İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

מאד

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 75 kez, 68 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit38 kullanım33 ayet
  • Şemot14 kullanım13 ayet
  • Bamidbar11 kullanım10 ayet
  • Devarim12 kullanım12 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:31

    Vayar Elohim et kol aşer asa vehine tov meod vayehi erev vayehi voker yom haşişi.

    וַיַּ֤רְא אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְהִנֵּה־ט֖וֹב מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם הַשִּׁשִּֽׁי׃ (פ)

    Tanrı yaptığı her şeye baktı; işte, hepsi çok iyiydi. Akşam oldu, sabah oldu: altıncı gün.

  2. Bereşit 4:5

    Veel kayin veel minhato lo şaa vayihar lekayin meod vayipelu panav.

    וְאֶל־קַ֥יִן וְאֶל־מִנְחָת֖וֹ לֹ֣א שָׁעָ֑ה וַיִּ֤חַר לְקַ֙יִן֙ מְאֹ֔ד וַֽיִּפְּל֖וּ פָּנָֽיו׃

    Ama Kayin’e ve sunusuna ilgi göstermedi. Kayin çok öfkelendi ve yüzü asıldı.

  3. Bereşit 7:18

    Vayigberu hamayim vayirbu meod al haarets vateleh hateva al pene hamayim.

    וַיִּגְבְּר֥וּ הַמַּ֛יִם וַיִּרְבּ֥וּ מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַתֵּ֥לֶךְ הַתֵּבָ֖ה עַל־פְּנֵ֥י הַמָּֽיִם׃

    Sular güçlenip yeryüzünde iyice çoğaldı. Gemi suların yüzünde ilerliyordu.

  4. Bereşit 7:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehamayim gaveru meod meod al haarets vayehusu kol heharim hagevohim aşer tahat kol haşamayim.

    וְהַמַּ֗יִם גָּֽבְר֛וּ מְאֹ֥ד מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַיְכֻסּ֗וּ כָּל־הֶֽהָרִים֙ הַגְּבֹהִ֔ים אֲשֶׁר־תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם׃

    Sular yeryüzünde çok, pek çok yükseldi; bütün göğün altındaki yüksek dağların hepsi örtüldü.

  5. Bereşit 12:14

    Vayehi kevo avram mitsrayema vayiru hamitsrim et haişa ki yafa hi meod.

    וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא אַבְרָ֖ם מִצְרָ֑יְמָה וַיִּרְא֤וּ הַמִּצְרִים֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יָפָ֥ה הִ֖וא מְאֹֽד׃

    Avram Mısır’a girdiğinde Mısırlılar kadının çok güzel olduğunu gördüler.

  6. Bereşit 13:2

    Veavram kaved meod bamikne bakesef uvazahav.

    וְאַבְרָ֖ם כָּבֵ֣ד מְאֹ֑ד בַּמִּקְנֶ֕ה בַּכֶּ֖סֶף וּבַזָּהָֽב׃

    Avram sürüler, gümüş ve altın bakımından çok zengindi.

  7. Bereşit 13:13

    Veanşe sedom raim vehataim ladonay meod.

    וְאַנְשֵׁ֣י סְדֹ֔ם רָעִ֖ים וְחַטָּאִ֑ים לַיהוָ֖ה מְאֹֽד׃

    Sedom halkı çok kötüydü; Adonay’a karşı büyük günahlar işliyordu.

  8. Bereşit 15:1

    Ahar hadevarim haele haya devar Adonay el avram bamahaze lemor al tira avram anohi magen lah sehareha harbe meod.

    אַחַ֣ר ׀ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה הָיָ֤ה דְבַר־יְהוָה֙ אֶל־אַבְרָ֔ם בַּֽמַּחֲזֶ֖ה לֵאמֹ֑ר אַל־תִּירָ֣א אַבְרָ֗ם אָנֹכִי֙ מָגֵ֣ן לָ֔ךְ שְׂכָרְךָ֖ הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד׃

    Bu olaylardan sonra Adonay’ın sözü bir görümde Avram’a geldi: “Korkma Avram! Ben sana kalkanım; ödülün çok büyük olacak.”

  9. Bereşit 17:2

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veetena veriti beni uveneha vearbe oteha bimod meod.

    וְאֶתְּנָ֥ה בְרִיתִ֖י בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֑ךָ וְאַרְבֶּ֥ה אוֹתְךָ֖ בִּמְאֹ֥ד מְאֹֽד׃

    Seninle aramda antlaşmamı kuracağım ve seni çok, pek çok çoğaltacağım.”

  10. Bereşit 17:6

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehifreti oteha bimod meod unetatiha legoyim umelahim mimeha yetseu.

    וְהִפְרֵתִ֤י אֹֽתְךָ֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וּנְתַתִּ֖יךָ לְגוֹיִ֑ם וּמְלָכִ֖ים מִמְּךָ֥ יֵצֵֽאוּ׃

    Seni çok, pek çok verimli kılacağım. Senden halklar meydana getireceğim; senden krallar çıkacak.

  11. Bereşit 17:20

    Bu ayette 2 eşleşme

    Uleyişmael şematiha hine berahti oto vehifreti oto vehirbeti oto bimod meod şenem asar nesiim yolid unetativ legoy gadol.

    וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה ׀ בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃

    Yişmael konusunda da seni duydum. İşte, onu kutsadım; onu verimli kılıp çok, pek çok çoğaltacağım. On iki önderin babası olacak; onu büyük bir halk yapacağım.

  12. Bereşit 18:20

    Vayomer Adonay zaakat sedom vaamora ki raba vehatatam ki haveda meod.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה זַעֲקַ֛ת סְדֹ֥ם וַעֲמֹרָ֖ה כִּי־רָ֑בָּה וְחַ֨טָּאתָ֔ם כִּ֥י כָבְדָ֖ה מְאֹֽד׃

    Adonay, “Sedom ve Amora’dan yükselen feryat çok büyük, günahları çok ağır” dedi.

  13. Bereşit 19:3

    Vayiftsar bam meod vayasuru elav vayavou el beto vayaas lahem mişte umatsot afa vayohelu.

    וַיִּפְצַר־בָּ֣ם מְאֹ֔ד וַיָּסֻ֣רוּ אֵלָ֔יו וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיַּ֤עַשׂ לָהֶם֙ מִשְׁתֶּ֔ה וּמַצּ֥וֹת אָפָ֖ה וַיֹּאכֵֽלוּ׃

    Lot çok ısrar edince onunla birlikte evine gittiler. Lot onlara bir şölen hazırladı, mayasız ekmekler pişirdi ve yediler.

  14. Bereşit 19:9

    Vayomeru geş halea vayomeru haehad ba lagur vayişpot şafot ata nara leha mehem vayiftseru vaiş belot meod vayigeşu lişbor hadalet.

    וַיֹּאמְר֣וּ ׀ גֶּשׁ־הָ֗לְאָה וַיֹּֽאמְרוּ֙ הָאֶחָ֤ד בָּֽא־לָגוּר֙ וַיִּשְׁפֹּ֣ט שָׁפ֔וֹט עַתָּ֕ה נָרַ֥ע לְךָ֖ מֵהֶ֑ם וַיִּפְצְר֨וּ בָאִ֤ישׁ בְּלוֹט֙ מְאֹ֔ד וַֽיִּגְּשׁ֖וּ לִשְׁבֹּ֥ר הַדָּֽלֶת׃

    “Çekil şuradan!” dediler. “Bu adam yabancı olarak geldi, şimdi başımıza yargıç kesiliyor! Sana onlardan daha kötüsünü yapacağız.” Lot’a şiddetle yüklendiler ve kapıyı kırmak için yaklaştılar.

  15. Bereşit 20:8

    Vayaşkem avimeleh baboker vayikra lehol avadav vayedaber et kol hadevarim haele beoznehem vayireu haanaşim meod.

    וַיַּשְׁכֵּ֨ם אֲבִימֶ֜לֶךְ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּקְרָא֙ לְכָל־עֲבָדָ֔יו וַיְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים מְאֹֽד׃

    Avimeleh sabah erkenden kalkıp bütün hizmetkârlarını çağırdı ve olanların hepsini onlara anlattı. Adamlar çok korktular.

  16. Bereşit 21:11

    Vayera hadavar meod beene avraham al odot beno.

    וַיֵּ֧רַע הַדָּבָ֛ר מְאֹ֖ד בְּעֵינֵ֣י אַבְרָהָ֑ם עַ֖ל אוֹדֹ֥ת בְּנֽוֹ׃

    Oğlu yüzünden bu söz Avraam’ı çok üzdü.

  17. Bereşit 24:16

    Vehanaara tovat mare meod betula veiş lo yedaah vatered haayna vatemale hadah vataal.

    וְהַֽנַּעֲרָ֗ טֹבַ֤ת מַרְאֶה֙ מְאֹ֔ד בְּתוּלָ֕ה וְאִ֖ישׁ לֹ֣א יְדָעָ֑הּ וַתֵּ֣רֶד הָעַ֔יְנָה וַתְּמַלֵּ֥א כַדָּ֖הּ וַתָּֽעַל׃

    Genç kız çok güzel görünüşlüydü; bakireydi, hiçbir erkekle birlikte olmamıştı. Pınara inip testisini doldurdu ve yukarı çıktı.

  18. Bereşit 24:35

    Vadonay berah et adoni meod vayigdal vayiten lo tson uvakar vehesef vezahav vaavadim uşefahot ugemalim vahamorim.

    וַיהוָ֞ה בֵּרַ֧ךְ אֶת־אֲדֹנִ֛י מְאֹ֖ד וַיִּגְדָּ֑ל וַיִּתֶּן־ל֞וֹ צֹ֤אן וּבָקָר֙ וְכֶ֣סֶף וְזָהָ֔ב וַעֲבָדִם֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃

    “Adonay efendimi çok kutsadı; o da büyük bir kişi oldu. Ona koyunlar, keçiler, sığırlar, gümüş, altın, köleler, cariyeler, develer ve eşekler verdi.

  19. Bereşit 26:13

    Vayigdal haiş vayeleh haloh vegadel ad ki gadal meod.

    וַיִּגְדַּ֖ל הָאִ֑ישׁ וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְגָדֵ֔ל עַ֥ד כִּֽי־גָדַ֖ל מְאֹֽד׃

    Adam zenginleşti. Gittikçe daha da zenginleşerek çok büyük bir servete ulaştı.

  20. Bereşit 26:16

    Vayomer avimeleh el yitshak leh meimanu ki atsameta mimenu meod.

    וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־יִצְחָ֑ק לֵ֚ךְ מֵֽעִמָּ֔נוּ כִּֽי־עָצַֽמְתָּ־מִמֶּ֖נּוּ מְאֹֽד׃

    Avimeleh, Yitshak’a, “Aramızdan git; çünkü bizden çok daha güçlü oldun” dedi.

  21. Bereşit 27:33

    Vayeherad yitshak harada gedola ad meod vayomer mi efo u hatsad tsayid vayave li vaohal mikol beterem tavo vaavaraheu gam baruh yihye.

    וַיֶּחֱרַ֨ד יִצְחָ֣ק חֲרָדָה֮ גְּדֹלָ֣ה עַד־מְאֹד֒ וַיֹּ֡אמֶר מִֽי־אֵפ֡וֹא ה֣וּא הַצָּֽד־צַיִד֩ וַיָּ֨בֵא לִ֜י וָאֹכַ֥ל מִכֹּ֛ל בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא וָאֲבָרֲכֵ֑הוּ גַּם־בָּר֖וּךְ יִהְיֶֽה׃

    Yitshak büyük bir korkuyla şiddetle titredi. “Öyleyse avlanıp bana av getiren kimdi?” dedi. “Sen gelmeden önce hepsinden yedim ve onu kutsadım. Kutsanmış da kalacak!”

  22. Bereşit 27:34

    Kişmoa esav et divre aviv vayitsak tseaka gedola umara ad meod vayomer leaviv baraheni gam ani avi.

    כִּשְׁמֹ֤עַ עֵשָׂו֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י אָבִ֔יו וַיִּצְעַ֣ק צְעָקָ֔ה גְּדֹלָ֥ה וּמָרָ֖ה עַד־מְאֹ֑ד וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֔יו בָּרֲכֵ֥נִי גַם־אָ֖נִי אָבִֽי׃

    Esav babasının sözlerini duyunca çok yüksek ve acı bir çığlık attı. Babasına, “Beni de kutsa, babacığım!” dedi.

  23. Bereşit 30:43

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayifrots haiş meod meod vayehi lo tson rabot uşefahot vaavadim ugemalim vahamorim.

    וַיִּפְרֹ֥ץ הָאִ֖ישׁ מְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־לוֹ֙ צֹ֣אן רַבּ֔וֹת וּשְׁפָחוֹת֙ וַעֲבָדִ֔ים וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃

    Yaakov çok büyük bir servete kavuştu. Çok sayıda küçükbaş hayvanı, kadın ve erkek hizmetkârı, devesi ve eşeği oldu.

  24. Bereşit 32:8

    Vayira yaakov meod vayetser lo vayahats et haam aşer ito veet hatson veet habakar vehagemalim lişne mahanot.

    וַיִּירָ֧א יַעֲקֹ֛ב מְאֹ֖ד וַיֵּ֣צֶר ל֑וֹ וַיַּ֜חַץ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ וְאֶת־הַצֹּ֧אן וְאֶת־הַבָּקָ֛ר וְהַגְּמַלִּ֖ים לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃

    Yaakov çok korktu, sıkıntıya düştü. Yanındaki insanları, küçükbaş hayvanları, sığırları ve develeri iki kampa ayırdı.

  25. Bereşit 34:7

    Uvene yaakov bau min hasade keşameam vayiteatsevu haanaşim vayihar lahem meod ki nevala asa veyisrael lişkav et bat yaakov vehen lo yease.

    וּבְנֵ֨י יַעֲקֹ֜ב בָּ֤אוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ כְּשָׁמְעָ֔ם וַיִּֽתְעַצְּבוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיִּ֥חַר לָהֶ֖ם מְאֹ֑ד כִּֽי־נְבָלָ֞ה עָשָׂ֣ה בְיִשְׂרָאֵ֗ל לִשְׁכַּב֙ אֶת־בַּֽת־יַעֲקֹ֔ב וְכֵ֖ן לֹ֥א יֵעָשֶֽׂה׃

    Yaakov’un oğulları haberi duyunca kırdan geldiler. Adamlar derin üzüntüye kapıldı ve çok öfkelendi; çünkü Şehem, Yaakov’un kızıyla yatarak İsrael’de utanç verici bir iş yapmıştı. Böyle bir şey yapılmamalıydı.

  26. Bereşit 34:12

    Harbu alay meod mohar umatan veetena kaaşer tomeru elay utenu li et hanaara leişa.

    הַרְבּ֨וּ עָלַ֤י מְאֹד֙ מֹ֣הַר וּמַתָּ֔ן וְאֶ֨תְּנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֖וּ אֵלָ֑י וּתְנוּ־לִ֥י אֶת־הַֽנַּעֲרָ֖ לְאִשָּֽׁה׃

    Benden istediğiniz evlilik bedelini ve armağanı ne kadar yüksek tutarsanız tutun, söylediğinizi vereceğim. Yeter ki genç kızı bana eş olarak verin.”

  27. Bereşit 41:19

    Vehine şeva parot aherot olot aharehen dalot veraot toar meod verakot basar lo raiti hahena behol erets mitsrayim laroa.

    וְהִנֵּ֞ה שֶֽׁבַע־פָּר֤וֹת אֲחֵרוֹת֙ עֹל֣וֹת אַחֲרֵיהֶ֔ן דַּלּ֨וֹת וְרָע֥וֹת תֹּ֛אַר מְאֹ֖ד וְרַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר לֹֽא־רָאִ֧יתִי כָהֵ֛נָּה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָרֹֽעַ׃

    Ardından zayıf, çok çirkin görünüşlü, cılız yedi inek daha çıktı. Bütün Mısır ülkesinde onlar kadar kötü görünen inekler görmedim.

  28. Bereşit 41:31

    Velo yivada hasava baarets mipene haraav hau ahare hen ki haved u meod.

    וְלֹֽא־יִוָּדַ֤ע הַשָּׂבָע֙ בָּאָ֔רֶץ מִפְּנֵ֛י הָרָעָ֥ב הַה֖וּא אַחֲרֵי־כֵ֑ן כִּֽי־כָבֵ֥ד ה֖וּא מְאֹֽד׃

    Ardından gelen kıtlık yüzünden ülkedeki bolluktan hiçbir iz kalmayacak; çünkü kıtlık çok ağır olacak.

  29. Bereşit 41:49

    Vayitsbor yosef bar kehol hayam harbe meod ad ki hadal lispor ki en mispar.

    וַיִּצְבֹּ֨ר יוֹסֵ֥ף בָּ֛ר כְּח֥וֹל הַיָּ֖ם הַרְבֵּ֣ה מְאֹ֑ד עַ֛ד כִּי־חָדַ֥ל לִסְפֹּ֖ר כִּי־אֵ֥ין מִסְפָּֽר׃

    Yosef denizin kumu kadar çok tahıl biriktirdi. Sonunda ölçmeyi bıraktı; çünkü ölçülemeyecek kadar çoktu.

  30. Bereşit 47:13

    Velehem en behol haarets ki haved haraav meod vatelah erets mitsrayim veerets kenaan mipene haraav.

    וְלֶ֤חֶם אֵין֙ בְּכָל־הָאָ֔רֶץ כִּֽי־כָבֵ֥ד הָרָעָ֖ב מְאֹ֑ד וַתֵּ֜לַהּ אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ וְאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן מִפְּנֵ֖י הָרָעָֽב׃

    Hiçbir yerde yiyecek kalmamıştı; çünkü kıtlık çok ağırdı. Mısır ve Kenaan ülkeleri kıtlık yüzünden bitkin düşmüştü.

  31. Bereşit 47:27

    Vayeşev yisrael beerets mitsrayim beerets goşen vayeahazu vah vayifru vayirbu meod.

    וַיֵּ֧שֶׁב יִשְׂרָאֵ֛ל בְּאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֑שֶׁן וַיֵּאָחֲז֣וּ בָ֔הּ וַיִּפְר֥וּ וַיִּרְבּ֖וּ מְאֹֽד׃

    İsrael, Mısır ülkesinde, Goşen bölgesinde oturdu. Orada mülk edindiler; verimli olup çok çoğaldılar.

  32. Bereşit 50:9

    Vayaal imo gam rehev gam paraşim vayehi hamahane kaved meod.

    וַיַּ֣עַל עִמּ֔וֹ גַּם־רֶ֖כֶב גַּם־פָּרָשִׁ֑ים וַיְהִ֥י הַֽמַּחֲנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃

    Savaş arabaları ve atlılar da onunla gitti. Çok büyük bir topluluk oluştu.

  33. Bereşit 50:10

    Vayavou ad goren haatad aşer beever hayarden vayispedu şam misped gadol vehaved meod vayaas leaviv evel şivat yamim.

    וַיָּבֹ֜אוּ עַד־גֹּ֣רֶן הָאָטָ֗ד אֲשֶׁר֙ בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן וַיִּ֨סְפְּדוּ־שָׁ֔ם מִסְפֵּ֛ד גָּד֥וֹל וְכָבֵ֖ד מְאֹ֑ד וַיַּ֧עַשׂ לְאָבִ֛יו אֵ֖בֶל שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Yarden’in öte yakasındaki Goren Haatad’a geldiler. Orada çok büyük ve acı bir ağıt yaktılar. Yosef babası için yedi gün yas tuttu.

  34. Şemot 1:7

    Bu ayette 2 eşleşme

    Uvene yisrael paru vayişretsu vayirbu vayaatsmu bimod meod vatimale haarets otam.

    וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל פָּר֧וּ וַֽיִּשְׁרְצ֛וּ וַיִּרְבּ֥וּ וַיַּֽעַצְמ֖וּ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַתִּמָּלֵ֥א הָאָ֖רֶץ אֹתָֽם׃ (פ)

    İsrael oğulları verimli oldular, hızla çoğaldılar, sayıları arttı ve çok güçlendiler. Ülke onlarla doldu.

  35. Şemot 1:20

    Vayetev Elohim lameyaledot vayirev haam vayaatsmu meod.

    וַיֵּ֥יטֶב אֱלֹהִ֖ים לַֽמְיַלְּדֹ֑ת וַיִּ֧רֶב הָעָ֛ם וַיַּֽעַצְמ֖וּ מְאֹֽד׃

    Tanrı ebelere iyilik etti. Halk çoğaldı ve çok güçlendi.

  36. Şemot 9:3

    Hine yad Adonay hoya bemikneha aşer basade basusim bahamorim bagemalim babakar uvatson dever kaved meod.

    הִנֵּ֨ה יַד־יְהוָ֜ה הוֹיָ֗ה בְּמִקְנְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה בַּסּוּסִ֤ים בַּֽחֲמֹרִים֙ בַּגְּמַלִּ֔ים בַּבָּקָ֖ר וּבַצֹּ֑אן דֶּ֖בֶר כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃

    Adonay’ın eli kırdaki hayvanlarının, atların, eşeklerin, develerin, sığırların ve davarların üzerine gelecek; çok ağır bir salgın hastalık olacak.

  37. Şemot 9:18

    Hinni mamtir kaet mahar barad kaved meod aşer lo haya hamou bemitsrayim lemin hayom hivaseda vead ata.

    הִנְנִ֤י מַמְטִיר֙ כָּעֵ֣ת מָחָ֔ר בָּרָ֖ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֑ד אֲשֶׁ֨ר לֹא־הָיָ֤ה כָמֹ֙הוּ֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְמִן־הַיּ֥וֹם הִוָּסְדָ֖ה וְעַד־עָֽתָּה׃

    İşte yarın bu saatlerde çok şiddetli bir dolu yağdıracağım. Mısır’ın kurulduğu günden bugüne kadar böylesi görülmedi.

  38. Şemot 9:24

    Vayehi varad veeş mitlakahat betoh habarad kaved meod aşer lo haya hamou behol erets mitsrayim meaz hayeta legoy.

    וַיְהִ֣י בָרָ֔ד וְאֵ֕שׁ מִתְלַקַּ֖חַת בְּת֣וֹךְ הַבָּרָ֑ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד אֲ֠שֶׁר לֹֽא־הָיָ֤ה כָמֹ֙הוּ֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מֵאָ֖ז הָיְתָ֥ה לְגֽוֹי׃

    Dolu yağıyor, dolunun içinde ateş çakıyordu. Öylesine şiddetliydi ki Mısır bir ulus olalı beri bütün ülkede böylesi görülmemişti.

  39. Şemot 10:14

    Vayaal haarbe al kol erets mitsrayim vayanah behol gevul mitsrayim kaved meod lefanav lo haya hen arbe kamou veaharav lo yiheye ken.

    וַיַּ֣עַל הָֽאַרְבֶּ֗ה עַ֚ל כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיָּ֕נַח בְּכֹ֖ל גְּב֣וּל מִצְרָ֑יִם כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד לְ֠פָנָיו לֹא־הָ֨יָה כֵ֤ן אַרְבֶּה֙ כָּמֹ֔הוּ וְאַחֲרָ֖יו לֹ֥א יִֽהְיֶה־כֵּֽן׃

    Çekirgeler bütün Mısır ülkesini kapladı; Mısır’ın her yerine kondular. Öylesine çoktular ki daha önce böylesi görülmemişti, bundan sonra da görülmeyecekti.

  40. Şemot 10:19

    Vayahafoh Adonay ruah yam hazak meod vayisa et haarbe vayitkaeu yama suf lo nişar arbe ehad behol gevul mitsrayim.

    וַיַּהֲפֹ֨ךְ יְהוָ֤ה רֽוּחַ־יָם֙ חָזָ֣ק מְאֹ֔ד וַיִּשָּׂא֙ אֶת־הָ֣אַרְבֶּ֔ה וַיִּתְקָעֵ֖הוּ יָ֣מָּה סּ֑וּף לֹ֤א נִשְׁאַר֙ אַרְבֶּ֣ה אֶחָ֔ד בְּכֹ֖ל גְּב֥וּל מִצְרָֽיִם׃

    Adonay rüzgârı çok güçlü bir batı rüzgârına çevirdi. Rüzgâr çekirgeleri alıp Sazlık Denizi’ne sürükledi. Mısır’ın hiçbir yerinde bir tek çekirge bile kalmadı.

  41. Şemot 11:3

    Vayiten Adonay et hen haam beene mitsrayim gam haiş moşe gadol meod beerets mitsrayim beene avde faro uveene haam.

    וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־חֵ֥ן הָעָ֖ם בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם גַּ֣ם ׀ הָאִ֣ישׁ מֹשֶׁ֗ה גָּד֤וֹל מְאֹד֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּעֵינֵ֥י עַבְדֵֽי־פַרְעֹ֖ה וּבְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃ (ס)

    Adonay, Mısırlıların halka iyi gözle bakmasını sağladı. Moşe de Mısır ülkesinde, Firavun’un görevlilerinin ve halkın gözünde çok saygın bir kişiydi.

  42. Şemot 12:38

    Vegam erev rav ala itam vetson uvakar mikne kaved meod.

    וְגַם־עֵ֥רֶב רַ֖ב עָלָ֣ה אִתָּ֑ם וְצֹ֣אן וּבָקָ֔ר מִקְנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃

    Onlarla birlikte karışık, büyük bir topluluk da çıktı. Çok sayıda davar ve sığır, çok büyük hayvan sürüleri de vardı.

  43. Şemot 14:10

    Ufaro hikriv vayisu vene yisrael et enehem vehine mitsrayim nosea aharehem vayireu meod vayitsaku vene yisrael el Adonay.

    וּפַרְעֹ֖ה הִקְרִ֑יב וַיִּשְׂאוּ֩ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־עֵינֵיהֶ֜ם וְהִנֵּ֥ה מִצְרַ֣יִם ׀ נֹסֵ֣עַ אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיִּֽירְאוּ֙ מְאֹ֔ד וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה׃

    Firavun yaklaştığında İsrael oğulları başlarını kaldırıp baktılar: Mısırlılar arkalarından geliyordu. Çok korktular ve Adonay’a haykırdılar.

  44. Şemot 19:16

    Vayehi vayom haşelişi biheyot haboker vayehi kolot uverakim veanan kaved al hahar vekol şofar hazak meod vayeherad kol haam aşer bamahane.

    וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה׃

    Üçüncü günün sabahı gök gürültüleri ve şimşekler vardı. Dağın üzerinde yoğun bir bulut, çok güçlü bir şofar sesi vardı. Ordugâhtaki bütün halk titredi.

  45. Şemot 19:18

    Vehar sinay aşan kulo mipene aşer yarad alav Adonay baeş vayaal aşano keeşen hakivşan vayeherad kol hahar meod.

    וְהַ֤ר סִינַי֙ עָשַׁ֣ן כֻּלּ֔וֹ מִ֠פְּנֵי אֲשֶׁ֨ר יָרַ֥ד עָלָ֛יו יְהוָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וַיַּ֤עַל עֲשָׁנוֹ֙ כְּעֶ֣שֶׁן הַכִּבְשָׁ֔ן וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָהָ֖ר מְאֹֽד׃

    Sinay Dağı’nın her yanından duman çıkıyordu; çünkü Adonay onun üzerine ateş içinde inmişti. Dumanı bir fırının dumanı gibi yükseliyordu ve bütün dağ şiddetle titriyordu.

  46. Şemot 19:19

    Vayehi kol haşofar holeh vehazek meod moşe yedaber vehaelohim yaanenu vekol.

    וַיְהִי֙ ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר הוֹלֵ֖ךְ וְחָזֵ֣ק מְאֹ֑ד מֹשֶׁ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְהָאֱלֹהִ֖ים יַעֲנֶ֥נּוּ בְקֽוֹל׃

    Şofar sesi giderek güçleniyordu. Moşe konuşuyor, Tanrı ona sesle karşılık veriyordu.

  47. Bamidbar 11:10

    Vayişma moşe et haam bohe lemişpehotav lefetah oholo vayihar af Adonay meod uveene moşe ra.

    וַיִּשְׁמַ֨ע מֹשֶׁ֜ה אֶת־הָעָ֗ם בֹּכֶה֙ לְמִשְׁפְּחֹתָ֔יו אִ֖ישׁ לְפֶ֣תַח אָהֳל֑וֹ וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ מְאֹ֔ד וּבְעֵינֵ֥י מֹשֶׁ֖ה רָֽע׃

    Moşe halkın aile aile, herkesin kendi çadırının girişinde ağladığını duydu. Adonay’ın öfkesi çok alevlendi; Moşe de bu durumdan hoşnut değildi.

  48. Bamidbar 11:33

    Habasar odenu ben şinehem terem yikaret veaf Adonay hara vaam vayah Adonay baam maka raba meod.

    הַבָּשָׂ֗ר עוֹדֶ֙נּוּ֙ בֵּ֣ין שִׁנֵּיהֶ֔ם טֶ֖רֶם יִכָּרֵ֑ת וְאַ֤ף יְהוָה֙ חָרָ֣ה בָעָ֔ם וַיַּ֤ךְ יְהוָה֙ בָּעָ֔ם מַכָּ֖ה רַבָּ֥ה מְאֹֽד׃

    Et daha dişlerinin arasındayken, henüz bitmeden, Adonay’ın halka karşı öfkesi alevlendi. Adonay halkı çok ağır bir belayla vurdu.

  49. Bamidbar 12:3

    Vehaiş moşe anav meod mikol haadam aşer al pene haadama.

    וְהָאִ֥ישׁ מֹשֶׁ֖ה ענו [עָנָ֣יו] מְאֹ֑ד מִכֹּל֙ הָֽאָדָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה׃ (ס)

    Moşe çok alçakgönüllüydü; yeryüzündeki bütün insanlardan daha alçakgönüllüydü.

  50. Bamidbar 13:28

    Efes ki az haam hayoşev baarets vehearim betsurot gedolot meod vegam yelide haanak rainu şam.

    אֶ֚פֶס כִּֽי־עַ֣ז הָעָ֔ם הַיֹּשֵׁ֖ב בָּאָ֑רֶץ וְהֶֽעָרִ֗ים בְּצֻר֤וֹת גְּדֹלֹת֙ מְאֹ֔ד וְגַם־יְלִדֵ֥י הָֽעֲנָ֖ק רָאִ֥ינוּ שָֽׁם׃

    Ancak ülkede yaşayan halk güçlü; şehirler surlu ve çok büyük. Orada Anak’ın soyundan gelenleri de gördük.

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

מְאֹד

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

muchness

75 kullanım · 68 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.