אָמַר
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
1373 kullanım · 1176 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1380 kez, 1181 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Ki lo yehdal evyon mikerev haarets al ken anohi metsaveha lemor patoah tiftah et yadeha leahiha laaniyeha uleevyoneha beartseha.
כִּ֛י לֹא־יֶחְדַּ֥ל אֶבְי֖וֹן מִקֶּ֣רֶב הָאָ֑רֶץ עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר פָּ֠תֹחַ תִּפְתַּ֨ח אֶת־יָדְךָ֜ לְאָחִ֧יךָ לַעֲנִיֶּ֛ךָ וּלְאֶבְיֹנְךָ֖ בְּאַרְצֶֽךָ׃ (ס)
Çünkü ülkede yoksullar hiçbir zaman eksik olmayacak. Bu yüzden sana, 'Ülkendeki kardeşine, sıkıntı içindekine ve yoksuluna elini mutlaka aç' diye buyuruyorum.
Vehaya ki yomar eleha lo etse meimah ki aheveha veet beteha ki tov lo imah.
וְהָיָה֙ כִּֽי־יֹאמַ֣ר אֵלֶ֔יךָ לֹ֥א אֵצֵ֖א מֵעִמָּ֑ךְ כִּ֤י אֲהֵֽבְךָ֙ וְאֶת־בֵּיתֶ֔ךָ כִּי־ט֥וֹב ל֖וֹ עִמָּֽךְ׃
Seni ve ev halkını sevdiği, yanında iyi durumda olduğu için sana, 'Yanından ayrılmayacağım' derse,
Al pi hatora aşer yoruha veal hamişpat aşer yomeru leha taase lo tasur min hadavar aşer yagidu leha yamin usemol.
עַל־פִּ֨י הַתּוֹרָ֜ה אֲשֶׁ֣ר יוֹר֗וּךָ וְעַל־הַמִּשְׁפָּ֛ט אֲשֶׁר־יֹאמְר֥וּ לְךָ֖ תַּעֲשֶׂ֑ה לֹ֣א תָס֗וּר מִן־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־יַגִּ֥ידֽוּ לְךָ֖ יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאל׃
Sana öğrettikleri Tora'ya ve söyledikleri yargı kararına göre davranacaksın. Sana bildirdikleri sözden sağa ya da sola sapmayacaksın.
Ki tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten lah viriştah veyaşavta bah veamarta asima alay meleh kehol hagoyim aşer sevivotay.
כִּֽי־תָבֹ֣א אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ וִֽירִשְׁתָּ֖הּ וְיָשַׁ֣בְתָּה בָּ֑הּ וְאָמַרְתָּ֗ אָשִׂ֤ימָה עָלַי֙ מֶ֔לֶךְ כְּכָל־הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתָֽי׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeye girip onu mülk edindiğinde ve oraya yerleştiğinde, 'Çevremdeki bütün uluslar gibi ben de başıma bir kral koyacağım' dersen,
Rak lo yarbe lo susim velo yaşiv et haam mitsrayma lemaan harbot sus vadonay amar lahem lo tosifun laşuv badereh haze od.
רַק֮ לֹא־יַרְבֶּה־לּ֣וֹ סוּסִים֒ וְלֹֽא־יָשִׁ֤יב אֶת־הָעָם֙ מִצְרַ֔יְמָה לְמַ֖עַן הַרְבּ֣וֹת ס֑וּס וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר לָכֶ֔ם לֹ֣א תֹסִפ֗וּן לָשׁ֛וּב בַּדֶּ֥רֶךְ הַזֶּ֖ה עֽוֹד׃
Ancak kendisi için çok sayıda at edinmeyecek; atlarını çoğaltmak amacıyla halkı Mısır'a geri götürmeyecek. Adonay size, 'Bir daha bu yoldan geri dönmeyeceksiniz' demiştir.
Kehol aşer şaalta meim Adonay eloheha behorev beyom hakahal lemor lo osef lişmoa et kol Adonay elohay veet haeş hagedola hazot lo ere od velo amut.
כְּכֹ֨ל אֲשֶׁר־שָׁאַ֜לְתָּ מֵעִ֨ם יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בְּחֹרֵ֔ב בְּי֥וֹם הַקָּהָ֖ל לֵאמֹ֑ר לֹ֣א אֹסֵ֗ף לִשְׁמֹ֙עַ֙ אֶת־קוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י וְאֶת־הָאֵ֨שׁ הַגְּדֹלָ֥ה הַזֹּ֛את לֹֽא־אֶרְאֶ֥ה ע֖וֹד וְלֹ֥א אָמֽוּת׃
Horev'de, toplandığınız gün Tanrın Adonay'dan, 'Bir daha Tanrım Adonay'ın sesini duymayayım, bu büyük ateşi görmeyeyim ki ölmeyeyim' diye istediğin her şey uyarınca,
Vayomer Adonay elay hetivu aşer diberu.
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י הֵיטִ֖יבוּ אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽרוּ׃
Adonay bana şöyle dedi: 'Söyledikleri doğrudur.
Vehi tomar bilvaveha eha neda et hadavar aşer lo dibero Adonay.
וְכִ֥י תֹאמַ֖ר בִּלְבָבֶ֑ךָ אֵיכָה֙ נֵדַ֣ע אֶת־הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר לֹא־דִבְּר֖וֹ יְהוָֽה׃
İçinden, 'Adonay'ın söylemediği sözü nasıl anlayacağız?' dersen:
Al ken anohi metsaveha lemor şaloş arim tavdil lah.
עַל־כֵּ֛ן אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ לֵאמֹ֑ר שָׁלֹ֥שׁ עָרִ֖ים תַּבְדִּ֥יל לָֽךְ׃ (ס)
Bu yüzden sana, 'Kendin için üç kent ayır' diye buyuruyorum.
Veamar alehem şema yisrael atem kerevim hayom lamilhama al oyevehem al yerah levavhem al tireu veal tahpezu veal taartsu mipenehem.
וְאָמַ֤ר אֲלֵהֶם֙ שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֔ל אַתֶּ֨ם קְרֵבִ֥ים הַיּ֛וֹם לַמִּלְחָמָ֖ה עַל־אֹיְבֵיכֶ֑ם אַל־יֵרַ֣ךְ לְבַבְכֶ֗ם אַל־תִּֽירְא֧וּ וְאַֽל־תַּחְפְּז֛וּ וְאַל־תַּֽעַרְצ֖וּ מִפְּנֵיהֶֽם׃
Onlara şöyle diyecek: 'Dinle, İsrael! Bugün düşmanlarınızla savaşmaya yaklaşıyorsunuz. Yüreğiniz ürkmesin; korkmayın, telaşa kapılmayın, onların karşısında dehşete düşmeyin.
Vediberu haşoterim el haam lemor mi haiş aşer bana vayit hadaş velo hanaho yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yahnehenu.
וְדִבְּר֣וּ הַשֹּֽׁטְרִים֮ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ מִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁ֨ר בָּנָ֤ה בַֽיִת־חָדָשׁ֙ וְלֹ֣א חֲנָכ֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יַחְנְכֶֽנּוּ׃
Görevliler halka şöyle diyecek: 'Yeni bir ev yapıp henüz kullanmaya başlamamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve evi başka biri kullanmaya başlar.
Veyasefu haşoterim ledaber el haam veameru mi haiş hayare verah halevav yeleh veyaşov leveto velo yimas et levav ehav kilvavo.
וְיָסְפ֣וּ הַשֹּׁטְרִים֮ לְדַבֵּ֣ר אֶל־הָעָם֒ וְאָמְר֗וּ מִי־הָאִ֤ישׁ הַיָּרֵא֙ וְרַ֣ךְ הַלֵּבָ֔ב יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ וְלֹ֥א יִמַּ֛ס אֶת־לְבַ֥ב אֶחָ֖יו כִּלְבָבֽוֹ׃
Görevliler halka konuşmayı sürdürüp şöyle diyecek: 'Korkan, yüreği ürken kim var? Gidip evine dönsün ki kardeşlerinin yüreğini de kendi yüreği gibi eritmesin.'
Veanu veameru yadenu lo şafehu et hadam haze veenenu lo rau.
וְעָנ֖וּ וְאָמְר֑וּ יָדֵ֗ינוּ לֹ֤א שפכה [שָֽׁפְכוּ֙] אֶת־הַדָּ֣ם הַזֶּ֔ה וְעֵינֵ֖ינוּ לֹ֥א רָאֽוּ׃
Şöyle açıklayacaklar: 'Bu kanı ellerimiz dökmedi, gözlerimiz görmedi.
Veameru el zikne iro benenu ze sorer umore enenu şomea bekolenu zolel vesove.
וְאָמְר֞וּ אֶל־זִקְנֵ֣י עִיר֗וֹ בְּנֵ֤נוּ זֶה֙ סוֹרֵ֣ר וּמֹרֶ֔ה אֵינֶ֥נּוּ שֹׁמֵ֖עַ בְּקֹלֵ֑נוּ זוֹלֵ֖ל וְסֹבֵֽא׃
Kentlerinin ileri gelenlerine, 'Bu oğlumuz dik başlı ve asidir, sözümüzü dinlemiyor; obur ve ayyaştır' diyecekler.
Vesam lah alilot devarim vehotsi aleha şem ra veamar et haişa hazot lakahti vaekrav eleha velo matsati lah betulim.
וְשָׂ֥ם לָהּ֙ עֲלִילֹ֣ת דְּבָרִ֔ים וְהוֹצִ֥יא עָלֶ֖יהָ שֵׁ֣ם רָ֑ע וְאָמַ֗ר אֶת־הָאִשָּׁ֤ה הַזֹּאת֙ לָקַ֔חְתִּי וָאֶקְרַ֣ב אֵלֶ֔יהָ וְלֹא־מָצָ֥אתִי לָ֖הּ בְּתוּלִֽים׃
ona suçlamalar yöneltip adını kötüye çıkararak, 'Bu kadınla evlendim, ona yaklaştığımda bekâret belirtilerini bulamadım' derse,
Veamar avi hanaara el hazekenim et biti natati laiş haze leişa vayisnaeha.
וְאָמַ֛ר אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעַרָ֖ה] אֶל־הַזְּקֵנִ֑ים אֶת־בִּתִּ֗י נָתַ֜תִּי לָאִ֥ישׁ הַזֶּ֛ה לְאִשָּׁ֖ה וַיִּשְׂנָאֶֽהָ׃
Genç kadının babası ileri gelenlere şöyle diyecek: 'Kızımı bu adama eş olarak verdim; o ise ondan nefret etti.
Vehine u sam alilot devarim lemor lo matsati leviteha betulim veele betule viti ufaresu hasimla lifne zikne hair.
וְהִנֵּה־ה֡וּא שָׂם֩ עֲלִילֹ֨ת דְּבָרִ֜ים לֵאמֹ֗ר לֹֽא־מָצָ֤אתִי לְבִתְּךָ֙ בְּתוּלִ֔ים וְאֵ֖לֶּה בְּתוּלֵ֣י בִתִּ֑י וּפָֽרְשׂוּ֙ הַשִּׂמְלָ֔ה לִפְנֵ֖י זִקְנֵ֥י הָעִֽיר׃
Şimdi, "Kızında bekâret belirtilerini bulamadım" diyerek suçlamalar yöneltiyor. Oysa işte kızımın bekâret belirtileri.' Ardından örtüyü kentin ileri gelenlerinin önüne serecekler.
Veim lo yahpots haiş lakahat et yevimto vealeta yevimto haşara el hazekenim veamera meen yevami lehakim leahiv şem beyisrael lo ava yabemi.
וְאִם־לֹ֤א יַחְפֹּץ֙ הָאִ֔ישׁ לָקַ֖חַת אֶת־יְבִמְתּ֑וֹ וְעָלְתָה֩ יְבִמְתּ֨וֹ הַשַּׁ֜עְרָה אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים וְאָֽמְרָה֙ מֵאֵ֨ין יְבָמִ֜י לְהָקִ֨ים לְאָחִ֥יו שֵׁם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א אָבָ֖ה יַבְּמִֽי׃
Adam yengesiyle evlenmek istemezse, yengesi kentin kapısına, ileri gelenlere çıkıp, 'Kayınbiraderim kardeşinin adını İsrael'de sürdürmeyi reddediyor; bana karşı kayınbiraderlik görevini yapmak istemiyor' diyecek.
Vekareu lo zikne iro vediberu elav veamad veamar lo hafatsti lekahtah.
וְקָֽרְאוּ־ל֥וֹ זִקְנֵי־עִיר֖וֹ וְדִבְּר֣וּ אֵלָ֑יו וְעָמַ֣ד וְאָמַ֔ר לֹ֥א חָפַ֖צְתִּי לְקַחְתָּֽהּ׃
Kentinin ileri gelenleri onu çağırıp onunla konuşacaklar. O, durup, 'Onunla evlenmek istemiyorum' derse,
Venigeşa yevimto elav leene hazekenim vehaletsa naalo meal raglo veyareka befanav veaneta veamera kaha yease laiş aşer lo yivne et bet ahiv.
וְנִגְּשָׁ֨ה יְבִמְתּ֣וֹ אֵלָיו֮ לְעֵינֵ֣י הַזְּקֵנִים֒ וְחָלְצָ֤ה נַעֲלוֹ֙ מֵעַ֣ל רַגְל֔וֹ וְיָרְקָ֖ה בְּפָנָ֑יו וְעָֽנְתָה֙ וְאָ֣מְרָ֔ה כָּ֚כָה יֵעָשֶׂ֣ה לָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִבְנֶ֖ה אֶת־בֵּ֥ית אָחִֽיו
yengesi ileri gelenlerin gözleri önünde ona yaklaşacak, ayağından çarığını çıkaracak ve önüne tükürecek. Ardından, 'Kardeşinin evini kurmayan adama böyle yapılır' diyecek.
Uvata el hakohen aşer yihye bayamim hahem veamarta elav higadti hayom ladonay eloheha ki vati el haarets aşer nişba Adonay laavotenu latet lanu.
וּבָאתָ֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו הִגַּ֤דְתִּי הַיּוֹם֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כִּי־בָ֙אתִי֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתֵ֖ינוּ לָ֥תֶת לָֽנוּ׃
O günlerde görev yapan kohene gidip ona, 'Adonay'ın atalarımıza bize vermek için yemin ettiği ülkeye geldiğimi bugün Tanrın Adonay'a bildiriyorum' diyeceksin.
Veanita veamarta lifne Adonay eloheha arami oved avi vayered mitsrayma vayagar şam bimte meat vayehi şam legoy gadol atsum varav.
וְעָנִ֨יתָ וְאָמַרְתָּ֜ לִפְנֵ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲרַמִּי֙ אֹבֵ֣ד אָבִ֔י וַיֵּ֣רֶד מִצְרַ֔יְמָה וַיָּ֥גָר שָׁ֖ם בִּמְתֵ֣י מְעָ֑ט וַֽיְהִי־שָׁ֕ם לְג֥וֹי גָּד֖וֹל עָצ֥וּם וָרָֽב׃
Tanrın Adonay'ın önünde yüksek sesle şöyle diyeceksin: 'Bir Aramlı atamı yok etmek istedi. Atam Mısır'a indi ve orada az sayıda insanla yabancı olarak yaşadı. Orada büyük, güçlü ve kalabalık bir ulus oldu.
Veamarta lifne Adonay eloheha biarti hakodeş min habayit vegam netativ lalevi velager layatom velaalmana kehol mitsvateha aşer tsivitani lo avarti mimitsvoteha velo şahaheti.
וְאָמַרְתָּ֡ לִפְנֵי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ בִּעַ֧רְתִּי הַקֹּ֣דֶשׁ מִן־הַבַּ֗יִת וְגַ֨ם נְתַתִּ֤יו לַלֵּוִי֙ וְלַגֵּר֙ לַיָּת֣וֹם וְלָאַלְמָנָ֔ה כְּכָל־מִצְוָתְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתָ֑נִי לֹֽא־עָבַ֥רְתִּי מִמִּצְוֺתֶ֖יךָ וְלֹ֥א שָׁכָֽחְתִּי׃
Tanrın Adonay'ın önünde şöyle diyeceksin: 'Kutsal payı evimden çıkardım. Bana buyurduğun bütün buyruklara uygun olarak onu Levi'ye, yabancıya, yetime ve dula verdim. Buyruklarını çiğnemedim, unutmadım.
Et Adonay heemarta hayom lihyot leha lelohim velalehet bidrahav velişmor hukav umitsvotav umişpatav velişmoa bekolo.
אֶת־יְהוָ֥ה הֶאֱמַ֖רְתָּ הַיּ֑וֹם לִהְיוֹת֩ לְךָ֨ לֵֽאלֹהִ֜ים וְלָלֶ֣כֶת בִּדְרָכָ֗יו וְלִשְׁמֹ֨ר חֻקָּ֧יו וּמִצְוֺתָ֛יו וּמִשְׁפָּטָ֖יו וְלִשְׁמֹ֥עַ בְּקֹלֽוֹ׃
Bugün Adonay'ı Tanrın olarak kabul ettiğini, Onun yollarında yürüyeceğini, hükümlerini, buyruklarını ve yargılarını gözetip sesini dinleyeceğini ilan ettin.
Vadonay heemireha hayom lihyot lo leam segula kaaşer diber lah velişmor kol mitsvotav.
וַֽיהוָ֞ה הֶאֱמִֽירְךָ֣ הַיּ֗וֹם לִהְי֥וֹת לוֹ֙ לְעַ֣ם סְגֻלָּ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְלִשְׁמֹ֖ר כָּל־מִצְוֺתָֽיו׃
Adonay da bugün, sana söylediği gibi, Onun özel halkı olacağını ve bütün buyruklarını gözeteceğini ilan etti.
Vayetsav moşe vezikne yisrael et haam lemor şamor et kol hamitsva aşer anohi metsave ethem hayom.
וַיְצַ֤ו מֹשֶׁה֙ וְזִקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־הָעָ֖ם לֵאמֹ֑ר שָׁמֹר֙ אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֔ה אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם הַיּֽוֹם׃
Moşe ve İsrael'in ileri gelenleri halka şöyle buyurdular: 'Bugün size buyurduğum bütün buyrukları gözetin.
Vayedaber moşe vehakohanim haleviyim el kol yisrael lemor hasket uşema yisrael hayom haze nihyeta leam ladonay eloheha.
וַיְדַבֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ וְהַכֹּהֲנִ֣ים הַלְוִיִּ֔ם אֶ֥ל כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הַסְכֵּ֤ת ׀ וּשְׁמַע֙ יִשְׂרָאֵ֔ל הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ נִהְיֵ֣יתָֽ לְעָ֔ם לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Moşe ve Levi soyundan kohenler bütün İsrael'e şöyle dediler: 'Sessiz ol ve dinle, İsrael! Bugün Tanrın Adonay'ın halkı oldun.
Vayetsav moşe et haam bayom hau lemor.
וַיְצַ֤ו מֹשֶׁה֙ אֶת־הָעָ֔ם בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא לֵאמֹֽר׃
Moşe o gün halka şöyle buyurdu:
Veanu haleviyim veameru el kol iş yisrael kol ram.
וְעָנ֣וּ הַלְוִיִּ֗ם וְאָֽמְר֛וּ אֶל־כָּל־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל ק֥וֹל רָֽם׃ (ס)
Leviler yüksek sesle bütün İsrael halkına şöyle seslenecekler:
Arur haiş aşer yaase fesel umaseha toavat Adonay maase yede haraş vesam basater veanu hol haam veameru amen.
אָר֣וּר הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁ֣ר יַעֲשֶׂה֩ פֶ֨סֶל וּמַסֵּכָ֜ה תּוֹעֲבַ֣ת יְהוָ֗ה מַעֲשֵׂ֛ה יְדֵ֥י חָרָ֖שׁ וְשָׂ֣ם בַּסָּ֑תֶר וְעָנ֧וּ כָל־הָעָ֛ם וְאָמְר֖וּ אָמֵֽן׃ (ס)
"Adonay için iğrenç olan, usta eliyle yapılmış oyma ya da dökme bir put yapıp gizli bir yere koyan kişi lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diye karşılık verecek.
Arur makle aviv veimo veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַקְלֶ֥ה אָבִ֖יו וְאִמּ֑וֹ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Babasını ve annesini küçümseyen lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur masig gevul reeu veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַסִּ֖יג גְּב֣וּל רֵעֵ֑הוּ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Komşusunun sınır taşını yerinden oynatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur maşge iver badareh veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַשְׁגֶּ֥ה עִוֵּ֖ר בַּדָּ֑רֶךְ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Körü yolda saptıran lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur mate mişpat ger yatom vealmana veamar kol haam amen.
אָר֗וּר מַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט גֵּר־יָת֖וֹם וְאַלְמָנָ֑ה וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Yabancının, yetimin ve dulun hakkını çiğneyen lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im eşet aviv ki gila kenaf aviv veamar kol haam amen.
אָר֗וּר שֹׁכֵב֙ עִם־אֵ֣שֶׁת אָבִ֔יו כִּ֥י גִלָּ֖ה כְּנַ֣ף אָבִ֑יו וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Babasının eşiyle yatan lanetlidir; çünkü babasının örtüsünü açmıştır." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im kol behema veamar kol haam amen.
אָר֕וּר שֹׁכֵ֖ב עִם־כָּל־בְּהֵמָ֑ה וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Herhangi bir hayvanla yatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im ahoto bat aviv o vat imo veamar kol haam amen.
אָר֗וּר שֹׁכֵב֙ עִם־אֲחֹת֔וֹ בַּת־אָבִ֖יו א֣וֹ בַת־אִמּ֑וֹ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Babasının ya da annesinin kızı olan kız kardeşiyle yatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im hotanto veamar kol haam amen.
אָר֕וּר שֹׁכֵ֖ב עִם־חֹֽתַנְתּ֑וֹ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Kayınvalidesiyle yatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur make reeu basater veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַכֵּ֥ה רֵעֵ֖הוּ בַּסָּ֑תֶר וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Komşusunu gizlice öldüren lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur lokeah şohad lehakot nefeş dam naki veamar kol haam amen.
אָרוּר֙ לֹקֵ֣חַ שֹׁ֔חַד לְהַכּ֥וֹת נֶ֖פֶשׁ דָּ֣ם נָקִ֑י וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur aşer lo yakim et divre hatora hazot laasot otam veamar kol haam amen.
אָר֗וּר אֲשֶׁ֧ר לֹא־יָקִ֛ים אֶת־דִּבְרֵ֥י הַתּוֹרָֽה־הַזֹּ֖את לַעֲשׂ֣וֹת אוֹתָ֑ם וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (פ)
"Bu Tora'nın sözlerini yerine getirmek üzere ayakta tutmayan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.'
Bu ayette 2 eşleşme
Baboker tomar mi yiten erev uvaerev tomar mi yiten boker mipahad levaveha aşer tifhad umimare eneha aşer tire.
בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Yüreğini dolduran korku ve gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden sabah, 'Keşke akşam olsa!' diyeceksin; akşam da, 'Keşke sabah olsa!'
Veheşiveha Adonay mitsrayim booniyot badereh aşer amarti leha lo tosif od lirotah vehitmakartem şam leoyeveha laavadim velişfahot veen kone.
וֶֽהֱשִֽׁיבְךָ֨ יְהוָ֥ה ׀ מִצְרַיִם֮ בָּאֳנִיּוֹת֒ בַּדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּֽי לְךָ֔ לֹא־תֹסִ֥יף ע֖וֹד לִרְאֹתָ֑הּ וְהִתְמַכַּרְתֶּ֨ם שָׁ֧ם לְאֹיְבֶ֛יךָ לַעֲבָדִ֥ים וְלִשְׁפָח֖וֹת וְאֵ֥ין קֹנֶֽה׃ (ס)
Adonay seni, 'Bir daha görmeyeceksin' dediğim yoldan gemilerle Mısır'a geri götürecek. Orada kendinizi düşmanlarına erkek ve kadın köleler olarak satmaya çalışacaksınız; ama satın alan olmayacak.
Vayikra moşe el kol yisrael vayomer alehem atem reitem et kol aşer asa Adonay leenehem beerets mitsrayim lefaro ulehol avadav ulehol artso.
וַיִּקְרָ֥א מֹשֶׁ֛ה אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֑ם אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֗ם אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁר֩ עָשָׂ֨ה יְהוָ֤ה לְעֵֽינֵיכֶם֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לְפַרְעֹ֥ה וּלְכָל־עֲבָדָ֖יו וּלְכָל־אַרְצֽוֹ׃
Moşe bütün İsrael'i çağırıp onlara şöyle dedi: 'Adonay'ın Mısır ülkesinde gözlerinizin önünde Paro'ya, bütün hizmetkârlarına ve bütün ülkesine yaptıklarını gördünüz.
Vehaya beşameo et divre haala hazot vehitbareh bilvavo lemor şalom yiheye li ki bişrirut libi eleh lemaan sefot harava et hatsemea.
וְהָיָ֡ה בְּשָׁמְעוֹ֩ אֶת־דִּבְרֵ֨י הָֽאָלָ֜ה הַזֹּ֗את וְהִתְבָּרֵ֨ךְ בִּלְבָב֤וֹ לֵאמֹר֙ שָׁל֣וֹם יִֽהְיֶה־לִּ֔י כִּ֛י בִּשְׁרִר֥וּת לִבִּ֖י אֵלֵ֑ךְ לְמַ֛עַן סְפ֥וֹת הָרָוָ֖ה אֶת־הַצְּמֵאָֽה׃
Böyle biri bu yemin sözlerini işittiğinde içinden kendisini kutsayıp, "Yüreğimin inadıyla yürüsem de esenlik içinde olacağım" diyebilir. Böylece suya doymuş olanı da susamış olanla birlikte felakete sürükler.
Veamar hador haaharon benehem aşer yakumu meaharehem vehanaheri aşer yavo meerets rehoka verau et makot haarets hahi veet tahalueha aşer hila Adonay bah.
וְאָמַ֞ר הַדּ֣וֹר הָֽאַחֲר֗וֹן בְּנֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֤ר יָק֙וּמוּ֙ מֵאַ֣חֲרֵיכֶ֔ם וְהַ֨נָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֑ה וְ֠רָאוּ אֶת־מַכּ֞וֹת הָאָ֤רֶץ הַהִוא֙ וְאֶת־תַּ֣חֲלֻאֶ֔יהָ אֲשֶׁר־חִלָּ֥ה יְהוָ֖ה בָּֽהּ׃
Sizden sonra gelecek kuşak, ardınızdan yetişecek çocuklarınız ve uzak ülkeden gelen yabancı, o ülkenin belalarını ve Adonay'ın orada ortaya çıkardığı hastalıkları gördüklerinde şöyle diyecekler:
Veameru kol hagoyim al me asa Adonay kaha laarets hazot me hori haaf hagadol haze.
וְאָֽמְרוּ֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם עַל־מֶ֨ה עָשָׂ֧ה יְהוָ֛ה כָּ֖כָה לָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את מֶ֥ה חֳרִ֛י הָאַ֥ף הַגָּד֖וֹל הַזֶּֽה׃
Bütün uluslar, "Adonay bu ülkeye neden böyle yaptı? Bu büyük öfke neden?" diyecekler.
Veameru al aşer azevu et berit Adonay elohe avotam aşer karat imam behotsio otam meerets mitsrayim.
וְאָ֣מְר֔וּ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר עָֽזְב֔וּ אֶת־בְּרִ֥ית יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתָ֑ם אֲשֶׁר֙ כָּרַ֣ת עִמָּ֔ם בְּהוֹצִיא֥וֹ אֹתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Şöyle karşılık verecekler: "Çünkü atalarının Tanrısı Adonay'ın, onları Mısır ülkesinden çıkarırken kendileriyle yaptığı antlaşmayı terk ettiler.
Lo vaşamayim hi lemor mi yaale lanu haşamayma veyikaheha lanu veyaşmienu otah venaasena.
לֹ֥א בַשָּׁמַ֖יִם הִ֑וא לֵאמֹ֗ר מִ֣י יַעֲלֶה־לָּ֤נוּ הַשָּׁמַ֙יְמָה֙ וְיִקָּחֶ֣הָ לָּ֔נוּ וְיַשְׁמִעֵ֥נוּ אֹתָ֖הּ וְנַעֲשֶֽׂנָּה׃
Göklerde değildir ki, "Kim bizim için göklere çıkıp onu bize getirecek, bize duyuracak da yerine getireceğiz?" diyesin.
Velo meever layam hi lemor mi yaavar lanu el ever hayam veyikaheha lanu veyaşmienu otah venaasena.
וְלֹֽא־מֵעֵ֥בֶר לַיָּ֖ם הִ֑וא לֵאמֹ֗ר מִ֣י יַעֲבָר־לָ֜נוּ אֶל־עֵ֤בֶר הַיָּם֙ וְיִקָּחֶ֣הָ לָּ֔נוּ וְיַשְׁמִעֵ֥נוּ אֹתָ֖הּ וְנַעֲשֶֽׂנָּה׃
Denizin ötesinde de değildir ki, "Kim bizim için denizin ötesine geçip onu bize getirecek, bize duyuracak da yerine getireceğiz?" diyesin.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.