İbranice
Türkçe çeviri
Gökler, yer ve onların bütün varlıkları tamamlandı.
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
Gökler, yer ve onların bütün varlıkları tamamlandı.
וַיְכַ֤ל אֱלֹהִים֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיִּשְׁבֹּת֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מִכָּל־מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃
Vayehal Elohim bayom haşevii melahto aşer asa vayişbot bayom haşevii mikol melahto aşer asa.
Tanrı yaptığı işi yedinci günde tamamladı. Yaptığı bütün işlere yedinci günde son verdi.
וַיְבָ֤רֶךְ אֱלֹהִים֙ אֶת־י֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹת֑וֹ כִּ֣י ב֤וֹ שָׁבַת֙ מִכָּל־מְלַאכְתּ֔וֹ אֲשֶׁר־בָּרָ֥א אֱלֹהִ֖ים לַעֲשֽׂוֹת׃ (פ)
Vayevareh Elohim et yom haşevii vayekadeş oto ki vo şavat mikol melahto aşer bara Elohim laasot.
Tanrı yedinci günü kutsadı ve onu kutsal kıldı; çünkü yaratıp yaptığı bütün işlere o gün son vermişti.
אֵ֣לֶּה תוֹלְד֧וֹת הַשָּׁמַ֛יִם וְהָאָ֖רֶץ בְּהִבָּֽרְאָ֑ם בְּי֗וֹם עֲשׂ֛וֹת יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים אֶ֥רֶץ וְשָׁמָֽיִם׃
Yaratıldıklarında göklerin ve yerin öyküsü budur. Adonay Tanrı yeri ve gökleri yaptığında,
וְכֹ֣ל ׀ שִׂ֣יחַ הַשָּׂדֶ֗ה טֶ֚רֶם יִֽהְיֶ֣ה בָאָ֔רֶץ וְכָל־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶ֖ה טֶ֣רֶם יִצְמָ֑ח כִּי֩ לֹ֨א הִמְטִ֜יר יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וְאָדָ֣ם אַ֔יִן לַֽעֲבֹ֖ד אֶת־הָֽאֲדָמָֽה׃
Vehol siah hasade terem yiheye vaarets vehol esev hasade terem yitsmah ki lo himtir Adonay Elohim al haarets veadam ayin laavod et haadama.
yeryüzünde henüz hiçbir kır çalısı yoktu, hiçbir kır bitkisi de filizlenmemişti. Çünkü Adonay Tanrı yeryüzüne yağmur yağdırmamıştı ve toprağı işleyecek insan yoktu.
וַיִּיצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים אֶת־הָֽאָדָ֗ם עָפָר֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה וַיִּפַּ֥ח בְּאַפָּ֖יו נִשְׁמַ֣ת חַיִּ֑ים וַֽיְהִ֥י הָֽאָדָ֖ם לְנֶ֥פֶשׁ חַיָּֽה׃
Vayitser Adonay Elohim et haadam afar min haadama vayipah beapav nişmat hayim vayehi haadam lenefeş haya.
Adonay Tanrı insanı toprağın tozundan biçimlendirdi ve burnuna yaşam nefesini üfledi. Böylece insan canlı bir varlık oldu.
וַיַּצְמַ֞ח יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה כָּל־עֵ֛ץ נֶחְמָ֥ד לְמַרְאֶ֖ה וְט֣וֹב לְמַאֲכָ֑ל וְעֵ֤ץ הַֽחַיִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַגָּ֔ן וְעֵ֕ץ הַדַּ֖עַת ט֥וֹב וָרָֽע׃
Vayatsmah Adonay Elohim min haadama kol ets nehmad lemare vetov lemaahal veets hahayim betoh hagan veets hadaat tov vara.
Adonay Tanrı, görünüşü güzel ve meyvesi yemeye uygun her türlü ağacı topraktan bitirdi. Bahçenin ortasında Yaşam Ağacı ile İyiyi ve Kötüyü Bilme Ağacı da vardı.
וְנָהָר֙ יֹצֵ֣א מֵעֵ֔דֶן לְהַשְׁק֖וֹת אֶת־הַגָּ֑ן וּמִשָּׁם֙ יִפָּרֵ֔ד וְהָיָ֖ה לְאַרְבָּעָ֥ה רָאשִֽׁים׃
Bahçeyi sulamak için Eden’den bir ırmak çıkıyordu. Oradan ayrılarak dört kola bölünüyordu.
וְשֵׁ֨ם הַנָּהָ֤ר הַשְּׁלִישִׁי֙ חִדֶּ֔קֶל ה֥וּא הַֽהֹלֵ֖ךְ קִדְמַ֣ת אַשּׁ֑וּר וְהַנָּהָ֥ר הָֽרְבִיעִ֖י ה֥וּא פְרָֽת׃
Üçüncü ırmağın adı Hidekel’dir. Aşur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Perat’tır.
וַיִּקַּ֛ח יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים אֶת־הָֽאָדָ֑ם וַיַּנִּחֵ֣הוּ בְגַן־עֵ֔דֶן לְעָבְדָ֖הּ וּלְשָׁמְרָֽהּ׃
Adonay Tanrı insanı aldı ve işlemesi, koruması için Eden bahçesine yerleştirdi.
וּמֵעֵ֗ץ הַדַּ֙עַת֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ כִּ֗י בְּי֛וֹם אֲכָלְךָ֥ מִמֶּ֖נּוּ מ֥וֹת תָּמֽוּת׃
Ama İyiyi ve Kötüyü Bilme Ağacı’ndan yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin gün kesinlikle öleceksin.”
וַיֹּ֙אמֶר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֔ים לֹא־ט֛וֹב הֱי֥וֹת הָֽאָדָ֖ם לְבַדּ֑וֹ אֶֽעֱשֶׂהּ־לּ֥וֹ עֵ֖זֶר כְּנֶגְדּֽוֹ׃
Adonay Tanrı, “İnsanın yalnız olması iyi değil. Ona kendisine karşılık gelen bir yardımcı yapacağım” dedi.
וַיִּצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים מִן־הָֽאֲדָמָ֗ה כָּל־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְאֵת֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיָּבֵא֙ אֶל־הָ֣אָדָ֔ם לִרְא֖וֹת מַה־יִּקְרָא־ל֑וֹ וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יִקְרָא־ל֧וֹ הָֽאָדָ֛ם נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה ה֥וּא שְׁמֽוֹ׃
Vayitser Adonay Elohim min haadama kol hayat hasade veet kol of haşamayim vayave el haadam lirot ma yikra lo vehol aşer yikra lo haadam nefeş haya u şemo.
Adonay Tanrı bütün kır hayvanlarını ve göğün bütün kuşlarını topraktan biçimlendirdi. Onlara ne ad vereceğini görmek için onları insana getirdi. İnsan her canlıya ne ad verdiyse, onun adı o oldu.
וַיִּקְרָ֨א הָֽאָדָ֜ם שֵׁמ֗וֹת לְכָל־הַבְּהֵמָה֙ וּלְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּלְכֹ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה וּלְאָדָ֕ם לֹֽא־מָצָ֥א עֵ֖זֶר כְּנֶגְדּֽוֹ׃
Vayikra haadam şemot lehol habehema uleof haşamayim ulehol hayat hasade uleadam lo matsa ezer kenegdo.
İnsan bütün evcil hayvanlara, göğün kuşlarına ve bütün kır hayvanlarına ad verdi. Ama insan için kendisine karşılık gelen bir yardımcı bulunmadı.
וַיַּפֵּל֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֧ים ׀ תַּרְדֵּמָ֛ה עַל־הָאָדָ֖ם וַיִּישָׁ֑ן וַיִּקַּ֗ח אַחַת֙ מִצַּלְעֹתָ֔יו וַיִּסְגֹּ֥ר בָּשָׂ֖ר תַּחְתֶּֽנָּה׃
Vayapel Adonay Elohim tardema al haadam vayişan vayikah ahat mitsalotav vayisgor basar tahtena.
Adonay Tanrı insanın üzerine derin bir uyku çökertti. İnsan uyuyunca kaburgalarından birini aldı ve onun yerini etle kapattı.
וַיֹּאמֶר֮ הָֽאָדָם֒ זֹ֣את הַפַּ֗עַם עֶ֚צֶם מֵֽעֲצָמַ֔י וּבָשָׂ֖ר מִבְּשָׂרִ֑י לְזֹאת֙ יִקָּרֵ֣א אִשָּׁ֔ה כִּ֥י מֵאִ֖ישׁ לֻֽקֳחָה־זֹּֽאת׃
Vayomer haadam zot hapaam etsem meatsamay uvasar mibesari lezot yikare işa ki meiş lukoha zot.
İnsan şöyle dedi: “İşte bu kez, kemiklerimden kemik, etimden et! Ona ‘kadın’ denecek; çünkü o, erkekten alındı.”
İnsan ve karısı, ikisi de çıplaktı; bundan utanmıyorlardı.
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.