TORA’DA TEMEL KELİME
יָד
el; bilek, kol; mecazen güç, yetki, kontrol, sorumluluk, sahiplik veya aracılık; taraf/yan; pay; anıt; araç veya uygulama gücü
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 385 kez, 343 farklı ayette görülür.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit95 kullanım80 ayet
- Şemot110 kullanım93 ayet
- Vayikra52 kullanım48 ayet
- Bamidbar45 kullanım44 ayet
- Devarim83 kullanım78 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 3:22
Vayomer Adonay Elohim hen haadam haya keahad mimenu ladaat tov vara veata pen yişlah yado velakah gam meets hahayim veahal vahay leolam.
וַיֹּ֣אמֶר ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֗ים הֵ֤ן הָֽאָדָם֙ הָיָה֙ כְּאַחַ֣ד מִמֶּ֔נּוּ לָדַ֖עַת ט֣וֹב וָרָ֑ע וְעַתָּ֣ה ׀ פֶּן־יִשְׁלַ֣ח יָד֗וֹ וְלָקַח֙ גַּ֚ם מֵעֵ֣ץ הַֽחַיִּ֔ים וְאָכַ֖ל וָחַ֥י לְעֹלָֽם׃
Adonay Tanrı, “İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmek bakımından bizden biri gibi oldu. Şimdi elini uzatıp Yaşam Ağacı’ndan da almasın, yiyip sonsuza dek yaşamasın” dedi.
Bereşit 4:11
Veata arur ata min haadama aşer patseta et piha lakahat et deme ahiha miyadeha.
וְעַתָּ֖ה אָר֣וּר אָ֑תָּה מִן־הָֽאֲדָמָה֙ אֲשֶׁ֣ר פָּצְתָ֣ה אֶת־פִּ֔יהָ לָקַ֛חַת אֶת־דְּמֵ֥י אָחִ֖יךָ מִיָּדֶֽךָ׃
Şimdi, kardeşinin kanını senin elinden almak için ağzını açan topraktan uzaklaştırılıp lanetlendin.
Bereşit 5:29
Vayikra et şemo noah lemor ze yenahamenu mimaasenu umeitsevon yadenu min haadama aşer ererah Adonay.
וַיִּקְרָ֧א אֶת־שְׁמ֛וֹ נֹ֖חַ לֵאמֹ֑ר זֶ֠ה יְנַחֲמֵ֤נוּ מִֽמַּעֲשֵׂ֙נוּ֙ וּמֵעִצְּב֣וֹן יָדֵ֔ינוּ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֵֽרְרָ֖הּ יְהוָֽה׃
Ona Noah adını verdi ve şöyle dedi: “Adonay’ın lanetlediği toprak yüzünden yaptığımız işlerde ve ellerimizin çektiği zahmette bu çocuk bizi teselli edecek.”
Bereşit 8:9
Velo matsea hayona manoah lehaf raglah vataşov elav el hateva ki mayim al pene hol haarets vayişlah yado vayikaheha vayave otah elav el hateva.
וְלֹֽא־מָצְאָה֩ הַיּוֹנָ֨ה מָנ֜וֹחַ לְכַף־רַגְלָ֗הּ וַתָּ֤שָׁב אֵלָיו֙ אֶל־הַתֵּבָ֔ה כִּי־מַ֖יִם עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֛הּ אֵלָ֖יו אֶל־הַתֵּבָֽה׃
Güvercin ayağını koyacak bir yer bulamadı ve gemiye, Noah’ın yanına döndü; çünkü bütün yeryüzünü su kaplıyordu. Noah elini uzatıp onu aldı ve yanına, geminin içine getirdi.
Bereşit 9:2
Umoraahem vehitehem yiheye al kol hayat haarets veal kol of haşamayim behol aşer tirmos haadama uvehol dege hayam beyedhem nitanu.
וּמוֹרַאֲכֶ֤ם וְחִתְּכֶם֙ יִֽהְיֶ֔ה עַ֚ל כָּל־חַיַּ֣ת הָאָ֔רֶץ וְעַ֖ל כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם בְּכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר תִּרְמֹ֧שׂ הָֽאֲדָמָ֛ה וּֽבְכָל־דְּגֵ֥י הַיָּ֖ם בְּיֶדְכֶ֥ם נִתָּֽנוּ׃
“Yeryüzündeki bütün yaban hayvanları, göğün bütün kuşları, toprağın üzerinde hareket eden her şey ve denizdeki bütün balıklar sizden korkup ürkecek. Onlar elinize verildi.
Bereşit 9:5
Bu ayette 3 eşleşme
Veah et dimhem lenafşotehem edroş miyad kol haya edreşenu umiyad haadam miyad iş ahiv edroş et nefeş haadam.
וְאַ֨ךְ אֶת־דִּמְכֶ֤ם לְנַפְשֹֽׁתֵיכֶם֙ אֶדְרֹ֔שׁ מִיַּ֥ד כָּל־חַיָּ֖ה אֶדְרְשֶׁ֑נּוּ וּמִיַּ֣ד הָֽאָדָ֗ם מִיַּד֙ אִ֣ישׁ אָחִ֔יו אֶדְרֹ֖שׁ אֶת־נֶ֥פֶשׁ הָֽאָדָֽם׃
Sizin canınıza ait kanınızın hesabını ise mutlaka soracağım. Her hayvandan onun hesabını soracağım. İnsandan, kendi kardeşinin canı için her insandan hesap soracağım.
Bereşit 14:20
Uvaruh el elyon aşer migen tsareha beyadeha vayiten lo maaser mikol.
וּבָרוּךְ֙ אֵ֣ל עֶלְי֔וֹן אֲשֶׁר־מִגֵּ֥ן צָרֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וַיִּתֶּן־ל֥וֹ מַעֲשֵׂ֖ר מִכֹּֽל׃
Düşmanlarını eline teslim eden Yüce Tanrı’ya övgüler olsun!” Avram ona her şeyin onda birini verdi.
Bereşit 14:22
Vayomer avram el meleh sedom harimoti yadi el Adonay el elyon kone şamayim vaarets.
וַיֹּ֥אמֶר אַבְרָ֖ם אֶל־מֶ֣לֶךְ סְדֹ֑ם הֲרִימֹ֨תִי יָדִ֤י אֶל־יְהוָה֙ אֵ֣ל עֶלְי֔וֹן קֹנֵ֖ה שָׁמַ֥יִם וָאָֽרֶץ׃
Avram Sedom kralına şöyle dedi: “Göklerin ve yerin sahibi Yüce Tanrı Adonay’a elimi kaldırıp ant içtim:
Bereşit 16:6
Vayomer avram el saray hine şifhateh beyadeh asi lah hatov beenayih vateaneha saray vativrah mipaneha.
וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָ֜ם אֶל־שָׂרַ֗י הִנֵּ֤ה שִׁפְחָתֵךְ֙ בְּיָדֵ֔ךְ עֲשִׂי־לָ֖הּ הַטּ֣וֹב בְּעֵינָ֑יִךְ וַתְּעַנֶּ֣הָ שָׂרַ֔י וַתִּבְרַ֖ח מִפָּנֶֽיהָ׃
Avram Saray’a, “İşte cariyen senin elinde; ona uygun gördüğünü yap” dedi. Saray ona eziyet etti; o da Saray’ın yanından kaçtı.
Bereşit 16:9
Vayomer lah malah Adonay şuvi el gevirteh vehitani tahat yadeha.
וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה שׁ֖וּבִי אֶל־גְּבִרְתֵּ֑ךְ וְהִתְעַנִּ֖י תַּ֥חַת יָדֶֽיהָ׃
Adonay’ın meleği ona, “Hanımına dön ve onun buyruğu altına gir” dedi.
Bereşit 16:12
Bu ayette 2 eşleşme
Veu yihye pere adam yado vakol veyad kol bo veal pene hol ehav yişkon.
וְה֤וּא יִהְיֶה֙ פֶּ֣רֶא אָדָ֔ם יָד֣וֹ בַכֹּ֔ל וְיַ֥ד כֹּ֖ל בּ֑וֹ וְעַל־פְּנֵ֥י כָל־אֶחָ֖יו יִשְׁכֹּֽן׃
O, yaban eşeği gibi bir insan olacak. Eli herkese karşı, herkesin eli ona karşı olacak. Bütün kardeşlerinin karşısında yaşayacak.”
Bereşit 19:10
Vayişlehu haanaşim et yadam vayaviu et lot alehem habayeta veet hadelet sagaru.
וַיִּשְׁלְח֤וּ הָֽאֲנָשִׁים֙ אֶת־יָדָ֔ם וַיָּבִ֧יאוּ אֶת־ל֛וֹט אֲלֵיהֶ֖ם הַבָּ֑יְתָה וְאֶת־הַדֶּ֖לֶת סָגָֽרוּ׃
İçerideki adamlar ellerini uzatıp Lot’u yanlarına, evin içine çektiler ve kapıyı kapattılar.
Bereşit 19:16
Bu ayette 3 eşleşme
Vayitmahmah vayahaziku haanaşim beyado uveyad işto uveyad şete venotav behemlat Adonay alav vayotsiuu vayanihuu mihuts lair.
וַֽיִּתְמַהְמָ֓הּ ׀ וַיַּחֲזִ֨קוּ הָאֲנָשִׁ֜ים בְּיָד֣וֹ וּבְיַד־אִשְׁתּ֗וֹ וּבְיַד֙ שְׁתֵּ֣י בְנֹתָ֔יו בְּחֶמְלַ֥ת יְהוָ֖ה עָלָ֑יו וַיֹּצִאֻ֥הוּ וַיַּנִּחֻ֖הוּ מִח֥וּץ לָעִֽיר׃
Lot ağırdan alınca adamlar onun, karısının ve iki kızının elinden tuttular. Adonay ona acıdığı için onları çıkarıp kentin dışına bıraktılar.
Bereşit 21:18
Kumi sei et hanaar vehahaziki et yadeh bo ki legoy gadol asimenu.
ק֚וּמִי שְׂאִ֣י אֶת־הַנַּ֔עַר וְהַחֲזִ֥יקִי אֶת־יָדֵ֖ךְ בּ֑וֹ כִּֽי־לְג֥וֹי גָּד֖וֹל אֲשִׂימֶֽנּוּ׃
Kalk, çocuğu kaldır ve elinden tut. Çünkü onu büyük bir halk yapacağım.”
Bereşit 21:30
Vayomer ki et şeva kevasot tikah miyadi baavur tiheye li leeda ki hafarti et habeer hazot.
וַיֹּ֕אמֶר כִּ֚י אֶת־שֶׁ֣בַע כְּבָשֹׂ֔ת תִּקַּ֖ח מִיָּדִ֑י בַּעֲבוּר֙ תִּֽהְיֶה־לִּ֣י לְעֵדָ֔ה כִּ֥י חָפַ֖רְתִּי אֶת־הַבְּאֵ֥ר הַזֹּֽאת׃
Avraam, “Bu yedi dişi kuzuyu elimden alacaksın; bu kuyuyu benim kazdığıma tanıklık edecekler” dedi.
Bereşit 22:6
Vayikah avraham et atse haola vayasem al yitshak beno vayikah beyado et haeş veet hamaahelet vayelehu şenehem yahdav.
וַיִּקַּ֨ח אַבְרָהָ֜ם אֶת־עֲצֵ֣י הָעֹלָ֗ה וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ אֶת־הָאֵ֖שׁ וְאֶת־הַֽמַּאֲכֶ֑לֶת וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃
Avraam yakmalık sununun odunlarını alıp oğlu Yitshak’ın üzerine koydu. Ateşi ve bıçağı da kendi eline aldı. İkisi birlikte yürüdüler.
Bereşit 22:10
Vayişlah avraham et yado vayikah et hamaahelet lişhot et beno.
וַיִּשְׁלַ֤ח אַבְרָהָם֙ אֶת־יָד֔וֹ וַיִּקַּ֖ח אֶת־הַֽמַּאֲכֶ֑לֶת לִשְׁחֹ֖ט אֶת־בְּנֽוֹ׃
Avraam elini uzatıp oğlunu kesmek için bıçağı aldı.
Bereşit 22:12
Vayomer al tişlah yadeha el hanaar veal taas lo meuma ki ata yadati ki yere Elohim ata velo hasahta et binha et yehideha mimeni.
וַיֹּ֗אמֶר אַל־תִּשְׁלַ֤ח יָֽדְךָ֙ אֶל־הַנַּ֔עַר וְאַל־תַּ֥עַשׂ ל֖וֹ מְא֑וּמָּה כִּ֣י ׀ עַתָּ֣ה יָדַ֗עְתִּי כִּֽי־יְרֵ֤א אֱלֹהִים֙ אַ֔תָּה וְלֹ֥א חָשַׂ֛כְתָּ אֶת־בִּנְךָ֥ אֶת־יְחִידְךָ֖ מִמֶּֽנִּי׃
Melek, “Elini çocuğa uzatma; ona hiçbir şey yapma” dedi. “Çünkü şimdi Tanrı’dan korktuğunu biliyorum; oğlunu, biricik oğlunu Benden esirgemedin.”
Bereşit 24:2
Vayomer avraham el avdo zekan beto hamoşel behol aşer lo sim na yadeha tahat yerehi.
וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָהָ֗ם אֶל־עַבְדּוֹ֙ זְקַ֣ן בֵּית֔וֹ הַמֹּשֵׁ֖ל בְּכָל־אֲשֶׁר־ל֑וֹ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֥חַת יְרֵכִֽי׃
Avraam, evinin en kıdemli hizmetkârına, sahip olduğu her şeyi yöneten kişiye, “Lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi.
Bereşit 24:9
Vayasem haeved et yado tahat yereh avraham adonav vayişava lo al hadavar haze.
וַיָּ֤שֶׂם הָעֶ֙בֶד֙ אֶת־יָד֔וֹ תַּ֛חַת יֶ֥רֶךְ אַבְרָהָ֖ם אֲדֹנָ֑יו וַיִּשָּׁ֣בַֽע ל֔וֹ עַל־הַדָּבָ֖ר הַזֶּֽה׃
Hizmetkâr elini efendisi Avraam’ın uyluğunun altına koydu ve bu konuda ona ant içti.
Bereşit 24:10
Vayikah haeved asara gemalim migemale adonav vayeleh vehol tuv adonav beyado vayakom vayeleh el aram naharayim el ir nahor.
וַיִּקַּ֣ח הָ֠עֶבֶד עֲשָׂרָ֨ה גְמַלִּ֜ים מִגְּמַלֵּ֤י אֲדֹנָיו֙ וַיֵּ֔לֶךְ וְכָל־ט֥וּב אֲדֹנָ֖יו בְּיָד֑וֹ וַיָּ֗קָם וַיֵּ֛לֶךְ אֶל־אֲרַ֥ם נַֽהֲרַ֖יִם אֶל־עִ֥יר נָחֽוֹר׃
Hizmetkâr, efendisinin develerinden on deve alıp yola çıktı. Efendisinin her türlü değerli malından yanında vardı. Kalkıp Aram-Naharayim’e, Nahor’un kentine gitti.
Bereşit 24:18
Vatomer şete adoni vatemaher vatored kadah al yadah vataşkeu.
וַתֹּ֖אמֶר שְׁתֵ֣ה אֲדֹנִ֑י וַתְּמַהֵ֗ר וַתֹּ֧רֶד כַּדָּ֛הּ עַל־יָדָ֖הּ וַתַּשְׁקֵֽהוּ׃
Rivka, “İç efendim” dedi. Hemen testisini eline indirip ona içirdi.
Bereşit 24:22
Vayehi kaaşer kilu hagemalim liştot vayikah haiş nezem zahav beka mişkalo uşene tsemidim al yadeha asara zahav mişkalam.
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלּ֤וּ הַגְּמַלִּים֙ לִשְׁתּ֔וֹת וַיִּקַּ֤ח הָאִישׁ֙ נֶ֣זֶם זָהָ֔ב בֶּ֖קַע מִשְׁקָל֑וֹ וּשְׁנֵ֤י צְמִידִים֙ עַל־יָדֶ֔יהָ עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מִשְׁקָלָֽם׃
Develer içmeyi bitirince adam yarım şekel ağırlığında bir altın halka ve kızın kolları için toplam on şekel ağırlığında iki altın bilezik çıkardı.
Bereşit 24:30
Vayehi kirot et hanezem veet hatsemidim al yede ahoto uheşameo et divre rivka ahoto lemor ko diber elay haiş vayavo el haiş vehine omed al hagemalim al haayin.
וַיְהִ֣י ׀ כִּרְאֹ֣ת אֶת־הַנֶּ֗זֶם וְֽאֶת־הַצְּמִדִים֮ עַל־יְדֵ֣י אֲחֹתוֹ֒ וּכְשָׁמְע֗וֹ אֶת־דִּבְרֵ֞י רִבְקָ֤ה אֲחֹתוֹ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּֽה־דִבֶּ֥ר אֵלַ֖י הָאִ֑ישׁ וַיָּבֹא֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ וְהִנֵּ֛ה עֹמֵ֥ד עַל־הַגְּמַלִּ֖ים עַל־הָעָֽיִן׃
Kız kardeşinin burnundaki halkayı ve kollarındaki bilezikleri görünce, kız kardeşi Rivka’nın “Adam bana böyle söyledi” sözlerini duyunca adamın yanına gitti. Adam pınarın başında develerin yanında duruyordu.
Bereşit 24:47
Vaeşal otah vaomar bat mi at vatomer bat betuel ben nahor aşer yaleda lo milka vaasim hanezem al apah vehatsemidim al yadeha.
וָאֶשְׁאַ֣ל אֹתָ֗הּ וָאֹמַר֮ בַּת־מִ֣י אַתְּ֒ וַתֹּ֗אמֶר בַּת־בְּתוּאֵל֙ בֶּן־נָח֔וֹר אֲשֶׁ֥ר יָֽלְדָה־לּ֖וֹ מִלְכָּ֑ה וָאָשִׂ֤ם הַנֶּ֙זֶם֙ עַל־אַפָּ֔הּ וְהַצְּמִידִ֖ים עַל־יָדֶֽיהָ׃
Ona, ‘Kimin kızısın?’ diye sordum. ‘Milka’nın Nahor’a doğurduğu Betuel’in kızıyım’ dedi. Halkayı burnuna, bilezikleri kollarına taktım.
Bereşit 25:26
Veahare hen yatsa ahiv veyado ohezet baakev esav vayikra şemo yaakov veyitshak ben şişim şana beledet otam.
וְאַֽחֲרֵי־כֵ֞ן יָצָ֣א אָחִ֗יו וְיָד֤וֹ אֹחֶ֙זֶת֙ בַּעֲקֵ֣ב עֵשָׂ֔ו וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ יַעֲקֹ֑ב וְיִצְחָ֛ק בֶּן־שִׁשִּׁ֥ים שָׁנָ֖ה בְּלֶ֥דֶת אֹתָֽם׃
Ardından kardeşi çıktı; eli Esav’ın topuğunu tutuyordu. Ona Yaakov adı verildi. Rivka onları doğurduğunda Yitshak altmış yaşındaydı.
Bereşit 27:16
Veet orot gedaye haizim hilbişa al yadav veal helkat tsavarav.
וְאֵ֗ת עֹרֹת֙ גְּדָיֵ֣י הָֽעִזִּ֔ים הִלְבִּ֖ישָׁה עַל־יָדָ֑יו וְעַ֖ל חֶלְקַ֥ת צַוָּארָֽיו׃
Oğlakların derilerini de ellerine ve boynunun tüysüz yerlerine geçirdi.
Bereşit 27:17
Vatiten et hamatamim veet halehem aşer asata beyad yaakov benah.
וַתִּתֵּ֧ן אֶת־הַמַּטְעַמִּ֛ים וְאֶת־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑תָה בְּיַ֖ד יַעֲקֹ֥ב בְּנָֽהּ׃
Hazırladığı lezzetli yemekleri ve ekmeği oğlu Yaakov’un eline verdi.
Bereşit 27:22
Bu ayette 2 eşleşme
Vayigaş yaakov el yitshak aviv vayemuşeu vayomer hakol kol yaakov vehayadayim yede esav.
וַיִּגַּ֧שׁ יַעֲקֹ֛ב אֶל־יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו וַיְמֻשֵּׁ֑הוּ וַיֹּ֗אמֶר הַקֹּל֙ ק֣וֹל יַעֲקֹ֔ב וְהַיָּדַ֖יִם יְדֵ֥י עֵשָֽׂו׃
Yaakov babası Yitshak’a yaklaştı. Yitshak ona dokunup, “Ses Yaakov’un sesi, ama eller Esav’ın elleri” dedi.
Bereşit 27:23
Bu ayette 2 eşleşme
Velo hikiro ki hayu yadav kide esav ahiv seirot vayevareheu.
וְלֹ֣א הִכִּיר֔וֹ כִּֽי־הָי֣וּ יָדָ֗יו כִּידֵ֛י עֵשָׂ֥ו אָחִ֖יו שְׂעִרֹ֑ת וַֽיְבָרְכֵֽהוּ׃
Elleri kardeşi Esav’ın elleri gibi kıllı olduğu için onu tanıyamadı ve onu kutsadı.
Bereşit 30:35
Vayasar bayom hau et hateyaşim haakudim vehateluim veet kol haizim hanekudot vehateluot kol aşer lavan bo vehol hum bakesavim vayiten beyad banav.
וַיָּ֣סַר בַּיּוֹם֩ הַה֨וּא אֶת־הַתְּיָשִׁ֜ים הָֽעֲקֻדִּ֣ים וְהַטְּלֻאִ֗ים וְאֵ֤ת כָּל־הָֽעִזִּים֙ הַנְּקֻדּ֣וֹת וְהַטְּלֻאֹ֔ת כֹּ֤ל אֲשֶׁר־לָבָן֙ בּ֔וֹ וְכָל־ח֖וּם בַּכְּשָׂבִ֑ים וַיִּתֵּ֖ן בְּיַד־בָּנָֽיו׃
O gün Lavan, çizgili ve alacalı tekeleri, benekli ve alacalı bütün dişi keçileri, üzerinde beyazlık bulunan her hayvanı ve koyunlar arasındaki bütün koyu renklileri ayırıp oğullarına teslim etti.
Bereşit 31:29
Yeş leel yadi laasot imahem ra velohe avihem emeş amar elay lemor hişamer leha midaber im yaakov mitov ad ra.
יֶשׁ־לְאֵ֣ל יָדִ֔י לַעֲשׂ֥וֹת עִמָּכֶ֖ם רָ֑ע וֵֽאלֹהֵ֨י אֲבִיכֶ֜ם אֶ֣מֶשׁ ׀ אָמַ֧ר אֵלַ֣י לֵאמֹ֗ר הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ מִדַּבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃
Size kötülük yapacak gücüm var. Ama dün gece babanızın Tanrısı bana, ‘Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme’ dedi.
Bereşit 31:39
Terefa lo heveti eleha anohi ahatena miyadi tevakşena genuveti yom ugenuveti layla.
טְרֵפָה֙ לֹא־הֵבֵ֣אתִי אֵלֶ֔יךָ אָנֹכִ֣י אֲחַטֶּ֔נָּה מִיָּדִ֖י תְּבַקְשֶׁ֑נָּה גְּנֻֽבְתִ֣י י֔וֹם וּגְנֻֽבְתִ֖י לָֽיְלָה׃
Yırtıcı hayvanların parçaladığını sana getirmedim; zararını ben ödedim. Gündüz çalınanı da gece çalınanı da benden istedin.
Bereşit 32:12
Bu ayette 2 eşleşme
Hatsileni na miyad ahi miyad esav ki yare anohi oto pen yavo vehikani em al banim.
הַצִּילֵ֥נִי נָ֛א מִיַּ֥ד אָחִ֖י מִיַּ֣ד עֵשָׂ֑ו כִּֽי־יָרֵ֤א אָנֹכִי֙ אֹת֔וֹ פֶּן־יָב֣וֹא וְהִכַּ֔נִי אֵ֖ם עַל־בָּנִֽים׃
Lütfen beni kardeşimin elinden, Esav’ın elinden kurtar. Çünkü gelip bana, annelere ve çocuklara saldırmasından korkuyorum.
Bereşit 32:14
Vayalen şam balayla hau vayikah min haba veyado minha leesav ahiv.
וַיָּ֥לֶן שָׁ֖ם בַּלַּ֣יְלָה הַה֑וּא וַיִּקַּ֞ח מִן־הַבָּ֧א בְיָד֛וֹ מִנְחָ֖ה לְעֵשָׂ֥ו אָחִֽיו׃
O gece orada kaldı. Elindeki hayvanlardan kardeşi Esav için bir armağan ayırdı:
Bereşit 32:17
Vayiten beyad avadav eder eder levado vayomer el avadav ivru lefanay verevah tasimu ben eder uven eder.
וַיִּתֵּן֙ בְּיַד־עֲבָדָ֔יו עֵ֥דֶר עֵ֖דֶר לְבַדּ֑וֹ וַ֤יֹּאמֶר אֶל־עֲבָדָיו֙ עִבְר֣וּ לְפָנַ֔י וְרֶ֣וַח תָּשִׂ֔ימוּ בֵּ֥ין עֵ֖דֶר וּבֵ֥ין עֵֽדֶר׃
Her sürüyü ayrı ayrı hizmetkârlarına teslim etti. Onlara, “Önümden gidin; sürüler arasında boşluk bırakın” dedi.
Bereşit 33:10
Vayomer yaakov al na im na matsati hen beeneha velakahta minhati miyadi ki al ken raiti faneha kirot pene Elohim vatirtseni.
וַיֹּ֣אמֶר יַעֲקֹ֗ב אַל־נָא֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ וְלָקַחְתָּ֥ מִנְחָתִ֖י מִיָּדִ֑י כִּ֣י עַל־כֵּ֞ן רָאִ֣יתִי פָנֶ֗יךָ כִּרְאֹ֛ת פְּנֵ֥י אֱלֹהִ֖ים וַתִּרְצֵֽנִי׃
Yaakov, “Lütfen, hayır!” dedi. “Gözünde beğeni bulduysam armağanımı elimden kabul et. Çünkü senin yüzünü görmek, Tanrı’nın meleğinin yüzünü görmek gibi oldu; beni hoş karşıladın.
Bereşit 33:19
Vayiken et helkat hasade aşer nata şam oholo miyad bene hamor avi şehem bemea kesita.
וַיִּ֜קֶן אֶת־חֶלְקַ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה אֲשֶׁ֤ר נָֽטָה־שָׁם֙ אָהֳל֔וֹ מִיַּ֥ד בְּנֵֽי־חֲמ֖וֹר אֲבִ֣י שְׁכֶ֑ם בְּמֵאָ֖ה קְשִׂיטָֽה׃
Çadırını kurduğu arazi parçasını Şehem’in babası Hamor’un oğullarından yüz kesitaya satın aldı.
Bereşit 34:21
Haanaşim haele şelemim hem itanu veyeşevu vaarets veyisharu otah vehaarets hine rahavat yadayim lifnehem et benotam nikah lanu lenaşim veet benotenu niten lahem.
הָאֲנָשִׁ֨ים הָאֵ֜לֶּה שְֽׁלֵמִ֧ים הֵ֣ם אִתָּ֗נוּ וְיֵשְׁב֤וּ בָאָ֙רֶץ֙ וְיִסְחֲר֣וּ אֹתָ֔הּ וְהָאָ֛רֶץ הִנֵּ֥ה רַֽחֲבַת־יָדַ֖יִם לִפְנֵיהֶ֑ם אֶת־בְּנֹתָם֙ נִקַּֽח־לָ֣נוּ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנֹתֵ֖ינוּ נִתֵּ֥ן לָהֶֽם׃
“Bu adamlar bizimle barış içinde. Ülkede oturup ticaret yapsınlar; ülke önlerinde yeterince geniş. Kızlarını kendimize eş alır, kızlarımızı onlara veririz.
Bereşit 35:4
Vayitenu el yaakov et kol elohe hanehar aşer beyadam veet hanezamim aşer beoznehem vayitmon otam yaakov tahat haela aşer im şehem.
וַיִּתְּנ֣וּ אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב אֵ֣ת כָּל־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָדָ֔ם וְאֶת־הַנְּזָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּטְמֹ֤ן אֹתָם֙ יַעֲקֹ֔ב תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עִם־שְׁכֶֽם׃
Ellerindeki bütün yabancı tanrıları ve kulaklarındaki küpeleri Yaakov’a verdiler. Yaakov onları Şehem yakınındaki menengiç ağacının altına gömdü.
Bereşit 37:21
Vayişma reuven vayatsileu miyadam vayomer lo nakenu nafeş.
וַיִּשְׁמַ֣ע רְאוּבֵ֔ן וַיַּצִּלֵ֖הוּ מִיָּדָ֑ם וַיֹּ֕אמֶר לֹ֥א נַכֶּ֖נּוּ נָֽפֶשׁ׃
Reuven bunu duyunca onu ellerinden kurtarmaya çalıştı. “Canını almayalım” dedi.
Bereşit 37:22
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃
“Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.
Bereşit 37:27
Lehu venimkerenu layişmeelim veyadenu al tehi vo ki ahinu vesarenu u vayişmeu ehav.
לְכ֞וּ וְנִמְכְּרֶ֣נּוּ לַיִּשְׁמְעֵאלִ֗ים וְיָדֵ֙נוּ֙ אַל־תְּהִי־ב֔וֹ כִּֽי־אָחִ֥ינוּ בְשָׂרֵ֖נוּ ה֑וּא וַֽיִּשְׁמְע֖וּ אֶחָֽיו׃
“Gelin, onu Yişmaellilere satalım. Elimiz ona kalkmasın; sonuçta o bizim kardeşimiz, etimizdendir.” Kardeşleri onu dinlediler.
Bereşit 38:18
Vayomer ma haeravon aşer eten lah vatomer hotameha ufetileha umateha aşer beyadeha vayiten lah vayavo eleha vatahar lo.
וַיֹּ֗אמֶר מָ֣ה הָֽעֵרָבוֹן֮ אֲשֶׁ֣ר אֶתֶּן־לָּךְ֒ וַתֹּ֗אמֶר חֹתָֽמְךָ֙ וּפְתִילֶ֔ךָ וּמַטְּךָ֖ אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֶ֑ךָ וַיִּתֶּן־לָּ֛הּ וַיָּבֹ֥א אֵלֶ֖יהָ וַתַּ֥הַר לֽוֹ׃
Yehuda, “Sana ne rehin vereyim?” diye sordu. Tamar, “Mührünü, kordonunu ve elindeki değneğini” dedi. Yehuda bunları ona verdi ve onunla birlikte oldu. Tamar ondan hamile kaldı.
Bereşit 38:20
Bu ayette 2 eşleşme
Vayişlah yehuda et gedi haizim beyad reeu haadulami lakahat haeravon miyad haişa velo metsaah.
וַיִּשְׁלַ֨ח יְהוּדָ֜ה אֶת־גְּדִ֣י הָֽעִזִּ֗ים בְּיַד֙ רֵעֵ֣הוּ הָֽעֲדֻלָּמִ֔י לָקַ֥חַת הָעֵרָב֖וֹן מִיַּ֣ד הָאִשָּׁ֑ה וְלֹ֖א מְצָאָֽהּ׃
Yehuda, rehni kadından geri almak için Adullamlı arkadaşıyla oğlağı gönderdi. Ama arkadaşı kadını bulamadı.
Bereşit 38:28
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi velidtah vayiten yad vatikah hameyaledet vatikşor al yado şani lemor ze yatsa rişona.
וַיְהִ֥י בְלִדְתָּ֖הּ וַיִּתֶּן־יָ֑ד וַתִּקַּ֣ח הַמְיַלֶּ֗דֶת וַתִּקְשֹׁ֨ר עַל־יָד֤וֹ שָׁנִי֙ לֵאמֹ֔ר זֶ֖ה יָצָ֥א רִאשֹׁנָֽה׃
Doğum sırasında biri elini uzattı. Ebe elini tutup üzerine kırmızı bir ip bağladı. “Önce bu çıktı” dedi.
Bereşit 38:29
Vayehi kemeşiv yado vehine yatsa ahiv vatomer ma paratsta aleha parets vayikra şemo parets.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ וְהִנֵּה֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מַה־פָּרַ֖צְתָּ עָלֶ֣יךָ פָּ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ פָּֽרֶץ׃
Ama çocuk elini geri çekince kardeşi çıktı. Ebe, “Kendine nasıl da bir gedik açtın!” dedi. Bu yüzden ona Perets adı verildi.
Bereşit 38:30
Veahar yatsa ahiv aşer al yado haşani vayikra şemo zarah.
וְאַחַר֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו אֲשֶׁ֥ר עַל־יָד֖וֹ הַשָּׁנִ֑י וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ זָֽרַח׃ (ס)
Sonra elinde kırmızı ip bulunan kardeşi çıktı. Ona da Zerah adı verildi.
Bereşit 39:1
Veyosef hurad mitsrayema vayikneu potifar seris paro sar hatabahim iş mitsri miyad hayişmeelim aşer horiduu şama.
וְיוֹסֵ֖ף הוּרַ֣ד מִצְרָ֑יְמָה וַיִּקְנֵ֡הוּ פּוֹטִיפַר֩ סְרִ֨יס פַּרְעֹ֜ה שַׂ֤ר הַטַּבָּחִים֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מִיַּד֙ הַיִּשְׁמְעֵאלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹרִדֻ֖הוּ שָֽׁמָּה׃
Yosef Mısır’a indirilmişti. Firavun’un görevlisi, muhafızların başı Mısırlı Potifar, onu oraya getiren Yişmaellilerden satın aldı.
Bereşit 39:3
Vayar adonav ki Adonay ito vehol aşer u ose Adonay matsliah beyado.
וַיַּ֣רְא אֲדֹנָ֔יו כִּ֥י יְהוָ֖ה אִתּ֑וֹ וְכֹל֙ אֲשֶׁר־ה֣וּא עֹשֶׂ֔ה יְהוָ֖ה מַצְלִ֥יחַ בְּיָדֽוֹ׃
Efendisi, Adonay’ın onunla olduğunu ve yaptığı her işi başarıya ulaştırdığını gördü.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- יָדוֹ֙ 61 kullanım
- בְּיָ֥ד 45 kullanım
- יָֽדְךָ֔ 37 kullanım
- יַ֣ד 28 kullanım
- בְּיָדֽוֹ 20 kullanım
- יָדִי֙ 20 kullanım
- מִיַּ֣ד 20 kullanım
- בְיָדֶ֑ךָ 19 kullanım
- יְדֵיהֶ֖ם 14 kullanım
- יָדָ֛יו 12 kullanım
- יָדָ֛ם 8 kullanım
- בְּיָדִ֗י 7 kullanım
- וּבְיָ֣ד 7 kullanım
- בְּיָדָ֖ם 6 kullanım
- וְיַד 6 kullanım
- יֶדְכֶ֤ם 6 kullanım
- מִיָּדִ֖י 6 kullanım
- בְּיָדָ֑הּ 5 kullanım
- בְּיֶדְכֶ֑ם 5 kullanım
- בְּיָדֵ֖נוּ 5 kullanım
- יְדֹתָ֔יו 4 kullanım
- מִיָּדָ֔ם 4 kullanım
- הַיָּ֣ד 3 kullanım
- וּמִיַּ֣ד 3 kullanım
- יָדָהּ֮ 3 kullanım
- יָדֶֽיהָ 3 kullanım
- יָדֶֽיךָ 3 kullanım
- יָדֵ֗ינוּ 3 kullanım
- יָד֗וֹת 2 kullanım
- מידו 2 kullanım
- מִיָּדֶ֑ךָ 2 kullanım
- בְּיָדֶ֣יהָ 1 kullanım
- בְיָדָ֗יו 1 kullanım
- הַיָּדֹ֡ת 1 kullanım
- וְהַיָּ֤ד 1 kullanım
- וְהַיָּדַ֖יִם 1 kullanım
- וְיָד֤וֹ 1 kullanım
- וִידֵ֤י 1 kullanım
- וְיָדָ֖יו 1 kullanım
- וְיָדֵ֨נוּ֙ 1 kullanım
- יְדֵיכֶֽם 1 kullanım
- יָדַ֖יִם 1 kullanım
- יָ֣דְכָ֔ה 1 kullanım
- יָדֹ֗ת 1 kullanım
- כִּידֵ֛י 1 kullanım
- לְיָד֑וֹ 1 kullanım
- מִיָּדָיו֙ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- yado 59 kullanım
- beyad 43 kullanım
- yadeha 43 kullanım
- yad 28 kullanım
- miyad 20 kullanım
- beyado 16 kullanım
- yedehem 15 kullanım
- beyadeha 13 kullanım
- yadi 13 kullanım
- yadav 12 kullanım
- veyad 8 kullanım
- yadam 8 kullanım
- beyadi 7 kullanım
- uveyad 7 kullanım
- veyadeha 6 kullanım
- yedhem 6 kullanım
- beyadah 5 kullanım
- miyadi 5 kullanım
- veyado 5 kullanım
- yede 5 kullanım
- beyadam 4 kullanım
- beyadenu 4 kullanım
- miyadam 4 kullanım
- yedotav 4 kullanım
- beyedhem 3 kullanım
- hayad 3 kullanım
- umiyad 3 kullanım
- yadah 3 kullanım
- yadenu 3 kullanım
- yadot 3 kullanım
- miyadeha 2 kullanım
- veyadam 2 kullanım
- veyadav 2 kullanım
- veyadenu 2 kullanım
- veyedhem 2 kullanım
- yaday 2 kullanım
- beyadeh 1 kullanım
- hayadot 1 kullanım
- kide 1 kullanım
- leyado 1 kullanım
- mide 1 kullanım
- miyadav 1 kullanım
- miyado 1 kullanım
- vehayad 1 kullanım
- vehayadayim 1 kullanım
- Vide 1 kullanım
- yadayim 1 kullanım
- yadeh 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (60 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (53 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (37 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2ms - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (23 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (20 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (14 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3mp - isim, iki cins, tekil, mutlak (14 kullanım)
Teknik kod
HNcbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan (14 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (13 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3ms - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (13 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp1cs - edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (12 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsa - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (12 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp1cs - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (10 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3mp - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (8 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3mp - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (6 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsc - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2mp - isim, iki cins, ikil, tamlayan (5 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp1cp - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2mp - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3fs - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan (4 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (4 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsa - isim, iki cins, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
Teknik kod
HNcbpc/Sp3ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp1cp - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp2ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3fs - isim, iki cins, çoğul, mutlak (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbpa - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3fs - bağlaç + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsa - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp1cs - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp3ms - belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbsa - bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbdc - bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbdc/Sp3ms - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc/Sp1cp - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc/Sp3ms - bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Td/Ncbda - bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Td/Ncbsa - isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbda - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp2mp - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2fs - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp3fs - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2fs - belirli artikel + isim, iki cins, çoğul, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbpa - soru parçacığı + isim, iki cins, tekil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HTi/Ncbsc
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: hand; wrist; forearm; arm; body; back; chest; discouraged; to be discouraged; to lose heart; to discourage; tenon; axletree; handle; to join hands with mockers; to join hands (with someone); to strike hands (in pledge); to have courage; to encourage (someone); to lay hands (on someone); to arrest; to lift up (one's) hand > to act; to stay (one's) hand; to stop; to withhold (one's) hand from; hand (as metonym); person; by; through; because of; to allow to happen; to help; to support; to hold, carry, have (in one's luggage); to have at hand; charge; authority; control; power; under the direction of; to put (someone) in charge of (something); imminent; in possession; to stick to (one's) hand; responsibility; to become dependent; to be tight-fisted; to give generously; impactful involvement; to eat; to arbitrate; broad; spacious; laziness; indolence; monument; memorial; side; vicinity; help; service; shares; portions; times; groups; divisions; little by little; to ordain; to install; to consecrate; to serve as (someone else's) assistant; area; position; to keep (one's) mouth shut; to stretch out (one's hand); to stretch out (one's) hand (to punish); to stretch out (one's) hand; to defy; boldly; defiantly; to lift a hand (to do something); to stretch out (one's) hand > to lift a hand (to do something); to raise (one's) hands (against someone); raising (one's) hands (against someone); to lift up (one's) hand (against someone else); to strike; to lay (one's) hands (on someone or something); to yield; to surrender; to submit oneself; to lay hands (on something); to afford; pledge; to swear; to take an oath; strength; powerless; tool; implement; assuredly; to turn (a chariot); to pledge; war club; mace; bounty
Kelime türü teknik kodu: N
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.