TORA’DA TEMEL KELİME
אָמַר
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 1373 kez, 1176 farklı ayette görülür.
- Kök
- אמר
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit606 kullanım496 ayet
- Şemot299 kullanım246 ayet
- Vayikra80 kullanım75 ayet
- Bamidbar246 kullanım225 ayet
- Devarim142 kullanım134 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 18:23
Vayigaş avraham vayomar haaf tispe tsadik im raşa.
וַיִּגַּ֥שׁ אַבְרָהָ֖ם וַיֹּאמַ֑ר הַאַ֣ף תִּסְפֶּ֔ה צַדִּ֖יק עִם־רָשָֽׁע׃
Avraam yaklaşıp, “Dürüstü kötüyle birlikte yok mu edeceksin?” diye sordu.
Bereşit 18:26
Vayomer Adonay im emtsa visdom hamişim tsadikim betoh hair venasati lehol hamakom baavuram.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א בִסְדֹ֛ם חֲמִשִּׁ֥ים צַדִּיקִ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעִ֑יר וְנָשָׂ֥אתִי לְכָל־הַמָּק֖וֹם בַּעֲבוּרָֽם׃
Adonay, “Sedom’da, kentin içinde elli dürüst kişi bulursam onların hatırına bütün o yeri bağışlayacağım” dedi.
Bereşit 18:27
Vayaan avraham vayomar hine na hoalti ledaber el Adonay veanohi afar vaefer.
וַיַּ֥עַן אַבְרָהָ֖ם וַיֹּאמַ֑ר הִנֵּה־נָ֤א הוֹאַ֙לְתִּי֙ לְדַבֵּ֣ר אֶל־אֲדֹנָ֔י וְאָנֹכִ֖י עָפָ֥ר וָאֵֽפֶר׃
Avraam cevap verdi: “Ben toz ve kül olduğum hâlde Efendimle konuşmaya cesaret ettim.
Bereşit 18:28
Ulay yahserun hamişim hatsadikim hamişa hataşhit bahamişa et kol hair vayomer lo aşhit im emtsa şam arbaim vahamişa.
א֠וּלַי יַחְסְר֞וּן חֲמִשִּׁ֤ים הַצַּדִּיקִם֙ חֲמִשָּׁ֔ה הֲתַשְׁחִ֥ית בַּחֲמִשָּׁ֖ה אֶת־כָּל־הָעִ֑יר וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית אִם־אֶמְצָ֣א שָׁ֔ם אַרְבָּעִ֖ים וַחֲמִשָּֽׁה׃
Belki elli dürüst kişi beş eksiktir. Beş kişi yüzünden bütün kenti yok mu edeceksin?” Adonay, “Orada kırk beş kişi bulursam yok etmeyeceğim” dedi.
Bereşit 18:29
Bu ayette 2 eşleşme
Vayosef od ledaber elav vayomar ulay yimatseun şam arbaim vayomer lo eese baavur haarbaim.
וַיֹּ֨סֶף ע֜וֹד לְדַבֵּ֤ר אֵלָיו֙ וַיֹּאמַ֔ר אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם אַרְבָּעִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה בַּעֲב֖וּר הָאַרְבָּעִֽים׃
Avraam yine konuştu: “Belki orada kırk kişi bulunur.” Adonay, “Kırk kişinin hatırına bunu yapmayacağım” dedi.
Bereşit 18:30
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer al na yihar ladonay vaadabera ulay yimatseun şam şeloşim vayomer lo eese im emtsa şam şeloşim.
וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבֵּ֔רָה אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א שָׁ֖ם שְׁלֹשִֽׁים׃
Avraam, “Efendim öfkelenmesin; konuşayım” dedi. “Belki orada otuz kişi bulunur.” Adonay, “Orada otuz kişi bulursam bunu yapmayacağım” dedi.
Bereşit 18:31
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer hine na hoalti ledaber el Adonay ulay yimatseun şam esrim vayomer lo aşhit baavur haesrim.
וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּֽה־נָ֤א הוֹאַ֙לְתִּי֙ לְדַבֵּ֣ר אֶל־אֲדֹנָ֔י אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֶשְׂרִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָֽעֶשְׂרִֽים׃
Avraam, “Efendimle konuşmaya cesaret ettim” dedi. “Belki orada yirmi kişi bulunur.” Adonay, “Yirmi kişinin hatırına yok etmeyeceğim” dedi.
Bereşit 18:32
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer al na yihar ladonay vaadabera ah hapaam ulay yimatseun şam asara vayomer lo aşhit baavur haasara.
וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבְּרָ֣ה אַךְ־הַפַּ֔עַם אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָעֲשָׂרָֽה׃
Avraam, “Efendim öfkelenmesin; yalnız bu kez daha konuşayım” dedi. “Belki orada on kişi bulunur.” Adonay, “On kişinin hatırına yok etmeyeceğim” dedi.
Bereşit 19:2
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer hine na Adonay suru na el bet avdehem velinu verahatsu raglehem vehişkamtem vahalahtem ledarkehem vayomeru lo ki varehov nalin.
וַיֹּ֜אמֶר הִנֶּ֣ה נָּא־אֲדֹנַ֗י ס֣וּרוּ נָ֠א אֶל־בֵּ֨ית עַבְדְּכֶ֤ם וְלִ֙ינוּ֙ וְרַחֲצ֣וּ רַגְלֵיכֶ֔ם וְהִשְׁכַּמְתֶּ֖ם וַהֲלַכְתֶּ֣ם לְדַרְכְּכֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ לֹּ֔א כִּ֥י בָרְח֖וֹב נָלִֽין׃
“Efendilerim, lütfen kulunuzun evine buyurun” dedi. “Geceyi geçirin, ayaklarınızı yıkayın; sabah erkenden kalkıp yolunuza gidersiniz.” Onlar, “Hayır, geceyi meydanda geçireceğiz” dediler.
Bereşit 19:5
Vayikreu el lot vayomeru lo aye haanaşim aşer bau eleha halayla hotsiem elenu venedea otam.
וַיִּקְרְא֤וּ אֶל־לוֹט֙ וַיֹּ֣אמְרוּ ל֔וֹ אַיֵּ֧ה הָאֲנָשִׁ֛ים אֲשֶׁר־בָּ֥אוּ אֵלֶ֖יךָ הַלָּ֑יְלָה הוֹצִיאֵ֣ם אֵלֵ֔ינוּ וְנֵדְעָ֖ה אֹתָֽם׃
Lot’a seslenip, “Bu gece sana gelen adamlar nerede?” dediler. “Onları bize çıkar da kendileriyle birlikte olalım!”
Bereşit 19:7
וַיֹּאמַ֑ר אַל־נָ֥א אַחַ֖י תָּרֵֽעוּ׃
“Lütfen kardeşlerim, kötülük yapmayın!” dedi.
Bereşit 19:9
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru geş halea vayomeru haehad ba lagur vayişpot şafot ata nara leha mehem vayiftseru vaiş belot meod vayigeşu lişbor hadalet.
וַיֹּאמְר֣וּ ׀ גֶּשׁ־הָ֗לְאָה וַיֹּֽאמְרוּ֙ הָאֶחָ֤ד בָּֽא־לָגוּר֙ וַיִּשְׁפֹּ֣ט שָׁפ֔וֹט עַתָּ֕ה נָרַ֥ע לְךָ֖ מֵהֶ֑ם וַיִּפְצְר֨וּ בָאִ֤ישׁ בְּלוֹט֙ מְאֹ֔ד וַֽיִּגְּשׁ֖וּ לִשְׁבֹּ֥ר הַדָּֽלֶת׃
“Çekil şuradan!” dediler. “Bu adam yabancı olarak geldi, şimdi başımıza yargıç kesiliyor! Sana onlardan daha kötüsünü yapacağız.” Lot’a şiddetle yüklendiler ve kapıyı kırmak için yaklaştılar.
Bereşit 19:12
Vayomeru haanaşim el lot od mi leha fo hatan uvaneha uvenoteha vehol aşer leha bair hotse min hamakom.
וַיֹּאמְר֨וּ הָאֲנָשִׁ֜ים אֶל־ל֗וֹט עֹ֚ד מִֽי־לְךָ֣ פֹ֔ה חָתָן֙ וּבָנֶ֣יךָ וּבְנֹתֶ֔יךָ וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־לְךָ֖ בָּעִ֑יר הוֹצֵ֖א מִן־הַמָּקֽוֹם׃
Adamlar Lot’a şöyle dediler: “Burada başka kimin var? Damatların, oğulların, kızların ve kentte sana ait kim varsa hepsini buradan çıkar.
Bereşit 19:14
Vayetse lot vayedaber el hatanav lokehe venotav vayomer kumu tseu min hamakom haze ki maşhit Adonay et hair vayehi himtsahek beene hatanav.
וַיֵּצֵ֨א ל֜וֹט וַיְדַבֵּ֣ר ׀ אֶל־חֲתָנָ֣יו ׀ לֹקְחֵ֣י בְנֹתָ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ ק֤וּמוּ צְּאוּ֙ מִן־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה כִּֽי־מַשְׁחִ֥ית יְהוָ֖ה אֶת־הָעִ֑יר וַיְהִ֥י כִמְצַחֵ֖ק בְּעֵינֵ֥י חֲתָנָֽיו׃
Lot çıkıp kızlarını alacak olan damatlarına, “Kalkın, buradan çıkın! Adonay bu kenti yok edecek!” dedi. Ama damatlarının gözünde şaka yapıyor gibiydi.
Bereşit 19:15
Uhemo haşahar ala vayaitsu hamalahim belot lemor kum kah et işteha veet şete venoteha hanimtsaot pen tisafe baavon hair.
וּכְמוֹ֙ הַשַּׁ֣חַר עָלָ֔ה וַיָּאִ֥יצוּ הַמַּלְאָכִ֖ים בְּל֣וֹט לֵאמֹ֑ר קוּם֩ קַ֨ח אֶֽת־אִשְׁתְּךָ֜ וְאֶת־שְׁתֵּ֤י בְנֹתֶ֙יךָ֙ הַנִּמְצָאֹ֔ת פֶּן־תִּסָּפֶ֖ה בַּעֲוֺ֥ן הָעִֽיר׃
Şafak sökünce melekler Lot’u acele ettirdiler: “Kalk! Karını ve yanındaki iki kızını al ki kentin suçu yüzünden yok olmayasın!”
Bereşit 19:17
Vayehi hehotsiam otam hahutsa vayomer himalet al nafşeha al tabit ahareha veal taamod behol hakikar hahara himalet pen tisafe.
וַיְהִי֩ כְהוֹצִיאָ֨ם אֹתָ֜ם הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הִמָּלֵ֣ט עַל־נַפְשֶׁ֔ךָ אַל־תַּבִּ֣יט אַחֲרֶ֔יךָ וְאַֽל־תַּעֲמֹ֖ד בְּכָל־הַכִּכָּ֑ר הָהָ֥רָה הִמָּלֵ֖ט פֶּן־תִּסָּפֶֽה׃
Onları dışarı çıkarınca biri, “Canını kurtarmak için kaç!” dedi. “Arkana bakma; ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç ki yok olmayasın!”
Bereşit 19:18
Vayomer lot alehem al na Adonay.
וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹט אֲלֵהֶ֑ם אַל־נָ֖א אֲדֹנָֽי׃
Lot onlara, “Lütfen, hayır, efendim!” dedi.
Bereşit 19:21
Vayomer elav hine nasati faneha gam ladavar haze levilti hafeki et hair aşer dibarta.
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ נָשָׂ֣אתִי פָנֶ֔יךָ גַּ֖ם לַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה לְבִלְתִּ֛י הָפְכִּ֥י אֶת־הָעִ֖יר אֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ׃
Ona, “Bu konuda da dileğini kabul ettim” dedi. “Sözünü ettiğin kenti yıkmayacağım.
Bereşit 19:31
Vatomer habehira el hatseira avinu zaken veiş en baarets lavo alenu kedereh kol haarets.
וַתֹּ֧אמֶר הַבְּכִירָ֛ה אֶל־הַצְּעִירָ֖ה אָבִ֣ינוּ זָקֵ֑ן וְאִ֨ישׁ אֵ֤ין בָּאָ֙רֶץ֙ לָב֣וֹא עָלֵ֔ינוּ כְּדֶ֖רֶךְ כָּל־הָאָֽרֶץ׃
Büyük kız küçüğüne, “Babamız yaşlı” dedi. “Yeryüzünde herkesin yaptığı gibi bizimle birlikte olacak bir erkek yok.
Bereşit 19:34
Vayehi mimohorat vatomer habehira el hatseira hen şahavti emeş et avi naşkenu yayin gam halayla uvoi şihvi imo unehaye meavinu zara.
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַתֹּ֤אמֶר הַבְּכִירָה֙ אֶל־הַצְּעִירָ֔ה הֵן־שָׁכַ֥בְתִּי אֶ֖מֶשׁ אֶת־אָבִ֑י נַשְׁקֶ֨נּוּ יַ֜יִן גַּם־הַלַּ֗יְלָה וּבֹ֙אִי֙ שִׁכְבִ֣י עִמּ֔וֹ וּנְחַיֶּ֥ה מֵאָבִ֖ינוּ זָֽרַע׃
Ertesi gün büyük kız küçüğüne, “Dün gece babamla yattım” dedi. “Bu gece de ona şarap içirelim. Sen gidip onunla yat; böylece babamızdan soy sürdürelim.”
Bereşit 20:2
Vayomer avraham el sara işto ahoti hi vayişlah avimeleh meleh gerar vayikah et sara.
וַיֹּ֧אמֶר אַבְרָהָ֛ם אֶל־שָׂרָ֥ה אִשְׁתּ֖וֹ אֲחֹ֣תִי הִ֑וא וַיִּשְׁלַ֗ח אֲבִימֶ֙לֶךְ֙ מֶ֣לֶךְ גְּרָ֔ר וַיִּקַּ֖ח אֶת־שָׂרָֽה׃
Avraam, karısı Sara hakkında, “O benim kız kardeşim” dedi. Gerar kralı Avimeleh adam gönderip Sara’yı aldırdı.
Bereşit 20:3
Vayavo Elohim el avimeleh bahalom halayla vayomer lo hineha met al haişa aşer lakahta vehi beulat baal.
וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בַּחֲל֣וֹם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנְּךָ֥ מֵת֙ עַל־הָאִשָּׁ֣ה אֲשֶׁר־לָקַ֔חְתָּ וְהִ֖וא בְּעֻ֥לַת בָּֽעַל׃
Tanrı gece bir düşte Avimeleh’e gelip, “Aldığın kadın yüzünden öleceksin; çünkü o evli bir kadın” dedi.
Bereşit 20:4
Vaavimeleh lo karav eleha vayomar Adonay hagoy gam tsadik taharog.
וַאֲבִימֶ֕לֶךְ לֹ֥א קָרַ֖ב אֵלֶ֑יהָ וַיֹּאמַ֕ר אֲדֹנָ֕י הֲג֥וֹי גַּם־צַדִּ֖יק תַּהֲרֹֽג׃
Avimeleh ona yaklaşmamıştı. “Efendim, suçsuz bir halkı da mı öldüreceksin?” dedi.
Bereşit 20:5
Bu ayette 2 eşleşme
Halo u amar li ahoti hi vehi gam hi amera ahi u betom levavi uvenikyon kapay asiti zot.
הֲלֹ֨א ה֤וּא אָֽמַר־לִי֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וְהִֽיא־גַם־הִ֥וא אָֽמְרָ֖ה אָחִ֣י ה֑וּא בְּתָם־לְבָבִ֛י וּבְנִקְיֹ֥ן כַּפַּ֖י עָשִׂ֥יתִי זֹֽאת׃
“O bana ‘Bu benim kız kardeşim’ demedi mi? Kendisi de ‘O benim erkek kardeşim’ dedi. Bunu temiz bir yürekle ve suçsuz ellerle yaptım.”
Bereşit 20:6
Vayomer elav haelohim bahalom gam anohi yadati ki vetom levaveha asita zot vaehsoh gam anohi oteha mehato li al ken lo netatiha lingoa eleha.
וַיֹּאמֶר֩ אֵלָ֨יו הָֽאֱלֹהִ֜ים בַּחֲלֹ֗ם גַּ֣ם אָנֹכִ֤י יָדַ֙עְתִּי֙ כִּ֤י בְתָם־לְבָבְךָ֙ עָשִׂ֣יתָ זֹּ֔את וָאֶחְשֹׂ֧ךְ גַּם־אָנֹכִ֛י אֽוֹתְךָ֖ מֵחֲטוֹ־לִ֑י עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יךָ לִנְגֹּ֥עַ אֵלֶֽיהָ׃
Tanrı düşte ona şöyle dedi: “Bunu temiz bir yürekle yaptığını Ben de biliyorum. Bana karşı günah işlemenden seni Ben alıkoydum. Bu yüzden ona dokunmana izin vermedim.
Bereşit 20:9
Vayikra avimeleh leavraham vayomer lo me asita lanu ume hatati lah ki heveta alay veal mamlahti hataa gedola maasim aşer lo yeasu asita imadi.
וַיִּקְרָ֨א אֲבִימֶ֜לֶךְ לְאַבְרָהָ֗ם וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ מֶֽה־עָשִׂ֤יתָ לָּ֙נוּ֙ וּמֶֽה־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ כִּֽי־הֵבֵ֧אתָ עָלַ֛י וְעַל־מַמְלַכְתִּ֖י חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה מַעֲשִׂים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יֵֽעָשׂ֔וּ עָשִׂ֖יתָ עִמָּדִֽי׃
Avimeleh Avraam’ı çağırıp şöyle dedi: “Bize ne yaptın? Sana karşı ne günah işledim ki benim ve krallığımın üzerine büyük bir günah getirdin? Bana yapılmaması gereken şeyler yaptın.”
Bereşit 20:10
Vayomer avimeleh el avraham ma raita ki asita et hadavar haze.
וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־אַבְרָהָ֑ם מָ֣ה רָאִ֔יתָ כִּ֥י עָשִׂ֖יתָ אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Avimeleh Avraam’a, “Ne gördün de böyle bir şey yaptın?” diye sordu.
Bereşit 20:11
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer avraham ki amarti rak en yirat Elohim bamakom haze vaharaguni al devar işti.
וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֣י אָמַ֗רְתִּי רַ֚ק אֵין־יִרְאַ֣ת אֱלֹהִ֔ים בַּמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה וַהֲרָג֖וּנִי עַל־דְּבַ֥ר אִשְׁתִּֽי׃
Avraam, “Bu yerde Tanrı korkusu hiç yok; karım yüzünden beni öldürürler diye düşündüm” dedi.
Bereşit 20:13
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi kaaşer hitu oti Elohim mibet avi vaomar lah ze hasdeh aşer taasi imadi el kol hamakom aşer navo şama imri li ahi u.
וַיְהִ֞י כַּאֲשֶׁ֧ר הִתְע֣וּ אֹתִ֗י אֱלֹהִים֮ מִבֵּ֣ית אָבִי֒ וָאֹמַ֣ר לָ֔הּ זֶ֣ה חַסְדֵּ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשִׂ֖י עִמָּדִ֑י אֶ֤ל כָּל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר נָב֣וֹא שָׁ֔מָּה אִמְרִי־לִ֖י אָחִ֥י הֽוּא׃
Tanrı beni babamın evinden uzaklarda dolaştırmaya başladığında ona, ‘Bana yapacağın iyilik şu olsun: Gittiğimiz her yerde benim için “O benim erkek kardeşim” de’ dedim.”
Bereşit 20:15
Vayomer avimeleh hine artsi lefaneha batov beeneha şev.
וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ הִנֵּ֥ה אַרְצִ֖י לְפָנֶ֑יךָ בַּטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ שֵֽׁב׃
Avimeleh, “İşte ülkem önünde; beğendiğin yerde yaşa” dedi.
Bereşit 20:16
Ulesara amar hine natati elef kesef leahih hine u lah kesut enayim lehol aşer itah veet kol venohahat.
וּלְשָׂרָ֣ה אָמַ֗ר הִנֵּ֨ה נָתַ֜תִּי אֶ֤לֶף כֶּ֙סֶף֙ לְאָחִ֔יךְ הִנֵּ֤ה הוּא־לָךְ֙ כְּס֣וּת עֵינַ֔יִם לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ וְאֵ֥ת כֹּ֖ל וְנֹכָֽחַת׃
Sara’ya da, “İşte, erkek kardeşine bin gümüş verdim” dedi. “Bu, yanındaki herkesin gözünde senin için bir örtü olsun; herkesin önünde aklanmış ol.”
Bereşit 21:1
Vadonay pakad et sara kaaşer amar vayaas Adonay lesara kaaşer diber.
וַֽיהוָ֛ה פָּקַ֥ד אֶת־שָׂרָ֖ה כַּאֲשֶׁ֣ר אָמָ֑ר וַיַּ֧עַשׂ יְהוָ֛ה לְשָׂרָ֖ה כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר׃
Adonay söylediği gibi Sara’yı gözetti; söz verdiği gibi Sara için yaptı.
Bereşit 21:6
Vatomer sara tsehok asa li Elohim kol haşomea yitsehak li.
וַתֹּ֣אמֶר שָׂרָ֔ה צְחֹ֕ק עָ֥שָׂה לִ֖י אֱלֹהִ֑ים כָּל־הַשֹּׁמֵ֖עַ יִֽצְחַק־לִֽי׃
Sara, “Tanrı yüzümü güldürdü; bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek” dedi.
Bereşit 21:7
Vatomer mi milel leavraham henika vanim sara ki yaladti ven lizkunav.
וַתֹּ֗אמֶר מִ֤י מִלֵּל֙ לְאַבְרָהָ֔ם הֵינִ֥יקָה בָנִ֖ים שָׂרָ֑ה כִּֽי־יָלַ֥דְתִּי בֵ֖ן לִזְקֻנָֽיו׃
“Avraam’a, ‘Sara çocuk emzirecek’ diye kim söylerdi? Oysa ona yaşlılığında bir oğul doğurdum!” dedi.
Bereşit 21:10
Vatomer leavraham gareş haama hazot veet benah ki lo yiraş ben haama hazot im beni im yitshak.
וַתֹּ֙אמֶר֙ לְאַבְרָהָ֔ם גָּרֵ֛שׁ הָאָמָ֥ה הַזֹּ֖את וְאֶת־בְּנָ֑הּ כִּ֣י לֹ֤א יִירַשׁ֙ בֶּן־הָאָמָ֣ה הַזֹּ֔את עִם־בְּנִ֖י עִם־יִצְחָֽק׃
Avraam’a, “Bu cariyeyi ve oğlunu kov!” dedi. “Çünkü bu cariyenin oğlu, benim oğlum Yitshak’la birlikte mirasçı olmayacak.”
Bereşit 21:12
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer Elohim el avraham al yera beeneha al hanaar veal amateha kol aşer tomar eleha sara şema bekolah ki veyitshak yikare leha zara.
וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֶל־אַבְרָהָ֗ם אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֙יךָ֙ עַל־הַנַּ֣עַר וְעַל־אֲמָתֶ֔ךָ כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֥ר אֵלֶ֛יךָ שָׂרָ֖ה שְׁמַ֣ע בְּקֹלָ֑הּ כִּ֣י בְיִצְחָ֔ק יִקָּרֵ֥א לְךָ֖ זָֽרַע׃
Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Çocuk ve cariyen için üzülme. Sara sana ne söylerse onun sözünü dinle; çünkü senin soyun Yitshak aracılığıyla anılacak.
Bereşit 21:16
Vateleh vateşev lah mineged harhek kimtahave keşet ki amera al ere bemot hayaled vateşev mineged vatisa et kolah vatevk.
וַתֵּלֶךְ֩ וַתֵּ֨שֶׁב לָ֜הּ מִנֶּ֗גֶד הַרְחֵק֙ כִּמְטַחֲוֵ֣י קֶ֔שֶׁת כִּ֣י אָֽמְרָ֔ה אַל־אֶרְאֶ֖ה בְּמ֣וֹת הַיָּ֑לֶד וַתֵּ֣שֶׁב מִנֶּ֔גֶד וַתִּשָּׂ֥א אֶת־קֹלָ֖הּ וַתֵּֽבְךְּ׃
Sonra gidip karşısına, bir ok atımı kadar uzağa oturdu. Çünkü “Çocuğun ölümünü görmeyeyim” demişti. Karşısına oturup sesini yükselterek ağladı.
Bereşit 21:17
Vayişma Elohim et kol hanaar vayikra malah Elohim el hagar min haşamayim vayomer lah ma lah hagar al tirei ki şama Elohim el kol hanaar baaşer u şam.
וַיִּשְׁמַ֣ע אֱלֹהִים֮ אֶת־ק֣וֹל הַנַּעַר֒ וַיִּקְרָא֩ מַלְאַ֨ךְ אֱלֹהִ֤ים ׀ אֶל־הָגָר֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וַיֹּ֥אמֶר לָ֖הּ מַה־לָּ֣ךְ הָגָ֑ר אַל־תִּ֣ירְאִ֔י כִּֽי־שָׁמַ֧ע אֱלֹהִ֛ים אֶל־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר בַּאֲשֶׁ֥ר הוּא־שָֽׁם׃
Tanrı çocuğun sesini duydu. Tanrı’nın meleği gökten Hagar’a seslenip, “Hagar, neyin var?” dedi. “Korkma; çünkü Tanrı çocuğun sesini bulunduğu yerde duydu.
Bereşit 21:22
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi baet hahi vayomer avimeleh ufihol sar tsevao el avraham lemor Elohim imeha behol aşer ata ose.
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֗לֶךְ וּפִיכֹל֙ שַׂר־צְבָא֔וֹ אֶל־אַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר אֱלֹהִ֣ים עִמְּךָ֔ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה׃
O sırada Avimeleh ve ordusunun komutanı Pihol Avraam’a şöyle dediler: “Yaptığın her şeyde Tanrı seninle.
Bereşit 21:24
וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם אָנֹכִ֖י אִשָּׁבֵֽעַ׃
Avraam, “Ant içerim” dedi.
Bereşit 21:26
Vayomer avimeleh lo yadati mi asa et hadavar haze vegam ata lo higadta li vegam anohi lo şamati bilti hayom.
וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי מִ֥י עָשָׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וְגַם־אַתָּ֞ה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֗י וְגַ֧ם אָנֹכִ֛י לֹ֥א שָׁמַ֖עְתִּי בִּלְתִּ֥י הַיּֽוֹם׃
Avimeleh, “Bunu kimin yaptığını bilmiyorum” dedi. “Sen de bana bildirmedin; ben de bugüne kadar duymadım.”
Bereşit 21:29
Vayomer avimeleh el avraham ma hena şeva kevasot haele aşer hitsavta levadana.
וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־אַבְרָהָ֑ם מָ֣ה הֵ֗נָּה שֶׁ֤בַע כְּבָשֹׂת֙ הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר הִצַּ֖בְתָּ לְבַדָּֽנָה׃
Avimeleh Avraam’a, “Ayrı koyduğun bu yedi dişi kuzunun anlamı ne?” diye sordu.
Bereşit 21:30
Vayomer ki et şeva kevasot tikah miyadi baavur tiheye li leeda ki hafarti et habeer hazot.
וַיֹּ֕אמֶר כִּ֚י אֶת־שֶׁ֣בַע כְּבָשֹׂ֔ת תִּקַּ֖ח מִיָּדִ֑י בַּעֲבוּר֙ תִּֽהְיֶה־לִּ֣י לְעֵדָ֔ה כִּ֥י חָפַ֖רְתִּי אֶת־הַבְּאֵ֥ר הַזֹּֽאת׃
Avraam, “Bu yedi dişi kuzuyu elimden alacaksın; bu kuyuyu benim kazdığıma tanıklık edecekler” dedi.
Bereşit 22:1
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi ahar hadevarim haele vehaelohim nisa et avraham vayomer elav avraham vayomer hineni.
וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְהָ֣אֱלֹהִ֔ים נִסָּ֖ה אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אַבְרָהָ֖ם וַיֹּ֥אמֶר הִנֵּֽנִי׃
Bu olaylardan sonra Tanrı Avraam’ı sınadı. Ona, “Avraam!” diye seslendi. Avraam, “Buradayım” dedi.
Bereşit 22:2
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer kah na et binha et yehideha aşer ahavta et yitshak veleh leha el erets hamoriya vehaaleu şam leola al ahad heharim aşer omar eleha.
וַיֹּ֡אמֶר קַח־נָ֠א אֶת־בִּנְךָ֨ אֶת־יְחִֽידְךָ֤ אֲשֶׁר־אָהַ֙בְתָּ֙ אֶת־יִצְחָ֔ק וְלֶךְ־לְךָ֔ אֶל־אֶ֖רֶץ הַמֹּרִיָּ֑ה וְהַעֲלֵ֤הוּ שָׁם֙ לְעֹלָ֔ה עַ֚ל אַחַ֣ד הֶֽהָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר אֹמַ֥ר אֵלֶֽיךָ׃
Tanrı, “Lütfen oğlunu, biricik oğlunu, sevdiğin Yitshak’ı al” dedi. “Moriya ülkesine git. Orada, sana söyleyeceğim dağlardan birinde onu yakmalık sunu olarak sun.”
Bereşit 22:3
Vayaşkem avraham baboker vayahavoş et hamoro vayikah et şene nearav ito veet yitshak beno vayevaka atse ola vayakom vayeleh el hamakom aşer amar lo haelohim.
וַיַּשְׁכֵּ֨ם אַבְרָהָ֜ם בַּבֹּ֗קֶר וַֽיַּחֲבֹשׁ֙ אֶת־חֲמֹר֔וֹ וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׁנֵ֤י נְעָרָיו֙ אִתּ֔וֹ וְאֵ֖ת יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיְבַקַּע֙ עֲצֵ֣י עֹלָ֔ה וַיָּ֣קָם וַיֵּ֔לֶךְ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אָֽמַר־ל֥וֹ הָאֱלֹהִֽים׃
Avraam sabah erkenden kalktı, eşeğini eyerledi. İki hizmetkârını ve oğlu Yitshak’ı yanına aldı. Yakmalık sunu için odun yardı; kalkıp Tanrı’nın kendisine söylediği yere doğru yola çıktı.
Bereşit 22:5
Vayomer avraham el nearav şevu lahem po im hahamor vaani vehanaar neleha ad ko venişetahave venaşuva alehem.
וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָהָ֜ם אֶל־נְעָרָ֗יו שְׁבוּ־לָכֶ֥ם פֹּה֙ עִֽם־הַחֲמ֔וֹר וַאֲנִ֣י וְהַנַּ֔עַר נֵלְכָ֖ה עַד־כֹּ֑ה וְנִֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה וְנָשׁ֥וּבָה אֲלֵיכֶֽם׃
Avraam hizmetkârlarına, “Siz burada eşekle kalın” dedi. “Ben ve çocuk oraya kadar gidip yere kapanacağız; sonra yanınıza döneceğiz.”
Bereşit 22:7
Bu ayette 4 eşleşme
Vayomer yitshak el avraham aviv vayomer avi vayomer hineni veni vayomer hine haeş vehaetsim veaye hase leola.
וַיֹּ֨אמֶר יִצְחָ֜ק אֶל־אַבְרָהָ֤ם אָבִיו֙ וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֔י וַיֹּ֖אמֶר הִנֶּ֣נִּֽי בְנִ֑י וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה הָאֵשׁ֙ וְהָ֣עֵצִ֔ים וְאַיֵּ֥ה הַשֶּׂ֖ה לְעֹלָֽה׃
Yitshak babası Avraam’a, “Baba!” dedi. Avraam, “Buradayım oğlum” dedi. Yitshak, “İşte ateş ve odun; ama yakmalık sunu için kuzu nerede?” diye sordu.
Bereşit 22:8
Vayomer avraham Elohim yire lo hase leola beni vayelehu şenehem yahdav.
וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם אֱלֹהִ֞ים יִרְאֶה־לּ֥וֹ הַשֶּׂ֛ה לְעֹלָ֖ה בְּנִ֑י וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃
Avraam, “Oğlum, yakmalık sununun kuzusunu Tanrı Kendisi sağlayacak” dedi. İkisi birlikte yürüdüler.
Bereşit 22:9
Vayavou el hamakom aşer amar lo haelohim vayiven şam avraham et hamizbeah vayaaroh et haetsim vayaakod et yitshak beno vayasem oto al hamizbeah mimaal laetsim.
וַיָּבֹ֗אוּ אֶֽל־הַמָּקוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר אָֽמַר־ל֣וֹ הָאֱלֹהִים֒ וַיִּ֨בֶן שָׁ֤ם אַבְרָהָם֙ אֶת־הַמִּזְבֵּ֔חַ וַֽיַּעֲרֹ֖ךְ אֶת־הָעֵצִ֑ים וַֽיַּעֲקֹד֙ אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיָּ֤שֶׂם אֹתוֹ֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ מִמַּ֖עַל לָעֵצִֽים׃
Tanrı’nın kendisine söylediği yere geldiler. Avraam orada sunağı yaptı, odunları dizdi; oğlu Yitshak’ı bağlayıp sunağın üzerine, odunların üstüne koydu.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- וַיֹּ֖אמֶר 632 kullanım
- לֵאמֹ֑ר 305 kullanım
- וַיֹּאמְר֖וּ 88 kullanım
- אֹמֵ֔ר 84 kullanım
- וַתֹּ֕אמֶר 58 kullanım
- וְאָמַרְתָּ֤ 40 kullanım
- וָאֹמַ֗ר 39 kullanım
- תֹאמַר֙ 16 kullanım
- יֹאמַ֥ר 15 kullanım
- וְאָֽמְרוּ 12 kullanım
- אָמַ֥רְתִּי 11 kullanım
- יֹֽאמְר֔וּ 7 kullanım
- אָֽמְרָ֔ה 6 kullanım
- וְאָמְרָ֥ה 6 kullanım
- וַאֲמַרְתֶּ֤ם 6 kullanım
- אָמַ֨רְתָּ֙ 5 kullanım
- וַנֹּ֗אמֶר 5 kullanım
- וַתֹּ֣אמְר֔וּ 5 kullanım
- אָמְר֖וּ 4 kullanım
- אֲמַרְתֶּ֖ם 4 kullanım
- תֹאמְר֔וּ 4 kullanım
- אֹמְרִ֥ים 3 kullanım
- וְאָמַרְתִּ֣י 3 kullanım
- אִמְרִי 2 kullanım
- הָאֹמֵ֞ר 2 kullanım
- וַתֹּאמַ֤רְןָ 2 kullanım
- אָמ֖וֹר 1 kullanım
- בֶּאֱמֹ֨ר 1 kullanım
- הֶאֱמִֽירְךָ֣ 1 kullanım
- הֶאֱמַ֖רְתָּ 1 kullanım
- וְאָמַ֕רְנוּ 1 kullanım
- וַתֹּאמַ֖רְנָה 1 kullanım
- לֵאמוֹר֒ 1 kullanım
- נֹּאמַר֙ 1 kullanım
- תֹאמְר֔וּן 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- Vayomer 592 kullanım
- lemor 306 kullanım
- vayomeru 86 kullanım
- amar 63 kullanım
- vatomer 58 kullanım
- vayomar 40 kullanım
- veamarta 40 kullanım
- Veamar 22 kullanım
- Vaomar 17 kullanım
- tomar 16 kullanım
- emor 14 kullanım
- veameru 12 kullanım
- amarti 11 kullanım
- yomar 10 kullanım
- yomeru 7 kullanım
- amera 6 kullanım
- vaamartem 6 kullanım
- amarta 5 kullanım
- vanomer 5 kullanım
- vatomeru 5 kullanım
- veamera 5 kullanım
- amartem 4 kullanım
- ameru 4 kullanım
- omar 4 kullanım
- tomeru 4 kullanım
- omerim 3 kullanım
- Vatomarna 3 kullanım
- veamarti 3 kullanım
- yeamer 3 kullanım
- amor 2 kullanım
- Haomer 2 kullanım
- İmri 2 kullanım
- omer 2 kullanım
- yeamar 2 kullanım
- beemor 1 kullanım
- heemarta 1 kullanım
- heemireha 1 kullanım
- nomar 1 kullanım
- tomerun 1 kullanım
- vayomru 1 kullanım
- veamarnu 1 kullanım
- veomera 1 kullanım
- veyomeru 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (632 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3ms - edat + fiil, Kal, mastar yapılı (307 kullanım)
Teknik kod
HR/Vqc - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (87 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3mp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (63 kullanım)
Teknik kod
HVqp3ms - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (56 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3fs - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (39 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq2ms - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (22 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq3ms - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (17 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw1cs - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (14 kullanım)
Teknik kod
HVqi2ms - fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (14 kullanım)
Teknik kod
HVqv2ms - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (11 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq3cp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (11 kullanım)
Teknik kod
HVqp1cs - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (10 kullanım)
Teknik kod
HVqi3ms - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (7 kullanım)
Teknik kod
HVqi3mp - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq2mp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (6 kullanım)
Teknik kod
HVqp3fs - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw1cp - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw2mp - fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HVNi3ms - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HVqp2ms - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım)
Teknik kod
HVqi1cs - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HVqi2mp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HVqp2mp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HVqp3cp - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq3fs - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, çoğul (3 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3fp - fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (3 kullanım)
Teknik kod
HVqrmpa - bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqp3fs - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq1cs - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw2ms - belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
Teknik kod
HTd/Vqrmsa - fiil, Kal, mastar mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HVqa - fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
Teknik kod
HVqrmsa - fiil, Kal, emir, 2. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HVqv2fs - bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqh1cs - bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqi3mp - bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqp1cs - bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqp2ms - bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqp3cp - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq1cp - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVhp2ms - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVhp3ms/Sp2ms - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVqi1cp - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (1 kullanım)
Teknik kod
HVqi2mp/Sn - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqi3fs - fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqj2ms
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign; to declare; to affirm; to boast
Kelime türü teknik kodu: V
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.