Bereşit 21
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
İbranice
וַתַּהַר֩ וַתֵּ֨לֶד שָׂרָ֧ה לְאַבְרָהָ֛ם בֵּ֖ן לִזְקֻנָ֑יו לַמּוֹעֵ֕ד אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֹת֖וֹ אֱלֹהִֽים׃
Türkçe çeviri
Sara gebe kalıp Avraam’a yaşlılığında, Tanrı’nın ona söylediği belirli zamanda bir oğul doğurdu.
İbranice
וַתֹּ֗אמֶר מִ֤י מִלֵּל֙ לְאַבְרָהָ֔ם הֵינִ֥יקָה בָנִ֖ים שָׂרָ֑ה כִּֽי־יָלַ֥דְתִּי בֵ֖ן לִזְקֻנָֽיו׃
Türkçe çeviri
“Avraam’a, ‘Sara çocuk emzirecek’ diye kim söylerdi? Oysa ona yaşlılığında bir oğul doğurdum!” dedi.
İbranice
וַיִּגְדַּ֥ל הַיֶּ֖לֶד וַיִּגָּמַ֑ל וַיַּ֤עַשׂ אַבְרָהָם֙ מִשְׁתֶּ֣ה גָד֔וֹל בְּי֖וֹם הִגָּמֵ֥ל אֶת־יִצְחָֽק׃
Türkçe çeviri
Çocuk büyüdü ve sütten kesildi. Avraam, Yitshak’ın sütten kesildiği gün büyük bir şölen verdi.
İbranice
וַתֹּ֙אמֶר֙ לְאַבְרָהָ֔ם גָּרֵ֛שׁ הָאָמָ֥ה הַזֹּ֖את וְאֶת־בְּנָ֑הּ כִּ֣י לֹ֤א יִירַשׁ֙ בֶּן־הָאָמָ֣ה הַזֹּ֔את עִם־בְּנִ֖י עִם־יִצְחָֽק׃
Türkçe okunuş
Vatomer leavraham gareş haama hazot veet benah ki lo yiraş ben haama hazot im beni im yitshak.
Türkçe çeviri
Avraam’a, “Bu cariyeyi ve oğlunu kov!” dedi. “Çünkü bu cariyenin oğlu, benim oğlum Yitshak’la birlikte mirasçı olmayacak.”
İbranice
וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֶל־אַבְרָהָ֗ם אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֙יךָ֙ עַל־הַנַּ֣עַר וְעַל־אֲמָתֶ֔ךָ כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֥ר אֵלֶ֛יךָ שָׂרָ֖ה שְׁמַ֣ע בְּקֹלָ֑הּ כִּ֣י בְיִצְחָ֔ק יִקָּרֵ֥א לְךָ֖ זָֽרַע׃
Türkçe okunuş
Vayomer Elohim el avraham al yera beeneha al hanaar veal amateha kol aşer tomar eleha sara şema bekolah ki veyitshak yikare leha zara.
Türkçe çeviri
Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Çocuk ve cariyen için üzülme. Sara sana ne söylerse onun sözünü dinle; çünkü senin soyun Yitshak aracılığıyla anılacak.
İbranice
וַיַּשְׁכֵּ֣ם אַבְרָהָ֣ם ׀ בַּבֹּ֡קֶר וַיִּֽקַּֽח־לֶחֶם֩ וְחֵ֨מַת מַ֜יִם וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הָ֠גָר שָׂ֧ם עַל־שִׁכְמָ֛הּ וְאֶת־הַיֶּ֖לֶד וַֽיְשַׁלְּחֶ֑הָ וַתֵּ֣לֶךְ וַתֵּ֔תַע בְּמִדְבַּ֖ר בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃
Türkçe okunuş
Vayaşkem avraham baboker vayikah lehem vehemat mayim vayiten el hagar sam al şihmah veet hayeled vayeşaleheha vateleh vateta bemidbar beer şava.
Türkçe çeviri
Avraam sabah erkenden kalktı; ekmek ve bir tulum su alıp Hagar’a verdi, omzuna koydu. Çocuğu da ona verip onu gönderdi. Hagar gidip Beer-Şeva çölünde yolunu kaybetti.
İbranice
וַתֵּלֶךְ֩ וַתֵּ֨שֶׁב לָ֜הּ מִנֶּ֗גֶד הַרְחֵק֙ כִּמְטַחֲוֵ֣י קֶ֔שֶׁת כִּ֣י אָֽמְרָ֔ה אַל־אֶרְאֶ֖ה בְּמ֣וֹת הַיָּ֑לֶד וַתֵּ֣שֶׁב מִנֶּ֔גֶד וַתִּשָּׂ֥א אֶת־קֹלָ֖הּ וַתֵּֽבְךְּ׃
Türkçe okunuş
Vateleh vateşev lah mineged harhek kimtahave keşet ki amera al ere bemot hayaled vateşev mineged vatisa et kolah vatevk.
Türkçe çeviri
Sonra gidip karşısına, bir ok atımı kadar uzağa oturdu. Çünkü “Çocuğun ölümünü görmeyeyim” demişti. Karşısına oturup sesini yükselterek ağladı.
İbranice
וַיִּשְׁמַ֣ע אֱלֹהִים֮ אֶת־ק֣וֹל הַנַּעַר֒ וַיִּקְרָא֩ מַלְאַ֨ךְ אֱלֹהִ֤ים ׀ אֶל־הָגָר֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וַיֹּ֥אמֶר לָ֖הּ מַה־לָּ֣ךְ הָגָ֑ר אַל־תִּ֣ירְאִ֔י כִּֽי־שָׁמַ֧ע אֱלֹהִ֛ים אֶל־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר בַּאֲשֶׁ֥ר הוּא־שָֽׁם׃
Türkçe okunuş
Vayişma Elohim et kol hanaar vayikra malah Elohim el hagar min haşamayim vayomer lah ma lah hagar al tirei ki şama Elohim el kol hanaar baaşer u şam.
Türkçe çeviri
Tanrı çocuğun sesini duydu. Tanrı’nın meleği gökten Hagar’a seslenip, “Hagar, neyin var?” dedi. “Korkma; çünkü Tanrı çocuğun sesini bulunduğu yerde duydu.
İbranice
וַיִּפְקַ֤ח אֱלֹהִים֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא בְּאֵ֣ר מָ֑יִם וַתֵּ֜לֶךְ וַתְּמַלֵּ֤א אֶת־הַחֵ֙מֶת֙ מַ֔יִם וַתַּ֖שְׁקְ אֶת־הַנָּֽעַר׃
Türkçe okunuş
Vayifkah Elohim et eneha vatere beer mayim vateleh vatemale et hahemet mayim vataşk et hanaar.
Türkçe çeviri
Tanrı Hagar’ın gözlerini açtı; bir su kuyusu gördü. Gidip tulumu suyla doldurdu ve çocuğa içirdi.
İbranice
וַיֵּ֖שֶׁב בְּמִדְבַּ֣ר פָּארָ֑ן וַתִּֽקַּֽח־ל֥וֹ אִמּ֛וֹ אִשָּׁ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (פ)
Türkçe çeviri
Paran çölünde yaşadı. Annesi ona Mısır ülkesinden bir eş aldı.
İbranice
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֗לֶךְ וּפִיכֹל֙ שַׂר־צְבָא֔וֹ אֶל־אַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר אֱלֹהִ֣ים עִמְּךָ֔ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה׃
Türkçe okunuş
Vayehi baet hahi vayomer avimeleh ufihol sar tsevao el avraham lemor Elohim imeha behol aşer ata ose.
Türkçe çeviri
O sırada Avimeleh ve ordusunun komutanı Pihol Avraam’a şöyle dediler: “Yaptığın her şeyde Tanrı seninle.
İbranice
וְעַתָּ֗ה הִשָּׁ֨בְעָה לִּ֤י בֵֽאלֹהִים֙ הֵ֔נָּה אִם־תִּשְׁקֹ֣ר לִ֔י וּלְנִינִ֖י וּלְנֶכְדִּ֑י כַּחֶ֜סֶד אֲשֶׁר־עָשִׂ֤יתִי עִמְּךָ֙ תַּעֲשֶׂ֣ה עִמָּדִ֔י וְעִם־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־גַּ֥רְתָּה בָּֽהּ׃
Türkçe okunuş
Veata hişavea li velohim hena im tişkor li ulenini ulenehdi kahesed aşer asiti imeha taase imadi veim haarets aşer garta bah.
Türkçe çeviri
Şimdi burada Tanrı adına bana ant iç: Bana, oğluma ve torunuma hainlik etmeyeceksin. Ben sana nasıl iyilik gösterdiysem sen de bana ve yabancı olarak yaşadığın ülkeye öyle davranacaksın.”
İbranice
Türkçe çeviri
Avraam, “Ant içerim” dedi.
İbranice
וְהוֹכִ֥חַ אַבְרָהָ֖ם אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ עַל־אֹדוֹת֙ בְּאֵ֣ר הַמַּ֔יִם אֲשֶׁ֥ר גָּזְל֖וּ עַבְדֵ֥י אֲבִימֶֽלֶךְ׃
Türkçe çeviri
Avraam, Avimeleh’in hizmetkârlarının zorla aldığı su kuyusu yüzünden Avimeleh’e sitem etti.
İbranice
וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי מִ֥י עָשָׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וְגַם־אַתָּ֞ה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֗י וְגַ֧ם אָנֹכִ֛י לֹ֥א שָׁמַ֖עְתִּי בִּלְתִּ֥י הַיּֽוֹם׃
Türkçe okunuş
Vayomer avimeleh lo yadati mi asa et hadavar haze vegam ata lo higadta li vegam anohi lo şamati bilti hayom.
Türkçe çeviri
Avimeleh, “Bunu kimin yaptığını bilmiyorum” dedi. “Sen de bana bildirmedin; ben de bugüne kadar duymadım.”
İbranice
וַיִּקַּ֤ח אַבְרָהָם֙ צֹ֣אן וּבָקָ֔ר וַיִּתֵּ֖ן לַאֲבִימֶ֑לֶךְ וַיִּכְרְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם בְּרִֽית׃
Türkçe çeviri
Avraam koyun, keçi ve sığırlar alıp Avimeleh’e verdi. İkisi antlaşma yaptılar.
İbranice
וַיַּצֵּ֣ב אַבְרָהָ֗ם אֶת־שֶׁ֛בַע כִּבְשֹׂ֥ת הַצֹּ֖אן לְבַדְּהֶֽן׃
Türkçe çeviri
Avraam sürüden yedi dişi kuzuyu ayrı bir yere koydu.
İbranice
וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־אַבְרָהָ֑ם מָ֣ה הֵ֗נָּה שֶׁ֤בַע כְּבָשֹׂת֙ הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר הִצַּ֖בְתָּ לְבַדָּֽנָה׃
Türkçe çeviri
Avimeleh Avraam’a, “Ayrı koyduğun bu yedi dişi kuzunun anlamı ne?” diye sordu.
İbranice
וַיֹּ֕אמֶר כִּ֚י אֶת־שֶׁ֣בַע כְּבָשֹׂ֔ת תִּקַּ֖ח מִיָּדִ֑י בַּעֲבוּר֙ תִּֽהְיֶה־לִּ֣י לְעֵדָ֔ה כִּ֥י חָפַ֖רְתִּי אֶת־הַבְּאֵ֥ר הַזֹּֽאת׃
Türkçe okunuş
Vayomer ki et şeva kevasot tikah miyadi baavur tiheye li leeda ki hafarti et habeer hazot.
Türkçe çeviri
Avraam, “Bu yedi dişi kuzuyu elimden alacaksın; bu kuyuyu benim kazdığıma tanıklık edecekler” dedi.
İbranice
וַיִּכְרְת֥וּ בְרִ֖ית בִּבְאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיָּ֣קָם אֲבִימֶ֗לֶךְ וּפִיכֹל֙ שַׂר־צְבָא֔וֹ וַיָּשֻׁ֖בוּ אֶל־אֶ֥רֶץ פְּלִשְׁתִּֽים׃
Türkçe okunuş
Vayihretu verit biver şava vayakom avimeleh ufihol sar tsevao vayaşuvu el erets peliştim.
Türkçe çeviri
Beer-Şeva’da antlaşma yaptılar. Sonra Avimeleh ve ordusunun komutanı Pihol kalkıp Peliştilerin ülkesine döndüler.
Kaynak
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.