Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Bereşit 22
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
Türkçe çeviri Bu olaylardan sonra Tanrı Avraam’ı sınadı. Ona, “Avraam!” diye seslendi. Avraam, “Buradayım” dedi.
Türkçe çeviri Tanrı, “Lütfen oğlunu, biricik oğlunu, sevdiğin Yitshak’ı al” dedi. “Moriya ülkesine git. Orada, sana söyleyeceğim dağlardan birinde onu yakmalık sunu olarak sun.”
Türkçe çeviri Avraam sabah erkenden kalktı, eşeğini eyerledi. İki hizmetkârını ve oğlu Yitshak’ı yanına aldı. Yakmalık sunu için odun yardı; kalkıp Tanrı’nın kendisine söylediği yere doğru yola çıktı.
Türkçe çeviri Üçüncü gün Avraam gözlerini kaldırıp o yeri uzaktan gördü.
Türkçe çeviri Avraam hizmetkârlarına, “Siz burada eşekle kalın” dedi. “Ben ve çocuk oraya kadar gidip yere kapanacağız; sonra yanınıza döneceğiz.”
Türkçe çeviri Avraam yakmalık sununun odunlarını alıp oğlu Yitshak’ın üzerine koydu. Ateşi ve bıçağı da kendi eline aldı. İkisi birlikte yürüdüler.
Türkçe çeviri Yitshak babası Avraam’a, “Baba!” dedi. Avraam, “Buradayım oğlum” dedi. Yitshak, “İşte ateş ve odun; ama yakmalık sunu için kuzu nerede?” diye sordu.
Türkçe çeviri Avraam, “Oğlum, yakmalık sununun kuzusunu Tanrı Kendisi sağlayacak” dedi. İkisi birlikte yürüdüler.
Türkçe çeviri Tanrı’nın kendisine söylediği yere geldiler. Avraam orada sunağı yaptı, odunları dizdi; oğlu Yitshak’ı bağlayıp sunağın üzerine, odunların üstüne koydu.
Türkçe çeviri Avraam elini uzatıp oğlunu kesmek için bıçağı aldı.
Türkçe çeviri Adonay’ın meleği gökten ona seslenerek, “Avraam, Avraam!” dedi. Avraam, “Buradayım” diye cevap verdi.
Türkçe çeviri Melek, “Elini çocuğa uzatma; ona hiçbir şey yapma” dedi. “Çünkü şimdi Tanrı’dan korktuğunu biliyorum; oğlunu, biricik oğlunu Benden esirgemedin.”
Türkçe çeviri Avraam gözlerini kaldırıp baktı. İşte, arkasında boynuzları çalılığa takılmış bir koç vardı. Avraam gidip koçu aldı ve oğlunun yerine yakmalık sunu olarak sundu.
Türkçe çeviri Avraam o yere Adonay-Yire adını verdi. Bugün de, “Bu dağda Adonay görünecek” denir.
Türkçe çeviri Adonay’ın meleği gökten Avraam’a ikinci kez seslendi:
Türkçe çeviri “Adonay bildiriyor: Kendi üzerime ant içtim. Bunu yaptığın, oğlunu, biricik oğlunu esirgemediğin için,
Türkçe çeviri seni mutlaka kutsayacağım. Soyunu göğün yıldızları ve deniz kıyısındaki kum gibi çoğaltacağım. Soyun düşmanlarının kapısını ele geçirecek.
Türkçe çeviri Sözümü dinlediğin için yeryüzünün bütün halkları senin soyun aracılığıyla kutsanacak.”
Türkçe çeviri Avraam hizmetkârlarının yanına döndü. Kalkıp birlikte Beer-Şeva’ya gittiler. Avraam Beer-Şeva’da yaşadı.
Türkçe çeviri Bu olaylardan sonra Avraam’a şöyle haber verildi: “İşte, Milka da kardeşin Nahor’a oğullar doğurdu:
Türkçe çeviri İlk oğlu Uts, onun kardeşi Buz, Aram’ın babası Kemuel,
Türkçe çeviri Kesed, Hazo, Pildaş, Yidlaf ve Betuel.”
Türkçe çeviri Betuel, Rivka’nın babası oldu. Bu sekiz oğulu Milka, Avraam’ın kardeşi Nahor’a doğurmuştu.
Türkçe çeviri Nahor’un Reuma adındaki cariyesi de Tevah, Gaham, Tahaş ve Maaha’yı doğurdu.
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .