אָמַר
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
1373 kullanım · 1176 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1380 kez, 1181 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer alehem ben mea veesrim şana anohi hayom lo uhal od latset velavo vadonay amar elay lo taavor et hayarden haze.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם בֶּן־מֵאָה֩ וְעֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ הַיּ֔וֹם לֹא־אוּכַ֥ל ע֖וֹד לָצֵ֣את וְלָב֑וֹא וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֥ן הַזֶּֽה׃
Onlara şöyle dedi: 'Bugün yüz yirmi yaşındayım. Artık çıkıp giremeyeceğim. Adonay da bana, "Bu Yarden'i geçmeyeceksin" dedi.
Vayikra moşe lihoşua vayomer elav leene hol yisrael hazak veemats ki ata tavo et haam haze el haarets aşer nişba Adonay laavotam latet lahem veata tanhilena otam.
וַיִּקְרָ֨א מֹשֶׁ֜ה לִֽיהוֹשֻׁ֗עַ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לְעֵינֵ֣י כָל־יִשְׂרָאֵ֘ל חֲזַ֣ק וֶאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבוֹא֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתָ֖ם לָתֵ֣ת לָהֶ֑ם וְאַתָּ֖ה תַּנְחִילֶ֥נָּה אוֹתָֽם׃
Moşe Yeoşua'yı çağırıp bütün İsrael'in gözleri önünde ona şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü bu halkla birlikte, Adonay'ın atalarına onlara vermek için yemin ettiği ülkeye sen gireceksin. Onu onlara miras olarak sen paylaştıracaksın.
Vayetsav moşe otam lemor mikets şeva şanim bemoed şenat haşemita behag hasukot.
וַיְצַ֥ו מֹשֶׁ֖ה אוֹתָ֣ם לֵאמֹ֑ר מִקֵּ֣ץ ׀ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֗ים בְּמֹעֵ֛ד שְׁנַ֥ת הַשְּׁמִטָּ֖ה בְּחַ֥ג הַסֻּכּֽוֹת׃
Moşe onlara şöyle buyurdu: 'Her yedi yılın sonunda, borçları bırakma yılının belirlenmiş vaktinde, Sukkot Bayramı'nda,
Vayomer Adonay el moşe hen karevu yameha lamut kera et yehoşua vehiteyatsevu beohel moed vaatsavenu vayeleh moşe vihoşua vayiteyatsevu beohel moed.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הֵ֣ן קָרְב֣וּ יָמֶיךָ֮ לָמוּת֒ קְרָ֣א אֶת־יְהוֹשֻׁ֗עַ וְהִֽתְיַצְּב֛וּ בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וַאֲצַוֶּ֑נּוּ וַיֵּ֤לֶךְ מֹשֶׁה֙ וִֽיהוֹשֻׁ֔עַ וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Adonay Moşe'ye, 'Öleceğin günler yaklaştı. Yeoşua'yı çağır, Buluşma Çadırı'nda durun; ona görevini bildireceğim' dedi. Moşe ve Yeoşua gidip Buluşma Çadırı'nda durdular.
Vayomer Adonay el moşe hineha şohev im avoteha vekam haam haze vezana ahare elohe nehar haarets aşer u va şama bekirbo vaazavani vehefer et beriti aşer karati ito.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְּךָ֥ שֹׁכֵ֖ב עִם־אֲבֹתֶ֑יךָ וְקָם֩ הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה וְזָנָ֣ה ׀ אַחֲרֵ֣י ׀ אֱלֹהֵ֣י נֵֽכַר־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא בָא־שָׁ֙מָּה֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַעֲזָבַ֕נִי וְהֵפֵר֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אִתּֽוֹ׃
Adonay Moşe'ye şöyle dedi: 'İşte, atalarınla yatacaksın. Bu halk kalkıp gireceği ülkenin yabancı tanrılarının ardından giderek sadakatsizlik edecek. Beni terk edecek, kendisiyle yaptığım antlaşmayı bozacak.
Vehara api vo vayom hau vaazavtim vehistarti fanay mehem vehaya leehol umetsauu raot rabot vetsarot veamar bayom hau halo al ki en elohay bekirbi metsauni haraot haele.
וְחָרָ֣ה אַפִּ֣י ב֣וֹ בַיּוֹם־הַ֠הוּא וַעֲזַבְתִּ֞ים וְהִסְתַּרְתִּ֨י פָנַ֤י מֵהֶם֙ וְהָיָ֣ה לֶֽאֱכֹ֔ל וּמְצָאֻ֛הוּ רָע֥וֹת רַבּ֖וֹת וְצָר֑וֹת וְאָמַר֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא הֲלֹ֗א עַ֣ל כִּֽי־אֵ֤ין אֱלֹהַי֙ בְּקִרְבִּ֔י מְצָא֖וּנִי הָרָע֥וֹת הָאֵֽלֶּה׃
O gün ona karşı öfkem alevlenecek. Onları terk edecek, yüzümü onlardan gizleyeceğim. Yem olacak; başına birçok kötülük ve sıkıntı gelecek. O gün, "Tanrım aramızda olmadığı için değil mi bütün bu kötülüklerin başıma gelmesi?" diyecek.
Vayetsav et yehoşua bin nun vayomer hazak veemats ki ata tavi et bene yisrael el haarets aşer nişbati lahem veanohi eheye imah.
וַיְצַ֞ו אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן וַיֹּאמֶר֮ חֲזַ֣ק וֶֽאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבִיא֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לָהֶ֑ם וְאָנֹכִ֖י אֶֽהְיֶ֥ה עִמָּֽךְ׃
Adonay, Nun oğlu Yeoşua'ya görevini bildirerek şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü İsrael oğullarını onlara yemin ettiğim ülkeye sen getireceksin. Ben seninle olacağım.'
Vayetsav moşe et haleviyim nosee aron berit Adonay lemor.
וַיְצַ֤ו מֹשֶׁה֙ אֶת־הַלְוִיִּ֔ם נֹ֥שְׂאֵ֛י אֲר֥וֹן בְּרִית־יְהוָ֖ה לֵאמֹֽר׃
Adonay'ın Antlaşma Sandığı'nı taşıyan Levilere şöyle buyurdu:
Haazinu haşamayim vaadabera vetişma haarets imre fi.
הַאֲזִ֥ינוּ הַשָּׁמַ֖יִם וַאֲדַבֵּ֑רָה וְתִשְׁמַ֥ע הָאָ֖רֶץ אִמְרֵי־פִֽי׃
Kulak verin, ey gökler, konuşacağım! Yeryüzü ağzımın sözlerini işitsin.
Yaarof kamatar likhi tizal katal imrati kisirim ale deşe vehirvivim ale esev.
יַעֲרֹ֤ף כַּמָּטָר֙ לִקְחִ֔י תִּזַּ֥ל כַּטַּ֖ל אִמְרָתִ֑י כִּשְׂעִירִ֣ם עֲלֵי־דֶ֔שֶׁא וְכִרְבִיבִ֖ים עֲלֵי־עֵֽשֶׂב׃
Öğretim yağmur gibi yağsın, sözüm çiy gibi aksın; yeşillik üzerine ince yağmur, otlar üzerine sağanak gibi.
Zehor yemot olam binu şenot dor vador şeal aviha veyagedeha zekeneha veyomeru lah.
זְכֹר֙ יְמ֣וֹת עוֹלָ֔ם בִּ֖ינוּ שְׁנ֣וֹת דּוֹר־וָד֑וֹר שְׁאַ֤ל אָבִ֙יךָ֙ וְיַגֵּ֔דְךָ זְקֵנֶ֖יךָ וְיֹ֥אמְרוּ לָֽךְ׃
Eski günleri hatırla, kuşaklar boyunca geçen yılları düşünün. Babana sor, sana anlatsın; yaşlılarına sor, sana söylesinler.
Vayomer astira fanay mehem ere ma aharitam ki dor tahpuhot hema banim lo emun bam.
וַיֹּ֗אמֶר אַסְתִּ֤ירָה פָנַי֙ מֵהֶ֔ם אֶרְאֶ֖ה מָ֣ה אַחֲרִיתָ֑ם כִּ֣י ד֤וֹר תַּהְפֻּכֹת֙ הֵ֔מָּה בָּנִ֖ים לֹא־אֵמֻ֥ן בָּֽם׃
Şöyle dedi: 'Yüzümü onlardan gizleyeceğim; sonlarının ne olacağını göreceğim. Çünkü onlar dönek bir kuşaktır, kendilerinde sadakat bulunmayan çocuklardır.
Amarti afehem aşbita meenoş zihram.
אָמַ֖רְתִּי אַפְאֵיהֶ֑ם אַשְׁבִּ֥יתָה מֵאֱנ֖וֹשׁ זִכְרָֽם׃
"Onları dört bir yana savuracağım, anılarını insanların arasından sileceğim" dedim.
Lule kaas oyev agur pen yenakeru tsaremo pen yomeru yadenu rama velo Adonay paal kol zot.
לוּלֵ֗י כַּ֤עַס אוֹיֵב֙ אָג֔וּר פֶּֽן־יְנַכְּר֖וּ צָרֵ֑ימוֹ פֶּן־יֹֽאמְרוּ֙ יָדֵ֣ינוּ רָ֔מָה וְלֹ֥א יְהוָ֖ה פָּעַ֥ל כָּל־זֹֽאת׃
Ama düşmanın kışkırtmasını hesaba kattım; hasımları yanlış yorumlayıp, "Elimiz üstün geldi; bütün bunları Adonay yapmadı" demesinler diye.'
Veamar e elohemo tsur hasayu vo.
וְאָמַ֖ר אֵ֣י אֱלֹהֵ֑ימוֹ צ֖וּר חָסָ֥יוּ בֽוֹ׃
Şöyle diyecek: 'Tanrıları nerede, sığındıkları kaya nerede?
Ki esa el şamayim yadi veamarti hay anohi leolam.
כִּֽי־אֶשָּׂ֥א אֶל־שָׁמַ֖יִם יָדִ֑י וְאָמַ֕רְתִּי חַ֥י אָנֹכִ֖י לְעֹלָֽם׃
Elimi göklere kaldırıp, "Sonsuza dek yaşayan Benim" diyorum.
Vayomer alehem simu levavhem lehol hadevarim aşer anohi meid bahem hayom aşer tetsavum et benehem lişmor laasot et kol divre hatora hazot.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ שִׂ֣ימוּ לְבַבְכֶ֔ם לְכָל־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מֵעִ֥יד בָּכֶ֖ם הַיּ֑וֹם אֲשֶׁ֤ר תְּצַוֻּם֙ אֶת־בְּנֵיכֶ֔ם לִשְׁמֹ֣ר לַעֲשׂ֔וֹת אֶת־כָּל־דִּבְרֵ֖י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּֽאת׃
onlara şöyle dedi: 'Bugün size tanıklık ederek söylediğim bütün sözleri yüreğinize yerleştirin. Çocuklarınıza da bu Tora'nın bütün sözlerini özenle yerine getirmelerini buyurun.
Vayedaber Adonay el moşe beetsem hayom haze lemor.
וַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בְּעֶ֛צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לֵאמֹֽר׃
Adonay tam o gün Moşe'ye şöyle söyledi:
Vayomar Adonay misinay ba vezarah miseir lamo hofia mehar paran veata merivvot kodeş mimino eş dat lamo.
וַיֹּאמַ֗ר יְהוָ֞ה מִסִּינַ֥י בָּא֙ וְזָרַ֤ח מִשֵּׂעִיר֙ לָ֔מוֹ הוֹפִ֙יעַ֙ מֵהַ֣ר פָּארָ֔ן וְאָתָ֖ה מֵרִבְבֹ֣ת קֹ֑דֶשׁ מִֽימִינ֕וֹ אשדת [אֵ֥שׁ] [דָּ֖ת] לָֽמוֹ׃
Şöyle dedi: 'Adonay Sinay'dan geldi, Seir'den onlara ışık saçtı. Paran Dağı'ndan parladı, kutsal on binlerin arasından geldi. Sağ elinden onlara ateşten bir yasa verdi.
Vezot lihuda vayomar şema Adonay kol yehuda veel amo tevienu yadav rav lo veezer mitsarav tihye.
וְזֹ֣את לִֽיהוּדָה֮ וַיֹּאמַר֒ שְׁמַ֤ע יְהוָה֙ ק֣וֹל יְהוּדָ֔ה וְאֶל־עַמּ֖וֹ תְּבִיאֶ֑נּוּ יָדָיו֙ רָ֣ב ל֔וֹ וְעֵ֥זֶר מִצָּרָ֖יו תִּהְיֶֽה׃ (ס)
Yehuda için de şöyle dedi: 'Adonay, Yehuda'nın sesini işit; onu halkına getir. Elleri kendisi için savaşsın; hasımlarına karşı ona yardımcı ol.'
Ulelevi amar tumeha veureha leiş hasideha aşer nisito bemasa teriveu al me meriva.
וּלְלֵוִ֣י אָמַ֔ר תֻּמֶּ֥יךָ וְאוּרֶ֖יךָ לְאִ֣ישׁ חֲסִידֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר נִסִּיתוֹ֙ בְּמַסָּ֔ה תְּרִיבֵ֖הוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָֽה׃
Levi için şöyle dedi: 'Tumim'in ve Urim'in, Massa'da sınadığın, Meriva sularında kendisiyle çekiştiğin sadık adamında olsun.
Bu ayette 2 eşleşme
Haomer leaviv uleimo lo reitiv veet ehav lo hikir veet banav lo yada ki şameru imrateha uveriteha yintsoru.
הָאֹמֵ֞ר לְאָבִ֤יו וּלְאִמּוֹ֙ לֹ֣א רְאִיתִ֔יו וְאֶת־אֶחָיו֙ לֹ֣א הִכִּ֔יר וְאֶת־בנו [בָּנָ֖יו] לֹ֣א יָדָ֑ע כִּ֤י שָֽׁמְרוּ֙ אִמְרָתֶ֔ךָ וּבְרִֽיתְךָ֖ יִנְצֹֽרוּ׃
Babası ve annesi için, "Onları görmedim" dedi. Kardeşlerini tanımadı, çocuklarını bilmedi. Çünkü Senin sözünü tuttular, antlaşmanı korudular.
Levinyamin amar yedid Adonay yişkon lavetah alav hofef alav kol hayom uven ketefav şahen.
לְבִנְיָמִ֣ן אָמַ֔ר יְדִ֣יד יְהֹוָ֔ה יִשְׁכֹּ֥ן לָבֶ֖טַח עָלָ֑יו חֹפֵ֤ף עָלָיו֙ כָּל־הַיּ֔וֹם וּבֵ֥ין כְּתֵיפָ֖יו שָׁכֵֽן׃ (ס)
Binyamin için şöyle dedi: 'Adonay'ın sevgilisi Onun yanında güven içinde yaşasın. O, bütün gün onu örter; omuzlarının arasında konut kurar.'
Uleyosef amar mevorehet Adonay artso mimeged şamayim mital umitehom rovetset tahat.
וּלְיוֹסֵ֣ף אָמַ֔ר מְבֹרֶ֥כֶת יְהֹוָ֖ה אַרְצ֑וֹ מִמֶּ֤גֶד שָׁמַ֙יִם֙ מִטָּ֔ל וּמִתְּה֖וֹם רֹבֶ֥צֶת תָּֽחַת׃
Yosef için şöyle dedi: 'Ülkesi Adonay'dan bereket alsın; göklerin değerli armağanından, çiyden ve aşağıda uzanan derinlikten;
Velizvulun amar semah zevulun betseteha veyisaşhar beohaleha.
וְלִזְבוּלֻ֣ן אָמַ֔ר שְׂמַ֥ח זְבוּלֻ֖ן בְּצֵאתֶ֑ךָ וְיִשָּׂשכָ֖ר בְּאֹהָלֶֽיךָ׃
Zevulun için şöyle dedi: 'Zevulun, dışarı çıktığında sevin; Yisahar, sen de çadırlarında!
Ulegad amar baruh marhiv gad kelavi şahen vetaraf zeroa af kodkod.
וּלְגָ֣ד אָמַ֔ר בָּר֖וּךְ מַרְחִ֣יב גָּ֑ד כְּלָבִ֣יא שָׁכֵ֔ן וְטָרַ֥ף זְר֖וֹעַ אַף־קָדְקֹֽד׃
Gad için şöyle dedi: 'Gad'ın alanını genişleten kutsaldır! O, aslan gibi yerleşir; kolu başla birlikte parçalar.
Uledan amar dan gur arye yezanek min habaşan.
וּלְדָ֣ן אָמַ֔ר דָּ֖ן גּ֣וּר אַרְיֵ֑ה יְזַנֵּ֖ק מִן־הַבָּשָֽׁן׃
Dan için şöyle dedi: 'Dan, Başan'dan sıçrayan bir aslan yavrusudur.'
Ulenaftali amar naftali seva ratson umale birkat Adonay yam vedarom yeraşa.
וּלְנַפְתָּלִ֣י אָמַ֔ר נַפְתָּלִי֙ שְׂבַ֣ע רָצ֔וֹן וּמָלֵ֖א בִּרְכַּ֣ת יְהוָ֑ה יָ֥ם וְדָר֖וֹם יְרָֽשָׁה׃ (ס)
Naftali için şöyle dedi: 'Naftali, hoşnutluğa doymuş, Adonay'ın bereketiyle dolu! Denizi ve güneyi mülk edin.'
Uleaşer amar baruh mibanim aşer yehi retsuy ehav vetovel başemen raglo.
וּלְאָשֵׁ֣ר אָמַ֔ר בָּר֥וּךְ מִבָּנִ֖ים אָשֵׁ֑ר יְהִ֤י רְצוּי֙ אֶחָ֔יו וְטֹבֵ֥ל בַּשֶּׁ֖מֶן רַגְלֽוֹ׃
Aşer için şöyle dedi: 'Aşer, oğullar arasında bereketli olsun. Kardeşlerinin hoşnutluğunu kazansın, ayağını yağa batırsın.
Meona elohe kedem umitahat zeroot olam vayegareş mipaneha oyev vayomer haşmed.
מְעֹנָה֙ אֱלֹ֣הֵי קֶ֔דֶם וּמִתַּ֖חַת זְרֹעֹ֣ת עוֹלָ֑ם וַיְגָ֧רֶשׁ מִפָּנֶ֛יךָ אוֹיֵ֖ב וַיֹּ֥אמֶר הַשְׁמֵֽד׃
Ezelî Tanrı sığınaktır; altında sonsuz kollar vardır. Düşmanı önünden kovar ve "Yok et!" der.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer Adonay elav zot haarets aşer nişbati leavraham leyitshak uleyaakov lemor lezaraha etenena heritiha veeneha veşama lo taavor.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלָ֗יו זֹ֤את הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר נִ֠שְׁבַּעְתִּי לְאַבְרָהָ֨ם לְיִצְחָ֤ק וּֽלְיַעֲקֹב֙ לֵאמֹ֔ר לְזַרְעֲךָ֖ אֶתְּנֶ֑נָּה הֶרְאִיתִ֣יךָ בְעֵינֶ֔יךָ וְשָׁ֖מָּה לֹ֥א תַעֲבֹֽר׃
Adonay ona şöyle dedi: 'Avraam'a, Yitshak'a ve Yaakov'a, "Onu senin soyuna vereceğim" diye yemin ettiğim ülke budur. Onu sana kendi gözlerinle gösterdim; ama oraya geçmeyeceksin.'
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.