İçeriğe geç

Bereşit 8

%100
Bereşit 8:1

İbranice

וַיִּזְכֹּ֤ר אֱלֹהִים֙ אֶת־נֹ֔חַ וְאֵ֤ת כָּל־הַֽחַיָּה֙ וְאֶת־כָּל־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אִתּ֖וֹ בַּתֵּבָ֑ה וַיַּעֲבֵ֨ר אֱלֹהִ֥ים ר֙וּחַ֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וַיָּשֹׁ֖כּוּ הַמָּֽיִם׃

Türkçe okunuş

Vayizkor Elohim et noah veet kol hahaya veet kol habehema aşer ito bateva vayaaver Elohim ruah al haarets vayaşoku hamayim.

Türkçe çeviri

Tanrı, Noah’ı ve onunla birlikte gemide bulunan bütün yaban hayvanlarını ve bütün evcil hayvanları hatırladı. Tanrı yeryüzünde bir rüzgâr estirdi ve sular yatıştı.

Bereşit 8:2

İbranice

וַיִּסָּֽכְרוּ֙ מַעְיְנֹ֣ת תְּה֔וֹם וַֽאֲרֻבֹּ֖ת הַשָּׁמָ֑יִם וַיִּכָּלֵ֥א הַגֶּ֖שֶׁם מִן־הַשָּׁמָֽיִם׃

Türkçe okunuş

Vayisaheru mayenot tehom vaarubot haşamayim vayikale hageşem min haşamayim.

Türkçe çeviri

Enginin pınarları ve göklerin kapakları kapandı; gökten yağan yağmur durduruldu.

Bereşit 8:3

İbranice

וַיָּשֻׁ֧בוּ הַמַּ֛יִם מֵעַ֥ל הָאָ֖רֶץ הָל֣וֹךְ וָשׁ֑וֹב וַיַּחְסְר֣וּ הַמַּ֔יִם מִקְצֵ֕ה חֲמִשִּׁ֥ים וּמְאַ֖ת יֽוֹם׃

Türkçe okunuş

Vayaşuvu hamayim meal haarets haloh vaşov vayahseru hamayim miktse hamişim umeat yom.

Türkçe çeviri

Sular yeryüzünden giderek çekildi. Yüz elli günün sonunda sular azalmıştı.

Bereşit 8:4

İbranice

וַתָּ֤נַח הַתֵּבָה֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֔י בְּשִׁבְעָה־עָשָׂ֥ר י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ עַ֖ל הָרֵ֥י אֲרָרָֽט׃

Türkçe okunuş

Vatanah hateva bahodeş haşevii beşiva asar yom lahodeş al hare ararat.

Türkçe çeviri

Yedinci ayın on yedinci gününde gemi Ararat dağlarına oturdu.

Bereşit 8:5

İbranice

וְהַמַּ֗יִם הָיוּ֙ הָל֣וֹךְ וְחָס֔וֹר עַ֖ד הַחֹ֣דֶשׁ הָֽעֲשִׂירִ֑י בָּֽעֲשִׂירִי֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ נִרְא֖וּ רָאשֵׁ֥י הֶֽהָרִֽים׃

Türkçe okunuş

Vehamayim hayu haloh vehasor ad hahodeş haasiri baasiri beehad lahodeş niru raşe heharim.

Türkçe çeviri

Sular onuncu aya kadar giderek azaldı. Onuncu ayın birinci gününde dağların tepeleri göründü.

Bereşit 8:6

İbranice

וַֽיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֣ים י֑וֹם וַיִּפְתַּ֣ח נֹ֔חַ אֶת־חַלּ֥וֹן הַתֵּבָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

Türkçe okunuş

Vayehi mikets arbaim yom vayiftah noah et halon hateva aşer asa.

Türkçe çeviri

Kırk günün sonunda Noah, gemide yaptığı pencereyi açtı.

Bereşit 8:7

İbranice

וַיְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָֽעֹרֵ֑ב וַיֵּצֵ֤א יָצוֹא֙ וָשׁ֔וֹב עַד־יְבֹ֥שֶׁת הַמַּ֖יִם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

Türkçe okunuş

Vayeşalah et haorev vayetse yatso vaşov ad yevoşet hamayim meal haarets.

Türkçe çeviri

Kuzgunu saldı. Kuzgun, yeryüzündeki sular kuruyuncaya kadar gidip geldi.

Bereşit 8:8

İbranice

וַיְשַׁלַּ֥ח אֶת־הַיּוֹנָ֖ה מֵאִתּ֑וֹ לִרְאוֹת֙ הֲקַ֣לּוּ הַמַּ֔יִם מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayeşalah et hayona meito lirot hakalu hamayim meal pene haadama.

Türkçe çeviri

Sonra toprağın yüzündeki suların çekilip çekilmediğini görmek için yanından güvercini saldı.

Bereşit 8:9

İbranice

וְלֹֽא־מָצְאָה֩ הַיּוֹנָ֨ה מָנ֜וֹחַ לְכַף־רַגְלָ֗הּ וַתָּ֤שָׁב אֵלָיו֙ אֶל־הַתֵּבָ֔ה כִּי־מַ֖יִם עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֛הּ אֵלָ֖יו אֶל־הַתֵּבָֽה׃

Türkçe okunuş

Velo matsea hayona manoah lehaf raglah vataşov elav el hateva ki mayim al pene hol haarets vayişlah yado vayikaheha vayave otah elav el hateva.

Türkçe çeviri

Güvercin ayağını koyacak bir yer bulamadı ve gemiye, Noah’ın yanına döndü; çünkü bütün yeryüzünü su kaplıyordu. Noah elini uzatıp onu aldı ve yanına, geminin içine getirdi.

Bereşit 8:10

İbranice

וַיָּ֣חֶל ע֔וֹד שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים אֲחֵרִ֑ים וַיֹּ֛סֶף שַׁלַּ֥ח אֶת־הַיּוֹנָ֖ה מִן־הַתֵּבָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayahel od şivat yamim aherim vayosef şalah et hayona min hateva.

Türkçe çeviri

Yedi gün daha bekledi; sonra güvercini gemiden yeniden saldı.

Bereşit 8:11

İbranice

וַתָּבֹ֨א אֵלָ֤יו הַיּוֹנָה֙ לְעֵ֣ת עֶ֔רֶב וְהִנֵּ֥ה עֲלֵה־זַ֖יִת טָרָ֣ף בְּפִ֑יהָ וַיֵּ֣דַע נֹ֔חַ כִּי־קַ֥לּוּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

Türkçe okunuş

Vatavo elav hayona leet erev vehine ale zayit taraf befiha vayeda noah ki kalu hamayim meal haarets.

Türkçe çeviri

Güvercin akşama doğru yanına geldi. İşte, gagasında koparılmış bir zeytin yaprağı vardı. Noah, suların yeryüzünden çekildiğini anladı.

Bereşit 8:12

İbranice

וַיִּיָּ֣חֶל ע֔וֹד שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים אֲחֵרִ֑ים וַיְשַׁלַּח֙ אֶת־הַיּוֹנָ֔ה וְלֹֽא־יָסְפָ֥ה שׁוּב־אֵלָ֖יו עֽוֹד׃

Türkçe okunuş

Vayiyahel od şivat yamim aherim vayeşalah et hayona velo yasefa şuv elav od.

Türkçe çeviri

Yedi gün daha bekleyip güvercini saldı. Güvercin bir daha ona dönmedi.

Bereşit 8:13

İbranice

וַֽ֠יְהִי בְּאַחַ֨ת וְשֵׁשׁ־מֵא֜וֹת שָׁנָ֗ה בָּֽרִאשׁוֹן֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ חָֽרְב֥וּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֣ל הָאָ֑רֶץ וַיָּ֤סַר נֹ֙חַ֙ אֶת־מִכְסֵ֣ה הַתֵּבָ֔ה וַיַּ֕רְא וְהִנֵּ֥ה חָֽרְב֖וּ פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayehi beahat veşeş meot şana barişon beehad lahodeş harevu hamayim meal haarets vayasar noah et mihse hateva vayar vehine harevu pene haadama.

Türkçe çeviri

Noah’ın altı yüz birinci yılında, birinci ayın birinci gününde, yeryüzündeki sular kurumuştu. Noah geminin örtüsünü kaldırıp baktı; işte, toprağın yüzü kurumuştu.

Bereşit 8:14

İbranice

וּבַחֹ֙דֶשׁ֙ הַשֵּׁנִ֔י בְּשִׁבְעָ֧ה וְעֶשְׂרִ֛ים י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ יָבְשָׁ֖ה הָאָֽרֶץ׃ (ס)

Türkçe okunuş

Uvahodeş haşeni beşiva veesrim yom lahodeş yaveşa haarets.

Türkçe çeviri

İkinci ayın yirmi yedinci gününde yeryüzü kurudu.

Bereşit 8:15

İbranice

וַיְדַבֵּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶל־נֹ֥חַ לֵאמֹֽר׃

Türkçe okunuş

Vayedaber Elohim el noah lemor.

Türkçe çeviri

Tanrı Noah’a şöyle dedi:

Bereşit 8:16

İbranice

צֵ֖א מִן־הַתֵּבָ֑ה אַתָּ֕ה וְאִשְׁתְּךָ֛ וּבָנֶ֥יךָ וּנְשֵֽׁי־בָנֶ֖יךָ אִתָּֽךְ׃

Türkçe okunuş

Tse min hateva ata veişteha uvaneha uneşe vaneha itah.

Türkçe çeviri

“Sen, karın, oğulların ve oğullarının karıları seninle birlikte gemiden çıkın.

Bereşit 8:17

İbranice

כָּל־הַחַיָּ֨ה אֲשֶֽׁר־אִתְּךָ֜ מִכָּל־בָּשָׂ֗ר בָּע֧וֹף וּבַבְּהֵמָ֛ה וּבְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ הוצא [הַיְצֵ֣א] אִתָּ֑ךְ וְשָֽׁרְצ֣וּ בָאָ֔רֶץ וּפָר֥וּ וְרָב֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃

Türkçe okunuş

Kol hahaya aşer iteha mikol basar baof uvabehema uvehol haremes haromes al haarets hayetse itah veşaretsu vaarets ufaru veravu al haarets.

Türkçe çeviri

Yanındaki bütün canlıları da çıkar: kuşları, evcil hayvanları ve yeryüzünde hareket eden bütün canlıları. Yeryüzüne yayılsınlar, üreyip çoğalsınlar.”

Bereşit 8:18

İbranice

וַיֵּ֖צֵא־נֹ֑חַ וּבָנָ֛יו וְאִשְׁתּ֥וֹ וּנְשֵֽׁי־בָנָ֖יו אִתּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayetse noah uvanav veişto uneşe vanav ito.

Türkçe çeviri

Noah, oğulları, karısı ve oğullarının karıları onunla birlikte çıktılar.

Bereşit 8:19

İbranice

כָּל־הַֽחַיָּ֗ה כָּל־הָרֶ֙מֶשׂ֙ וְכָל־הָע֔וֹף כֹּ֖ל רוֹמֵ֣שׂ עַל־הָאָ֑רֶץ לְמִשְׁפְּחֹ֣תֵיהֶ֔ם יָצְא֖וּ מִן־הַתֵּבָֽה׃

Türkçe okunuş

Kol hahaya kol haremes vehol haof kol romes al haarets lemişpehotehem yatseu min hateva.

Türkçe çeviri

Bütün hayvanlar, yerde hareket eden bütün canlılar, bütün kuşlar, yeryüzünde hareket eden her şey, aileleriyle gemiden çıktılar.

Bereşit 8:20

İbranice

וַיִּ֥בֶן נֹ֛חַ מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָ֑ה וַיִּקַּ֞ח מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה וּמִכֹּל֙ הָע֣וֹף הַטָּהֹ֔ר וַיַּ֥עַל עֹלֹ֖ת בַּמִּזְבֵּֽחַ׃

Türkçe okunuş

Vayiven noah mizbeah ladonay vayikah mikol habehema hatehora umikol haof hatahor vayaal olot bamizbeah.

Türkçe çeviri

Noah, Adonay’a bir sunak yaptı. Temiz hayvanların ve temiz kuşların her türünden alarak sunakta yakmalık sunular sundu.

Bereşit 8:21

İbranice

וַיָּ֣רַח יְהוָה֮ אֶת־רֵ֣יחַ הַנִּיחֹחַ֒ וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־לִבּ֗וֹ לֹֽא־אֹ֠סִף לְקַלֵּ֨ל ע֤וֹד אֶת־הָֽאֲדָמָה֙ בַּעֲב֣וּר הָֽאָדָ֔ם כִּ֠י יֵ֣צֶר לֵ֧ב הָאָדָ֛ם רַ֖ע מִנְּעֻרָ֑יו וְלֹֽא־אֹסִ֥ף ע֛וֹד לְהַכּ֥וֹת אֶת־כָּל־חַ֖י כַּֽאֲשֶׁ֥ר עָשִֽׂיתִי׃

Türkçe okunuş

Vayarah Adonay et reah hanihoah vayomer Adonay el libo lo osif lekalel od et haadama baavur haadam ki yetser lev haadam ra mineurav velo osif od lehakot et kol hay kaaşer asiti.

Türkçe çeviri

Adonay hoşnutluk veren kokuyu duydu ve içinden şöyle dedi: “İnsanın yüzünden toprağı bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insanın yüreğinin eğilimi gençliğinden beri kötüdür. Yaptığım gibi bütün canlıları bir daha vurmayacağım.

Bereşit 8:22

İbranice

עֹ֖ד כָּל־יְמֵ֣י הָאָ֑רֶץ זֶ֡רַע וְ֠קָצִיר וְקֹ֨ר וָחֹ֜ם וְקַ֧יִץ וָחֹ֛רֶף וְי֥וֹם וָלַ֖יְלָה לֹ֥א יִשְׁבֹּֽתוּ׃

Türkçe okunuş

Od kol yeme haarets zera vekatsir vekor vahom vekayits vahoref veyom valayla lo yişbotu.

Türkçe çeviri

Yeryüzü var oldukça ekim ve hasat, soğuk ve sıcak, yaz ve kış, gündüz ve gece sona ermeyecek.”

Kaynak

İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.