Bereşit 34
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
İbranice
וַיַּ֨רְא אֹתָ֜הּ שְׁכֶ֧ם בֶּן־חֲמ֛וֹר הַֽחִוִּ֖י נְשִׂ֣יא הָאָ֑רֶץ וַיִּקַּ֥ח אֹתָ֛הּ וַיִּשְׁכַּ֥ב אֹתָ֖הּ וַיְעַנֶּֽהָ׃
Türkçe çeviri
Hivi Hamor’un oğlu, ülkenin beyi Şehem, onu gördü. Onu alıp onunla yattı ve ona zorla sahip oldu.
İbranice
וַתִּדְבַּ֣ק נַפְשׁ֔וֹ בְּדִינָ֖ה בַּֽת־יַעֲקֹ֑ב וַיֶּֽאֱהַב֙ אֶת־הַֽנַּעֲרָ֔ וַיְדַבֵּ֖ר עַל־לֵ֥ב הַֽנַּעֲרָֽ׃
Türkçe çeviri
Şehem’in gönlü Yaakov’un kızı Dina’ya bağlandı. Genç kızı sevdi ve gönlünü almaya çalıştı.
İbranice
וְיַעֲקֹ֣ב שָׁמַ֗ע כִּ֤י טִמֵּא֙ אֶת־דִּינָ֣ה בִתּ֔וֹ וּבָנָ֛יו הָי֥וּ אֶת־מִקְנֵ֖הוּ בַּשָּׂדֶ֑ה וְהֶחֱרִ֥שׁ יַעֲקֹ֖ב עַד־בֹּאָֽם׃
Türkçe okunuş
Veyaakov şama ki time et dina vito uvanav hayu et mikneu basade veheheriş yaakov ad boam.
Türkçe çeviri
Yaakov, Şehem’in kızı Dina’yı kirlettiğini duydu. Oğulları hayvanlarıyla kırdaydı. Yaakov onlar gelinceye kadar sessiz kaldı.
İbranice
וּבְנֵ֨י יַעֲקֹ֜ב בָּ֤אוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ כְּשָׁמְעָ֔ם וַיִּֽתְעַצְּבוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיִּ֥חַר לָהֶ֖ם מְאֹ֑ד כִּֽי־נְבָלָ֞ה עָשָׂ֣ה בְיִשְׂרָאֵ֗ל לִשְׁכַּב֙ אֶת־בַּֽת־יַעֲקֹ֔ב וְכֵ֖ן לֹ֥א יֵעָשֶֽׂה׃
Türkçe okunuş
Uvene yaakov bau min hasade keşameam vayiteatsevu haanaşim vayihar lahem meod ki nevala asa veyisrael lişkav et bat yaakov vehen lo yease.
Türkçe çeviri
Yaakov’un oğulları haberi duyunca kırdan geldiler. Adamlar derin üzüntüye kapıldı ve çok öfkelendi; çünkü Şehem, Yaakov’un kızıyla yatarak İsrael’de utanç verici bir iş yapmıştı. Böyle bir şey yapılmamalıydı.
İbranice
וַיְדַבֵּ֥ר חֲמ֖וֹר אִתָּ֣ם לֵאמֹ֑ר שְׁכֶ֣ם בְּנִ֗י חָֽשְׁקָ֤ה נַפְשׁוֹ֙ בְּבִתְּכֶ֔ם תְּנ֨וּ נָ֥א אֹתָ֛הּ ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Türkçe çeviri
Hamor onlara şöyle dedi: “Oğlum Şehem’in gönlü kızınıza bağlandı. Lütfen onu kendisine eş olarak verin.
İbranice
וְהִֽתְחַתְּנ֖וּ אֹתָ֑נוּ בְּנֹֽתֵיכֶם֙ תִּתְּנוּ־לָ֔נוּ וְאֶת־בְּנֹתֵ֖ינוּ תִּקְח֥וּ לָכֶֽם׃
Türkçe çeviri
Bizimle evlilik bağları kurun. Kızlarınızı bize verin; bizim kızlarımızı da kendinize alın.
İbranice
וְאִתָּ֖נוּ תֵּשֵׁ֑בוּ וְהָאָ֙רֶץ֙ תִּהְיֶ֣ה לִפְנֵיכֶ֔ם שְׁבוּ֙ וּסְחָר֔וּהָ וְהֵֽאָחֲז֖וּ בָּֽהּ׃
Türkçe çeviri
Bizimle birlikte yaşayın. Ülke önünüzde açık; burada yerleşin, ticaret yapın ve mülk edinin.”
İbranice
וַיֹּ֤אמֶר שְׁכֶם֙ אֶל־אָבִ֣יה וְאֶל־אַחֶ֔יהָ אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֵיכֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֛וּ אֵלַ֖י אֶתֵּֽן׃
Türkçe çeviri
Şehem de Dina’nın babasına ve kardeşlerine, “Gözünüzde beğeni bulayım” dedi. “Benden ne isterseniz vereceğim.
İbranice
הַרְבּ֨וּ עָלַ֤י מְאֹד֙ מֹ֣הַר וּמַתָּ֔ן וְאֶ֨תְּנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֖וּ אֵלָ֑י וּתְנוּ־לִ֥י אֶת־הַֽנַּעֲרָ֖ לְאִשָּֽׁה׃
Türkçe çeviri
Benden istediğiniz evlilik bedelini ve armağanı ne kadar yüksek tutarsanız tutun, söylediğinizi vereceğim. Yeter ki genç kızı bana eş olarak verin.”
İbranice
וַיַּעֲנ֨וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֜ב אֶת־שְׁכֶ֨ם וְאֶת־חֲמ֥וֹר אָבִ֛יו בְּמִרְמָ֖ה וַיְדַבֵּ֑רוּ אֲשֶׁ֣ר טִמֵּ֔א אֵ֖ת דִּינָ֥ה אֲחֹתָֽם׃
Türkçe okunuş
Vayaanu vene yaakov et şehem veet hamor aviv bemirma vayedaberu aşer time et dina ahotam.
Türkçe çeviri
Yaakov’un oğulları, kız kardeşleri Dina’yı kirlettiği için Şehem ile babası Hamor’a hileli bir cevap verdiler.
İbranice
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵיהֶ֗ם לֹ֤א נוּכַל֙ לַעֲשׂוֹת֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה לָתֵת֙ אֶת־אֲחֹתֵ֔נוּ לְאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ל֣וֹ עָרְלָ֑ה כִּֽי־חֶרְפָּ֥ה הִ֖וא לָֽנוּ׃
Türkçe okunuş
Vayomeru alehem lo nuhal laasot hadavar haze latet et ahotenu leiş aşer lo orla ki herpa hi lanu.
Türkçe çeviri
Onlara şöyle dediler: “Kız kardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz. Bu bizim için utançtır.
İbranice
וְנָתַ֤נּוּ אֶת־בְּנֹתֵ֙ינוּ֙ לָכֶ֔ם וְאֶת־בְּנֹתֵיכֶ֖ם נִֽקַּֽח־לָ֑נוּ וְיָשַׁ֣בְנוּ אִתְּכֶ֔ם וְהָיִ֖ינוּ לְעַ֥ם אֶחָֽד׃
Türkçe okunuş
Venatanu et benotenu lahem veet benotehem nikah lanu veyaşavnu itehem vehayinu leam ehad.
Türkçe çeviri
O zaman kızlarımızı size verir, kızlarınızı kendimize alırız. Sizinle yaşar, tek bir halk oluruz.
Türkçe çeviri
Bizi dinleyip sünnet olmazsanız kızımızı alıp gideriz.”
Türkçe çeviri
Söyledikleri Hamor’un ve oğlu Şehem’in hoşuna gitti.
İbranice
הָאֲנָשִׁ֨ים הָאֵ֜לֶּה שְֽׁלֵמִ֧ים הֵ֣ם אִתָּ֗נוּ וְיֵשְׁב֤וּ בָאָ֙רֶץ֙ וְיִסְחֲר֣וּ אֹתָ֔הּ וְהָאָ֛רֶץ הִנֵּ֥ה רַֽחֲבַת־יָדַ֖יִם לִפְנֵיהֶ֑ם אֶת־בְּנֹתָם֙ נִקַּֽח־לָ֣נוּ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנֹתֵ֖ינוּ נִתֵּ֥ן לָהֶֽם׃
Türkçe okunuş
Haanaşim haele şelemim hem itanu veyeşevu vaarets veyisharu otah vehaarets hine rahavat yadayim lifnehem et benotam nikah lanu lenaşim veet benotenu niten lahem.
Türkçe çeviri
“Bu adamlar bizimle barış içinde. Ülkede oturup ticaret yapsınlar; ülke önlerinde yeterince geniş. Kızlarını kendimize eş alır, kızlarımızı onlara veririz.
İbranice
אַךְ־בְּ֠זֹאת יֵאֹ֨תוּ לָ֤נוּ הָאֲנָשִׁים֙ לָשֶׁ֣בֶת אִתָּ֔נוּ לִהְי֖וֹת לְעַ֣ם אֶחָ֑ד בְּהִמּ֥וֹל לָ֙נוּ֙ כָּל־זָכָ֔ר כַּאֲשֶׁ֖ר הֵ֥ם נִמֹּלִֽים׃
Türkçe okunuş
Ah bezot yeotu lanu haanaşim laşevet itanu lihyot leam ehad behimol lanu kol zahar kaaşer hem nimolim.
Türkçe çeviri
Ama bu adamlar ancak bir koşulla bizimle yaşamaya ve tek bir halk olmaya razı oluyor: Onlar gibi bizdeki her erkek de sünnet edilmeli.
İbranice
מִקְנֵהֶ֤ם וְקִנְיָנָם֙ וְכָל־בְּהֶמְתָּ֔ם הֲל֥וֹא לָ֖נוּ הֵ֑ם אַ֚ךְ נֵא֣וֹתָה לָהֶ֔ם וְיֵשְׁב֖וּ אִתָּֽנוּ׃
Türkçe çeviri
Sürüleri, malları ve bütün hayvanları bizim olmayacak mı? Yeter ki onlara razı olalım; bizimle yaşasınlar.”
İbranice
וַיִּשְׁמְע֤וּ אֶל־חֲמוֹר֙ וְאֶל־שְׁכֶ֣ם בְּנ֔וֹ כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֣עַר עִיר֑וֹ וַיִּמֹּ֙לוּ֙ כָּל־זָכָ֔ר כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֥עַר עִירֽוֹ׃
Türkçe okunuş
Vayişmeu el hamor veel şehem beno kol yotsee şaar iro vayimolu kol zahar kol yotsee şaar iro.
Türkçe çeviri
Kentin kapısından girip çıkan herkes Hamor ile oğlu Şehem’i dinledi. Kent kapısından girip çıkan bütün erkekler sünnet oldu.
İbranice
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃
Türkçe okunuş
Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina iş harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.
Türkçe çeviri
Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.
İbranice
וְאֶת־כָּל־חֵילָ֤ם וְאֶת־כָּל־טַפָּם֙ וְאֶת־נְשֵׁיהֶ֔ם שָׁב֖וּ וַיָּבֹ֑זּוּ וְאֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר בַּבָּֽיִת׃
Türkçe çeviri
Bütün servetlerini ve evlerdeki her şeyi yağmaladılar; bütün çocuklarını ve kadınlarını tutsak aldılar.
İbranice
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־שִׁמְע֣וֹן וְאֶל־לֵוִי֮ עֲכַרְתֶּ֣ם אֹתִי֒ לְהַבְאִישֵׁ֙נִי֙ בְּיֹשֵׁ֣ב הָאָ֔רֶץ בַּֽכְּנַעֲנִ֖י וּבַפְּרִזִּ֑י וַאֲנִי֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר וְנֶאֶסְפ֤וּ עָלַי֙ וְהִכּ֔וּנִי וְנִשְׁמַדְתִּ֖י אֲנִ֥י וּבֵיתִֽי׃
Türkçe okunuş
Vayomer yaakov el şimon veel levi ahartem oti lehavişeni beyoşev haarets bakenaani uvaperizi vaani mete mispar veneesfu alay vehikuni venişmadti ani uveti.
Türkçe çeviri
Yaakov, Şimon ile Levi’ye, “Beni felakete sürüklediniz!” dedi. “Beni bu ülkenin halkına, Kenaanlılara ve Perizilere karşı nefret edilir duruma düşürdünüz. Sayımız az. Bana karşı birleşip saldırırlarsa ben de ev halkım da yok oluruz.”
İbranice
Türkçe çeviri
Onlar, “Kız kardeşimize bir fahişe gibi mi davranmalıydı?” diye cevap verdiler.
Kaynak
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.