם וְיִצְהָ֔ר וְחֶבְר֖וֹן וְעֻזִּיאֵ֑ל וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י קְהָ֔ת שָׁלֹ֧שׁ וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Kehat’ın oğulları Amram, Yitshar, Hevron ve Uziel. Kehat yüz otuz üç yıl yaşadı.
Vayikah amram et yoheved dodato lo leişa vateled lo et aharon veet moşe uşene haye amram şeva uşeloşim umeat şana.
וַיִּקַּ֨ח עַמְרָ֜ם אֶת־יוֹכֶ֤בֶד דֹּֽדָתוֹ֙ ל֣וֹ לְאִשָּׁ֔ה וַתֵּ֣לֶד ל֔וֹ אֶֽת־אַהֲרֹ֖ן וְאֶת־מֹשֶׁ֑ה וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י עַמְרָ֔ם שֶׁ֧בַע וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Amram, halası Yoheved’le evlendi. Yoheved ona Aaron’u ve Moşe’yi doğurdu. Amram yüz otuz yedi yıl yaşadı.
Umoşe ben şemonim şana veaharon ben şaloş uşemonim şana bedaberam el paro.
וּמֹשֶׁה֙ בֶּן־שְׁמֹנִ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַֽהֲרֹ֔ן בֶּן־שָׁלֹ֥שׁ וּשְׁמֹנִ֖ים שָׁנָ֑ה בְּדַבְּרָ֖ם אֶל־פַּרְעֹֽה׃ (פ)
Firavun’la konuştuklarında Moşe seksen, Aaron seksen üç yaşındaydı.
Dereh şeloşet yamim neleh bamidbar vezavahnu ladonay elohenu kaaşer yomar elenu.
דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים נֵלֵ֖ךְ בַּמִּדְבָּ֑ר וְזָבַ֙חְנוּ֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ כַּאֲשֶׁ֖ר יֹאמַ֥ר אֵלֵֽינוּ׃
Çölde üç günlük yol gideceğiz ve bize buyuracağı gibi Tanrımız Adonay’a kurban sunacağız.”
Vayet moşe et yado al haşamayim vayehi hoşeh afela behol erets mitsrayim şeloşet yamim.
וַיֵּ֥ט מֹשֶׁ֛ה אֶת־יָד֖וֹ עַל־הַשָּׁמָ֑יִם וַיְהִ֧י חֹֽשֶׁךְ־אֲפֵלָ֛ה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִֽים׃
Moşe elini göğe doğru uzattı. Bütün Mısır ülkesini üç gün boyunca koyu bir karanlık kapladı.
Lo rau iş et ahiv velo kamu iş mitahtav şeloşet yamim ulehol bene yisrael haya or bemoşevotam.
לֹֽא־רָא֞וּ אִ֣ישׁ אֶת־אָחִ֗יו וְלֹא־קָ֛מוּ אִ֥ישׁ מִתַּחְתָּ֖יו שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וּֽלְכָל־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָ֥יָה א֖וֹר בְּמוֹשְׁבֹתָֽם׃
Üç gün boyunca kimse birbirini göremedi, kimse yerinden kalkamadı. Ama bütün İsrael oğullarının yaşadıkları yerlerde ışık vardı.
Umoşav bene yisrael aşer yaşevu bemitsrayim şeloşim şana vearba meot şana.
וּמוֹשַׁב֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יָשְׁב֖וּ בְּמִצְרָ֑יִם שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃
Mısır’da yaşamış olan İsrael oğullarının konaklama süresi dört yüz otuz yıldı.
Vayehi mikets şeloşim şana vearba meot şana vayehi beetsem hayom haze yatseu kol tsivot Adonay meerets mitsrayim.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיְהִ֗י בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה יָֽצְא֛וּ כָּל־צִבְא֥וֹת יְהוָ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Dört yüz otuz yılın sonunda, tam o gün, Adonay’ın bütün birlikleri Mısır ülkesinden çıktı.
Vayikah şeş meot rehev bahur vehol rehev mitsrayim veşalişim al kulo.
וַיִּקַּ֗ח שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת רֶ֙כֶב֙ בָּח֔וּר וְכֹ֖ל רֶ֣כֶב מִצְרָ֑יִם וְשָׁלִשִׁ֖ם עַל־כֻּלּֽוֹ׃
Altı yüz seçkin savaş arabasını ve Mısır’ın bütün savaş arabalarını aldı; hepsinin başında komutanlar vardı.
Markevot paro vehelo yara vayam umivhar şalişav tubeu veyam suf.
מַרְכְּבֹ֥ת פַּרְעֹ֛ה וְחֵיל֖וֹ יָרָ֣ה בַיָּ֑ם וּמִבְחַ֥ר שָֽׁלִשָׁ֖יו טֻבְּע֥וּ בְיַם־סֽוּף׃
Firavun’un savaş arabalarını ve ordusunu denize attı. Seçkin komutanları Sazlık Denizi’nde boğuldular.
Vayasa moşe et yisrael miyam suf vayetseu el midbar şur vayelehu şeloşet yamim bamidbar velo matseu mayim.
וַיַּסַּ֨ע מֹשֶׁ֤ה אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מִיַּם־ס֔וּף וַיֵּצְא֖וּ אֶל־מִדְבַּר־שׁ֑וּר וַיֵּלְכ֧וּ שְׁלֹֽשֶׁת־יָמִ֛ים בַּמִּדְבָּ֖ר וְלֹא־מָ֥צְאוּ מָֽיִם׃
Moşe, İsrael’i Sazlık Denizi’nden yola çıkardı. Şur Çölü’ne gittiler. Çölde üç gün yürüdüler ama su bulamadılar.
Bahodeş haşelişi letset bene yisrael meerets mitsrayim bayom haze bau midbar sinay.
בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י לְצֵ֥את בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה בָּ֖אוּ מִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
İsrael oğulları, Mısır ülkesinden çıkışlarının üçüncü ayında, o gün Sinay Çölü’ne geldiler.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehayu nehonim layom haşelişi ki bayom haşelişi yered Adonay leene hol haam al har sinay.
וְהָי֥וּ נְכֹנִ֖ים לַיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י יֵרֵ֧ד יְהוָ֛ה לְעֵינֵ֥י כָל־הָעָ֖ם עַל־הַ֥ר סִינָֽי׃
Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün Adonay bütün halkın gözleri önünde Sinay Dağı’na inecek.
Vayomer el haam heyu nehonim lişloşet yamim al tigeşu el işa.
וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָעָ֔ם הֱי֥וּ נְכֹנִ֖ים לִשְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים אַֽל־תִּגְּשׁ֖וּ אֶל־אִשָּֽׁה׃
Halka, “Üçüncü güne hazır olun; kadınla cinsel ilişkiye girmeyin” dedi.
Vayehi vayom haşelişi biheyot haboker vayehi kolot uverakim veanan kaved al hahar vekol şofar hazak meod vayeherad kol haam aşer bamahane.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Üçüncü günün sabahı gök gürültüleri ve şimşekler vardı. Dağın üzerinde yoğun bir bulut, çok güçlü bir şofar sesi vardı. Ordugâhtaki bütün halk titredi.
Lo tiştahve lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹֽא־תִשְׁתַּחְוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָֽנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָבֹ֧ת עַל־בָּנִ֛ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Veim şelaş ele lo yaase lah veyatsea hinam en kasef.
וְאִם־שְׁלָ֨שׁ־אֵ֔לֶּה לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה לָ֑הּ וְיָצְאָ֥ה חִנָּ֖ם אֵ֥ין כָּֽסֶף׃ (ס)
Onun için bu üç şeyi yerine getirmezse kız hiçbir bedel ödemeden, parasız olarak çıkacak.
Veim şor nagah u mitemol şilşom vehuad bivalav velo yişmerenu vehemit iş o işa haşor yisakel vegam bealav yumat.
וְאִ֡ם שׁוֹר֩ נַגָּ֨ח ה֜וּא מִתְּמֹ֣ל שִׁלְשֹׁ֗ם וְהוּעַ֤ד בִּבְעָלָיו֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְרֶ֔נּוּ וְהֵמִ֥ית אִ֖ישׁ א֣וֹ אִשָּׁ֑ה הַשּׁוֹר֙ יִסָּקֵ֔ל וְגַם־בְּעָלָ֖יו יוּמָֽת׃
Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı varsa ve sahibi uyarıldığı hâlde onu denetim altında tutmamışsa, öküz bir erkeği ya da kadını öldürdüğünde taşlanacak; sahibi de ölüme mahkûm olacaktır.
İm eved yigah haşor o ama kesef şeloşim şekalim yiten ladonav vehaşor yisakel.
אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף ׀ שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל׃ (ס)
Öküz bir köleyi ya da cariyeyi boynuzlarsa sahibi, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verecek; öküz taşlanacak.
O noda ki şor nagah u mitemol şilşom velo yişmerenu bealav şalem yeşalem şor tahat haşor vehamet yiheye lo.
א֣וֹ נוֹדַ֗ע כִּ֠י שׁ֣וֹר נַגָּ֥ח הוּא֙ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם וְלֹ֥א יִשְׁמְרֶ֖נּוּ בְּעָלָ֑יו שַׁלֵּ֨ם יְשַׁלֵּ֥ם שׁוֹר֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)
Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı olduğu biliniyorsa ve sahibi onu denetim altında tutmamışsa öküz karşılığında öküz ödeyecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.
Şaloş regalim tahog li başana.
שָׁלֹ֣שׁ רְגָלִ֔ים תָּחֹ֥ג לִ֖י בַּשָּׁנָֽה׃
Yılda üç kez benim için bayram yapacaksın.
Şaloş peamim başana yerae kol zehureha el pene haadon Adonay.
שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָ֑ה יֵרָאֶה֙ כָּל־זְכ֣וּרְךָ֔ אֶל־פְּנֵ֖י הָאָדֹ֥ן ׀ יְהוָֽה׃
Yılda üç kez bütün erkeklerin Efendi Adonay’ın huzuruna çıkacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Veşişa kanim yotseim mitsideha şeloşa kene menora mitsidah haehad uşeloşa kene menora mitsidah haşeni.
וְשִׁשָּׁ֣ה קָנִ֔ים יֹצְאִ֖ים מִצִּדֶּ֑יהָ שְׁלֹשָׁ֣ה ׀ קְנֵ֣י מְנֹרָ֗ה מִצִּדָּהּ֙ הָאֶחָ֔ד וּשְׁלֹשָׁה֙ קְנֵ֣י מְנֹרָ֔ה מִצִּדָּ֖הּ הַשֵּׁנִֽי׃
Yanlarından altı kol çıkacak: Menoranın bir yanından üç kol, öbür yanından üç kol.
Bu ayette 2 eşleşme
Şeloşa geviim meşukadim bakane haehad kaftor vaferah uşeloşa geviim meşukadim bakane haehad kaftor vafarah ken leşeşet hakanim hayotseim min hamenora.
שְׁלֹשָׁ֣ה גְ֠בִעִים מְֽשֻׁקָּדִ֞ים בַּקָּנֶ֣ה הָאֶחָד֮ כַּפְתֹּ֣ר וָפֶרַח֒ וּשְׁלֹשָׁ֣ה גְבִעִ֗ים מְשֻׁקָּדִ֛ים בַּקָּנֶ֥ה הָאֶחָ֖ד כַּפְתֹּ֣ר וָפָ֑רַח כֵּ֚ן לְשֵׁ֣שֶׁת הַקָּנִ֔ים הַיֹּצְאִ֖ים מִן־הַמְּנֹרָֽה׃
Bir kolda badem biçiminde üç kadeh süsü, bir yumru ve bir çiçek; öbür kolda da badem biçiminde üç kadeh süsü, bir yumru ve bir çiçek olacak. Menoradan çıkan altı kol böyle olacak.
Oreh hayeria haahat şeloşim baama verohav arba baama hayeria haehat mida ahat leaşte esre yeriot.
אֹ֣רֶךְ ׀ הַיְרִיעָ֣ה הָֽאַחַ֗ת שְׁלֹשִׁים֙ בָּֽאַמָּ֔ה וְרֹ֙חַב֙ אַרְבַּ֣ע בָּאַמָּ֔ה הַיְרִיעָ֖ה הָאֶחָ֑ת מִדָּ֣ה אַחַ֔ת לְעַשְׁתֵּ֥י עֶשְׂרֵ֖ה יְרִיעֹֽת׃
Her bir örtünün uzunluğu otuz arşın, genişliği dört arşın olacak. On bir örtü de aynı ölçüde olacak.
Veasita et hamizbeah atse şitim hameş amot oreh vehameş amot rohav ravua yihye hamizbeah veşaloş amot komato.
וְעָשִׂ֥יתָ אֶת־הַמִּזְבֵּ֖חַ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים חָמֵשׁ֩ אַמּ֨וֹת אֹ֜רֶךְ וְחָמֵ֧שׁ אַמּ֣וֹת רֹ֗חַב רָב֤וּעַ יִהְיֶה֙ הַמִּזְבֵּ֔חַ וְשָׁלֹ֥שׁ אַמּ֖וֹת קֹמָתֽוֹ׃
Sunağı akasya ağacından yapacaksın. Uzunluğu beş arşın, genişliği beş arşın olacak; sunak kare olacak. Yüksekliği üç arşın olacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vahameş esre ama kelaim lakatef amudehem şeloşa veadnehem şeloşa.
וַחֲמֵ֨שׁ עֶשְׂרֵ֥ה אַמָּ֛ה קְלָעִ֖ים לַכָּתֵ֑ף עַמֻּדֵיהֶ֣ם שְׁלֹשָׁ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשָֽׁה׃
Girişin bir yanında on beş arşınlık perdeler, bunların üç direği ve üç tabanı olacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Velakatef haşenit hemeş esre kelaim amudehem şeloşa veadnehem şeloşa.
וְלַכָּתֵף֙ הַשֵּׁנִ֔ית חְמֵ֥שׁ עֶשְׂרֵ֖ה קְלָעִ֑ים עַמֻּדֵיהֶ֣ם שְׁלֹשָׁ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשָֽׁה׃
Öbür yanında da on beş arşınlık perdeler, bunların üç direği ve üç tabanı olacak.
Vehatur haşelişi leşem şevo veahlama.
וְהַטּ֖וּר הַשְּׁלִישִׁ֑י לֶ֥שֶׁם שְׁב֖וֹ וְאַחְלָֽמָה׃
Üçüncü sıra: Leşem, şevo ve ahlama.
Vayaasu vene levi kidvar moşe vayipol min haam bayom hau kişloşet alfe iş.
וַיַּֽעֲשׂ֥וּ בְנֵֽי־לֵוִ֖י כִּדְבַ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַיִּפֹּ֤ל מִן־הָעָם֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כִּשְׁלֹ֥שֶׁת אַלְפֵ֖י אִֽישׁ׃
Levi oğulları Moşe’nin dediğini yaptılar. O gün halktan yaklaşık üç bin kişi öldü.
Notser hesed laalafim nose avon vafeşa vehataa venake lo yenake poked avon avot al banim veal bene vanim al şileşim veal ribeim.
נֹצֵ֥ר חֶ֙סֶד֙ לָאֲלָפִ֔ים נֹשֵׂ֥א עָוֺ֛ן וָפֶ֖שַׁע וְחַטָּאָ֑ה וְנַקֵּה֙ לֹ֣א יְנַקֶּ֔ה פֹּקֵ֣ד ׀ עֲוֺ֣ן אָב֗וֹת עַל־בָּנִים֙ וְעַל־בְּנֵ֣י בָנִ֔ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֖ים וְעַל־רִבֵּעִֽים׃
sevgisini binlerce kuşağa koruyan, suçu, başkaldırıyı ve günahı bağışlayan; ama suçluyu bütünüyle cezasız bırakmayan, babaların suçunu çocuklarında ve torunlarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katan.”
Şaloş peamim başana yerae kol zehureha et pene haadon Adonay elohe yisrael.
שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָ֑ה יֵרָאֶה֙ כָּל־זְכ֣וּרְךָ֔ אֶת־פְּנֵ֛י הָֽאָדֹ֥ן ׀ יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Bütün erkeklerin yılda üç kez Efendi’nin, İsrael’in Tanrısı Adonay’ın önüne çıkacak.
Ki oriş goyim mipaneha vehirhavti et gevuleha velo yahmod iş et artseha baaloteha leraot et pene Adonay eloheha şaloş peamim başana.
כִּֽי־אוֹרִ֤ישׁ גּוֹיִם֙ מִפָּנֶ֔יךָ וְהִרְחַבְתִּ֖י אֶת־גְּבוּלֶ֑ךָ וְלֹא־יַחְמֹ֥ד אִישׁ֙ אֶֽת־אַרְצְךָ֔ בַּעֲלֹֽתְךָ֗ לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָֽה׃
Çünkü ulusları önünden kovacak, sınırlarını genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrın Adonay’ın önüne çıkmak için gittiğinde hiç kimse ülkene göz dikmeyecek.
Oreh hayeria haahat şeloşim baama vearba amot rohav hayeria haehat mida ahat leaşte esre yeriot.
אֹ֜רֶךְ הַיְרִיעָ֣ה הָאַחַ֗ת שְׁלֹשִׁים֙ בָּֽאַמָּ֔ה וְאַרְבַּ֣ע אַמּ֔וֹת רֹ֖חַב הַיְרִיעָ֣ה הָאֶחָ֑ת מִדָּ֣ה אַחַ֔ת לְעַשְׁתֵּ֥י עֶשְׂרֵ֖ה יְרִיעֹֽת׃
Her bir örtünün uzunluğu otuz arşın, genişliği dört arşındı. On bir örtü de aynı ölçüdeydi.
Bu ayette 2 eşleşme
Veşişa kanim yotseim mitsideha şeloşa kene menora mitsidah haehad uşeloşa kene menora mitsidah haşeni.
וְשִׁשָּׁ֣ה קָנִ֔ים יֹצְאִ֖ים מִצִּדֶּ֑יהָ שְׁלֹשָׁ֣ה ׀ קְנֵ֣י מְנֹרָ֗ה מִצִּדָּהּ֙ הָֽאֶחָ֔ד וּשְׁלֹשָׁה֙ קְנֵ֣י מְנֹרָ֔ה מִצִּדָּ֖הּ הַשֵּׁנִֽי׃
Yanlarından altı kol çıkıyordu: Menoranın bir yanından üç kol, öbür yanından üç kol.
Bu ayette 2 eşleşme
Şeloşa geviim meşukadim bakane haehad kaftor vaferah uşeloşa geviim meşukadim bekane ehad kaftor vafarah ken leşeşet hakanim hayotseim min hamenora.
שְׁלֹשָׁ֣ה גְ֠בִעִים מְֽשֻׁקָּדִ֞ים בַּקָּנֶ֣ה הָאֶחָד֮ כַּפְתֹּ֣ר וָפֶרַח֒ וּשְׁלֹשָׁ֣ה גְבִעִ֗ים מְשֻׁקָּדִ֛ים בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד כַּפְתֹּ֣ר וָפָ֑רַח כֵּ֚ן לְשֵׁ֣שֶׁת הַקָּנִ֔ים הַיֹּצְאִ֖ים מִן־הַמְּנֹרָֽה׃
Bir kolda badem biçiminde üç kadeh süsü, bir yumru ve bir çiçek; öbür kolda da badem biçiminde üç kadeh süsü, bir yumru ve bir çiçek vardı. Menoradan çıkan altı kol böyleydi.
Vayaas et mizbah haola atse şitim hameş amot orko vehameş amot rohbo ravua veşaloş amot komato.
וַיַּ֛עַשׂ אֶת־מִזְבַּ֥ח הָעֹלָ֖ה עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים חָמֵשׁ֩ אַמּ֨וֹת אָרְכּ֜וֹ וְחָֽמֵשׁ־אַמּ֤וֹת רָחְבּוֹ֙ רָב֔וּעַ וְשָׁלֹ֥שׁ אַמּ֖וֹת קֹמָתֽוֹ׃
Bütünüyle yakılan sunuların sunağını akasya ağacından yaptı. Uzunluğu beş arşın, genişliği beş arşındı; kareydi. Yüksekliği üç arşındı.
Temel kelimeler (lemmalar)
a three
115 kullanım · 100 ayet
thirty
68 kullanım · 67 ayet
third
31 kullanım · 29 ayet
three days ago
11 kullanım · 11 ayet
pertaining to the third
5 kullanım · 5 ayet
do a third time
4 kullanım · 2 ayet
adjutant
2 kullanım · 2 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.