אֲשֶׁר
ki; -en/-an, ...olan; hangi, kim; nerede, ne zaman, nasıl; çünkü, zira; öyle ki
1691 kullanım · 1379 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1727 kez, 1404 farklı ayette görülür. Kök altında 8 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayar hoten moşe et kol aşer u ose laam vayomer ma hadavar haze aşer ata ose laam madua ata yoşev levadeha vehol haam nitsav aleha min boker ad arev.
וַיַּרְא֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה לָעָ֑ם וַיֹּ֗אמֶר מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה עֹשֶׂה֙ לָעָ֔ם מַדּ֗וּעַ אַתָּ֤ה יוֹשֵׁב֙ לְבַדֶּ֔ךָ וְכָל־הָעָ֛ם נִצָּ֥ב עָלֶ֖יךָ מִן־בֹּ֥קֶר עַד־עָֽרֶב׃
Moşe’nin kayınpederi, onun halk için yaptığı her şeyi görünce, “Halk için yaptığın bu iş nedir?” dedi. “Neden yalnız sen oturuyorsun da bütün halk sabahtan akşama kadar önünde bekliyor?”
Vayomer hoten moşe elav lo tov hadavar aşer ata ose.
וַיֹּ֛אמֶר חֹתֵ֥ן מֹשֶׁ֖ה אֵלָ֑יו לֹא־טוֹב֙ הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה׃
Moşe’nin kayınpederi ona şöyle dedi: “Yaptığın iş iyi değil.
Navol tibol gam ata gam haam haze aşer imah ki haved mimeha hadavar lo tuhal asou levadeha.
נָבֹ֣ל תִּבֹּ֔ל גַּם־אַתָּ֕ה גַּם־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עִמָּ֑ךְ כִּֽי־כָבֵ֤ד מִמְּךָ֙ הַדָּבָ֔ר לֹא־תוּכַ֥ל עֲשֹׂ֖הוּ לְבַדֶּֽךָ׃
Hem sen hem de yanındaki bu halk iyice yıpranacaksınız. Bu iş sana fazla ağır geliyor; onu tek başına yapamazsın.
Vehizharta ethem et hahukim veet hatorot vehodata lahem et hadereh yelehu vah veet hamaase aşer yaasun.
וְהִזְהַרְתָּ֣ה אֶתְהֶ֔ם אֶת־הַחֻקִּ֖ים וְאֶת־הַתּוֹרֹ֑ת וְהוֹדַעְתָּ֣ לָהֶ֗ם אֶת־הַדֶּ֙רֶךְ֙ יֵ֣לְכוּ בָ֔הּ וְאֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֖ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲשֽׂוּן׃
Onlara yasaları ve öğretileri bildir; yürümeleri gereken yolu ve yapmaları gereken işi göster.
Vayişma moşe lekol hoteno vayaas kol aşer amar.
וַיִּשְׁמַ֥ע מֹשֶׁ֖ה לְק֣וֹל חֹתְנ֑וֹ וַיַּ֕עַשׂ כֹּ֖ל אֲשֶׁ֥ר אָמָֽר׃
Moşe kayınpederinin sözünü dinledi ve söylediği her şeyi yaptı.
Atem reitem aşer asiti lemitsrayim vaesa ethem al kanfe neşarim vaavi ethem elay.
אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי לְמִצְרָ֑יִם וָאֶשָּׂ֤א אֶתְכֶם֙ עַל־כַּנְפֵ֣י נְשָׁרִ֔ים וָאָבִ֥א אֶתְכֶ֖ם אֵלָֽי׃
‘Mısır’a ne yaptığımı gördünüz. Sizi kartal kanatları üzerinde taşıyıp kendime getirdim.
Veatem tihyu li mamlehet kohanim vegoy kadoş ele hadevarim aşer tedaber el bene yisrael.
וְאַתֶּ֧ם תִּהְיוּ־לִ֛י מַמְלֶ֥כֶת כֹּהֲנִ֖ים וְג֣וֹי קָד֑וֹשׁ אֵ֚לֶּה הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Siz benim için bir kâhinler krallığı ve kutsal bir ulus olacaksınız.’ İsrael oğullarına söyleyeceğin sözler bunlardır.”
Vayavo moşe vayikra lezikne haam vayasem lifnehem et kol hadevarim haele aşer tsivau Adonay.
וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֔ה וַיִּקְרָ֖א לְזִקְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵיהֶ֗ם אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יְהוָֽה׃
Moşe gelip halkın ileri gelenlerini çağırdı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu bütün bu sözleri önlerine koydu.
Vayaanu hol haam yahdav vayomeru kol aşer diber Adonay naase vayaşev moşe et divre haam el Adonay.
וַיַּעֲנ֨וּ כָל־הָעָ֤ם יַחְדָּו֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֹּ֛ל אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶׂ֑ה וַיָּ֧שֶׁב מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃
Bütün halk birlikte, “Adonay’ın söylediği her şeyi yapacağız” diye karşılık verdi. Moşe halkın sözlerini Adonay’a iletti.
Vayehi vayom haşelişi biheyot haboker vayehi kolot uverakim veanan kaved al hahar vekol şofar hazak meod vayeherad kol haam aşer bamahane.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Üçüncü günün sabahı gök gürültüleri ve şimşekler vardı. Dağın üzerinde yoğun bir bulut, çok güçlü bir şofar sesi vardı. Ordugâhtaki bütün halk titredi.
Vehar sinay aşan kulo mipene aşer yarad alav Adonay baeş vayaal aşano keeşen hakivşan vayeherad kol hahar meod.
וְהַ֤ר סִינַי֙ עָשַׁ֣ן כֻּלּ֔וֹ מִ֠פְּנֵי אֲשֶׁ֨ר יָרַ֥ד עָלָ֛יו יְהוָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וַיַּ֤עַל עֲשָׁנוֹ֙ כְּעֶ֣שֶׁן הַכִּבְשָׁ֔ן וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָהָ֖ר מְאֹֽד׃
Sinay Dağı’nın her yanından duman çıkıyordu; çünkü Adonay onun üzerine ateş içinde inmişti. Dumanı bir fırının dumanı gibi yükseliyordu ve bütün dağ şiddetle titriyordu.
Anohi Adonay eloheha aşer hotsetiha meerets mitsrayim mibet avadim.
אָֽנֹכִ֖י֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑֔יךָ אֲשֶׁ֧ר הוֹצֵאתִ֛יךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם מִבֵּ֣֥ית עֲבָדִֽ֑ים׃
“Ben seni Mısır ülkesinden, kölelik evinden çıkaran Tanrın Adonay’ım.
Bu ayette 3 eşleşme
Lo taase leha fesel vehol temuna aşer başamayim mimaal vaaşer baarets mitaahat vaaşer bamayim mitahat laarets.
לֹֽ֣א תַֽעֲשֶׂ֨ה־לְךָ֥֣ פֶ֣֙סֶל֙ ׀ וְכָל־תְּמוּנָ֡֔ה אֲשֶׁ֤֣ר בַּשָּׁמַ֣֙יִם֙ ׀ מִמַּ֡֔עַל וַֽאֲשֶׁ֥ר֩ בָּאָ֖֨רֶץ מִתַָּ֑֜חַת וַאֲשֶׁ֥֣ר בַּמַּ֖֣יִם ׀ מִתַּ֥֣חַת לָאָֽ֗רֶץ
Kendine oyma bir put ya da yukarıda göklerde, aşağıda yerde veya yerin altındaki sularda bulunan herhangi bir şeyin tasvirini yapmayacaksın.
Lo tisa et şem Adonay eloheha laşav ki lo yenake Adonay et aşer yisa et şemo laşav.
לֹ֥א תִשָּׂ֛א אֶת־שֵֽׁם־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לַשָּׁ֑וְא כִּ֣י לֹ֤א יְנַקֶּה֙ יְהוָ֔ה אֵ֛ת אֲשֶׁר־יִשָּׂ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ לַשָּֽׁוְא׃ (פ)
Tanrın Adonay’ın adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü Adonay, adını boş yere ağzına alanı cezasız bırakmaz.
Veyom haşevii şabat ladonay eloheha lo taase hol melaha ata uvinha uviteha avdeha vaamateha uvehemteha vegereha aşer bişareha.
וְי֙וֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔֜י שַׁבָּ֖֣ת ׀ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑֗יךָ לֹֽ֣א־תַעֲשֶׂ֣֨ה כָל־מְלָאכָ֡֜ה אַתָּ֣ה ׀ וּבִנְךָֽ֣־וּ֠בִתֶּ֗ךָ עַבְדְּךָ֤֨ וַאֲמָֽתְךָ֜֙ וּבְהֶמְתֶּ֔֗ךָ וְגֵרְךָ֖֙ אֲשֶׁ֥֣ר בִּשְׁעָרֶֽ֔יךָ
Ama yedinci gün Tanrın Adonay için Şabat’tır. Sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen, hayvanın ve kapılarının içinde yaşayan yabancın hiçbir iş yapmayacaksınız.
Ki şeşet yamim asa Adonay et haşamayim veet haarets et hayam veet kol aşer bam vayanah bayom haşevii al ken berah Adonay et yom haşabat vayekadeşeu.
כִּ֣י שֵֽׁשֶׁת־יָמִים֩ עָשָׂ֨ה יְהוָ֜ה אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֗רֶץ אֶת־הַיָּם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֔ם וַיָּ֖נַח בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י עַל־כֵּ֗ן בֵּרַ֧ךְ יְהוָ֛ה אֶת־י֥וֹם הַשַּׁבָּ֖ת וַֽיְקַדְּשֵֽׁהוּ׃ (ס)
Çünkü Adonay altı günde gökleri, yeri, denizi ve onlarda bulunan her şeyi yaptı; yedinci gün dinlendi. Bu yüzden Adonay Şabat gününü kutsadı ve onu kutsal kıldı.
Kabed et aviha veet imeha lemaan yaarihun yameha al haadama aşer Adonay eloheha noten lah.
כַּבֵּ֥ד אֶת־אָבִ֖יךָ וְאֶת־אִמֶּ֑ךָ לְמַ֙עַן֙ יַאֲרִכ֣וּן יָמֶ֔יךָ עַ֚ל הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃ (ס)
Babana ve annene saygı göster ki Tanrın Adonay’ın sana verdiği toprakta günlerin uzun olsun.
Lo tahmod bet reeha lo tahmod eşet reeha veavdo vaamato veşoro vahamoro vehol aşer lereeha.
לֹ֥א תַחְמֹ֖ד בֵּ֣ית רֵעֶ֑ךָ לֹֽא־תַחְמֹ֞ד אֵ֣שֶׁת רֵעֶ֗ךָ וְעַבְדּ֤וֹ וַאֲמָתוֹ֙ וְשׁוֹר֣וֹ וַחֲמֹר֔וֹ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר לְרֵעֶֽךָ׃ (פ)
Komşunun evine göz dikmeyeceksin. Komşunun eşine, kölesine, cariyesine, öküzüne, eşeğine, komşuna ait hiçbir şeye göz dikmeyeceksin.”
Vayaamod haam merahok umoşe nigaş el haarafel aşer şam haelohim.
וַיַּעֲמֹ֥ד הָעָ֖ם מֵרָחֹ֑ק וּמֹשֶׁה֙ נִגַּ֣שׁ אֶל־הָֽעֲרָפֶ֔ל אֲשֶׁר־שָׁ֖ם הָאֱלֹהִֽים׃ (פ)
Halk uzakta durdu. Moşe ise Tanrı’nın bulunduğu koyu karanlığa yaklaştı.
Mizbah adama taase li vezavahta alav et oloteha veet şelameha et tsoneha veet bekareha behol hamakom aşer azkir et şemi avo eleha uverahtiha.
מִזְבַּ֣ח אֲדָמָה֮ תַּעֲשֶׂה־לִּי֒ וְזָבַחְתָּ֣ עָלָ֗יו אֶת־עֹלֹתֶ֙יךָ֙ וְאֶת־שְׁלָמֶ֔יךָ אֶת־צֹֽאנְךָ֖ וְאֶת־בְּקָרֶ֑ךָ בְּכָל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אַזְכִּ֣יר אֶת־שְׁמִ֔י אָב֥וֹא אֵלֶ֖יךָ וּבֵרַכְתִּֽיךָ׃
Bana topraktan bir sunak yapacaksın. Üzerinde davarlarından ve sığırlarından bütünüyle yakılan sunularını ve esenlik kurbanlarını keseceksin. Adımı andırdığım her yerde sana gelecek ve seni kutsayacağım.
Velo taale vemaalot al mizbehi aşer lo tigale ervateha alav.
וְלֹֽא־תַעֲלֶ֥ה בְמַעֲלֹ֖ת עַֽל־מִזְבְּחִ֑י אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־תִגָּלֶ֥ה עֶרְוָתְךָ֖ עָלָֽיו׃ (פ)
Sunağıma basamaklarla çıkmayacaksın; üzerinde çıplaklığın görünmesin.’”
Veele hamişpatim aşer tasim lifnehem.
וְאֵ֙לֶּה֙ הַמִּשְׁפָּטִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תָּשִׂ֖ים לִפְנֵיהֶֽם׃
“Önlerine koyacağın hükümler şunlardır:
İm raa beene adoneha aşer lo yeadah vehefdah leam naheri lo yimşol lemaherah bevigdo vah.
אִם־רָעָ֞ה בְּעֵינֵ֧י אֲדֹנֶ֛יהָ אֲשֶׁר־לא [ל֥וֹ] יְעָדָ֖הּ וְהֶפְדָּ֑הּ לְעַ֥ם נָכְרִ֛י לֹא־יִמְשֹׁ֥ל לְמָכְרָ֖הּ בְּבִגְדוֹ־בָֽהּ׃
Efendisi onu kendisine eş olarak ayırmış ama sonra beğenmemişse, onun bedel ödenerek kurtarılmasına izin verecek. Ona sadakatsizlik ettiği için onu yabancı bir halka satmaya hakkı yoktur.
Bu ayette 2 eşleşme
Vaaşer lo tsada vehaelohim ina leyado vesamti leha makom aşer yanus şama.
וַאֲשֶׁר֙ לֹ֣א צָדָ֔ה וְהָאֱלֹהִ֖ים אִנָּ֣ה לְיָד֑וֹ וְשַׂמְתִּ֤י לְךָ֙ מָק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יָנ֖וּס שָֽׁמָּה׃ (ס)
Ama bunu tasarlamadıysa, Tanrı olayın onun eliyle gerçekleşmesine izin verdiyse, sana onun kaçabileceği bir yer belirleyeceğim.
İm kofer yuşat alav venatan pidyon nafşo kehol aşer yuşat alav.
אִם־כֹּ֖פֶר יוּשַׁ֣ת עָלָ֑יו וְנָתַן֙ פִּדְיֹ֣ן נַפְשׁ֔וֹ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־יוּשַׁ֖ת עָלָֽיו׃
Kendisine bir kurtulma bedeli konursa canının karşılığı olarak belirlenen bedelin tamamını ödeyecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Al kol devar peşa al şor al hamor al se al salma al kol aveda aşer yomar ki u ze ad haelohim yavo devar şenehem aşer yarşiun Elohim yeşalem şenayim lereeu.
עַֽל־כָּל־דְּבַר־פֶּ֡שַׁע עַל־שׁ֡וֹר עַל־חֲ֠מוֹר עַל־שֶׂ֨ה עַל־שַׂלְמָ֜ה עַל־כָּל־אֲבֵדָ֗ה אֲשֶׁ֤ר יֹאמַר֙ כִּי־ה֣וּא זֶ֔ה עַ֚ד הָֽאֱלֹהִ֔ים יָבֹ֖א דְּבַר־שְׁנֵיהֶ֑ם אֲשֶׁ֤ר יַרְשִׁיעֻן֙ אֱלֹהִ֔ים יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנַ֖יִם לְרֵעֵֽהוּ׃ (ס)
Öküz, eşek, davar, giysi ya da hakkında ‘İşte bu’ denilen herhangi bir kayıp eşya konusunda, her türlü hak ihlalinde, iki tarafın meselesi yargıçlara gelecek. Yargıçların suçlu bulduğu kişi komşusuna iki katını ödeyecek.
Vehi yefate iş betula aşer lo orasa veşahav imah mahor yimharena lo leişa.
וְכִֽי־יְפַתֶּ֣ה אִ֗ישׁ בְּתוּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־אֹרָ֖שָׂה וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ מָהֹ֛ר יִמְהָרֶ֥נָּה לּ֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Bir adam nişanlı olmayan bir bakireyi baştan çıkarıp onunla yatarsa, mutlaka evlilik bedelini ödeyip onu eş olarak alacak.
Uvehol aşer amarti alehem tişameru veşem Elohim aherim lo tazkiru lo yişama al piha.
וּבְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֲלֵיכֶ֖ם תִּשָּׁמֵ֑רוּ וְשֵׁ֨ם אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לֹ֣א תַזְכִּ֔ירוּ לֹ֥א יִשָּׁמַ֖ע עַל־פִּֽיךָ׃
Size söylediğim her şeyi dikkatle gözetin. Başka ilahların adını anmayın; ağzınızdan duyulmasın.
Vehag hakatsir bikure maaseha aşer tizra basade vehag haasif betset haşana beasepeha et maaseha min hasade.
וְחַ֤ג הַקָּצִיר֙ בִּכּוּרֵ֣י מַעֲשֶׂ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּזְרַ֖ע בַּשָּׂדֶ֑ה וְחַ֤ג הָֽאָסִף֙ בְּצֵ֣את הַשָּׁנָ֔ה בְּאָסְפְּךָ֥ אֶֽת־מַעֲשֶׂ֖יךָ מִן־הַשָּׂדֶֽה׃
Tarlaya ektiğin emeğinin ilk ürünleriyle Hasat Bayramı’nı ve yılın sonunda, emeğinin ürünlerini tarladan topladığında Ürün Toplama Bayramı’nı kutlayacaksın.
Hine anohi şoleah malah lefaneha lişmareha badareh velahaviaha el hamakom aşer hahinoti.
הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י שֹׁלֵ֤חַ מַלְאָךְ֙ לְפָנֶ֔יךָ לִשְׁמָרְךָ֖ בַּדָּ֑רֶךְ וְלַהֲבִ֣יאֲךָ֔ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁ֥ר הֲכִנֹֽתִי׃
İşte, seni yolda koruması ve hazırladığım yere getirmesi için önünden bir melek gönderiyorum.
Ki im şamoa tişma bekolo veasita kol aşer adaber veayavti et oyeveha vetsarti et tsorereha.
כִּ֣י אִם־שָׁמֹ֤עַ תִּשְׁמַע֙ בְּקֹל֔וֹ וְעָשִׂ֕יתָ כֹּ֖ל אֲשֶׁ֣ר אֲדַבֵּ֑ר וְאָֽיַבְתִּי֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ וְצַרְתִּ֖י אֶת־צֹרְרֶֽיךָ׃
Ama onun sözünü dikkatle dinler ve söylediğim her şeyi yaparsan, düşmanlarına düşman olacak, sana karşı çıkanlara karşı çıkacağım.
Et emati aşalah lefaneha vehamoti et kol haam aşer tavo bahem venatati et kol oyeveha eleha oref.
אֶת־אֵֽימָתִי֙ אֲשַׁלַּ֣ח לְפָנֶ֔יךָ וְהַמֹּתִי֙ אֶת־כָּל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר תָּבֹ֖א בָּהֶ֑ם וְנָתַתִּ֧י אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֛יךָ אֵלֶ֖יךָ עֹֽרֶף׃
Dehşetimi önünden göndereceğim. Karşılaşacağın bütün halkları kargaşaya düşüreceğim; bütün düşmanlarının sana sırt çevirip kaçmasını sağlayacağım.
Meat meat agareşenu mipaneha ad aşer tifre venahalta et haarets.
מְעַ֥ט מְעַ֛ט אֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִפָּנֶ֑יךָ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר תִּפְרֶ֔ה וְנָחַלְתָּ֖ אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Sen çoğalıp ülkeyi mülk edininceye kadar onları önünden yavaş yavaş kovacağım.
Vayavo moşe vayesaper laam et kol divre Adonay veet kol hamişpatim vayaan kol haam kol ehad vayomeru kol hadevarim aşer diber Adonay naase.
וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֗ה וַיְסַפֵּ֤ר לָעָם֙ אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וְאֵ֖ת כָּל־הַמִּשְׁפָּטִ֑ים וַיַּ֨עַן כָּל־הָעָ֜ם ק֤וֹל אֶחָד֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כָּל־הַדְּבָרִ֛ים אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶֽׂה׃
Moşe gelip Adonay’ın bütün sözlerini ve bütün hükümleri halka anlattı. Bütün halk tek sesle, “Adonay’ın söylediği bütün sözleri yerine getireceğiz” diye karşılık verdi.
Vayikah sefer haberit vayikra beozne haam vayomeru kol aşer diber Adonay naase venişma.
וַיִּקַּח֙ סֵ֣פֶר הַבְּרִ֔ית וַיִּקְרָ֖א בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֹּ֛ל אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶׂ֥ה וְנִשְׁמָֽע׃
Antlaşma kitabını alıp halkın duyacağı şekilde okudu. “Adonay’ın söylediği her şeyi yapacağız ve dinleyeceğiz” dediler.
Vayikah moşe et hadam vayizrok al haam vayomer hine dam haberit aşer karat Adonay imahem al kol hadevarim haele.
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־הַדָּ֔ם וַיִּזְרֹ֖ק עַל־הָעָ֑ם וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה דַֽם־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁ֨ר כָּרַ֤ת יְהוָה֙ עִמָּכֶ֔ם עַ֥ל כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Moşe kanı alıp halkın üzerine serpti ve “İşte, Adonay’ın bütün bu sözler üzerine sizinle yaptığı antlaşmanın kanı” dedi.
Vayomer Adonay el moşe ale elay hahara vehye şam veetena leha et luhot haeven vehatora vehamitsva aşer katavti lehorotam.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲלֵ֥ה אֵלַ֛י הָהָ֖רָה וֶהְיֵה־שָׁ֑ם וְאֶתְּנָ֨ה לְךָ֜ אֶת־לֻחֹ֣ת הָאֶ֗בֶן וְהַתּוֹרָה֙ וְהַמִּצְוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר כָּתַ֖בְתִּי לְהוֹרֹתָֽם׃
Adonay, Moşe’ye, “Dağa, yanıma çık ve orada kal” dedi. “Onlara öğretmek için yazdığım taş levhaları, yasayı ve buyruğu sana vereceğim.”
Veel hazekenim amar şevu lanu vaze ad aşer naşuv alehem vehine aharon vehur imahem mi vaal devarim yigaş alehem.
וְאֶל־הַזְּקֵנִ֤ים אָמַר֙ שְׁבוּ־לָ֣נוּ בָזֶ֔ה עַ֥ד אֲשֶׁר־נָשׁ֖וּב אֲלֵיכֶ֑ם וְהִנֵּ֨ה אַהֲרֹ֤ן וְחוּר֙ עִמָּכֶ֔ם מִי־בַ֥עַל דְּבָרִ֖ים יִגַּ֥שׁ אֲלֵהֶֽם׃
İleri gelenlere, “Size dönünceye kadar burada bizi bekleyin” demişti. “Aaron ile Hur yanınızda. Meselesi olan onlara başvursun.”
Daber el bene yisrael veyikhu li teruma meet kol iş aşer yidevenu libo tikhu et terumati.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְיִקְחוּ־לִ֖י תְּרוּמָ֑ה מֵאֵ֤ת כָּל־אִישׁ֙ אֲשֶׁ֣ר יִדְּבֶ֣נּוּ לִבּ֔וֹ תִּקְח֖וּ אֶת־תְּרוּמָתִֽי׃
“İsrael oğullarına söyle, Benim için bir bağış ayırsınlar. Gönlünden vermek gelen herkesten Bana ayrılan bağışı alacaksınız.
Vezot hateruma aşer tikhu meitam zahav vahesef unehoşet.
וְזֹאת֙ הַתְּרוּמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר תִּקְח֖וּ מֵאִתָּ֑ם זָהָ֥ב וָכֶ֖סֶף וּנְחֹֽשֶׁת׃
Onlardan alacağınız bağış şunlardır: Altın, gümüş ve bakır;
Kehol aşer ani mare oteha et tavnit hamişkan veet tavnit kol kelav vehen taasu.
כְּכֹ֗ל אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מַרְאֶ֣ה אוֹתְךָ֔ אֵ֚ת תַּבְנִ֣ית הַמִּשְׁכָּ֔ן וְאֵ֖ת תַּבְנִ֣ית כָּל־כֵּלָ֑יו וְכֵ֖ן תַּעֲשֽׂוּ׃ (ס)
Sana gösterdiğim her şeye, Mişkan’ın ve bütün eşyalarının örneğine tam olarak uygun yapacaksınız.
Venatata el haaron et haedut aşer eten eleha.
וְנָתַתָּ֖ אֶל־הָאָרֹ֑ן אֵ֚ת הָעֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֥ר אֶתֵּ֖ן אֵלֶֽיךָ׃
Sana vereceğim Tanıklığı sandığın içine koyacaksın.
Venatata et hakaporet al haaron milmaela veel haaron titen et haedut aşer eten eleha.
וְנָתַתָּ֧ אֶת־הַכַּפֹּ֛רֶת עַל־הָאָרֹ֖ן מִלְמָ֑עְלָה וְאֶל־הָ֣אָרֹ֔ן תִּתֵּן֙ אֶת־הָ֣עֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֥ר אֶתֵּ֖ן אֵלֶֽיךָ׃
Kapağı sandığın üstüne yerleştirecek, sana vereceğim Tanıklığı sandığın içine koyacaksın.
Bu ayette 2 eşleşme
Venoadti leha şam vedibarti iteha meal hakaporet miben şene hakeruvim aşer al aron haedut et kol aşer atsave oteha el bene yisrael.
וְנוֹעַדְתִּ֣י לְךָ֮ שָׁם֒ וְדִבַּרְתִּ֨י אִתְּךָ֜ מֵעַ֣ל הַכַּפֹּ֗רֶת מִבֵּין֙ שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֔ים אֲשֶׁ֖ר עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֑ת אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֧ר אֲצַוֶּ֛ה אוֹתְךָ֖ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Seninle orada buluşacağım. Kapağın üstünden, Tanıklık Sandığı üzerindeki iki keruvun arasından seninle konuşacak, İsrael oğulları için sana bütün buyruklarımı bildireceğim.
Veasita lo arba tabeot zahav venatata et hatabaot al arba hapeot aşer learba raglav.
וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וְנָתַתָּ֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו׃
Onun için dört altın halka yapacak, halkaları dört ayağının bulunduğu dört köşeye yerleştireceksin.
Veasita kearotav vehapotav ukesotav umenakiyotav aşer yusah bahen zahav tahor taase otam.
וְעָשִׂ֨יתָ קְּעָרֹתָ֜יו וְכַפֹּתָ֗יו וּקְשׂוֹתָיו֙ וּמְנַקִּיֹּתָ֔יו אֲשֶׁ֥ר יֻסַּ֖ךְ בָּהֵ֑ן זָהָ֥ב טָה֖וֹר תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָֽם׃
Masaya ait ekmek kalıplarını, kaşıklarını, ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları ve bunların desteklerini yapacaksın; bunları saf altından yapacaksın.
Uree vaase betavnitam aşer ata maree bahar.
וּרְאֵ֖ה וַעֲשֵׂ֑ה בְּתַ֨בְנִיתָ֔ם אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה מָרְאֶ֖ה בָּהָֽר׃ (ס)
Dikkat et, bunları sana dağda gösterilen örneklerine göre yap.
Hamişim lulaot taase bayria haehat vahamişim lulaot taase biktse hayeria aşer bamahberet haşenit makbilot halulaot işa el ahotah.
חֲמִשִּׁ֣ים לֻֽלָאֹ֗ת תַּעֲשֶׂה֮ בַּיְרִיעָ֣ה הָאֶחָת֒ וַחֲמִשִּׁ֣ים לֻֽלָאֹ֗ת תַּעֲשֶׂה֙ בִּקְצֵ֣ה הַיְרִיעָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בַּמַּחְבֶּ֣רֶת הַשֵּׁנִ֑ית מַקְבִּילֹת֙ הַלֻּ֣לָאֹ֔ת אִשָּׁ֖ה אֶל־אֲחֹתָֽהּ׃
Bir örtüde elli ilmek, ikinci örtü grubundaki örtünün kenarında da elli ilmek yapacaksın. İlmekler birbirinin karşısına gelecek.
Vahakemota et hamişkan kemişpato aşer hareeta bahar.
וַהֲקֵמֹתָ֖ אֶת־הַמִּשְׁכָּ֑ן כְּמִ֨שְׁפָּט֔וֹ אֲשֶׁ֥ר הָרְאֵ֖יתָ בָּהָֽר׃ (ס)
Mişkan’ı sana dağda gösterilen düzenine göre kuracaksın.
Beohel moed mihuts laparohet aşer al haedut yaaroh oto aharon uvanav meerev ad boker lifne Adonay hukat olam ledorotam meet bene yisrael.
בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵד֩ מִח֨וּץ לַפָּרֹ֜כֶת אֲשֶׁ֣ר עַל־הָעֵדֻ֗ת יַעֲרֹךְ֩ אֹת֨וֹ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו מֵעֶ֥רֶב עַד־בֹּ֖קֶר לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹ֣רֹתָ֔ם מֵאֵ֖ת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Buluşma Çadırı’nda, Tanıklığı örten perdenin dışında, Aaron ve oğulları onu akşamdan sabaha kadar Adonay’ın önünde yanacak biçimde hazırlayacaklar. Bu, İsrael oğullarının kuşaklar boyunca yerine getirecekleri kalıcı bir kuraldır.
Temel kelimeler (lemmalar)
ki; -en/-an, ...olan; hangi, kim; nerede, ne zaman, nasıl; çünkü, zira; öyle ki
1691 kullanım · 1379 ayet
Aşer (özel ad)
20 kullanım · 18 ayet
kim; kimden
6 kullanım · 5 ayet
Aşera; kutsal direk/ağaç kültü nesnesi
4 kullanım · 4 ayet
içinde bulunduğu; onda; ki onda
3 kullanım · 3 ayet
dosdoğru gitmek; ilerlemek
1 kullanım · 1 ayet
mutluluk; esenlik
1 kullanım · 1 ayet
mutluluk; esenlik
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.