Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 7 kez
Teknik kod
HVqi3mpTORA’DA KELİME
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
yomeru okunuşu Tora’da 7 kez, 7 farklı ayette görülür.
Vayaan moşe vayomer vehen lo yaaminu li velo yişmeu bekoli ki yomeru lo nira eleha Adonay.
וַיַּ֤עַן מֹשֶׁה֙ וַיֹּ֔אמֶר וְהֵן֙ לֹֽא־יַאֲמִ֣ינוּ לִ֔י וְלֹ֥א יִשְׁמְע֖וּ בְּקֹלִ֑י כִּ֣י יֹֽאמְר֔וּ לֹֽא־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֖יךָ יְהוָֽה׃
Moşe, “Ya bana inanmaz, sözümü dinlemezlerse?” diye karşılık verdi. “‘Adonay sana görünmedi’ derlerse?”
Vehaya ki yomeru alehem benehem ma haavoda hazot lahem.
וְהָיָ֕ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֲלֵיכֶ֖ם בְּנֵיכֶ֑ם מָ֛ה הָעֲבֹדָ֥ה הַזֹּ֖את לָכֶֽם׃
Çocuklarınız size, ‘Bu ibadetin sizin için anlamı nedir?’ diye sorduklarında,
Lama yomeru mitsrayim lemor beraa hotsiam laharog otam beharim ulehalotam meal pene haadama şuv meharon apeha vehinahem al haraa leameha.
לָמָּה֩ יֹאמְר֨וּ מִצְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר בְּרָעָ֤ה הֽוֹצִיאָם֙ לַהֲרֹ֤ג אֹתָם֙ בֶּֽהָרִ֔ים וּ֨לְכַלֹּתָ֔ם מֵעַ֖ל פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֑ה שׁ֚וּב מֵחֲר֣וֹן אַפֶּ֔ךָ וְהִנָּחֵ֥ם עַל־הָרָעָ֖ה לְעַמֶּֽךָ׃
Mısırlılar neden ‘Onları dağlarda öldürmek, yeryüzünden silmek için kötü niyetle çıkardı’ desinler? Kızgın öfkenden dön; halkına getireceğin felaketten vazgeç.
Al ken yomeru hamoşelim bou heşbon tibane vetikonen ir sihon.
עַל־כֵּ֛ן יֹאמְר֥וּ הַמֹּשְׁלִ֖ים בֹּ֣אוּ חֶשְׁבּ֑וֹן תִּבָּנֶ֥ה וְתִכּוֹנֵ֖ן עִ֥יר סִיחֽוֹן׃
Bu yüzden ozanlar şöyle der: “Heşbon’a gelin! Sihon’un şehri kurulsun ve sağlamlaştırılsın!
Pen yomeru haarets aşer hotsetanu mişam mibeli yeholet Adonay lahaviam el haarets aşer diber lahem umisinato otam hotsiam lahamitam bamidbar.
פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר׃
Bizi çıkardığın ülkenin halkı, “Adonay onları söz verdiği ülkeye getiremediği ve onlardan nefret ettiği için çölde öldürmek üzere çıkardı” demesin.
Al pi hatora aşer yoruha veal hamişpat aşer yomeru leha taase lo tasur min hadavar aşer yagidu leha yamin usemol.
עַל־פִּ֨י הַתּוֹרָ֜ה אֲשֶׁ֣ר יוֹר֗וּךָ וְעַל־הַמִּשְׁפָּ֛ט אֲשֶׁר־יֹאמְר֥וּ לְךָ֖ תַּעֲשֶׂ֑ה לֹ֣א תָס֗וּר מִן־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־יַגִּ֥ידֽוּ לְךָ֖ יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאל׃
Sana öğrettikleri Tora'ya ve söyledikleri yargı kararına göre davranacaksın. Sana bildirdikleri sözden sağa ya da sola sapmayacaksın.
Lule kaas oyev agur pen yenakeru tsaremo pen yomeru yadenu rama velo Adonay paal kol zot.
לוּלֵ֗י כַּ֤עַס אוֹיֵב֙ אָג֔וּר פֶּֽן־יְנַכְּר֖וּ צָרֵ֑ימוֹ פֶּן־יֹֽאמְרוּ֙ יָדֵ֣ינוּ רָ֔מָה וְלֹ֥א יְהוָ֖ה פָּעַ֥ל כָּל־זֹֽאת׃
Ama düşmanın kışkırtmasını hesaba kattım; hasımları yanlış yorumlayıp, "Elimiz üstün geldi; bütün bunları Adonay yapmadı" demesinler diye.'
Dilbilgisel çözümleme
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 7 kez
HVqi3mpOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.