Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
not; no
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 947 kez
Teknik kod
HTnTORA’DA KELİME
değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük
Bu İbranice biçim Tora’da 947 kez, 798 farklı ayette görülür.
Lo yihye leha Elohim aherim al panaya.
לֹֽ֣א יִהְיֶֽה־לְךָ֛֩ אֱלֹהִ֥֨ים אֲחֵרִ֖֜ים עַל־פָּנָֽ֗יַ
Benim huzurumda başka ilahların olmayacak.
Lo taase leha fesel vehol temuna aşer başamayim mimaal vaaşer baarets mitaahat vaaşer bamayim mitahat laarets.
לֹֽ֣א תַֽעֲשֶׂ֨ה־לְךָ֥֣ פֶ֣֙סֶל֙ ׀ וְכָל־תְּמוּנָ֡֔ה אֲשֶׁ֤֣ר בַּשָּׁמַ֣֙יִם֙ ׀ מִמַּ֡֔עַל וַֽאֲשֶׁ֥ר֩ בָּאָ֖֨רֶץ מִתַָּ֑֜חַת וַאֲשֶׁ֥֣ר בַּמַּ֖֣יִם ׀ מִתַּ֥֣חַת לָאָֽ֗רֶץ
Kendine oyma bir put ya da yukarıda göklerde, aşağıda yerde veya yerin altındaki sularda bulunan herhangi bir şeyin tasvirini yapmayacaksın.
Lo tiştahve lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹֽא־תִשְׁתַּחְוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָֽנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָבֹ֧ת עַל־בָּנִ֛ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Bu ayette 2 kez
Lo tisa et şem Adonay eloheha laşav ki lo yenake Adonay et aşer yisa et şemo laşav.
לֹ֥א תִשָּׂ֛א אֶת־שֵֽׁם־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לַשָּׁ֑וְא כִּ֣י לֹ֤א יְנַקֶּה֙ יְהוָ֔ה אֵ֛ת אֲשֶׁר־יִשָּׂ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ לַשָּֽׁוְא׃ (פ)
Tanrın Adonay’ın adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü Adonay, adını boş yere ağzına alanı cezasız bırakmaz.
Veyom haşevii şabat ladonay eloheha lo taase hol melaha ata uvinha uviteha avdeha vaamateha uvehemteha vegereha aşer bişareha.
וְי֙וֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔֜י שַׁבָּ֖֣ת ׀ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑֗יךָ לֹֽ֣א־תַעֲשֶׂ֣֨ה כָל־מְלָאכָ֡֜ה אַתָּ֣ה ׀ וּבִנְךָֽ֣־וּ֠בִתֶּ֗ךָ עַבְדְּךָ֤֨ וַאֲמָֽתְךָ֜֙ וּבְהֶמְתֶּ֔֗ךָ וְגֵרְךָ֖֙ אֲשֶׁ֥֣ר בִּשְׁעָרֶֽ֔יךָ
Ama yedinci gün Tanrın Adonay için Şabat’tır. Sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen, hayvanın ve kapılarının içinde yaşayan yabancın hiçbir iş yapmayacaksınız.
Bu ayette 4 kez
Lo tirtsah. lo tinaf. lo tignov. lo taane vereaha ed şaker.
לֹ֥֖א תִּֿרְצָֽ֖ח׃ (ס) לֹ֣֖א תִּֿנְאָֽ֑ף׃ (ס) לֹ֣֖א תִּֿגְנֹֽ֔ב׃ (ס) לֹֽא־תַעֲנֶ֥ה בְרֵעֲךָ֖ עֵ֥ד שָֽׁקֶר׃ (ס)
Cinayet işlemeyeceksin. Zina etmeyeceksin. İnsan kaçırmayacaksın. Komşuna karşı yalan tanıklık etmeyeceksin.
Bu ayette 2 kez
Lo tahmod bet reeha lo tahmod eşet reeha veavdo vaamato veşoro vahamoro vehol aşer lereeha.
לֹ֥א תַחְמֹ֖ד בֵּ֣ית רֵעֶ֑ךָ לֹֽא־תַחְמֹ֞ד אֵ֣שֶׁת רֵעֶ֗ךָ וְעַבְדּ֤וֹ וַאֲמָתוֹ֙ וְשׁוֹר֣וֹ וַחֲמֹר֔וֹ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר לְרֵעֶֽךָ׃ (פ)
Komşunun evine göz dikmeyeceksin. Komşunun eşine, kölesine, cariyesine, öküzüne, eşeğine, komşuna ait hiçbir şeye göz dikmeyeceksin.”
Bu ayette 2 kez
Lo taasun iti elohe hesef velohe zahav lo taasu lahem.
לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּן אִתִּ֑י אֱלֹ֤הֵי כֶ֙סֶף֙ וֵאלֹהֵ֣י זָהָ֔ב לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ לָכֶֽם׃
Benim yanımda ilahlar yapmayacaksınız; kendiniz için gümüş ya da altın ilahlar yapmayacaksınız.
Veim mizbah avanim taase li lo tivne ethen gazit ki harbeha henafta aleha vatehaleleha.
וְאִם־מִזְבַּ֤ח אֲבָנִים֙ תַּֽעֲשֶׂה־לִּ֔י לֹֽא־תִבְנֶ֥ה אֶתְהֶ֖ן גָּזִ֑ית כִּ֧י חַרְבְּךָ֛ הֵנַ֥פְתָּ עָלֶ֖יהָ וַתְּחַֽלְלֶֽהָ׃
Bana taş sunak yaparsan onu yontulmuş taşlarla kurmayacaksın. Çünkü demir aletini onun üzerine kaldırdığında onu kutsallığından çıkarırsın.
Velo taale vemaalot al mizbehi aşer lo tigale ervateha alav.
וְלֹֽא־תַעֲלֶ֥ה בְמַעֲלֹ֖ת עַֽל־מִזְבְּחִ֑י אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־תִגָּלֶ֥ה עֶרְוָתְךָ֖ עָלָֽיו׃ (פ)
Sunağıma basamaklarla çıkmayacaksın; üzerinde çıplaklığın görünmesin.’”
Veim amor yomar haeved ahavti et adoni et işti veet banay lo etse hofşi.
וְאִם־אָמֹ֤ר יֹאמַר֙ הָעֶ֔בֶד אָהַ֙בְתִּי֙ אֶת־אֲדֹנִ֔י אֶת־אִשְׁתִּ֖י וְאֶת־בָּנָ֑י לֹ֥א אֵצֵ֖א חָפְשִֽׁי׃
Ama köle, ‘Efendimi, eşimi ve çocuklarımı seviyorum; özgür olarak çıkmak istemiyorum’ diye açıkça söylerse,
Vehi yimkor iş et bito leama lo tetse ketset haavadim.
וְכִֽי־יִמְכֹּ֥ר אִ֛ישׁ אֶת־בִּתּ֖וֹ לְאָמָ֑ה לֹ֥א תֵצֵ֖א כְּצֵ֥את הָעֲבָדִֽים׃
Bir adam kızını cariye olarak satarsa kız, erkek kölelerin çıktığı biçimde çıkmayacak.
Bu ayette 2 kez
İm raa beene adoneha aşer lo yeadah vehefdah leam naheri lo yimşol lemaherah bevigdo vah.
אִם־רָעָ֞ה בְּעֵינֵ֧י אֲדֹנֶ֛יהָ אֲשֶׁר־לא [ל֥וֹ] יְעָדָ֖הּ וְהֶפְדָּ֑הּ לְעַ֥ם נָכְרִ֛י לֹא־יִמְשֹׁ֥ל לְמָכְרָ֖הּ בְּבִגְדוֹ־בָֽהּ׃
Efendisi onu kendisine eş olarak ayırmış ama sonra beğenmemişse, onun bedel ödenerek kurtarılmasına izin verecek. Ona sadakatsizlik ettiği için onu yabancı bir halka satmaya hakkı yoktur.
İm aheret yikah lo şeerah kesutah veonatah lo yigra.
אִם־אַחֶ֖רֶת יִֽקַּֽח־ל֑וֹ שְׁאֵרָ֛הּ כְּסוּתָ֥הּ וְעֹנָתָ֖הּ לֹ֥א יִגְרָֽע׃
Kendisine başka bir eş alırsa ilkinin yiyeceğini, giyeceğini ve evlilik birlikteliği hakkını azaltmayacak.
Veim şelaş ele lo yaase lah veyatsea hinam en kasef.
וְאִם־שְׁלָ֨שׁ־אֵ֔לֶּה לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה לָ֑הּ וְיָצְאָ֥ה חִנָּ֖ם אֵ֥ין כָּֽסֶף׃ (ס)
Onun için bu üç şeyi yerine getirmezse kız hiçbir bedel ödemeden, parasız olarak çıkacak.
Vaaşer lo tsada vehaelohim ina leyado vesamti leha makom aşer yanus şama.
וַאֲשֶׁר֙ לֹ֣א צָדָ֔ה וְהָאֱלֹהִ֖ים אִנָּ֣ה לְיָד֑וֹ וְשַׂמְתִּ֤י לְךָ֙ מָק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יָנ֖וּס שָֽׁמָּה׃ (ס)
Ama bunu tasarlamadıysa, Tanrı olayın onun eliyle gerçekleşmesine izin verdiyse, sana onun kaçabileceği bir yer belirleyeceğim.
Ah im yom o yomayim yaamod lo yukam ki haspo u.
אַ֥ךְ אִם־י֛וֹם א֥וֹ יוֹמַ֖יִם יַעֲמֹ֑ד לֹ֣א יֻקַּ֔ם כִּ֥י כַסְפּ֖וֹ הֽוּא׃ (ס)
Ama köle bir ya da iki gün yaşarsa bu ceza verilmeyecek; çünkü o, efendisinin parasıyla alınmıştır.
Bu ayette 2 kez
İm lo yimatse haganav venikrav baal habayit el haelohim im lo şalah yado bimlehet reeu.
אִם־לֹ֤א יִמָּצֵא֙ הַגַּנָּ֔ב וְנִקְרַ֥ב בַּֽעַל־הַבַּ֖יִת אֶל־הָֽאֱלֹהִ֑ים אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֥אכֶת רֵעֵֽהוּ׃
Hırsız bulunmazsa evin sahibi, komşusunun malına el uzatıp uzatmadığının belirlenmesi için yargıçların önüne gelecek.
Şevuat Adonay tihye ben şenehem im lo şalah yado bimlehet reeu velakah bealav velo yeşalem.
שְׁבֻעַ֣ת יְהוָ֗ה תִּהְיֶה֙ בֵּ֣ין שְׁנֵיהֶ֔ם אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֣אכֶת רֵעֵ֑הוּ וְלָקַ֥ח בְּעָלָ֖יו וְלֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃
komşusunun malına el uzatmadığına dair Adonay adına edeceği yemin, ikisi arasındaki meseleyi çözecek. Mal sahibi bunu kabul edecek; emaneti alan ödeme yapmayacak.
İm tarof yitaref yevieu ed haterefa lo yeşalem.
אִם־טָרֹ֥ף יִטָּרֵ֖ף יְבִאֵ֣הוּ עֵ֑ד הַטְּרֵפָ֖ה לֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃ (פ)
Yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanırsa kalıntısını kanıt olarak getirecek. Parçalanan hayvanın karşılığını ödemeyecek.
İm bealav imo lo yeşalem im sahir u ba bisharo.
אִם־בְּעָלָ֥יו עִמּ֖וֹ לֹ֣א יְשַׁלֵּ֑ם אִם־שָׂכִ֣יר ה֔וּא בָּ֖א בִּשְׂכָרֽוֹ׃ (ס)
Sahibi yanındaysa karşılığını ödemeyecek. Hayvan kiralanmışsa bu, kira bedeline dahildir.
Vehi yefate iş betula aşer lo orasa veşahav imah mahor yimharena lo leişa.
וְכִֽי־יְפַתֶּ֣ה אִ֗ישׁ בְּתוּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־אֹרָ֖שָׂה וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ מָהֹ֛ר יִמְהָרֶ֥נָּה לּ֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Bir adam nişanlı olmayan bir bakireyi baştan çıkarıp onunla yatarsa, mutlaka evlilik bedelini ödeyip onu eş olarak alacak.
מְכַשֵּׁפָ֖ה לֹ֥א תְחַיֶּֽה׃ (ס)
Büyücü kadını yaşatmayacaksın.
Veger lo tone velo tilhatsenu ki gerim heyitem beerets mitsrayim.
וְגֵ֥ר לֹא־תוֹנֶ֖ה וְלֹ֣א תִלְחָצֶ֑נּוּ כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yabancıya kötü davranmayacak, ona baskı yapmayacaksın. Çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.
כָּל־אַלְמָנָ֥ה וְיָת֖וֹם לֹ֥א תְעַנּֽוּן׃
Hiçbir dul kadına ya da yetime eziyet etmeyeceksiniz.
Bu ayette 2 kez
İm kesef talve et ami et heani imah lo tihye lo kenoşe lo tesimun alav neşeh.
אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃
Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.
Bu ayette 2 kez
Elohim lo tekalel venasi veameha lo taor.
אֱלֹהִ֖ים לֹ֣א תְקַלֵּ֑ל וְנָשִׂ֥יא בְעַמְּךָ֖ לֹ֥א תָאֹֽר׃
Tanrı’ya sövmeyecek, halkının önderine lanet etmeyeceksin.
Meleateha vedimaha lo teaher behor baneha titen li.
מְלֵאָתְךָ֥ וְדִמְעֲךָ֖ לֹ֣א תְאַחֵ֑ר בְּכ֥וֹר בָּנֶ֖יךָ תִּתֶּן־לִּֽי׃
Ürününün ve sıkılmış ürünlerinin sunusunu geciktirmeyeceksin. Oğullarının ilk doğanını bana vereceksin.
Veanşe kodeş tihyun li uvasar basade terefa lo tohelu lakelev taşlihun oto.
וְאַנְשֵׁי־קֹ֖דֶשׁ תִּהְי֣וּן לִ֑י וּבָשָׂ֨ר בַּשָּׂדֶ֤ה טְרֵפָה֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ לַכֶּ֖לֶב תַּשְׁלִכ֥וּן אֹתֽוֹ׃ (ס)
Benim için kutsal insanlar olacaksınız. Kırda parçalanmış bir hayvanın etini yemeyecek, onu köpeğe atacaksınız.
Lo tisa şema şav al taşet yadeha im raşa lihyot ed hamas.
לֹ֥א תִשָּׂ֖א שֵׁ֣מַע שָׁ֑וְא אַל־תָּ֤שֶׁת יָֽדְךָ֙ עִם־רָשָׁ֔ע לִהְיֹ֖ת עֵ֥ד חָמָֽס׃ (ס)
Asılsız haber yaymayacaksın. Haksız tanıklık etmek için kötü kişiyle el birliği yapmayacaksın.
Lo tihye ahare rabim leraot velo taane al riv lintot ahare rabim lehatot.
לֹֽא־תִהְיֶ֥ה אַחֲרֵֽי־רַבִּ֖ים לְרָעֹ֑ת וְלֹא־תַעֲנֶ֣ה עַל־רִ֗ב לִנְטֹ֛ת אַחֲרֵ֥י רַבִּ֖ים לְהַטֹּֽת׃
Kötülük yapmak için çoğunluğun peşinden gitmeyeceksin. Bir davada çoğunluğa uyup adaleti saptıracak biçimde söz söylemeyeceksin.
וְדָ֕ל לֹ֥א תֶהְדַּ֖ר בְּרִיבֽוֹ׃ (ס)
Yoksulu da davasında kayırmayacaksın.
Lo tate mişpat evyoneha berivo.
לֹ֥א תַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט אֶבְיֹנְךָ֖ בְּרִיבֽוֹ׃
Yoksulunun davasında adaleti saptırmayacaksın.
Midevar şeker tirhak venaki vetsadik al taharog ki lo atsdik raşa.
מִדְּבַר־שֶׁ֖קֶר תִּרְחָ֑ק וְנָקִ֤י וְצַדִּיק֙ אַֽל־תַּהֲרֹ֔ג כִּ֥י לֹא־אַצְדִּ֖יק רָשָֽׁע׃
Yalandan uzak dur. Suçsuzu ve haklıyı öldürme; çünkü kötü kişiyi haklı çıkarmam.
Veşohad lo tikah ki haşohad yeaver pikhim visalef divre tsadikim.
וְשֹׁ֖חַד לֹ֣א תִקָּ֑ח כִּ֤י הַשֹּׁ֙חַד֙ יְעַוֵּ֣ר פִּקְחִ֔ים וִֽיסַלֵּ֖ף דִּבְרֵ֥י צַדִּיקִֽים׃
Rüşvet almayacaksın. Çünkü rüşvet, görenlerin gözünü kör eder ve haklıların sözlerini çarpıtır.
Veger lo tilhats veatem yedatem et nefeş hager ki gerim heyitem beerets mitsrayim.
וְגֵ֖ר לֹ֣א תִלְחָ֑ץ וְאַתֶּ֗ם יְדַעְתֶּם֙ אֶת־נֶ֣פֶשׁ הַגֵּ֔ר כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancının iç dünyasını bilirsiniz; çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.
Bu ayette 2 kez
Uvehol aşer amarti alehem tişameru veşem Elohim aherim lo tazkiru lo yişama al piha.
וּבְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֲלֵיכֶ֖ם תִּשָּׁמֵ֑רוּ וְשֵׁ֨ם אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לֹ֣א תַזְכִּ֔ירוּ לֹ֥א יִשָּׁמַ֖ע עַל־פִּֽיךָ׃
Size söylediğim her şeyi dikkatle gözetin. Başka ilahların adını anmayın; ağzınızdan duyulmasın.
Lo tizbah al hamets dam zivhi velo yalin helev hagi ad boker.
לֹֽא־תִזְבַּ֥ח עַל־חָמֵ֖ץ דַּם־זִבְחִ֑י וְלֹֽא־יָלִ֥ין חֵֽלֶב־חַגִּ֖י עַד־בֹּֽקֶר׃
Kurbanımın kanını mayalı bir şeyle birlikte sunmayacaksın. Bayram kurbanımın yağı sabaha kadar bekletilmeyecek.
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (ס)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Hişamer mipanav uşema bekolo al tamer bo ki lo yisa lefişahem ki şemi bekirbo.
הִשָּׁ֧מֶר מִפָּנָ֛יו וּשְׁמַ֥ע בְּקֹל֖וֹ אַל־תַּמֵּ֣ר בּ֑וֹ כִּ֣י לֹ֤א יִשָּׂא֙ לְפִשְׁעֲכֶ֔ם כִּ֥י שְׁמִ֖י בְּקִרְבּֽוֹ׃
Onun karşısında dikkatli ol ve sözünü dinle. Ona karşı gelme; çünkü isyanınızı bağışlamayacak. Çünkü adım ondadır.
Lo tiştahave lelohehem velo taavedem velo taase kemaasehem ki hares teharesem veşaber teşaber matsevotehem.
לֹֽא־תִשְׁתַּחֲוֶ֤ה לֵאלֹֽהֵיהֶם֙ וְלֹ֣א תָֽעָבְדֵ֔ם וְלֹ֥א תַעֲשֶׂ֖ה כְּמַֽעֲשֵׂיהֶ֑ם כִּ֤י הָרֵס֙ תְּהָ֣רְסֵ֔ם וְשַׁבֵּ֥ר תְּשַׁבֵּ֖ר מַצֵּבֹתֵיהֶֽם׃
Onların ilahları önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyecek ve yaptıklarını yapmayacaksın. Onları bütünüyle yıkacak ve dikili taşlarını paramparça edeceksin.
Lo tihye meşakela vaakara beartseha et mispar yameha amale.
לֹ֥א תִהְיֶ֛ה מְשַׁכֵּלָ֥ה וַעֲקָרָ֖ה בְּאַרְצֶ֑ךָ אֶת־מִסְפַּ֥ר יָמֶ֖יךָ אֲמַלֵּֽא׃
Ülkende düşük yapan ya da kısır kalan olmayacak. Günlerinin sayısını tamamlayacağım.
Lo agareşenu mipaneha beşana ehat pen tihye haarets şemama veraba aleha hayat hasade.
לֹ֧א אֲגָרְשֶׁ֛נּוּ מִפָּנֶ֖יךָ בְּשָׁנָ֣ה אֶחָ֑ת פֶּן־תִּהְיֶ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ שְׁמָמָ֔ה וְרַבָּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
Onları önünden bir yılda kovmayacağım. Yoksa ülke ıssız kalır ve kırdaki hayvanlar sana karşı çoğalır.
Lo tihrot lahem velelohehem berit.
לֹֽא־תִכְרֹ֥ת לָהֶ֛ם וְלֵאלֹֽהֵיהֶ֖ם בְּרִֽית׃
Onlarla ya da ilahlarıyla antlaşma yapmayacaksın.
Lo yeşevu beartseha pen yahatiu oteha li ki taavod et elohehem ki yihye leha lemokeş.
לֹ֤א יֵשְׁבוּ֙ בְּאַרְצְךָ֔ פֶּן־יַחֲטִ֥יאוּ אֹתְךָ֖ לִ֑י כִּ֤י תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־יִהְיֶ֥ה לְךָ֖ לְמוֹקֵֽשׁ׃ (פ)
Ülkende yaşamayacaklar; yoksa seni bana karşı günaha sürüklerler. Onların ilahlarına kulluk edersen bu sana tuzak olur.”
Bu ayette 2 kez
Venigaş moşe levado el Adonay vehem lo yigaşu vehaam lo yaalu imo.
וְנִגַּ֨שׁ מֹשֶׁ֤ה לְבַדּוֹ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהֵ֖ם לֹ֣א יִגָּ֑שׁוּ וְהָעָ֕ם לֹ֥א יַעֲל֖וּ עִמּֽוֹ׃
Yalnız Moşe Adonay’a yaklaşacak; ötekiler yaklaşmayacak. Halk da onunla birlikte çıkmayacak.”
Veel atsile bene yisrael lo şalah yado vayehezu et haelohim vayohelu vayiştu.
וְאֶל־אֲצִילֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א שָׁלַ֖ח יָד֑וֹ וַֽיֶּחֱזוּ֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ׃ (ס)
Tanrı, İsrael oğullarının seçkinlerine el uzatmadı. Tanrı’yı gördüler; yediler ve içtiler.
Betabeot haaron yihyu habadim lo yasuru mimenu.
בְּטַבְּעֹת֙ הָאָרֹ֔ן יִהְי֖וּ הַבַּדִּ֑ים לֹ֥א יָסֻ֖רוּ מִמֶּֽנּוּ׃
Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, oradan çıkarılmayacak.
Vehaya fi roşo betoho safa yiheye lefiv saviv maase oreg kefi tahra yiheye lo lo yikarea.
וְהָיָ֥ה פִֽי־רֹאשׁ֖וֹ בְּתוֹכ֑וֹ שָׂפָ֡ה יִֽהְיֶה֩ לְפִ֨יו סָבִ֜יב מַעֲשֵׂ֣ה אֹרֵ֗ג כְּפִ֥י תַחְרָ֛א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ לֹ֥א יִקָּרֵֽעַ׃
Ortasında başın geçeceği bir açıklık olacak. Açıklığın çevresinde, zırhın boyun açıklığı gibi dokunmuş bir kenarlık olacak; yırtılmayacak.
Veohlu otam aşer kupar bahem lemale et yadam lekadeş otam vezar lo yohal ki kodeş hem.
וְאָכְל֤וּ אֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר כֻּפַּ֣ר בָּהֶ֔ם לְמַלֵּ֥א אֶת־יָדָ֖ם לְקַדֵּ֣שׁ אֹתָ֑ם וְזָ֥ר לֹא־יֹאכַ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֵֽם׃
Göreve başlatılmaları ve kutsanmaları için kendileri adına kefaret sağlanan bu sunuları onlar yiyecekler. Kâhin olmayan biri bunlardan yemeyecek; çünkü bunlar kutsaldır.
Dilbilgisel çözümleme
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
not; no
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 947 kez
HTnKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.