TORA’DA TEMEL KELİME
עַ֫יִן
göz
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 217 kez, 197 farklı ayette görülür.
- Kök
- עין
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit70 kullanım66 ayet
- Şemot34 kullanım26 ayet
- Vayikra16 kullanım15 ayet
- Bamidbar39 kullanım35 ayet
- Devarim58 kullanım55 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 41:37
Bu ayette 2 eşleşme
Vayitav hadavar beene faro uveene kol avadav.
וַיִּיטַ֥ב הַדָּבָ֖ר בְּעֵינֵ֣י פַרְעֹ֑ה וּבְעֵינֵ֖י כָּל־עֲבָדָֽיו׃
Bu öneri Firavun’un ve bütün görevlilerinin hoşuna gitti.
Bereşit 42:24
Vayisov mealehem vayevk vayaşov alehem vayedaber alehem vayikah meitam et şimon vayeesor oto leenehem.
וַיִּסֹּ֥ב מֵֽעֲלֵיהֶ֖ם וַיֵּ֑בְךְּ וַיָּ֤שָׁב אֲלֵהֶם֙ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיִּקַּ֤ח מֵֽאִתָּם֙ אֶת־שִׁמְע֔וֹן וַיֶּאֱסֹ֥ר אֹת֖וֹ לְעֵינֵיהֶֽם׃
Yosef onlardan uzaklaşıp ağladı. Sonra geri dönüp onlarla konuştu. Aralarından Şimon’u aldı ve gözlerinin önünde bağlattı.
Bereşit 43:29
Vayisa enav vayar et binyamin ahiv ben imo vayomer haze ahihem hakaton aşer amartem elay vayomar Elohim yaheneha beni.
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־בִּנְיָמִ֣ין אָחִיו֮ בֶּן־אִמּוֹ֒ וַיֹּ֗אמֶר הֲזֶה֙ אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹ֔ן אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וַיֹּאמַ֕ר אֱלֹהִ֥ים יָחְנְךָ֖ בְּנִֽי׃
Yosef gözlerini kaldırıp öz kardeşi, annesinin oğlu Binyamin’i gördü. “Bana sözünü ettiğiniz en küçük kardeşiniz bu mu?” diye sordu. Ardından, “Tanrı sana iyilik göstersin, oğlum” dedi.
Bereşit 44:21
Vatomer el avadeha horiduu elay veasima eni alav.
וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ הוֹרִדֻ֖הוּ אֵלָ֑י וְאָשִׂ֥ימָה עֵינִ֖י עָלָֽיו׃
Kullarına, ‘Onu buraya, yanıma getirin; onu görmek istiyorum’ dedin.
Bereşit 45:5
Veata al teatsevu veal yihar beenehem ki mehartem oti hena ki lemiheya şelahani Elohim lifnehem.
וְעַתָּ֣ה ׀ אַל־תֵּעָ֣צְב֗וּ וְאַל־יִ֙חַר֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם כִּֽי־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י הֵ֑נָּה כִּ֣י לְמִֽחְיָ֔ה שְׁלָחַ֥נִי אֱלֹהִ֖ים לִפְנֵיכֶֽם׃
Şimdi beni buraya sattığınız için üzülmeyin, kendinize kızmayın. Çünkü Tanrı hayat kurtarmak için beni sizden önce gönderdi.
Bereşit 45:12
Bu ayette 2 eşleşme
Vehine enehem root veene ahi vinyamin ki fi hamedaber alehem.
וְהִנֵּ֤ה עֵֽינֵיכֶם֙ רֹא֔וֹת וְעֵינֵ֖י אָחִ֣י בִנְיָמִ֑ין כִּי־פִ֖י הַֽמְדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶֽם׃
İşte, sizin gözleriniz de kardeşim Binyamin’in gözleri de görüyor: Sizinle konuşan benim.
Bereşit 45:16
Bu ayette 2 eşleşme
Vehakol nişma bet paro lemor bau ahe yosef vayitav beene faro uveene avadav.
וְהַקֹּ֣ל נִשְׁמַ֗ע בֵּ֤ית פַּרְעֹה֙ לֵאמֹ֔ר בָּ֖אוּ אֲחֵ֣י יוֹסֵ֑ף וַיִּיטַב֙ בְּעֵינֵ֣י פַרְעֹ֔ה וּבְעֵינֵ֖י עֲבָדָֽיו׃
“Yosef’in kardeşleri gelmiş” haberi Firavun’un sarayında duyuldu. Firavun da görevlileri de buna sevindi.
Bereşit 45:20
Veenehem al tahos al kelehem ki tuv kol erets mitsrayim lahem u.
וְעֵ֣ינְכֶ֔ם אַל־תָּחֹ֖ס עַל־כְּלֵיכֶ֑ם כִּי־ט֛וּב כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָכֶ֥ם הֽוּא׃
Eşyalarınızda gözünüz kalmasın. Çünkü bütün Mısır ülkesinin en iyi şeyleri sizindir.’”
Bereşit 46:4
Anohi ered imeha mitsrayma veanohi aalha gam alo veyosef yaşit yado al eneha.
אָנֹכִ֗י אֵרֵ֤ד עִמְּךָ֙ מִצְרַ֔יְמָה וְאָנֹכִ֖י אַֽעַלְךָ֣ גַם־עָלֹ֑ה וְיוֹסֵ֕ף יָשִׁ֥ית יָד֖וֹ עַל־עֵינֶֽיךָ׃
Seninle birlikte Mısır’a ineceğim; seni oradan kesinlikle çıkaracağım. Gözlerini Yosef kapatacak.”
Bereşit 47:19
Lama namut leeneha gam anahnu gam admatenu kene otanu veet admatenu balahem veniheye anahnu veadmatenu avadim lefaro veten zera veniheye velo namut vehaadama lo teşam.
לָ֧מָּה נָמ֣וּת לְעֵינֶ֗יךָ גַּם־אֲנַ֙חְנוּ֙ גַּ֣ם אַדְמָתֵ֔נוּ קְנֵֽה־אֹתָ֥נוּ וְאֶת־אַדְמָתֵ֖נוּ בַּלָּ֑חֶם וְנִֽהְיֶ֞ה אֲנַ֤חְנוּ וְאַדְמָתֵ֙נוּ֙ עֲבָדִ֣ים לְפַרְעֹ֔ה וְתֶן־זֶ֗רַע וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת וְהָאֲדָמָ֖ה לֹ֥א תֵשָֽׁם׃
Gözünün önünde biz neden ölelim, toprağımız neden yok olsun? Yiyecek karşılığında bizi ve toprağımızı satın al. Biz de toprağımız da Firavun’a hizmet edelim. Bize tohum ver de ölmeyelim, yaşayalım; toprak da ıssız kalmasın.”
Bereşit 47:25
Vayomeru heheyitanu nimtsa hen beene adoni vehayinu avadim lefaro.
וַיֹּאמְר֖וּ הֶחֱיִתָ֑נוּ נִמְצָא־חֵן֙ בְּעֵינֵ֣י אֲדֹנִ֔י וְהָיִ֥ינוּ עֲבָדִ֖ים לְפַרְעֹֽה׃
“Hayatımızı kurtardın!” dediler. “Efendimizin beğenisini kazanalım yeter; Firavun’un kulları oluruz.”
Bereşit 47:29
Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.
וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃
İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.
Bereşit 48:10
Veene yisrael kavedu mizoken lo yuhal lirot vayageş otam elav vayişak lahem vayehabek lahem.
וְעֵינֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ כָּבְד֣וּ מִזֹּ֔קֶן לֹ֥א יוּכַ֖ל לִרְא֑וֹת וַיַּגֵּ֤שׁ אֹתָם֙ אֵלָ֔יו וַיִּשַּׁ֥ק לָהֶ֖ם וַיְחַבֵּ֥ק לָהֶֽם׃
İsrael’in gözleri yaşlılıktan zayıflamıştı, iyi göremiyordu. Yosef oğullarını ona yaklaştırdı. İsrael onları öpüp kucakladı.
Bereşit 48:17
Vayar yosef ki yaşit aviv yad yemino al roş efrayim vayera beenav vayitmoh yad aviv lehasir otah meal roş efrayim al roş menaşe.
וַיַּ֣רְא יוֹסֵ֗ף כִּי־יָשִׁ֨ית אָבִ֧יו יַד־יְמִינ֛וֹ עַל־רֹ֥אשׁ אֶפְרַ֖יִם וַיֵּ֣רַע בְּעֵינָ֑יו וַיִּתְמֹ֣ךְ יַד־אָבִ֗יו לְהָסִ֥יר אֹתָ֛הּ מֵעַ֥ל רֹאשׁ־אֶפְרַ֖יִם עַל־רֹ֥אשׁ מְנַשֶּֽׁה׃
Yosef, babasının sağ elini Efrayim’in başına koyduğunu görünce bundan hoşlanmadı. Efrayim’in başından kaldırıp Menaşe’nin başına koymak için babasının elini tuttu.
Bereşit 49:12
Hahlili enayim miyayin uleven şinayim mehalav.
חַכְלִילִ֥י עֵינַ֖יִם מִיָּ֑יִן וּלְבֶן־שִׁנַּ֖יִם מֵחָלָֽב׃ (פ)
Gözleri şaraptan koyulaşmış, dişleri sütten beyazlamıştır.
Bereşit 50:4
Vayaavru yeme vehito vayedaber yosef el bet paro lemor im na matsati hen beenehem daberu na beozne faro lemor.
וַיַּֽעַבְרוּ֙ יְמֵ֣י בְכִית֔וֹ וַיְדַבֵּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֶל־בֵּ֥ית פַּרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם דַּבְּרוּ־נָ֕א בְּאָזְנֵ֥י פַרְעֹ֖ה לֵאמֹֽר׃
Onun için yas günleri bitince Yosef, Firavun’un ev halkına şöyle dedi: “Eğer beni hoş tutmak istiyorsanız, lütfen Firavun’a şunları iletin:
Şemot 3:21
Venatati et hen haam haze beene mitsrayim vehaya ki telehun lo telehu rekam.
וְנָתַתִּ֛י אֶת־חֵ֥ן הָֽעָם־הַזֶּ֖ה בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם וְהָיָה֙ כִּ֣י תֵֽלֵכ֔וּן לֹ֥א תֵלְכ֖וּ רֵיקָֽם׃
Bu halkın Mısırlıların gözünde beğeni bulmasını sağlayacağım. Gittiğinizde eli boş gitmeyeceksiniz.
Şemot 4:30
Vayedaber aharon et kol hadevarim aşer diber Adonay el moşe vayaas haotot leene haam.
וַיְדַבֵּ֣ר אַהֲרֹ֔ן אֵ֚ת כָּל־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיַּ֥עַשׂ הָאֹתֹ֖ת לְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃
Aaron, Adonay’ın Moşe’ye söylediği bütün sözleri aktardı. İşaretler de halkın gözleri önünde yapıldı.
Şemot 5:21
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru alehem yere Adonay alehem veyişpot aşer hivaştem et rehenu beene faro uveene avadav latet herev beyadam leharegenu.
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם יֵ֧רֶא יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם וְיִשְׁפֹּ֑ט אֲשֶׁ֧ר הִבְאַשְׁתֶּ֣ם אֶת־רֵיחֵ֗נוּ בְּעֵינֵ֤י פַרְעֹה֙ וּבְעֵינֵ֣י עֲבָדָ֔יו לָֽתֶת־חֶ֥רֶב בְּיָדָ֖ם לְהָרְגֵֽנוּ׃
Onlara, “Adonay size bakıp hükmünü versin!” dediler. “Bizi Firavun’un ve görevlilerinin gözünde iğrenç duruma düşürdünüz; bizi öldürmeleri için ellerine kılıç verdiniz.”
Şemot 7:20
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaasu hen moşe veaharon kaaşer tsiva Adonay vayarem bamate vayah et hamayim aşer bayor leene faro uleene avadav vayehafehu kol hamayim aşer bayor ledam.
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֩ מֹשֶׁ֨ה וְאַהֲרֹ֜ן כַּאֲשֶׁ֣ר ׀ צִוָּ֣ה יְהוָ֗ה וַיָּ֤רֶם בַּמַּטֶּה֙ וַיַּ֤ךְ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר בַּיְאֹ֔ר לְעֵינֵ֣י פַרְעֹ֔ה וּלְעֵינֵ֖י עֲבָדָ֑יו וַיֵּהָֽפְכ֛וּ כָּל־הַמַּ֥יִם אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֖ר לְדָֽם׃
Moşe ile Aaron, Adonay’ın buyurduğu gibi yaptılar. Aaron, Firavun’un ve görevlilerinin gözleri önünde değneği kaldırıp Nil’in sularına vurdu. Nil’deki bütün sular kana dönüştü.
Şemot 8:22
Vayomer moşe lo nahon laasot ken ki toavat mitsrayim nizbah ladonay elohenu hen nizbah et toavat mitsrayim leenehem velo yiskelunu.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה לֹ֤א נָכוֹן֙ לַעֲשׂ֣וֹת כֵּ֔ן כִּ֚י תּוֹעֲבַ֣ת מִצְרַ֔יִם נִזְבַּ֖ח לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ הֵ֣ן נִזְבַּ֞ח אֶת־תּוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֛יִם לְעֵינֵיהֶ֖ם וְלֹ֥א יִסְקְלֻֽנוּ׃
Moşe şöyle karşılık verdi: “Böyle yapmak doğru olmaz. Çünkü Tanrımız Adonay’a kurban sunmamız, Mısırlıların iğrenç saydığı bir iştir. Gözlerinin önünde iğrenç saydıkları şeyi yapıp kurban sunarsak bizi taşlamazlar mı?
Şemot 9:8
Vayomer Adonay el moşe veel aharon kehu lahem melo hofnehem piah kivşan uzerako moşe haşamayma leene faro.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ קְח֤וּ לָכֶם֙ מְלֹ֣א חָפְנֵיכֶ֔ם פִּ֖יחַ כִּבְשָׁ֑ן וּזְרָק֥וֹ מֹשֶׁ֛ה הַשָּׁמַ֖יְמָה לְעֵינֵ֥י פַרְעֹֽה׃
Adonay, Moşe ile Aaron’a şöyle dedi: “Avuçlarınızı fırın isiyle doldurun. Moşe onu Firavun’un gözleri önünde göğe doğru savursun.
Şemot 10:5
Vehisa et en haarets velo yuhal lirot et haarets veahal et yeter hapeleta hanişeret lahem min habarad veahal et kol haets hatsomeah lahem min hasade.
וְכִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְלֹ֥א יוּכַ֖ל לִרְאֹ֣ת אֶת־הָאָ֑רֶץ וְאָכַ֣ל ׀ אֶת־יֶ֣תֶר הַפְּלֵטָ֗ה הַנִּשְׁאֶ֤רֶת לָכֶם֙ מִן־הַבָּרָ֔ד וְאָכַל֙ אֶת־כָּל־הָעֵ֔ץ הַצֹּמֵ֥חַ לָכֶ֖ם מִן־הַשָּׂדֶֽה׃
Yerin yüzünü kaplayacaklar; toprak görünmez olacak. Doludan kurtulup size kalanları ve kırda yetişen bütün ağaçlarınızı yiyecekler.
Şemot 10:15
Vayehas et en kol haarets vatehşah haarets vayohal et kol esev haarets veet kol peri haets aşer hotir habarad velo notar kol yerek baets uveesev hasade behol erets mitsrayim.
וַיְכַ֞ס אֶת־עֵ֣ין כָּל־הָאָרֶץ֮ וַתֶּחְשַׁ֣ךְ הָאָרֶץ֒ וַיֹּ֜אכַל אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב הָאָ֗רֶץ וְאֵת֙ כָּל־פְּרִ֣י הָעֵ֔ץ אֲשֶׁ֥ר הוֹתִ֖יר הַבָּרָ֑ד וְלֹא־נוֹתַ֨ר כָּל־יֶ֧רֶק בָּעֵ֛ץ וּבְעֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶ֖ה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yerin bütün yüzünü kapladılar; ülke karardı. Yerdeki bütün bitkileri ve dolunun ağaçlarda bıraktığı bütün meyveleri yediler. Bütün Mısır ülkesinde ne ağaçlarda ne de kırdaki bitkilerde bir yeşillik kaldı.
Şemot 11:3
Bu ayette 3 eşleşme
Vayiten Adonay et hen haam beene mitsrayim gam haiş moşe gadol meod beerets mitsrayim beene avde faro uveene haam.
וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־חֵ֥ן הָעָ֖ם בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם גַּ֣ם ׀ הָאִ֣ישׁ מֹשֶׁ֗ה גָּד֤וֹל מְאֹד֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּעֵינֵ֥י עַבְדֵֽי־פַרְעֹ֖ה וּבְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃ (ס)
Adonay, Mısırlıların halka iyi gözle bakmasını sağladı. Moşe de Mısır ülkesinde, Firavun’un görevlilerinin ve halkın gözünde çok saygın bir kişiydi.
Şemot 12:36
Vadonay natan et hen haam beene mitsrayim vayaşilum vayenatselu et mitsrayim.
וַֽיהוָ֞ה נָתַ֨ן אֶת־חֵ֥ן הָעָ֛ם בְּעֵינֵ֥י מִצְרַ֖יִם וַיַּשְׁאִל֑וּם וַֽיְנַצְּל֖וּ אֶת־מִצְרָֽיִם׃ (פ)
Adonay, Mısırlıların halka iyi gözle bakmasını sağladı; Mısırlılar istediklerini onlara verdiler. Böylece Mısır’ı soydular.
Şemot 13:9
Vehaya leha leot al yadeha ulezikaron ben eneha lemaan tihye torat Adonay befiha ki beyad hazaka hotsiaha Adonay mimitsrayim.
וְהָיָה֩ לְךָ֨ לְא֜וֹת עַל־יָדְךָ֗ וּלְזִכָּרוֹן֙ בֵּ֣ין עֵינֶ֔יךָ לְמַ֗עַן תִּהְיֶ֛ה תּוֹרַ֥ת יְהוָ֖ה בְּפִ֑יךָ כִּ֚י בְּיָ֣ד חֲזָקָ֔ה הוֹצִֽאֲךָ֥ יְהֹוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃
Bu, Adonay’ın Torası ağzında olsun diye elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir anma olacak. Çünkü Adonay seni güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.
Şemot 13:16
Vehaya leot al yadeha uletotafot ben eneha ki behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim.
וְהָיָ֤ה לְאוֹת֙ עַל־יָ֣דְכָ֔ה וּלְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֣ין עֵינֶ֑יךָ כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִיאָ֥נוּ יְהוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃ (ס)
Bu, elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir alın bağı olacak. Çünkü Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.”
Şemot 14:10
Ufaro hikriv vayisu vene yisrael et enehem vehine mitsrayim nosea aharehem vayireu meod vayitsaku vene yisrael el Adonay.
וּפַרְעֹ֖ה הִקְרִ֑יב וַיִּשְׂאוּ֩ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־עֵינֵיהֶ֜ם וְהִנֵּ֥ה מִצְרַ֣יִם ׀ נֹסֵ֣עַ אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיִּֽירְאוּ֙ מְאֹ֔ד וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה׃
Firavun yaklaştığında İsrael oğulları başlarını kaldırıp baktılar: Mısırlılar arkalarından geliyordu. Çok korktular ve Adonay’a haykırdılar.
Şemot 15:26
Vayomer im şamoa tişma lekol Adonay eloheha vehayaşar beenav taase vehaazanta lemitsvotav veşamarta kol hukav kal hamahala aşer samti vemitsrayim lo asim aleha ki ani Adonay rofeeha.
וַיֹּאמֶר֩ אִם־שָׁמ֨וֹעַ תִּשְׁמַ֜ע לְק֣וֹל ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ וְהַיָּשָׁ֤ר בְּעֵינָיו֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְהַֽאֲזַנְתָּ֙ לְמִצְוֺתָ֔יו וְשָׁמַרְתָּ֖ כָּל־חֻקָּ֑יו כָּֽל־הַמַּֽחֲלָ֞ה אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי בְמִצְרַ֙יִם֙ לֹא־אָשִׂ֣ים עָלֶ֔יךָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה רֹפְאֶֽךָ׃ (ס)
Şöyle dedi: “Tanrın Adonay’ın sözünü dikkatle dinler, O’nun gözünde doğru olanı yapar, buyruklarına kulak verir ve bütün yasalarını gözetirsen, Mısır’a getirdiğim hastalıkların hiçbirini sana getirmeyeceğim. Çünkü ben, sana şifa veren Adonay’ım.”
Şemot 17:6
Hinni omed lefaneha şam al hatsur behorev vehikita vatsur veyatseu mimenu mayim veşata haam vayaas ken moşe leene zikne yisrael.
הִנְנִ֣י עֹמֵד֩ לְפָנֶ֨יךָ שָּׁ֥ם ׀ עַֽל־הַצּוּר֮ בְּחֹרֵב֒ וְהִכִּ֣יתָ בַצּ֗וּר וְיָצְא֥וּ מִמֶּ֛נּוּ מַ֖יִם וְשָׁתָ֣ה הָעָ֑ם וַיַּ֤עַשׂ כֵּן֙ מֹשֶׁ֔ה לְעֵינֵ֖י זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Ben orada, Horev’deki kayanın üzerinde, senin önünde duracağım. Kayaya vur; ondan su çıkacak, halk içecek.” Moşe, İsrael’in ileri gelenlerinin gözleri önünde öyle yaptı.
Şemot 19:11
Vehayu nehonim layom haşelişi ki bayom haşelişi yered Adonay leene hol haam al har sinay.
וְהָי֥וּ נְכֹנִ֖ים לַיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י יֵרֵ֧ד יְהוָ֛ה לְעֵינֵ֥י כָל־הָעָ֖ם עַל־הַ֥ר סִינָֽי׃
Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün Adonay bütün halkın gözleri önünde Sinay Dağı’na inecek.
Şemot 21:8
İm raa beene adoneha aşer lo yeadah vehefdah leam naheri lo yimşol lemaherah bevigdo vah.
אִם־רָעָ֞ה בְּעֵינֵ֧י אֲדֹנֶ֛יהָ אֲשֶׁר־לא [ל֥וֹ] יְעָדָ֖הּ וְהֶפְדָּ֑הּ לְעַ֥ם נָכְרִ֛י לֹא־יִמְשֹׁ֥ל לְמָכְרָ֖הּ בְּבִגְדוֹ־בָֽהּ׃
Efendisi onu kendisine eş olarak ayırmış ama sonra beğenmemişse, onun bedel ödenerek kurtarılmasına izin verecek. Ona sadakatsizlik ettiği için onu yabancı bir halka satmaya hakkı yoktur.
Şemot 21:24
Bu ayette 2 eşleşme
Ayin tahat ayin şen tahat şen yad tahat yad regel tahat ragel.
עַ֚יִן תַּ֣חַת עַ֔יִן שֵׁ֖ן תַּ֣חַת שֵׁ֑ן יָ֚ד תַּ֣חַת יָ֔ד רֶ֖גֶל תַּ֥חַת רָֽגֶל׃
göz karşılığında göz, diş karşılığında diş, el karşılığında el, ayak karşılığında ayak;
Şemot 21:26
Bu ayette 3 eşleşme
Vehi yake iş et en avdo o et en amato veşihatah lahofşi yeşalehenu tahat eno.
וְכִֽי־יַכֶּ֨ה אִ֜ישׁ אֶת־עֵ֥ין עַבְדּ֛וֹ אֽוֹ־אֶת־עֵ֥ין אֲמָת֖וֹ וְשִֽׁחֲתָ֑הּ לַֽחָפְשִׁ֥י יְשַׁלְּחֶ֖נּוּ תַּ֥חַת עֵינֽוֹ׃ (ס)
Bir adam kölesinin ya da cariyesinin gözüne vurup onu kör ederse, gözünün karşılığında onu özgür bırakacak.
Şemot 24:17
Umare kevod Adonay keeş ohelet beroş hahar leene bene yisrael.
וּמַרְאֵה֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה כְּאֵ֥שׁ אֹכֶ֖לֶת בְּרֹ֣אשׁ הָהָ֑ר לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Adonay’ın görkemi, İsrael oğullarının gözünde dağın tepesinde her şeyi yakıp bitiren bir ateş gibi görünüyordu.
Şemot 33:12
Vayomer moşe el Adonay ree ata omer elay haal et haam haze veata lo hodatani et aşer tişlah imi veata amarta yedatiha veşem vegam matsata hen beenay.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־יְהוָ֗ה רְ֠אֵה אַתָּ֞ה אֹמֵ֤ר אֵלַי֙ הַ֚עַל אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאַתָּה֙ לֹ֣א הֽוֹדַעְתַּ֔נִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּשְׁלַ֖ח עִמִּ֑י וְאַתָּ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ יְדַעְתִּ֣יךָֽ בְשֵׁ֔ם וְגַם־מָצָ֥אתָ חֵ֖ן בְּעֵינָֽי׃
Moşe Adonay’a şöyle dedi: “Bak, bana ‘Bu halkı götür’ diyorsun, ama benimle kimi göndereceğini bildirmedin. Oysa ‘Seni adınla tanıyorum, gözümde de lütuf buldun’ demiştin.
Şemot 33:13
Bu ayette 2 eşleşme
Veata im na matsati hen beeneha hodieni na et deraheha veedaaha lemaan emtsa hen beeneha uree ki ameha hagoy haze.
וְעַתָּ֡ה אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֜ן בְּעֵינֶ֗יךָ הוֹדִעֵ֤נִי נָא֙ אֶת־דְּרָכֶ֔ךָ וְאֵדָ֣עֲךָ֔ לְמַ֥עַן אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וּרְאֵ֕ה כִּ֥י עַמְּךָ֖ הַגּ֥וֹי הַזֶּֽה׃
Şimdi, gözünde lütuf bulduysam, lütfen yollarını bana bildir ki Seni tanıyayım ve gözünde lütuf bulayım. Bu ulusun Senin halkın olduğunu göz önünde tut.”
Şemot 33:16
Uvame yivada efo ki matsati hen beeneha ani veameha halo belehteha imanu veniflenu ani veameha mikol haam aşer al pene haadama.
וּבַמֶּ֣ה ׀ יִוָּדַ֣ע אֵפ֗וֹא כִּֽי־מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֙יךָ֙ אֲנִ֣י וְעַמֶּ֔ךָ הֲל֖וֹא בְּלֶכְתְּךָ֣ עִמָּ֑נוּ וְנִפְלֵ֙ינוּ֙ אֲנִ֣י וְעַמְּךָ֔ מִכָּ֨ל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה׃ (פ)
Benim ve halkının Senin gözünde lütuf bulduğu başka nasıl bilinecek? Bizimle gitmenle değil mi? Böylece ben ve halkın, yeryüzündeki bütün halklardan ayrılmış olacağız.”
Şemot 33:17
Vayomer Adonay el moşe gam et hadavar haze aşer dibarta eese ki matsata hen beenay vaedaaha beşem.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה גַּ֣ם אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֛ה אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֶֽעֱשֶׂ֑ה כִּֽי־מָצָ֤אתָ חֵן֙ בְּעֵינַ֔י וָאֵדָעֲךָ֖ בְּשֵֽׁם׃
Adonay Moşe’ye, “Söylediğin bu şeyi de yapacağım” dedi. “Çünkü gözümde lütuf buldun ve seni adınla tanıyorum.”
Şemot 34:9
Vayomer im na matsati hen beeneha Adonay yeleh na Adonay bekirbenu ki am keşe oref u vesalahta laavonenu ulehatatenu unehaltanu.
וַיֹּ֡אמֶר אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֙יךָ֙ אֲדֹנָ֔י יֵֽלֶךְ־נָ֥א אֲדֹנָ֖י בְּקִרְבֵּ֑נוּ כִּ֤י עַם־קְשֵׁה־עֹ֙רֶף֙ ה֔וּא וְסָלַחְתָּ֛ לַעֲוֺנֵ֥נוּ וּלְחַטָּאתֵ֖נוּ וּנְחַלְתָּֽנוּ׃
“Efendim, gözünde lütuf bulduysam, lütfen Efendim aramızda gitsin” dedi. “Dik başlı bir halk olsak da suçumuzu ve günahımızı bağışla; bizi kendine ait bir halk olarak al.”
Şemot 40:38
Ki anan Adonay al hamişkan yomam veeş tihye layla bo leene hol bet yisrael behol masehem.
כִּי֩ עֲנַ֨ן יְהוָ֤ה עַֽל־הַמִּשְׁכָּן֙ יוֹמָ֔ם וְאֵ֕שׁ תִּהְיֶ֥ה לַ֖יְלָה בּ֑וֹ לְעֵינֵ֥י כָל־בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּכָל־מַסְעֵיהֶֽם׃
Çünkü bütün yolculuklarında, bütün İsrael evinin gözü önünde, gündüz Adonay’ın bulutu Mişkan’ın üzerinde olur, gece de orada ateş bulunurdu.
Vayikra 4:13
Veim kol adat yisrael yişgu venelam davar meene hakahal veasu ahat mikol mitsvot Adonay aşer lo teasena veaşemu.
וְאִ֨ם כָּל־עֲדַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ יִשְׁגּ֔וּ וְנֶעְלַ֣ם דָּבָ֔ר מֵעֵינֵ֖י הַקָּהָ֑ל וְ֠עָשׂוּ אַחַ֨ת מִכָּל־מִצְוֺ֧ת יְהוָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵעָשֶׂ֖ינָה וְאָשֵֽׁמוּ׃
İsrael topluluğunun tümü yanılır, durum cemaatin gözünden kaçar ve Adonay’ın yapılmasını yasakladığı buyruklardan birini çiğneyerek suçlu duruma düşerlerse,
Vayikra 10:19
Vayedaber aharon el moşe hen hayom hikrivu et hatatam veet olatam lifne Adonay vatikrena oti kaele veahalti hatat hayom hayitav beene Adonay.
וַיְדַבֵּ֨ר אַהֲרֹ֜ן אֶל־מֹשֶׁ֗ה הֵ֣ן הַ֠יּוֹם הִקְרִ֨יבוּ אֶת־חַטָּאתָ֤ם וְאֶת־עֹֽלָתָם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַתִּקְרֶ֥אנָה אֹתִ֖י כָּאֵ֑לֶּה וְאָכַ֤לְתִּי חַטָּאת֙ הַיּ֔וֹם הַיִּיטַ֖ב בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה׃
Aaron, Moşe’ye şöyle dedi: “Bugün günah sunularını ve bütünüyle yakılan sunularını Adonay’ın önünde sundular; ama benim başıma böyle şeyler geldi. Bugün günah sunusunu yeseydim, bu Adonay’ın gözünde iyi olur muydu?”
Vayikra 10:20
וַיִּשְׁמַ֣ע מֹשֶׁ֔ה וַיִּיטַ֖ב בְּעֵינָֽיו׃ (פ)
Moşe bunu duyunca uygun buldu.
Vayikra 13:5
Veraau hakohen bayom haşevii vehine hanega amad beenav lo fasa hanega baor vehisgiro hakohen şivat yamim şenit.
וְרָאָ֣הוּ הַכֹּהֵן֮ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִי֒ וְהִנֵּ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ עָמַ֣ד בְּעֵינָ֔יו לֹֽא־פָשָׂ֥ה הַנֶּ֖גַע בָּע֑וֹר וְהִסְגִּיר֧וֹ הַכֹּהֵ֛ן שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים שֵׁנִֽית׃
Kâhin yedinci gün onu inceleyecek. Belirti onun gözünde aynı kalmış, deriye yayılmamışsa kâhin o kişiyi yedi gün daha ayrı tutacak.
Vayikra 13:12
Veim paroah tifrah hatsaraat baor vehiseta hatsaraat et kol or hanega meroşo vead raglav lehol mare ene hakohen.
וְאִם־פָּר֨וֹחַ תִּפְרַ֤ח הַצָּרַ֙עַת֙ בָּע֔וֹר וְכִסְּתָ֣ה הַצָּרַ֗עַת אֵ֚ת כָּל־ע֣וֹר הַנֶּ֔גַע מֵרֹאשׁ֖וֹ וְעַד־רַגְלָ֑יו לְכָל־מַרְאֵ֖ה עֵינֵ֥י הַכֹּהֵֽן׃
Tsaraat deride iyice yayılır, kâhinin görebildiği her yerde, başından ayaklarına kadar belirtili kişinin bütün derisini kaplarsa,
Vayikra 13:37
Veim beenav amad hanetek vesear şahor tsamah bo nirpa hanetek tahor u vetiharo hakohen.
וְאִם־בְּעֵינָיו֩ עָמַ֨ד הַנֶּ֜תֶק וְשֵׂעָ֨ר שָׁחֹ֧ר צָֽמַח־בּ֛וֹ נִרְפָּ֥א הַנֶּ֖תֶק טָה֣וֹר ה֑וּא וְטִהֲר֖וֹ הַכֹּהֵֽן׃ (ס)
Netek aynı görünümde kalmış ve içinde siyah kıl çıkmışsa netek iyileşmiştir. O kişi arınmıştır; kâhin onun arınmış olduğuna hükmedecek.
Vayikra 13:55
Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.
וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃
Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.
Vayikra 14:9
Vehaya vayom haşevii yegalah et kol searo et roşo veet zekano veet gabot enav veet kol searo yegaleah vehibes et begadav verahats et besaro bamayim vetaher.
וְהָיָה֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁבִיעִ֜י יְגַלַּ֣ח אֶת־כָּל־שְׂעָר֗וֹ אֶת־רֹאשׁ֤וֹ וְאֶת־זְקָנוֹ֙ וְאֵת֙ גַּבֹּ֣ת עֵינָ֔יו וְאֶת־כָּל־שְׂעָר֖וֹ יְגַלֵּ֑חַ וְכִבֶּ֣ס אֶת־בְּגָדָ֗יו וְרָחַ֧ץ אֶת־בְּשָׂר֛וֹ בַּמַּ֖יִם וְטָהֵֽר׃
Yedinci gün bütün kıllarını tıraş edecek: Başını, sakalını, kaşlarını, bütün kıllarını tıraş edecek. Giysilerini yıkayacak, bedenini suyla yıkayacak ve arınmış olacak.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- בְּעֵינֵ֣י 36 kullanım
- לְעֵינֵ֥י 20 kullanım
- בְּעֵינֶ֗יךָ 19 kullanım
- עֵינֶ֔יךָ 15 kullanım
- עֵ֣ין 12 kullanım
- עֵינָ֔יו 11 kullanım
- בְּעֵינָיו֙ 10 kullanım
- עֵינֵ֥י 7 kullanım
- עֵֽינֵיכֶ֔ם 7 kullanım
- וּבְעֵינֵ֣י 6 kullanım
- עֵינַ֖יִם 6 kullanım
- עֵֽינְךָ֖ 6 kullanım
- בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם 5 kullanım
- לְעֵינֵיהֶ֖ם 5 kullanım
- לְעֵינֶֽיךָ 5 kullanım
- עֵינֽוֹ 5 kullanım
- מֵעֵינֵ֖י 4 kullanım
- וְעֵינֵ֥י 3 kullanım
- לְעֵינֵיכֶֽם 3 kullanım
- עֵינֶ֔יהָ 3 kullanım
- עֵינֵיהֶ֜ם 3 kullanım
- בְּעַ֜יִן 2 kullanım
- בְּעֵינֶֽיהָ 2 kullanım
- בְּעֵינֵיהֶֽם 2 kullanım
- הָעָֽיִן 2 kullanım
- וּלְעֵינֵ֖י 2 kullanım
- לְעֵינָֽיִם 2 kullanım
- בְּעֵינ֑וֹ 1 kullanım
- בְעֵינֵ֨ינוּ֙ 1 kullanım
- בְעֵינֶ֗ךָ 1 kullanım
- הַעֵינֵ֞י 1 kullanım
- וְעֵינ֖וֹ 1 kullanım
- וְעֵינֶ֣יךָ 1 kullanım
- וְעֵינַ֥יִם 1 kullanım
- וְעֵינֵ֖ינוּ 1 kullanım
- וְעֵ֣ינְכֶ֔ם 1 kullanım
- כְּעֵ֥ין 1 kullanım
- לְעֵינָ֑יו 1 kullanım
- לְעֵינֵֽינוּ 1 kullanım
- עֵינָהּ֙ 1 kullanım
- עֵינֵֽינוּ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- beene 33 kullanım
- eneha 24 kullanım
- leene 20 kullanım
- beeneha 18 kullanım
- enav 11 kullanım
- enehem 10 kullanım
- beenav 8 kullanım
- leenehem 8 kullanım
- beenehem 7 kullanım
- Ayin 6 kullanım
- en 6 kullanım
- enayim 6 kullanım
- uveene 6 kullanım
- ene 5 kullanım
- eno 5 kullanım
- leeneha 5 kullanım
- veeneha 4 kullanım
- beenay 3 kullanım
- meene 3 kullanım
- Veene 3 kullanım
- beayin 2 kullanım
- haayin 2 kullanım
- uleene 2 kullanım
- veenav 2 kullanım
- veenenu 2 kullanım
- beenayih 1 kullanım
- beeno 1 kullanım
- enah 1 kullanım
- enay 1 kullanım
- enenu 1 kullanım
- eni 1 kullanım
- haene 1 kullanım
- keen 1 kullanım
- laenayim 1 kullanım
- leenav 1 kullanım
- leenayim 1 kullanım
- leenenu 1 kullanım
- meenay 1 kullanım
- veenayim 1 kullanım
- Veenehem 1 kullanım
- veeno 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan (56 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (24 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp2ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (15 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp2ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (11 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (11 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp3ms - bağlaç + edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan (8 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbdc - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (8 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp2mp - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (7 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp2mp - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (7 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp3mp - isim, iki cins, ikil, mutlak (6 kullanım)
Teknik kod
HNcbda - isim, iki cins, tekil, mutlak (6 kullanım)
Teknik kod
HNcbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan (6 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (6 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan (5 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp1cs - bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan (3 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbdc - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3fs - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp3mp - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp1cp - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp3fs - edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsa - belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbsa - bağlaç + isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbda - bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbdc/Sp1cp - bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbdc/Sp2ms - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc/Sp2mp - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc/Sp3ms - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp1cp - isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbdc/Sp1cs - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp1cs - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3fs - edat + isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbda - edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbdc/Sp2fs - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3ms - edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HRd/Ncbda - soru parçacığı + isim, iki cins, ikil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HTi/Ncbdc
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: eye
Kelime türü teknik kodu: N
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.