İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

רָאָה

görmek, bakmak, fark etmek; görünmek, ortaya çıkmak; göstermek; görmekten mecazen yaşamak, bulunmak veya deneyimlemek

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 396 kez, 366 farklı ayette görülür.

Kök
ראה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit141 kullanım132 ayet
  • Şemot92 kullanım80 ayet
  • Vayikra48 kullanım44 ayet
  • Bamidbar47 kullanım44 ayet
  • Devarim68 kullanım66 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 41:41

    Vayomer paro el yosef ree natati oteha al kol erets mitsrayim.

    וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף רְאֵה֙ נָתַ֣תִּי אֹֽתְךָ֔ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Firavun, Yosef’e, “Bak, seni bütün Mısır ülkesinin başına koydum” dedi.

  2. Bereşit 42:1

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayar yaakov ki yeş şever bemitsrayim vayomer yaakov levanav lama titrau.

    וַיַּ֣רְא יַעֲקֹ֔ב כִּ֥י יֶשׁ־שֶׁ֖בֶר בְּמִצְרָ֑יִם וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ לְבָנָ֔יו לָ֖מָּה תִּתְרָאֽוּ׃

    Yaakov, Mısır’da tahıl bulunduğunu öğrendi. Oğullarına, “Neden birbirinize bakıp duruyorsunuz?” dedi.

  3. Bereşit 42:7

    Vayar yosef et ehav vayakirem vayitnaker alehem vayedaber itam kaşot vayomer alehem meayin batem vayomeru meerets kenaan lişbar ohel.

    וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    Yosef kardeşlerini görünce tanıdı ama onlara yabancı gibi davrandı, sert konuştu. “Nereden geldiniz?” diye sordu. “Kenaan ülkesinden, yiyecek satın almaya” dediler.

  4. Bereşit 42:9

    Vayizkor yosef et hahalomot aşer halam lahem vayomer alehem meragelim atem lirot et ervat haarets batem.

    וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם׃

    Yosef, onlarla ilgili gördüğü rüyaları hatırladı. “Siz casussunuz!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”

  5. Bereşit 42:12

    Vayomer alehem lo ki ervat haarets batem lirot.

    וַיֹּ֖אמֶר אֲלֵהֶ֑ם לֹ֕א כִּֽי־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶ֥ם לִרְאֽוֹת׃

    Yosef, “Hayır!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”

  6. Bereşit 42:21

    Vayomeru el ahiv aval aşemim anahnu al ahinu aşer rainu tsarat nafşo behithaneno elenu velo şamaenu al ken baa elenu hatsara hazot.

    וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֗יו אֲבָל֮ אֲשֵׁמִ֣ים ׀ אֲנַחְנוּ֮ עַל־אָחִינוּ֒ אֲשֶׁ֨ר רָאִ֜ינוּ צָרַ֥ת נַפְשׁ֛וֹ בְּהִתְחַֽנְנ֥וֹ אֵלֵ֖ינוּ וְלֹ֣א שָׁמָ֑עְנוּ עַל־כֵּן֙ בָּ֣אָה אֵלֵ֔ינוּ הַצָּרָ֖ה הַזֹּֽאת׃

    Birbirlerine, “Kardeşimize yaptığımızdan dolayı gerçekten suçluyuz” dediler. “Bize yalvarırken nasıl acı çektiğini gördük ama dinlemedik. Başımıza bu sıkıntı bu yüzden geldi.”

  7. Bereşit 42:27

    Vayiftah haehad et sako latet mispo lahamoro bamalon vayar et kaspo vehine u befi amtahto.

    וַיִּפְתַּ֨ח הָאֶחָ֜ד אֶת־שַׂקּ֗וֹ לָתֵ֥ת מִסְפּ֛וֹא לַחֲמֹר֖וֹ בַּמָּל֑וֹן וַיַּרְא֙ אֶת־כַּסְפּ֔וֹ וְהִנֵּה־ה֖וּא בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ׃

    Konakladıkları yerde içlerinden biri eşeğine yem vermek için çuvalını açınca parasını gördü. Para torbasının ağzındaydı.

  8. Bereşit 42:35

    Vayehi hem merikim sakehem vehine tseror kaspo besako vayiru et tserorot kaspehem hema vaavihem vayirau.

    וַיְהִ֗י הֵ֚ם מְרִיקִ֣ים שַׂקֵּיהֶ֔ם וְהִנֵּה־אִ֥ישׁ צְרוֹר־כַּסְפּ֖וֹ בְּשַׂקּ֑וֹ וַיִּרְא֞וּ אֶת־צְרֹר֧וֹת כַּסְפֵּיהֶ֛ם הֵ֥מָּה וַאֲבִיהֶ֖ם וַיִּירָֽאוּ׃

    Çuvallarını boşaltırken her birinin para kesesi kendi çuvalından çıktı. Kendileri de babaları da para keselerini görünce korktu.

  9. Bereşit 43:3

    Vayomer elav yehuda lemor haed heid banu haiş lemor lo tiru fanay bilti ahihem itehem.

    וַיֹּ֧אמֶר אֵלָ֛יו יְהוּדָ֖ה לֵאמֹ֑ר הָעֵ֣ד הֵעִד֩ בָּ֨נוּ הָאִ֤ישׁ לֵאמֹר֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃

    Yehuda ona şöyle karşılık verdi: “Adam bizi kesin bir dille uyardı: ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.

  10. Bereşit 43:5

    Veim eneha meşaleah lo nered ki haiş amar elenu lo tiru fanay bilti ahihem itehem.

    וְאִם־אֵינְךָ֥ מְשַׁלֵּ֖חַ לֹ֣א נֵרֵ֑ד כִּֽי־הָאִ֞ישׁ אָמַ֤ר אֵלֵ֙ינוּ֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃

    Ama göndermezsen inmeyiz. Çünkü adam bize, ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.”

  11. Bereşit 43:16

    Vayar yosef itam et binyamin vayomer laaşer al beto have et haanaşim habayeta utevoah tevah vehahen ki iti yohelu haanaşim batsohorayim.

    וַיַּ֨רְא יוֹסֵ֣ף אִתָּם֮ אֶת־בִּנְיָמִין֒ וַיֹּ֙אמֶר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ הָבֵ֥א אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים הַבָּ֑יְתָה וּטְבֹ֤חַ טֶ֙בַח֙ וְהָכֵ֔ן כִּ֥י אִתִּ֛י יֹאכְל֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים בַּֽצָּהֳרָֽיִם׃

    Yosef, Binyamin’i yanlarında görünce evinin sorumlusuna, “Bu adamları eve götür” dedi. “Bir hayvan kestirip yemek hazırlat. Bu adamlar öğleyin benimle yemek yiyecek.”

  12. Bereşit 43:29

    Vayisa enav vayar et binyamin ahiv ben imo vayomer haze ahihem hakaton aşer amartem elay vayomar Elohim yaheneha beni.

    וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־בִּנְיָמִ֣ין אָחִיו֮ בֶּן־אִמּוֹ֒ וַיֹּ֗אמֶר הֲזֶה֙ אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹ֔ן אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וַיֹּאמַ֕ר אֱלֹהִ֥ים יָחְנְךָ֖ בְּנִֽי׃

    Yosef gözlerini kaldırıp öz kardeşi, annesinin oğlu Binyamin’i gördü. “Bana sözünü ettiğiniz en küçük kardeşiniz bu mu?” diye sordu. Ardından, “Tanrı sana iyilik göstersin, oğlum” dedi.

  13. Bereşit 44:23

    Vatomer el avadeha im lo yered ahihem hakaton itehem lo tosifun lirot panay.

    וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ אִם־לֹ֥א יֵרֵ֛ד אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן אִתְּכֶ֑ם לֹ֥א תֹסִפ֖וּן לִרְא֥וֹת פָּנָֽי׃

    Ama kullarına, ‘En küçük kardeşiniz sizinle gelmezse bir daha karşıma çıkmayın’ dedin.

  14. Bereşit 44:26

    Vanomer lo nuhal laredet im yeş ahinu hakaton itanu veyaradnu ki lo nuhal lirot pene haiş veahinu hakaton enenu itanu.

    וַנֹּ֕אמֶר לֹ֥א נוּכַ֖ל לָרֶ֑דֶת אִם־יֵשׁ֩ אָחִ֨ינוּ הַקָּטֹ֤ן אִתָּ֙נוּ֙ וְיָרַ֔דְנוּ כִּי־לֹ֣א נוּכַ֗ל לִרְאוֹת֙ פְּנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְאָחִ֥ינוּ הַקָּטֹ֖ן אֵינֶ֥נּוּ אִתָּֽנוּ׃

    Biz de, ‘Gidemeyiz’ dedik. ‘En küçük kardeşimiz yanımızda olursa gideriz. En küçük kardeşimiz yanımızda olmadan adamın karşısına çıkamayız.’

  15. Bereşit 44:28

    Vayetse haehad meiti vaomar ah tarof toraf velo reitiv ad hena.

    וַיֵּצֵ֤א הָֽאֶחָד֙ מֵֽאִתִּ֔י וָאֹמַ֕ר אַ֖ךְ טָרֹ֣ף טֹרָ֑ף וְלֹ֥א רְאִיתִ֖יו עַד־הֵֽנָּה׃

    Biri yanımdan ayrıldı. Kesinlikle yırtıcı bir hayvan onu parçaladı, dedim. O zamandan beri onu görmedim.

  16. Bereşit 44:31

    Vehaya kiroto ki en hanaar vamet vehoridu avadeha et sevat avdeha avinu beyagon şeola.

    וְהָיָ֗ה כִּרְאוֹת֛וֹ כִּי־אֵ֥ין הַנַּ֖עַר וָמֵ֑ת וְהוֹרִ֨ידוּ עֲבָדֶ֜יךָ אֶת־שֵׂיבַ֨ת עַבְדְּךָ֥ אָבִ֛ינוּ בְּיָג֖וֹן שְׁאֹֽלָה׃

    delikanlının gelmediğini görünce ölür. Böylece biz kulların, kulun olan babamızın ak saçlı başını keder içinde Şeol’e indirmiş oluruz.

  17. Bereşit 44:34

    Ki eh eele el avi vehanaar enenu iti pen ere vara aşer yimtsa et avi.

    כִּי־אֵיךְ֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־אָבִ֔י וְהַנַּ֖עַר אֵינֶ֣נּוּ אִתִּ֑י פֶּ֚ן אֶרְאֶ֣ה בָרָ֔ע אֲשֶׁ֥ר יִמְצָ֖א אֶת־אָבִֽי׃

    Delikanlı yanımda olmadan babama nasıl dönebilirim? Babamın başına gelecek felaketi görmeye dayanamam.”

  18. Bereşit 45:12

    Vehine enehem root veene ahi vinyamin ki fi hamedaber alehem.

    וְהִנֵּ֤ה עֵֽינֵיכֶם֙ רֹא֔וֹת וְעֵינֵ֖י אָחִ֣י בִנְיָמִ֑ין כִּי־פִ֖י הַֽמְדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶֽם׃

    İşte, sizin gözleriniz de kardeşim Binyamin’in gözleri de görüyor: Sizinle konuşan benim.

  19. Bereşit 45:13

    Vehigadtem leavi et kol kevodi bemitsrayim veet kol aşer reitem umihartem vehoradtem et avi hena.

    וְהִגַּדְתֶּ֣ם לְאָבִ֗י אֶת־כָּל־כְּבוֹדִי֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְאֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֑ם וּמִֽהַרְתֶּ֛ם וְהוֹרַדְתֶּ֥ם אֶת־אָבִ֖י הֵֽנָּה׃

    Mısır’da sahip olduğum bütün itibarı ve gördüğünüz her şeyi babama anlatın. Çabuk davranıp babamı buraya getirin.”

  20. Bereşit 45:27

    Vayedaberu elav et kol divre yosef aşer diber alehem vayar et haagalot aşer şalah yosef laset oto vatehi ruah yaakov avihem.

    וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם׃

    Yosef’in kendilerine söylediği bütün sözleri ona anlattılar. Babaları Yaakov, Yosef’in kendisini taşımak için gönderdiği arabaları görünce yeniden canlandı.

  21. Bereşit 45:28

    Vayomer yisrael rav od yosef beni hay eleha veerenu beterem amut.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל רַ֛ב עוֹד־יוֹסֵ֥ף בְּנִ֖י חָ֑י אֵֽלְכָ֥ה וְאֶרְאֶ֖נּוּ בְּטֶ֥רֶם אָמֽוּת׃

    İsrael, “Bu bana yeter!” dedi. “Oğlum Yosef hâlâ yaşıyor! Ölmeden önce gidip onu göreceğim.”

  22. Bereşit 46:29

    Vayesor yosef merkavto vayaal likrat yisrael aviv goşena vayera elav vayipol al tsavarav vayevk al tsavarav od.

    וַיֶּאְסֹ֤ר יוֹסֵף֙ מֶרְכַּבְתּ֔וֹ וַיַּ֛עַל לִקְרַֽאת־יִשְׂרָאֵ֥ל אָבִ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיֵּרָ֣א אֵלָ֗יו וַיִּפֹּל֙ עַל־צַוָּארָ֔יו וַיֵּ֥בְךְּ עַל־צַוָּארָ֖יו עֽוֹד׃

    Yosef arabasını hazırlatıp babası İsrael’i karşılamaya Goşen’e gitti. Babasının karşısına çıkınca boynuna sarıldı ve uzun süre boynunda ağladı.

  23. Bereşit 46:30

    Vayomer yisrael el yosef amuta hapaam ahare reoti et paneha ki odeha hay.

    וַיֹּ֧אמֶר יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־יוֹסֵ֖ף אָמ֣וּתָה הַפָּ֑עַם אַחֲרֵי֙ רְאוֹתִ֣י אֶת־פָּנֶ֔יךָ כִּ֥י עוֹדְךָ֖ חָֽי׃

    İsrael, Yosef’e, “Artık ölebilirim” dedi. “Çünkü yüzünü gördüm; hâlâ yaşıyorsun!”

  24. Bereşit 48:3

    Vayomer yaakov el yosef el şaday nira elay beluz beerets kenaan vayevareh oti.

    וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֵ֥ל שַׁדַּ֛י נִרְאָֽה־אֵלַ֥י בְּל֖וּז בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיְבָ֖רֶךְ אֹתִֽי׃

    Yaakov, Yosef’e şöyle dedi: “El Şaday, Kenaan ülkesindeki Luz’da bana göründü ve beni kutsadı.

  25. Bereşit 48:8

    Vayar yisrael et bene yosef vayomer mi ele.

    וַיַּ֥רְא יִשְׂרָאֵ֖ל אֶת־בְּנֵ֣י יוֹסֵ֑ף וַיֹּ֖אמֶר מִי־אֵֽלֶּה׃

    İsrael, Yosef’in oğullarını görünce, “Bunlar kim?” diye sordu.

  26. Bereşit 48:10

    Veene yisrael kavedu mizoken lo yuhal lirot vayageş otam elav vayişak lahem vayehabek lahem.

    וְעֵינֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ כָּבְד֣וּ מִזֹּ֔קֶן לֹ֥א יוּכַ֖ל לִרְא֑וֹת וַיַּגֵּ֤שׁ אֹתָם֙ אֵלָ֔יו וַיִּשַּׁ֥ק לָהֶ֖ם וַיְחַבֵּ֥ק לָהֶֽם׃

    İsrael’in gözleri yaşlılıktan zayıflamıştı, iyi göremiyordu. Yosef oğullarını ona yaklaştırdı. İsrael onları öpüp kucakladı.

  27. Bereşit 48:11

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer yisrael el yosef reo faneha lo filaleti vehine hera oti Elohim gam et zareha.

    וַיֹּ֤אמֶר יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף רְאֹ֥ה פָנֶ֖יךָ לֹ֣א פִלָּ֑לְתִּי וְהִנֵּ֨ה הֶרְאָ֥ה אֹתִ֛י אֱלֹהִ֖ים גַּ֥ם אֶת־זַרְעֶֽךָ׃

    İsrael, Yosef’e, “Yüzünü göreceğimi ummuyordum” dedi. “İşte Tanrı bana çocuklarını da gösterdi.”

  28. Bereşit 48:17

    Vayar yosef ki yaşit aviv yad yemino al roş efrayim vayera beenav vayitmoh yad aviv lehasir otah meal roş efrayim al roş menaşe.

    וַיַּ֣רְא יוֹסֵ֗ף כִּי־יָשִׁ֨ית אָבִ֧יו יַד־יְמִינ֛וֹ עַל־רֹ֥אשׁ אֶפְרַ֖יִם וַיֵּ֣רַע בְּעֵינָ֑יו וַיִּתְמֹ֣ךְ יַד־אָבִ֗יו לְהָסִ֥יר אֹתָ֛הּ מֵעַ֥ל רֹאשׁ־אֶפְרַ֖יִם עַל־רֹ֥אשׁ מְנַשֶּֽׁה׃

    Yosef, babasının sağ elini Efrayim’in başına koyduğunu görünce bundan hoşlanmadı. Efrayim’in başından kaldırıp Menaşe’nin başına koymak için babasının elini tuttu.

  29. Bereşit 49:15

    Vayar menuha ki tov veet haarets ki naema vayet şihmo lisbol vayehi lemas oved.

    וַיַּ֤רְא מְנֻחָה֙ כִּ֣י ט֔וֹב וְאֶת־הָאָ֖רֶץ כִּ֣י נָעֵ֑מָה וַיֵּ֤ט שִׁכְמוֹ֙ לִסְבֹּ֔ל וַיְהִ֖י לְמַס־עֹבֵֽד׃ (ס)

    Dinlenecek yerin iyi, ülkenin güzel olduğunu gördü. Yük taşımak için omzunu eğdi ve zorunlu hizmete boyun eğdi.

  30. Bereşit 50:11

    Vayar yoşev haarets hakenaani et haevel begoren haatad vayomeru evel kaved ze lemitsrayim al ken kara şemah avel mitsrayim aşer beever hayarden.

    וַיַּ֡רְא יוֹשֵׁב֩ הָאָ֨רֶץ הַֽכְּנַעֲנִ֜י אֶת־הָאֵ֗בֶל בְּגֹ֙רֶן֙ הָֽאָטָ֔ד וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵֽבֶל־כָּבֵ֥ד זֶ֖ה לְמִצְרָ֑יִם עַל־כֵּ֞ן קָרָ֤א שְׁמָהּ֙ אָבֵ֣ל מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּֽן׃

    Ülkenin Kenaanlı halkı Goren Haatad’daki yası görünce, “Mısırlılar için ne ağır bir yas!” dedi. Bu yüzden Yarden’in öte yakasındaki o yere Avel Mitsrayim adı verildi.

  31. Bereşit 50:15

    Vayiru ahe yosef ki met avihem vayomeru lu yistemenu yosef vehaşev yaşiv lanu et kol haraa aşer gamalnu oto.

    וַיִּרְא֤וּ אֲחֵֽי־יוֹסֵף֙ כִּי־מֵ֣ת אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ ל֥וּ יִשְׂטְמֵ֖נוּ יוֹסֵ֑ף וְהָשֵׁ֤ב יָשִׁיב֙ לָ֔נוּ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר גָּמַ֖לְנוּ אֹתֽוֹ׃

    Yosef’in kardeşleri babalarının öldüğünü görünce, “Ya Yosef bize kin besliyorsa?” dediler. “Ona yaptığımız bütün kötülüğü bize geri öderse?”

  32. Bereşit 50:23

    Vayar yosef leefrayim bene şileşim gam bene mahir ben menaşe yuledu al birke yosef.

    וַיַּ֤רְא יוֹסֵף֙ לְאֶפְרַ֔יִם בְּנֵ֖י שִׁלֵּשִׁ֑ים גַּ֗ם בְּנֵ֤י מָכִיר֙ בֶּן־מְנַשֶּׁ֔ה יֻלְּד֖וּ עַל־בִּרְכֵּ֥י יוֹסֵֽף׃

    Yosef, Efrayim’in soyunun üçüncü kuşağını gördü. Menaşe’nin oğlu Mahir’in çocukları da Yosef’in dizlerinde büyüdü.

  33. Şemot 1:16

    Vayomer beyaledhen et haivriyot ureiten al haovnayim im ben u vahamiten oto veim bat hi vahaya.

    וַיֹּ֗אמֶר בְּיַלֶּדְכֶן֙ אֶת־הָֽעִבְרִיּ֔וֹת וּרְאִיתֶ֖ן עַל־הָאָבְנָ֑יִם אִם־בֵּ֥ן הוּא֙ וַהֲמִתֶּ֣ן אֹת֔וֹ וְאִם־בַּ֥ת הִ֖יא וָחָֽיָה׃

    “İbrani kadınları doğurturken doğum taşlarına bakın. Çocuk erkekse öldürün; kızsa yaşasın.”

  34. Şemot 2:2

    Vatahar haişa vateled ben vatere oto ki tov u vatitspeneu şeloşa yerahim.

    וַתַּ֥הַר הָאִשָּׁ֖ה וַתֵּ֣לֶד בֵּ֑ן וַתֵּ֤רֶא אֹתוֹ֙ כִּי־ט֣וֹב ה֔וּא וַֽתִּצְפְּנֵ֖הוּ שְׁלֹשָׁ֥ה יְרָחִֽים׃

    Kadın hamile kalıp bir oğul doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce onu üç ay sakladı.

  35. Şemot 2:5

    Vatered bat paro lirhots al hayeor venaaroteha holehot al yad hayeor vatere et hateva betoh hasuf vatişlah et amatah vatikaheha.

    וַתֵּ֤רֶד בַּת־פַּרְעֹה֙ לִרְחֹ֣ץ עַל־הַיְאֹ֔ר וְנַעֲרֹתֶ֥יהָ הֹלְכֹ֖ת עַל־יַ֣ד הַיְאֹ֑ר וַתֵּ֤רֶא אֶת־הַתֵּבָה֙ בְּת֣וֹךְ הַסּ֔וּף וַתִּשְׁלַ֥ח אֶת־אֲמָתָ֖הּ וַתִּקָּחֶֽהָ

    Firavun’un kızı yıkanmak için Nil’e indi. Hizmetçileri Nil kıyısında yürüyordu. Sazların arasındaki sepeti görünce cariyesini gönderip aldırdı.

  36. Şemot 2:6

    Vatiftah vatireu et hayeled vehine naar bohe vatahmol alav vatomer miyalde haivrim ze.

    וַתִּפְתַּח֙ וַתִּרְאֵ֣הוּ אֶת־הַיֶּ֔לֶד וְהִנֵּה־נַ֖עַר בֹּכֶ֑ה וַתַּחְמֹ֣ל עָלָ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מִיַּלְדֵ֥י הָֽעִבְרִ֖ים זֶֽה׃

    Sepeti açıp çocuğu gördü; bebek ağlıyordu. Ona acıdı ve “Bu, İbranilerin çocuklarından biri” dedi.

  37. Şemot 2:11

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehi bayamim hahem vayigdal moşe vayetse el ehav vayar besivlotam vayar mitsri make ivri meehav.

    וַיְהִ֣י ׀ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם וַיִּגְדַּ֤ל מֹשֶׁה֙ וַיֵּצֵ֣א אֶל־אֶחָ֔יו וַיַּ֖רְא בְּסִבְלֹתָ֑ם וַיַּרְא֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מַכֶּ֥ה אִישׁ־עִבְרִ֖י מֵאֶחָֽיו׃

    O günlerde Moşe büyümüştü. Kardeşlerinin yanına çıktı ve onların ağır yükler altında çalıştığını gördü. Bir Mısırlının, kardeşlerinden bir İbraniyi dövdüğünü gördü.

  38. Şemot 2:12

    Vayifen ko vaho vayar ki en vayah et hamitsri vayitmeneu bahol.

    וַיִּ֤פֶן כֹּה֙ וָכֹ֔ה וַיַּ֖רְא כִּ֣י אֵ֣ין אִ֑ישׁ וַיַּךְ֙ אֶת־הַמִּצְרִ֔י וַֽיִּטְמְנֵ֖הוּ בַּחֽוֹל׃

    Sağına soluna bakıp kimsenin olmadığını görünce Mısırlıyı öldürdü ve kuma gömdü.

  39. Şemot 2:25

    Vayar Elohim et bene yisrael vayeda Elohim.

    וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּ֖דַע אֱלֹהִֽים׃ (ס)

    Tanrı İsrael oğullarını gördü; durumlarını biliyordu.

  40. Şemot 3:2

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayera malah Adonay elav belabat mitoh hasene vayar vehine hasene boer baeş vehasene enenu ukal.

    וַ֠יֵּרָא מַלְאַ֨ךְ יְהֹוָ֥ה אֵלָ֛יו בְּלַבַּת־אֵ֖שׁ מִתּ֣וֹךְ הַסְּנֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הַסְּנֶה֙ בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֔שׁ וְהַסְּנֶ֖ה אֵינֶ֥נּוּ אֻכָּֽל׃

    Adonay’ın meleği, bir çalının ortasından yükselen ateş alevinde ona göründü. Moşe baktı: Çalı ateş içinde yanıyor ama yanıp bitmiyordu.

  41. Şemot 3:3

    Vayomer moşe asura na veere et hamare hagadol haze madua lo yivar hasene.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה אָסֻֽרָה־נָּ֣א וְאֶרְאֶ֔ה אֶת־הַמַּרְאֶ֥ה הַגָּדֹ֖ל הַזֶּ֑ה מַדּ֖וּעַ לֹא־יִבְעַ֥ר הַסְּנֶֽה׃

    Moşe, “Gidip şu olağanüstü görüntüye bakayım” dedi. “Çalı neden yanıp bitmiyor?”

  42. Şemot 3:4

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayar Adonay ki sar lirot vayikra elav Elohim mitoh hasene vayomer moşe moşe vayomer hineni.

    וַיַּ֥רְא יְהוָ֖ה כִּ֣י סָ֣ר לִרְא֑וֹת וַיִּקְרָא֩ אֵלָ֨יו אֱלֹהִ֜ים מִתּ֣וֹךְ הַסְּנֶ֗ה וַיֹּ֛אמֶר מֹשֶׁ֥ה מֹשֶׁ֖ה וַיֹּ֥אמֶר הִנֵּֽנִי׃

    Adonay, onun bakmak için yaklaştığını görünce Tanrı çalının içinden, “Moşe, Moşe!” diye seslendi. Moşe, “Buradayım” dedi.

  43. Şemot 3:7

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer Adonay rao raiti et oni ami aşer bemitsrayim veet tsaakatam şamati mipene nogesav ki yadati et mahovav.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה רָאֹ֥ה רָאִ֛יתִי אֶת־עֳנִ֥י עַמִּ֖י אֲשֶׁ֣ר בְּמִצְרָ֑יִם וְאֶת־צַעֲקָתָ֤ם שָׁמַ֙עְתִּי֙ מִפְּנֵ֣י נֹֽגְשָׂ֔יו כִּ֥י יָדַ֖עְתִּי אֶת־מַכְאֹבָֽיו׃

    Adonay şöyle dedi: “Mısır’daki halkımın çektiği eziyeti gördüm. Zorba görevliler yüzünden yükselen çığlıklarını duydum; acılarını biliyorum.

  44. Şemot 3:9

    Veata hine tsaakat bene yisrael baa elay vegam raiti et halahats aşer mitsrayim lohatsim otam.

    וְעַתָּ֕ה הִנֵּ֛ה צַעֲקַ֥ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל בָּ֣אָה אֵלָ֑י וְגַם־רָאִ֙יתִי֙ אֶת־הַלַּ֔חַץ אֲשֶׁ֥ר מִצְרַ֖יִם לֹחֲצִ֥ים אֹתָֽם׃

    İşte, İsrael oğullarının çığlığı bana ulaştı. Mısırlıların onlara uyguladığı baskıyı da gördüm.

  45. Şemot 3:16

    Leh veasafta et zikne yisrael veamarta alehem Adonay elohe avotehem nira elay elohe avraham yitshak veyaakov lemor pakod pakadti ethem veet heasuy lahem bemitsrayim.

    לֵ֣ךְ וְאָֽסַפְתָּ֞ אֶת־זִקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְאָמַרְתָּ֤ אֲלֵהֶם֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י אֲבֹֽתֵיכֶם֙ נִרְאָ֣ה אֵלַ֔י אֱלֹהֵ֧י אַבְרָהָ֛ם יִצְחָ֥ק וְיַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר פָּקֹ֤ד פָּקַ֙דְתִּי֙ אֶתְכֶ֔ם וְאֶת־הֶעָשׂ֥וּי לָכֶ֖ם בְּמִצְרָֽיִם׃

    Git, İsrael’in ileri gelenlerini topla ve onlara şöyle söyle: ‘Atalarınızın Tanrısı Adonay, Avraam’ın, Yitshak’ın ve Yaakov’un Tanrısı bana göründü. Bana şöyle dedi: Sizinle ve Mısır’da size yapılanlarla kesinlikle ilgilendim.

  46. Şemot 4:1

    Vayaan moşe vayomer vehen lo yaaminu li velo yişmeu bekoli ki yomeru lo nira eleha Adonay.

    וַיַּ֤עַן מֹשֶׁה֙ וַיֹּ֔אמֶר וְהֵן֙ לֹֽא־יַאֲמִ֣ינוּ לִ֔י וְלֹ֥א יִשְׁמְע֖וּ בְּקֹלִ֑י כִּ֣י יֹֽאמְר֔וּ לֹֽא־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֖יךָ יְהוָֽה׃

    Moşe, “Ya bana inanmaz, sözümü dinlemezlerse?” diye karşılık verdi. “‘Adonay sana görünmedi’ derlerse?”

  47. Şemot 4:5

    Lemaan yaaminu ki nira eleha Adonay elohe avotam elohe avraham elohe yitshak velohe yaakov.

    לְמַ֣עַן יַאֲמִ֔ינוּ כִּֽי־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֛יךָ יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתָ֑ם אֱלֹהֵ֧י אַבְרָהָ֛ם אֱלֹהֵ֥י יִצְחָ֖ק וֵאלֹהֵ֥י יַעֲקֹֽב׃

    “Böylece atalarının Tanrısı Adonay’ın, Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı ve Yaakov’un Tanrısı’nın sana göründüğüne inanacaklar.”

  48. Şemot 4:14

    Vayihar af Adonay bemoşe vayomer halo aharon ahiha halevi yadati ki daber yedaber u vegam hine u yotse likrateha veraaha vesamah belibo.

    וַיִּֽחַר־אַ֨ף יְהוָ֜ה בְּמֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ הֲלֹ֨א אַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ הַלֵּוִ֔י יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־דַבֵּ֥ר יְדַבֵּ֖ר ה֑וּא וְגַ֤ם הִנֵּה־הוּא֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתֶ֔ךָ וְרָאֲךָ֖ וְשָׂמַ֥ח בְּלִבּֽוֹ׃

    Adonay, Moşe’ye öfkelendi. “Levili kardeşin Aaron yok mu?” dedi. “Onun iyi konuştuğunu biliyorum. İşte, seni karşılamaya çıkıyor. Seni görünce yürekten sevinecek.

  49. Şemot 4:18

    Vayeleh moşe vayaşov el yeter hoteno vayomer lo eleha na veaşuva el ahay aşer bemitsrayim veere haodam hayim vayomer yitro lemoşe leh leşalom.

    וַיֵּ֨לֶךְ מֹשֶׁ֜ה וַיָּ֣שָׁב ׀ אֶל־יֶ֣תֶר חֹֽתְנ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אֵ֣לְכָה נָּ֗א וְאָשׁ֙וּבָה֙ אֶל־אַחַ֣י אֲשֶׁר־בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶרְאֶ֖ה הַעוֹדָ֣ם חַיִּ֑ים וַיֹּ֧אמֶר יִתְר֛וֹ לְמֹשֶׁ֖ה לֵ֥ךְ לְשָׁלֽוֹם׃

    Moşe kayınpederi Yeter’in yanına dönüp, “Lütfen Mısır’daki kardeşlerime döneyim, hâlâ yaşayıp yaşamadıklarını göreyim” dedi. Yitro, Moşe’ye, “Esenlikle git” dedi.

  50. Şemot 4:21

    Vayomer Adonay el moşe belehteha laşuv mitsrayma ree kol hamofetim aşer samti veyadeha vaasitam lifne faro vaani ahazek et libo velo yeşalah et haam.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ בְּלֶכְתְּךָ֙ לָשׁ֣וּב מִצְרַ֔יְמָה רְאֵ֗ה כָּל־הַמֹּֽפְתִים֙ אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְיָדֶ֔ךָ וַעֲשִׂיתָ֖ם לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַאֲנִי֙ אֲחַזֵּ֣ק אֶת־לִבּ֔וֹ וְלֹ֥א יְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Mısır’a döndüğünde, yapma gücünü sana verdiğim bütün olağanüstü işleri Firavun’un önünde yapmaya dikkat et. Ama ben onun yüreğini katılaştıracağım; halkı salıvermeyecek.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (74 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (26 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (21 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (15 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (15 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms
  • bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (13 kullanım)
    Teknik kodHC/VNw3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (13 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (12 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (10 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (9 kullanım)
    Teknik kodHVNp3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (9 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (8 kullanım)
    Teknik kodHVNi3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (8 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (7 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (7 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (7 kullanım)
    Teknik kodHVqp2mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (7 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms/Sp3ms
  • fiil, Kal, mastar yapılı (5 kullanım)
    Teknik kodHVqc
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (5 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsa
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHVqv2mp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqh1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cs
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (3 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrfpa
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVNi3mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms/Sp3fs
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • edat + fiil, Nifal, mastar yapılı (2 kullanım)
    Teknik kodHR/VNc
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3fs
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3mp
  • belirli artikel + fiil, Nifal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHTd/VNrmsa
  • fiil, Hofal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVHp2ms
  • fiil, Kal, mastar mutlak (2 kullanım)
    Teknik kodHVqa
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs/Sp3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs/Sp3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp2ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHVqrfpa
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpa
  • bağlaç + fiil, Hofal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VHq3ms
  • bağlaç + fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNi3fs
  • bağlaç + fiil, Nifal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNj3ms
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq3fs
  • bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNw1cs
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3mp/Sp3mp
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqh1cs/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp3cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq1cs/Sp3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, dişil, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2fp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms/Sp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs/Sp1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms/Sp3fs
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp2mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3ms
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmpa
  • fiil, Hofal, edilgen ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVHsmsa
  • fiil, Nifal, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHVNc
  • fiil, Nifal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNc/Sp3ms
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNi1cs
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNi3fs
  • fiil, Nifal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNj3ms
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp3cp
  • fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhc/Sp2ms
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi1cs/Sp2ms
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms/Sp1cs
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp1cs/Sp2ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms/Sp1cp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms/Sp2ms
  • fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVhrmsa
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhv2ms/Sp1cs
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqc/Sp1cs
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqc/Sp2ms
  • fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqh1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms/Sp3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp/Sn
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp/Sp3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms/Sp1cs
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3fs
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms/Sp3mp
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsc/Sp1cs
  • fiil, Hitpael, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVti2mp
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: to see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other; to let see; to show; to see the light > to live; to see the sun > to live; to see sleep > to find sleep; to die; to prosper; to cause to see good > to make prosper; to enjoy life; to see (someone's) face > to be in (someone's) presence; to suffer

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.