Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
three; thirty
Dilbilgisel yapı: asıl sayı, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 28 kez
Teknik kod
HAcfsaTORA’DA KELİME
üç
Bu İbranice biçim Tora’da 28 kez, 27 farklı ayette görülür.
Vayithaleh hanoh et haelohim ahare holido et metuşelah şeloş meot şana vayoled banim uvanot.
וַיִּתְהַלֵּ֨ךְ חֲנ֜וֹךְ אֶת־הָֽאֱלֹהִ֗ים אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־מְתוּשֶׁ֔לַח שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Hanoh, Metuşelah’ın doğumundan sonra üç yüz yıl Tanrı ile yürüdü; oğulları ve kızları oldu.
Veze aşer taase otah şeloş meot ama oreh hateva hamişim ama rohbah uşeloşim ama komatah.
וְזֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר תַּֽעֲשֶׂ֖ה אֹתָ֑הּ שְׁלֹ֧שׁ מֵא֣וֹת אַמָּ֗ה אֹ֚רֶךְ הַתֵּבָ֔ה חֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ רָחְבָּ֔הּ וּשְׁלֹשִׁ֥ים אַמָּ֖ה קוֹמָתָֽהּ׃
Onu şöyle yapacaksın: Geminin uzunluğu üç yüz arşın, genişliği elli arşın, yüksekliği otuz arşın olacak.
Vayehi noah ahar hamabul şeloş meot şana vahamişim şana.
וַֽיְחִי־נֹ֖חַ אַחַ֣ר הַמַּבּ֑וּל שְׁלֹ֤שׁ מֵאוֹת֙ שָׁנָ֔ה וַֽחֲמִשִּׁ֖ים שָׁנָֽה׃
Noah tufandan sonra üç yüz elli yıl yaşadı.
Vayehi arpahşad ahare holido et şelah şaloş şanim vearba meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִ֣י אַרְפַּכְשַׁ֗ד אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־שֶׁ֔לַח שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)
Arpahşad, Şelah’ın doğumundan sonra dört yüz üç yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayehi şelah ahare holido et ever şaloş şanim vearba meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־שֶׁ֗לַח אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־עֵ֔בֶר שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)
Şelah, Ever’in doğumundan sonra dört yüz üç yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Veyişmael beno ben şeloş esre şana behimolo et besar orlato.
וְיִשְׁמָעֵ֣אל בְּנ֔וֹ בֶּן־שְׁלֹ֥שׁ עֶשְׂרֵ֖ה שָׁנָ֑ה בְּהִ֨מֹּל֔וֹ אֵ֖ת בְּשַׂ֥ר עָרְלָתֽוֹ׃
Oğlu Yişmael sünnet derisinin eti kesildiğinde on üç yaşındaydı.
Vayemaher avraham haohela el sara vayomer mahari şeloş seim kemah solet luşi vaasi ugot.
וַיְמַהֵ֧ר אַבְרָהָ֛ם הָאֹ֖הֱלָה אֶל־שָׂרָ֑ה וַיֹּ֗אמֶר מַהֲרִ֞י שְׁלֹ֤שׁ סְאִים֙ קֶ֣מַח סֹ֔לֶת ל֖וּשִׁי וַעֲשִׂ֥י עֻגֽוֹת׃
Avraam aceleyle çadıra, Sara’nın yanına gidip, “Çabuk, üç sea ince un al, yoğur ve ekmekler yap!” dedi.
Lehulam natan laiş halifot semalot ulevinyamin natan şeloş meot kesef vehameş halifot semalot.
לְכֻלָּ֥ם נָתַ֛ן לָאִ֖ישׁ חֲלִפ֣וֹת שְׂמָלֹ֑ת וּלְבִנְיָמִ֤ן נָתַן֙ שְׁלֹ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְחָמֵ֖שׁ חֲלִפֹ֥ת שְׂמָלֹֽת׃
Her birine birer takım giysi verdi. Binyamin’e ise üç yüz gümüş ve beş takım giysi verdi.
Uvene kehat amram veyitshar vehevron veuziel uşene haye kehat şaloş uşeloşim umeat şana.
וּבְנֵ֣י קְהָ֔ת עַמְרָ֣ם וְיִצְהָ֔ר וְחֶבְר֖וֹן וְעֻזִּיאֵ֑ל וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י קְהָ֔ת שָׁלֹ֧שׁ וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Kehat’ın oğulları Amram, Yitshar, Hevron ve Uziel. Kehat yüz otuz üç yıl yaşadı.
Umoşe ben şemonim şana veaharon ben şaloş uşemonim şana bedaberam el paro.
וּמֹשֶׁה֙ בֶּן־שְׁמֹנִ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַֽהֲרֹ֔ן בֶּן־שָׁלֹ֥שׁ וּשְׁמֹנִ֖ים שָׁנָ֑ה בְּדַבְּרָ֖ם אֶל־פַּרְעֹֽה׃ (פ)
Firavun’la konuştuklarında Moşe seksen, Aaron seksen üç yaşındaydı.
Veim şelaş ele lo yaase lah veyatsea hinam en kasef.
וְאִם־שְׁלָ֨שׁ־אֵ֔לֶּה לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה לָ֑הּ וְיָצְאָ֥ה חִנָּ֖ם אֵ֥ין כָּֽסֶף׃ (ס)
Onun için bu üç şeyi yerine getirmezse kız hiçbir bedel ödemeden, parasız olarak çıkacak.
Şaloş regalim tahog li başana.
שָׁלֹ֣שׁ רְגָלִ֔ים תָּחֹ֥ג לִ֖י בַּשָּׁנָֽה׃
Yılda üç kez benim için bayram yapacaksın.
Şaloş peamim başana yerae kol zehureha el pene haadon Adonay.
שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָ֑ה יֵרָאֶה֙ כָּל־זְכ֣וּרְךָ֔ אֶל־פְּנֵ֖י הָאָדֹ֥ן ׀ יְהוָֽה׃
Yılda üç kez bütün erkeklerin Efendi Adonay’ın huzuruna çıkacak.
Şaloş peamim başana yerae kol zehureha et pene haadon Adonay elohe yisrael.
שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָ֑ה יֵרָאֶה֙ כָּל־זְכ֣וּרְךָ֔ אֶת־פְּנֵ֛י הָֽאָדֹ֥ן ׀ יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Bütün erkeklerin yılda üç kez Efendi’nin, İsrael’in Tanrısı Adonay’ın önüne çıkacak.
Ki oriş goyim mipaneha vehirhavti et gevuleha velo yahmod iş et artseha baaloteha leraot et pene Adonay eloheha şaloş peamim başana.
כִּֽי־אוֹרִ֤ישׁ גּוֹיִם֙ מִפָּנֶ֔יךָ וְהִרְחַבְתִּ֖י אֶת־גְּבוּלֶ֑ךָ וְלֹא־יַחְמֹ֥ד אִישׁ֙ אֶֽת־אַרְצְךָ֔ בַּעֲלֹֽתְךָ֗ לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָֽה׃
Çünkü ulusları önünden kovacak, sınırlarını genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrın Adonay’ın önüne çıkmak için gittiğinde hiç kimse ülkene göz dikmeyecek.
Vehi tavou el haarets unetatem kol ets maahal vaaraltem orlato et piryo şaloş şanim yihye lahem arelim lo yeahel.
וְכִי־תָבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֗רֶץ וּנְטַעְתֶּם֙ כָּל־עֵ֣ץ מַאֲכָ֔ל וַעֲרַלְתֶּ֥ם עָרְלָת֖וֹ אֶת־פִּרְי֑וֹ שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֗ים יִהְיֶ֥ה לָכֶ֛ם עֲרֵלִ֖ים לֹ֥א יֵאָכֵֽל׃
Ülkeye girdiğinizde her türlü meyve ağacını dikip meyvesini size kapalı sayacaksınız. Üç yıl size kapalı olacak; yenmeyecek.
Vayiftah Adonay et pi haaton vatomer levilam me asiti leha ki hikitani ze şaloş regalim.
וַיִּפְתַּ֥ח יְהוָ֖ה אֶת־פִּ֣י הָאָת֑וֹן וַתֹּ֤אמֶר לְבִלְעָם֙ מֶה־עָשִׂ֣יתִֽי לְךָ֔ כִּ֣י הִכִּיתַ֔נִי זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ רְגָלִֽים׃
Adonay dişi eşeğin ağzını açtı. Eşek Bilam’a, “Sana ne yaptım da beni üç kez dövdün?” dedi.
Vatirani haaton vatet lefanay ze şaloş regalim ulay nateta mipanay ki ata gam oteha haragti veotah heheyeti.
וַתִּרְאַ֙נִי֙ הָֽאָת֔וֹן וַתֵּ֣ט לְפָנַ֔י זֶ֖ה שָׁלֹ֣שׁ רְגָלִ֑ים אוּלַי֙ נָטְתָ֣ה מִפָּנַ֔י כִּ֥י עַתָּ֛ה גַּם־אֹתְכָ֥ה הָרַ֖גְתִּי וְאוֹתָ֥הּ הֶחֱיֵֽיתִי׃
Eşek beni gördü ve üç kez önümden saptı. Önümden sapmasaydı şimdi seni öldürmüş, onu ise sağ bırakmış olurdum.”
Vayihar af balak el bilam vayispok et kapav vayomer balak el bilam lakov oyevay keratiha vehine berahta vareh ze şaloş peamim.
וַיִּֽחַר־אַ֤ף בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיִּסְפֹּ֖ק אֶת־כַּפָּ֑יו וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם לָקֹ֤ב אֹֽיְבַי֙ קְרָאתִ֔יךָ וְהִנֵּה֙ בֵּרַ֣כְתָּ בָרֵ֔ךְ זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִֽים׃
Balak, Bilam’a öfkelendi ve ellerini birbirine vurdu. Bilam’a şöyle dedi: “Düşmanlarıma lanet etmen için seni çağırdım, sen ise üç kez onları bol bol kutsadın!
Vatehi hamehetsa helek hayotseim batsava mispar hatson şeloş meot elef uşeloşim elef veşivat alafim vahameş meot.
וַתְּהִי֙ הַֽמֶּחֱצָ֔ה חֵ֕לֶק הַיֹּצְאִ֖ים בַּצָּבָ֑א מִסְפַּ֣ר הַצֹּ֗אן שְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ וּשְׁלֹשִׁ֣ים אֶ֔לֶף וְשִׁבְעַ֥ת אֲלָפִ֖ים וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃
Savaşa çıkanların payı olan yarı, davar sayısı bakımından üç yüz otuz yedi bin beş yüzdü.
Vatehi mehetsat haeda min hatson şeloş meot elef uşeloşim elef şivat alafim vahameş meot.
וַתְּהִ֛י מֶחֱצַ֥ת הָעֵדָ֖ה מִן־הַצֹּ֑אן שְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ וּשְׁלֹשִׁ֣ים אֶ֔לֶף שִׁבְעַ֥ת אֲלָפִ֖ים וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃
Topluluğun yarısı üç yüz otuz yedi bin beş yüz davar,
Veaharon ben şaloş veesrim umeat şana bemoto behor hahar.
וְאַהֲרֹ֔ן בֶּן־שָׁלֹ֧שׁ וְעֶשְׂרִ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה בְּמֹת֖וֹ בְּהֹ֥ר הָהָֽר׃ (ס)
Aaron, Hor Dağı’nda öldüğünde yüz yirmi üç yaşındaydı.
Bu ayette 2 kez
Et şeloş hearim titenu meever layarden veet şeloş hearim titenu beerets kenaan are miklat tihyena.
אֵ֣ת ׀ שְׁלֹ֣שׁ הֶעָרִ֗ים תִּתְּנוּ֙ מֵעֵ֣בֶר לַיַּרְדֵּ֔ן וְאֵת֙ שְׁלֹ֣שׁ הֶֽעָרִ֔ים תִּתְּנ֖וּ בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן עָרֵ֥י מִקְלָ֖ט תִּהְיֶֽינָה׃
Üç şehri Yarden’in bu yanında, üç şehri Kenaan ülkesinde ayıracaksınız. Bunlar sığınma şehirleri olacak.
Az yavdil moşe şaloş arim beever hayarden mizreha şameş.
אָ֣ז יַבְדִּ֤יל מֹשֶׁה֙ שָׁלֹ֣שׁ עָרִ֔ים בְּעֵ֖בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן מִזְרְחָ֖ה שָֽׁמֶשׁ׃
O zaman Moşe, Yarden’in ötesinde, gün doğusu tarafında üç şehir ayırdı.
Miktse şaloş şanim totsi et kol masar tevuateha başana hahi vehinahta bişareha.
מִקְצֵ֣ה ׀ שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֗ים תּוֹצִיא֙ אֶת־כָּל־מַעְשַׂר֙ תְּבוּאָ֣תְךָ֔ בַּשָּׁנָ֖ה הַהִ֑וא וְהִנַּחְתָּ֖ בִּשְׁעָרֶֽיךָ׃
Her üç yılın sonunda, o yılın ürününün bütün ondalığını çıkarıp kendi şehirlerinde bırakacaksın.
Al ken anohi metsaveha lemor şaloş arim tavdil lah.
עַל־כֵּ֛ן אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ לֵאמֹ֑ר שָׁלֹ֥שׁ עָרִ֖ים תַּבְדִּ֥יל לָֽךְ׃ (ס)
Bu yüzden sana, 'Kendin için üç kent ayır' diye buyuruyorum.
Ki tişmor et kol hamitsva hazot laasotah aşer anohi metsaveha hayom leahava et Adonay eloheha velalehet bidrahav kol hayamim veyasafta leha od şaloş arim al haşaloş haele.
כִּֽי־תִשְׁמֹר֩ אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֨ה הַזֹּ֜את לַעֲשֹׂתָ֗הּ אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֣י מְצַוְּךָ֮ הַיּוֹם֒ לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ וְלָלֶ֥כֶת בִּדְרָכָ֖יו כָּל־הַיָּמִ֑ים וְיָסַפְתָּ֨ לְךָ֥ עוֹד֙ שָׁלֹ֣שׁ עָרִ֔ים עַ֖ל הַשָּׁלֹ֥שׁ הָאֵֽלֶּה׃
bugün sana buyurduğum bütün bu buyrukları yerine getirmeye özen gösterir, Tanrın Adonay'ı sever ve her zaman Onun yollarında yürürsen, bu üç kente üç kent daha ekleyeceksin.
Dilbilgisel çözümleme
three; thirty
Dilbilgisel yapı: asıl sayı, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 28 kez
HAcfsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.