İçeriğe geç

Bereşit 32

%100
Bereşit 32:1

İbranice

וַיַּשְׁכֵּ֨ם לָבָ֜ן בַּבֹּ֗קֶר וַיְנַשֵּׁ֧ק לְבָנָ֛יו וְלִבְנוֹתָ֖יו וַיְבָ֣רֶךְ אֶתְהֶ֑ם וַיֵּ֛לֶךְ וַיָּ֥שָׁב לָבָ֖ן לִמְקֹמֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayaşkem lavan baboker vayenaşek levanav velivnotav vayevareh ethem vayeleh vayaşov lavan limkomo.

Türkçe çeviri

Lavan sabah erkenden kalkıp torunlarını ve kızlarını öptü, onları kutsadı. Sonra yola çıkıp kendi yerine döndü.

Bereşit 32:2

İbranice

וְיַעֲקֹ֖ב הָלַ֣ךְ לְדַרְכּ֑וֹ וַיִּפְגְּעוּ־ב֖וֹ מַלְאֲכֵ֥י אֱלֹהִֽים׃

Türkçe okunuş

Veyaakov halah ledarko vayifgeu vo malahe Elohim.

Türkçe çeviri

Yaakov yoluna devam etti. Tanrı’nın melekleri onunla karşılaştı.

Bereşit 32:3

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ כַּאֲשֶׁ֣ר רָאָ֔ם מַחֲנֵ֥ה אֱלֹהִ֖ים זֶ֑ה וַיִּקְרָ֛א שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא מַֽחֲנָֽיִם׃ (פ)

Türkçe okunuş

Vayomer yaakov kaaşer raam mahane Elohim ze vayikra şem hamakom hau mahanayim.

Türkçe çeviri

Yaakov onları görünce, “Bu, Tanrı’nın ordugâhı” dedi ve oraya Mahanayim adını verdi.

Bereşit 32:4

İbranice

וַיִּשְׁלַ֨ח יַעֲקֹ֤ב מַלְאָכִים֙ לְפָנָ֔יו אֶל־עֵשָׂ֖ו אָחִ֑יו אַ֥רְצָה שֵׂעִ֖יר שְׂדֵ֥ה אֱדֽוֹם׃

Türkçe okunuş

Vayişlah yaakov malahim lefanav el esav ahiv artsa seir sede edom.

Türkçe çeviri

Yaakov önünden, kardeşi Esav’a, Seir ülkesine, Edom kırlarına haberciler gönderdi.

Bereşit 32:5

İbranice

וַיְצַ֤ו אֹתָם֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֣ה תֹאמְר֔וּן לַֽאדֹנִ֖י לְעֵשָׂ֑ו כֹּ֤ה אָמַר֙ עַבְדְּךָ֣ יַעֲקֹ֔ב עִם־לָבָ֣ן גַּ֔רְתִּי וָאֵחַ֖ר עַד־עָֽתָּה׃

Türkçe okunuş

Vayetsav otam lemor ko tomerun ladoni leesav ko amar avdeha yaakov im lavan garti vaehar ad ata.

Türkçe çeviri

Onlara şu buyruğu verdi: “Efendim Esav’a şöyle söyleyin: ‘Kulun Yaakov diyor ki: Lavan’ın yanında yabancı olarak yaşadım; şimdiye kadar orada kaldım.

Bereşit 32:6

İbranice

וַֽיְהִי־לִי֙ שׁ֣וֹר וַחֲמ֔וֹר צֹ֖אן וְעֶ֣בֶד וְשִׁפְחָ֑ה וָֽאֶשְׁלְחָה֙ לְהַגִּ֣יד לַֽאדֹנִ֔י לִמְצֹא־חֵ֖ן בְּעֵינֶֽיךָ׃

Türkçe okunuş

Vayehi li şor vahamor tson veeved veşifha vaeşleha lehagid ladoni limtso hen beeneha.

Türkçe çeviri

Sığırlarım, eşeklerim, küçükbaş hayvanlarım, erkek ve kadın hizmetkârlarım oldu. Gözünde beğeni bulmak için efendime haber gönderiyorum.’”

Bereşit 32:7

İbranice

וַיָּשֻׁ֙בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר בָּ֤אנוּ אֶל־אָחִ֙יךָ֙ אֶל־עֵשָׂ֔ו וְגַם֙ הֹלֵ֣ךְ לִקְרָֽאתְךָ֔ וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת אִ֖ישׁ עִמּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayaşuvu hamalahim el yaakov lemor banu el ahiha el esav vegam holeh likrateha vearba meot iş imo.

Türkçe çeviri

Haberciler Yaakov’a dönüp, “Kardeşin Esav’ın yanına gittik” dediler. “O da seni karşılamaya geliyor; yanında dört yüz adam var.”

Bereşit 32:8

İbranice

וַיִּירָ֧א יַעֲקֹ֛ב מְאֹ֖ד וַיֵּ֣צֶר ל֑וֹ וַיַּ֜חַץ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ וְאֶת־הַצֹּ֧אן וְאֶת־הַבָּקָ֛ר וְהַגְּמַלִּ֖ים לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃

Türkçe okunuş

Vayira yaakov meod vayetser lo vayahats et haam aşer ito veet hatson veet habakar vehagemalim lişne mahanot.

Türkçe çeviri

Yaakov çok korktu, sıkıntıya düştü. Yanındaki insanları, küçükbaş hayvanları, sığırları ve develeri iki kampa ayırdı.

Bereşit 32:9

İbranice

וַיֹּ֕אמֶר אִם־יָב֥וֹא עֵשָׂ֛ו אֶל־הַמַּחֲנֶ֥ה הָאַחַ֖ת וְהִכָּ֑הוּ וְהָיָ֛ה הַמַּחֲנֶ֥ה הַנִּשְׁאָ֖ר לִפְלֵיטָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayomer im yavo esav el hamahane haahat vehikau vehaya hamahane hanişar lifleta.

Türkçe çeviri

“Esav bir kampa gelip saldırırsa öteki kamp kurtulabilir” dedi.

Bereşit 32:10

İbranice

וַיֹּאמֶר֮ יַעֲקֹב֒ אֱלֹהֵי֙ אָבִ֣י אַבְרָהָ֔ם וֵאלֹהֵ֖י אָבִ֣י יִצְחָ֑ק יְהוָ֞ה הָאֹמֵ֣ר אֵלַ֗י שׁ֧וּב לְאַרְצְךָ֛ וּלְמוֹלַדְתְּךָ֖ וְאֵיטִ֥יבָה עִמָּֽךְ׃

Türkçe okunuş

Vayomer yaakov elohe avi avraham velohe avi yitshak Adonay haomer elay şuv leartseha ulemoladteha veetiva imah.

Türkçe çeviri

Yaakov şöyle dua etti: “Atam Avraam’ın Tanrısı, babam Yitshak’ın Tanrısı! Bana, ‘Ülkene, akrabalarının yanına dön; sana iyilik edeceğim’ diyen Adonay!

Bereşit 32:11

İbranice

קָטֹ֜נְתִּי מִכֹּ֤ל הַחֲסָדִים֙ וּמִכָּל־הָ֣אֱמֶ֔ת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָ אֶת־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י בְמַקְלִ֗י עָבַ֙רְתִּי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֣ן הַזֶּ֔ה וְעַתָּ֥ה הָיִ֖יתִי לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃

Türkçe okunuş

Katoneti mikol hahasadim umikol haemet aşer asita et avdeha ki vemakli avarti et hayarden haze veata hayiti lişne mahanot.

Türkçe çeviri

Kuluna gösterdiğin bütün iyiliklere ve bütün sadakatine layık değilim. Çünkü bu Yarden’i yalnız değneğimle geçmiştim; şimdi iki kamp oldum.

Bereşit 32:12

İbranice

הַצִּילֵ֥נִי נָ֛א מִיַּ֥ד אָחִ֖י מִיַּ֣ד עֵשָׂ֑ו כִּֽי־יָרֵ֤א אָנֹכִי֙ אֹת֔וֹ פֶּן־יָב֣וֹא וְהִכַּ֔נִי אֵ֖ם עַל־בָּנִֽים׃

Türkçe okunuş

Hatsileni na miyad ahi miyad esav ki yare anohi oto pen yavo vehikani em al banim.

Türkçe çeviri

Lütfen beni kardeşimin elinden, Esav’ın elinden kurtar. Çünkü gelip bana, annelere ve çocuklara saldırmasından korkuyorum.

Bereşit 32:13

İbranice

וְאַתָּ֣ה אָמַ֔רְתָּ הֵיטֵ֥ב אֵיטִ֖יב עִמָּ֑ךְ וְשַׂמְתִּ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב׃

Türkçe okunuş

Veata amarta hetev etiv imah vesamti et zaraha kehol hayam aşer lo yisafer merov.

Türkçe çeviri

Sen, ‘Sana mutlaka iyilik edeceğim. Soyunu denizin sayılamayacak kadar çok kumu gibi yapacağım’ demiştin.”

Bereşit 32:14

İbranice

וַיָּ֥לֶן שָׁ֖ם בַּלַּ֣יְלָה הַה֑וּא וַיִּקַּ֞ח מִן־הַבָּ֧א בְיָד֛וֹ מִנְחָ֖ה לְעֵשָׂ֥ו אָחִֽיו׃

Türkçe okunuş

Vayalen şam balayla hau vayikah min haba veyado minha leesav ahiv.

Türkçe çeviri

O gece orada kaldı. Elindeki hayvanlardan kardeşi Esav için bir armağan ayırdı:

Bereşit 32:15

İbranice

עִזִּ֣ים מָאתַ֔יִם וּתְיָשִׁ֖ים עֶשְׂרִ֑ים רְחֵלִ֥ים מָאתַ֖יִם וְאֵילִ֥ים עֶשְׂרִֽים׃

Türkçe okunuş

İzim matayim uteyaşim esrim rehelim matayim veelim esrim.

Türkçe çeviri

İki yüz dişi keçi, yirmi teke, iki yüz koyun, yirmi koç;

Bereşit 32:16

İbranice

גְּמַלִּ֧ים מֵינִיק֛וֹת וּבְנֵיהֶ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים פָּר֤וֹת אַרְבָּעִים֙ וּפָרִ֣ים עֲשָׂרָ֔ה אֲתֹנֹ֣ת עֶשְׂרִ֔ים וַעְיָרִ֖ם עֲשָׂרָֽה׃

Türkçe okunuş

Gemalim menikot uvenehem şeloşim parot arbaim ufarim asara atonot esrim vayarim asara.

Türkçe çeviri

yavrularıyla birlikte otuz emziren deve, kırk inek, on boğa, yirmi dişi eşek ve on erkek eşek.

Bereşit 32:17

İbranice

וַיִּתֵּן֙ בְּיַד־עֲבָדָ֔יו עֵ֥דֶר עֵ֖דֶר לְבַדּ֑וֹ וַ֤יֹּאמֶר אֶל־עֲבָדָיו֙ עִבְר֣וּ לְפָנַ֔י וְרֶ֣וַח תָּשִׂ֔ימוּ בֵּ֥ין עֵ֖דֶר וּבֵ֥ין עֵֽדֶר׃

Türkçe okunuş

Vayiten beyad avadav eder eder levado vayomer el avadav ivru lefanay verevah tasimu ben eder uven eder.

Türkçe çeviri

Her sürüyü ayrı ayrı hizmetkârlarına teslim etti. Onlara, “Önümden gidin; sürüler arasında boşluk bırakın” dedi.

Bereşit 32:18

İbranice

וַיְצַ֥ו אֶת־הָרִאשׁ֖וֹן לֵאמֹ֑ר כִּ֣י יִֽפְגָּשְׁךָ֞ עֵשָׂ֣ו אָחִ֗י וִשְׁאֵֽלְךָ֙ לֵאמֹ֔ר לְמִי־אַ֙תָּה֙ וְאָ֣נָה תֵלֵ֔ךְ וּלְמִ֖י אֵ֥לֶּה לְפָנֶֽיךָ׃

Türkçe okunuş

Vayetsav et harişon lemor ki yifegaşeha esav ahi vişeleha lemor lemi ata veana teleh ulemi ele lefaneha.

Türkçe çeviri

İlk hizmetkâra şöyle buyurdu: “Kardeşim Esav seninle karşılaşıp, ‘Kimin adamısın? Nereye gidiyorsun? Önündeki hayvanlar kimin?’ diye sorarsa,

Bereşit 32:19

İbranice

וְאָֽמַרְתָּ֙ לְעַבְדְּךָ֣ לְיַעֲקֹ֔ב מִנְחָ֥ה הִוא֙ שְׁלוּחָ֔ה לַֽאדֹנִ֖י לְעֵשָׂ֑ו וְהִנֵּ֥ה גַם־ה֖וּא אַחֲרֵֽינוּ׃

Türkçe okunuş

Veamarta leavdeha leyaakov minha hi şeluha ladoni leesav vehine gam u aharenu.

Türkçe çeviri

‘Kulun Yaakov’un’ dersin. ‘Efendim Esav’a gönderilmiş bir armağandır. Kendisi de arkamızdan geliyor.’”

Bereşit 32:20

İbranice

וַיְצַ֞ו גַּ֣ם אֶת־הַשֵּׁנִ֗י גַּ֚ם אֶת־הַשְּׁלִישִׁ֔י גַּ֚ם אֶת־כָּל־הַהֹ֣לְכִ֔ים אַחֲרֵ֥י הָעֲדָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תְּדַבְּר֣וּן אֶל־עֵשָׂ֔ו בְּמֹצַאֲכֶ֖ם אֹתֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayetsav gam et haşeni gam et haşelişi gam et kol haholehim ahare haadarim lemor kadavar haze tedaberun el esav bemotsaahem oto.

Türkçe çeviri

İkinciye, üçüncüye ve sürülerin ardından giden herkese de, “Esav’la karşılaşınca ona aynı şeyi söyleyin” diye buyurdu.

Bereşit 32:21

İbranice

וַאֲמַרְתֶּ֕ם גַּ֗ם הִנֵּ֛ה עַבְדְּךָ֥ יַעֲקֹ֖ב אַחֲרֵ֑ינוּ כִּֽי־אָמַ֞ר אֲכַפְּרָ֣ה פָנָ֗יו בַּמִּנְחָה֙ הַהֹלֶ֣כֶת לְפָנָ֔י וְאַחֲרֵי־כֵן֙ אֶרְאֶ֣ה פָנָ֔יו אוּלַ֖י יִשָּׂ֥א פָנָֽי׃

Türkçe okunuş

Vaamartem gam hine avdeha yaakov aharenu ki amar ahapera fanav baminha haholehet lefanay veahare hen ere fanav ulay yisa fanay.

Türkçe çeviri

“‘Kulun Yaakov da arkamızdan geliyor’ deyin.” Çünkü, “Önümden giden armağanla onu yatıştırırım. Sonra yüzünü görürüm; belki beni kabul eder” diye düşünüyordu.

Bereşit 32:22

İbranice

וַתַּעֲבֹ֥ר הַמִּנְחָ֖ה עַל־פָּנָ֑יו וְה֛וּא לָ֥ן בַּלַּֽיְלָה־הַה֖וּא בַּֽמַּחֲנֶֽה׃

Türkçe okunuş

Vataavor haminha al panav veu lan balayla hau bamahane.

Türkçe çeviri

Armağan önünden geçti. Kendisi o gece kampta kaldı.

Bereşit 32:23

İbranice

וַיָּ֣קָם ׀ בַּלַּ֣יְלָה ה֗וּא וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׁתֵּ֤י נָשָׁיו֙ וְאֶת־שְׁתֵּ֣י שִׁפְחֹתָ֔יו וְאֶת־אַחַ֥ד עָשָׂ֖ר יְלָדָ֑יו וַֽיַּעֲבֹ֔ר אֵ֖ת מַעֲבַ֥ר יַבֹּֽק׃

Türkçe okunuş

Vayakom balayla u vayikah et şete naşav veet şete şifhotav veet ahad asar yeladav vayaavor et maavar yabok.

Türkçe çeviri

O gece kalkıp iki eşini, iki hizmetkâr kadınını ve on bir çocuğunu aldı; Yabok geçidini geçti.

Bereşit 32:24

İbranice

וַיִּקָּחֵ֔ם וַיַּֽעֲבִרֵ֖ם אֶת־הַנָּ֑חַל וַֽיַּעֲבֵ֖ר אֶת־אֲשֶׁר־לוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayikahem vayaavirem et hanahal vayaaver et aşer lo.

Türkçe çeviri

Onları alıp akarsuyun karşısına geçirdi. Sahip olduğu her şeyi de karşıya geçirdi.

Bereşit 32:25

İbranice

וַיִּוָּתֵ֥ר יַעֲקֹ֖ב לְבַדּ֑וֹ וַיֵּאָבֵ֥ק אִישׁ֙ עִמּ֔וֹ עַ֖ד עֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר׃

Türkçe okunuş

Vayivater yaakov levado vayeavek iş imo ad alot haşahar.

Türkçe çeviri

Yaakov yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.

Bereşit 32:26

İbranice

וַיַּ֗רְא כִּ֣י לֹ֤א יָכֹל֙ ל֔וֹ וַיִּגַּ֖ע בְּכַף־יְרֵכ֑וֹ וַתֵּ֙קַע֙ כַּף־יֶ֣רֶךְ יַעֲקֹ֔ב בְּהֵֽאָבְק֖וֹ עִמּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayar ki lo yahol lo vayiga behaf yereho vateka kaf yereh yaakov beheaveko imo.

Türkçe çeviri

Adam onu yenemediğini görünce kalça eklemine dokundu. Onunla güreşirken Yaakov’un kalçası yerinden çıktı.

Bereşit 32:27

İbranice

וַיֹּ֣אמֶר שַׁלְּחֵ֔נִי כִּ֥י עָלָ֖ה הַשָּׁ֑חַר וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֲשַֽׁלֵּחֲךָ֔ כִּ֖י אִם־בֵּרַכְתָּֽנִי׃

Türkçe okunuş

Vayomer şaleheni ki ala haşahar vayomer lo aşalehaha ki im berahtani.

Türkçe çeviri

Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor” dedi. Yaakov, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam” diye cevap verdi.

Bereşit 32:28

İbranice

וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו מַה־שְּׁמֶ֑ךָ וַיֹּ֖אמֶר יַעֲקֹֽב׃

Türkçe okunuş

Vayomer elav ma şemeha vayomer yaakov.

Türkçe çeviri

Adam ona, “Adın ne?” diye sordu. “Yaakov” dedi.

Bereşit 32:29

İbranice

וַיֹּ֗אמֶר לֹ֤א יַעֲקֹב֙ יֵאָמֵ֥ר עוֹד֙ שִׁמְךָ֔ כִּ֖י אִם־יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־שָׂרִ֧יתָ עִם־אֱלֹהִ֛ים וְעִם־אֲנָשִׁ֖ים וַתּוּכָֽל׃

Türkçe okunuş

Vayomer lo yaakov yeamer od şimha ki im yisrael ki sarita im Elohim veim anaşim vatuhal.

Türkçe çeviri

“Artık adın Yaakov değil, İsrael olacak” dedi. “Çünkü Tanrı’nın meleğiyle ve insanlarla mücadele ettin ve üstün geldin.”

Bereşit 32:30

İbranice

וַיִּשְׁאַ֣ל יַעֲקֹ֗ב וַיֹּ֙אמֶר֙ הַגִּֽידָה־נָּ֣א שְׁמֶ֔ךָ וַיֹּ֕אמֶר לָ֥מָּה זֶּ֖ה תִּשְׁאַ֣ל לִשְׁמִ֑י וַיְבָ֥רֶךְ אֹת֖וֹ שָֽׁם׃

Türkçe okunuş

Vayişal yaakov vayomer hagida na şemeha vayomer lama ze tişal lişmi vayevareh oto şam.

Türkçe çeviri

Yaakov, “Lütfen adını söyle” dedi. Adam, “Neden adımı soruyorsun?” diye cevap verdi ve onu orada kutsadı.

Bereşit 32:31

İbranice

וַיִּקְרָ֧א יַעֲקֹ֛ב שֵׁ֥ם הַמָּק֖וֹם פְּנִיאֵ֑ל כִּֽי־רָאִ֤יתִי אֱלֹהִים֙ פָּנִ֣ים אֶל־פָּנִ֔ים וַתִּנָּצֵ֖ל נַפְשִֽׁי׃

Türkçe okunuş

Vayikra yaakov şem hamakom peniel ki raiti Elohim panim el panim vatinatsel nafşi.

Türkçe çeviri

Yaakov, “Tanrı’nın meleğini yüz yüze gördüm, yine de canım kurtuldu” diyerek o yere Peniel adını verdi.

Bereşit 32:32

İbranice

וַיִּֽזְרַֽח־ל֣וֹ הַשֶּׁ֔מֶשׁ כַּאֲשֶׁ֥ר עָבַ֖ר אֶת־פְּנוּאֵ֑ל וְה֥וּא צֹלֵ֖עַ עַל־יְרֵכֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayizerah lo haşemeş kaaşer avar et penuel veu tsolea al yereho.

Türkçe çeviri

Penuel’i geçerken güneş onun üzerine doğdu. Kalçasından dolayı aksıyordu.

Bereşit 32:33

İbranice

עַל־כֵּ֡ן לֹֽא־יֹאכְל֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־גִּ֣יד הַנָּשֶׁ֗ה אֲשֶׁר֙ עַל־כַּ֣ף הַיָּרֵ֔ךְ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֤י נָגַע֙ בְּכַף־יֶ֣רֶךְ יַעֲקֹ֔ב בְּגִ֖יד הַנָּשֶֽׁה׃

Türkçe okunuş

Al ken lo yohelu vene yisrael et gid hanaşe aşer al kaf hayareh ad hayom haze ki naga behaf yereh yaakov begid hanaşe.

Türkçe çeviri

Bu yüzden İsrael oğulları bugüne kadar kalça eklemi üzerindeki siyatik siniri yemez. Çünkü adam, Yaakov’un kalça eklemindeki siyatik sinire dokunmuştu.

Kaynak

İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.