אָמַר
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
1373 kullanım · 1176 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1380 kez, 1181 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Daber el bene yisrael lemor iş iş ki yihye tame lanefeş o vedereh rehoka lahem o ledorotehem veasa fesah ladonay.
דַּבֵּ֛ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ אִ֣ישׁ כִּי־יִהְיֶֽה־טָמֵ֣א ׀ לָנֶ֡פֶשׁ אוֹ֩ בְדֶ֨רֶךְ רְחֹקָ֜הׄ לָכֶ֗ם א֚וֹ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָ֥שָׂה פֶ֖סַח לַיהוָֽה׃
İsraeloğullarına konuş: Sizden ya da gelecek kuşaklarınızdan bir kişi ölü nedeniyle arınmamışsa veya uzak bir yolculuktaysa yine de Adonay’a Pesah kurbanını yerine getirecek.
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer moşe lehovav ben reuel hamidyani hoten moşe noseim anahnu el hamakom aşer amar Adonay oto eten lahem leha itanu vehetavnu lah ki Adonay diber tov al yisrael.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה לְ֠חֹבָב בֶּן־רְעוּאֵ֣ל הַמִּדְיָנִי֮ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁה֒ נֹסְעִ֣ים ׀ אֲנַ֗חְנוּ אֶל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אֹת֖וֹ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֑ם לְכָ֤ה אִתָּ֙נוּ֙ וְהֵטַ֣בְנוּ לָ֔ךְ כִּֽי־יְהוָ֥ה דִּבֶּר־ט֖וֹב עַל־יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe, Midyanlı Reuel’in oğlu olan kayınpederi Hovav’a, “Adonay’ın, ‘Size vereceğim’ dediği yere gidiyoruz. Bizimle gel; sana iyilik edeceğiz. Çünkü Adonay İsrael için iyilik vaat etti” dedi.
Vayomer elav lo eleh ki im el artsi veel moladti eleh.
וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו לֹ֣א אֵלֵ֑ךְ כִּ֧י אִם־אֶל־אַרְצִ֛י וְאֶל־מוֹלַדְתִּ֖י אֵלֵֽךְ׃
Hovav ona, “Gitmeyeceğim; kendi ülkeme ve akrabalarımın yanına gideceğim” dedi.
Vayomer al na taazov otanu ki al ken yadata hanotenu bamidbar vehayita lanu leenayim.
וַיֹּ֕אמֶר אַל־נָ֖א תַּעֲזֹ֣ב אֹתָ֑נוּ כִּ֣י ׀ עַל־כֵּ֣ן יָדַ֗עְתָּ חֲנֹתֵ֙נוּ֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְהָיִ֥יתָ לָּ֖נוּ לְעֵינָֽיִם׃
Moşe, “Lütfen bizi bırakma” dedi. “Çölde nerelerde konaklayacağımızı biliyorsun; bize göz olursun.
Vayehi binsoa haaron vayomer moşe kuma Adonay veyafutsu oyeveha veyanusu mesaneha mipaneha.
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה ׀ יְהוָ֗ה וְיָפֻ֙צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sandık yola çıktığında Moşe şöyle derdi: “Kalk, Adonay! Düşmanların dağılsın, Senden nefret edenler önünden kaçsın!”
Uvenuho yomar şuva Adonay rivevot alfe yisrael.
וּבְנֻחֹ֖ה יֹאמַ֑ר שׁוּבָ֣ה יְהוָ֔ה רִֽבְב֖וֹת אַלְפֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (׆) (ס)
Sandık dinlendiğinde ise şöyle derdi: “Dön, Adonay, İsrael’in on binlerine, binlerine!”
Vehasafsuf aşer bekirbo hitavu taava vayaşuvu vayivku gam bene yisrael vayomeru mi yaahilenu basar.
וְהָֽאסַפְסֻף֙ אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבּ֔וֹ הִתְאַוּ֖וּ תַּאֲוָ֑ה וַיָּשֻׁ֣בוּ וַיִּבְכּ֗וּ גַּ֚ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ מִ֥י יַאֲכִלֵ֖נוּ בָּשָֽׂר׃
Aralarındaki karışık kalabalık büyük bir arzuya kapıldı. İsraeloğulları da yeniden ağlayıp, “Bize kim et yedirecek?” dediler.
Vayomer moşe el Adonay lama hareota leavdeha velama lo matsati hen beeneha lasum et masa kol haam haze alay.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־יְהוָ֗ה לָמָ֤ה הֲרֵעֹ֙תָ֙ לְעַבְדֶּ֔ךָ וְלָ֛מָּה לֹא־מָצָ֥תִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ לָשׂ֗וּם אֶת־מַשָּׂ֛א כָּל־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה עָלָֽי׃
Moşe Adonay’a, “Kuluna neden kötü davrandın?” dedi. “Neden gözünde lütuf bulamadım da bütün bu halkın yükünü üzerime koydun?
Heanohi hariti et kol haam haze im anohi yelidtiu ki tomar elay saeu vehekeha kaaşer yisa haomen et hayonek al haadama aşer nişbata laavotav.
הֶאָנֹכִ֣י הָרִ֗יתִי אֵ֚ת כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אִם־אָנֹכִ֖י יְלִדְתִּ֑יהוּ כִּֽי־תֹאמַ֨ר אֵלַ֜י שָׂאֵ֣הוּ בְחֵיקֶ֗ךָ כַּאֲשֶׁ֨ר יִשָּׂ֤א הָאֹמֵן֙ אֶת־הַיֹּנֵ֔ק עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתָּ לַאֲבֹתָֽיו׃
Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onu ben mi doğurdum ki bana, ‘Bir bakıcının emzikteki çocuğu taşıdığı gibi onları kucağında, atalarına ant içtiğim toprağa taşı’ diyorsun?
Meayin li basar latet lehol haam haze ki yivku alay lemor tena lanu vasar venohela.
מֵאַ֤יִן לִי֙ בָּשָׂ֔ר לָתֵ֖ת לְכָל־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־יִבְכּ֤וּ עָלַי֙ לֵאמֹ֔ר תְּנָה־לָּ֥נוּ בָשָׂ֖ר וְנֹאכֵֽלָה׃
Bütün bu halka verecek eti nereden bulayım? ‘Bize et ver de yiyelim’ diye bana ağlıyorlar.
Vayomer Adonay el moşe esfa li şivim iş mizikne yisrael aşer yadata ki hem zikne haam veşoterav velakahta otam el ohel moed vehiteyatsevu şam imah.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֶסְפָה־לִּ֞י שִׁבְעִ֣ים אִישׁ֮ מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ אֲשֶׁ֣ר יָדַ֔עְתָּ כִּי־הֵ֛ם זִקְנֵ֥י הָעָ֖ם וְשֹׁטְרָ֑יו וְלָקַחְתָּ֤ אֹתָם֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְהִֽתְיַצְּב֥וּ שָׁ֖ם עִמָּֽךְ׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “İsrael’in ileri gelenlerinden, halkın ileri gelenleri ve görevlileri olduklarını bildiğin yetmiş adamı Benim için topla. Onları Buluşma Çadırı’na getir; orada seninle birlikte dursunlar.
Bu ayette 2 eşleşme
Veel haam tomar hitkadeşu lemahar vaahaltem basar ki behitem beozne Adonay lemor mi yaahilenu basar ki tov lanu bemitsrayim venatan Adonay lahem basar vaahaltem.
וְאֶל־הָעָ֨ם תֹּאמַ֜ר הִתְקַדְּשׁ֣וּ לְמָחָר֮ וַאֲכַלְתֶּ֣ם בָּשָׂר֒ כִּ֡י בְּכִיתֶם֩ בְּאָזְנֵ֨י יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר מִ֤י יַאֲכִלֵ֙נוּ֙ בָּשָׂ֔ר כִּי־ט֥וֹב לָ֖נוּ בְּמִצְרָ֑יִם וְנָתַ֨ן יְהוָ֥ה לָכֶ֛ם בָּשָׂ֖ר וַאֲכַלְתֶּֽם׃
Halka da şöyle de: ‘Yarın için kendinizi hazırlayın; et yiyeceksiniz. Çünkü Adonay’ın işiteceği şekilde, “Bize kim et yedirecek? Mısır’da iyiydik” diye ağladınız. Adonay size et verecek ve yiyeceksiniz.
Ad hodeş yamim ad aşer yetse meapehem vehaya lahem lezara yaan ki meastem et Adonay aşer bekirbehem vativku lefanav lemor lama ze yatsanu mimitsrayim.
עַ֣ד ׀ חֹ֣דֶשׁ יָמִ֗ים עַ֤ד אֲשֶׁר־יֵצֵא֙ מֵֽאַפְּכֶ֔ם וְהָיָ֥ה לָכֶ֖ם לְזָרָ֑א יַ֗עַן כִּֽי־מְאַסְתֶּ֤ם אֶת־יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבְּכֶ֔ם וַתִּבְכּ֤וּ לְפָנָיו֙ לֵאמֹ֔ר לָ֥מָּה זֶּ֖ה יָצָ֥אנוּ מִמִּצְרָֽיִם׃
burnunuzdan gelinceye ve size tiksinti verinceye kadar, tam bir ay boyunca yiyeceksiniz. Çünkü aranızdaki Adonay’ı reddettiniz ve O’nun önünde, “Mısır’dan neden çıktık?” diye ağladınız.’”
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer moşe şeş meot elef ragli haam aşer anohi bekirbo veata amarta basar eten lahem veohlu hodeş yamim.
וַיֹּאמֶר֮ מֹשֶׁה֒ שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ רַגְלִ֔י הָעָ֕ם אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י בְּקִרְבּ֑וֹ וְאַתָּ֣ה אָמַ֗רְתָּ בָּשָׂר֙ אֶתֵּ֣ן לָהֶ֔ם וְאָכְל֖וּ חֹ֥דֶשׁ יָמִֽים׃
Moşe, “Aralarında bulunduğum halk altı yüz bin yayadan oluşuyor” dedi. “Sen ise, ‘Onlara et vereceğim; bir ay boyunca yiyecekler’ diyorsun.
Vayomer Adonay el moşe hayad Adonay tiktsar ata tire hayikreha devari im lo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הֲיַ֥ד יְהוָ֖ה תִּקְצָ֑ר עַתָּ֥ה תִרְאֶ֛ה הֲיִקְרְךָ֥ דְבָרִ֖י אִם־לֹֽא׃
Adonay Moşe’ye, “Adonay’ın eli mi kısaldı?” dedi. “Sözümün senin için gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini şimdi göreceksin.”
Vayarats hanaar vayaged lemoşe vayomar eldad umedad mitenabeim bamahane.
וַיָּ֣רָץ הַנַּ֔עַר וַיַּגֵּ֥ד לְמֹשֶׁ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֶלְדָּ֣ד וּמֵידָ֔ד מִֽתְנַבְּאִ֖ים בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Bir genç koşup Moşe’ye haber verdi: “Eldad ve Medad ordugâhta peygamberlik ediyor!”
Vayaan yehoşua bin nun meşaret moşe mibehurav vayomar adoni moşe kelaem.
וַיַּ֜עַן יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן מְשָׁרֵ֥ת מֹשֶׁ֛ה מִבְּחֻרָ֖יו וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנִ֥י מֹשֶׁ֖ה כְּלָאֵֽם׃
Gençliğinden beri Moşe’nin hizmetinde bulunan Nun oğlu Yeoşua söze karışıp, “Efendim Moşe, onları durdur!” dedi.
Vayomer lo moşe hamekane ata li umi yiten kol am Adonay neviim ki yiten Adonay et ruho alehem.
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה הַֽמְקַנֵּ֥א אַתָּ֖ה לִ֑י וּמִ֨י יִתֵּ֜ן כָּל־עַ֤ם יְהוָה֙ נְבִיאִ֔ים כִּי־יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־רוּח֖וֹ עֲלֵיהֶֽם׃
Moşe ona, “Benim için mi kıskanıyorsun?” dedi. “Keşke Adonay’ın bütün halkı peygamber olsa, Adonay ruhunu onların üzerine koysa!”
Vayomeru harak ah bemoşe diber Adonay halo gam banu diber vayişma Adonay.
וַיֹּאמְר֗וּ הֲרַ֤ק אַךְ־בְּמֹשֶׁה֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה הֲלֹ֖א גַּם־בָּ֣נוּ דִבֵּ֑ר וַיִּשְׁמַ֖ע יְהוָֽה׃
“Adonay yalnız Moşe aracılığıyla mı konuştu?” dediler. “Bizim aracılığımızla da konuşmadı mı?” Adonay duydu.
Vayomer Adonay pitom el moşe veel aharon veel miryam tseu şelaşetehem el ohel moed vayetseu şelaşetam.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה פִּתְאֹ֗ם אֶל־מֹשֶׁ֤ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֙ וְאֶל־מִרְיָ֔ם צְא֥וּ שְׁלָשְׁתְּכֶ֖ם אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַיֵּצְא֖וּ שְׁלָשְׁתָּֽם׃
Adonay birden Moşe’ye, Aaron’a ve Miryam’a, “Üçünüz Buluşma Çadırı’na çıkın” dedi. Üçü de çıktı.
Vayomer şimu na devaray im yiheye neviahem Adonay bamara elav etvada bahalom adaber bo.
וַיֹּ֖אמֶר שִׁמְעוּ־נָ֣א דְבָרָ֑י אִם־יִֽהְיֶה֙ נְבִ֣יאֲכֶ֔ם יְהוָ֗ה בַּמַּרְאָה֙ אֵלָ֣יו אֶתְוַדָּ֔ע בַּחֲל֖וֹם אֲדַבֶּר־בּֽוֹ׃
Şöyle dedi: “Sözlerimi dinleyin. Aranızda bir peygamber varsa Ben Adonay, ona Kendimi bir görümde bildirir, onunla rüyada konuşurum.
Vayomer aharon el moşe bi adoni al na taşet alenu hatat aşer noalnu vaaşer hatanu.
וַיֹּ֥אמֶר אַהֲרֹ֖ן אֶל־מֹשֶׁ֑ה בִּ֣י אֲדֹנִ֔י אַל־נָ֨א תָשֵׁ֤ת עָלֵ֙ינוּ֙ חַטָּ֔את אֲשֶׁ֥ר נוֹאַ֖לְנוּ וַאֲשֶׁ֥ר חָטָֽאנוּ׃
Aaron Moşe’ye, “Lütfen efendim, aptallık ederek işlediğimiz günahı üzerimize yükleme” dedi.
Vayitsak moşe el Adonay lemor el na refa na lah.
וַיִּצְעַ֣ק מֹשֶׁ֔ה אֶל־יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר אֵ֕ל נָ֛א רְפָ֥א נָ֖א לָֽהּ׃ (פ)
Moşe Adonay’a haykırdı: “Ey Tanrı, lütfen ona şifa ver!”
Vayomer Adonay el moşe veaviha yarok yarak befaneha halo tikalem şivat yamim tisager şivat yamim mihuts lamahane veahar teasef.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה וְאָבִ֙יהָ֙ יָרֹ֤ק יָרַק֙ בְּפָנֶ֔יהָ הֲלֹ֥א תִכָּלֵ֖ם שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים תִּסָּגֵ֞ר שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְאַחַ֖ר תֵּאָסֵֽף׃
Adonay Moşe’ye, “Babası yüzüne tükürse yedi gün utanmaz mıydı?” dedi. “Yedi gün ordugâhın dışında ayrı tutulsun; sonra geri alınsın.”
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Vayişlah otam moşe latur et erets kenaan vayomer alehem alu ze banegev vaalitem et hahar.
וַיִּשְׁלַ֤ח אֹתָם֙ מֹשֶׁ֔ה לָת֖וּר אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם עֲל֥וּ זֶה֙ בַּנֶּ֔גֶב וַעֲלִיתֶ֖ם אֶת־הָהָֽר׃
Moşe onları Kenaan ülkesini araştırmaya gönderirken şöyle dedi: “Buradan Negev’e çıkın, sonra dağlık bölgeye çıkın.
Vayesaperu lo vayomeru banu el haarets aşer şelahtanu vegam zavat halav udevaş hi veze piryah.
וַיְסַפְּרוּ־לוֹ֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ בָּ֕אנוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר שְׁלַחְתָּ֑נוּ וְ֠גַם זָבַ֨ת חָלָ֥ב וּדְבַ֛שׁ הִ֖וא וְזֶה־פִּרְיָֽהּ׃
Moşe’ye şöyle anlattılar: “Bizi gönderdiğin ülkeye gittik. Gerçekten süt ve bal akıyor; meyvesi de işte bu.
Vayahas kalev et haam el moşe vayomer alo naale veyaraşnu otah ki yahol nuhal lah.
וַיַּ֧הַס כָּלֵ֛ב אֶת־הָעָ֖ם אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּ֗אמֶר עָלֹ֤ה נַעֲלֶה֙ וְיָרַ֣שְׁנוּ אֹתָ֔הּ כִּֽי־יָכ֥וֹל נוּכַ֖ל לָֽהּ׃
Kalev halkı Moşe’nin önünde susturup, “Mutlaka çıkalım ve ülkeyi ele geçirelim; bunu kesinlikle başarabiliriz!” dedi.
Vehaanaşim aşer alu imo ameru lo nuhal laalot el haam ki hazak u mimenu.
וְהָ֨אֲנָשִׁ֜ים אֲשֶׁר־עָל֤וּ עִמּוֹ֙ אָֽמְר֔וּ לֹ֥א נוּכַ֖ל לַעֲל֣וֹת אֶל־הָעָ֑ם כִּֽי־חָזָ֥ק ה֖וּא מִמֶּֽנּוּ׃
Ama onunla birlikte çıkan adamlar, “O halka karşı çıkamayız; çünkü bizden daha güçlüler” dediler.
Vayotsiu dibat haarets aşer taru otah el bene yisrael lemor haarets aşer avarnu vah latur otah erets ohelet yoşeveha hi vehol haam aşer rainu vetohah anşe midot.
וַיּוֹצִ֜יאוּ דִּבַּ֤ת הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תָּר֣וּ אֹתָ֔הּ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הָאָ֡רֶץ אֲשֶׁר֩ עָבַ֨רְנוּ בָ֜הּ לָת֣וּר אֹתָ֗הּ אֶ֣רֶץ אֹכֶ֤לֶת יוֹשְׁבֶ֙יהָ֙ הִ֔וא וְכָל־הָעָ֛ם אֲשֶׁר־רָאִ֥ינוּ בְתוֹכָ֖הּ אַנְשֵׁ֥י מִדּֽוֹת׃
Araştırdıkları ülke hakkında İsraeloğullarına kötü haber yaydılar: “Araştırmak için dolaştığımız ülke, üzerinde yaşayanları yiyip bitiren bir ülkedir. Orada gördüğümüz halkın hepsi iri yapılı insanlardır.
Vayilonu al moşe veal aharon kol bene yisrael vayomeru alehem kol haeda lu matnu beerets mitsrayim o bamidbar haze lu matenu.
וַיִּלֹּ֙נוּ֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן כֹּ֖ל בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם כָּל־הָעֵדָ֗ה לוּ־מַ֙תְנוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם א֛וֹ בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּ֖ה לוּ־מָֽתְנוּ׃
Bütün İsraeloğulları Moşe’ye ve Aaron’a karşı söylendiler. Bütün topluluk onlara, “Keşke Mısır ülkesinde ölseydik! Ya da keşke bu çölde ölseydik!” dedi.
Vayomeru iş el ahiv nitena roş venaşuva mitsrayema.
וַיֹּאמְר֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו נִתְּנָ֥ה רֹ֖אשׁ וְנָשׁ֥וּבָה מִצְרָֽיְמָה׃
Birbirlerine, “Bir baş seçelim ve Mısır’a dönelim” dediler.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru el kol adat bene yisrael lemor haarets aşer avarnu vah latur otah tova haarets meod meod.
וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֶל־כָּל־עֲדַ֥ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר עָבַ֤רְנוּ בָהּ֙ לָת֣וּר אֹתָ֔הּ טוֹבָ֥ה הָאָ֖רֶץ מְאֹ֥ד מְאֹֽד׃
İsraeloğullarının bütün topluluğuna şöyle dediler: “Araştırmak için dolaştığımız ülke çok ama çok iyi bir ülkedir.
Vayomeru kol haeda lirgom otam baavanim uhevod Adonay nira beohel moed el kol bene yisrael.
וַיֹּֽאמְרוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה לִרְגּ֥וֹם אֹתָ֖ם בָּאֲבָנִ֑ים וּכְב֣וֹד יְהוָ֗ה נִרְאָה֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Bütün topluluk onları taşlamaktan söz etti. O sırada Adonay’ın görkemi Buluşma Çadırı’nda bütün İsraeloğullarına göründü.
Vayomer Adonay el moşe ad ana yenaatsuni haam haze vead ana lo yaaminu vi behol haotot aşer asiti bekirbo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַד־אָ֥נָה יְנַאֲצֻ֖נִי הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְעַד־אָ֙נָה֙ לֹא־יַאֲמִ֣ינוּ בִ֔י בְּכֹל֙ הָֽאֹת֔וֹת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי בְּקִרְבּֽוֹ׃
Adonay Moşe’ye, “Bu halk Beni daha ne zamana kadar küçümseyecek?” dedi. “Aralarında yaptığım bütün belirtilere rağmen Bana daha ne zamana kadar güvenmeyecekler?
Vayomer moşe el Adonay veşameu mitsrayim ki heelita vehohaha et haam haze mikirbo.
וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה אֶל־יְהוָ֑ה וְשָׁמְע֣וּ מִצְרַ֔יִם כִּֽי־הֶעֱלִ֧יתָ בְכֹחֲךָ֛ אֶת־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה מִקִּרְבּֽוֹ׃
Moşe Adonay’a şöyle dedi: “Mısırlılar bunu duyacak; çünkü bu halkı onların arasından gücünle Sen çıkardın.
Veameru el yoşev haarets hazot şameu ki ata Adonay bekerev haam haze aşer ayin beayin nira ata Adonay vaananeha omed alehem uveamud anan ata holeh lifnehem yomam uveamud eş layla.
וְאָמְר֗וּ אֶל־יוֹשֵׁב֮ הָאָ֣רֶץ הַזֹּאת֒ שָֽׁמְעוּ֙ כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֔ה בְּקֶ֖רֶב הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁר־עַ֨יִן בְּעַ֜יִן נִרְאָ֣ה ׀ אַתָּ֣ה יְהוָ֗ה וַעֲנָֽנְךָ֙ עֹמֵ֣ד עֲלֵהֶ֔ם וּבְעַמֻּ֣ד עָנָ֗ן אַתָּ֨ה הֹלֵ֤ךְ לִפְנֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וּבְעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לָֽיְלָה׃
Bunu bu ülkenin halkına anlatacaklar. Sen Adonay’ın bu halkın arasında bulunduğunu, Sen Adonay’ın onlara göz göze göründüğünü, bulutunun üzerlerinde durduğunu, gündüz bulut sütununda ve gece ateş sütununda önlerinde yürüdüğünü duydular.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehemata et haam haze keiş ehad veameru hagoyim aşer şameu et şimaha lemor.
וְהֵמַתָּ֛ה אֶת־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כְּאִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וְאָֽמְרוּ֙ הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־שָׁמְע֥וּ אֶֽת־שִׁמְעֲךָ֖ לֵאמֹֽר׃
Bu halkı tek kişiymiş gibi öldürürsen ününü duyan uluslar şöyle diyecek:
Veata yigdal na koah Adonay kaaşer dibarta lemor.
וְעַתָּ֕ה יִגְדַּל־נָ֖א כֹּ֣חַ אֲדֹנָ֑י כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ לֵאמֹֽר׃
Şimdi Efendimin gücü, söylediğin gibi büyük görünsün. Şöyle demiştin:
Vayomer Adonay salahti kidvareha.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה סָלַ֖חְתִּי כִּדְבָרֶֽךָ׃
Adonay, “Sözün uyarınca bağışladım” dedi.
Vayedaber Adonay el moşe veel aharon lemor.
וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָ֔ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֖ן לֵאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye ve Aaron’a şöyle dedi:
Emor alehem hay ani neum Adonay im lo kaaşer dibartem beoznay ken eese lahem.
אֱמֹ֣ר אֲלֵהֶ֗ם חַי־אָ֙נִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אִם־לֹ֕א כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּרְתֶּ֖ם בְּאָזְנָ֑י כֵּ֖ן אֶֽעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם׃
Onlara de ki: ‘Adonay bildiriyor: Yaşadığım gibi kesindir ki kulağıma söylediklerinizi size aynen yapacağım.
Vetapehem aşer amartem lavaz yihye veheveti otam veyadeu et haarets aşer meastem bah.
וְטַ֨פְּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם לָבַ֣ז יִהְיֶ֑ה וְהֵבֵיאתִ֣י אֹתָ֔ם וְיָֽדְעוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר מְאַסְתֶּ֖ם בָּֽהּ׃
Yağma edileceklerini söylediğiniz çocuklarınızı ise oraya getireceğim. Sizin reddettiğiniz ülkeyi onlar tanıyacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaşkimu vaboker vayaalu el roş hahar lemor hinenu vealinu el hamakom aşer amar Adonay ki hatanu.
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּ֔קֶר וַיַּֽעֲל֥וּ אֶל־רֹאשׁ־הָהָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֶּ֗נּוּ וְעָלִ֛ינוּ אֶל־הַמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־אָמַ֥ר יְהוָ֖ה כִּ֥י חָטָֽאנוּ׃
Sabah erkenden kalkıp dağın tepesine çıkmak üzere, “İşte buradayız! Günah işledik ama Adonay’ın söylediği yere çıkacağız” dediler.
Vayomer moşe lama ze atem overim et pi Adonay vehi lo titslah.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה לָ֥מָּה זֶּ֛ה אַתֶּ֥ם עֹבְרִ֖ים אֶת־פִּ֣י יְהוָ֑ה וְהִ֖וא לֹ֥א תִצְלָֽח׃
Moşe, “Adonay’ın buyruğunu neden çiğniyorsunuz?” dedi. “Bu iş başarılı olmayacak.
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Daber el bene yisrael veamarta alehem ki tavou el erets moşevotehem aşer ani noten lahem.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם כִּ֣י תָבֹ֗אוּ אֶל־אֶ֙רֶץ֙ מוֹשְׁבֹ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י נֹתֵ֥ן לָכֶֽם׃
İsraeloğullarına konuş ve de ki: Size verdiğim, yerleşeceğiniz ülkeye girdiğinizde,
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Daber el bene yisrael veamarta alehem bevoahem el haarets aşer ani mevi ethem şama.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם בְּבֹֽאֲכֶם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֛י מֵבִ֥יא אֶתְכֶ֖ם שָֽׁמָּה׃
İsraeloğullarına konuş ve de ki: Sizi getireceğim ülkeye girdiğinizde,
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.