אָח
erkek kardeş; üvey kardeş; kuzen veya akraba; hemşeri; dost, arkadaş, yoldaş; bağlama göre birbirini ifade eden kullanım
285 kullanım · 251 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 332 kez, 292 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayehi kaaşer kila yitshak levareh et yaakov vayehi ah yatso yatsa yaakov meet pene yitshak aviv veesav ahiv ba mitsedo.
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלָּ֣ה יִצְחָק֮ לְבָרֵ֣ךְ אֶֽת־יַעֲקֹב֒ וַיְהִ֗י אַ֣ךְ יָצֹ֤א יָצָא֙ יַעֲקֹ֔ב מֵאֵ֥ת פְּנֵ֖י יִצְחָ֣ק אָבִ֑יו וְעֵשָׂ֣ו אָחִ֔יו בָּ֖א מִצֵּידֽוֹ׃
Yitshak, Yaakov’u kutsamayı bitirmiş, Yaakov babası Yitshak’ın yanından daha yeni ayrılmıştı ki kardeşi Esav avdan döndü.
Vayomer ba ahiha bemirma vayikah birhateha.
וַיֹּ֕אמֶר בָּ֥א אָחִ֖יךָ בְּמִרְמָ֑ה וַיִּקַּ֖ח בִּרְכָתֶֽךָ׃
Yitshak, “Kardeşin hileyle geldi ve sana vereceğim bereketi aldı” dedi.
Vayaan yitshak vayomer leesav hen gevir samtiv lah veet kol ehav natati lo laavadim vedagan vetiroş semahtiv uleha efo ma eese beni.
וַיַּ֨עַן יִצְחָ֜ק וַיֹּ֣אמֶר לְעֵשָׂ֗ו הֵ֣ן גְּבִ֞יר שַׂמְתִּ֥יו לָךְ֙ וְאֶת־כָּל־אֶחָ֗יו נָתַ֤תִּי לוֹ֙ לַעֲבָדִ֔ים וְדָגָ֥ן וְתִירֹ֖שׁ סְמַכְתִּ֑יו וּלְכָ֣ה אֵפ֔וֹא מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂ֖ה בְּנִֽי׃
Yitshak, Esav’a şöyle cevap verdi: “Onu senin efendin yaptım. Bütün kardeşlerini ona hizmetkâr olarak verdim; tahıl ve taze şarapla onu destekledim. Senin için ne yapabilirim, oğlum?”
Veal harbeha tiheye veet ahiha taavod vehaya kaaşer tarid ufarakta ulo meal tsavareha.
וְעַל־חַרְבְּךָ֣ תִֽחְיֶ֔ה וְאֶת־אָחִ֖יךָ תַּעֲבֹ֑ד וְהָיָה֙ כַּאֲשֶׁ֣ר תָּרִ֔יד וּפָרַקְתָּ֥ עֻלּ֖וֹ מֵעַ֥ל צַוָּארֶֽךָ׃
Kılıcınla yaşayacak, kardeşine hizmet edeceksin. Ama bunun acısını duyduğunda onun boyunduruğunu boynundan çıkarıp atacaksın.”
Vayistom esav et yaakov al haberaha aşer beraho aviv vayomer esav belibo yikrevu yeme evel avi veaharga et yaakov ahi.
וַיִּשְׂטֹ֤ם עֵשָׂו֙ אֶֽת־יַעֲקֹ֔ב עַל־הַ֨בְּרָכָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בֵּרֲכ֖וֹ אָבִ֑יו וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו בְּלִבּ֗וֹ יִקְרְבוּ֙ יְמֵי֙ אֵ֣בֶל אָבִ֔י וְאַֽהַרְגָ֖ה אֶת־יַעֲקֹ֥ב אָחִֽי׃
Esav, babasının Yaakov’u kutsaması yüzünden ona kin besledi. İçinden, “Babamın yas günleri yaklaşsın; o zaman kardeşim Yaakov’u öldüreceğim” dedi.
Vayugad lerivka et divre esav benah hagadol vatişlah vatikra leyaakov benah hakatan vatomer elav hine esav ahiha mitnahem leha leharegeha.
וַיֻּגַּ֣ד לְרִבְקָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֥י עֵשָׂ֖ו בְּנָ֣הּ הַגָּדֹ֑ל וַתִּשְׁלַ֞ח וַתִּקְרָ֤א לְיַעֲקֹב֙ בְּנָ֣הּ הַקָּטָ֔ן וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ עֵשָׂ֣ו אָחִ֔יךָ מִתְנַחֵ֥ם לְךָ֖ לְהָרְגֶֽךָ׃
Büyük oğlu Esav’ın sözleri Rivka’ya bildirildi. Rivka küçük oğlu Yaakov’u çağırtıp ona, “Kardeşin Esav seni öldürme düşüncesiyle kendini avutuyor” dedi.
Veata veni şema bekoli vekum berah leha el lavan ahi harana.
וְעַתָּ֥ה בְנִ֖י שְׁמַ֣ע בְּקֹלִ֑י וְק֧וּם בְּרַח־לְךָ֛ אֶל־לָבָ֥ן אָחִ֖י חָרָֽנָה׃
“Şimdi oğlum, sözümü dinle. Kalk, Haran’a, kardeşim Lavan’ın yanına kaç.
Veyaşavta imo yamim ahadim ad aşer taşuv hamat ahiha.
וְיָשַׁבְתָּ֥ עִמּ֖וֹ יָמִ֣ים אֲחָדִ֑ים עַ֥ד אֲשֶׁר־תָּשׁ֖וּב חֲמַ֥ת אָחִֽיךָ׃
Kardeşinin öfkesi yatışıncaya kadar onun yanında birkaç gün kal.
Ad şuv af ahiha mimeha veşahah et aşer asita lo veşalahti ulekahtiha mişam lama eşkal gam şenehem yom ehad.
עַד־שׁ֨וּב אַף־אָחִ֜יךָ מִמְּךָ֗ וְשָׁכַח֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ וְשָׁלַחְתִּ֖י וּלְקַחְתִּ֣יךָ מִשָּׁ֑ם לָמָ֥ה אֶשְׁכַּ֛ל גַּם־שְׁנֵיכֶ֖ם י֥וֹם אֶחָֽד׃
Kardeşinin sana karşı öfkesi yatışıp ona yaptığını unutunca haber gönderir, seni oradan getirtirim. Neden ikinizi de aynı gün kaybedeyim?”
Kum leh padena aram beta vetuel avi imeha vekah leha mişam işa mibenot lavan ahi imeha.
ק֥וּם לֵךְ֙ פַּדֶּ֣נָֽה אֲרָ֔ם בֵּ֥יתָה בְתוּאֵ֖ל אֲבִ֣י אִמֶּ֑ךָ וְקַח־לְךָ֤ מִשָּׁם֙ אִשָּׁ֔ה מִבְּנ֥וֹת לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמֶּֽךָ׃
Kalk, Padan-Aram’a, annenin babası Betuel’in evine git. Oradan, annenin kardeşi Lavan’ın kızlarından kendine bir eş al.
Vayişlah yitshak et yaakov vayeleh padena aram el lavan ben betuel haarami ahi rivka em yaakov veesav.
וַיִּשְׁלַ֤ח יִצְחָק֙ אֶֽת־יַעֲקֹ֔ב וַיֵּ֖לֶךְ פַּדֶּ֣נָֽה אֲרָ֑ם אֶל־לָבָ֤ן בֶּן־בְּתוּאֵל֙ הָֽאֲרַמִּ֔י אֲחִ֣י רִבְקָ֔ה אֵ֥ם יַעֲקֹ֖ב וְעֵשָֽׂו׃
Yitshak, Yaakov’u gönderdi. Yaakov, Padan-Aram’a, Arami Betuel’in oğlu Lavan’ın yanına gitti. Lavan, Yaakov ile Esav’ın annesi Rivka’nın erkek kardeşiydi.
Vayeleh esav el yişmael vayikah et mahalat bat yişmael ben avraham ahot nevayot al naşav lo leişa.
וַיֵּ֥לֶךְ עֵשָׂ֖ו אֶל־יִשְׁמָעֵ֑אל וַיִּקַּ֡ח אֶֽת־מָחֲלַ֣ת ׀ בַּת־יִשְׁמָעֵ֨אל בֶּן־אַבְרָהָ֜ם אֲח֧וֹת נְבָי֛וֹת עַל־נָשָׁ֖יו ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃ (ס)
Yişmael’in yanına gitti ve mevcut eşlerine ek olarak, Avraam’ın oğlu Yişmael’in kızı, Nevayot’un kız kardeşi Mahalat’ı eş aldı.
Vayomer lahem yaakov ahay meayin atem vayomeru meharan anahenu.
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יַעֲקֹ֔ב אַחַ֖י מֵאַ֣יִן אַתֶּ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵחָרָ֖ן אֲנָֽחְנוּ׃
Yaakov onlara, “Kardeşlerim, nerelisiniz?” diye sordu. “Haranlıyız” dediler.
Bu ayette 3 eşleşme
Vayehi kaaşer raa yaakov et rahel bat lavan ahi imo veet tson lavan ahi imo vayigaş yaakov vayagel et haeven meal pi habeer vayaşk et tson lavan ahi imo.
וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁר֩ רָאָ֨ה יַעֲקֹ֜ב אֶת־רָחֵ֗ל בַּת־לָבָן֙ אֲחִ֣י אִמּ֔וֹ וְאֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֣י אִמּ֑וֹ וַיִּגַּ֣שׁ יַעֲקֹ֗ב וַיָּ֤גֶל אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וַיַּ֕שְׁקְ אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמּֽוֹ׃
Yaakov, dayısı Lavan’ın kızı Rahel’i ve dayısı Lavan’ın sürüsünü görünce yaklaşıp kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı ve dayısı Lavan’ın sürüsünü suladı.
Vayaged yaakov lerahel ki ahi aviha u vehi ven rivka u vatarats vataged leaviha.
וַיַּגֵּ֨ד יַעֲקֹ֜ב לְרָחֵ֗ל כִּ֣י אֲחִ֤י אָבִ֙יהָ֙ ה֔וּא וְכִ֥י בֶן־רִבְקָ֖ה ה֑וּא וַתָּ֖רָץ וַתַּגֵּ֥ד לְאָבִֽיהָ׃
Yaakov, Rahel’e babasının akrabası, Rivka’nın oğlu olduğunu söyledi. Rahel koşup babasına haber verdi.
Vayehi hişmoa lavan et şema yaakov ben ahoto vayarats likrato vayehabek lo vayenaşek lo vayevieu el beto vayesaper lelavan et kol hadevarim haele.
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ לָבָ֜ן אֶת־שֵׁ֣מַע ׀ יַעֲקֹ֣ב בֶּן־אֲחֹת֗וֹ וַיָּ֤רָץ לִקְרָאתוֹ֙ וַיְחַבֶּק־לוֹ֙ וַיְנַשֶּׁק־ל֔וֹ וַיְבִיאֵ֖הוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיְסַפֵּ֣ר לְלָבָ֔ן אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Lavan, kız kardeşinin oğlu Yaakov’un geldiğini duyunca onu karşılamaya koştu. Onu kucaklayıp öptü ve evine getirdi. Yaakov bütün olanları Lavan’a anlattı.
Vayomer lavan leyaakov hahi ahi ata vaavadtani hinam hagida li ma maskurteha.
וַיֹּ֤אמֶר לָבָן֙ לְיַעֲקֹ֔ב הֲכִי־אָחִ֣י אַ֔תָּה וַעֲבַדְתַּ֖נִי חִנָּ֑ם הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מַה־מַּשְׂכֻּרְתֶּֽךָ׃
Sonra Lavan, Yaakov’a, “Akrabamsın diye bana karşılıksız mı hizmet edeceksin?” dedi. “Söyle, ücretin ne olsun?”
Vatere rahel ki lo yaleda leyaakov vatekane rahel baahotah vatomer el yaakov hava li vanim veim ayin meta anohi.
וַתֵּ֣רֶא רָחֵ֗ל כִּ֣י לֹ֤א יָֽלְדָה֙ לְיַעֲקֹ֔ב וַתְּקַנֵּ֥א רָחֵ֖ל בַּאֲחֹתָ֑הּ וַתֹּ֤אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹב֙ הָֽבָה־לִּ֣י בָנִ֔ים וְאִם־אַ֖יִן מֵתָ֥ה אָנֹֽכִי׃
Rahel, Yaakov’a çocuk doğuramadığını görünce ablasını kıskandı. Yaakov’a, “Bana çocuk ver; yoksa öleceğim!” dedi.
Vatomer rahel naftule Elohim niftalti im ahoti gam yaholeti vatikra şemo naftali.
וַתֹּ֣אמֶר רָחֵ֗ל נַפְתּוּלֵ֨י אֱלֹהִ֧ים ׀ נִפְתַּ֛לְתִּי עִם־אֲחֹתִ֖י גַּם־יָכֹ֑לְתִּי וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ נַפְתָּלִֽי׃
Rahel, “Ablama denk olmak için Tanrı’ya ısrarla yakardım; sonunda başardım” dedi. Ona Naftali adını verdi.
Vayikah et ehav imo vayirdof aharav dereh şivat yamim vayadbek oto behar hagilad.
וַיִּקַּ֤ח אֶת־אֶחָיו֙ עִמּ֔וֹ וַיִּרְדֹּ֣ף אַחֲרָ֔יו דֶּ֖רֶךְ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים וַיַּדְבֵּ֥ק אֹת֖וֹ בְּהַ֥ר הַגִּלְעָֽד׃
Lavan akrabalarını yanına aldı, yedi günlük yol boyunca onun peşinden gitti ve Gilad dağlarında ona yetişti.
Vayaseg lavan et yaakov veyaakov taka et oholo bahar velavan taka et ehav behar hagilad.
וַיַּשֵּׂ֥ג לָבָ֖ן אֶֽת־יַעֲקֹ֑ב וְיַעֲקֹ֗ב תָּקַ֤ע אֶֽת־אָהֳלוֹ֙ בָּהָ֔ר וְלָבָ֛ן תָּקַ֥ע אֶת־אֶחָ֖יו בְּהַ֥ר הַגִּלְעָֽד׃
Lavan, Yaakov’a yetiştiğinde Yaakov çadırını dağda kurmuştu. Lavan da akrabalarıyla Gilad dağlarında konakladı.
İm aşer timtsa et eloheha lo yiheye neged ahenu haker leha ma imadi vekah lah velo yada yaakov ki rahel genavatam.
עִ֠ם אֲשֶׁ֨ר תִּמְצָ֣א אֶת־אֱלֹהֶיךָ֮ לֹ֣א יִֽחְיֶה֒ נֶ֣גֶד אַחֵ֧ינוּ הַֽכֶּר־לְךָ֛ מָ֥ה עִמָּדִ֖י וְקַֽח־לָ֑ךְ וְלֹֽא־יָדַ֣ע יַעֲקֹ֔ב כִּ֥י רָחֵ֖ל גְּנָבָֽתַם׃
Tanrılarını kimin yanında bulursan o kişi yaşamasın! Akrabalarımızın önünde, yanımdaki eşyalardan sana ait olanı tanı ve al.” Yaakov onları Rahel’in çaldığını bilmiyordu.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki mişaşta et kol kelay ma matsata mikol kele veteha sim ko neged ahay veaheha veyohihu ben şenenu.
כִּֽי־מִשַּׁ֣שְׁתָּ אֶת־כָּל־כֵּלַ֗י מַה־מָּצָ֙אתָ֙ מִכֹּ֣ל כְּלֵי־בֵיתֶ֔ךָ שִׂ֣ים כֹּ֔ה נֶ֥גֶד אַחַ֖י וְאַחֶ֑יךָ וְיוֹכִ֖יחוּ בֵּ֥ין שְׁנֵֽינוּ׃
Bütün eşyalarımı yokladın. Evinin eşyalarından ne buldun? Buraya, benim akrabalarımın ve senin akrabalarının önüne koy da ikimizin arasında onlar karar versin.
Vayomer yaakov leehav liktu avanim vayikhu avanim vayaasu gal vayohelu şam al hagal.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב לְאֶחָיו֙ לִקְט֣וּ אֲבָנִ֔ים וַיִּקְח֥וּ אֲבָנִ֖ים וַיַּֽעֲשׂוּ־גָ֑ל וַיֹּ֥אכְלוּ שָׁ֖ם עַל־הַגָּֽל׃
Akrabalarına, “Taş toplayın” dedi. Taş alıp bir yığın yaptılar. Orada, yığının yanında yemek yediler.
Vayizbah yaakov zevah bahar vayikra leehav leehol lahem vayohelu lehem vayalinu bahar.
וַיִּזְבַּ֨ח יַעֲקֹ֥ב זֶ֙בַח֙ בָּהָ֔ר וַיִּקְרָ֥א לְאֶחָ֖יו לֶאֱכָל־לָ֑חֶם וַיֹּ֣אכְלוּ לֶ֔חֶם וַיָּלִ֖ינוּ בָּהָֽר׃
Yaakov dağda bir kurban kesti ve akrabalarını yemek yemeye çağırdı. Yemek yediler ve geceyi dağda geçirdiler.
Vayişlah yaakov malahim lefanav el esav ahiv artsa seir sede edom.
וַיִּשְׁלַ֨ח יַעֲקֹ֤ב מַלְאָכִים֙ לְפָנָ֔יו אֶל־עֵשָׂ֖ו אָחִ֑יו אַ֥רְצָה שֵׂעִ֖יר שְׂדֵ֥ה אֱדֽוֹם׃
Yaakov önünden, kardeşi Esav’a, Seir ülkesine, Edom kırlarına haberciler gönderdi.
Vayaşuvu hamalahim el yaakov lemor banu el ahiha el esav vegam holeh likrateha vearba meot iş imo.
וַיָּשֻׁ֙בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר בָּ֤אנוּ אֶל־אָחִ֙יךָ֙ אֶל־עֵשָׂ֔ו וְגַם֙ הֹלֵ֣ךְ לִקְרָֽאתְךָ֔ וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת אִ֖ישׁ עִמּֽוֹ׃
Haberciler Yaakov’a dönüp, “Kardeşin Esav’ın yanına gittik” dediler. “O da seni karşılamaya geliyor; yanında dört yüz adam var.”
Hatsileni na miyad ahi miyad esav ki yare anohi oto pen yavo vehikani em al banim.
הַצִּילֵ֥נִי נָ֛א מִיַּ֥ד אָחִ֖י מִיַּ֣ד עֵשָׂ֑ו כִּֽי־יָרֵ֤א אָנֹכִי֙ אֹת֔וֹ פֶּן־יָב֣וֹא וְהִכַּ֔נִי אֵ֖ם עַל־בָּנִֽים׃
Lütfen beni kardeşimin elinden, Esav’ın elinden kurtar. Çünkü gelip bana, annelere ve çocuklara saldırmasından korkuyorum.
Vayalen şam balayla hau vayikah min haba veyado minha leesav ahiv.
וַיָּ֥לֶן שָׁ֖ם בַּלַּ֣יְלָה הַה֑וּא וַיִּקַּ֞ח מִן־הַבָּ֧א בְיָד֛וֹ מִנְחָ֖ה לְעֵשָׂ֥ו אָחִֽיו׃
O gece orada kaldı. Elindeki hayvanlardan kardeşi Esav için bir armağan ayırdı:
Vayetsav et harişon lemor ki yifegaşeha esav ahi vişeleha lemor lemi ata veana teleh ulemi ele lefaneha.
וַיְצַ֥ו אֶת־הָרִאשׁ֖וֹן לֵאמֹ֑ר כִּ֣י יִֽפְגָּשְׁךָ֞ עֵשָׂ֣ו אָחִ֗י וִשְׁאֵֽלְךָ֙ לֵאמֹ֔ר לְמִי־אַ֙תָּה֙ וְאָ֣נָה תֵלֵ֔ךְ וּלְמִ֖י אֵ֥לֶּה לְפָנֶֽיךָ׃
İlk hizmetkâra şöyle buyurdu: “Kardeşim Esav seninle karşılaşıp, ‘Kimin adamısın? Nereye gidiyorsun? Önündeki hayvanlar kimin?’ diye sorarsa,
Veu avar lifnehem vayiştahu artsa şeva peamim ad gişto ad ahiv.
וְה֖וּא עָבַ֣ר לִפְנֵיהֶ֑ם וַיִּשְׁתַּ֤חוּ אַ֙רְצָה֙ שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֔ים עַד־גִּשְׁתּ֖וֹ עַד־אָחִֽיו׃
Kendisi önlerine geçti. Kardeşine yaklaşıncaya kadar yedi kez yere kapanarak eğildi.
Vayomer esav yeş li rav ahi yehi leha aşer lah.
וַיֹּ֥אמֶר עֵשָׂ֖ו יֶשׁ־לִ֣י רָ֑ב אָחִ֕י יְהִ֥י לְךָ֖ אֲשֶׁר־לָֽךְ׃
Esav, “Benim çok malım var, kardeşim” dedi. “Seninki de sende kalsın.”
Vayomer şehem el avi veel aheha emtsa hen beenehem vaaşer tomeru elay eten.
וַיֹּ֤אמֶר שְׁכֶם֙ אֶל־אָבִ֣יה וְאֶל־אַחֶ֔יהָ אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֵיכֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֛וּ אֵלַ֖י אֶתֵּֽן׃
Şehem de Dina’nın babasına ve kardeşlerine, “Gözünüzde beğeni bulayım” dedi. “Benden ne isterseniz vereceğim.
Vayaanu vene yaakov et şehem veet hamor aviv bemirma vayedaberu aşer time et dina ahotam.
וַיַּעֲנ֨וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֜ב אֶת־שְׁכֶ֨ם וְאֶת־חֲמ֥וֹר אָבִ֛יו בְּמִרְמָ֖ה וַיְדַבֵּ֑רוּ אֲשֶׁ֣ר טִמֵּ֔א אֵ֖ת דִּינָ֥ה אֲחֹתָֽם׃
Yaakov’un oğulları, kız kardeşleri Dina’yı kirlettiği için Şehem ile babası Hamor’a hileli bir cevap verdiler.
Vayomeru alehem lo nuhal laasot hadavar haze latet et ahotenu leiş aşer lo orla ki herpa hi lanu.
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵיהֶ֗ם לֹ֤א נוּכַל֙ לַעֲשׂוֹת֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה לָתֵת֙ אֶת־אֲחֹתֵ֔נוּ לְאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ל֣וֹ עָרְלָ֑ה כִּֽי־חֶרְפָּ֥ה הִ֖וא לָֽנוּ׃
Onlara şöyle dediler: “Kız kardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz. Bu bizim için utançtır.
Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina iş harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃
Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.
Bene yaakov bau al hahalalim vayavozu hair aşer timeu ahotam.
בְּנֵ֣י יַעֲקֹ֗ב בָּ֚אוּ עַל־הַ֣חֲלָלִ֔ים וַיָּבֹ֖זּוּ הָעִ֑יר אֲשֶׁ֥ר טִמְּא֖וּ אֲחוֹתָֽם׃
Yaakov’un oğulları öldürülenlerin üzerine geldiler. Kız kardeşlerini kirlettikleri için kenti yağmaladılar.
Vayomeru hahzona yaase et ahotenu.
וַיֹּאמְר֑וּ הַכְזוֹנָ֕ה יַעֲשֶׂ֖ה אֶת־אֲחוֹתֵֽנוּ׃ (פ)
Onlar, “Kız kardeşimize bir fahişe gibi mi davranmalıydı?” diye cevap verdiler.
Vayomer Elohim el yaakov kum ale vet el veşev şam vaase şam mizbeah lael hanire eleha bevarehaha mipene esav ahiha.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב ק֛וּם עֲלֵ֥ה בֵֽית־אֵ֖ל וְשֶׁב־שָׁ֑ם וַעֲשֵׂה־שָׁ֣ם מִזְבֵּ֔חַ לָאֵל֙ הַנִּרְאֶ֣ה אֵלֶ֔יךָ בְּבָרְחֲךָ֔ מִפְּנֵ֖י עֵשָׂ֥ו אָחִֽיךָ׃
Tanrı, Yaakov’a, “Kalk, Bet-El’e çık ve orada yaşa” dedi. “Kardeşin Esav’dan kaçarken sana görünen Tanrı’ya orada bir sunak yap.”
Vayiven şam mizbeah vayikra lamakom el bet el ki şam niglu elav haelohim bevareho mipene ahiv.
וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֔וֹם אֵ֖ל בֵּֽית־אֵ֑ל כִּ֣י שָׁ֗ם נִגְל֤וּ אֵלָיו֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים בְּבָרְח֖וֹ מִפְּנֵ֥י אָחִֽיו׃
Orada bir sunak yaptı ve o yere El Bet-El adını verdi. Çünkü kardeşinden kaçarken Tanrı kendisine orada görünmüştü.
Veet basemat bat yişmael ahot nevayot.
וְאֶת־בָּשְׂמַ֥ת בַּת־יִשְׁמָעֵ֖אל אֲח֥וֹת נְבָיֽוֹת׃
bir de Yişmael’in kızı, Nevayot’un kız kardeşi Basmat’ı.
Vayikah esav et naşav veet banav veet benotav veet kol nafşot beto veet mikneu veet kol behemto veet kol kinyano aşer rahaş beerets kenaan vayeleh el erets mipene yaakov ahiv.
וַיִּקַּ֣ח עֵשָׂ֡ו אֶת־נָ֠שָׁיו וְאֶת־בָּנָ֣יו וְאֶת־בְּנֹתָיו֮ וְאֶת־כָּל־נַפְשׁ֣וֹת בֵּיתוֹ֒ וְאֶת־מִקְנֵ֣הוּ וְאֶת־כָּל־בְּהֶמְתּ֗וֹ וְאֵת֙ כָּל־קִנְיָנ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר רָכַ֖שׁ בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־אֶ֔רֶץ מִפְּנֵ֖י יַעֲקֹ֥ב אָחִֽיו׃
Esav eşlerini, oğullarını, kızlarını, evindeki bütün insanları, sürülerini, bütün hayvanlarını ve Kenaan ülkesinde edindiği bütün malları aldı. Kardeşi Yaakov’dan ayrılıp başka bir ülkeye gitti.
Vayihyu vene lotan hori vehemam vaahot lotan timna.
וַיִּהְי֥וּ בְנֵי־לוֹטָ֖ן חֹרִ֣י וְהֵימָ֑ם וַאֲח֥וֹת לוֹטָ֖ן תִּמְנָֽע׃
Lotan’ın oğulları Hori ile Hemam’dı. Lotan’ın kız kardeşi Timna’ydı.
Ele toledot yaakov yosef ben şeva esre şana haya roe et ehav batson veu naar et bene vilha veet bene zilpa neşe aviv vayave yosef et dibatam raa el avihem.
אֵ֣לֶּה ׀ תֹּלְד֣וֹת יַעֲקֹ֗ב יוֹסֵ֞ף בֶּן־שְׁבַֽע־עֶשְׂרֵ֤ה שָׁנָה֙ הָיָ֨ה רֹעֶ֤ה אֶת־אֶחָיו֙ בַּצֹּ֔אן וְה֣וּא נַ֗עַר אֶת־בְּנֵ֥י בִלְהָ֛ה וְאֶת־בְּנֵ֥י זִלְפָּ֖ה נְשֵׁ֣י אָבִ֑יו וַיָּבֵ֥א יוֹסֵ֛ף אֶת־דִּבָּתָ֥ם רָעָ֖ה אֶל־אֲבִיהֶֽם׃
Yaakov’un soyunun öyküsü şöyledir. Yosef on yedi yaşındaydı; kardeşleriyle sürüyü güdüyordu. Gençti; babasının eşleri Bilha ile Zilpa’nın oğullarıyla birlikteydi. Yosef, kardeşleri hakkında kötü haberleri babalarına getiriyordu.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayiru ehav ki oto ahav avihem mikol ehav vayisneu oto velo yahelu dabero leşalom.
וַיִּרְא֣וּ אֶחָ֗יו כִּֽי־אֹת֞וֹ אָהַ֤ב אֲבִיהֶם֙ מִכָּל־אֶחָ֔יו וַֽיִּשְׂנְא֖וּ אֹת֑וֹ וְלֹ֥א יָכְל֖וּ דַּבְּר֥וֹ לְשָׁלֹֽם׃
Kardeşleri babalarının onu bütün kardeşlerinden daha çok sevdiğini görünce ondan nefret ettiler. Onunla dostça konuşamıyorlardı.
Vayahalom yosef halom vayaged leehav vayosifu od seno oto.
וַיַּחֲלֹ֤ם יוֹסֵף֙ חֲל֔וֹם וַיַּגֵּ֖ד לְאֶחָ֑יו וַיּוֹסִ֥פוּ ע֖וֹד שְׂנֹ֥א אֹתֽוֹ׃
Yosef bir rüya gördü ve kardeşlerine anlattı. Ondan daha da çok nefret ettiler.
Vayomeru lo ehav hamaloh timloh alenu im maşol timşol banu vayosifu od seno oto al halomotav veal devarav.
וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ אֶחָ֔יו הֲמָלֹ֤ךְ תִּמְלֹךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אִם־מָשׁ֥וֹל תִּמְשֹׁ֖ל בָּ֑נוּ וַיּוֹסִ֤פוּ עוֹד֙ שְׂנֹ֣א אֹת֔וֹ עַל־חֲלֹמֹתָ֖יו וְעַל־דְּבָרָֽיו׃
Kardeşleri ona, “Sen gerçekten üzerimize kral mı olacaksın? Bize hüküm mü süreceksin?” dediler. Rüyalarından ve sözlerinden dolayı ondan daha da çok nefret ettiler.
Vayahalom od halom aher vayesaper oto leehav vayomer hine halamti halom od vehine haşemeş vehayareah veahad asar kohavim mişetahavim li.
וַיַּחֲלֹ֥ם עוֹד֙ חֲל֣וֹם אַחֵ֔ר וַיְסַפֵּ֥ר אֹת֖וֹ לְאֶחָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה חָלַ֤מְתִּֽי חֲלוֹם֙ ע֔וֹד וְהִנֵּ֧ה הַשֶּׁ֣מֶשׁ וְהַיָּרֵ֗חַ וְאַחַ֤ד עָשָׂר֙ כּֽוֹכָבִ֔ים מִֽשְׁתַּחֲוִ֖ים לִֽי׃
Yosef başka bir rüya daha gördü ve kardeşlerine anlattı. “Bir rüya daha gördüm” dedi. “Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğiliyordu.”
Bu ayette 2 eşleşme
Vayesaper el aviv veel ehav vayigar bo aviv vayomer lo ma hahalom haze aşer halameta havo navo ani veimeha veaheha lehiştahavot leha aretsa.
וַיְסַפֵּ֣ר אֶל־אָבִיו֮ וְאֶל־אֶחָיו֒ וַיִּגְעַר־בּ֣וֹ אָבִ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מָ֛ה הַחֲל֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר חָלָ֑מְתָּ הֲב֣וֹא נָב֗וֹא אֲנִי֙ וְאִמְּךָ֣ וְאַחֶ֔יךָ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֥ת לְךָ֖ אָֽרְצָה׃
Rüyayı babasına ve kardeşlerine anlattı. Babası onu azarlayıp, “Bu gördüğün nasıl bir rüya?” dedi. “Ben, annen ve kardeşlerin gerçekten gelip önünde yere mi kapanacağız?”
Vayekanu vo ehav veaviv şamar et hadavar.
וַיְקַנְאוּ־ב֖וֹ אֶחָ֑יו וְאָבִ֖יו שָׁמַ֥ר אֶת־הַדָּבָֽר׃
Kardeşleri onu kıskandı. Babası ise bu sözü aklında tuttu.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.