מָלֵא
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
be full
57 kullanım · 55 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 119 kez, 113 farklı ayette görülür. Kök altında 6 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayevareh otam Elohim lemor peru urevu umilu et hamayim bayamim vehaof yirev baarets.
וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָע֖וֹף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ׃
Tanrı onları kutsayarak, “Üreyin, çoğalın ve denizlerdeki suları doldurun; kuşlar da yeryüzünde çoğalsın” dedi.
Vayevareh otam Elohim vayomer lahem Elohim peru urevu umilu et haarets vehivşuha uredu bidgat hayam uveof haşamayim uvehol haya haromeset al haarets.
וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָם֮ אֱלֹהִים֒ וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם אֱלֹהִ֗ים פְּר֥וּ וּרְב֛וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ וְכִבְשֻׁ֑הָ וּרְד֞וּ בִּדְגַ֤ת הַיָּם֙ וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּבְכָל־חַיָּ֖ה הָֽרֹמֶ֥שֶׂת עַל־הָאָֽרֶץ׃
Tanrı onları kutsadı ve onlara, “Üreyin, çoğalın, yeryüzünü doldurun ve onu egemenliğiniz altına alın. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmedin” dedi.
Vatişahet haarets lifne haelohim vatimale haarets hamas.
וַתִּשָּׁחֵ֥ת הָאָ֖רֶץ לִפְנֵ֣י הָֽאֱלֹהִ֑ים וַתִּמָּלֵ֥א הָאָ֖רֶץ חָמָֽס׃
Yeryüzü Tanrı’nın önünde yozlaşmış, zorbalıkla dolmuştu.
Vayomer Elohim lenoah kets kol basar ba lefanay ki malea haarets hamas mipenehem vehinni maşhitam et haarets.
וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים לְנֹ֗חַ קֵ֤ץ כָּל־בָּשָׂר֙ בָּ֣א לְפָנַ֔י כִּֽי־מָלְאָ֥ה הָאָ֛רֶץ חָמָ֖ס מִפְּנֵיהֶ֑ם וְהִנְנִ֥י מַשְׁחִיתָ֖ם אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Tanrı Noah’a şöyle dedi: “Bütün canlıların sonu önüme geldi; çünkü onların yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. İşte, onları yeryüzüyle birlikte yok edeceğim.
Vayevareh Elohim et noah veet banav vayomer lahem peru urevu umilu et haarets.
וַיְבָ֣רֶךְ אֱלֹהִ֔ים אֶת־נֹ֖חַ וְאֶת־בָּנָ֑יו וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם פְּר֥וּ וּרְב֖וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Tanrı, Noah’ı ve oğullarını kutsayarak onlara, “Üreyin, çoğalın ve yeryüzünü doldurun” dedi.
Vayifkah Elohim et eneha vatere beer mayim vateleh vatemale et hahemet mayim vataşk et hanaar.
וַיִּפְקַ֤ח אֱלֹהִים֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא בְּאֵ֣ר מָ֑יִם וַתֵּ֜לֶךְ וַתְּמַלֵּ֤א אֶת־הַחֵ֙מֶת֙ מַ֔יִם וַתַּ֖שְׁקְ אֶת־הַנָּֽעַר׃
Tanrı Hagar’ın gözlerini açtı; bir su kuyusu gördü. Gidip tulumu suyla doldurdu ve çocuğa içirdi.
Veyiten li et mearat hamahpela aşer lo aşer biktse sadeu behesef male yitenena li betohehem laahuzat kaver.
וְיִתֶּן־לִ֗י אֶת־מְעָרַ֤ת הַמַּכְפֵּלָה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֣ה שָׂדֵ֑הוּ בְּכֶ֨סֶף מָלֵ֜א יִתְּנֶ֥נָּה לִ֛י בְּתוֹכְכֶ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר׃
Tarlasının ucunda bulunan, kendisine ait Mahpela Mağarası’nı bana versin. Tam bedeli karşılığında onu bana aranızda mezar mülkü olarak versin.”
Vehanaara tovat mare meod betula veiş lo yedaah vatered haayna vatemale hadah vataal.
וְהַֽנַּעֲרָ֗ טֹבַ֤ת מַרְאֶה֙ מְאֹ֔ד בְּתוּלָ֕ה וְאִ֖ישׁ לֹ֣א יְדָעָ֑הּ וַתֵּ֣רֶד הָעַ֔יְנָה וַתְּמַלֵּ֥א כַדָּ֖הּ וַתָּֽעַל׃
Genç kız çok güzel görünüşlüydü; bakireydi, hiçbir erkekle birlikte olmamıştı. Pınara inip testisini doldurdu ve yukarı çıktı.
Vayimleu yameha laledet vehine tomim bevitnah.
וַיִּמְלְא֥וּ יָמֶ֖יהָ לָלֶ֑דֶת וְהִנֵּ֥ה תוֹמִ֖ם בְּבִטְנָֽהּ׃
Doğum günleri dolduğunda, işte, rahminde ikizler vardı.
Vehol habeerot aşer haferu avde aviv bime avraham aviv sitemum peliştim vayemalum afar.
וְכָל־הַבְּאֵרֹ֗ת אֲשֶׁ֤ר חָֽפְרוּ֙ עַבְדֵ֣י אָבִ֔יו בִּימֵ֖י אַבְרָהָ֣ם אָבִ֑יו סִתְּמ֣וּם פְּלִשְׁתִּ֔ים וַיְמַלְא֖וּם עָפָֽר׃
Babası Avraam’ın zamanında babasının hizmetkârlarının kazdığı bütün kuyuları Peliştiler kapatıp toprakla doldurmuştu.
Vayomer yaakov el lavan hava et işti ki maleu yamay veavoa eleha.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב אֶל־לָבָן֙ הָבָ֣ה אֶת־אִשְׁתִּ֔י כִּ֥י מָלְא֖וּ יָמָ֑י וְאָב֖וֹאָה אֵלֶֽיהָ׃
Yaakov, Lavan’a, “Sürem doldu” dedi. “Eşimi ver de onunla birlikte olayım.”
Male şevua zot venitena leha gam et zot baavoda aşer taavod imadi od şeva şanim aherot.
מַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וְנִתְּנָ֨ה לְךָ֜ גַּם־אֶת־זֹ֗את בַּעֲבֹדָה֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲבֹ֣ד עִמָּדִ֔י ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת׃
“Bunun düğün haftasını tamamla. Bana bir yedi yıl daha hizmet etmen karşılığında ötekini de sana verelim.”
Vayaas yaakov ken vayemale şevua zot vayiten lo et rahel bito lo leişa.
וַיַּ֤עַשׂ יַעֲקֹב֙ כֵּ֔ן וַיְמַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וַיִּתֶּן־ל֛וֹ אֶת־רָחֵ֥ל בִּתּ֖וֹ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Yaakov öyle yaptı ve Lea’nın düğün haftasını tamamladı. Lavan da kızı Rahel’i ona eş olarak verdi.
Vativlana haşibolim hadakot et şeva haşibolim haberiot vehameleot vayikats paro vehine halom.
וַתִּבְלַ֙עְנָה֙ הַשִּׁבֳּלִ֣ים הַדַּקּ֔וֹת אֵ֚ת שֶׁ֣בַע הַֽשִּׁבֳּלִ֔ים הַבְּרִיא֖וֹת וְהַמְּלֵא֑וֹת וַיִּיקַ֥ץ פַּרְעֹ֖ה וְהִנֵּ֥ה חֲלֽוֹם׃
İnce başaklar dolgun, dolu yedi başağı yuttu. Firavun uyandı; bunun bir rüya olduğunu gördü.
Vaere bahalomi vehine şeva şibolim olot bekane ehad meleot vetovot.
וָאֵ֖רֶא בַּחֲלֹמִ֑י וְהִנֵּ֣ה ׀ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹלֹ֛ת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד מְלֵאֹ֥ת וְטֹבֽוֹת׃
Rüyamda ayrıca tek sapta büyüyen dolu, güzel yedi başak gördüm.
Vayetsav yosef vayemalu et kelehem bar ulehaşiv kaspehem iş el sako velatet lahem tseda ladareh vayaas lahem ken.
וַיְצַ֣ו יוֹסֵ֗ף וַיְמַלְא֣וּ אֶת־כְּלֵיהֶם֮ בָּר֒ וּלְהָשִׁ֤יב כַּסְפֵּיהֶם֙ אִ֣ישׁ אֶל־שַׂקּ֔וֹ וְלָתֵ֥ת לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּ֑רֶךְ וַיַּ֥עַשׂ לָהֶ֖ם כֵּֽן׃
Yosef, kaplarının tahılla doldurulmasını, her birinin parasının kendi çuvalına geri konmasını ve yol için onlara yiyecek verilmesini buyurdu. Bunlar onlar için yapıldı.
Vayetsav et aşer al beto lemor male et amtehot haanaşim ohel kaaşer yuhelun seet vesim kesef iş befi amtahto.
וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ׃
Yosef, evinin sorumlusuna şu buyruğu verdi: “Adamların torbalarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur. Her birinin parasını kendi torbasının ağzına koy.
Vayemaen aviv vayomer yadati veni yadati gam u yiheye leam vegam u yigdal veulam ahiv hakaton yigdal mimenu vezaro yihye melo hagoyim.
וַיְמָאֵ֣ן אָבִ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ יָדַ֤עְתִּֽי בְנִי֙ יָדַ֔עְתִּי גַּם־ה֥וּא יִֽהְיֶה־לְּעָ֖ם וְגַם־ה֣וּא יִגְדָּ֑ל וְאוּלָ֗ם אָחִ֤יו הַקָּטֹן֙ יִגְדַּ֣ל מִמֶּ֔נּוּ וְזַרְע֖וֹ יִהְיֶ֥ה מְלֹֽא־הַגּוֹיִֽם׃
Ama babası reddetti. “Biliyorum oğlum, biliyorum” dedi. “O da bir halk olacak, o da büyüyecek. Ama küçük kardeşi ondan daha büyük olacak; onun soyu ulusları dolduracak.”
Bu ayette 2 eşleşme
Vayimleu lo arbaim yom ki ken yimleu yeme hahanutim vayivku oto mitsrayim şivim yom.
וַיִּמְלְאוּ־לוֹ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם כִּ֛י כֵּ֥ן יִמְלְא֖וּ יְמֵ֣י הַחֲנֻטִ֑ים וַיִּבְכּ֥וּ אֹת֛וֹ מִצְרַ֖יִם שִׁבְעִ֥ים יֽוֹם׃
Bunun için kırk gün geçti; mumyalama bu kadar gün sürerdi. Mısırlılar onun için yetmiş gün ağladılar.
Uvene yisrael paru vayişretsu vayirbu vayaatsmu bimod meod vatimale haarets otam.
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל פָּר֧וּ וַֽיִּשְׁרְצ֛וּ וַיִּרְבּ֥וּ וַיַּֽעַצְמ֖וּ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַתִּמָּלֵ֥א הָאָ֖רֶץ אֹתָֽם׃ (פ)
İsrael oğulları verimli oldular, hızla çoğaldılar, sayıları arttı ve çok güçlendiler. Ülke onlarla doldu.
Ulehohen midyan şeva banot vatavona vatidlena vatemalena et harehatim lehaşkot tson avihen.
וּלְכֹהֵ֥ן מִדְיָ֖ן שֶׁ֣בַע בָּנ֑וֹת וַתָּבֹ֣אנָה וַתִּדְלֶ֗נָה וַתְּמַלֶּ֙אנָה֙ אֶת־הָ֣רְהָטִ֔ים לְהַשְׁק֖וֹת צֹ֥אן אֲבִיהֶֽן׃
Midyan rahibinin yedi kızı vardı. Geldiler, su çekip babalarının davarlarını sulamak için yalakları doldurdular.
Vayimale şivat yamim ahare hakot Adonay et hayeor.
וַיִּמָּלֵ֖א שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים אַחֲרֵ֥י הַכּוֹת־יְהוָ֖ה אֶת־הַיְאֹֽר׃ (פ)
Adonay’ın Nil’i vurmasının üzerinden yedi gün geçti.
Ki im eneha meşaleah et ami hinni maşliah beha uvaavadeha uveameha uvevateha et hearov umaleu bate mitsrayim et hearov vegam haadama aşer hem aleha.
כִּ֣י אִם־אֵינְךָ֮ מְשַׁלֵּ֣חַ אֶת־עַמִּי֒ הִנְנִי֩ מַשְׁלִ֨יחַ בְּךָ֜ וּבַעֲבָדֶ֧יךָ וּֽבְעַמְּךָ֛ וּבְבָתֶּ֖יךָ אֶת־הֶעָרֹ֑ב וּמָ֨לְא֜וּ בָּתֵּ֤י מִצְרַ֙יִם֙ אֶת־הֶ֣עָרֹ֔ב וְגַ֥ם הָאֲדָמָ֖ה אֲשֶׁר־הֵ֥ם עָלֶֽיהָ׃
Halkımı salıvermezsen senin, görevlilerinin, halkının ve evlerinin üzerine türlü türlü yırtıcı ve zehirli hayvan salacağım. Mısırlıların evleri ve üzerinde yaşadıkları toprak bu hayvanlarla dolacak.
Vayomer Adonay el moşe veel aharon kehu lahem melo hofnehem piah kivşan uzerako moşe haşamayma leene faro.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ קְח֤וּ לָכֶם֙ מְלֹ֣א חָפְנֵיכֶ֔ם פִּ֖יחַ כִּבְשָׁ֑ן וּזְרָק֥וֹ מֹשֶׁ֛ה הַשָּׁמַ֖יְמָה לְעֵינֵ֥י פַרְעֹֽה׃
Adonay, Moşe ile Aaron’a şöyle dedi: “Avuçlarınızı fırın isiyle doldurun. Moşe onu Firavun’un gözleri önünde göğe doğru savursun.
Umaleu vateha uvate hol avadeha uvate hol mitsrayim aşer lo rau avoteha vaavot avoteha miyom heyotam al haadama ad hayom haze vayifen vayetse meim paro.
וּמָלְא֨וּ בָתֶּ֜יךָ וּבָתֵּ֣י כָל־עֲבָדֶיךָ֮ וּבָתֵּ֣י כָל־מִצְרַיִם֒ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־רָא֤וּ אֲבֹתֶ֙יךָ֙ וַאֲב֣וֹת אֲבֹתֶ֔יךָ מִיּ֗וֹם הֱיוֹתָם֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיִּ֥פֶן וַיֵּצֵ֖א מֵעִ֥ם פַּרְעֹֽה׃
Evlerin, bütün görevlilerinin evleri ve bütün Mısırlıların evleri çekirgelerle dolacak. Babaların ve ataların, yeryüzünde var olduklarından bugüne kadar böylesini görmediler.” Sonra Moşe dönüp Firavun’un yanından çıktı.
Amar oyev erdof asig ahalek şalal timlaemo nafşi arik harbi torişemo yadi.
אָמַ֥ר אוֹיֵ֛ב אֶרְדֹּ֥ף אַשִּׂ֖יג אֲחַלֵּ֣ק שָׁלָ֑ל תִּמְלָאֵ֣מוֹ נַפְשִׁ֔י אָרִ֣יק חַרְבִּ֔י תּוֹרִישֵׁ֖מוֹ יָדִֽי׃
Düşman, ‘Peşlerine düşeceğim, yetişeceğim, ganimeti paylaşacağım’ dedi. ‘Onlarla arzuma doyacağım; kılıcımı çekeceğim, elim onları yok edecek.’
Vayomer moşe ze hadavar aşer tsiva Adonay melo haomer mimenu lemişmeret ledorotehem lemaan yiru et halehem aşer heehalti ethem bamidbar behotsii ethem meerets mitsrayim.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה מְלֹ֤א הָעֹ֙מֶר֙ מִמֶּ֔נּוּ לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם לְמַ֣עַן ׀ יִרְא֣וּ אֶת־הַלֶּ֗חֶם אֲשֶׁ֨ר הֶאֱכַ֤לְתִּי אֶתְכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בְּהוֹצִיאִ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay’ın buyruğu şudur: ‘Kuşaklarınız için ondan bir omer dolusu saklayın. Böylece sizi Mısır ülkesinden çıkardığımda çölde size yedirdiğim ekmeği görsünler.’”
Vayomer moşe el aharon kah tsintsenet ahat veten şama melo haomer man vehanah oto lifne Adonay lemişmeret ledorotehem.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֚ח צִנְצֶ֣נֶת אַחַ֔ת וְתֶן־שָׁ֥מָּה מְלֹֽא־הָעֹ֖מֶר מָ֑ן וְהַנַּ֤ח אֹתוֹ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶֽם׃
Moşe, Aaron’a, “Bir kap al, içine bir omer dolusu man koy” dedi. “Kuşaklarınız için saklanmak üzere onu Adonay’ın huzuruna bırak.”
Meleateha vedimaha lo teaher behor baneha titen li.
מְלֵאָתְךָ֥ וְדִמְעֲךָ֖ לֹ֣א תְאַחֵ֑ר בְּכ֥וֹר בָּנֶ֖יךָ תִּתֶּן־לִּֽי׃
Ürününün ve sıkılmış ürünlerinin sunusunu geciktirmeyeceksin. Oğullarının ilk doğanını bana vereceksin.
Lo tihye meşakela vaakara beartseha et mispar yameha amale.
לֹ֥א תִהְיֶ֛ה מְשַׁכֵּלָ֥ה וַעֲקָרָ֖ה בְּאַרְצֶ֑ךָ אֶת־מִסְפַּ֥ר יָמֶ֖יךָ אֲמַלֵּֽא׃
Ülkende düşük yapan ya da kısır kalan olmayacak. Günlerinin sayısını tamamlayacağım.
Avne şoham veavne miluim laefod velahoşen.
אַבְנֵי־שֹׁ֕הַם וְאַבְנֵ֖י מִלֻּאִ֑ים לָאֵפֹ֖ד וְלַחֹֽשֶׁן׃
efod ve göğüslük için şoham taşları ve yuvalara yerleştirilecek taşlar.
Veata tedaber el kol hahme lev aşer miletiv ruah hohma veasu et bigde aharon lekadeşo lehahano li.
וְאַתָּ֗ה תְּדַבֵּר֙ אֶל־כָּל־חַכְמֵי־לֵ֔ב אֲשֶׁ֥ר מִלֵּאתִ֖יו ר֣וּחַ חָכְמָ֑ה וְעָשׂ֞וּ אֶת־בִּגְדֵ֧י אַהֲרֹ֛ן לְקַדְּשׁ֖וֹ לְכַהֲנוֹ־לִֽי׃
Bilgelik ruhuyla doldurduğum bütün usta yürekli kişilere söyle; Aaron’u kutsamak ve Bana kâhin olarak hizmet etmesini sağlamak için giysilerini yapsınlar.
Bu ayette 2 eşleşme
Umileta vo miluat even arbaa turim aven tur odem pitda uvareket hatur haehad.
וּמִלֵּאתָ֥ בוֹ֙ מִלֻּ֣אַת אֶ֔בֶן אַרְבָּעָ֖ה טוּרִ֣ים אָ֑בֶן ט֗וּר אֹ֤דֶם פִּטְדָה֙ וּבָרֶ֔קֶת הַטּ֖וּר הָאֶחָֽד׃
İçine dört sıra taş yerleştireceksin. Birinci sıra: Odem, pitda ve bareket.
Vehatur harevii tarşiş veşoham veyaşefe meşubatsim zahav yihyu bemiluotam.
וְהַטּוּר֙ הָרְבִיעִ֔י תַּרְשִׁ֥ישׁ וְשֹׁ֖הַם וְיָשְׁפֵ֑ה מְשֻׁבָּצִ֥ים זָהָ֛ב יִהְי֖וּ בְּמִלּוּאֹתָֽם׃
Dördüncü sıra: Tarşiş, şoham ve yaşfe. Taşlar altın yuvalara yerleştirilmiş olacak.
Vehilbaşta otam et aharon ahiha veet banav ito umaşahta otam umileta et yadam vekidaşta otam vehihanu li.
וְהִלְבַּשְׁתָּ֤ אֹתָם֙ אֶת־אַהֲרֹ֣ן אָחִ֔יךָ וְאֶת־בָּנָ֖יו אִתּ֑וֹ וּמָשַׁחְתָּ֨ אֹתָ֜ם וּמִלֵּאתָ֧ אֶת־יָדָ֛ם וְקִדַּשְׁתָּ֥ אֹתָ֖ם וְכִהֲנ֥וּ לִֽי׃
Bunları kardeşin Aaron’a ve onunla birlikte oğullarına giydirecek, onları meshedecek, göreve başlatıp kutsayacaksın. Bana kâhin olarak hizmet edecekler.
Vehagarta otam avnet aharon uvanav vehavaşta lahem migbaot vehayeta lahem kehuna lehukat olam umileta yad aharon veyad banav.
וְחָגַרְתָּ֩ אֹתָ֨ם אַבְנֵ֜ט אַהֲרֹ֣ן וּבָנָ֗יו וְחָבַשְׁתָּ֤ לָהֶם֙ מִגְבָּעֹ֔ת וְהָיְתָ֥ה לָהֶ֛ם כְּהֻנָּ֖ה לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם וּמִלֵּאתָ֥ יַֽד־אַהֲרֹ֖ן וְיַד־בָּנָֽיו׃
Aaron’a ve oğullarına kuşak bağlayacak, oğullarına başlık saracaksın. Kâhinlik kalıcı bir kural olarak onların olacak. Aaron’u ve oğullarını göreve başlatacaksın.
Velakahta min haayil hahelev vehaalya veet hahelev hamehase et hakerev veet yoteret hakaved veet şete hakelayot veet hahelev aşer alehen veet şok hayamin ki el miluim u.
וְלָקַחְתָּ֣ מִן־הָ֠אַיִל הַחֵ֨לֶב וְהָֽאַלְיָ֜ה וְאֶת־הַחֵ֣לֶב ׀ הַֽמְכַסֶּ֣ה אֶת־הַקֶּ֗רֶב וְאֵ֨ת יֹתֶ֤רֶת הַכָּבֵד֙ וְאֵ֣ת ׀ שְׁתֵּ֣י הַכְּלָיֹ֗ת וְאֶת־הַחֵ֙לֶב֙ אֲשֶׁ֣ר עֲלֵהֶ֔ן וְאֵ֖ת שׁ֣וֹק הַיָּמִ֑ין כִּ֛י אֵ֥יל מִלֻּאִ֖ים הֽוּא׃
Koçtan yağı, yağlı kuyruğu, iç organları örten yağı, karaciğerin üzerindeki diyaframı, iki böbreği ve üzerlerindeki yağı, sağ budu alacaksın; çünkü bu, göreve başlatma koçudur.
Velakahta et hehaze meel hamiluim aşer leaharon vehenafta oto tenufa lifne Adonay vehaya leha lemana.
וְלָקַחְתָּ֣ אֶת־הֶֽחָזֶ֗ה מֵאֵ֤יל הַמִּלֻּאִים֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַהֲרֹ֔ן וְהֵנַפְתָּ֥ אֹת֛וֹ תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְהָיָ֥ה לְךָ֖ לְמָנָֽה׃
Aaron için olan göreve başlatma koçunun göğsünü alıp Adonay’ın önünde sallama sunusu olarak sallayacaksın. Bu senin payın olacak.
Vekidaşta et haze hatenufa veet şok hateruma aşer hunaf vaaşer huram meel hamiluim meaşer leaharon umeaşer levanav.
וְקִדַּשְׁתָּ֞ אֵ֣ת ׀ חֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֗ה וְאֵת֙ שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר הוּנַ֖ף וַאֲשֶׁ֣ר הוּרָ֑ם מֵאֵיל֙ הַמִּלֻּאִ֔ים מֵאֲשֶׁ֥ר לְאַהֲרֹ֖ן וּמֵאֲשֶׁ֥ר לְבָנָֽיו׃
Aaron’a ve oğullarına ait göreve başlatma koçundan sallanan göğsü ve kaldırılan budu, sallama ve ayırma sunuları olarak kutsayacaksın.
Uvigde hakodeş aşer leaharon yihyu levanav aharav lemaşeha vahem ulemale vam et yadam.
וּבִגְדֵ֤י הַקֹּ֙דֶשׁ֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַהֲרֹ֔ן יִהְי֥וּ לְבָנָ֖יו אַחֲרָ֑יו לְמָשְׁחָ֣ה בָהֶ֔ם וּלְמַלֵּא־בָ֖ם אֶת־יָדָֽם׃
Aaron’un kutsal giysileri kendisinden sonra oğullarına kalacak. Onları giyerek meshedilecek ve göreve başlayacaklar.
Veet el hamiluim tikah uvişalta et besaro bemakom kadoş.
וְאֵ֛ת אֵ֥יל הַמִּלֻּאִ֖ים תִּקָּ֑ח וּבִשַּׁלְתָּ֥ אֶת־בְּשָׂר֖וֹ בְּמָקֹ֥ם קָדֹֽשׁ׃
Göreve başlatma koçunu alıp etini kutsal bir yerde pişireceksin.
Veohlu otam aşer kupar bahem lemale et yadam lekadeş otam vezar lo yohal ki kodeş hem.
וְאָכְל֤וּ אֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר כֻּפַּ֣ר בָּהֶ֔ם לְמַלֵּ֥א אֶת־יָדָ֖ם לְקַדֵּ֣שׁ אֹתָ֑ם וְזָ֥ר לֹא־יֹאכַ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֵֽם׃
Göreve başlatılmaları ve kutsanmaları için kendileri adına kefaret sağlanan bu sunuları onlar yiyecekler. Kâhin olmayan biri bunlardan yemeyecek; çünkü bunlar kutsaldır.
Veim yivater mibesar hamiluim umin halehem ad haboker vesarafta et hanotar baeş lo yeahel ki kodeş u.
וְֽאִם־יִוָּתֵ֞ר מִבְּשַׂ֧ר הַמִּלֻּאִ֛ים וּמִן־הַלֶּ֖חֶם עַד־הַבֹּ֑קֶר וְשָׂרַפְתָּ֤ אֶת־הַנּוֹתָר֙ בָּאֵ֔שׁ לֹ֥א יֵאָכֵ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֽוּא׃
Göreve başlatma kurbanının etinden ya da ekmekten sabaha kadar bir şey kalırsa, kalanı ateşte yakacaksın. Yenmeyecek; çünkü kutsaldır.
Veasita leaharon ulevanav kaha kehol aşer tsiviti otaha şivat yamim temale yadam.
וְעָשִׂ֜יתָ לְאַהֲרֹ֤ן וּלְבָנָיו֙ כָּ֔כָה כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוִּ֖יתִי אֹתָ֑כָה שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים תְּמַלֵּ֥א יָדָֽם׃
Aaron’a ve oğullarına sana buyurduğum her şeyi böyle yapacaksın. Onları yedi gün boyunca göreve başlatacaksın.
Vaamale oto ruah Elohim behohma uvitvuna uvedaat uvehol melaha.
וָאֲמַלֵּ֥א אֹת֖וֹ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים בְּחָכְמָ֛ה וּבִתְבוּנָ֥ה וּבְדַ֖עַת וּבְכָל־מְלָאכָֽה׃
Onu bilgelik, anlayış, bilgi ve her türlü işçilik için Tanrı’nın ruhuyla doldurdum;
Uvaharoşet even lemalot uvaharoşet ets laasot behol melaha.
וּבַחֲרֹ֥שֶׁת אֶ֛בֶן לְמַלֹּ֖את וּבַחֲרֹ֣שֶׁת עֵ֑ץ לַעֲשׂ֖וֹת בְּכָל־מְלָאכָֽה׃
yuvalara yerleştirmek üzere taş yontması, ahşap oyması ve her türlü işçiliği yapması için.
Vayomer moşe milu yedhem hayom ladonay ki iş bivno uveahiv velatet alehem hayom beraha.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה מִלְא֨וּ יֶדְכֶ֤ם הַיּוֹם֙ לַֽיהוָ֔ה כִּ֛י אִ֥ישׁ בִּבְנ֖וֹ וּבְאָחִ֑יו וְלָתֵ֧ת עֲלֵיכֶ֛ם הַיּ֖וֹם בְּרָכָֽה׃
Moşe, “Bugün kendinizi Adonay’ın hizmetine adayın; çünkü her biriniz kendi oğluna ve kardeşine karşı durdu. Böylece bugün size bereket versin” dedi.
Veavne şoham veavne miluim laefod velahoşen.
וְאַ֨בְנֵי־שֹׁ֔הַם וְאַבְנֵ֖י מִלֻּאִ֑ים לָאֵפ֖וֹד וְלַחֹֽשֶׁן׃
efod ve göğüslük için şoham taşları ve yuvalara yerleştirilecek taşlar.
Vehanesiim heviu et avne haşoham veet avne hamiluim laefod velahoşen.
וְהַנְּשִׂאִ֣ם הֵבִ֔יאוּ אֵ֚ת אַבְנֵ֣י הַשֹּׁ֔הַם וְאֵ֖ת אַבְנֵ֣י הַמִּלֻּאִ֑ים לָאֵפ֖וֹד וְלַחֹֽשֶׁן׃
Önderler, efod ve göğüslük için şoham taşlarını ve yuvalara yerleştirilecek taşları getirdiler;
Vayemale oto ruah Elohim behohma bitvuna uvedaat uvehol melaha.
וַיְמַלֵּ֥א אֹת֖וֹ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים בְּחָכְמָ֛ה בִּתְבוּנָ֥ה וּבְדַ֖עַת וּבְכָל־מְלָאכָֽה׃
Onu bilgelik, anlayış, bilgi ve her türlü işçilik için Tanrı’nın ruhuyla doldurdu;
Temel kelimeler (lemmalar)
be full
57 kullanım · 55 ayet
full
31 kullanım · 31 ayet
setting
14 kullanım · 14 ayet
fulness
11 kullanım · 10 ayet
fulness
3 kullanım · 3 ayet
setting
3 kullanım · 3 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.