Bereşit Şemot Vayikra Bamidbar Devarim Bereşit 49
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50
Görünüm İbranice, okunuş ve çeviri Yalnız İbranice Yalnız Türkçe okunuş Yalnız Türkçe çeviri A− %100 A+
İbranice וַיִּקְרָ֥א יַעֲקֹ֖ב אֶל־בָּנָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הֵאָֽסְפוּ֙ וְאַגִּ֣ידָה לָכֶ֔ם אֵ֛ת אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֶתְכֶ֖ם בְּאַחֲרִ֥ית הַיָּמִֽים׃
Türkçe okunuş Vayikra yaakov el banav vayomer heasefu veagida lahem et aşer yikra ethem beaharit hayamim.
Türkçe çeviri Yaakov oğullarını çağırıp şöyle dedi: “Toplanın; ileride başınıza gelecekleri size anlatayım.
İbranice הִקָּבְצ֥וּ וְשִׁמְע֖וּ בְּנֵ֣י יַעֲקֹ֑ב וְשִׁמְע֖וּ אֶל־יִשְׂרָאֵ֥ל אֲבִיכֶֽם׃
Türkçe okunuş Hikavetsu veşimu bene yaakov veşimu el yisrael avihem.
Türkçe çeviri Bir araya gelin, dinleyin, Yaakov’un oğulları! Babanız İsrael’i dinleyin!
İbranice רְאוּבֵן֙ בְּכֹ֣רִי אַ֔תָּה כֹּחִ֖י וְרֵאשִׁ֣ית אוֹנִ֑י יֶ֥תֶר שְׂאֵ֖ת וְיֶ֥תֶר עָֽז׃
Türkçe okunuş Reuven behori ata kohi vereşit oni yeter seet veyeter az.
Türkçe çeviri Reuven, sen ilk oğlumsun; gücümsün, erkekliğimin ilk ürünüsün. Saygınlıkta da kudrette de üstün olan sendin.
İbranice פַּ֤חַז כַּמַּ֙יִם֙ אַל־תּוֹתַ֔ר כִּ֥י עָלִ֖יתָ מִשְׁכְּבֵ֣י אָבִ֑יךָ אָ֥ז חִלַּ֖לְתָּ יְצוּעִ֥י עָלָֽה׃ (פ)
Türkçe okunuş Pahaz kamayim al totar ki alita mişkeve aviha az hilalta yetsui ala.
Türkçe çeviri Ama su gibi taşkınsın; üstünlüğünü koruyamayacaksın. Çünkü babanın yatağına çıktın, o zaman yatağımı kirlettin. Yatağıma çıktı!
İbranice שִׁמְע֥וֹן וְלֵוִ֖י אַחִ֑ים כְּלֵ֥י חָמָ֖ס מְכֵרֹתֵיהֶֽם׃
Türkçe okunuş Şimon velevi ahim kele hamas meherotehem.
Türkçe çeviri Şimon ve Levi kardeştir; kılıçları zorbalık araçlarıdır.
İbranice בְּסֹדָם֙ אַל־תָּבֹ֣א נַפְשִׁ֔י בִּקְהָלָ֖ם אַל־תֵּחַ֣ד כְּבֹדִ֑י כִּ֤י בְאַפָּם֙ הָ֣רְגוּ אִ֔ישׁ וּבִרְצֹנָ֖ם עִקְּרוּ־שֽׁוֹר׃
Türkçe okunuş Besodam al tavo nafşi bikhalam al tehad kevodi ki veapam haregu iş uvirtsonam ikeru şor.
Türkçe çeviri Onların gizli danışmalarına canım katılmasın, topluluklarına onurum ortak olmasın! Çünkü öfkeleriyle insan öldürdüler, keyiflerince öküzün bacak sinirlerini kestiler.
İbranice אָר֤וּר אַפָּם֙ כִּ֣י עָ֔ז וְעֶבְרָתָ֖ם כִּ֣י קָשָׁ֑תָה אֲחַלְּקֵ֣ם בְּיַעֲקֹ֔ב וַאֲפִיצֵ֖ם בְּיִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Türkçe okunuş Arur apam ki az veevratam ki kaşata ahalekem beyaakov vaafitsem beyisrael.
Türkçe çeviri Öfkeleri lanetli olsun, çünkü azgındı; gazapları lanetli olsun, çünkü acımasızdı. Onları Yaakov içinde bölecek, İsrael içinde dağıtacağım.
İbranice יְהוּדָ֗ה אַתָּה֙ יוֹד֣וּךָ אַחֶ֔יךָ יָדְךָ֖ בְּעֹ֣רֶף אֹיְבֶ֑יךָ יִשְׁתַּחֲוּ֥וּ לְךָ֖ בְּנֵ֥י אָבִֽיךָ׃
Türkçe okunuş Yehuda ata yoduha aheha yadeha beoref oyeveha yiştahavu leha bene aviha.
Türkçe çeviri Yehuda, kardeşlerin seni övecek. Elin düşmanlarının ensesinde olacak. Babanın oğulları önünde eğilecek.
İbranice גּ֤וּר אַרְיֵה֙ יְהוּדָ֔ה מִטֶּ֖רֶף בְּנִ֣י עָלִ֑יתָ כָּרַ֨ע רָבַ֧ץ כְּאַרְיֵ֛ה וּכְלָבִ֖יא מִ֥י יְקִימֶֽנּוּ׃
Türkçe okunuş Gur arye yehuda miteref beni alita kara ravats kearye uhelavi mi yekimenu.
Türkçe çeviri Yehuda bir aslan yavrusudur. Avdan döndün, oğlum. Aslan gibi, dişi aslan gibi çömelip yattı; onu kim kaldırmaya cesaret eder?
İbranice לֹֽא־יָס֥וּר שֵׁ֙בֶט֙ מִֽיהוּדָ֔ה וּמְחֹקֵ֖ק מִבֵּ֣ין רַגְלָ֑יו עַ֚ד כִּֽי־יָבֹ֣א שילה [שִׁיל֔וֹ] וְל֖וֹ יִקְּהַ֥ת עַמִּֽים׃
Türkçe okunuş Lo yasur şevet mihuda umehokek miben raglav ad ki yavo şilo velo yikehat amim.
Türkçe çeviri Şilo gelene dek asa Yehuda’dan, yönetici değneği ayaklarının arasından ayrılmayacak. Halklar onun çevresinde toplanacak.
İbranice אֹסְרִ֤י לַגֶּ֙פֶן֙ עירה [עִיר֔וֹ] וְלַשֹּׂרֵקָ֖ה בְּנִ֣י אֲתֹנ֑וֹ כִּבֵּ֤ס בַּיַּ֙יִן֙ לְבֻשׁ֔וֹ וּבְדַם־עֲנָבִ֖ים סותה [סוּתֽוֹ׃]
Türkçe okunuş Oseri lagefen iro velasoreka beni atono kibes bayayin levuşo uvedam anavim suto.
Türkçe çeviri Sıpasını asmaya, eşeğinin yavrusunu seçkin asma dalına bağlar. Giysisini şarapta, elbisesini üzümlerin kanında yıkar.
İbranice חַכְלִילִ֥י עֵינַ֖יִם מִיָּ֑יִן וּלְבֶן־שִׁנַּ֖יִם מֵחָלָֽב׃ (פ)
Türkçe okunuş Hahlili enayim miyayin uleven şinayim mehalav.
Türkçe çeviri Gözleri şaraptan koyulaşmış, dişleri sütten beyazlamıştır.
İbranice זְבוּלֻ֕ן לְח֥וֹף יַמִּ֖ים יִשְׁכֹּ֑ן וְהוּא֙ לְח֣וֹף אֳנִיּ֔וֹת וְיַרְכָת֖וֹ עַל־צִידֹֽן׃ (ס)
Türkçe okunuş Zevulun lehof yamim yişkon veu lehof oniyot veyarhato al tsidon.
Türkçe çeviri Zevulun deniz kıyısında oturacak; gemiler için bir liman olacak. Sınırı Tsidon’a uzanacak.
İbranice יִשָּׂשכָ֖ר חֲמֹ֣ר גָּ֑רֶם רֹבֵ֖ץ בֵּ֥ין הַֽמִּשְׁפְּתָֽיִם׃
Türkçe okunuş Yisaşhar hamor garem rovets ben hamişpetayim.
Türkçe çeviri Yisahar, iki yük küfesi arasına çökmüş, güçlü kemikli bir eşektir.
İbranice וַיַּ֤רְא מְנֻחָה֙ כִּ֣י ט֔וֹב וְאֶת־הָאָ֖רֶץ כִּ֣י נָעֵ֑מָה וַיֵּ֤ט שִׁכְמוֹ֙ לִסְבֹּ֔ל וַיְהִ֖י לְמַס־עֹבֵֽד׃ (ס)
Türkçe okunuş Vayar menuha ki tov veet haarets ki naema vayet şihmo lisbol vayehi lemas oved.
Türkçe çeviri Dinlenecek yerin iyi, ülkenin güzel olduğunu gördü. Yük taşımak için omzunu eğdi ve zorunlu hizmete boyun eğdi.
İbranice דָּ֖ן יָדִ֣ין עַמּ֑וֹ כְּאַחַ֖ד שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe okunuş Dan yadin amo keahad şivte yisrael.
Türkçe çeviri Dan, İsrael’in oymaklarından biri olarak halkına hükmedecek.
İbranice יְהִי־דָן֙ נָחָ֣שׁ עֲלֵי־דֶ֔רֶךְ שְׁפִיפֹ֖ן עֲלֵי־אֹ֑רַח הַנֹּשֵׁךְ֙ עִקְּבֵי־ס֔וּס וַיִּפֹּ֥ל רֹכְב֖וֹ אָחֽוֹר׃
Türkçe okunuş Yehi dan nahaş ale dereh şefifon ale orah hanoşeh ikeve sus vayipol rohevo ahor.
Türkçe çeviri Dan, yol üzerinde bir yılan, patika üzerinde bir engerek olsun. Atın topuklarını ısırır da binicisi geriye düşer.
İbranice לִֽישׁוּעָתְךָ֖ קִוִּ֥יתִי יְהוָֽה׃
Türkçe okunuş Lişuateha kiviti Adonay.
Türkçe çeviri Senin kurtarışını bekliyorum, Adonay!
İbranice גָּ֖ד גְּד֣וּד יְגוּדֶ֑נּוּ וְה֖וּא יָגֻ֥ד עָקֵֽב׃ (ס)
Türkçe okunuş Gad gedud yegudenu veu yagud akev.
Türkçe çeviri Gad’a akıncılar saldıracak; o da onların ardına saldıracak.
İbranice מֵאָשֵׁ֖ר שְׁמֵנָ֣ה לַחְמ֑וֹ וְה֥וּא יִתֵּ֖ן מַֽעֲדַנֵּי־מֶֽלֶךְ׃ (ס)
Türkçe okunuş Meaşer şemena lahmo veu yiten maadane meleh.
Türkçe çeviri Aşer’in yiyeceği bereketli olacak; krallara yaraşır lezzetler sunacak.
İbranice נַפְתָּלִ֖י אַיָּלָ֣ה שְׁלֻחָ֑ה הַנֹּתֵ֖ן אִמְרֵי־שָֽׁפֶר׃ (ס)
Türkçe okunuş Naftali ayala şeluha hanoten imre şafer.
Türkçe çeviri Naftali, serbest bırakılmış bir dişi geyiktir; güzel sözler söyler.
İbranice בֵּ֤ן פֹּרָת֙ יוֹסֵ֔ף בֵּ֥ן פֹּרָ֖ת עֲלֵי־עָ֑יִן בָּנ֕וֹת צָעֲדָ֖ה עֲלֵי־שֽׁוּר׃
Türkçe okunuş Ben porat yosef ben porat ale ayin banot tsaada ale şur.
Türkçe çeviri Yosef meyve veren bir daldır, pınar başında meyve veren bir dal. Filizleri duvarın üzerinden aşar.
İbranice וַֽיְמָרֲרֻ֖הוּ וָרֹ֑בּוּ וַֽיִּשְׂטְמֻ֖הוּ בַּעֲלֵ֥י חִצִּֽים׃
Türkçe okunuş Vayemararuu varobu vayistemuu baale hitsim.
Türkçe çeviri Okçular ona acı çektirdiler, ok attılar, düşmanlık beslediler.
İbranice וַתֵּ֤שֶׁב בְּאֵיתָן֙ קַשְׁתּ֔וֹ וַיָּפֹ֖זּוּ זְרֹעֵ֣י יָדָ֑יו מִידֵי֙ אֲבִ֣יר יַעֲקֹ֔ב מִשָּׁ֥ם רֹעֶ֖ה אֶ֥בֶן יִשְׂרָאֵֽל׃
Türkçe okunuş Vateşev beetan kaşto vayafozu zeroe yadav mide avir yaakov mişam roe even yisrael.
Türkçe çeviri Ama yayı sağlam kaldı, kolları güç kazandı. Yaakov’un Güçlüsü’nün elleri sayesinde; İsrael’in Çobanı, Kayası olanın yardımıyla.
İbranice מֵאֵ֨ל אָבִ֜יךָ וְיַעְזְרֶ֗ךָּ וְאֵ֤ת שַׁדַּי֙ וִיבָ֣רְכֶ֔ךָּ בִּרְכֹ֤ת שָׁמַ֙יִם֙ מֵעָ֔ל בִּרְכֹ֥ת תְּה֖וֹם רֹבֶ֣צֶת תָּ֑חַת בִּרְכֹ֥ת שָׁדַ֖יִם וָרָֽחַם׃
Türkçe okunuş Meel aviha veyazereka veet şaday vivareheka birhot şamayim meal birhot tehom rovetset tahat birhot şadayim varaham.
Türkçe çeviri Sana yardım eden babanın Tanrısı sayesinde; yukarıdaki göklerin bereketiyle, aşağıda yatan engin suların bereketiyle, memelerin ve rahmin bereketiyle seni kutsayan Şaday sayesinde.
İbranice בִּרְכֹ֣ת אָבִ֗יךָ גָּֽבְרוּ֙ עַל־בִּרְכֹ֣ת הוֹרַ֔י עַֽד־תַּאֲוַ֖ת גִּבְעֹ֣ת עוֹלָ֑ם תִּֽהְיֶ֙ין֙ לְרֹ֣אשׁ יוֹסֵ֔ף וּלְקָדְקֹ֖ד נְזִ֥יר אֶחָֽיו׃ (פ)
Türkçe okunuş Birhot aviha gaveru al birhot horay ad taavat givot olam tiheyen leroş yosef ulekodkod nezir ehav.
Türkçe çeviri Babana verilen bereketler, atalarıma verilen bereketleri aştı; sonsuz tepelerin sınırlarına ulaştı. Bunlar Yosef’in başına, kardeşlerinden ayrı düşenin başının tepesine konsun.
İbranice בִּנְיָמִין֙ זְאֵ֣ב יִטְרָ֔ף בַּבֹּ֖קֶר יֹ֣אכַל עַ֑ד וְלָעֶ֖רֶב יְחַלֵּ֥ק שָׁלָֽל׃
Türkçe okunuş Binyamin zeev yitraf baboker yohal ad velaerev yehalek şalal.
Türkçe çeviri Binyamin, avını parçalayan bir kurttur. Sabah avını yer, akşam ganimeti paylaşır.”
İbranice כָּל־אֵ֛לֶּה שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל שְׁנֵ֣ים עָשָׂ֑ר וְ֠זֹאת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֨ר לָהֶ֤ם אֲבִיהֶם֙ וַיְבָ֣רֶךְ אוֹתָ֔ם אִ֛ישׁ אֲשֶׁ֥ר כְּבִרְכָת֖וֹ בֵּרַ֥ךְ אֹתָֽם׃
Türkçe okunuş Kol ele şivte yisrael şenem asar vezot aşer diber lahem avihem vayevareh otam iş aşer kevirhato berah otam.
Türkçe çeviri Bütün bunlar İsrael’in on iki oymağıdır. Babaları onları kutsarken kendilerine bunları söyledi. Her birini kendisine uygun bereketle kutsadı.
İbranice וַיְצַ֣ו אוֹתָ֗ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ אֲנִי֙ נֶאֱסָ֣ף אֶל־עַמִּ֔י קִבְר֥וּ אֹתִ֖י אֶל־אֲבֹתָ֑י אֶל־הַ֨מְּעָרָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בִּשְׂדֵ֖ה עֶפְר֥וֹן הַֽחִתִּֽי׃
Türkçe okunuş Vayetsav otam vayomer alehem ani neesaf el ami kivru oti el avotay el hameara aşer bisde efron hahiti.
Türkçe çeviri Onlara şu buyruğu verdi: “Ben halkıma katılmak üzereyim. Beni atalarımın yanına, Hiti Efron’un tarlasındaki mağaraya gömün.
İbranice בַּמְּעָרָ֞ה אֲשֶׁ֨ר בִּשְׂדֵ֧ה הַמַּכְפֵּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר עַל־פְּנֵי־מַמְרֵ֖א בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן אֲשֶׁר֩ קָנָ֨ה אַבְרָהָ֜ם אֶת־הַשָּׂדֶ֗ה מֵאֵ֛ת עֶפְרֹ֥ן הַחִתִּ֖י לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר׃
Türkçe okunuş Bameara aşer bisde hamahpela aşer al pene mamre beerets kenaan aşer kana avraham et hasade meet efron hahiti laahuzat kaver.
Türkçe çeviri Kenaan ülkesinde, Mamre’nin karşısındaki Mahpela tarlasında bulunan mağaraya. Avraam o tarlayı mezar yeri olarak Hiti Efron’dan satın almıştı.
İbranice שָׁ֣מָּה קָֽבְר֞וּ אֶת־אַבְרָהָ֗ם וְאֵת֙ שָׂרָ֣ה אִשְׁתּ֔וֹ שָׁ֚מָּה קָבְר֣וּ אֶת־יִצְחָ֔ק וְאֵ֖ת רִבְקָ֣ה אִשְׁתּ֑וֹ וְשָׁ֥מָּה קָבַ֖רְתִּי אֶת־לֵאָֽה׃
Türkçe okunuş Şama kaveru et avraham veet sara işto şama kaveru et yitshak veet rivka işto veşama kavarti et lea.
Türkçe çeviri Avraam ile karısı Sara’yı oraya gömdüler. Yitshak ile karısı Rivka’yı da oraya gömdüler. Lea’yı da ben oraya gömdüm.
İbranice מִקְנֵ֧ה הַשָּׂדֶ֛ה וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ מֵאֵ֥ת בְּנֵי־חֵֽת׃
Türkçe okunuş Mikne hasade vehameara aşer bo meet bene het.
Türkçe çeviri O tarla ve içindeki mağara Het oğullarından satın alınmıştır.”
İbranice וַיְכַ֤ל יַעֲקֹב֙ לְצַוֺּ֣ת אֶת־בָּנָ֔יו וַיֶּאֱסֹ֥ף רַגְלָ֖יו אֶל־הַמִּטָּ֑ה וַיִּגְוַ֖ע וַיֵּאָ֥סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃
Türkçe okunuş Vayehal yaakov letsavot et banav vayeesof raglav el hamita vayigva vayeasef el amav.
Türkçe çeviri Yaakov oğullarına buyruklarını bitirince ayaklarını yatağa çekti, son nefesini verdi ve halkına katıldı.
Kaynak İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra . Lisans: Public Domain. Tanach.us .