İçeriğe geç

Bereşit 29

%100
Bereşit 29:1

İbranice

וַיִּשָּׂ֥א יַעֲקֹ֖ב רַגְלָ֑יו וַיֵּ֖לֶךְ אַ֥רְצָה בְנֵי־קֶֽדֶם׃

Türkçe okunuş

Vayisa yaakov raglav vayeleh artsa vene kedem.

Türkçe çeviri

Yaakov yeniden yola koyulup doğu halklarının ülkesine gitti.

Bereşit 29:2

İbranice

וַיַּ֞רְא וְהִנֵּ֧ה בְאֵ֣ר בַּשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה־שָׁ֞ם שְׁלֹשָׁ֤ה עֶדְרֵי־צֹאן֙ רֹבְצִ֣ים עָלֶ֔יהָ כִּ֚י מִן־הַבְּאֵ֣ר הַהִ֔וא יַשְׁק֖וּ הָעֲדָרִ֑ים וְהָאֶ֥בֶן גְּדֹלָ֖ה עַל־פִּ֥י הַבְּאֵֽר׃

Türkçe okunuş

Vayar vehine veer basade vehine şam şeloşa edre tson rovetsim aleha ki min habeer hahi yaşku haadarim vehaeven gedola al pi habeer.

Türkçe çeviri

Baktı ve kırda bir kuyu gördü. Yanında üç küçükbaş hayvan sürüsü yatıyordu; çünkü sürüler o kuyudan sulanırdı. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı.

Bereşit 29:3

İbranice

וְנֶאֶסְפוּ־שָׁ֣מָּה כָל־הָעֲדָרִ֗ים וְגָלֲל֤וּ אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וְהִשְׁק֖וּ אֶת־הַצֹּ֑אן וְהֵשִׁ֧יבוּ אֶת־הָאֶ֛בֶן עַל־פִּ֥י הַבְּאֵ֖ר לִמְקֹמָֽהּ׃

Türkçe okunuş

Veneesfu şama hol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişku et hatson veheşivu et haeven al pi habeer limkomah.

Türkçe çeviri

Bütün sürüler orada toplanınca çobanlar taşı kuyunun ağzından yuvarlar, hayvanları sular, sonra taşı yeniden kuyunun ağzındaki yerine koyarlardı.

Bereşit 29:4

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יַעֲקֹ֔ב אַחַ֖י מֵאַ֣יִן אַתֶּ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵחָרָ֖ן אֲנָֽחְנוּ׃

Türkçe okunuş

Vayomer lahem yaakov ahay meayin atem vayomeru meharan anahenu.

Türkçe çeviri

Yaakov onlara, “Kardeşlerim, nerelisiniz?” diye sordu. “Haranlıyız” dediler.

Bereşit 29:5

İbranice

וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם הַיְדַעְתֶּ֖ם אֶת־לָבָ֣ן בֶּן־נָח֑וֹר וַיֹּאמְר֖וּ יָדָֽעְנוּ׃

Türkçe okunuş

Vayomer lahem hayedatem et lavan ben nahor vayomeru yadaenu.

Türkçe çeviri

“Nahor’un soyundan Lavan’ı tanıyor musunuz?” diye sordu. “Tanıyoruz” dediler.

Bereşit 29:6

İbranice

וַיֹּ֥אמֶר לָהֶ֖ם הֲשָׁל֣וֹם ל֑וֹ וַיֹּאמְר֣וּ שָׁל֔וֹם וְהִנֵּה֙ רָחֵ֣ל בִּתּ֔וֹ בָּאָ֖ה עִם־הַצֹּֽאן׃

Türkçe okunuş

Vayomer lahem haşalom lo vayomeru şalom vehine rahel bito baa im hatson.

Türkçe çeviri

“İyi mi?” diye sordu. “İyi” dediler. “İşte, kızı Rahel de sürüyle geliyor.”

Bereşit 29:7

İbranice

וַיֹּ֗אמֶר הֵ֥ן עוֹד֙ הַיּ֣וֹם גָּד֔וֹל לֹא־עֵ֖ת הֵאָסֵ֣ף הַמִּקְנֶ֑ה הַשְׁק֥וּ הַצֹּ֖אן וּלְכ֥וּ רְעֽוּ׃

Türkçe okunuş

Vayomer hen od hayom gadol lo et heasef hamikne haşku hatson ulehu reu.

Türkçe çeviri

Yaakov, “Günün bitmesine daha çok var” dedi. “Hayvanları toplama zamanı değil. Sürüyü sulayın, gidip otlatın.”

Bereşit 29:8

İbranice

וַיֹּאמְרוּ֮ לֹ֣א נוּכַל֒ עַ֣ד אֲשֶׁ֤ר יֵאָֽסְפוּ֙ כָּל־הָ֣עֲדָרִ֔ים וְגָֽלֲלוּ֙ אֶת־הָאֶ֔בֶן מֵעַ֖ל פִּ֣י הַבְּאֵ֑ר וְהִשְׁקִ֖ינוּ הַצֹּֽאן׃

Türkçe okunuş

Vayomeru lo nuhal ad aşer yeasefu kol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişkinu hatson.

Türkçe çeviri

“Bütün sürüler toplanıp kuyu ağzındaki taş yuvarlanmadan bunu yapamayız” dediler. “Ancak o zaman hayvanları sulayabiliriz.”

Bereşit 29:9

İbranice

עוֹדֶ֖נּוּ מְדַבֵּ֣ר עִמָּ֑ם וְרָחֵ֣ל ׀ בָּ֗אָה עִם־הַצֹּאן֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יהָ כִּ֥י רֹעָ֖ה הִֽוא׃

Türkçe okunuş

Odenu medaber imam verahel baa im hatson aşer leaviha ki roa hi.

Türkçe çeviri

Yaakov onlarla konuşurken Rahel, babasının sürüsüyle geldi; çünkü sürüyü o güdüyordu.

Bereşit 29:10

İbranice

וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁר֩ רָאָ֨ה יַעֲקֹ֜ב אֶת־רָחֵ֗ל בַּת־לָבָן֙ אֲחִ֣י אִמּ֔וֹ וְאֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֣י אִמּ֑וֹ וַיִּגַּ֣שׁ יַעֲקֹ֗ב וַיָּ֤גֶל אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וַיַּ֕שְׁקְ אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמּֽוֹ׃

Türkçe okunuş

Vayehi kaaşer raa yaakov et rahel bat lavan ahi imo veet tson lavan ahi imo vayigaş yaakov vayagel et haeven meal pi habeer vayaşk et tson lavan ahi imo.

Türkçe çeviri

Yaakov, dayısı Lavan’ın kızı Rahel’i ve dayısı Lavan’ın sürüsünü görünce yaklaşıp kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı ve dayısı Lavan’ın sürüsünü suladı.

Bereşit 29:11

İbranice

וַיִּשַּׁ֥ק יַעֲקֹ֖ב לְרָחֵ֑ל וַיִּשָּׂ֥א אֶת־קֹל֖וֹ וַיֵּֽבְךְּ׃

Türkçe okunuş

Vayişak yaakov lerahel vayisa et kolo vayevk.

Türkçe çeviri

Yaakov, Rahel’i öptü ve yüksek sesle ağladı.

Bereşit 29:12

İbranice

וַיַּגֵּ֨ד יַעֲקֹ֜ב לְרָחֵ֗ל כִּ֣י אֲחִ֤י אָבִ֙יהָ֙ ה֔וּא וְכִ֥י בֶן־רִבְקָ֖ה ה֑וּא וַתָּ֖רָץ וַתַּגֵּ֥ד לְאָבִֽיהָ׃

Türkçe okunuş

Vayaged yaakov lerahel ki ahi aviha u vehi ven rivka u vatarats vataged leaviha.

Türkçe çeviri

Yaakov, Rahel’e babasının akrabası, Rivka’nın oğlu olduğunu söyledi. Rahel koşup babasına haber verdi.

Bereşit 29:13

İbranice

וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ לָבָ֜ן אֶת־שֵׁ֣מַע ׀ יַעֲקֹ֣ב בֶּן־אֲחֹת֗וֹ וַיָּ֤רָץ לִקְרָאתוֹ֙ וַיְחַבֶּק־לוֹ֙ וַיְנַשֶּׁק־ל֔וֹ וַיְבִיאֵ֖הוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיְסַפֵּ֣ר לְלָבָ֔ן אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃

Türkçe okunuş

Vayehi hişmoa lavan et şema yaakov ben ahoto vayarats likrato vayehabek lo vayenaşek lo vayevieu el beto vayesaper lelavan et kol hadevarim haele.

Türkçe çeviri

Lavan, kız kardeşinin oğlu Yaakov’un geldiğini duyunca onu karşılamaya koştu. Onu kucaklayıp öptü ve evine getirdi. Yaakov bütün olanları Lavan’a anlattı.

Bereşit 29:14

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ לָבָ֔ן אַ֛ךְ עַצְמִ֥י וּבְשָׂרִ֖י אָ֑תָּה וַיֵּ֥שֶׁב עִמּ֖וֹ חֹ֥דֶשׁ יָמִֽים׃

Türkçe okunuş

Vayomer lo lavan ah atsmi uvesari ata vayeşev imo hodeş yamim.

Türkçe çeviri

Lavan ona, “Sen gerçekten benim kemiğim, benim etimsin” dedi. Yaakov onun yanında bir ay kaldı.

Bereşit 29:15

İbranice

וַיֹּ֤אמֶר לָבָן֙ לְיַעֲקֹ֔ב הֲכִי־אָחִ֣י אַ֔תָּה וַעֲבַדְתַּ֖נִי חִנָּ֑ם הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מַה־מַּשְׂכֻּרְתֶּֽךָ׃

Türkçe okunuş

Vayomer lavan leyaakov hahi ahi ata vaavadtani hinam hagida li ma maskurteha.

Türkçe çeviri

Sonra Lavan, Yaakov’a, “Akrabamsın diye bana karşılıksız mı hizmet edeceksin?” dedi. “Söyle, ücretin ne olsun?”

Bereşit 29:16

İbranice

וּלְלָבָ֖ן שְׁתֵּ֣י בָנ֑וֹת שֵׁ֤ם הַגְּדֹלָה֙ לֵאָ֔ה וְשֵׁ֥ם הַקְּטַנָּ֖ה רָחֵֽל׃

Türkçe okunuş

Ulelavan şete vanot şem hagedola lea veşem haketana rahel.

Türkçe çeviri

Lavan’ın iki kızı vardı. Büyüğünün adı Lea, küçüğünün adı Rahel’di.

Bereşit 29:17

İbranice

וְעֵינֵ֥י לֵאָ֖ה רַכּ֑וֹת וְרָחֵל֙ הָֽיְתָ֔ה יְפַת־תֹּ֖אַר וִיפַ֥ת מַרְאֶֽה׃

Türkçe okunuş

Veene lea rakot verahel hayeta yefat toar vifat mare.

Türkçe çeviri

Lea’nın gözleri narindi. Rahel ise güzel hatlı, güzel görünüşlüydü.

Bereşit 29:18

İbranice

וַיֶּאֱהַ֥ב יַעֲקֹ֖ב אֶת־רָחֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר אֶֽעֱבָדְךָ֙ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים בְּרָחֵ֥ל בִּתְּךָ֖ הַקְּטַנָּֽה׃

Türkçe okunuş

Vayeehav yaakov et rahel vayomer eevadeha şeva şanim berahel biteha haketana.

Türkçe çeviri

Yaakov, Rahel’i seviyordu. “Küçük kızın Rahel için sana yedi yıl hizmet ederim” dedi.

Bereşit 29:19

İbranice

וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֗ן ט֚וֹב תִּתִּ֣י אֹתָ֣הּ לָ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֹתָ֖הּ לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר שְׁבָ֖ה עִמָּדִֽי׃

Türkçe okunuş

Vayomer lavan tov titi otah lah mititi otah leiş aher şeva imadi.

Türkçe çeviri

Lavan, “Onu sana vermem başka bir adama vermemden iyidir” dedi. “Yanımda kal.”

Bereşit 29:20

İbranice

וַיַּעֲבֹ֧ד יַעֲקֹ֛ב בְּרָחֵ֖ל שֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וַיִּהְי֤וּ בְעֵינָיו֙ כְּיָמִ֣ים אֲחָדִ֔ים בְּאַהֲבָת֖וֹ אֹתָֽהּ׃

Türkçe okunuş

Vayaavod yaakov berahel şeva şanim vayihyu veenav keyamim ahadim beahavato otah.

Türkçe çeviri

Yaakov, Rahel için yedi yıl hizmet etti. Onu sevdiği için bu yıllar ona birkaç gün gibi geldi.

Bereşit 29:21

İbranice

וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב אֶל־לָבָן֙ הָבָ֣ה אֶת־אִשְׁתִּ֔י כִּ֥י מָלְא֖וּ יָמָ֑י וְאָב֖וֹאָה אֵלֶֽיהָ׃

Türkçe okunuş

Vayomer yaakov el lavan hava et işti ki maleu yamay veavoa eleha.

Türkçe çeviri

Yaakov, Lavan’a, “Sürem doldu” dedi. “Eşimi ver de onunla birlikte olayım.”

Bereşit 29:22

İbranice

וַיֶּאֱסֹ֥ף לָבָ֛ן אֶת־כָּל־אַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּֽה׃

Türkçe okunuş

Vayeesof lavan et kol anşe hamakom vayaas mişte.

Türkçe çeviri

Lavan oranın bütün adamlarını toplayıp bir şölen verdi.

Bereşit 29:23

İbranice

וַיְהִ֣י בָעֶ֔רֶב וַיִּקַּח֙ אֶת־לֵאָ֣ה בִתּ֔וֹ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֖הּ אֵלָ֑יו וַיָּבֹ֖א אֵלֶֽיהָ׃

Türkçe okunuş

Vayehi vaerev vayikah et lea vito vayave otah elav vayavo eleha.

Türkçe çeviri

Akşam olunca kızı Lea’yı alıp Yaakov’a getirdi. Yaakov onunla birlikte oldu.

Bereşit 29:24

İbranice

וַיִּתֵּ֤ן לָבָן֙ לָ֔הּ אֶת־זִלְפָּ֖ה שִׁפְחָת֑וֹ לְלֵאָ֥ה בִתּ֖וֹ שִׁפְחָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayiten lavan lah et zilpa şifhato lelea vito şifha.

Türkçe çeviri

Lavan, hizmetkârı Zilpa’yı da kızı Lea’ya hizmetkâr olarak verdi.

Bereşit 29:25

İbranice

וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּה־הִ֖וא לֵאָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־לָבָ֗ן מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לִּ֔י הֲלֹ֤א בְרָחֵל֙ עָבַ֣דְתִּי עִמָּ֔ךְ וְלָ֖מָּה רִמִּיתָֽנִי׃

Türkçe okunuş

Vayehi vaboker vehine hi lea vayomer el lavan ma zot asita li halo verahel avadti imah velama rimitani.

Türkçe çeviri

Sabah olunca bir de baktı ki yanındaki Lea! Yaakov, Lavan’a, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Sana Rahel için hizmet etmedim mi? Neden beni aldattın?”

Bereşit 29:26

İbranice

וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֔ן לֹא־יֵעָשֶׂ֥ה כֵ֖ן בִּמְקוֹמֵ֑נוּ לָתֵ֥ת הַצְּעִירָ֖ה לִפְנֵ֥י הַבְּכִירָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayomer lavan lo yease hen bimkomenu latet hatseira lifne habehira.

Türkçe çeviri

Lavan, “Bizim burada büyük kızdan önce küçük kız evlendirilmez” dedi.

Bereşit 29:27

İbranice

מַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וְנִתְּנָ֨ה לְךָ֜ גַּם־אֶת־זֹ֗את בַּעֲבֹדָה֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲבֹ֣ד עִמָּדִ֔י ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת׃

Türkçe okunuş

Male şevua zot venitena leha gam et zot baavoda aşer taavod imadi od şeva şanim aherot.

Türkçe çeviri

“Bunun düğün haftasını tamamla. Bana bir yedi yıl daha hizmet etmen karşılığında ötekini de sana verelim.”

Bereşit 29:28

İbranice

וַיַּ֤עַשׂ יַעֲקֹב֙ כֵּ֔ן וַיְמַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וַיִּתֶּן־ל֛וֹ אֶת־רָחֵ֥ל בִּתּ֖וֹ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃

Türkçe okunuş

Vayaas yaakov ken vayemale şevua zot vayiten lo et rahel bito lo leişa.

Türkçe çeviri

Yaakov öyle yaptı ve Lea’nın düğün haftasını tamamladı. Lavan da kızı Rahel’i ona eş olarak verdi.

Bereşit 29:29

İbranice

וַיִּתֵּ֤ן לָבָן֙ לְרָחֵ֣ל בִּתּ֔וֹ אֶת־בִּלְהָ֖ה שִׁפְחָת֑וֹ לָ֖הּ לְשִׁפְחָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayiten lavan lerahel bito et bilha şifhato lah leşifha.

Türkçe çeviri

Lavan, hizmetkârı Bilha’yı da kızı Rahel’e hizmetkâr olarak verdi.

Bereşit 29:30

İbranice

וַיָּבֹא֙ גַּ֣ם אֶל־רָחֵ֔ל וַיֶּאֱהַ֥ב גַּֽם־אֶת־רָחֵ֖ל מִלֵּאָ֑ה וַיַּעֲבֹ֣ד עִמּ֔וֹ ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת׃

Türkçe okunuş

Vayavo gam el rahel vayeehav gam et rahel milea vayaavod imo od şeva şanim aherot.

Türkçe çeviri

Yaakov, Rahel’le de birlikte oldu. Rahel’i Lea’dan daha çok sevdi ve Lavan’a bir yedi yıl daha hizmet etti.

Bereşit 29:31

İbranice

וַיַּ֤רְא יְהוָה֙ כִּֽי־שְׂנוּאָ֣ה לֵאָ֔ה וַיִּפְתַּ֖ח אֶת־רַחְמָ֑הּ וְרָחֵ֖ל עֲקָרָֽה׃

Türkçe okunuş

Vayar Adonay ki senua lea vayiftah et rahmah verahel akara.

Türkçe çeviri

Adonay, Lea’nın sevilmediğini görünce onun rahmini açtı. Rahel ise kısırdı.

Bereşit 29:32

İbranice

וַתַּ֤הַר לֵאָה֙ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ רְאוּבֵ֑ן כִּ֣י אָֽמְרָ֗ה כִּֽי־רָאָ֤ה יְהוָה֙ בְּעָנְיִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה יֶאֱהָבַ֥נִי אִישִֽׁי׃

Türkçe okunuş

Vatahar lea vateled ben vatikra şemo reuven ki amera ki raa Adonay beonyi ki ata yeehavani işi.

Türkçe çeviri

Lea hamile kalıp bir oğul doğurdu ve ona Reuven adını verdi. Çünkü, “Adonay sıkıntımı gördü; artık kocam beni sevecek” demişti.

Bereşit 29:33

İbranice

וַתַּ֣הַר עוֹד֮ וַתֵּ֣לֶד בֵּן֒ וַתֹּ֗אמֶר כִּֽי־שָׁמַ֤ע יְהוָה֙ כִּֽי־שְׂנוּאָ֣ה אָנֹ֔כִי וַיִּתֶּן־לִ֖י גַּם־אֶת־זֶ֑ה וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן׃

Türkçe okunuş

Vatahar od vateled ben vatomer ki şama Adonay ki senua anohi vayiten li gam et ze vatikra şemo şimon.

Türkçe çeviri

Yine hamile kalıp bir oğul doğurdu. “Adonay sevilmediğimi duydu ve bana bunu da verdi” dedi. Ona Şimon adını verdi.

Bereşit 29:34

İbranice

וַתַּ֣הַר עוֹד֮ וַתֵּ֣לֶד בֵּן֒ וַתֹּ֗אמֶר עַתָּ֤ה הַפַּ֙עַם֙ יִלָּוֶ֤ה אִישִׁי֙ אֵלַ֔י כִּֽי־יָלַ֥דְתִּי ל֖וֹ שְׁלֹשָׁ֣ה בָנִ֑ים עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמ֖וֹ לֵוִֽי׃

Türkçe okunuş

Vatahar od vateled ben vatomer ata hapaam yilave işi elay ki yaladti lo şeloşa vanim al ken kara şemo levi.

Türkçe çeviri

Yine hamile kalıp bir oğul doğurdu. “Bu kez kocam bana bağlanacak; çünkü ona üç oğul doğurdum” dedi. Bu yüzden çocuğa Levi adı verildi.

Bereşit 29:35

İbranice

וַתַּ֨הַר ע֜וֹד וַתֵּ֣לֶד בֵּ֗ן וַתֹּ֙אמֶר֙ הַפַּ֙עַם֙ אוֹדֶ֣ה אֶת־יְהוָ֔ה עַל־כֵּ֛ן קָרְאָ֥ה שְׁמ֖וֹ יְהוּדָ֑ה וַֽתַּעֲמֹ֖ד מִלֶּֽדֶת׃

Türkçe okunuş

Vatahar od vateled ben vatomer hapaam ode et Adonay al ken karea şemo yehuda vataamod miledet.

Türkçe çeviri

Yine hamile kalıp bir oğul doğurdu. “Bu kez Adonay’a şükredeceğim” dedi. Bu yüzden ona Yehuda adını verdi. Ardından bir süre çocuk doğurmadı.

Kaynak

İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.