İbranice biçim לֹ֨א
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
not; no
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 944 kez
Teknik kod
HTnTORA’DA KELİME
değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük
lo okunuşu Tora’da 1289 kez, 1054 farklı ayette görülür.
כָּל־אַלְמָנָ֥ה וְיָת֖וֹם לֹ֥א תְעַנּֽוּן׃
Hiçbir dul kadına ya da yetime eziyet etmeyeceksiniz.
Bu ayette 3 kez
İm kesef talve et ami et heani imah lo tihye lo kenoşe lo tesimun alav neşeh.
אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃
Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.
İm havol tahbol salmat reeha ad bo haşemeş teşivenu lo.
אִם־חָבֹ֥ל תַּחְבֹּ֖ל שַׂלְמַ֣ת רֵעֶ֑ךָ עַד־בֹּ֥א הַשֶּׁ֖מֶשׁ תְּשִׁיבֶ֥נּוּ לֽוֹ׃
Komşunun giysisini rehin alırsan güneş batmadan ona geri vereceksin.
Bu ayette 2 kez
Elohim lo tekalel venasi veameha lo taor.
אֱלֹהִ֖ים לֹ֣א תְקַלֵּ֑ל וְנָשִׂ֥יא בְעַמְּךָ֖ לֹ֥א תָאֹֽר׃
Tanrı’ya sövmeyecek, halkının önderine lanet etmeyeceksin.
Meleateha vedimaha lo teaher behor baneha titen li.
מְלֵאָתְךָ֥ וְדִמְעֲךָ֖ לֹ֣א תְאַחֵ֑ר בְּכ֥וֹר בָּנֶ֖יךָ תִּתֶּן־לִּֽי׃
Ürününün ve sıkılmış ürünlerinin sunusunu geciktirmeyeceksin. Oğullarının ilk doğanını bana vereceksin.
Veanşe kodeş tihyun li uvasar basade terefa lo tohelu lakelev taşlihun oto.
וְאַנְשֵׁי־קֹ֖דֶשׁ תִּהְי֣וּן לִ֑י וּבָשָׂ֨ר בַּשָּׂדֶ֤ה טְרֵפָה֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ לַכֶּ֖לֶב תַּשְׁלִכ֥וּן אֹתֽוֹ׃ (ס)
Benim için kutsal insanlar olacaksınız. Kırda parçalanmış bir hayvanın etini yemeyecek, onu köpeğe atacaksınız.
Lo tisa şema şav al taşet yadeha im raşa lihyot ed hamas.
לֹ֥א תִשָּׂ֖א שֵׁ֣מַע שָׁ֑וְא אַל־תָּ֤שֶׁת יָֽדְךָ֙ עִם־רָשָׁ֔ע לִהְיֹ֖ת עֵ֥ד חָמָֽס׃ (ס)
Asılsız haber yaymayacaksın. Haksız tanıklık etmek için kötü kişiyle el birliği yapmayacaksın.
Lo tihye ahare rabim leraot velo taane al riv lintot ahare rabim lehatot.
לֹֽא־תִהְיֶ֥ה אַחֲרֵֽי־רַבִּ֖ים לְרָעֹ֑ת וְלֹא־תַעֲנֶ֣ה עַל־רִ֗ב לִנְטֹ֛ת אַחֲרֵ֥י רַבִּ֖ים לְהַטֹּֽת׃
Kötülük yapmak için çoğunluğun peşinden gitmeyeceksin. Bir davada çoğunluğa uyup adaleti saptıracak biçimde söz söylemeyeceksin.
וְדָ֕ל לֹ֥א תֶהְדַּ֖ר בְּרִיבֽוֹ׃ (ס)
Yoksulu da davasında kayırmayacaksın.
Ki tifga şor oyivha o hamoro toe haşev teşivenu lo.
כִּ֣י תִפְגַּ֞ע שׁ֧וֹר אֹֽיִבְךָ֛ א֥וֹ חֲמֹר֖וֹ תֹּעֶ֑ה הָשֵׁ֥ב תְּשִׁיבֶ֖נּוּ לֽוֹ׃ (ס)
Düşmanının yolunu şaşırmış öküzüne ya da eşeğine rastlarsan onu mutlaka kendisine geri götüreceksin.
Ki tire hamor sonaaha rovets tahat masao vehadalta meazov lo azov taazov imo.
כִּֽי־תִרְאֶ֞ה חֲמ֣וֹר שֹׂנַאֲךָ֗ רֹבֵץ֙ תַּ֣חַת מַשָּׂא֔וֹ וְחָדַלְתָּ֖ מֵעֲזֹ֣ב ל֑וֹ עָזֹ֥ב תַּעֲזֹ֖ב עִמּֽוֹ׃ (ס)
Senden nefret eden kişinin eşeğinin yükü altında çöktüğünü gördüğünde ona yardım etmekten kaçınır mısın? Onunla birlikte yükü mutlaka kaldıracaksın.
Lo tate mişpat evyoneha berivo.
לֹ֥א תַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט אֶבְיֹנְךָ֖ בְּרִיבֽוֹ׃
Yoksulunun davasında adaleti saptırmayacaksın.
Midevar şeker tirhak venaki vetsadik al taharog ki lo atsdik raşa.
מִדְּבַר־שֶׁ֖קֶר תִּרְחָ֑ק וְנָקִ֤י וְצַדִּיק֙ אַֽל־תַּהֲרֹ֔ג כִּ֥י לֹא־אַצְדִּ֖יק רָשָֽׁע׃
Yalandan uzak dur. Suçsuzu ve haklıyı öldürme; çünkü kötü kişiyi haklı çıkarmam.
Veşohad lo tikah ki haşohad yeaver pikhim visalef divre tsadikim.
וְשֹׁ֖חַד לֹ֣א תִקָּ֑ח כִּ֤י הַשֹּׁ֙חַד֙ יְעַוֵּ֣ר פִּקְחִ֔ים וִֽיסַלֵּ֖ף דִּבְרֵ֥י צַדִּיקִֽים׃
Rüşvet almayacaksın. Çünkü rüşvet, görenlerin gözünü kör eder ve haklıların sözlerini çarpıtır.
Veger lo tilhats veatem yedatem et nefeş hager ki gerim heyitem beerets mitsrayim.
וְגֵ֖ר לֹ֣א תִלְחָ֑ץ וְאַתֶּ֗ם יְדַעְתֶּם֙ אֶת־נֶ֣פֶשׁ הַגֵּ֔ר כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancının iç dünyasını bilirsiniz; çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.
Bu ayette 2 kez
Uvehol aşer amarti alehem tişameru veşem Elohim aherim lo tazkiru lo yişama al piha.
וּבְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֲלֵיכֶ֖ם תִּשָּׁמֵ֑רוּ וְשֵׁ֨ם אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לֹ֣א תַזְכִּ֔ירוּ לֹ֥א יִשָּׁמַ֖ע עַל־פִּֽיךָ׃
Size söylediğim her şeyi dikkatle gözetin. Başka ilahların adını anmayın; ağzınızdan duyulmasın.
Lo tizbah al hamets dam zivhi velo yalin helev hagi ad boker.
לֹֽא־תִזְבַּ֥ח עַל־חָמֵ֖ץ דַּם־זִבְחִ֑י וְלֹֽא־יָלִ֥ין חֵֽלֶב־חַגִּ֖י עַד־בֹּֽקֶר׃
Kurbanımın kanını mayalı bir şeyle birlikte sunmayacaksın. Bayram kurbanımın yağı sabaha kadar bekletilmeyecek.
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (ס)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Hişamer mipanav uşema bekolo al tamer bo ki lo yisa lefişahem ki şemi bekirbo.
הִשָּׁ֧מֶר מִפָּנָ֛יו וּשְׁמַ֥ע בְּקֹל֖וֹ אַל־תַּמֵּ֣ר בּ֑וֹ כִּ֣י לֹ֤א יִשָּׂא֙ לְפִשְׁעֲכֶ֔ם כִּ֥י שְׁמִ֖י בְּקִרְבּֽוֹ׃
Onun karşısında dikkatli ol ve sözünü dinle. Ona karşı gelme; çünkü isyanınızı bağışlamayacak. Çünkü adım ondadır.
Lo tiştahave lelohehem velo taavedem velo taase kemaasehem ki hares teharesem veşaber teşaber matsevotehem.
לֹֽא־תִשְׁתַּחֲוֶ֤ה לֵאלֹֽהֵיהֶם֙ וְלֹ֣א תָֽעָבְדֵ֔ם וְלֹ֥א תַעֲשֶׂ֖ה כְּמַֽעֲשֵׂיהֶ֑ם כִּ֤י הָרֵס֙ תְּהָ֣רְסֵ֔ם וְשַׁבֵּ֥ר תְּשַׁבֵּ֖ר מַצֵּבֹתֵיהֶֽם׃
Onların ilahları önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyecek ve yaptıklarını yapmayacaksın. Onları bütünüyle yıkacak ve dikili taşlarını paramparça edeceksin.
Lo tihye meşakela vaakara beartseha et mispar yameha amale.
לֹ֥א תִהְיֶ֛ה מְשַׁכֵּלָ֥ה וַעֲקָרָ֖ה בְּאַרְצֶ֑ךָ אֶת־מִסְפַּ֥ר יָמֶ֖יךָ אֲמַלֵּֽא׃
Ülkende düşük yapan ya da kısır kalan olmayacak. Günlerinin sayısını tamamlayacağım.
Lo agareşenu mipaneha beşana ehat pen tihye haarets şemama veraba aleha hayat hasade.
לֹ֧א אֲגָרְשֶׁ֛נּוּ מִפָּנֶ֖יךָ בְּשָׁנָ֣ה אֶחָ֑ת פֶּן־תִּהְיֶ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ שְׁמָמָ֔ה וְרַבָּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
Onları önünden bir yılda kovmayacağım. Yoksa ülke ıssız kalır ve kırdaki hayvanlar sana karşı çoğalır.
Lo tihrot lahem velelohehem berit.
לֹֽא־תִכְרֹ֥ת לָהֶ֛ם וְלֵאלֹֽהֵיהֶ֖ם בְּרִֽית׃
Onlarla ya da ilahlarıyla antlaşma yapmayacaksın.
Lo yeşevu beartseha pen yahatiu oteha li ki taavod et elohehem ki yihye leha lemokeş.
לֹ֤א יֵשְׁבוּ֙ בְּאַרְצְךָ֔ פֶּן־יַחֲטִ֥יאוּ אֹתְךָ֖ לִ֑י כִּ֤י תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־יִהְיֶ֥ה לְךָ֖ לְמוֹקֵֽשׁ׃ (פ)
Ülkende yaşamayacaklar; yoksa seni bana karşı günaha sürüklerler. Onların ilahlarına kulluk edersen bu sana tuzak olur.”
Bu ayette 2 kez
Venigaş moşe levado el Adonay vehem lo yigaşu vehaam lo yaalu imo.
וְנִגַּ֨שׁ מֹשֶׁ֤ה לְבַדּוֹ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהֵ֖ם לֹ֣א יִגָּ֑שׁוּ וְהָעָ֕ם לֹ֥א יַעֲל֖וּ עִמּֽוֹ׃
Yalnız Moşe Adonay’a yaklaşacak; ötekiler yaklaşmayacak. Halk da onunla birlikte çıkmayacak.”
Veel atsile bene yisrael lo şalah yado vayehezu et haelohim vayohelu vayiştu.
וְאֶל־אֲצִילֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א שָׁלַ֖ח יָד֑וֹ וַֽיֶּחֱזוּ֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ׃ (ס)
Tanrı, İsrael oğullarının seçkinlerine el uzatmadı. Tanrı’yı gördüler; yediler ve içtiler.
Veyatsakta lo arba tabeot zahav venatata al arba paamotav uşete tabaot al tsalo haehat uşete tabaot al tsalo haşenit.
וְיָצַ֣קְתָּ לּ֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וְנָ֣תַתָּ֔ה עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּעֹ֔ת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית׃
Onun için dört altın halka döküp dört köşesine yerleştireceksin. Bir yanında iki halka, öbür yanında iki halka olacak.
Betabeot haaron yihyu habadim lo yasuru mimenu.
בְּטַבְּעֹת֙ הָאָרֹ֔ן יִהְי֖וּ הַבַּדִּ֑ים לֹ֥א יָסֻ֖רוּ מִמֶּֽנּוּ׃
Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, oradan çıkarılmayacak.
Vetsipita oto zahav tahor veasita lo zer zahav saviv.
וְצִפִּיתָ֥ אֹת֖וֹ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Veasita lo misgeret tofah saviv veasita zer zahav lemisgarto saviv.
וְעָשִׂ֨יתָ לּ֥וֹ מִסְגֶּ֛רֶת טֹ֖פַח סָבִ֑יב וְעָשִׂ֧יתָ זֵר־זָהָ֛ב לְמִסְגַּרְתּ֖וֹ סָבִֽיב׃
Çevresine bir el genişliğinde bir çerçeve yapacak, çerçevenin çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Veasita lo arba tabeot zahav venatata et hatabaot al arba hapeot aşer learba raglav.
וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וְנָתַתָּ֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו׃
Onun için dört altın halka yapacak, halkaları dört ayağının bulunduğu dört köşeye yerleştireceksin.
Veasita lo mihbar maase reşet nehoşet veasita al hareşet arba tabeot nehoşet al arba ketsotav.
וְעָשִׂ֤יתָ לּוֹ֙ מִכְבָּ֔ר מַעֲשֵׂ֖ה רֶ֣שֶׁת נְחֹ֑שֶׁת וְעָשִׂ֣יתָ עַל־הָרֶ֗שֶׁת אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת נְחֹ֔שֶׁת עַ֖ל אַרְבַּ֥ע קְצוֹתָֽיו׃
Ona bakırdan ağ biçiminde bir ızgara yapacak, ağın dört ucuna dört bakır halka yapacaksın.
Şete hetefot hoverot yiheye lo el şene ketsotav vehubar.
שְׁתֵּ֧י כְתֵפֹ֣ת חֹֽבְרֹ֗ת יִֽהְיֶה־לּ֛וֹ אֶל־שְׁנֵ֥י קְצוֹתָ֖יו וְחֻבָּֽר׃
İki ucuna bağlanmış iki omuzluğu olacak; bunlarla birleştirilecek.
Bu ayette 2 kez
Vehaya fi roşo betoho safa yiheye lefiv saviv maase oreg kefi tahra yiheye lo lo yikarea.
וְהָיָ֥ה פִֽי־רֹאשׁ֖וֹ בְּתוֹכ֑וֹ שָׂפָ֡ה יִֽהְיֶה֩ לְפִ֨יו סָבִ֜יב מַעֲשֵׂ֣ה אֹרֵ֗ג כְּפִ֥י תַחְרָ֛א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ לֹ֥א יִקָּרֵֽעַ׃
Ortasında başın geçeceği bir açıklık olacak. Açıklığın çevresinde, zırhın boyun açıklığı gibi dokunmuş bir kenarlık olacak; yırtılmayacak.
Vehayu al aharon veal banav bevoam el ohel moed o vegiştam el hamizbeah leşaret bakodeş velo yisu avon vametu hukat olam lo ulezaro aharav.
וְהָיוּ֩ עַל־אַהֲרֹ֨ן וְעַל־בָּנָ֜יו בְּבֹאָ֣ם ׀ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד א֣וֹ בְגִשְׁתָּ֤ם אֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לְשָׁרֵ֣ת בַּקֹּ֔דֶשׁ וְלֹא־יִשְׂא֥וּ עָוֺ֖ן וָמֵ֑תוּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם ל֖וֹ וּלְזַרְע֥וֹ אַחֲרָֽיו׃ (ס)
Buluşma Çadırı’na girdiklerinde ya da Kutsal Yer’de hizmet etmek için sunağa yaklaştıklarında bunlar Aaron’un ve oğullarının üzerinde olacak; böylece suç yüklenip ölmeyecekler. Bu, onun ve ardından gelen soyunun kalıcı kuralıdır.
Velakahta et habegadim vehilbaşta et aharon et hakutonet veet meil haefod veet haefod veet hahoşen veafadta lo beheşev haefod.
וְלָקַחְתָּ֣ אֶת־הַבְּגָדִ֗ים וְהִלְבַּשְׁתָּ֤ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶת־הַכֻּתֹּ֔נֶת וְאֵת֙ מְעִ֣יל הָאֵפֹ֔ד וְאֶת־הָאֵפֹ֖ד וְאֶת־הַחֹ֑שֶׁן וְאָפַדְתָּ֣ ל֔וֹ בְּחֵ֖שֶׁב הָאֵפֹֽד׃
Giysileri alacak; Aaron’a entariyi, efodun üstlüğünü, efodu ve göğüslüğü giydirecek, efodun dokuma kemerini beline bağlayacaksın.
Veohlu otam aşer kupar bahem lemale et yadam lekadeş otam vezar lo yohal ki kodeş hem.
וְאָכְל֤וּ אֹתָם֙ אֲשֶׁ֣ר כֻּפַּ֣ר בָּהֶ֔ם לְמַלֵּ֥א אֶת־יָדָ֖ם לְקַדֵּ֣שׁ אֹתָ֑ם וְזָ֥ר לֹא־יֹאכַ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֵֽם׃
Göreve başlatılmaları ve kutsanmaları için kendileri adına kefaret sağlanan bu sunuları onlar yiyecekler. Kâhin olmayan biri bunlardan yemeyecek; çünkü bunlar kutsaldır.
Veim yivater mibesar hamiluim umin halehem ad haboker vesarafta et hanotar baeş lo yeahel ki kodeş u.
וְֽאִם־יִוָּתֵ֞ר מִבְּשַׂ֧ר הַמִּלֻּאִ֛ים וּמִן־הַלֶּ֖חֶם עַד־הַבֹּ֑קֶר וְשָׂרַפְתָּ֤ אֶת־הַנּוֹתָר֙ בָּאֵ֔שׁ לֹ֥א יֵאָכֵ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֽוּא׃
Göreve başlatma kurbanının etinden ya da ekmekten sabaha kadar bir şey kalırsa, kalanı ateşte yakacaksın. Yenmeyecek; çünkü kutsaldır.
Vetsipita oto zahav tahor et gago veet kirotav saviv veet karnotav veasita lo zer zahav saviv.
וְצִפִּיתָ֨ אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Üstünü, çevresindeki bütün yanlarını ve boynuzlarını saf altınla kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Uşete tabeot zahav taase lo mitahat lezero al şete tsalotav taase al şene tsidav vehaya levatim levadim laset oto bahema.
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב תַּֽעֲשֶׂה־לּ֣וֹ ׀ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו תַּעֲשֶׂ֖ה עַל־שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו וְהָיָה֙ לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֵֽמָּה׃
Kenarlığının altına iki altın halka yapacaksın. Onları iki yanına, karşılıklı iki tarafına yapacaksın. Bunlar, sunağı taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olacak.
Bu ayette 2 kez
Lo taalu alav ketoret zara veola uminha veneseh lo tisehu alav.
לֹא־תַעֲל֥וּ עָלָ֛יו קְטֹ֥רֶת זָרָ֖ה וְעֹלָ֣ה וּמִנְחָ֑ה וְנֵ֕סֶךְ לֹ֥א תִסְּכ֖וּ עָלָֽיו׃
Üzerinde başka bir tütsü, bütünüyle yakılan bir sunu ya da tahıl sunusu sunmayacaksınız. Üzerine dökme sunusu dökmeyeceksiniz.
Bu ayette 2 kez
Heaşir lo yarbe vehadal lo yamit mimahatsit haşakel latet et terumat Adonay lehaper al nafşotehem.
הֶֽעָשִׁ֣יר לֹֽא־יַרְבֶּ֗ה וְהַדַּל֙ לֹ֣א יַמְעִ֔יט מִֽמַּחֲצִ֖ית הַשָּׁ֑קֶל לָתֵת֙ אֶת־תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה לְכַפֵּ֖ר עַל־נַפְשֹׁתֵיכֶֽם׃
Canlarınız için kefaret sağlamak üzere Adonay’a ayrılan sunuyu verirken zengin yarım şekelden fazla, yoksul yarım şekelden az vermeyecek.
Verahatsu yedehem veraglehem velo yamutu vehayeta lahem hok olam lo ulezaro ledorotam.
וְרָחֲצ֛וּ יְדֵיהֶ֥ם וְרַגְלֵיהֶ֖ם וְלֹ֣א יָמֻ֑תוּ וְהָיְתָ֨ה לָהֶ֧ם חָק־עוֹלָ֛ם ל֥וֹ וּלְזַרְע֖וֹ לְדֹרֹתָֽם׃ (פ)
Ellerini ve ayaklarını yıkayacaklar ki ölmesinler. Bu, onun ve soyunun kuşaklar boyunca kalıcı kuralı olacak.”
Bu ayette 2 kez
Al besar adam lo yisah uvematkunto lo taasu kamou kodeş u kodeş yihye lahem.
עַל־בְּשַׂ֤ר אָדָם֙ לֹ֣א יִיסָ֔ךְ וּבְמַ֨תְכֻּנְתּ֔וֹ לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ כָּמֹ֑הוּ קֹ֣דֶשׁ ה֔וּא קֹ֖דֶשׁ יִהְיֶ֥ה לָכֶֽם׃
İnsan bedenine dökülmeyecek. Aynı bileşimde onun benzerini yapmayacaksınız. O kutsaldır; sizin için kutsal olacak.
Vehaketoret aşer taase bematkuntah lo taasu lahem kodeş tihye leha ladonay.
וְהַקְּטֹ֙רֶת֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשֶׂ֔ה בְּמַ֨תְכֻּנְתָּ֔הּ לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ לָכֶ֑ם קֹ֛דֶשׁ תִּהְיֶ֥ה לְךָ֖ לַיהוָֽה׃
Yapacağın bu tütsünün aynı bileşimde olanını kendiniz için yapmayacaksınız. Senin için Adonay’a ait kutsal bir şey olacak.
Bu ayette 2 kez
Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.
וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃
Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.
Bu ayette 2 kez
Saru maher min hadereh aşer tsivitim asu lahem egel maseha vayiştahavu lo vayizbehu lo vayomeru ele eloheha yisrael aşer heeluha meerets mitsrayim.
סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֣וּ לָהֶ֔ם עֵ֖גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־לוֹ֙ וַיִּזְבְּחוּ־ל֔וֹ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶֽעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Onlara buyurduğum yoldan çabucak ayrıldılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaptılar; ona eğildiler ve kurban sundular. ‘Ey İsrael, seni Mısır ülkesinden çıkaran ilahların bunlardır!’ dediler.”
Bu ayette 2 kez
Vayomeru li ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.
וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃
Bana, ‘Önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz’ dediler.
El erets zavat halav udevaş ki lo eele bekirbeha ki am keşe oref ata pen ahelha badareh.
אֶל־אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָ֑שׁ כִּי֩ לֹ֨א אֶֽעֱלֶ֜ה בְּקִרְבְּךָ֗ כִּ֤י עַם־קְשֵׁה־עֹ֙רֶף֙ אַ֔תָּה פֶּן־אֲכֶלְךָ֖ בַּדָּֽרֶךְ׃
Süt ve bal akan ülkeye gidin. Ama Ben aranızda gitmeyeceğim. Çünkü siz dik başlı bir halksınız; yolda sizi yok edebilirim.”
Bu ayette 2 kez
Umoşe yikah et haohel venata lo mihuts lamahane harhek min hamahane vekara lo ohel moed vehaya kol mevakeş Adonay yetse el ohel moed aşer mihuts lamahane.
וּמֹשֶׁה֩ יִקַּ֨ח אֶת־הָאֹ֜הֶל וְנָֽטָה־ל֣וֹ ׀ מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֗ה הַרְחֵק֙ מִן־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְקָ֥רָא ל֖וֹ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהָיָה֙ כָּל־מְבַקֵּ֣שׁ יְהוָ֔ה יֵצֵא֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֲשֶׁ֖ר מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Moşe çadırı alır, ordugâhın dışına, ordugâhtan uzağa kurardı. Ona Buluşma Çadırı adını vermişti. Adonay’ı arayan herkes ordugâhın dışındaki Buluşma Çadırı’na çıkardı.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
Bu okunuşa bağlı kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
İbranice biçim לֹ֨א
not; no
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 944 kez
HTnİbranice biçim לּ֥וֹ
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 343 kez
HR/Sp3msİbranice biçim ל֤וֹא
not; no
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HTnOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.