אָכַל
yemek, yedirmek; yiyip bitirmek; yok etmek; yararlanmak; kurbanı kabul etmek; mecazen sözleri dikkatle dinlemek veya sonuçlarına katlanmak
328 kullanım · 274 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 369 kez, 302 farklı ayette görülür. Kök altında 5 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Af ani eese zot lahem vehifkadti alehem behala et haşahefet veet hakadahat mehalot enayim umedivot nafeş uzeratem larik zarahem vaahaluu oyevehem.
אַף־אֲנִ֞י אֶֽעֱשֶׂה־זֹּ֣את לָכֶ֗ם וְהִפְקַדְתִּ֨י עֲלֵיכֶ֤ם בֶּֽהָלָה֙ אֶת־הַשַּׁחֶ֣פֶת וְאֶת־הַקַּדַּ֔חַת מְכַלּ֥וֹת עֵינַ֖יִם וּמְדִיבֹ֣ת נָ֑פֶשׁ וּזְרַעְתֶּ֤ם לָרִיק֙ זַרְעֲכֶ֔ם וַאֲכָלֻ֖הוּ אֹיְבֵיכֶֽם׃
Ben de size şunları yapacağım: Üzerinize dehşet, gözlerin ferini söndüren ve canı solduran erime hastalığıyla ateşli hastalık getireceğim. Tohumunuzu boşuna ekeceksiniz; ürününü düşmanlarınız yiyecek.
Beşivri lahem mate lehem veafu eser naşim lahmehem betanur ehad veheşivu lahmehem bamişkal vaahaltem velo tisbau.
בְּשִׁבְרִ֣י לָכֶם֮ מַטֵּה־לֶחֶם֒ וְ֠אָפוּ עֶ֣שֶׂר נָשִׁ֤ים לַחְמְכֶם֙ בְּתַנּ֣וּר אֶחָ֔ד וְהֵשִׁ֥יבוּ לַחְמְכֶ֖ם בַּמִּשְׁקָ֑ל וַאֲכַלְתֶּ֖ם וְלֹ֥א תִשְׂבָּֽעוּ׃ (ס)
Ekmeğinizi dayanak olmaktan çıkardığımda on kadın ekmeğinizi tek fırında pişirecek ve ekmeğinizi tartıyla geri verecek. Yiyecek ama doymayacaksınız.
Bu ayette 2 eşleşme
Vaahaltem besar benehem uvesar benotehem tohelu.
וַאֲכַלְתֶּ֖ם בְּשַׂ֣ר בְּנֵיכֶ֑ם וּבְשַׂ֥ר בְּנֹתֵיכֶ֖ם תֹּאכֵֽלוּ׃
Oğullarınızın etini yiyeceksiniz; kızlarınızın etini yiyeceksiniz.
Vaavadtem bagoyim veohla ethem erets oyevehem.
וַאֲבַדְתֶּ֖ם בַּגּוֹיִ֑ם וְאָכְלָ֣ה אֶתְכֶ֔ם אֶ֖רֶץ אֹיְבֵיכֶֽם׃
Ulusların arasında yok olacaksınız. Düşmanlarınızın ülkesi sizi yutacak.
Miyayin veşehar yazir homets yayin vehomets şehar lo yişte vehol mişrat anavim lo yişte vaanavim lahim viveşim lo yohel.
מִיַּ֤יִן וְשֵׁכָר֙ יַזִּ֔יר חֹ֥מֶץ יַ֛יִן וְחֹ֥מֶץ שֵׁכָ֖ר לֹ֣א יִשְׁתֶּ֑ה וְכָל־מִשְׁרַ֤ת עֲנָבִים֙ לֹ֣א יִשְׁתֶּ֔ה וַעֲנָבִ֛ים לַחִ֥ים וִיבֵשִׁ֖ים לֹ֥א יֹאכֵֽל׃
Yeni ve yıllanmış şaraptan uzak duracak. Yeni ya da yıllanmış şaraptan yapılmış sirke içmeyecek. Üzümün bekletildiği hiçbir sıvıyı içmeyecek; yaş ya da kuru üzüm yemeyecek.
Kol yeme nizro mikol aşer yease migefen hayayin mehartsanim vead zag lo yohel.
כֹּ֖ל יְמֵ֣י נִזְר֑וֹ מִכֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר יֵעָשֶׂ֜ה מִגֶּ֣פֶן הַיַּ֗יִן מֵחַרְצַנִּ֛ים וְעַד־זָ֖ג לֹ֥א יֹאכֵֽל׃
Nazirliğinin bütün günleri boyunca, çekirdeğinden kabuğuna kadar asmanın hiçbir ürününü yemeyecek.
Bahodeş haşeni bearbaa asar yom ben haarbayim yaasu oto al matsot umerorim yoheluu.
בַּחֹ֨דֶשׁ הַשֵּׁנִ֜י בְּאַרְבָּעָ֨ה עָשָׂ֥ר י֛וֹם בֵּ֥ין הָעַרְבַּ֖יִם יַעֲשׂ֣וּ אֹת֑וֹ עַל־מַצּ֥וֹת וּמְרֹרִ֖ים יֹאכְלֻֽהוּ׃
Onu ikinci ayın on dördüncü gününde, akşama doğru yerine getirecekler. Mayasız ekmekler ve acı otlarla yiyecekler.
Vayehi haam kemitonenim ra beozne Adonay vayişma Adonay vayihar apo vativar bam eş Adonay vatohal biktse hamahane.
וַיְהִ֤י הָעָם֙ כְּמִתְאֹ֣נְנִ֔ים רַ֖ע בְּאָזְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ וַיִּ֣חַר אַפּ֔וֹ וַתִּבְעַר־בָּם֙ אֵ֣שׁ יְהוָ֔ה וַתֹּ֖אכַל בִּקְצֵ֥ה הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Halk, Adonay’ın kulağına kötü gelen yakınmalarda bulunuyordu. Adonay duydu ve öfkesi alevlendi. Adonay’ın ateşi aralarında yandı ve ordugâhın kenarını yaktı.
Vehasafsuf aşer bekirbo hitavu taava vayaşuvu vayivku gam bene yisrael vayomeru mi yaahilenu basar.
וְהָֽאסַפְסֻף֙ אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבּ֔וֹ הִתְאַוּ֖וּ תַּאֲוָ֑ה וַיָּשֻׁ֣בוּ וַיִּבְכּ֗וּ גַּ֚ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ מִ֥י יַאֲכִלֵ֖נוּ בָּשָֽׂר׃
Aralarındaki karışık kalabalık büyük bir arzuya kapıldı. İsraeloğulları da yeniden ağlayıp, “Bize kim et yedirecek?” dediler.
Zaharnu et hadaga aşer nohal bemitsrayim hinam et hakişuim veet haavatihim veet hehatsir veet habetsalim veet haşumim.
זָכַ֙רְנוּ֙ אֶת־הַדָּגָ֔ה אֲשֶׁר־נֹאכַ֥ל בְּמִצְרַ֖יִם חִנָּ֑ם אֵ֣ת הַקִּשֻּׁאִ֗ים וְאֵת֙ הָֽאֲבַטִּחִ֔ים וְאֶת־הֶחָצִ֥יר וְאֶת־הַבְּצָלִ֖ים וְאֶת־הַשּׁוּמִֽים׃
“Mısır’da bedava yediğimiz balıkları, salatalıkları, karpuzları, pırasaları, soğanları ve sarımsakları hatırlıyoruz.
Meayin li basar latet lehol haam haze ki yivku alay lemor tena lanu vasar venohela.
מֵאַ֤יִן לִי֙ בָּשָׂ֔ר לָתֵ֖ת לְכָל־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־יִבְכּ֤וּ עָלַי֙ לֵאמֹ֔ר תְּנָה־לָּ֥נוּ בָשָׂ֖ר וְנֹאכֵֽלָה׃
Bütün bu halka verecek eti nereden bulayım? ‘Bize et ver de yiyelim’ diye bana ağlıyorlar.
Bu ayette 3 eşleşme
Veel haam tomar hitkadeşu lemahar vaahaltem basar ki behitem beozne Adonay lemor mi yaahilenu basar ki tov lanu bemitsrayim venatan Adonay lahem basar vaahaltem.
וְאֶל־הָעָ֨ם תֹּאמַ֜ר הִתְקַדְּשׁ֣וּ לְמָחָר֮ וַאֲכַלְתֶּ֣ם בָּשָׂר֒ כִּ֡י בְּכִיתֶם֩ בְּאָזְנֵ֨י יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר מִ֤י יַאֲכִלֵ֙נוּ֙ בָּשָׂ֔ר כִּי־ט֥וֹב לָ֖נוּ בְּמִצְרָ֑יִם וְנָתַ֨ן יְהוָ֥ה לָכֶ֛ם בָּשָׂ֖ר וַאֲכַלְתֶּֽם׃
Halka da şöyle de: ‘Yarın için kendinizi hazırlayın; et yiyeceksiniz. Çünkü Adonay’ın işiteceği şekilde, “Bize kim et yedirecek? Mısır’da iyiydik” diye ağladınız. Adonay size et verecek ve yiyeceksiniz.
Lo yom ehad tohelun velo yomayim velo hamişa yamim velo asara yamim velo esrim yom.
לֹ֣א י֥וֹם אֶחָ֛ד תֹּאכְל֖וּן וְלֹ֣א יוֹמָ֑יִם וְלֹ֣א ׀ חֲמִשָּׁ֣ה יָמִ֗ים וְלֹא֙ עֲשָׂרָ֣ה יָמִ֔ים וְלֹ֖א עֶשְׂרִ֥ים יֽוֹם׃
Bir gün, iki gün, beş gün, on gün ya da yirmi gün boyunca yemeyeceksiniz;
Vayomer moşe şeş meot elef ragli haam aşer anohi bekirbo veata amarta basar eten lahem veohlu hodeş yamim.
וַיֹּאמֶר֮ מֹשֶׁה֒ שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ רַגְלִ֔י הָעָ֕ם אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י בְּקִרְבּ֑וֹ וְאַתָּ֣ה אָמַ֗רְתָּ בָּשָׂר֙ אֶתֵּ֣ן לָהֶ֔ם וְאָכְל֖וּ חֹ֥דֶשׁ יָמִֽים׃
Moşe, “Aralarında bulunduğum halk altı yüz bin yayadan oluşuyor” dedi. “Sen ise, ‘Onlara et vereceğim; bir ay boyunca yiyecekler’ diyorsun.
Al na tehi kamet aşer betseto merehem imo vayeahel hatsi vesaro.
אַל־נָ֥א תְהִ֖י כַּמֵּ֑ת אֲשֶׁ֤ר בְּצֵאתוֹ֙ מֵרֶ֣חֶם אִמּ֔וֹ וַיֵּאָכֵ֖ל חֲצִ֥י בְשָׂרֽוֹ׃
“Lütfen o, annesinin rahminden çıktığında bedeninin yarısı çürümüş bir ölü gibi olmasın.”
Vayotsiu dibat haarets aşer taru otah el bene yisrael lemor haarets aşer avarnu vah latur otah erets ohelet yoşeveha hi vehol haam aşer rainu vetohah anşe midot.
וַיּוֹצִ֜יאוּ דִּבַּ֤ת הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תָּר֣וּ אֹתָ֔הּ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הָאָ֡רֶץ אֲשֶׁר֩ עָבַ֨רְנוּ בָ֜הּ לָת֣וּר אֹתָ֗הּ אֶ֣רֶץ אֹכֶ֤לֶת יוֹשְׁבֶ֙יהָ֙ הִ֔וא וְכָל־הָעָ֛ם אֲשֶׁר־רָאִ֥ינוּ בְתוֹכָ֖הּ אַנְשֵׁ֥י מִדּֽוֹת׃
Araştırdıkları ülke hakkında İsraeloğullarına kötü haber yaydılar: “Araştırmak için dolaştığımız ülke, üzerinde yaşayanları yiyip bitiren bir ülkedir. Orada gördüğümüz halkın hepsi iri yapılı insanlardır.
Vehaya baahalehem milehem haarets tarimu teruma ladonay.
וְהָיָ֕ה בַּאֲכָלְכֶ֖ם מִלֶּ֣חֶם הָאָ֑רֶץ תָּרִ֥ימוּ תְרוּמָ֖ה לַיהוָֽה׃
ülkenin ekmeğinden yerken Adonay’a bir pay ayıracaksınız.
Veeş yatsea meet Adonay vatohal et hahamişim umatayim iş makrive haketoret.
וְאֵ֥שׁ יָצְאָ֖ה מֵאֵ֣ת יְהוָ֑ה וַתֹּ֗אכַל אֵ֣ת הַחֲמִשִּׁ֤ים וּמָאתַ֙יִם֙ אִ֔ישׁ מַקְרִיבֵ֖י הַקְּטֹֽרֶת׃ (פ)
Adonay’ın huzurundan ateş çıktı ve tütsü sunan iki yüz elli adamı yaktı.
Bu ayette 2 eşleşme
Bekodeş hakodaşim tohalenu kol zahar yohal oto kodeş yiheye lah.
בְּקֹ֥דֶשׁ הַקֳּדָשִׁ֖ים תֹּאכֲלֶ֑נּוּ כָּל־זָכָר֙ יֹאכַ֣ל אֹת֔וֹ קֹ֖דֶשׁ יִֽהְיֶה־לָּֽךְ׃
Onu en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Bütün erkekler ondan yiyebilir; senin için kutsal olacak.
Veze leha terumat matanam lehol tenufot bene yisrael leha netatim ulevaneha velivnoteha iteha lehok olam kol tahor beveteha yohal oto.
וְזֶה־לְּךָ֞ תְּרוּמַ֣ת מַתָּנָ֗ם לְכָל־תְּנוּפֹת֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ לְךָ֣ נְתַתִּ֗ים וּלְבָנֶ֧יךָ וְלִבְנֹתֶ֛יךָ אִתְּךָ֖ לְחָק־עוֹלָ֑ם כָּל־טָה֥וֹר בְּבֵיתְךָ֖ יֹאכַ֥ל אֹתֽוֹ׃
Şu da senindir: İsraeloğullarının bütün sallama sunularından ayırdıkları armağan payı. Bunları sürekli bir hak olarak sana, seninle birlikte oğullarına ve kızlarına verdim. Evindeki arınmış herkes ondan yiyebilir.
Bikure kol aşer beartsam aşer yaviu ladonay leha yihye kol tahor beveteha yohalenu.
בִּכּוּרֵ֞י כָּל־אֲשֶׁ֧ר בְּאַרְצָ֛ם אֲשֶׁר־יָבִ֥יאוּ לַיהוָ֖ה לְךָ֣ יִהְיֶ֑ה כָּל־טָה֥וֹר בְּבֵיתְךָ֖ יֹאכֲלֶֽנּוּ׃
Ülkelerinde yetişen her şeyden Adonay’a getirdikleri ilk ürünler senin olacak. Evindeki arınmış herkes onlardan yiyebilir.
Vaahaltem oto behol makom atem uvetehem ki sahar u lahem helef avodathem beohel moed.
וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּכָל־מָק֔וֹם אַתֶּ֖ם וּבֵֽיתְכֶ֑ם כִּֽי־שָׂכָ֥ר הוּא֙ לָכֶ֔ם חֵ֥לֶף עֲבֹֽדַתְכֶ֖ם בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Onu siz ve ev halkınız her yerde yiyebilirsiniz. Çünkü bu, Buluşma Çadırı’ndaki hizmetinizin karşılığı olan ücretinizdir.
Ki eş yatsea meheşbon lehava mikiryat sihon ahela ar moav baale bamot arnon.
כִּי־אֵשׁ֙ יָֽצְאָ֣ה מֵֽחֶשְׁבּ֔וֹן לֶהָבָ֖ה מִקִּרְיַ֣ת סִיחֹ֑ן אָֽכְלָה֙ עָ֣ר מוֹאָ֔ב בַּעֲלֵ֖י בָּמ֥וֹת אַרְנֹֽן׃
Çünkü Heşbon’dan ateş, Sihon’un kentinden alev çıktı; Moav’ın Ar şehrini, Arnon’un yüksek yerlerinin efendilerini yaktı.
Hen am kelavi yakum vehaari yitnasa lo yişkav ad yohal teref vedam halalim yişte.
הֶן־עָם֙ כְּלָבִ֣יא יָק֔וּם וְכַאֲרִ֖י יִתְנַשָּׂ֑א לֹ֤א יִשְׁכַּב֙ עַד־יֹ֣אכַל טֶ֔רֶף וְדַם־חֲלָלִ֖ים יִשְׁתֶּֽה׃
İşte dişi aslan gibi kalkıp aslan gibi doğrulan bir halk! Avını yemeden, öldürülenlerin kanını içmeden yatmaz.”
El motsio mimitsrayim ketoafot reem lo yohal goyim tsarav veatsmotehem yegarem vehitsav yimhats.
אֵ֚ל מוֹצִיא֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם כְּתוֹעֲפֹ֥ת רְאֵ֖ם ל֑וֹ יֹאכַ֞ל גּוֹיִ֣ם צָרָ֗יו וְעַצְמֹתֵיהֶ֛ם יְגָרֵ֖ם וְחִצָּ֥יו יִמְחָֽץ׃
Onu Mısır’dan çıkaran Tanrı’dır; yaban öküzünün gücü onundur. Düşmanı olan ulusları yutacak, kemiklerini kıracak, oklarıyla onları parçalayacak.
Vatikrena laam lezivhe elohehen vayohal haam vayişetahavu lelohehen.
וַתִּקְרֶ֣אןָ לָעָ֔ם לְזִבְחֵ֖י אֱלֹהֵיהֶ֑ן וַיֹּ֣אכַל הָעָ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲוּ֖וּ לֵֽאלֹהֵיהֶֽן׃
Kadınlar halkı tanrılarına sundukları kurbanlara çağırdılar. Halk yiyip onların tanrılarına eğildi.
Vatiftah haarets et piha vativla otam veet korah bemot haeda baahol haeş et hamişim umatayim iş vayihyu lenes.
וַתִּפְתַּ֨ח הָאָ֜רֶץ אֶת־פִּ֗יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֛ם וְאֶת־קֹ֖רַח בְּמ֣וֹת הָעֵדָ֑ה בַּאֲכֹ֣ל הָאֵ֗שׁ אֵ֣ת חֲמִשִּׁ֤ים וּמָאתַ֙יִם֙ אִ֔ישׁ וַיִּהְי֖וּ לְנֵֽס׃
Yer ağzını açıp onları ve Korah’ı yuttu. Topluluk öldüğünde ateş de iki yüz elli adamı yakıp bitirdi. Böylece bir uyarı işareti oldular.
Uvahamişa asar yom lahodeş haze hag şivat yamim matsot yeahel.
וּבַחֲמִשָּׁ֨ה עָשָׂ֥ר י֛וֹם לַחֹ֥דֶשׁ הַזֶּ֖ה חָ֑ג שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים מַצּ֖וֹת יֵאָכֵֽל׃
Bu ayın on beşinci günü bayramdır; yedi gün matsa yenecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Ohel tişberu meitam bakesef vaahaltem vegam mayim tihru meitam bakesef uşetitem.
אֹ֣כֶל תִּשְׁבְּר֧וּ מֵֽאִתָּ֛ם בַּכֶּ֖סֶף וַאֲכַלְתֶּ֑ם וְגַם־מַ֜יִם תִּכְר֧וּ מֵאִתָּ֛ם בַּכֶּ֖סֶף וּשְׁתִיתֶֽם׃
Yiyeceği onlardan parayla satın alıp yiyeceksiniz. Suyu da onlardan parayla satın alıp içeceksiniz.
Bu ayette 2 eşleşme
Ohel bakesef taşbireni veahalti umayim bakesef titen li veşatiti rak ebera veraglay.
אֹ֣כֶל בַּכֶּ֤סֶף תַּשְׁבִּרֵ֙נִי֙ וְאָכַ֔לְתִּי וּמַ֛יִם בַּכֶּ֥סֶף תִּתֶּן־לִ֖י וְשָׁתִ֑יתִי רַ֖ק אֶעְבְּרָ֥ה בְרַגְלָֽי׃
Bana parayla yiyecek sat, yiyeyim; parayla su ver, içeyim. Yalnızca yürüyerek geçeyim.
Ki Adonay eloheha eş ohela u el kana.
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֵ֥שׁ אֹכְלָ֖ה ה֑וּא אֵ֖ל קַנָּֽא׃ (פ)
Çünkü Tanrın Adonay yakıp bitiren bir ateştir, yalnız Kendisine bağlılık isteyen Tanrı’dır.
Vaavadtem şam Elohim maase yede adam ets vaeven aşer lo yirun velo yişmeun velo yohelun velo yerihun.
וַעֲבַדְתֶּם־שָׁ֣ם אֱלֹהִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֣י אָדָ֑ם עֵ֣ץ וָאֶ֔בֶן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִרְאוּן֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּן וְלֹ֥א יֹֽאכְל֖וּן וְלֹ֥א יְרִיחֻֽן׃
Orada insan eliyle yapılmış, görmeyen, işitmeyen, yemeyen, koklamayan ağaç ve taş tanrılara kulluk edeceksiniz.
Veata lama namut ki tohelenu haeş hagedola hazot im yosefim anahnu lişmoa et kol Adonay elohenu od vamatenu.
וְעַתָּה֙ לָ֣מָּה נָמ֔וּת כִּ֣י תֹֽאכְלֵ֔נוּ הָאֵ֥שׁ הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את אִם־יֹסְפִ֣ים ׀ אֲנַ֗חְנוּ לִ֠שְׁמֹעַ אֶת־ק֨וֹל יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ ע֖וֹד וָמָֽתְנוּ׃
Şimdi neden ölelim? Bu büyük ateş bizi yakıp bitirecek. Tanrımız Adonay’ın sesini daha fazla duymaya devam edersek öleceğiz.
Uvatim meleim kol tuv aşer lo mileta uvorot hatsuvim aşer lo hatsavta keramim vezetim aşer lo nataeta veahalta vesavaeta.
וּבָ֨תִּ֜ים מְלֵאִ֣ים כָּל־טוּב֮ אֲשֶׁ֣ר לֹא־מִלֵּאתָ֒ וּבֹרֹ֤ת חֲצוּבִים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־חָצַ֔בְתָּ כְּרָמִ֥ים וְזֵיתִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹא־נָטָ֑עְתָּ וְאָכַלְתָּ֖ וְשָׂבָֽעְתָּ׃
Doldurmadığın her türlü iyi şeyle dolu evlere, kazmadığın sarnıçlara, dikmediğin bağlara ve zeytinliklere sahip olup yiyerek doyduğunda,
Veahalta et kol haamim aşer Adonay eloheha noten lah lo tahos eneha alehem velo taavod et elohehem ki mokeş u lah.
וְאָכַלְתָּ֣ אֶת־כָּל־הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ לֹא־תָחֹ֥ס עֵֽינְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם וְלֹ֤א תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־מוֹקֵ֥שׁ ה֖וּא לָֽךְ׃ (ס)
Tanrın Adonay’ın sana verdiği bütün halkları yok edeceksin. Gözün onlara acımayacak. Tanrılarına kulluk etmeyeceksin; çünkü bu senin için bir tuzaktır.
Vayeaneha vayariveha vayaahileha et haman aşer lo yadata velo yadeun avoteha lemaan hodiaha ki lo al halehem levado yihye haadam ki al kol motsa fi Adonay yihye haadam.
וַֽיְעַנְּךָ֮ וַיַּרְעִבֶךָ֒ וַיַּֽאֲכִֽלְךָ֤ אֶת הַמָּן֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יָדַ֔עְתָּ וְלֹ֥א יָדְע֖וּן אֲבֹתֶ֑יךָ לְמַ֣עַן הוֹדִֽעֲךָ֗ כִּ֠י לֹ֣א עַל־הַלֶּ֤חֶם לְבַדּוֹ֙ יִחְיֶ֣ה הָֽאָדָ֔ם כִּ֛י עַל־כָּל־מוֹצָ֥א פִֽי־יְהוָ֖ה יִחְיֶ֥ה הָאָדָֽם׃
Seni sıkıntıya soktu, aç bıraktı ve ne senin ne atalarının bildiği manı sana yedirdi. İnsanın yalnız ekmekle yaşamadığını, Adonay’ın ağzından çıkan her şeyle yaşadığını sana bildirmek için.
Erets aşer lo vemiskenut tohal bah lehem lo tehsar kol bah erets aşer avaneha varzel umeharareha tahtsov nehoşet.
אֶ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר לֹ֤א בְמִסְכֵּנֻת֙ תֹּֽאכַל־בָּ֣הּ לֶ֔חֶם לֹֽא־תֶחְסַ֥ר כֹּ֖ל בָּ֑הּ אֶ֚רֶץ אֲשֶׁ֣ר אֲבָנֶ֣יהָ בַרְזֶ֔ל וּמֵהֲרָרֶ֖יהָ תַּחְצֹ֥ב נְחֹֽשֶׁת׃
Yoksulluk içinde ekmek yemeyeceğin, hiçbir eksiğin olmayacak bir ülkeye; taşları demir olan, dağlarından bakır çıkaracağın bir ülkeye.
Veahalta vesavaeta uverahta et Adonay eloheha al haarets hatova aşer natan lah.
וְאָכַלְתָּ֖ וְשָׂבָ֑עְתָּ וּבֵֽרַכְתָּ֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ עַל־הָאָ֥רֶץ הַטֹּבָ֖ה אֲשֶׁ֥ר נָֽתַן־לָֽךְ׃
Yiyecek, doyacak ve sana verdiği iyi ülke için Tanrın Adonay’ı kutsayacaksın.
Pen tohal vesavaeta uvatim tovim tivne veyaşaveta.
פֶּן־תֹּאכַ֖ל וְשָׂבָ֑עְתָּ וּבָתִּ֥ים טוֹבִ֛ים תִּבְנֶ֖ה וְיָשָֽׁבְתָּ׃
Yiyip doyduğunda, güzel evler yapıp oturduğunda,
Hamaahilha man bamidbar aşer lo yadeun avoteha lemaan anoteha ulemaan nasoteha lehetiveha beahariteha.
הַמַּֽאֲכִ֨לְךָ֥ מָן֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־יָדְע֖וּן אֲבֹתֶ֑יךָ לְמַ֣עַן עַנֹּֽתְךָ֗ וּלְמַ֙עַן֙ נַסֹּתֶ֔ךָ לְהֵיטִֽבְךָ֖ בְּאַחֲרִיתֶֽךָ׃
Seni sıkıntıya sokmak, sınamak ve sonunda sana iyilik etmek için çölde atalarının bilmediği manı yedirdi.
Veyadata hayom ki Adonay eloheha u haover lefaneha eş ohela u yaşmidem veu yahniem lefaneha vehoraştam vehaavadtam maher kaaşer diber Adonay lah.
וְיָדַעְתָּ֣ הַיּ֗וֹם כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ הֽוּא־הָעֹבֵ֤ר לְפָנֶ֙יךָ֙ אֵ֣שׁ אֹֽכְלָ֔ה ה֧וּא יַשְׁמִידֵ֛ם וְה֥וּא יַכְנִיעֵ֖ם לְפָנֶ֑יךָ וְהֽוֹרַשְׁתָּ֤ם וְהַֽאַבַדְתָּם֙ מַהֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה לָֽךְ׃
Bugün bil ki önünden yakıp bitiren bir ateş gibi geçen Tanrın Adonay’dır. Onları yok edecek, önünde boyun eğdirecek. Adonay’ın sana söylediği gibi onları kovup hızla yok edeceksin.
Baaloti hahara lakahat luhot haavanim luhot haberit aşer karat Adonay imahem vaeşev bahar arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti.
בַּעֲלֹתִ֣י הָהָ֗רָה לָקַ֜חַת לוּחֹ֤ת הָֽאֲבָנִים֙ לוּחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁר־כָּרַ֥ת יְהוָ֖ה עִמָּכֶ֑ם וָאֵשֵׁ֣ב בָּהָ֗ר אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֥א שָׁתִֽיתִי׃
Taş levhaları, Adonay’ın sizinle yaptığı antlaşmanın levhalarını almak için dağa çıktığımda kırk gün kırk gece dağda kaldım. Ekmek yemedim, su içmedim.
Vaetnapal lifne Adonay karişona arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti al kol hatathem aşer hatatem laasot hara beene Adonay lehahiso.
וָֽאֶתְנַפַּל֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֜ה כָּרִאשֹׁנָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתִ֑יתִי עַ֤ל כָּל־חַטַּאתְכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר חֲטָאתֶ֔ם לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִיסֽוֹ׃
İlk seferki gibi kırk gün kırk gece Adonay’ın önünde yere kapandım. Adonay’ı öfkelendirmek için O’nun gözünde kötü olanı yaparak işlediğiniz bütün günahlar yüzünden ekmek yemedim, su içmedim.
Venatati esev besadeha livhemteha veahalta vesavaeta.
וְנָתַתִּ֛י עֵ֥שֶׂב בְּשָׂדְךָ֖ לִבְהֶמְתֶּ֑ךָ וְאָכַלְתָּ֖ וְשָׂבָֽעְתָּ׃
Hayvanların için tarlana ot vereceğim; sen de yiyip doyacaksın.
Vaahaltem şam lifne Adonay elohehem usemahtem behol mişlah yedhem atem uvatehem aşer berahha Adonay eloheha.
וַאֲכַלְתֶּם־שָׁ֗ם לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וּשְׂמַחְתֶּ֗ם בְּכֹל֙ מִשְׁלַ֣ח יֶדְכֶ֔ם אַתֶּ֖ם וּבָתֵּיכֶ֑ם אֲשֶׁ֥ר בֵּֽרַכְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Orada Tanrınız Adonay’ın önünde yiyeceksiniz. Siz ve ev halklarınız, Tanrın Adonay’ın sizi kutsadığı el attığınız bütün işlerde sevineceksiniz.
Bu ayette 2 eşleşme
Rak behol avat nafşeha tizbah veahalta vasar kevirkat Adonay eloheha aşer natan leha behol şeareha hatame vehatahor yohelenu katsevi vehaayal.
רַק֩ בְּכָל־אַוַּ֨ת נַפְשְׁךָ֜ תִּזְבַּ֣ח ׀ וְאָכַלְתָּ֣ בָשָׂ֗ר כְּבִרְכַּ֨ת יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ אֲשֶׁ֥ר נָֽתַן־לְךָ֖ בְּכָל־שְׁעָרֶ֑יךָ הַטָּמֵ֤א וְהַטָּהוֹר֙ יֹאכְלֶ֔נּוּ כַּצְּבִ֖י וְכָאַיָּֽל׃
Bununla birlikte Tanrın Adonay’ın sana verdiği berekete göre, bütün şehirlerinde canının istediği kadar hayvan kesip et yiyebilirsin. Arınmamış olan da arınmış olan da, ceylan ve geyik eti gibi bundan yiyebilir.
Rak hadam lo tohelu al haarets tişpehenu kamayim.
רַ֥ק הַדָּ֖ם לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ עַל־הָאָ֥רֶץ תִּשְׁפְּכֶ֖נּוּ כַּמָּֽיִם׃
Yalnız kanı yemeyeceksiniz; onu su gibi yere dökeceksiniz.
Lo tuhal leehol bişareha masar deganeha vetiroşeha veyitshareha uvehorot bekareha vetsoneha vehol nedareha aşer tidor venidvoteha uterumat yadeha.
לֹֽא־תוּכַ֞ל לֶאֱכֹ֣ל בִּשְׁעָרֶ֗יךָ מַעְשַׂ֤ר דְּגָֽנְךָ֙ וְתִֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֔ךָ וּבְכֹרֹ֥ת בְּקָרְךָ֖ וְצֹאנֶ֑ךָ וְכָל־נְדָרֶ֙יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדֹּ֔ר וְנִדְבֹתֶ֖יךָ וּתְרוּמַ֥ת יָדֶֽךָ׃
Tahılının, yeni şarabının ve yağının ondalığını, sığırlarının ve davarının ilk doğanlarını, adayacağın bütün adaklarını, gönüllü sunularını ve elinle ayırdığın payı kendi şehirlerinde yiyemezsin.
Ki im lifne Adonay eloheha tohelenu bamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo ata uvinha uviteha veavdeha vaamateha vehalevi aşer bişareha vesamahta lifne Adonay eloheha behol mişlah yadeha.
כִּ֡י אִם־לִפְנֵי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ תֹּאכְלֶ֗נּוּ בַּמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר יִבְחַ֜ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בּוֹ֒ אַתָּ֨ה וּבִנְךָ֤ וּבִתֶּ֙ךָ֙ וְעַבְדְּךָ֣ וַאֲמָתֶ֔ךָ וְהַלֵּוִ֖י אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְשָׂמַחְתָּ֗ לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל מִשְׁלַ֥ח יָדֶֽךָ׃
Bunları, Tanrın Adonay’ın seçeceği yerde, Tanrın Adonay’ın önünde yiyeceksin: Sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen ve kapılarının içindeki Levi. El attığın bütün işlerde Tanrın Adonay’ın önünde sevineceksin.
Bu ayette 3 eşleşme
Ki yarhiv Adonay eloheha et gevuleha kaaşer diber lah veamarta ohela vasar ki teave nafşeha leehol basar behol avat nafşeha tohal basar.
כִּֽי־יַרְחִיב֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֥יךָ אֶֽת־גְּבֽוּלְךָ֮ כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר־לָךְ֒ וְאָמַרְתָּ֙ אֹכְלָ֣ה בָשָׂ֔ר כִּֽי־תְאַוֶּ֥ה נַפְשְׁךָ֖ לֶאֱכֹ֣ל בָּשָׂ֑ר בְּכָל־אַוַּ֥ת נַפְשְׁךָ֖ תֹּאכַ֥ל בָּשָֽׂר׃
Tanrın Adonay sana söylediği gibi sınırını genişlettiğinde, canın et yemek istediği için ‘Et yiyeceğim’ dersen, canının istediği kadar et yiyebilirsin.
Temel kelimeler (lemmalar)
yemek, yedirmek; yiyip bitirmek; yok etmek; yararlanmak; kurbanı kabul etmek; mecazen sözleri dikkatle dinlemek veya sonuçlarına katlanmak
328 kullanım · 274 ayet
yiyecek; gıda
25 kullanım · 22 ayet
yiyecek; gıda
7 kullanım · 7 ayet
yiyecek; gıda
7 kullanım · 7 ayet
bıçak; kesici alet
2 kullanım · 2 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.