Bu ayette 2 kez
Vehibes haosef et efer hapara et begadav vetame ad haarev vehayeta livne yisrael velager hagar betoham lehukat olam.
וְ֠כִבֶּס הָאֹסֵ֨ף אֶת־אֵ֤פֶר הַפָּרָה֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְטָמֵ֖א עַד־הָעָ֑רֶב וְֽהָיְתָ֞ה לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְלַגֵּ֛ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכָ֖ם לְחֻקַּ֥ת עוֹלָֽם׃
İneğin külünü toplayan kişi giysilerini yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak. Bu, İsraeloğulları ve aralarında yaşayan yabancı için sürekli bir kural olacak.
Kal hanogea bemet benefeş haadam aşer yamut velo yithata et mişkan Adonay time venihreta hanefeş hahi miyisrael ki me nida lo zorak alav tame yihye od tumato vo.
כָּֽל־הַנֹּגֵ֡עַ בְּמֵ֣ת בְּנֶפֶשׁ֩ הָאָדָ֨ם אֲשֶׁר־יָמ֜וּת וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֗א אֶת־מִשְׁכַּ֤ן יְהוָה֙ טִמֵּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִיִּשְׂרָאֵ֑ל כִּי֩ מֵ֨י נִדָּ֜ה לֹא־זֹרַ֤ק עָלָיו֙ טָמֵ֣א יִהְיֶ֔ה ע֖וֹד טֻמְאָת֥וֹ בֽוֹ׃
Ölen bir insanın cesedine dokunan ve arındırılmayan kişi Adonay’ın Mişkanı’nı arınmamış duruma getirir; o kişi İsrael’den kesilip çıkarılacak. Çünkü üzerine arındırma suyu serpilmemiştir. Arınmamıştır; arınmamışlığı hâlâ üzerindedir.
Veiş aşer yitma velo yithata venihreta hanefeş hahi mitoh hakahal ki et mikdaş Adonay time me nida lo zorak alav tame u.
וְאִ֤ישׁ אֲשֶׁר־יִטְמָא֙ וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִתּ֣וֹךְ הַקָּהָ֑ל כִּי֩ אֶת־מִקְדַּ֨שׁ יְהוָ֜ה טִמֵּ֗א מֵ֥י נִדָּ֛ה לֹא־זֹרַ֥ק עָלָ֖יו טָמֵ֥א הֽוּא׃
Arınmamış olup arındırılmayan kişi topluluğun arasından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kutsal mekânını arınmamış duruma getirmiştir. Üzerine arındırma suyu serpilmemiştir; arınmamıştır.
Velama havetem et kehal Adonay el hamidbar haze lamut şam anahnu uveirenu.
וְלָמָ֤ה הֲבֵאתֶם֙ אֶת־קְהַ֣ל יְהוָ֔ה אֶל־הַמִּדְבָּ֖ר הַזֶּ֑ה לָמ֣וּת שָׁ֔ם אֲנַ֖חְנוּ וּבְעִירֵֽנוּ׃
Bizi ve hayvanlarımızı burada öldürmek için mi Adonay’ın topluluğunu bu çöle getirdiniz?
Bu ayette 3 kez
Kah et hamate vehakhel et haeda ata veaharon ahiha vedibartem el hasela leenehem venatan memav vehotseta lahem mayim min hasela vehişkita et haeda veet beiram.
קַ֣ח אֶת־הַמַּטֶּ֗ה וְהַקְהֵ֤ל אֶת־הָעֵדָה֙ אַתָּה֙ וְאַהֲרֹ֣ן אָחִ֔יךָ וְדִבַּרְתֶּ֧ם אֶל־הַסֶּ֛לַע לְעֵינֵיהֶ֖ם וְנָתַ֣ן מֵימָ֑יו וְהוֹצֵאתָ֨ לָהֶ֥ם מַ֙יִם֙ מִן־הַסֶּ֔לַע וְהִשְׁקִיתָ֥ אֶת־הָעֵדָ֖ה וְאֶת־בְּעִירָֽם׃
“Değneği al. Sen ve kardeşin Aaron topluluğu toplayın. Gözlerinin önünde kayaya konuşun; suyunu verecek. Onlar için kayadan su çıkaracak, topluluğa ve hayvanlarına içireceksin.”
Vayikah moşe et hamate milifne Adonay kaaşer tsivau.
וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־הַמַּטֶּ֖ה מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּֽהוּ׃
Moşe, kendisine emredildiği gibi değneği Adonay’ın huzurundan aldı.
Vayakhilu moşe veaharon et hakahal el pene hasala vayomer lahem şimu na hamorim hamin hasela haze notsi lahem mayim.
וַיַּקְהִ֜לוּ מֹשֶׁ֧ה וְאַהֲרֹ֛ן אֶת־הַקָּהָ֖ל אֶל־פְּנֵ֣י הַסָּ֑לַע וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְעוּ־נָא֙ הַמֹּרִ֔ים הֲמִן־הַסֶּ֣לַע הַזֶּ֔ה נוֹצִ֥יא לָכֶ֖ם מָֽיִם׃
Moşe ve Aaron topluluğu kayanın önüne topladılar. Moşe onlara, “Dinleyin, başkaldıranlar! Size bu kayadan su mu çıkaralım?” dedi.
Bu ayette 2 kez
Vayarem moşe et yado vayah et hasela bemateu paamayim vayetseu mayim rabim vateşt haeda uveiram.
וַיָּ֨רֶם מֹשֶׁ֜ה אֶת־יָד֗וֹ וַיַּ֧ךְ אֶת־הַסֶּ֛לַע בְּמַטֵּ֖הוּ פַּעֲמָ֑יִם וַיֵּצְאוּ֙ מַ֣יִם רַבִּ֔ים וַתֵּ֥שְׁתְּ הָעֵדָ֖ה וּבְעִירָֽם׃ (ס)
Moşe elini kaldırdı ve değneğiyle kayaya iki kez vurdu. Bol su çıktı; topluluk ve hayvanları içti.
Vayomer Adonay el moşe veel aharon yaan lo heemantem bi lehakdişeni leene bene yisrael lahen lo taviu et hakahal haze el haarets aşer natati lahem.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ יַ֚עַן לֹא־הֶאֱמַנְתֶּ֣ם בִּ֔י לְהַ֨קְדִּישֵׁ֔נִי לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לָכֵ֗ן לֹ֤א תָבִ֙יאוּ֙ אֶת־הַקָּהָ֣ל הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָהֶֽם׃
Adonay Moşe’ye ve Aaron’a, “İsraeloğullarının gözleri önünde kutsallığımı göstermek için Bana güvenmediğinizden, bu topluluğu kendilerine verdiğim ülkeye siz getirmeyeceksiniz” dedi.
Hema me meriva aşer ravu vene yisrael et Adonay vayikadeş bam.
הֵ֚מָּה מֵ֣י מְרִיבָ֔ה אֲשֶׁר־רָב֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶת־יְהוָ֑ה וַיִּקָּדֵ֖שׁ בָּֽם׃ (ס)
Bunlar, İsraeloğullarının Adonay’la çekiştiği Meriva sularıdır. O, orada kutsallığını gösterdi.
Vayişlah moşe malahim mikadeş el meleh edom ko amar ahiha yisrael ata yadata et kol hatelaa aşer metsaatenu.
וַיִּשְׁלַ֨ח מֹשֶׁ֧ה מַלְאָכִ֛ים מִקָּדֵ֖שׁ אֶל־מֶ֣לֶךְ אֱד֑וֹם כֹּ֤ה אָמַר֙ אָחִ֣יךָ יִשְׂרָאֵ֔ל אַתָּ֣ה יָדַ֔עְתָּ אֵ֥ת כָּל־הַתְּלָאָ֖ה אֲשֶׁ֥ר מְצָאָֽתְנוּ׃
Moşe Kadeş’ten Edom kralına elçiler gönderdi: “Kardeşin İsrael şöyle diyor: Başımıza gelen bütün sıkıntıları biliyorsun.
Vayemaen edom neton et yisrael avor bigvulo vayet yisrael mealav.
וַיְמָאֵ֣ן ׀ אֱד֗וֹם נְתֹן֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל עֲבֹ֖ר בִּגְבֻל֑וֹ וַיֵּ֥ט יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָלָֽיו׃ (פ)
Edom İsrael’in sınırından geçmesine izin vermedi. İsrael de ondan uzaklaşıp başka yöne döndü.
Yeasef aharon el amav ki lo yavo el haarets aşer natati livne yisrael al aşer meritem et pi leme meriva.
יֵאָסֵ֤ף אַהֲרֹן֙ אֶל־עַמָּ֔יו כִּ֣י לֹ֤א יָבֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֛ל אֲשֶׁר־מְרִיתֶ֥ם אֶת־פִּ֖י לְמֵ֥י מְרִיבָֽה׃
“Aaron halkına katılacak. Meriva sularında buyruğuma başkaldırdığınız için İsraeloğullarına verdiğim ülkeye girmeyecek.
Kah et aharon veet elazar beno vehaal otam hor hahar.
קַ֚ח אֶֽת־אַהֲרֹ֔ן וְאֶת־אֶלְעָזָ֖ר בְּנ֑וֹ וְהַ֥עַל אֹתָ֖ם הֹ֥ר הָהָֽר׃
Aaron’u ve oğlu Elazar’ı al, onları Hor Dağı’na çıkar.
Bu ayette 3 kez
Vehafşet et aharon et begadav vehilbaştam et elazar beno veaharon yeasef umet şam.
וְהַפְשֵׁ֤ט אֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְהִלְבַּשְׁתָּ֖ם אֶת־אֶלְעָזָ֣ר בְּנ֑וֹ וְאַהֲרֹ֥ן יֵאָסֵ֖ף וּמֵ֥ת שָֽׁם׃
Aaron’un giysilerini çıkarıp oğlu Elazar’a giydir. Aaron orada halkına katılıp ölecek.”
Bu ayette 3 kez
Vayafşet moşe et aharon et begadav vayalbeş otam et elazar beno vayamot aharon şam beroş hahar vayered moşe veelazar min hahar.
וַיַּפְשֵׁט֩ מֹשֶׁ֨ה אֶֽת־אַהֲרֹ֜ן אֶת־בְּגָדָ֗יו וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתָם֙ אֶת־אֶלְעָזָ֣ר בְּנ֔וֹ וַיָּ֧מָת אַהֲרֹ֛ן שָׁ֖ם בְּרֹ֣אשׁ הָהָ֑ר וַיֵּ֧רֶד מֹשֶׁ֛ה וְאֶלְעָזָ֖ר מִן־הָהָֽר׃
Moşe Aaron’un giysilerini çıkarıp oğlu Elazar’a giydirdi. Aaron orada, dağın tepesinde öldü. Moşe ve Elazar dağdan indiler.
Vayiru kol haeda ki gava aharon vayivku et aharon şeloşim yom kol bet yisrael.
וַיִּרְאוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה כִּ֥י גָוַ֖ע אַהֲרֹ֑ן וַיִּבְכּ֤וּ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ שְׁלֹשִׁ֣ים י֔וֹם כֹּ֖ל בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bütün topluluk Aaron’un öldüğünü gördü. Bütün İsrael evi Aaron için otuz gün ağladı.
Bu ayette 2 kez
Vayidar yisrael neder ladonay vayomar im naton titen et haam haze beyadi vehaharamti et arehem.
וַיִּדַּ֨ר יִשְׂרָאֵ֥ל נֶ֛דֶר לַֽיהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אִם־נָתֹ֨ן תִּתֵּ֜ן אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ בְּיָדִ֔י וְהַֽחֲרַמְתִּ֖י אֶת־עָרֵיהֶֽם׃
İsrael, Adonay’a şu adağı adadı: “Bu halkı gerçekten elime verirsen şehirlerini tamamen yok edilmeye adayacağım.”
Vayişma Adonay bekol yisrael vayiten et hakenaani vayaharem ethem veet arehem vayikra şem hamakom harema.
וַיִּשְׁמַ֨ע יְהוָ֜ה בְּק֣וֹל יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֔י וַיַּחֲרֵ֥ם אֶתְהֶ֖ם וְאֶת־עָרֵיהֶ֑ם וַיִּקְרָ֥א שֵׁם־הַמָּק֖וֹם חָרְמָֽה׃ (פ)
Adonay İsrael’in sesini duydu ve Kenaanlıları onun eline verdi. İsrael onları ve şehirlerini tamamen yok etti. O yerin adını Horma koydu.
Vayisu mehor hahar dereh yam suf lisvov et erets edom vatiktsar nefeş haam badareh.
וַיִּסְע֞וּ מֵהֹ֤ר הָהָר֙ דֶּ֣רֶךְ יַם־ס֔וּף לִסְבֹ֖ב אֶת־אֶ֣רֶץ אֱד֑וֹם וַתִּקְצַ֥ר נֶֽפֶשׁ־הָעָ֖ם בַּדָּֽרֶךְ׃
Edom ülkesinin çevresinden dolaşmak için Hor Dağı’ndan Sazlık Denizi yoluna doğru yola çıktılar. Yolda halkın sabrı tükendi.
Bu ayette 2 kez
Vayeşalah Adonay baam et hanehaşim haserafim vayenaşehu et haam vayamot am rav miyisrael.
וַיְשַׁלַּ֨ח יְהוָ֜ה בָּעָ֗ם אֵ֚ת הַנְּחָשִׁ֣ים הַשְּׂרָפִ֔ים וַֽיְנַשְּׁכ֖וּ אֶת־הָעָ֑ם וַיָּ֥מָת עַם־רָ֖ב מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Adonay halkın arasına yakıcı yılanlar gönderdi. Yılanlar halkı ısırdı ve İsrael’den birçok kişi öldü.
Vayavo haam el moşe vayomeru hatanu ki dibarnu vadonay vavah hitpalel el Adonay veyaser mealenu et hanahaş vayitpalel moşe bead haam.
וַיָּבֹא֩ הָעָ֨ם אֶל־מֹשֶׁ֜ה וַיֹּאמְר֣וּ חָטָ֗אנוּ כִּֽי־דִבַּ֤רְנוּ בַֽיהוָה֙ וָבָ֔ךְ הִתְפַּלֵּל֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיָסֵ֥ר מֵעָלֵ֖ינוּ אֶת־הַנָּחָ֑שׁ וַיִּתְפַּלֵּ֥ל מֹשֶׁ֖ה בְּעַ֥ד הָעָֽם׃
Halk Moşe’ye gelip şöyle dedi: “Adonay’a ve sana karşı konuşmakla günah işledik. Yılanları üzerimizden uzaklaştırsın diye Adonay’a dua et.” Moşe halk için dua etti.
Vayaas moşe nehaş nehoşet vayesimeu al hanes vehaya im naşah hanahaş et iş vehibit el nehaş hanehoşet vahay.
וַיַּ֤עַשׂ מֹשֶׁה֙ נְחַ֣שׁ נְחֹ֔שֶׁת וַיְשִׂמֵ֖הוּ עַל־הַנֵּ֑ס וְהָיָ֗ה אִם־נָשַׁ֤ךְ הַנָּחָשׁ֙ אֶת־אִ֔ישׁ וְהִבִּ֛יט אֶל־נְחַ֥שׁ הַנְּחֹ֖שֶׁת וָחָֽי׃
Moşe bakır bir yılan yaptı ve onu direğin üzerine yerleştirdi. Bir yılanın ısırdığı kişi bakır yılana bakınca yaşıyordu.
Al ken yeamar besefer milhamot Adonay et vahev besufa veet hanehalim arnon.
עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר בְּסֵ֖פֶר מִלְחֲמֹ֣ת יְהוָ֑ה אֶת־וָהֵ֣ב בְּסוּפָ֔ה וְאֶת־הַנְּחָלִ֖ים אַרְנֽוֹן׃
Bu yüzden Adonay’ın Savaşları Kitabı’nda şöyle denir: “Sufa’daki Vahev ve vadiler, Arnon,
Umişam beera hi habeer aşer amar Adonay lemoşe esof et haam veetena lahem mayim.
וּמִשָּׁ֖ם בְּאֵ֑רָה הִ֣וא הַבְּאֵ֗ר אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לְמֹשֶׁ֔ה אֱסֹף֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאֶתְּנָ֥ה לָהֶ֖ם מָֽיִם׃ (ס)
Oradan Beer’e gittiler. Adonay’ın Moşe’ye “Halkı topla, onlara su vereceğim” dediği kuyu budur.
Az yaşir yisrael et haşira hazot ali veer enu lah.
אָ֚ז יָשִׁ֣יר יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־הַשִּׁירָ֖ה הַזֹּ֑את עֲלִ֥י בְאֵ֖ר עֱנוּ־לָֽהּ׃
O zaman İsrael şu şarkıyı söyledi: “Yüksel, ey kuyu! Ona karşılık vererek şarkı söyleyin!
Bu ayette 2 kez
Velo natan sihon et yisrael avor bigvulo vayeesof sihon et kol amo vayetse likrat yisrael hamidbara vayavo yahetsa vayilahem beyisrael.
וְלֹא־נָתַ֨ן סִיחֹ֣ן אֶת־יִשְׂרָאֵל֮ עֲבֹ֣ר בִּגְבֻלוֹ֒ וַיֶּאֱסֹ֨ף סִיחֹ֜ן אֶת־כָּל־עַמּ֗וֹ וַיֵּצֵ֞א לִקְרַ֤את יִשְׂרָאֵל֙ הַמִּדְבָּ֔רָה וַיָּבֹ֖א יָ֑הְצָה וַיִּלָּ֖חֶם בְּיִשְׂרָאֵֽל׃
Ama Sihon, İsrael’in sınırından geçmesine izin vermedi. Sihon bütün halkını topladı, İsrael’in karşısına çıkmak için çöle gitti. Yahats’a gelip İsrael’le savaştı.
Vayakeu yisrael lefi harev vayiraş et artso mearnon ad yabok ad bene amon ki az gevul bene amon.
וַיַּכֵּ֥הוּ יִשְׂרָאֵ֖ל לְפִי־חָ֑רֶב וַיִּירַ֨שׁ אֶת־אַרְצ֜וֹ מֵֽאַרְנֹ֗ן עַד־יַבֹּק֙ עַד־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן כִּ֣י עַ֔ז גְּב֖וּל בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן׃
İsrael onu kılıçtan geçirdi ve Arnon’dan Yabbok’a, Ammonoğullarına kadar ülkesini ele geçirdi. Çünkü Ammonoğullarının sınırı güçlüydü.
Vayikah yisrael et kol hearim haele vayeşev yisrael behol are haemori beheşbon uvehol benoteha.
וַיִּקַּח֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֥ת כָּל־הֶעָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤שֶׁב יִשְׂרָאֵל֙ בְּכָל־עָרֵ֣י הָֽאֱמֹרִ֔י בְּחֶשְׁבּ֖וֹן וּבְכָל־בְּנֹתֶֽיהָ׃
İsrael bütün bu şehirleri aldı. Heşbon ve ona bağlı bütün yerleşimler dahil, Amorilerin bütün şehirlerine yerleşti.
Ki heşbon ir sihon meleh haemori hi veu nilham bemeleh moav harişon vayikah et kol artso miyado ad arnon.
כִּ֣י חֶשְׁבּ֔וֹן עִ֗יר סִיחֹ֛ן מֶ֥לֶךְ הָאֱמֹרִ֖י הִ֑וא וְה֣וּא נִלְחַ֗ם בְּמֶ֤לֶךְ מוֹאָב֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן וַיִּקַּ֧ח אֶת־כָּל־אַרְצ֛וֹ מִיָּד֖וֹ עַד־אַרְנֹֽן׃
Çünkü Heşbon, Amorilerin kralı Sihon’un şehriydi. Sihon, önceki Moav kralıyla savaşmış ve Arnon’a kadar bütün ülkesini onun elinden almıştı.
Bu ayette 2 kez
Vayişlah moşe leragel et yazer vayilkedu benoteha vayoreş et haemori aşer şam.
וַיִּשְׁלַ֤ח מֹשֶׁה֙ לְרַגֵּ֣ל אֶת־יַעְזֵ֔ר וַֽיִּלְכְּד֖וּ בְּנֹתֶ֑יהָ ויירש [וַיּ֖וֹרֶשׁ] אֶת־הָאֱמֹרִ֥י אֲשֶׁר־שָֽׁם׃
Moşe, Yazer’i araştırmaları için adamlar gönderdi. Ona bağlı yerleşimleri ele geçirip oradaki Amorileri kovdular.
Vayaku oto veet banav veet kol amo ad bilti hişir lo sarid vayireşu et artso.
וַיַּכּ֨וּ אֹת֤וֹ וְאֶת־בָּנָיו֙ וְאֶת־כָּל־עַמּ֔וֹ עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִ֑יד וַיִּֽירְשׁ֖וּ אֶת־אַרְצֽוֹ׃
Onu, oğullarını ve bütün halkını, kendisinden sağ kalan kimse bırakmayıncaya kadar vurdular ve ülkesini ele geçirdiler.
Vayar balak ben tsipor et kol aşer asa yisrael laemori.
וַיַּ֥רְא בָּלָ֖ק בֶּן־צִפּ֑וֹר אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל לָֽאֱמֹרִֽי׃
Tsippor oğlu Balak, İsrael’in Amorilere yaptığı her şeyi gördü.
Bu ayette 2 kez
Vayomer moav el zikne midyan ata yelahahu hakahal et kol sevivotenu kilhoh haşor et yerek hasade uvalak ben tsipor meleh lemoav baet hahi.
וַיֹּ֨אמֶר מוֹאָ֜ב אֶל־זִקְנֵ֣י מִדְיָ֗ן עַתָּ֞ה יְלַחֲכ֤וּ הַקָּהָל֙ אֶת־כָּל־סְבִ֣יבֹתֵ֔ינוּ כִּלְחֹ֣ךְ הַשּׁ֔וֹר אֵ֖ת יֶ֣רֶק הַשָּׂדֶ֑ה וּבָלָ֧ק בֶּן־צִפּ֛וֹר מֶ֥לֶךְ לְמוֹאָ֖ב בָּעֵ֥ת הַהִֽוא׃
Moav, Midyan’ın ileri gelenlerine şöyle dedi: “Şimdi bu topluluk, öküzün tarlanın yeşilliğini yalayıp bitirdiği gibi çevremizdeki her şeyi silip süpürecek.” O sırada Tsippor oğlu Balak, Moav kralıydı.
Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.
וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃
Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.
Bu ayette 2 kez
Veata leha na ara li et haam haze ki atsum u mimeni ulay uhal nake bo vaagareşenu min haarets ki yadati et aşer tevareh mevorah vaaşer taor yuar.
וְעַתָּה֩ לְכָה־נָּ֨א אָֽרָה־לִּ֜י אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כִּֽי־עָצ֥וּם הוּא֙ מִמֶּ֔נִּי אוּלַ֤י אוּכַל֙ נַכֶּה־בּ֔וֹ וַאֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֣י יָדַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־תְּבָרֵךְ֙ מְבֹרָ֔ךְ וַאֲשֶׁ֥ר תָּאֹ֖ר יוּאָֽר׃
Şimdi lütfen gel, benim için bu halka lanet et. Çünkü benden güçlüler. Belki onları yenebilir, ülkeden kovabilirim. Çünkü biliyorum ki senin kutsadığın kutsanır, lanet ettiğin lanetlenir.”
Hine haam hayotse mimitsrayim vayehas et en haarets ata leha kava li oto ulay uhal lehilahem bo vegeraştiv.
הִנֵּ֤ה הָעָם֙ הַיֹּצֵ֣א מִמִּצְרַ֔יִם וַיְכַ֖ס אֶת־עֵ֣ין הָאָ֑רֶץ עַתָּ֗ה לְכָ֤ה קָֽבָה־לִּי֙ אֹת֔וֹ אוּלַ֥י אוּכַ֛ל לְהִלָּ֥חֶם בּ֖וֹ וְגֵרַשְׁתִּֽיו׃
‘Bak, Mısır’dan çıkan halk yeryüzünü kapladı. Şimdi gel, benim için onlara lanet et. Belki onlarla savaşıp onları kovabilirim.’”
Vayomer Elohim el bilam lo teleh imahem lo taor et haam ki varuh u.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לֹ֥א תֵלֵ֖ךְ עִמָּהֶ֑ם לֹ֤א תָאֹר֙ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י בָר֖וּךְ הֽוּא׃
Tanrı Bilam’a şöyle dedi: “Onlarla gitmeyeceksin. O halka lanet etmeyeceksin, çünkü onlar kutsanmıştır.”
Ki habed ahabedha meod vehol aşer tomar elay eese uleha na kava li et haam haze.
כִּֽי־כַבֵּ֤ד אֲכַבֶּדְךָ֙ מְאֹ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־תֹּאמַ֥ר אֵלַ֖י אֶֽעֱשֶׂ֑ה וּלְכָה־נָּא֙ קָֽבָה־לִּ֔י אֵ֖ת הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃
Seni çok onurlandıracağım; bana ne söylersen yapacağım. Lütfen gel, benim için bu halka lanet et.’”
Vayaan bilam vayomer el avde valak im yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay elohay laasot ketana o gedola.
וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃
Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.
Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.
וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃
Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”
Vayakom bilam baboker vayahavoş et atono vayeleh im sare moav.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַֽיַּחֲבֹ֖שׁ אֶת־אֲתֹנ֑וֹ וַיֵּ֖לֶךְ עִם־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃
Bilam sabah kalktı, dişi eşeğine semer vurdu ve Moav’ın önderleriyle gitti.
Bu ayette 2 kez
Vatere haaton et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vatet haaton min hadereh vateleh basade vayah bilam et haaton lehatotah hadareh.
וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ׃
Dişi eşek, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü. Yoldan sapıp tarlaya girdi. Bilam onu yola döndürmek için dövdü.
Bu ayette 2 kez
Vatere haaton et malah Adonay vatilahets el hakir vatilhats et regel bilam el hakir vayosef lehakotah.
וַתֵּ֨רֶא הָאָת֜וֹן אֶת־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַתִּלָּחֵץ֙ אֶל־הַקִּ֔יר וַתִּלְחַ֛ץ אֶת־רֶ֥גֶל בִּלְעָ֖ם אֶל־הַקִּ֑יר וַיֹּ֖סֶף לְהַכֹּתָֽהּ׃
Dişi eşek Adonay’ın meleğini görünce duvara sıkıştı ve Bilam’ın ayağını duvara sıkıştırdı. Bilam onu yine dövdü.
Bu ayette 2 kez
Vatere haaton et malah Adonay vatirbats tahat bilam vayihar af bilam vayah et haaton bamakel.
וַתֵּ֤רֶא הָֽאָתוֹן֙ אֶת־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה וַתִּרְבַּ֖ץ תַּ֣חַת בִּלְעָ֑ם וַיִּֽחַר־אַ֣ף בִּלְעָ֔ם וַיַּ֥ךְ אֶת־הָאָת֖וֹן בַּמַּקֵּֽל׃
Dişi eşek Adonay’ın meleğini görünce Bilam’ın altında çöktü. Bilam öfkelendi ve eşeği değnekle dövdü.
Vayiftah Adonay et pi haaton vatomer levilam me asiti leha ki hikitani ze şaloş regalim.
וַיִּפְתַּ֥ח יְהוָ֖ה אֶת־פִּ֣י הָאָת֑וֹן וַתֹּ֤אמֶר לְבִלְעָם֙ מֶה־עָשִׂ֣יתִֽי לְךָ֔ כִּ֣י הִכִּיתַ֔נִי זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ רְגָלִֽים׃
Adonay dişi eşeğin ağzını açtı. Eşek Bilam’a, “Sana ne yaptım da beni üç kez dövdün?” dedi.
Bu ayette 2 kez
Vayegal Adonay et ene vilam vayar et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vayikod vayiştahu leapav.
וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו׃
Adonay Bilam’ın gözlerini açtı. Bilam, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü; eğilip yüzüstü yere kapandı.
Vayomer elav malah Adonay al ma hikita et atoneha ze şaloş regalim hine anohi yatsati lesatan ki yarat hadereh lenegdi.
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה עַל־מָ֗ה הִכִּ֙יתָ֙ אֶת־אֲתֹ֣נְךָ֔ זֶ֖ה שָׁל֣וֹשׁ רְגָלִ֑ים הִנֵּ֤ה אָנֹכִי֙ יָצָ֣אתִי לְשָׂטָ֔ן כִּֽי־יָרַ֥ט הַדֶּ֖רֶךְ לְנֶגְדִּֽי׃
Adonay’ın meleği ona şöyle dedi: “Dişi eşeğini neden üç kez dövdün? Ben sana engel olmaya çıktım, çünkü gittiğin yol gözümde yanlıştır.
Vayomer malah Adonay el bilam leh im haanaşim veefes et hadavar aşer adaber eleha oto tedaber vayeleh bilam im sare valak.
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־בִּלְעָ֗ם לֵ֚ךְ עִם־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְאֶ֗פֶס אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֣וֹ תְדַבֵּ֑ר וַיֵּ֥לֶךְ בִּלְעָ֖ם עִם־שָׂרֵ֥י בָלָֽק׃
Adonay’ın meleği Bilam’a, “Adamlarla git; ama yalnızca sana söyleyeceğim sözü söyleyeceksin” dedi. Bilam, Balak’ın önderleriyle gitti.
Vayehi vaboker vayikah balak et bilam vayaaleu bamot baal vayar mişam ketse haam.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וַיִּקַּ֤ח בָּלָק֙ אֶת־בִּלְעָ֔ם וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ בָּמ֣וֹת בָּ֑עַל וַיַּ֥רְא מִשָּׁ֖ם קְצֵ֥ה הָעָֽם׃
Sabah olunca Balak, Bilam’ı alıp Bamot-Baal’e çıkardı. Bilam oradan halkın bir ucunu gördü.