חָיָה
yaşamak; canlı kalmak; yaşatmak
83 kullanım · 82 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 235 kez, 209 farklı ayette görülür. Kök altında 7 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayişlaheni Elohim lifnehem lasum lahem şeerit baarets ulehahayot lahem lifleta gedola.
וַיִּשְׁלָחֵ֤נִי אֱלֹהִים֙ לִפְנֵיכֶ֔ם לָשׂ֥וּם לָכֶ֛ם שְׁאֵרִ֖ית בָּאָ֑רֶץ וּלְהַחֲי֣וֹת לָכֶ֔ם לִפְלֵיטָ֖ה גְּדֹלָֽה׃
Tanrı, soyunuzun yeryüzünde sürmesini sağlamak ve büyük bir kurtuluşla sizi hayatta tutmak için beni sizden önce gönderdi.
Vayagidu lo lemor od yosef hay vehi u moşel behol erets mitsrayim vayafag libo ki lo heemin lahem.
וַיַּגִּ֨דוּ ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר ע֚וֹד יוֹסֵ֣ף חַ֔י וְכִֽי־ה֥וּא מֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וַיָּ֣פָג לִבּ֔וֹ כִּ֥י לֹא־הֶאֱמִ֖ין לָהֶֽם׃
Ona, “Yosef hâlâ yaşıyor! Üstelik bütün Mısır ülkesini yönetiyor!” dediler. Yaakov’un yüreği donakaldı; onlara inanmadı.
Vayedaberu elav et kol divre yosef aşer diber alehem vayar et haagalot aşer şalah yosef laset oto vatehi ruah yaakov avihem.
וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם׃
Yosef’in kendilerine söylediği bütün sözleri ona anlattılar. Babaları Yaakov, Yosef’in kendisini taşımak için gönderdiği arabaları görünce yeniden canlandı.
Vayomer yisrael rav od yosef beni hay eleha veerenu beterem amut.
וַיֹּ֙אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל רַ֛ב עוֹד־יוֹסֵ֥ף בְּנִ֖י חָ֑י אֵֽלְכָ֥ה וְאֶרְאֶ֖נּוּ בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת׃
İsrael, “Bu bana yeter!” dedi. “Oğlum Yosef hâlâ yaşıyor! Ölmeden önce gidip onu göreceğim.”
Vayomer yisrael el yosef amuta hapaam ahare reoti et paneha ki odeha hay.
וַיֹּ֧אמֶר יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־יוֹסֵ֖ף אָמ֣וּתָה הַפָּ֑עַם אַחֲרֵי֙ רְאוֹתִ֣י אֶת־פָּנֶ֔יךָ כִּ֥י עוֹדְךָ֖ חָֽי׃
İsrael, Yosef’e, “Artık ölebilirim” dedi. “Çünkü yüzünü gördüm; hâlâ yaşıyorsun!”
Vayomer paro el yaakov kama yeme şene hayeha.
וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶֽל־יַעֲקֹ֑ב כַּמָּ֕ה יְמֵ֖י שְׁנֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃
Firavun, Yaakov’a, “Kaç yaşındasın?” diye sordu.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer yaakov el paro yeme şene meguray şeloşim umeat şana meat veraim hayu yeme şene hayay velo hisigu et yeme şene haye avotay bime megurehem.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י מְגוּרַ֔י שְׁלֹשִׁ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה מְעַ֣ט וְרָעִ֗ים הָיוּ֙ יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י חַיַּ֔י וְלֹ֣א הִשִּׂ֗יגוּ אֶת־יְמֵי֙ שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י אֲבֹתַ֔י בִּימֵ֖י מְגוּרֵיהֶֽם׃
Yaakov, Firavun’a şöyle dedi: “Gurbet yıllarım yüz otuz yıl. Ömrümün yılları az ve çileli geçti. Atalarımın gurbette geçirdikleri ömür kadar uzun olmadı.”
Lama namut leeneha gam anahnu gam admatenu kene otanu veet admatenu balahem veniheye anahnu veadmatenu avadim lefaro veten zera veniheye velo namut vehaadama lo teşam.
לָ֧מָּה נָמ֣וּת לְעֵינֶ֗יךָ גַּם־אֲנַ֙חְנוּ֙ גַּ֣ם אַדְמָתֵ֔נוּ קְנֵֽה־אֹתָ֥נוּ וְאֶת־אַדְמָתֵ֖נוּ בַּלָּ֑חֶם וְנִֽהְיֶ֞ה אֲנַ֤חְנוּ וְאַדְמָתֵ֙נוּ֙ עֲבָדִ֣ים לְפַרְעֹ֔ה וְתֶן־זֶ֗רַע וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת וְהָאֲדָמָ֖ה לֹ֥א תֵשָֽׁם׃
Gözünün önünde biz neden ölelim, toprağımız neden yok olsun? Yiyecek karşılığında bizi ve toprağımızı satın al. Biz de toprağımız da Firavun’a hizmet edelim. Bize tohum ver de ölmeyelim, yaşayalım; toprak da ıssız kalmasın.”
Vayomeru heheyitanu nimtsa hen beene adoni vehayinu avadim lefaro.
וַיֹּאמְר֖וּ הֶחֱיִתָ֑נוּ נִמְצָא־חֵן֙ בְּעֵינֵ֣י אֲדֹנִ֔י וְהָיִ֥ינוּ עֲבָדִ֖ים לְפַרְעֹֽה׃
“Hayatımızı kurtardın!” dediler. “Efendimizin beğenisini kazanalım yeter; Firavun’un kulları oluruz.”
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi yaakov beerets mitsrayim şeva esre şana vayehi yeme yaakov şene hayav şeva şanim vearbaim umeat şana.
וַיְחִ֤י יַעֲקֹב֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם שְׁבַ֥ע עֶשְׂרֵ֖ה שָׁנָ֑ה וַיְהִ֤י יְמֵֽי־יַעֲקֹב֙ שְׁנֵ֣י חַיָּ֔יו שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים וְאַרְבָּעִ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Yaakov Mısır ülkesinde on yedi yıl yaşadı. Yaakov’un toplam ömrü yüz kırk yedi yıl oldu.
Veatem haşavtem alay raa Elohim haşavah letova lemaan aso kayom haze lehahayot am rav.
וְאַתֶּ֕ם חֲשַׁבְתֶּ֥ם עָלַ֖י רָעָ֑ה אֱלֹהִים֙ חֲשָׁבָ֣הּ לְטֹבָ֔ה לְמַ֗עַן עֲשֹׂ֛ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהַחֲיֹ֥ת עַם־רָֽב׃
Siz bana kötülük tasarladınız; Tanrı ise bugün olduğu gibi birçok insanı hayatta tutmak için bunu iyiliğe yöneltti.
Vayeşev yosef bemitsrayim u uvet aviv vayehi yosef mea vaeser şanim.
וַיֵּ֤שֶׁב יוֹסֵף֙ בְּמִצְרַ֔יִם ה֖וּא וּבֵ֣ית אָבִ֑יו וַיְחִ֣י יוֹסֵ֔ף מֵאָ֥ה וָעֶ֖שֶׂר שָׁנִֽים׃
Yosef ve babasının ev halkı Mısır’da kaldı. Yosef yüz on yıl yaşadı.
Vayemareru et hayehem baavoda kaşa behomer uvilvenim uvehol avoda basade et kol avodatam aşer avedu vahem befareh.
וַיְמָרְר֨וּ אֶת־חַיֵּיהֶ֜ם בַּעֲבֹדָ֣ה קָשָׁ֗ה בְּחֹ֙מֶר֙ וּבִלְבֵנִ֔ים וּבְכָל־עֲבֹדָ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה אֵ֚ת כָּל־עֲבֹ֣דָתָ֔ם אֲשֶׁר־עָבְד֥וּ בָהֶ֖ם בְּפָֽרֶךְ׃
Harç ve kerpiç işlerinde, tarlalardaki her türlü ağır işte hayatlarını acıya boğdular. Yaptırdıkları bütün işlerde onları acımasızca çalıştırıyorlardı.
Vayomer beyaledhen et haivriyot ureiten al haovnayim im ben u vahamiten oto veim bat hi vahaya.
וַיֹּ֗אמֶר בְּיַלֶּדְכֶן֙ אֶת־הָֽעִבְרִיּ֔וֹת וּרְאִיתֶ֖ן עַל־הָאָבְנָ֑יִם אִם־בֵּ֥ן הוּא֙ וַהֲמִתֶּ֣ן אֹת֔וֹ וְאִם־בַּ֥ת הִ֖יא וָחָֽיָה׃
“İbrani kadınları doğurturken doğum taşlarına bakın. Çocuk erkekse öldürün; kızsa yaşasın.”
Vatirena hameyaledot et haelohim velo asu kaaşer diber alehen meleh mitsrayim vatehayena et hayeladim.
וַתִּירֶ֤אןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וְלֹ֣א עָשׂ֔וּ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ן מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וַתְּחַיֶּ֖יןָ אֶת־הַיְלָדִֽים׃
Ama ebeler Tanrı’dan korktular ve Mısır kralının kendilerine söylediğini yapmadılar. Erkek çocukları sağ bıraktılar.
Vayikra meleh mitsrayim lameyaledot vayomer lahen madua asiten hadavar haze vatehayena et hayeladim.
וַיִּקְרָ֤א מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֙יִם֙ לַֽמְיַלְּדֹ֔ת וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ן מַדּ֥וּעַ עֲשִׂיתֶ֖ן הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַתְּחַיֶּ֖יןָ אֶת־הַיְלָדִֽים׃
Mısır kralı ebeleri çağırıp, “Neden böyle yaptınız? Neden erkek çocukları sağ bıraktınız?” diye sordu.
Vatomarna hameyaledot el paro ki lo hanaşim hamitsriyot haivriyot ki hayot hena beterem tavo alehen hameyaledet veyaladu.
וַתֹּאמַ֤רְןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה כִּ֣י לֹ֧א כַנָּשִׁ֛ים הַמִּצְרִיֹּ֖ת הָֽעִבְרִיֹּ֑ת כִּֽי־חָי֣וֹת הֵ֔נָּה בְּטֶ֨רֶם תָּב֧וֹא אֲלֵהֶ֛ן הַמְיַלֶּ֖דֶת וְיָלָֽדוּ׃
Ebeler Firavun’a, “İbrani kadınlar Mısırlı kadınlar gibi değil” dediler. “Onlar güçlüdür; ebe daha yanlarına varmadan doğuruyorlar.”
Vayetsav paro lehol amo lemor kol haben hayilod hayeora taşlihuu vehol habat tehayun.
וַיְצַ֣ו פַּרְעֹ֔ה לְכָל־עַמּ֖וֹ לֵאמֹ֑ר כָּל־הַבֵּ֣ן הַיִּלּ֗וֹד הַיְאֹ֙רָה֙ תַּשְׁלִיכֻ֔הוּ וְכָל־הַבַּ֖ת תְּחַיּֽוּן׃ (ס)
Firavun bütün halkına, “Doğan her erkek çocuğu Nil’e atın; her kız çocuğunu sağ bırakın” diye buyurdu.
Vayeleh moşe vayaşov el yeter hoteno vayomer lo eleha na veaşuva el ahay aşer bemitsrayim veere haodam hayim vayomer yitro lemoşe leh leşalom.
וַיֵּ֨לֶךְ מֹשֶׁ֜ה וַיָּ֣שָׁב ׀ אֶל־יֶ֣תֶר חֹֽתְנ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אֵ֣לְכָה נָּ֗א וְאָשׁ֙וּבָה֙ אֶל־אַחַ֣י אֲשֶׁר־בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶרְאֶ֖ה הַעוֹדָ֣ם חַיִּ֑ים וַיֹּ֧אמֶר יִתְר֛וֹ לְמֹשֶׁ֖ה לֵ֥ךְ לְשָׁלֽוֹם׃
Moşe kayınpederi Yeter’in yanına dönüp, “Lütfen Mısır’daki kardeşlerime döneyim, hâlâ yaşayıp yaşamadıklarını göreyim” dedi. Yitro, Moşe’ye, “Esenlikle git” dedi.
Veele şemot bene levi letoledotam gereşon ukehat umerari uşene haye levi şeva uşeloşim umeat şana.
וְאֵ֨לֶּה שְׁמ֤וֹת בְּנֵֽי־לֵוִי֙ לְתֹ֣לְדֹתָ֔ם גֵּרְשׁ֕וֹן וּקְהָ֖ת וּמְרָרִ֑י וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י לֵוִ֔י שֶׁ֧בַע וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Soylarına göre Levi’nin oğullarının adları şunlardır: Gerşon, Kehat ve Merari. Levi yüz otuz yedi yıl yaşadı.
Uvene kehat amram veyitshar vehevron veuziel uşene haye kehat şaloş uşeloşim umeat şana.
וּבְנֵ֣י קְהָ֔ת עַמְרָ֣ם וְיִצְהָ֔ר וְחֶבְר֖וֹן וְעֻזִּיאֵ֑ל וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י קְהָ֔ת שָׁלֹ֧שׁ וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Kehat’ın oğulları Amram, Yitshar, Hevron ve Uziel. Kehat yüz otuz üç yıl yaşadı.
Vayikah amram et yoheved dodato lo leişa vateled lo et aharon veet moşe uşene haye amram şeva uşeloşim umeat şana.
וַיִּקַּ֨ח עַמְרָ֜ם אֶת־יוֹכֶ֤בֶד דֹּֽדָתוֹ֙ ל֣וֹ לְאִשָּׁ֔ה וַתֵּ֣לֶד ל֔וֹ אֶֽת־אַהֲרֹ֖ן וְאֶת־מֹשֶׁ֑ה וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י עַמְרָ֔ם שֶׁ֧בַע וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃
Amram, halası Yoheved’le evlendi. Yoheved ona Aaron’u ve Moşe’yi doğurdu. Amram yüz otuz yedi yıl yaşadı.
Lo tiga bo yad ki sakol yisakel o yaro yiyare im behema im iş lo yihye bimşoh hayovel hema yaalu vahar.
לֹא־תִגַּ֨ע בּ֜וֹ יָ֗ד כִּֽי־סָק֤וֹל יִסָּקֵל֙ אוֹ־יָרֹ֣ה יִיָּרֶ֔ה אִם־בְּהֵמָ֥ה אִם־אִ֖ישׁ לֹ֣א יִחְיֶ֑ה בִּמְשֹׁךְ֙ הַיֹּבֵ֔ל הֵ֖מָּה יַעֲל֥וּ בָהָֽר׃
Ona el sürülmeyecek; mutlaka taşlanacak ya da aşağı atılacaktır. Hayvan da olsa insan da olsa yaşamayacaktır.’ Koçboynuzunun sesi uzayıp gittiğinde dağa çıkabilirler.”
Vehi yigof şor iş et şor reeu vamet umaheru et haşor hahay vehatsu et kaspo vegam et hamet yehetsun.
וְכִֽי־יִגֹּ֧ף שֽׁוֹר־אִ֛ישׁ אֶת־שׁ֥וֹר רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת וּמָ֨כְר֜וּ אֶת־הַשּׁ֤וֹר הַחַי֙ וְחָצ֣וּ אֶת־כַּסְפּ֔וֹ וְגַ֥ם אֶת־הַמֵּ֖ת יֶֽחֱצֽוּן׃
Bir adamın öküzü, komşusunun öküzüne vurup onu öldürürse yaşayan öküzü satıp parasını paylaşacaklar. Ölü hayvanı da paylaşacaklar.
İm himatse timatse veyado hageneva mişor ad hamor ad se hayim şenayim yeşalem.
אִֽם־הִמָּצֵא֩ תִמָּצֵ֨א בְיָד֜וֹ הַגְּנֵבָ֗ה מִשּׁ֧וֹר עַד־חֲמ֛וֹר עַד־שֶׂ֖ה חַיִּ֑ים שְׁנַ֖יִם יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Çaldığı hayvan, ister öküz, ister eşek, ister davar olsun, elinde canlı bulunursa iki katını ödeyecektir.
מְכַשֵּׁפָ֖ה לֹ֥א תְחַיֶּֽה׃ (ס)
Büyücü kadını yaşatmayacaksın.
Vehaşeviit tişmetena unetaştah veahelu evyone ameha veyitram tohal hayat hasade ken taase leharmeha lezeteha.
וְהַשְּׁבִיעִ֞ת תִּשְׁמְטֶ֣נָּה וּנְטַשְׁתָּ֗הּ וְאָֽכְלוּ֙ אֶבְיֹנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְיִתְרָ֕ם תֹּאכַ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה כֵּֽן־תַּעֲשֶׂ֥ה לְכַרְמְךָ֖ לְזֵיתֶֽךָ׃
Yedinci yıl onu dinlenmeye bırakacak, kendi hâline terk edeceksin. Halkının yoksulları ondan yesin; onların bıraktığını da kırdaki hayvanlar yesin. Bağın ve zeytinliğin için de böyle yapacaksın.
Lo agareşenu mipaneha beşana ehat pen tihye haarets şemama veraba aleha hayat hasade.
לֹ֧א אֲגָרְשֶׁ֛נּוּ מִפָּנֶ֖יךָ בְּשָׁנָ֣ה אֶחָ֑ת פֶּן־תִּהְיֶ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ שְׁמָמָ֔ה וְרַבָּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
Onları önünden bir yılda kovmayacağım. Yoksa ülke ıssız kalır ve kırdaki hayvanlar sana karşı çoğalır.
Vayomer lo tuhal lirot et panay ki lo yirani haadam vahay.
וַיֹּ֕אמֶר לֹ֥א תוּכַ֖ל לִרְאֹ֣ת אֶת־פָּנָ֑י כִּ֛י לֹֽא־יִרְאַ֥נִי הָאָדָ֖ם וָחָֽי׃
“Yüzümü göremezsin” dedi. “Çünkü insan Beni görüp de yaşayamaz.”
O nefeş aşer tiga behol davar tame o venivlat haya temea o benivlat behema temea o benivlat şerets tame venelam mimenu veu tame veaşem.
א֣וֹ נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֣ר תִּגַּע֮ בְּכָל־דָּבָ֣ר טָמֵא֒ אוֹ֩ בְנִבְלַ֨ת חַיָּ֜ה טְמֵאָ֗ה א֤וֹ בְּנִבְלַת֙ בְּהֵמָ֣ה טְמֵאָ֔ה א֕וֹ בְּנִבְלַ֖ת שֶׁ֣רֶץ טָמֵ֑א וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא טָמֵ֖א וְאָשֵֽׁם׃
Ya da biri, arınmamış sayılan herhangi bir şeye —arınmamış bir yaban hayvanının, evcil hayvanın ya da küçük kara canlısının leşine— dokunursa ve bunun farkında değilse, arınmamış duruma gelmiş ve suçlu olmuştur.
Daberu el bene yisrael lemor zot hahaya aşer tohelu mikol habehema aşer al haarets.
דַּבְּר֛וּ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר זֹ֤את הַֽחַיָּה֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאכְל֔וּ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽרֶץ׃
“İsraeloğullarına şöyle söyleyin: Yeryüzündeki bütün hayvanlar arasında yiyebileceğiniz canlılar şunlardır:
Vehol aşer en lo senapir vekaskeset bayamim uvanehalim mikol şerets hamayim umikol nefeş hahaya aşer bamayim şekets hem lahem.
וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר אֵֽין־ל֜וֹ סְנַפִּ֣יר וְקַשְׂקֶ֗שֶׂת בַּיַּמִּים֙ וּבַנְּחָלִ֔ים מִכֹּל֙ שֶׁ֣רֶץ הַמַּ֔יִם וּמִכֹּ֛ל נֶ֥פֶשׁ הַחַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר בַּמָּ֑יִם שֶׁ֥קֶץ הֵ֖ם לָכֶֽם׃
Denizlerde ve akarsularda yüzgeci ve pulu olmayanlar —sularda kaynaşan canlılar ve sularda yaşayan bütün diğer canlılar arasından bunlar— sizin için iğrenç sayılacaktır.
Vehol holeh al kapav behol hahaya haholehet al arba temeim hem lahem kol hanogea benivlatam yitma ad haarev.
וְכֹ֣ל ׀ הוֹלֵ֣ךְ עַל־כַּפָּ֗יו בְּכָל־הַֽחַיָּה֙ הַהֹלֶ֣כֶת עַל־אַרְבַּ֔ע טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶ֑ם כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃
Dört ayak üzerinde yürüyen bütün canlılar arasından pençeleri üzerinde yürüyenler sizin için arınmamış sayılır. Onların leşine dokunan herkes akşama kadar arınmamış olacak.
Zot torat habehema vehaof vehol nefeş hahaya haromeset bamayim ulehol nefeş haşoretset al haarets.
זֹ֣את תּוֹרַ֤ת הַבְּהֵמָה֙ וְהָע֔וֹף וְכֹל֙ נֶ֣פֶשׁ הַֽחַיָּ֔ה הָרֹמֶ֖שֶׂת בַּמָּ֑יִם וּלְכָל־נֶ֖פֶשׁ הַשֹּׁרֶ֥צֶת עַל־הָאָֽרֶץ׃
Hayvanlar, uçan canlılar, sularda hareket eden bütün canlılar ve yerde kaynaşan bütün küçük canlılar için kural budur.
Bu ayette 2 eşleşme
Lehavdil ben hatame uven hatahor uven hahaya haneehelet uven hahaya aşer lo teahel.
לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַטָּמֵ֖א וּבֵ֣ין הַטָּהֹ֑ר וּבֵ֤ין הַֽחַיָּה֙ הַֽנֶּאֱכֶ֔לֶת וּבֵין֙ הַֽחַיָּ֔ה אֲשֶׁ֖ר לֹ֥א תֵאָכֵֽל׃ (פ)
Arınmamış olanla arınmış olanı, yenebilen hayvanla yenemeyen hayvanı ayırt etmek içindir.”
Bu ayette 2 eşleşme
Veraa hakohen vehine seet levana baor vehi hafeha sear lavan umiheyat basar hay baset.
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה שְׂאֵת־לְבָנָה֙ בָּע֔וֹר וְהִ֕יא הָפְכָ֖ה שֵׂעָ֣ר לָבָ֑ן וּמִֽחְיַ֛ת בָּשָׂ֥ר חַ֖י בַּשְׂאֵֽת׃
Kâhin inceleyecek. Deride beyaz bir kabartı varsa, kabartı kılları beyaza çevirmişse ve kabartının içinde canlı et görünüyorsa,
Uveyom heraot bo basar hay yitma.
וּבְי֨וֹם הֵרָא֥וֹת בּ֛וֹ בָּשָׂ֥ר חַ֖י יִטְמָֽא׃
Ama onda canlı et görüldüğü gün arınmamış olur.
Bu ayette 2 eşleşme
Veraa hakohen et habasar hahay vetimeo habasar hahay tame u tsaraat u.
וְרָאָ֧ה הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַבָּשָׂ֥ר הַחַ֖י וְטִמְּא֑וֹ הַבָּשָׂ֥ר הַחַ֛י טָמֵ֥א ה֖וּא צָרַ֥עַת הֽוּא׃
Kâhin canlı eti görünce arınmamış olduğuna hükmedecek. Canlı et arınmamıştır; bu tsaraattır.
O hi yaşuv habasar hahay venehpah lelavan uva el hakohen.
א֣וֹ כִ֥י יָשׁ֛וּב הַבָּשָׂ֥ר הַחַ֖י וְנֶהְפַּ֣ךְ לְלָבָ֑ן וּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן׃
Canlı et yeniden beyaza dönerse o kişi kâhine gelecek.
O vasar ki yihye veoro mihvat eş vehayeta miheyat hamihva baheret levana adamdemet o levana.
א֣וֹ בָשָׂ֔ר כִּֽי־יִהְיֶ֥ה בְעֹר֖וֹ מִכְוַת־אֵ֑שׁ וְֽהָיְתָ֞ה מִֽחְיַ֣ת הַמִּכְוָ֗ה בַּהֶ֛רֶת לְבָנָ֥ה אֲדַמְדֶּ֖מֶת א֥וֹ לְבָנָֽה׃
Ya da birinin derisinde ateş yanığı olur ve yanığın iyileşen dokusunda kırmızımsı beyaz veya beyaz bir parlak leke oluşursa,
Vetsiva hakohen velakah lamitaher şete tsiporim hayot tehorot veets erez uşeni tolaat veezov.
וְצִוָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְלָקַ֧ח לַמִּטַּהֵ֛ר שְׁתֵּֽי־צִפֳּרִ֥ים חַיּ֖וֹת טְהֹר֑וֹת וְעֵ֣ץ אֶ֔רֶז וּשְׁנִ֥י תוֹלַ֖עַת וְאֵזֹֽב׃
kâhin, arınacak kişi için iki canlı, arınmış kuş, sedir ağacı, kırmızı yün ve ezov otu alınmasını buyuracak.
Vetsiva hakohen veşahat et hatsipor haehat el keli heres al mayim hayim.
וְצִוָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְשָׁחַ֖ט אֶת־הַצִּפּ֣וֹר הָאֶחָ֑ת אֶל־כְּלִי־חֶ֖רֶשׂ עַל־מַ֥יִם חַיִּֽים׃
Kâhin, kuşlardan birinin içinde kaynak suyu bulunan toprak bir kabın üzerinde kesilmesini buyuracak.
Bu ayette 3 eşleşme
Et hatsipor hahaya yikah otah veet ets haerez veet şeni hatolaat veet haezov vetaval otam veet hatsipor hahaya bedam hatsipor haşehuta al hamayim hahayim.
אֶת־הַצִּפֹּ֤ר הַֽחַיָּה֙ יִקַּ֣ח אֹתָ֔הּ וְאֶת־עֵ֥ץ הָאֶ֛רֶז וְאֶת־שְׁנִ֥י הַתּוֹלַ֖עַת וְאֶת־הָאֵזֹ֑ב וְטָבַ֨ל אוֹתָ֜ם וְאֵ֣ת ׀ הַצִּפֹּ֣ר הַֽחַיָּ֗ה בְּדַם֙ הַצִּפֹּ֣ר הַשְּׁחֻטָ֔ה עַ֖ל הַמַּ֥יִם הַֽחַיִּֽים׃
Canlı kuşu, sedir ağacını, kırmızı yünü ve ezov otunu alacak. Bunları ve canlı kuşu, kaynak suyunun üzerinde kesilmiş kuşun kanına batıracak.
Vehiza al hamitaher min hatsaraat şeva peamim vetiharo veşilah et hatsipor hahaya al pene hasade.
וְהִזָּ֗ה עַ֧ל הַמִּטַּהֵ֛ר מִן־הַצָּרַ֖עַת שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וְטִ֣הֲר֔וֹ וְשִׁלַּ֛ח אֶת־הַצִּפֹּ֥ר הַֽחַיָּ֖ה עַל־פְּנֵ֥י הַשָּׂדֶֽה׃
Tsaraattan arınacak kişinin üzerine yedi kez serpecek ve arınmış olduğuna hükmedecek. Canlı kuşu açık araziye salıverecek.
Veşahat et hatsipor haehat el keli heres al mayim hayim.
וְשָׁחַ֖ט אֶת־הַצִּפֹּ֣ר הָאֶחָ֑ת אֶל־כְּלִי־חֶ֖רֶשׂ עַל־מַ֥יִם חַיִּֽים׃
Kuşlardan birini içinde kaynak suyu bulunan toprak bir kabın üzerinde kesecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Velakah et ets haerez veet haezov veet şeni hatolaat veet hatsipor hahaya vetaval otam bedam hatsipor haşehuta uvamayim hahayim vehiza el habayit şeva peamim.
וְלָקַ֣ח אֶת־עֵֽץ־הָ֠אֶרֶז וְאֶת־הָ֨אֵזֹ֜ב וְאֵ֣ת ׀ שְׁנִ֣י הַתּוֹלַ֗עַת וְאֵת֮ הַצִּפֹּ֣ר הַֽחַיָּה֒ וְטָבַ֣ל אֹתָ֗ם בְּדַם֙ הַצִּפֹּ֣ר הַשְּׁחוּטָ֔ה וּבַמַּ֖יִם הַֽחַיִּ֑ים וְהִזָּ֥ה אֶל־הַבַּ֖יִת שֶׁ֥בַע פְּעָמִֽים׃
Sedir ağacını, ezov otunu, kırmızı yünü ve canlı kuşu alıp kesilmiş kuşun kanına ve kaynak suyuna batıracak; eve yedi kez serpecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehite et habayit bedam hatsipor uvamayim hahayim uvatsipor hahaya uveets haerez uvaezov uvişni hatolaat.
וְחִטֵּ֣א אֶת־הַבַּ֔יִת בְּדַם֙ הַצִּפּ֔וֹר וּבַמַּ֖יִם הַֽחַיִּ֑ים וּבַצִּפֹּ֣ר הַחַיָּ֗ה וּבְעֵ֥ץ הָאֶ֛רֶז וּבָאֵזֹ֖ב וּבִשְׁנִ֥י הַתּוֹלָֽעַת׃
Kuşun kanıyla, kaynak suyuyla, canlı kuşla, sedir ağacıyla, ezov otuyla ve kırmızı yünle evi arındıracak.
Veşilah et hatsipor hahaya el mihuts lair el pene hasade vehiper al habayit vetaher.
וְשִׁלַּ֞ח אֶת־הַצִּפֹּ֧ר הַֽחַיָּ֛ה אֶל־מִח֥וּץ לָעִ֖יר אֶל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֑ה וְכִפֶּ֥ר עַל־הַבַּ֖יִת וְטָהֵֽר׃
Canlı kuşu şehrin dışına, açık araziye salıverecek. Ev için kefaret sağlayacak ve ev arınmış olacak.
Vehi yithar hazav mizovo vesafar lo şivat yamim letohorato vehibes begadav verahats besaro bemayim hayim vetaher.
וְכִֽי־יִטְהַ֤ר הַזָּב֙ מִזּוֹב֔וֹ וְסָ֨פַר ל֜וֹ שִׁבְעַ֥ת יָמִ֛ים לְטָהֳרָת֖וֹ וְכִבֶּ֣ס בְּגָדָ֑יו וְרָחַ֧ץ בְּשָׂר֛וֹ בְּמַ֥יִם חַיִּ֖ים וְטָהֵֽר׃
Akıntısı olan kişinin akıntısı kesilince arınması için yedi gün sayacak. Giysilerini yıkayacak, bedenini kaynak suyuyla yıkayacak ve arınmış olacak.
Vehasair aşer ala alav hagoral laazazel yoomad hay lifne Adonay lehaper alav leşalah oto laazazel hamidbara.
וְהַשָּׂעִ֗יר אֲשֶׁר֩ עָלָ֨ה עָלָ֤יו הַגּוֹרָל֙ לַעֲזָאזֵ֔ל יָֽעֳמַד־חַ֛י לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לְכַפֵּ֣ר עָלָ֑יו לְשַׁלַּ֥ח אֹת֛וֹ לַעֲזָאזֵ֖ל הַמִּדְבָּֽרָה׃
Kurası Azazel’e çıkan keçi ise üzerinde kefaret sağlamak ve çöle, Azazel’e göndermek üzere Adonay’ın önünde canlı tutulacak.
Temel kelimeler (lemmalar)
yaşamak; canlı kalmak; yaşatmak
83 kullanım · 82 ayet
canlı; yaşayan
68 kullanım · 63 ayet
hayat; yaşam
37 kullanım · 32 ayet
canlı varlık; hayvan
31 kullanım · 29 ayet
yaşamak; hayat sahibi olmak
12 kullanım · 12 ayet
preservation of life
3 kullanım · 3 ayet
canlı; yaşam gücü olan
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.