Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to come in; to go, to arrive; to reach; to enter; to come; to go; to bring; to lead)
Dilbilgisel yapı: fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 7 kez
Teknik kod
HVhi2msTORA’DA KELİME
gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar
tavi okunuşu Tora’da 8 kez, 8 farklı ayette görülür.
Umikol hahay mikol basar şenayim mikol tavi el hateva lehahayot itah zahar unekeva yiheyu.
וּמִכָּל־הָ֠חַי מִֽכָּל־בָּשָׂ֞ר שְׁנַ֧יִם מִכֹּ֛ל תָּבִ֥יא אֶל־הַתֵּבָ֖ה לְהַחֲיֹ֣ת אִתָּ֑ךְ זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה יִֽהְיֽוּ׃
Yaşayan bütün canlıların her birinden ikişer tane, seninle birlikte hayatta kalmaları için gemiye alacaksın. Bir erkek ve bir dişi olacaklar.
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (ס)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.”
Uvimlot yeme tohorah leven o levat tavi keves ben şenato leola uven yona o tor lehatat el petah ohel moed el hakohen.
וּבִמְלֹ֣את ׀ יְמֵ֣י טָהֳרָ֗הּ לְבֵן֮ א֣וֹ לְבַת֒ תָּבִ֞יא כֶּ֤בֶשׂ בֶּן־שְׁנָתוֹ֙ לְעֹלָ֔ה וּבֶן־יוֹנָ֥ה אוֹ־תֹ֖ר לְחַטָּ֑את אֶל־פֶּ֥תַח אֹֽהֶל־מוֹעֵ֖ד אֶל־הַכֹּהֵֽן׃
Erkek ya da kız çocuk için arınma günleri tamamlanınca, bütünüyle yakılan sunu olarak bir yaşında bir kuzu ve günah sunusu olarak genç bir güvercin ya da kumru getirecek. Bunları Buluşma Çadırı’nın girişine, kâhine getirecek.
Velo tavi toeva el beteha vehayita herem kamou şakets teşaketsenu vetaev tetaavenu ki herem u.
וְלֹא־תָבִ֤יא תֽוֹעֵבָה֙ אֶל־בֵּיתֶ֔ךָ וְהָיִ֥יתָ חֵ֖רֶם כָּמֹ֑הוּ שַׁקֵּ֧ץ ׀ תְּשַׁקְּצֶ֛נּוּ וְתַעֵ֥ב ׀ תְּֽתַעֲבֶ֖נּוּ כִּי־חֵ֥רֶם הֽוּא׃ (פ)
Evine iğrenç bir şey getirme; yoksa onun gibi yok edilmeye ayrılmış olursun. Ondan bütünüyle tiksin, onu bütünüyle iğrenç say; çünkü yok edilmeye ayrılmıştır.
Lo tavi etnan zona umehir kelev bet Adonay eloheha lehol neder ki toavat Adonay eloheha gam şenehem.
לֹא־תָבִיא֩ אֶתְנַ֨ן זוֹנָ֜ה וּמְחִ֣יר כֶּ֗לֶב בֵּ֛ית יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לְכָל־נֶ֑דֶר כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ גַּם־שְׁנֵיהֶֽם׃
Herhangi bir adak için Tanrın Adonay'ın evine fahişelik karşılığı alınan ücreti ya da bir köpeğin satış bedelini getirmeyeceksin. Çünkü ikisi de Tanrın Adonay için iğrençtir.
Velakahta mereşit kol peri haadama aşer tavi meartseha aşer Adonay eloheha noten lah vesamta vatene vehalahta el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha leşaken şemo şam.
וְלָקַחְתָּ֞ מֵרֵאשִׁ֣ית ׀ כָּל־פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֗ה אֲשֶׁ֨ר תָּבִ֧יא מֵֽאַרְצְךָ֛ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לָ֖ךְ וְשַׂמְתָּ֣ בַטֶּ֑נֶא וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לְשַׁכֵּ֥ן שְׁמ֖וֹ שָֽׁם׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği toprağından getireceğin bütün toprak ürünlerinin ilkinden alıp bir sepete koyacaksın. Tanrın Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yere gideceksin.
Vayetsav et yehoşua bin nun vayomer hazak veemats ki ata tavi et bene yisrael el haarets aşer nişbati lahem veanohi eheye imah.
וַיְצַ֞ו אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן וַיֹּאמֶר֮ חֲזַ֣ק וֶֽאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבִיא֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לָהֶ֑ם וְאָנֹכִ֖י אֶֽהְיֶ֥ה עִמָּֽךְ׃
Adonay, Nun oğlu Yeoşua'ya görevini bildirerek şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü İsrael oğullarını onlara yemin ettiğim ülkeye sen getireceksin. Ben seninle olacağım.'
Dilbilgisel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
to come in; to go, to arrive; to reach; to enter; to come; to go; to bring; to lead)
Dilbilgisel yapı: fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 7 kez
HVhi2msto come in; to go, to arrive; to reach; to enter; to come; to go; to bring; to lead)
Dilbilgisel yapı: fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVhi3fsOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.