İbranice biçim עֶ֥רֶב
Lemma עֶ֫רֶב
Kök — שורש (şoreş, kök) ערב
Kaynak anlam (İngilizce): evening; mixed rabble; foreigners
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 12 kullanım
Teknik kod
HNcmsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 13 kez, 13 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim עֶ֥רֶב
Lemma עֶ֫רֶב
Kök — שורש (şoreş, kök) ערב
Kaynak anlam (İngilizce): evening; mixed rabble; foreigners
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 12 kullanım
HNcmsaİbranice biçim עֵ֥רֶב
Lemma עֵ֫רֶב
Kök — שורש (şoreş, kök) ערב
Kaynak anlam (İngilizce): woven or knitted material; mixed rabble; foreigners
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNcmsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayikra Elohim laor yom velahoşeh kara layla vayehi erev vayehi voker yom ehad.
וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ לָאוֹר֙ י֔וֹם וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם אֶחָֽד׃ (פ)
Tanrı ışığa “gündüz”, karanlığa “gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu: bir gün.
Vayikra Elohim larakia şamayim vayehi erev vayehi voker yom şeni.
וַיִּקְרָ֧א אֱלֹהִ֛ים לָֽרָקִ֖יעַ שָׁמָ֑יִם וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם שֵׁנִֽי׃ (פ)
Tanrı kubbeye “gök” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu: ikinci gün.
Vayehi erev vayehi voker yom şelişi.
וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם שְׁלִישִֽׁי׃ (פ)
Akşam oldu, sabah oldu: üçüncü gün.
Vayehi erev vayehi voker yom revii.
וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם רְבִיעִֽי׃ (פ)
Akşam oldu, sabah oldu: dördüncü gün.
Vayehi erev vayehi voker yom hamişi.
וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם חֲמִישִֽׁי׃ (פ)
Akşam oldu, sabah oldu: beşinci gün.
Vayar Elohim et kol aşer asa vehine tov meod vayehi erev vayehi voker yom haşişi.
וַיַּ֤רְא אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְהִנֵּה־ט֖וֹב מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם הַשִּׁשִּֽׁי׃ (פ)
Tanrı yaptığı her şeye baktı; işte, hepsi çok iyiydi. Akşam oldu, sabah oldu: altıncı gün.
Vatavo elav hayona leet erev vehine ale zayit taraf befiha vayeda noah ki kalu hamayim meal haarets.
וַתָּבֹ֨א אֵלָ֤יו הַיּוֹנָה֙ לְעֵ֣ת עֶ֔רֶב וְהִנֵּ֥ה עֲלֵה־זַ֖יִת טָרָ֣ף בְּפִ֑יהָ וַיֵּ֣דַע נֹ֔חַ כִּי־קַ֥לּוּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃
Güvercin akşama doğru yanına geldi. İşte, gagasında koparılmış bir zeytin yaprağı vardı. Noah, suların yeryüzünden çekildiğini anladı.
Vayavreh hagemalim mihuts lair el beer hamayim leet erev leet tset haşoavot.
וַיַּבְרֵ֧ךְ הַגְּמַלִּ֛ים מִח֥וּץ לָעִ֖יר אֶל־בְּאֵ֣ר הַמָּ֑יִם לְעֵ֣ת עֶ֔רֶב לְעֵ֖ת צֵ֥את הַשֹּׁאֲבֹֽת׃
Akşam vakti, kadınların su çekmeye çıktığı saatte develeri kentin dışındaki su kuyusunun yanında çöktürdü.
Vegam erev rav ala itam vetson uvakar mikne kaved meod.
וְגַם־עֵ֥רֶב רַ֖ב עָלָ֣ה אִתָּ֑ם וְצֹ֣אן וּבָקָ֔ר מִקְנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃
Onlarla birlikte karışık, büyük bir topluluk da çıktı. Çok sayıda davar ve sığır, çok büyük hayvan sürüleri de vardı.
Vayomer moşe veaharon el kol bene yisrael erev vidatem ki Adonay hotsi ethem meerets mitsrayim.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ וְאַהֲרֹ֔ן אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל עֶ֕רֶב וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֧י יְהוָ֛ה הוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe ile Aaron, bütün İsrael oğullarına şöyle dediler: “Akşam, sizi Mısır ülkesinden Adonay’ın çıkardığını bileceksiniz.
Şabat şabaton u lahem veinitem et nafşotehem betişa lahodeş baerev meerev ad erev tişbetu şabatehem.
שַׁבַּ֨ת שַׁבָּת֥וֹן הוּא֙ לָכֶ֔ם וְעִנִּיתֶ֖ם אֶת־נַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם בְּתִשְׁעָ֤ה לַחֹ֙דֶשׁ֙ בָּעֶ֔רֶב מֵעֶ֣רֶב עַד־עֶ֔רֶב תִּשְׁבְּת֖וּ שַׁבַּתְּכֶֽם׃ (פ)
Sizin için tam bir dinlenme Şabat’ıdır; kendinizi yoksun bırakacaksınız. Ayın dokuzuncu günü akşamından başlayarak, akşamdan akşama dinlenme gününüzü tutacaksınız.”
Vehaya lifnot erev yirhats bamayim uhevo haşemeş yavo el toh hamahane.
וְהָיָ֥ה לִפְנֽוֹת־עֶ֖רֶב יִרְחַ֣ץ בַּמָּ֑יִם וּכְבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ יָבֹ֖א אֶל־תּ֥וֹךְ הַֽמַּחֲנֶה׃
Akşama doğru suyla yıkanacak; güneş battığında ordugâha girebilecek.
Baboker tomar mi yiten erev uvaerev tomar mi yiten boker mipahad levaveha aşer tifhad umimare eneha aşer tire.
בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Yüreğini dolduran korku ve gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden sabah, 'Keşke akşam olsa!' diyeceksin; akşam da, 'Keşke sabah olsa!'