İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

אמר

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1380 kez, 1181 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit608 kullanım497 ayet
  • Şemot299 kullanım246 ayet
  • Vayikra80 kullanım75 ayet
  • Bamidbar248 kullanım227 ayet
  • Devarim145 kullanım136 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:3

    Vayomer Elohim yehi or vayehi or.

    וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים יְהִ֣י א֑וֹר וַֽיְהִי־אֽוֹר׃

    Tanrı, “Işık olsun” dedi ve ışık oldu.

  2. Bereşit 1:6

    Vayomer Elohim yehi rakia betoh hamayim vihi mavdil ben mayim lamayim.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים יְהִ֥י רָקִ֖יעַ בְּת֣וֹךְ הַמָּ֑יִם וִיהִ֣י מַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין מַ֖יִם לָמָֽיִם׃

    Tanrı, “Suların ortasında bir kubbe olsun ve suları birbirinden ayırsın” dedi.

  3. Bereşit 1:9

    Vayomer Elohim yikavu hamayim mitahat haşamayim el makom ehad veterae hayabaşa vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יִקָּו֨וּ הַמַּ֜יִם מִתַּ֤חַת הַשָּׁמַ֙יִם֙ אֶל־מָק֣וֹם אֶחָ֔ד וְתֵרָאֶ֖ה הַיַּבָּשָׁ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Göğün altındaki sular bir yere toplansın ve kuru yer görünsün” dedi. Böyle oldu.

  4. Bereşit 1:11

    Vayomer Elohim tadeşe haarets deşe esev mazria zera ets peri ose peri lemino aşer zaro vo al haarets vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü yeşillik, tohum veren bitkiler ve türlerine göre meyve veren, tohumu kendi meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirsin” dedi. Böyle oldu.

  5. Bereşit 1:14

    Vayomer Elohim yehi meorot birkia haşamayim lehavdil ben hayom uven halayla vehayu leotot ulemoadim uleyamim veşanim.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יְהִ֤י מְאֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַיּ֖וֹם וּבֵ֣ין הַלָּ֑יְלָה וְהָי֤וּ לְאֹתֹת֙ וּלְמ֣וֹעֲדִ֔ים וּלְיָמִ֖ים וְשָׁנִֽים׃

    Tanrı, “Gündüzü geceden ayırmak için gök kubbesinde ışık kaynakları olsun. İşaretler olsunlar; belirlenmiş zamanları, günleri ve yılları göstersinler.

  6. Bereşit 1:20

    Vayomer Elohim yişretsu hamayim şerets nefeş haya veof yeofef al haarets al pene rekia haşamayim.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים יִשְׁרְצ֣וּ הַמַּ֔יִם שֶׁ֖רֶץ נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֑ה וְעוֹף֙ יְעוֹפֵ֣ף עַל־הָאָ֔רֶץ עַל־פְּנֵ֖י רְקִ֥יעַ הַשָּׁמָֽיִם׃

    Tanrı, “Sular canlılarla dolup taşsın; kuşlar yeryüzünün üzerinde, gök kubbesinin önünde uçsun” dedi.

  7. Bereşit 1:22

    Vayevareh otam Elohim lemor peru urevu umilu et hamayim bayamim vehaof yirev baarets.

    וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָע֖וֹף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ׃

    Tanrı onları kutsayarak, “Üreyin, çoğalın ve denizlerdeki suları doldurun; kuşlar da yeryüzünde çoğalsın” dedi.

  8. Bereşit 1:24

    Vayomer Elohim totse haarets nefeş haya leminah behema varemes vehayeto erets leminah vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ נֶ֤פֶשׁ חַיָּה֙ לְמִינָ֔הּ בְּהֵמָ֥ה וָרֶ֛מֶשׂ וְחַֽיְתוֹ־אֶ֖רֶץ לְמִינָ֑הּ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü türlerine göre canlılar, evcil hayvanlar, yerde hareket eden canlılar ve türlerine göre yaban hayvanları çıkarsın” dedi. Böyle oldu.

  9. Bereşit 1:26

    Vayomer Elohim naase adam betsalmenu kidmutenu veyirdu vidgat hayam uveof haşamayim uvabehema uvehol haarets uvehol haremes haromes al haarets.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים נַֽעֲשֶׂ֥ה אָדָ֛ם בְּצַלְמֵ֖נוּ כִּדְמוּתֵ֑נוּ וְיִרְדּוּ֩ בִדְגַ֨ת הַיָּ֜ם וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֗יִם וּבַבְּהֵמָה֙ וּבְכָל־הָאָ֔רֶץ וּבְכָל־הָרֶ֖מֶשׂ הָֽרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı, “İnsanı suretimizde, bize benzer olarak yapalım. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, bütün yeryüzüne ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmetsinler” dedi.

  10. Bereşit 1:28

    Vayevareh otam Elohim vayomer lahem Elohim peru urevu umilu et haarets vehivşuha uredu bidgat hayam uveof haşamayim uvehol haya haromeset al haarets.

    וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָם֮ אֱלֹהִים֒ וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם אֱלֹהִ֗ים פְּר֥וּ וּרְב֛וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ וְכִבְשֻׁ֑הָ וּרְד֞וּ בִּדְגַ֤ת הַיָּם֙ וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּבְכָל־חַיָּ֖ה הָֽרֹמֶ֥שֶׂת עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı onları kutsadı ve onlara, “Üreyin, çoğalın, yeryüzünü doldurun ve onu egemenliğiniz altına alın. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmedin” dedi.

  11. Bereşit 1:29

    Vayomer Elohim hine natati lahem et kol esev zorea zera aşer al pene hol haarets veet kol haets aşer bo feri ets zorea zara lahem yiheye leohla.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים הִנֵּה֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב ׀ זֹרֵ֣עַ זֶ֗רַע אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־כָּל־הָעֵ֛ץ אֲשֶׁר־בּ֥וֹ פְרִי־עֵ֖ץ זֹרֵ֣עַ זָ֑רַע לָכֶ֥ם יִֽהְיֶ֖ה לְאָכְלָֽה׃

    Tanrı, “İşte, bütün yeryüzündeki tohum veren her bitkiyi ve tohumu meyvesinde bulunan her ağacı size verdim. Bunlar sizin yiyeceğiniz olacak.

  12. Bereşit 2:16

    Vayetsav Adonay Elohim al haadam lemor mikol ets hagan ahol tohel.

    וַיְצַו֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֔ים עַל־הָֽאָדָ֖ם לֵאמֹ֑ר מִכֹּ֥ל עֵֽץ־הַגָּ֖ן אָכֹ֥ל תֹּאכֵֽל׃

    Adonay Tanrı insana şöyle buyurdu: “Bahçedeki her ağaçtan yiyebilirsin.

  13. Bereşit 2:18

    Vayomer Adonay Elohim lo tov heyot haadam levado eeseh lo ezer kenegdo.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֔ים לֹא־ט֛וֹב הֱי֥וֹת הָֽאָדָ֖ם לְבַדּ֑וֹ אֶֽעֱשֶׂהּ־לּ֥וֹ עֵ֖זֶר כְּנֶגְדּֽוֹ׃

    Adonay Tanrı, “İnsanın yalnız olması iyi değil. Ona kendisine karşılık gelen bir yardımcı yapacağım” dedi.

  14. Bereşit 2:23

    Vayomer haadam zot hapaam etsem meatsamay uvasar mibesari lezot yikare işa ki meiş lukoha zot.

    וַיֹּאמֶר֮ הָֽאָדָם֒ זֹ֣את הַפַּ֗עַם עֶ֚צֶם מֵֽעֲצָמַ֔י וּבָשָׂ֖ר מִבְּשָׂרִ֑י לְזֹאת֙ יִקָּרֵ֣א אִשָּׁ֔ה כִּ֥י מֵאִ֖ישׁ לֻֽקֳחָה־זֹּֽאת׃

    İnsan şöyle dedi: “İşte bu kez, kemiklerimden kemik, etimden et! Ona ‘kadın’ denecek; çünkü o, erkekten alındı.”

  15. Bereşit 3:1

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehanahaş haya arum mikol hayat hasade aşer asa Adonay Elohim vayomer el haişa af ki amar Elohim lo tohelu mikol ets hagan.

    וְהַנָּחָשׁ֙ הָיָ֣ה עָר֔וּם מִכֹּל֙ חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַ֚ף כִּֽי־אָמַ֣ר אֱלֹהִ֔ים לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל עֵ֥ץ הַגָּֽן׃

    Yılan, Adonay Tanrı’nın yaptığı bütün kır hayvanlarından daha kurnazdı. Kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki hiçbir ağaçtan yemeyeceksiniz’ mi dedi?” diye sordu.

  16. Bereşit 3:2

    Vatomer haişa el hanahaş miperi ets hagan nohel.

    וַתֹּ֥אמֶר הָֽאִשָּׁ֖ה אֶל־הַנָּחָ֑שׁ מִפְּרִ֥י עֵֽץ־הַגָּ֖ן נֹאכֵֽל׃

    Kadın yılana, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” dedi.

  17. Bereşit 3:3

    Umiperi haets aşer betoh hagan amar Elohim lo tohelu mimenu velo tigeu bo pen temutun.

    וּמִפְּרִ֣י הָעֵץ֮ אֲשֶׁ֣ר בְּתוֹךְ־הַגָּן֒ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים לֹ֤א תֹֽאכְלוּ֙ מִמֶּ֔נּוּ וְלֹ֥א תִגְּע֖וּ בּ֑וֹ פֶּן־תְּמֻתֽוּן׃

    “Ama bahçenin ortasındaki ağacın meyvesi için Tanrı, ‘Ondan yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”

  18. Bereşit 3:4

    Vayomer hanahaş el haişa lo mot temutun.

    וַיֹּ֥אמֶר הַנָּחָ֖שׁ אֶל־הָֽאִשָּׁ֑ה לֹֽא־מ֖וֹת תְּמֻתֽוּן׃

    Yılan kadına, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi.

  19. Bereşit 3:9

    Vayikra Adonay Elohim el haadam vayomer lo ayeka.

    וַיִּקְרָ֛א יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים אֶל־הָֽאָדָ֑ם וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ אַיֶּֽכָּה׃

    Adonay Tanrı insana seslendi: “Neredesin?”

  20. Bereşit 3:10

    Vayomer et koleha şamati bagan vaira ki erom anohi vaehave.

    וַיֹּ֕אמֶר אֶת־קֹלְךָ֥ שָׁמַ֖עְתִּי בַּגָּ֑ן וָאִירָ֛א כִּֽי־עֵירֹ֥ם אָנֹ֖כִי וָאֵחָבֵֽא׃

    İnsan, “Bahçede sesini duydum; çıplak olduğum için korktum ve saklandım” dedi.

  21. Bereşit 3:11

    Vayomer mi higid leha ki erom ata hamin haets aşer tsivitiha levilti ahol mimenu ahaleta.

    וַיֹּ֕אמֶר מִ֚י הִגִּ֣יד לְךָ֔ כִּ֥י עֵירֹ֖ם אָ֑תָּה הֲמִן־הָעֵ֗ץ אֲשֶׁ֧ר צִוִּיתִ֛יךָ לְבִלְתִּ֥י אֲכָל־מִמֶּ֖נּוּ אָכָֽלְתָּ׃

    Tanrı, “Çıplak olduğunu sana kim söyledi? Sana yememeni buyurduğum ağaçtan mı yedin?” diye sordu.

  22. Bereşit 3:12

    Vayomer haadam haişa aşer natata imadi hi natena li min haets vaohel.

    וַיֹּ֖אמֶר הָֽאָדָ֑ם הָֽאִשָּׁה֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה עִמָּדִ֔י הִ֛וא נָֽתְנָה־לִּ֥י מִן־הָעֵ֖ץ וָאֹכֵֽל׃

    İnsan, “Yanıma verdiğin kadın, o bana ağaçtan verdi; ben de yedim” dedi.

  23. Bereşit 3:13

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer Adonay Elohim laişa ma zot asit vatomer haişa hanahaş hişiani vaohel.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֧ה אֱלֹהִ֛ים לָאִשָּׁ֖ה מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֑ית וַתֹּ֙אמֶר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה הַנָּחָ֥שׁ הִשִּׁיאַ֖נִי וָאֹכֵֽל׃

    Adonay Tanrı kadına, “Bu yaptığın nedir?” diye sordu. Kadın, “Yılan beni aldattı; ben de yedim” dedi.

  24. Bereşit 3:14

    Vayomer Adonay Elohim el hanahaş ki asita zot arur ata mikol habehema umikol hayat hasade al gehoneha teleh veafar tohal kol yeme hayeha.

    וַיֹּאמֶר֩ יְהֹוָ֨ה אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶֽל־הַנָּחָשׁ֮ כִּ֣י עָשִׂ֣יתָ זֹּאת֒ אָר֤וּר אַתָּה֙ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֔ה וּמִכֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה עַל־גְּחֹנְךָ֣ תֵלֵ֔ךְ וְעָפָ֥ר תֹּאכַ֖ל כָּל־יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃

    Adonay Tanrı yılana, “Bunu yaptığın için bütün evcil hayvanlardan ve bütün kır hayvanlarından daha lanetlisin. Karnının üzerinde yürüyecek ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin.

  25. Bereşit 3:16

    El haişa amar harba arbe itsevoneh veheroneh beetsev teledi vanim veel işeh teşukateh veu yimşal bah.

    אֶֽל־הָאִשָּׁ֣ה אָמַ֗ר הַרְבָּ֤ה אַרְבֶּה֙ עִצְּבוֹנֵ֣ךְ וְהֵֽרֹנֵ֔ךְ בְּעֶ֖צֶב תֵּֽלְדִ֣י בָנִ֑ים וְאֶל־אִישֵׁךְ֙ תְּשׁ֣וּקָתֵ֔ךְ וְה֖וּא יִמְשָׁל־בָּֽךְ׃ (ס)

    Kadına şöyle dedi: “Çektiğin sıkıntıyı ve gebelik sancılarını çok artıracağım; acı içinde çocuk doğuracaksın. Arzun kocana yönelecek; o da sana hükmedecek.”

  26. Bereşit 3:17

    Bu ayette 2 eşleşme

    Uleadam amar ki şamata lekol işteha vatohal min haets aşer tsivitiha lemor lo tohal mimenu arura haadama baavureha beitsavon tohalena kol yeme hayeha.

    וּלְאָדָ֣ם אָמַ֗ר כִּֽי־שָׁמַעְתָּ֮ לְק֣וֹל אִשְׁתֶּךָ֒ וַתֹּ֙אכַל֙ מִן־הָעֵ֔ץ אֲשֶׁ֤ר צִוִּיתִ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ אֲרוּרָ֤ה הָֽאֲדָמָה֙ בַּֽעֲבוּרֶ֔ךָ בְּעִצָּבוֹן֙ תֹּֽאכֲלֶ֔נָּה כֹּ֖ל יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃

    Adam’a şöyle dedi: “Karının sözünü dinlediğin ve sana ‘Ondan yemeyeceksin’ diye buyurduğum ağaçtan yediğin için, toprak senin yüzünden lanetli oldu. Yaşamın boyunca ondan zahmetle yiyecek elde edeceksin.

  27. Bereşit 3:22

    Vayomer Adonay Elohim hen haadam haya keahad mimenu ladaat tov vara veata pen yişlah yado velakah gam meets hahayim veahal vahay leolam.

    וַיֹּ֣אמֶר ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֗ים הֵ֤ן הָֽאָדָם֙ הָיָה֙ כְּאַחַ֣ד מִמֶּ֔נּוּ לָדַ֖עַת ט֣וֹב וָרָ֑ע וְעַתָּ֣ה ׀ פֶּן־יִשְׁלַ֣ח יָד֗וֹ וְלָקַח֙ גַּ֚ם מֵעֵ֣ץ הַֽחַיִּ֔ים וְאָכַ֖ל וָחַ֥י לְעֹלָֽם׃

    Adonay Tanrı, “İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmek bakımından bizden biri gibi oldu. Şimdi elini uzatıp Yaşam Ağacı’ndan da almasın, yiyip sonsuza dek yaşamasın” dedi.

  28. Bereşit 4:1

    Vehaadam yada et hava işto vatahar vateled et kayin vatomer kaniti et Adonay.

    וְהָ֣אָדָ֔ם יָדַ֖ע אֶת־חַוָּ֣ה אִשְׁתּ֑וֹ וַתַּ֙הַר֙ וַתֵּ֣לֶד אֶת־קַ֔יִן וַתֹּ֕אמֶר קָנִ֥יתִי אִ֖ישׁ אֶת־יְהוָֽה׃

    İnsan, karısı Hava ile birlikte oldu. Hava gebe kaldı ve Kayin’i doğurdu. “Adonay’ın yardımıyla bir erkek elde ettim” dedi.

  29. Bereşit 4:6

    Vayomer Adonay el kayin lama hara lah velama nafelu faneha.

    וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֶל־קָ֑יִן לָ֚מָּה חָ֣רָה לָ֔ךְ וְלָ֖מָּה נָפְל֥וּ פָנֶֽיךָ׃

    Adonay Kayin’e, “Neden öfkelendin, neden yüzün asıldı?” dedi.

  30. Bereşit 4:8

    Vayomer kayin el hevel ahiv vayehi bihyotam basade vayakom kayin el hevel ahiv vayahargeu.

    וַיֹּ֥אמֶר קַ֖יִן אֶל־הֶ֣בֶל אָחִ֑יו וַֽיְהִי֙ בִּהְיוֹתָ֣ם בַּשָּׂדֶ֔ה וַיָּ֥קָם קַ֛יִן אֶל־הֶ֥בֶל אָחִ֖יו וַיַּהַרְגֵֽהוּ׃

    Kayin kardeşi Hevel’le konuştu. Kırdayken Kayin kardeşi Hevel’e saldırdı ve onu öldürdü.

  31. Bereşit 4:9

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer Adonay el kayin e hevel ahiha vayomer lo yadati haşomer ahi anohi.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־קַ֔יִן אֵ֖י הֶ֣בֶל אָחִ֑יךָ וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי הֲשֹׁמֵ֥ר אָחִ֖י אָנֹֽכִי׃

    Adonay Kayin’e, “Kardeşin Hevel nerede?” diye sordu. Kayin, “Bilmiyorum. Ben kardeşimin bekçisi miyim?” dedi.

  32. Bereşit 4:10

    Vayomer me asita kol deme ahiha tsoakim elay min haadama.

    וַיֹּ֖אמֶר מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָ ק֚וֹל דְּמֵ֣י אָחִ֔יךָ צֹעֲקִ֥ים אֵלַ֖י מִן־הָֽאֲדָמָֽה׃

    Adonay, “Ne yaptın?” dedi. “Kardeşinin kanının sesi topraktan Bana haykırıyor.

  33. Bereşit 4:13

    Vayomer kayin el Adonay gadol avoni mineso.

    וַיֹּ֥אמֶר קַ֖יִן אֶל־יְהוָ֑ה גָּד֥וֹל עֲוֺנִ֖י מִנְּשֹֽׂא׃

    Kayin Adonay’a, “Cezam taşıyabileceğimden ağır” dedi.

  34. Bereşit 4:15

    Vayomer lo Adonay lahen kol horeg kayin şivatayim yukam vayasem Adonay lekayin ot levilti hakot oto kol motseo.

    וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ יְהוָ֗ה לָכֵן֙ כָּל־הֹרֵ֣ג קַ֔יִן שִׁבְעָתַ֖יִם יֻקָּ֑ם וַיָּ֨שֶׂם יְהוָ֤ה לְקַ֙יִן֙ א֔וֹת לְבִלְתִּ֥י הַכּוֹת־אֹת֖וֹ כָּל־מֹצְאֽוֹ׃

    Adonay ona, “Bu yüzden Kayin’i öldüren kim olursa olsun, ondan yedi kat öç alınacak” dedi. Adonay, onu bulan birinin öldürmesini önlemek için Kayin’e bir işaret koydu.

  35. Bereşit 4:23

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer lemeh lenaşav ada vetsila şemaan koli neşe lemeh hazena imrati ki haragti lefitsi veyeled lehaburati.

    וַיֹּ֨אמֶר לֶ֜מֶךְ לְנָשָׁ֗יו עָדָ֤ה וְצִלָּה֙ שְׁמַ֣עַן קוֹלִ֔י נְשֵׁ֣י לֶ֔מֶךְ הַאְזֵ֖נָּה אִמְרָתִ֑י כִּ֣י אִ֤ישׁ הָרַ֙גְתִּי֙ לְפִצְעִ֔י וְיֶ֖לֶד לְחַבֻּרָתִֽי׃

    Lemeh eşlerine şöyle dedi: “Ada ve Tsila, sesimi dinleyin! Lemeh’in eşleri, sözüme kulak verin! Beni yaraladığı için bir adamı, beni incittiği için bir genci öldürdüm.

  36. Bereşit 5:29

    Vayikra et şemo noah lemor ze yenahamenu mimaasenu umeitsevon yadenu min haadama aşer ererah Adonay.

    וַיִּקְרָ֧א אֶת־שְׁמ֛וֹ נֹ֖חַ לֵאמֹ֑ר זֶ֠ה יְנַחֲמֵ֤נוּ מִֽמַּעֲשֵׂ֙נוּ֙ וּמֵעִצְּב֣וֹן יָדֵ֔ינוּ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֵֽרְרָ֖הּ יְהוָֽה׃

    Ona Noah adını verdi ve şöyle dedi: “Adonay’ın lanetlediği toprak yüzünden yaptığımız işlerde ve ellerimizin çektiği zahmette bu çocuk bizi teselli edecek.”

  37. Bereşit 6:3

    Vayomer Adonay lo yadon ruhi vaadam leolam beşagam u vasar vehayu yamav mea veesrim şana.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה לֹֽא־יָד֨וֹן רוּחִ֤י בָֽאָדָם֙ לְעֹלָ֔ם בְּשַׁגַּ֖ם ה֣וּא בָשָׂ֑ר וְהָי֣וּ יָמָ֔יו מֵאָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים שָׁנָֽה׃

    Adonay, “Ruhum insan yüzünden sonsuza dek çekişmeyecek; çünkü o da ettendir. Onun günleri yüz yirmi yıl olacak” dedi.

  38. Bereşit 6:7

    Vayomer Adonay emhe et haadam aşer barati meal pene haadama meadam ad behema ad remes vead of haşamayim ki nihamti ki asitim.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה אֶמְחֶ֨ה אֶת־הָאָדָ֤ם אֲשֶׁר־בָּרָ֙אתִי֙ מֵעַל֙ פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֔ה מֵֽאָדָם֙ עַד־בְּהֵמָ֔ה עַד־רֶ֖מֶשׂ וְעַד־ע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם כִּ֥י נִחַ֖מְתִּי כִּ֥י עֲשִׂיתִֽם׃

    Adonay, “Yarattığım insanı toprağın yüzünden sileceğim; insanla birlikte evcil hayvanları, yerde hareket eden canlıları ve göğün kuşlarını da. Çünkü onları yaptığıma pişman oldum” dedi.

  39. Bereşit 6:13

    Vayomer Elohim lenoah kets kol basar ba lefanay ki malea haarets hamas mipenehem vehinni maşhitam et haarets.

    וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים לְנֹ֗חַ קֵ֤ץ כָּל־בָּשָׂר֙ בָּ֣א לְפָנַ֔י כִּֽי־מָלְאָ֥ה הָאָ֛רֶץ חָמָ֖ס מִפְּנֵיהֶ֑ם וְהִנְנִ֥י מַשְׁחִיתָ֖ם אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı Noah’a şöyle dedi: “Bütün canlıların sonu önüme geldi; çünkü onların yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. İşte, onları yeryüzüyle birlikte yok edeceğim.

  40. Bereşit 7:1

    Vayomer Adonay lenoah bo ata vehol beteha el hateva ki oteha raiti tsadik lefanay bador haze.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לְנֹ֔חַ בֹּֽא־אַתָּ֥ה וְכָל־בֵּיתְךָ֖ אֶל־הַתֵּבָ֑ה כִּֽי־אֹתְךָ֥ רָאִ֛יתִי צַדִּ֥יק לְפָנַ֖י בַּדּ֥וֹר הַזֶּֽה׃

    Adonay Noah’a şöyle dedi: “Sen ve bütün ev halkın gemiye girin. Çünkü bu kuşakta seni önümde dürüst buldum.

  41. Bereşit 8:15

    Vayedaber Elohim el noah lemor.

    וַיְדַבֵּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶל־נֹ֥חַ לֵאמֹֽר׃

    Tanrı Noah’a şöyle dedi:

  42. Bereşit 8:21

    Vayarah Adonay et reah hanihoah vayomer Adonay el libo lo osif lekalel od et haadama baavur haadam ki yetser lev haadam ra mineurav velo osif od lehakot et kol hay kaaşer asiti.

    וַיָּ֣רַח יְהוָה֮ אֶת־רֵ֣יחַ הַנִּיחֹחַ֒ וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־לִבּ֗וֹ לֹֽא־אֹ֠סִף לְקַלֵּ֨ל ע֤וֹד אֶת־הָֽאֲדָמָה֙ בַּעֲב֣וּר הָֽאָדָ֔ם כִּ֠י יֵ֣צֶר לֵ֧ב הָאָדָ֛ם רַ֖ע מִנְּעֻרָ֑יו וְלֹֽא־אֹסִ֥ף ע֛וֹד לְהַכּ֥וֹת אֶת־כָּל־חַ֖י כַּֽאֲשֶׁ֥ר עָשִֽׂיתִי׃

    Adonay hoşnutluk veren kokuyu duydu ve içinden şöyle dedi: “İnsanın yüzünden toprağı bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insanın yüreğinin eğilimi gençliğinden beri kötüdür. Yaptığım gibi bütün canlıları bir daha vurmayacağım.

  43. Bereşit 9:1

    Vayevareh Elohim et noah veet banav vayomer lahem peru urevu umilu et haarets.

    וַיְבָ֣רֶךְ אֱלֹהִ֔ים אֶת־נֹ֖חַ וְאֶת־בָּנָ֑יו וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם פְּר֥וּ וּרְב֖וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı, Noah’ı ve oğullarını kutsayarak onlara, “Üreyin, çoğalın ve yeryüzünü doldurun” dedi.

  44. Bereşit 9:8

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer Elohim el noah veel banav ito lemor.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־נֹ֔חַ וְאֶל־בָּנָ֥יו אִתּ֖וֹ לֵאמֹֽר׃

    Tanrı, Noah’a ve yanındaki oğullarına şöyle dedi:

  45. Bereşit 9:12

    Vayomer Elohim zot ot haberit aşer ani noten beni uvenehem uven kol nefeş haya aşer itehem ledorot olam.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים זֹ֤את אֽוֹת־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁר־אֲנִ֣י נֹתֵ֗ן בֵּינִי֙ וּבֵ֣ינֵיכֶ֔ם וּבֵ֛ין כָּל־נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר אִתְּכֶ֑ם לְדֹרֹ֖ת עוֹלָֽם׃

    Tanrı şöyle dedi: “Benimle sizin ve yanınızdaki bütün canlıların arasına, bütün gelecek kuşaklar için koyduğum antlaşmanın işareti şudur:

  46. Bereşit 9:17

    Vayomer Elohim el noah zot ot haberit aşer hakimoti beni uven kol basar aşer al haarets.

    וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים אֶל־נֹ֑חַ זֹ֤את אֽוֹת־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁ֣ר הֲקִמֹ֔תִי בֵּינִ֕י וּבֵ֥ין כָּל־בָּשָׂ֖ר אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽרֶץ׃ (פ)

    Tanrı Noah’a, “Benimle yeryüzündeki bütün canlılar arasında kurduğum antlaşmanın işareti budur” dedi.

  47. Bereşit 9:25

    Vayomer arur kenaan eved avadim yiheye leehav.

    וַיֹּ֖אמֶר אָר֣וּר כְּנָ֑עַן עֶ֥בֶד עֲבָדִ֖ים יִֽהְיֶ֥ה לְאֶחָֽיו׃

    Şöyle dedi: “Kenaan lanetli olsun! Kardeşlerine kölelerin kölesi olsun!”

  48. Bereşit 9:26

    Vayomer baruh Adonay elohe şem vihi henaan eved lamo.

    וַיֹּ֕אמֶר בָּר֥וּךְ יְהֹוָ֖ה אֱלֹ֣הֵי שֵׁ֑ם וִיהִ֥י כְנַ֖עַן עֶ֥בֶד לָֽמוֹ׃

    Sonra şöyle dedi: “Şem’in Tanrısı Adonay’a övgüler olsun! Kenaan onlara köle olsun.

  49. Bereşit 10:9

    U haya gibor tsayid lifne Adonay al ken yeamar kenimrod gibor tsayid lifne Adonay.

    הֽוּא־הָיָ֥ה גִבֹּֽר־צַ֖יִד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר כְּנִמְרֹ֛ד גִּבּ֥וֹר צַ֖יִד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Adonay’ın önünde güçlü bir avcıydı. Bu yüzden, “Adonay’ın önünde güçlü avcı Nimrod gibi” denir.

  50. Bereşit 11:3

    Vayomeru el reeu hava nilbena levenim venisrefa lisrefa vatehi lahem halevena leaven vehahemar haya lahem lahomer.

    וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֗הוּ הָ֚בָה נִלְבְּנָ֣ה לְבֵנִ֔ים וְנִשְׂרְפָ֖ה לִשְׂרֵפָ֑ה וַתְּהִ֨י לָהֶ֤ם הַלְּבֵנָה֙ לְאָ֔בֶן וְהַ֣חֵמָ֔ר הָיָ֥ה לָהֶ֖ם לַחֹֽמֶר׃

    Birbirlerine, “Gelin, tuğla yapıp onları iyice pişirelim” dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

אָמַר

söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek

1373 kullanım · 1176 ayet

אֵמֶר

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

utterance

4 kullanım · 4 ayet

אִמְרָה

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

utterance

3 kullanım · 3 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.