Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Bereşit 27
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
Türkçe çeviri Yitshak yaşlanmış, gözleri artık göremez olmuştu. Büyük oğlu Esav’ı çağırıp, “Oğlum!” dedi. Esav, “Buradayım” diye cevap verdi.
Türkçe çeviri Yitshak, “Bak, artık yaşlandım. Ne zaman öleceğimi bilmiyorum” dedi.
Türkçe çeviri “Şimdi lütfen silahlarını, sadağını ve yayını al; kıra çıkıp benim için avlan.
Türkçe çeviri Sevdiğim gibi lezzetli yemekler hazırla, bana getir de yiyeyim. Böylece ölmeden önce seni gönülden kutsayayım.”
Türkçe çeviri Yitshak oğlu Esav’la konuşurken Rivka dinliyordu. Esav avlanıp av getirmek için kıra çıktı.
Türkçe çeviri Rivka oğlu Yaakov’a şöyle dedi: “Babanın kardeşin Esav’a şöyle söylediğini duydum:
Türkçe çeviri ‘Bana av eti getir, lezzetli yemekler hazırla da yiyeyim. Ölmeden önce Adonay’ın huzurunda seni kutsayayım.’
Türkçe çeviri Şimdi oğlum, sözümü dinle ve sana emrettiğimi yap.
Türkçe çeviri Sürüye git, oradan bana iki iyi oğlak getir. Onlardan babanın sevdiği gibi lezzetli yemekler hazırlayayım.
Türkçe çeviri Babana götürürsün, o da yer; böylece ölmeden önce seni kutsar.”
Türkçe çeviri Yaakov annesi Rivka’ya, “Ama kardeşim Esav kıllı, benim tenimse tüysüz” dedi.
Türkçe çeviri “Ya babam bana dokunursa? Onun gözünde kendisini aldatan biri olurum. Üzerime bereket yerine lanet getiririm.”
Türkçe çeviri Annesi ona, “Sana gelecek lanet benim üzerime olsun, oğlum” dedi. “Sen yalnız sözümü dinle; git, bana oğlakları getir.”
Türkçe çeviri Yaakov gidip oğlakları aldı ve annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği gibi lezzetli yemekler hazırladı.
Türkçe çeviri Rivka, büyük oğlu Esav’ın evde yanında bulunan değerli giysilerini alıp küçük oğlu Yaakov’a giydirdi.
Türkçe çeviri Oğlakların derilerini de ellerine ve boynunun tüysüz yerlerine geçirdi.
Türkçe çeviri Hazırladığı lezzetli yemekleri ve ekmeği oğlu Yaakov’un eline verdi.
Türkçe çeviri Yaakov babasının yanına gelip, “Babacığım!” dedi. Babası, “Buradayım. Sen kimsin, oğlum?” diye sordu.
Türkçe çeviri Yaakov babasına, “Ben ilk oğlun Esav’ım” dedi. “Bana söylediğini yaptım. Lütfen kalk, otur ve av etimden ye ki beni gönülden kutsayasın.”
Türkçe çeviri Yitshak oğluna, “Nasıl bu kadar çabuk buldun, oğlum?” diye sordu. O da, “Tanrın Adonay onu karşıma çıkardı” dedi.
Türkçe çeviri Yitshak, Yaakov’a, “Lütfen yaklaş da sana dokunayım, oğlum” dedi. “Gerçekten oğlum Esav mısın, değil misin, anlayayım.”
Türkçe çeviri Yaakov babası Yitshak’a yaklaştı. Yitshak ona dokunup, “Ses Yaakov’un sesi, ama eller Esav’ın elleri” dedi.
Türkçe çeviri Elleri kardeşi Esav’ın elleri gibi kıllı olduğu için onu tanıyamadı ve onu kutsadı.
Türkçe çeviri “Sen gerçekten oğlum Esav mısın?” diye sordu. Yaakov, “Benim” dedi.
Türkçe çeviri Yitshak, “Önüme getir de oğlumun av etinden yiyeyim ve seni gönülden kutsayayım” dedi. Yaakov yemeği ona getirdi, o da yedi. Şarap getirdi, o da içti.
Türkçe çeviri Babası Yitshak ona, “Lütfen yaklaş da beni öp, oğlum” dedi.
Türkçe çeviri Yaakov yaklaşıp onu öptü. Yitshak onun giysilerinin kokusunu aldı, onu kutsayıp şöyle dedi: “Bak, oğlumun kokusu Adonay’ın kutsadığı bir kırın kokusu gibi.
Türkçe çeviri Tanrı sana göğün çiyinden, toprağın bereketinden, bol tahıl ve taze şaraptan versin.
Türkçe çeviri Halklar sana hizmet etsin, uluslar önünde eğilsin. Kardeşlerinin efendisi ol; annenin oğulları önünde eğilsin. Sana lanet eden lanetlensin, seni kutsayan kutsansın.”
Türkçe çeviri Yitshak, Yaakov’u kutsamayı bitirmiş, Yaakov babası Yitshak’ın yanından daha yeni ayrılmıştı ki kardeşi Esav avdan döndü.
Türkçe çeviri O da lezzetli yemekler hazırlayıp babasına getirdi. Babasına, “Babam kalksın, oğlunun av etinden yesin de beni gönülden kutsasın” dedi.
Türkçe çeviri Babası Yitshak ona, “Sen kimsin?” diye sordu. O da, “Ben oğlun, ilk oğlun Esav’ım” dedi.
Türkçe çeviri Yitshak büyük bir korkuyla şiddetle titredi. “Öyleyse avlanıp bana av getiren kimdi?” dedi. “Sen gelmeden önce hepsinden yedim ve onu kutsadım. Kutsanmış da kalacak!”
Türkçe çeviri Esav babasının sözlerini duyunca çok yüksek ve acı bir çığlık attı. Babasına, “Beni de kutsa, babacığım!” dedi.
Türkçe çeviri Yitshak, “Kardeşin hileyle geldi ve sana vereceğim bereketi aldı” dedi.
Türkçe çeviri Esav, “Adını boşuna mı Yaakov koymuşlar?” dedi. “Beni iki kez aldattı. İlk oğulluk hakkımı aldı; şimdi de bana verilecek bereketi aldı.” Ardından, “Benim için bir bereket ayırmadın mı?” diye sordu.
Türkçe çeviri Yitshak, Esav’a şöyle cevap verdi: “Onu senin efendin yaptım. Bütün kardeşlerini ona hizmetkâr olarak verdim; tahıl ve taze şarapla onu destekledim. Senin için ne yapabilirim, oğlum?”
Türkçe çeviri Esav babasına, “Yalnız bir bereketin mi var, babacığım? Beni de kutsa, babacığım!” dedi ve yüksek sesle ağladı.
Türkçe çeviri Babası Yitshak ona şöyle cevap verdi: “Yaşayacağın yer toprağın bereketinden ve yukarıdaki göğün çiyinden pay alacak.
Türkçe çeviri Kılıcınla yaşayacak, kardeşine hizmet edeceksin. Ama bunun acısını duyduğunda onun boyunduruğunu boynundan çıkarıp atacaksın.”
Türkçe çeviri Esav, babasının Yaakov’u kutsaması yüzünden ona kin besledi. İçinden, “Babamın yas günleri yaklaşsın; o zaman kardeşim Yaakov’u öldüreceğim” dedi.
Türkçe çeviri Büyük oğlu Esav’ın sözleri Rivka’ya bildirildi. Rivka küçük oğlu Yaakov’u çağırtıp ona, “Kardeşin Esav seni öldürme düşüncesiyle kendini avutuyor” dedi.
Türkçe çeviri “Şimdi oğlum, sözümü dinle. Kalk, Haran’a, kardeşim Lavan’ın yanına kaç.
Türkçe çeviri Kardeşinin öfkesi yatışıncaya kadar onun yanında birkaç gün kal.
Türkçe çeviri Kardeşinin sana karşı öfkesi yatışıp ona yaptığını unutunca haber gönderir, seni oradan getirtirim. Neden ikinizi de aynı gün kaybedeyim?”
Türkçe çeviri Rivka, Yitshak’a, “Het kızları yüzünden yaşamaktan bezdim” dedi. “Yaakov da bu ülkenin kızlarından, bunlar gibi Het kızlarından birini eş alırsa yaşamın benim için ne anlamı kalır?”
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .