İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

אֹ֫כֶל

Bu lemma Tora’da 25 kez, 22 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Kaynak glossu (İngilizce): food

Kök — שורש (şoreş, kök): אכל

Kelime türü kodu: N

UBS kaynak glossları

food; provisions

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit16 kullanım13 ayet
  • Şemot4 kullanım4 ayet
  • Vayikra2 kullanım2 ayet
  • Devarim3 kullanım3 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • isim, eril, tekil, mutlak (13 kullanım · HNcmsa)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım · HNcmsc/Sp3ms)
  • isim, eril, tekil, tamlayan (3 kullanım · HNcmsc)
  • belirli artikel + isim, eril, tekil, mutlak (2 kullanım · HTd/Ncmsa)
  • bağlaç + edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/R/Ncmsc/Sp2mp)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HNcmsc/Sp2ms)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HNcmsc/Sp3mp)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 14:11

    Vayikhu et kol rehuş sedom vaamora veet kol ohlam vayelehu.

    וַ֠יִּקְחוּ אֶת־כָּל־רְכֻ֨שׁ סְדֹ֧ם וַעֲמֹרָ֛ה וְאֶת־כָּל־אָכְלָ֖ם וַיֵּלֵֽכוּ׃

    Galipler Sedom ve Amora’nın bütün mallarını ve bütün yiyeceklerini alıp gittiler.

  2. Bereşit 41:35

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veyikbetsu et kol ohel haşanim hatovot habaot haele veyitsberu var tahat yad paro ohel bearim veşamaru.

    וְיִקְבְּצ֗וּ אֶת־כָּל־אֹ֙כֶל֙ הַשָּׁנִ֣ים הַטֹּבֹ֔ת הַבָּאֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה וְיִצְבְּרוּ־בָ֞ר תַּ֧חַת יַד־פַּרְעֹ֛ה אֹ֥כֶל בֶּעָרִ֖ים וְשָׁמָֽרוּ׃

    Gelecek bu iyi yılların bütün yiyeceğini toplasınlar. Firavun’un yetkisi altında kentlerde tahıl biriktirip yiyecek olarak korusunlar.

  3. Bereşit 41:36

    Vehaya haohel lefikadon laarets leşeva şene haraav aşer tihyena beerets mitsrayim velo tikaret haarets baraav.

    וְהָיָ֨ה הָאֹ֤כֶל לְפִקָּדוֹן֙ לָאָ֔רֶץ לְשֶׁ֙בַע֙ שְׁנֵ֣י הָרָעָ֔ב אֲשֶׁ֥ר תִּהְיֶ֖יןָ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְלֹֽא־תִכָּרֵ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּרָעָֽב׃

    Bu yiyecek, Mısır ülkesinde yaşanacak yedi kıtlık yılı için ülkenin yedeği olsun. Böylece ülke kıtlıktan yok olmaz.”

  4. Bereşit 41:48

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayikbots et kol ohel şeva şanim aşer hayu beerets mitsrayim vayiten ohel bearim ohel sede hair aşer sevivoteha natan betohah.

    וַיִּקְבֹּ֞ץ אֶת־כָּל־אֹ֣כֶל ׀ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר הָיוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּתֶּן־אֹ֖כֶל בֶּעָרִ֑ים אֹ֧כֶל שְׂדֵה־הָעִ֛יר אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתֶ֖יהָ נָתַ֥ן בְּתוֹכָֽהּ׃

    Yosef, Mısır ülkesindeki yedi yılın bütün yiyeceğini topladı ve kentlerde depoladı. Her kentin çevresindeki tarlaların yiyeceğini o kentin içine koydu.

  5. Bereşit 42:7

    Vayar yosef et ehav vayakirem vayitnaker alehem vayedaber itam kaşot vayomer alehem meayin batem vayomeru meerets kenaan lişbar ohel.

    וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    Yosef kardeşlerini görünce tanıdı ama onlara yabancı gibi davrandı, sert konuştu. “Nereden geldiniz?” diye sordu. “Kenaan ülkesinden, yiyecek satın almaya” dediler.

  6. Bereşit 42:10

    Vayomeru elav lo adoni vaavadeha bau lişbar ohel.

    וַיֹּאמְר֥וּ אֵלָ֖יו לֹ֣א אֲדֹנִ֑י וַעֲבָדֶ֥יךָ בָּ֖אוּ לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    “Hayır efendim” dediler. “Biz kulların yiyecek satın almaya geldik.

  7. Bereşit 43:2

    Vayehi kaaşer kilu leehol et haşever aşer heviu mimitsrayim vayomer alehem avihem şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר כִּלּוּ֙ לֶאֱכֹ֣ל אֶת־הַשֶּׁ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר הֵבִ֖יאוּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ אֲבִיהֶ֔ם שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Mısır’dan getirdikleri tahılı yiyip bitirince babaları onlara, “Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın” dedi.

  8. Bereşit 43:4

    İm yeşha meşaleah et ahinu itanu nereda venişbera leha ohel.

    אִם־יֶשְׁךָ֛ מְשַׁלֵּ֥חַ אֶת־אָחִ֖ינוּ אִתָּ֑נוּ נֵרְדָ֕ה וְנִשְׁבְּרָ֥ה לְךָ֖ אֹֽכֶל׃

    Kardeşimizi bizimle gönderirsen iner, sana yiyecek satın alırız.

  9. Bereşit 43:20

    Vayomeru bi adoni yarod yaradnu batehila lişbar ohel.

    וַיֹּאמְר֖וּ בִּ֣י אֲדֹנִ֑י יָרֹ֥ד יָרַ֛דְנוּ בַּתְּחִלָּ֖ה לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    “Efendim, lütfen dinle” dediler. “İlk gelişimizde yiyecek satın almaya inmiştik.

  10. Bereşit 43:22

    Vehesef aher horadnu veyadenu lişbar ohel lo yadanu mi sam kaspenu beamtehotenu.

    וְכֶ֧סֶף אַחֵ֛ר הוֹרַ֥דְנוּ בְיָדֵ֖נוּ לִשְׁבָּר־אֹ֑כֶל לֹ֣א יָדַ֔עְנוּ מִי־שָׂ֥ם כַּסְפֵּ֖נוּ בְּאַמְתְּחֹתֵֽינוּ׃

    Yiyecek satın almak için ayrıca para da getirdik. Paramızı torbalarımıza kimin koyduğunu bilmiyoruz.”

  11. Bereşit 44:1

    Vayetsav et aşer al beto lemor male et amtehot haanaşim ohel kaaşer yuhelun seet vesim kesef befi amtahto.

    וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ׃

    Yosef, evinin sorumlusuna şu buyruğu verdi: “Adamların torbalarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur. Her birinin parasını kendi torbasının ağzına koy.

  12. Bereşit 44:25

    Vayomer avinu şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיֹּ֖אמֶר אָבִ֑ינוּ שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Sonra babamız, ‘Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın’ dedi.

  13. Bereşit 47:24

    Vehaya batevuot unetatem hamişit lefaro vearba hayadot yihye lahem lezera hasade uleohlehem velaaşer bevatehem veleehol letapehem.

    וְהָיָה֙ בַּתְּבוּאֹ֔ת וּנְתַתֶּ֥ם חֲמִישִׁ֖ית לְפַרְעֹ֑ה וְאַרְבַּ֣ע הַיָּדֹ֡ת יִהְיֶ֣ה לָכֶם֩ לְזֶ֨רַע הַשָּׂדֶ֧ה וּֽלְאָכְלְכֶ֛ם וְלַאֲשֶׁ֥ר בְּבָתֵּיכֶ֖ם וְלֶאֱכֹ֥ל לְטַפְּכֶֽם׃

    Ürün aldığınızda beşte birini Firavun’a vereceksiniz. Kalan beşte dördü, tarlaya tohumluk, kendinize, ev halkınıza ve çocuklarınıza yiyecek olarak sizin olacak.”

  14. Şemot 12:4

    Veim yimat habayit mihyot mise velakah u uşeheno hakarov el beto bemihsat nefaşot lefi ohlo tahosu al hase.

    וְאִם־יִמְעַ֣ט הַבַּיִת֮ מִהְיֹ֣ת מִשֶּׂה֒ וְלָקַ֣ח ה֗וּא וּשְׁכֵנ֛וֹ הַקָּרֹ֥ב אֶל־בֵּית֖וֹ בְּמִכְסַ֣ת נְפָשֹׁ֑ת אִ֚ישׁ לְפִ֣י אָכְל֔וֹ תָּכֹ֖סּוּ עַל־הַשֶּֽׂה׃

    Bir ev halkı bir hayvanı bitiremeyecek kadar küçükse, kişi evine en yakın komşusuyla birlikte, kişi sayısına göre bir hayvan alsın. Herkesin yiyeceği miktarı gözeterek hayvan başına düşen kişileri belirleyin.

  15. Şemot 16:16

    Ze hadavar aşer tsiva Adonay liktu mimenu lefi ohlo omer lagulgolet mispar nafşotehem laaşer beoholo tikahu.

    זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לִקְט֣וּ מִמֶּ֔נּוּ אִ֖ישׁ לְפִ֣י אָכְל֑וֹ עֹ֣מֶר לַגֻּלְגֹּ֗לֶת מִסְפַּר֙ נַפְשֹׁ֣תֵיכֶ֔ם אִ֛ישׁ לַאֲשֶׁ֥ר בְּאָהֳל֖וֹ תִּקָּֽחוּ׃

    “Adonay’ın buyruğu şudur: Herkes yiyeceği kadar toplasın. Kişi sayınıza göre, başına bir omer olmak üzere, herkes çadırındakiler için alsın.”

  16. Şemot 16:18

    Vayamodu vaomer velo hedif hamarbe vehamamit lo hehsir lefi ohlo lakatu.

    וַיָּמֹ֣דּוּ בָעֹ֔מֶר וְלֹ֤א הֶעְדִּיף֙ הַמַּרְבֶּ֔ה וְהַמַּמְעִ֖יט לֹ֣א הֶחְסִ֑יר אִ֥ישׁ לְפִֽי־אָכְל֖וֹ לָקָֽטוּ׃

    Omerle ölçtüklerinde çok toplayanın fazlası, az toplayanın eksiği yoktu. Herkes yiyeceği kadar toplamıştı.

  17. Şemot 16:21

    Vayilketu oto baboker baboker kefi ohlo veham haşemeş venamas.

    וַיִּלְקְט֤וּ אֹתוֹ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר אִ֖ישׁ כְּפִ֣י אָכְל֑וֹ וְחַ֥ם הַשֶּׁ֖מֶשׁ וְנָמָֽס׃

    Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ısınınca yerdeki eriyordu.

  18. Vayikra 11:34

    Mikol haohel aşer yeahel aşer yavo alav mayim yitma vehol maşke aşer yişate behol keli yitma.

    מִכָּל־הָאֹ֜כֶל אֲשֶׁ֣ר יֵאָכֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יָב֥וֹא עָלָ֛יו מַ֖יִם יִטְמָ֑א וְכָל־מַשְׁקֶה֙ אֲשֶׁ֣ר יִשָּׁתֶ֔ה בְּכָל־כְּלִ֖י יִטְמָֽא׃

    Böyle bir kapta bulunan, üzerine su gelmiş her türlü yenebilir yiyecek arınmamış olur. Böyle bir kaptaki her türlü içecek de arınmamış olur.

  19. Vayikra 25:37

    Et kaspeha lo titen lo beneşeh uvemarbit lo titen ohleha.

    אֶ֨ת־כַּסְפְּךָ֔ לֹֽא־תִתֵּ֥ן ל֖וֹ בְּנֶ֑שֶׁךְ וּבְמַרְבִּ֖ית לֹא־תִתֵּ֥ן אָכְלֶֽךָ׃

    Ona paranı faizle vermeyecek, yiyeceğini fazlasını geri almak üzere vermeyeceksin.

  20. Devarim 2:6

    Ohel tişberu meitam bakesef vaahaltem vegam mayim tihru meitam bakesef uşetitem.

    אֹ֣כֶל תִּשְׁבְּר֧וּ מֵֽאִתָּ֛ם בַּכֶּ֖סֶף וַאֲכַלְתֶּ֑ם וְגַם־מַ֜יִם תִּכְר֧וּ מֵאִתָּ֛ם בַּכֶּ֖סֶף וּשְׁתִיתֶֽם׃

    Yiyeceği onlardan parayla satın alıp yiyeceksiniz. Suyu da onlardan parayla satın alıp içeceksiniz.

  21. Devarim 2:28

    Ohel bakesef taşbireni veahalti umayim bakesef titen li veşatiti rak ebera veraglay.

    אֹ֣כֶל בַּכֶּ֤סֶף תַּשְׁבִּרֵ֙נִי֙ וְאָכַ֔לְתִּי וּמַ֛יִם בַּכֶּ֥סֶף תִּתֶּן־לִ֖י וְשָׁתִ֑יתִי רַ֖ק אֶעְבְּרָ֥ה בְרַגְלָֽי׃

    Bana parayla yiyecek sat, yiyeyim; parayla su ver, içeyim. Yalnızca yürüyerek geçeyim.

  22. Devarim 23:20

    Lo taşih leahiha neşeh kesef neşeh ohel neşeh kol davar aşer yişah.

    לֹא־תַשִּׁ֣יךְ לְאָחִ֔יךָ נֶ֥שֶׁךְ כֶּ֖סֶף נֶ֣שֶׁךְ אֹ֑כֶל נֶ֕שֶׁךְ כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר יִשָּֽׁךְ׃

    Kardeşine para faizi, yiyecek faizi ya da faiz getirilen herhangi bir şeyin faizini ödemeyeceksin.