İbranice
וַיֹּ֧סֶף אַבְרָהָ֛ם וַיִּקַּ֥ח אִשָּׁ֖ה וּשְׁמָ֥הּ קְטוּרָֽה׃
Türkçe çeviri
Avraam yeniden bir eş aldı. Adı Ketura’ydı.
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
וַיֹּ֧סֶף אַבְרָהָ֛ם וַיִּקַּ֥ח אִשָּׁ֖ה וּשְׁמָ֥הּ קְטוּרָֽה׃
Avraam yeniden bir eş aldı. Adı Ketura’ydı.
וְיָקְשָׁ֣ן יָלַ֔ד אֶת־שְׁבָ֖א וְאֶת־דְּדָ֑ן וּבְנֵ֣י דְדָ֔ן הָי֛וּ אַשּׁוּרִ֥ם וּלְטוּשִׁ֖ים וּלְאֻמִּֽים׃
Yokşan, Şeva’nın ve Dedan’ın babası oldu. Dedan’ın oğulları Aşurim, Letuşim ve Leumim’di.
Avraam sahip olduğu her şeyi Yitshak’a verdi.
וְלִבְנֵ֤י הַפִּֽילַגְשִׁים֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַבְרָהָ֔ם נָתַ֥ן אַבְרָהָ֖ם מַתָּנֹ֑ת וַֽיְשַׁלְּחֵ֞ם מֵעַ֨ל יִצְחָ֤ק בְּנוֹ֙ בְּעוֹדֶ֣נּוּ חַ֔י קֵ֖דְמָה אֶל־אֶ֥רֶץ קֶֽדֶם׃
Velivne hapilagşim aşer leavraham natan avraham matanot vayeşalehem meal yitshak beno beodenu hay kedema el erets kedem.
Avraam cariyelerinin oğullarına armağanlar verdi. Kendisi henüz hayattayken onları oğlu Yitshak’ın yanından doğuya, doğu ülkesine gönderdi.
וַיִּגְוַ֨ע וַיָּ֧מָת אַבְרָהָ֛ם בְּשֵׂיבָ֥ה טוֹבָ֖ה זָקֵ֣ן וְשָׂבֵ֑עַ וַיֵּאָ֖סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃
Avraam güzel bir yaşlılıkta, yaşlı ve yaşama doymuş olarak son nefesini verip öldü; halkına katıldı.
וַיִּקְבְּר֨וּ אֹת֜וֹ יִצְחָ֤ק וְיִשְׁמָעֵאל֙ בָּנָ֔יו אֶל־מְעָרַ֖ת הַמַּכְפֵּלָ֑ה אֶל־שְׂדֵ֞ה עֶפְרֹ֤ן בֶּן־צֹ֙חַר֙ הַֽחִתִּ֔י אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י מַמְרֵֽא׃
Vayikberu oto yitshak veyişmael banav el mearat hamahpela el sede efron ben tsohar hahiti aşer al pene mamre.
Oğulları Yitshak ve Yişmael onu, Mamre’nin karşısındaki Hiti Tsohar oğlu Efron’un tarlasındaki Mahpela Mağarası’na gömdüler.
הַשָּׂדֶ֛ה אֲשֶׁר־קָנָ֥ה אַבְרָהָ֖ם מֵאֵ֣ת בְּנֵי־חֵ֑ת שָׁ֛מָּה קֻבַּ֥ר אַבְרָהָ֖ם וְשָׂרָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃
Bu, Avraam’ın Het oğullarından satın aldığı tarlaydı. Avraam ve karısı Sara oraya gömüldüler.
וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ מ֣וֹת אַבְרָהָ֔ם וַיְבָ֥רֶךְ אֱלֹהִ֖ים אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיֵּ֣שֶׁב יִצְחָ֔ק עִם־בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִֽי׃ (ס)
Vayehi ahare mot avraham vayevareh Elohim et yitshak beno vayeşev yitshak im beer lahay roi.
Avraam’ın ölümünden sonra Tanrı oğlu Yitshak’ı kutsadı. Yitshak Beer-Lahay-Roi yakınında yaşadı.
וְאֵ֛לֶּה תֹּלְדֹ֥ת יִשְׁמָעֵ֖אל בֶּן־אַבְרָהָ֑ם אֲשֶׁ֨ר יָלְדָ֜ה הָגָ֧ר הַמִּצְרִ֛ית שִׁפְחַ֥ת שָׂרָ֖ה לְאַבְרָהָֽם׃
Sara’nın cariyesi Mısırlı Hagar’ın Avraam’a doğurduğu, Avraam’ın oğlu Yişmael’in soyu budur.
וְאֵ֗לֶּה שְׁמוֹת֙ בְּנֵ֣י יִשְׁמָעֵ֔אל בִּשְׁמֹתָ֖ם לְתוֹלְדֹתָ֑ם בְּכֹ֤ר יִשְׁמָעֵאל֙ נְבָיֹ֔ת וְקֵדָ֥ר וְאַדְבְּאֵ֖ל וּמִבְשָֽׂם׃
Veele şemot bene yişmael bişmotam letoledotam behor yişmael nevayot vekedar veadbeel umivsam.
Yişmael’in oğullarının, soy sıralarına göre adları şunlardır: Yişmael’in ilk oğlu Nevayot, Kedar, Adbeel, Mivsam,
Mişma, Duma, Massa,
אֵ֣לֶּה הֵ֞ם בְּנֵ֤י יִשְׁמָעֵאל֙ וְאֵ֣לֶּה שְׁמֹתָ֔ם בְּחַצְרֵיהֶ֖ם וּבְטִֽירֹתָ֑ם שְׁנֵים־עָשָׂ֥ר נְשִׂיאִ֖ם לְאֻמֹּתָֽם׃
Yişmael’in oğulları bunlardır. Yerleşimlerine ve obalarına göre adları bunlardır; halklarının on iki önderiydiler.
וְאֵ֗לֶּה שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י יִשְׁמָעֵ֔אל מְאַ֥ת שָׁנָ֛ה וּשְׁלֹשִׁ֥ים שָׁנָ֖ה וְשֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וַיִּגְוַ֣ע וַיָּ֔מָת וַיֵּאָ֖סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃
Veele şene haye yişmael meat şana uşeloşim şana veşeva şanim vayigva vayamot vayeasef el amav.
Yişmael’in yaşam yılları yüz otuz yedi yıldı. Son nefesini verip öldü; halkına katıldı.
וַיִּשְׁכְּנ֨וּ מֵֽחֲוִילָ֜ה עַד־שׁ֗וּר אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י מִצְרַ֔יִם בֹּאֲכָ֖ה אַשּׁ֑וּרָה עַל־פְּנֵ֥י כָל־אֶחָ֖יו נָפָֽל׃ (פ)
Havila’dan, Mısır’ın karşısında Aşur’a giden yol üzerindeki Şur’a kadar yerleştiler. Yişmael bütün kardeşlerinin karşısında yer tuttu.
וַיְהִ֤י יִצְחָק֙ בֶּן־אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה בְּקַחְתּ֣וֹ אֶת־רִבְקָ֗ה בַּת־בְּתוּאֵל֙ הָֽאֲרַמִּ֔י מִפַּדַּ֖ן אֲרָ֑ם אֲח֛וֹת לָבָ֥ן הָאֲרַמִּ֖י ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Vayehi yitshak ben arbaim şana bekahto et rivka bat betuel haarami mipadan aram ahot lavan haarami lo leişa.
Yitshak, Padan-Aramlı Arami Betuel’in kızı, Arami Lavan’ın kız kardeşi Rivka’yı eş olarak aldığında kırk yaşındaydı.
וַיֶּעְתַּ֨ר יִצְחָ֤ק לַֽיהוָה֙ לְנֹ֣כַח אִשְׁתּ֔וֹ כִּ֥י עֲקָרָ֖ה הִ֑וא וַיֵּעָ֤תֶר לוֹ֙ יְהוָ֔ה וַתַּ֖הַר רִבְקָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃
Vayetar yitshak ladonay lenohah işto ki akara hi vayeater lo Adonay vatahar rivka işto.
Karısı kısır olduğu için Yitshak, onun karşısında Adonay’a yakardı. Adonay onun yakarışını kabul etti ve karısı Rivka hamile kaldı.
וַיִּתְרֹֽצֲצ֤וּ הַבָּנִים֙ בְּקִרְבָּ֔הּ וַתֹּ֣אמֶר אִם־כֵּ֔ן לָ֥מָּה זֶּ֖ה אָנֹ֑כִי וַתֵּ֖לֶךְ לִדְרֹ֥שׁ אֶת־יְהוָֽה׃
Çocuklar onun içinde birbirleriyle itişiyordu. Rivka, “Böyleyse neden bu haldeyim?” dedi ve Adonay’a danışmaya gitti.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לָ֗הּ שְׁנֵ֤י גיים [גוֹיִם֙] בְּבִטְנֵ֔ךְ וּשְׁנֵ֣י לְאֻמִּ֔ים מִמֵּעַ֖יִךְ יִפָּרֵ֑דוּ וּלְאֹם֙ מִלְאֹ֣ם יֶֽאֱמָ֔ץ וְרַ֖ב יַעֲבֹ֥ד צָעִֽיר׃
Vayomer Adonay lah şene goyim bevitneh uşene leumim mimeayih yiparedu uleom milom yeemats verav yaavod tsair.
Adonay ona şöyle dedi: “Rahminde iki ulus var. İçinden iki halk çıkıp ayrılacak. Bir halk ötekinden daha güçlü olacak; büyük olan küçüğe hizmet edecek.”
וַיֵּצֵ֤א הָרִאשׁוֹן֙ אַדְמוֹנִ֔י כֻּלּ֖וֹ כְּאַדֶּ֣רֶת שֵׂעָ֑ר וַיִּקְרְא֥וּ שְׁמ֖וֹ עֵשָֽׂו׃
İlki kızıl renkte çıktı; bütün bedeni tüylü bir kaftan gibiydi. Ona Esav adını verdiler.
וְאַֽחֲרֵי־כֵ֞ן יָצָ֣א אָחִ֗יו וְיָד֤וֹ אֹחֶ֙זֶת֙ בַּעֲקֵ֣ב עֵשָׂ֔ו וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ יַעֲקֹ֑ב וְיִצְחָ֛ק בֶּן־שִׁשִּׁ֥ים שָׁנָ֖ה בְּלֶ֥דֶת אֹתָֽם׃
Veahare hen yatsa ahiv veyado ohezet baakev esav vayikra şemo yaakov veyitshak ben şişim şana beledet otam.
Ardından kardeşi çıktı; eli Esav’ın topuğunu tutuyordu. Ona Yaakov adı verildi. Rivka onları doğurduğunda Yitshak altmış yaşındaydı.
וַֽיִּגְדְּלוּ֙ הַנְּעָרִ֔ים וַיְהִ֣י עֵשָׂ֗ו אִ֛ישׁ יֹדֵ֥עַ צַ֖יִד אִ֣ישׁ שָׂדֶ֑ה וְיַעֲקֹב֙ אִ֣ישׁ תָּ֔ם יֹשֵׁ֖ב אֹהָלִֽים׃
Çocuklar büyüdü. Esav usta bir avcı, kırların adamı oldu. Yaakov ise çadırlarda yaşayan, içi dışı bir adamdı.
וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב הַלְעִיטֵ֤נִי נָא֙ מִן־הָאָדֹ֤ם הָאָדֹם֙ הַזֶּ֔ה כִּ֥י עָיֵ֖ף אָנֹ֑כִי עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמ֖וֹ אֱדֽוֹם׃
Vayomer esav el yaakov haleiteni na min haadom haadom haze ki ayef anohi al ken kara şemo edom.
Esav, Yaakov’a, “Şu kızıl, kızıl yemekten bana biraz yedir, lütfen; çok bitkinim” dedi. Bu yüzden ona Edom adı verildi.
וַיֹּ֖אמֶר יַעֲקֹ֑ב מִכְרָ֥ה כַיּ֛וֹם אֶת־בְּכֹֽרָתְךָ֖ לִֽי׃
Yaakov, “İlk oğulluk hakkını bugün bana sat” dedi.
וַיֹּ֣אמֶר יַעֲקֹ֗ב הִשָּׁ֤בְעָה לִּי֙ כַּיּ֔וֹם וַיִּשָּׁבַ֖ע ל֑וֹ וַיִּמְכֹּ֥ר אֶת־בְּכֹרָת֖וֹ לְיַעֲקֹֽב׃
Yaakov, “Bugün bana ant iç” dedi. Esav ona ant içti ve ilk oğulluk hakkını Yaakov’a sattı.
וְיַעֲקֹ֞ב נָתַ֣ן לְעֵשָׂ֗ו לֶ֚חֶם וּנְזִ֣יד עֲדָשִׁ֔ים וַיֹּ֣אכַל וַיֵּ֔שְׁתְּ וַיָּ֖קָם וַיֵּלַ֑ךְ וַיִּ֥בֶז עֵשָׂ֖ו אֶת־הַבְּכֹרָֽה׃ (ס)
Veyaakov natan leesav lehem unezid adaşim vayohal vayeşt vayakom vayelah vayivez esav et habehora.
Yaakov, Esav’a ekmek ve mercimek yemeği verdi. Esav yedi, içti, kalkıp gitti. Böylece Esav ilk oğulluk hakkını küçümsedi.
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.