İbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אֶל
Türkçe anlam: -e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
motion to
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 1149 kez
Teknik kod
HRTORA’DA KELİME
-e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek · tanrı; güçlü olan · Bet-El (yer adı) · koç
el okunuşu Tora’da 1203 kez, 1047 farklı ayette görülür.
Lo taarots mipenehem ki Adonay eloheha bekirbeha el gadol venora.
לֹ֥א תַעֲרֹ֖ץ מִפְּנֵיהֶ֑ם כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בְּקִרְבֶּ֔ךָ אֵ֥ל גָּד֖וֹל וְנוֹרָֽא׃
Onlardan ürkme. Çünkü arandaki Tanrın Adonay, büyük ve heybetli Tanrı’dır.
Velo tavi toeva el beteha vehayita herem kamou şakets teşaketsenu vetaev tetaavenu ki herem u.
וְלֹא־תָבִ֤יא תֽוֹעֵבָה֙ אֶל־בֵּיתֶ֔ךָ וְהָיִ֥יתָ חֵ֖רֶם כָּמֹ֑הוּ שַׁקֵּ֧ץ ׀ תְּשַׁקְּצֶ֛נּוּ וְתַעֵ֥ב ׀ תְּֽתַעֲבֶ֖נּוּ כִּי־חֵ֥רֶם הֽוּא׃ (פ)
Evine iğrenç bir şey getirme; yoksa onun gibi yok edilmeye ayrılmış olursun. Ondan bütünüyle tiksin, onu bütünüyle iğrenç say; çünkü yok edilmeye ayrılmıştır.
Ki Adonay eloheha meviaha el erets tova erets nahale mayim ayanot utehomot yotseim babika uvahar.
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ מְבִֽיאֲךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ טוֹבָ֑ה אֶ֚רֶץ נַ֣חֲלֵי מָ֔יִם עֲיָנֹת֙ וּתְהֹמֹ֔ת יֹצְאִ֥ים בַּבִּקְעָ֖ה וּבָהָֽר׃
Çünkü Tanrın Adonay seni iyi bir ülkeye getiriyor: Vadilerde ve dağlarda çıkan akarsuların, kaynakların ve yeraltı sularının ülkesine;
Veet hatathem aşer asitem et haegel lakahti vaesrof oto baeş vaekot oto tahon hetev ad aşer dak leafar vaaşlih et afaro el hanahal hayored min hahar.
וְֽאֶת־חַטַּאתְכֶ֞ם אֲשֶׁר־עֲשִׂיתֶ֣ם אֶת־הָעֵ֗גֶל לָקַחְתִּי֮ וָאֶשְׂרֹ֣ף אֹת֣וֹ ׀ בָּאֵשׁ֒ וָאֶכֹּ֨ת אֹת֤וֹ טָחוֹן֙ הֵיטֵ֔ב עַ֥ד אֲשֶׁר־דַּ֖ק לְעָפָ֑ר וָֽאַשְׁלִךְ֙ אֶת־עֲפָר֔וֹ אֶל־הַנַּ֖חַל הַיֹּרֵ֥ד מִן־הָהָֽר׃
Yaptığınız günah nesnesini, buzağıyı aldım. Ateşte yaktım, parçaladım ve toz kadar ince oluncaya kadar iyice öğüttüm. Tozunu dağdan inen dereye attım.
Vaetpalel el Adonay vaomar Adonay Elohim al taşhet ameha venahalateha aşer padita begodleha aşer hotseta mimitsrayim beyad hazaka.
וָאֶתְפַּלֵּ֣ל אֶל־יְהוָה֮ וָאֹמַר֒ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַל־תַּשְׁחֵ֤ת עַמְּךָ֙ וְנַחֲלָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר פָּדִ֖יתָ בְּגָדְלֶ֑ךָ אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתָ מִמִּצְרַ֖יִם בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה׃
Adonay’a dua edip şöyle dedim: ‘Efendim Adonay, büyüklüğünle kurtardığın, güçlü bir elle Mısır’dan çıkardığın halkını, mirasını yok etme.
Zehor laavadeha leavraham leyitshak uleyaakov al tefen el keşi haam haze veel rişo veel hatato.
זְכֹר֙ לַעֲבָדֶ֔יךָ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹ֑ב אַל־תֵּ֗פֶן אֶל־קְשִׁי֙ הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאֶל־רִשְׁע֖וֹ וְאֶל־חַטָּאתֽוֹ׃
Kulların Avraam’ı, Yitshak’ı ve Yaakov’u hatırla. Bu halkın inatçılığına, kötülüğüne ve günahına bakma.
Pen yomeru haarets aşer hotsetanu mişam mibeli yeholet Adonay lahaviam el haarets aşer diber lahem umisinato otam hotsiam lahamitam bamidbar.
פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר׃
Bizi çıkardığın ülkenin halkı, “Adonay onları söz verdiği ülkeye getiremediği ve onlardan nefret ettiği için çölde öldürmek üzere çıkardı” demesin.
Vehaya im şamoa tişmeu el mitsvotay aşer anohi metsave ethem hayom leahava et Adonay elohehem uleavedo behol levavhem uvehol nafşehem.
וְהָיָ֗ה אִם־שָׁמֹ֤עַ תִּשְׁמְעוּ֙ אֶל־מִצְוֺתַ֔י אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם הַיּ֑וֹם לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ וּלְעָבְד֔וֹ בְּכָל־לְבַבְכֶ֖ם וּבְכָל־נַפְשְׁכֶֽם׃
Bugün size buyurduğum emirlerimi gerçekten dinler, Tanrınız Adonay’ı sever ve bütün yüreğinizle, bütün canınızla O’na kulluk ederseniz,
Et haberaha aşer tişmeu el mitsvot Adonay elohehem aşer anohi metsave ethem hayom.
אֶֽת־הַבְּרָכָ֑ה אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁמְע֗וּ אֶל־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם הַיּֽוֹם׃
Kutsama: Bugün size buyurduğum Tanrınız Adonay’ın emirlerini dinlerseniz.
Vehakelala im lo tişmeu el mitsvot Adonay elohehem vesartem min hadereh aşer anohi metsave ethem hayom lalehet ahare Elohim aherim aşer lo yedatem.
וְהַקְּלָלָ֗ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמְעוּ֙ אֶל־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וְסַרְתֶּ֣ם מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם הַיּ֑וֹם לָלֶ֗כֶת אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתֶּֽם׃ (ס)
Lanet: Tanrınız Adonay’ın emirlerini dinlemez, bugün size buyurduğum yoldan sapıp tanımadığınız başka tanrıların ardından giderseniz.
Vehaya ki yeviaha Adonay eloheha el haarets aşer ata va şama leriştah venatata et haberaha al har gerizim veet hakelala al har eval.
וְהָיָ֗ה כִּ֤י יְבִֽיאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה אֶת־הַבְּרָכָה֙ עַל־הַ֣ר גְּרִזִ֔ים וְאֶת־הַקְּלָלָ֖ה עַל־הַ֥ר עֵיבָֽל׃
Tanrın Adonay seni mülk edinmeye gittiğin ülkeye getirdiğinde kutsamayı Gerizim Dağı’nda, laneti Eval Dağı’nda bildireceksin.
Ki im el hamakom aşer yivhar Adonay elohehem mikol şivtehem lasum et şemo şam leşihno tidreşu uvata şama.
כִּ֠י אִֽם־אֶל־הַמָּק֞וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ מִכָּל־שִׁבְטֵיכֶ֔ם לָשׂ֥וּם אֶת־שְׁמ֖וֹ שָׁ֑ם לְשִׁכְנ֥וֹ תִדְרְשׁ֖וּ וּבָ֥אתָ שָֽׁמָּה׃
Tanrınız Adonay’ın adını oraya koymak için bütün kabileleriniz arasından seçeceği yere yönelin. O’nun konutunu arayacak ve oraya geleceksin.
Ki lo batem ad ata el hamenuha veel hanahala aşer Adonay eloheha noten lah.
כִּ֥י לֹא־בָּאתֶ֖ם עַד־עָ֑תָּה אֶל־הַמְּנוּחָה֙ וְאֶל־הַֽנַּחֲלָ֔ה אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃
Çünkü Tanrın Adonay’ın sana verdiği dinlenme yerine ve mirasa henüz gelmediniz.
Rak kadaşeha aşer yihyu leha unedareha tisa uvata el hamakom aşer yivhar Adonay.
רַ֧ק קָֽדָשֶׁ֛יךָ אֲשֶׁר־יִהְי֥וּ לְךָ֖ וּנְדָרֶ֑יךָ תִּשָּׂ֣א וּבָ֔אתָ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָֽה׃
Ama kutsal sunularını ve adaklarını alıp Adonay’ın seçeceği yere getireceksin.
Bu ayette 2 kez
Lo tişma el divre hanavi hau o el holem hahalom hau ki menase Adonay elohehem ethem ladaat hayişhem ohavim et Adonay elohehem behol levavhem uvehol nafşehem.
לֹ֣א תִשְׁמַ֗ע אֶל־דִּבְרֵי֙ הַנָּבִ֣יא הַה֔וּא א֛וֹ אֶל־חוֹלֵ֥ם הַחֲל֖וֹם הַה֑וּא כִּ֣י מְנַסֶּ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ אֶתְכֶ֔ם לָדַ֗עַת הֲיִשְׁכֶ֤ם אֹֽהֲבִים֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם בְּכָל־לְבַבְכֶ֖ם וּבְכָל־נַפְשְׁכֶֽם׃
O peygamberin ya da o düş görenin sözlerini dinlemeyeceksin. Çünkü Tanrınız Adonay, Tanrınız Adonay’ı bütün yüreğinizle ve bütün canınızla sevip sevmediğinizi bilmek için sizi sınıyor.
Veet kol şelalah tikbots el toh rehovah vesarafta vaeş et hair veet kol şelalah kalil ladonay eloheha vehayeta tel olam lo tibane od.
וְאֶת־כָּל־שְׁלָלָ֗הּ תִּקְבֹּץ֮ אֶל־תּ֣וֹךְ רְחֹבָהּ֒ וְשָׂרַפְתָּ֨ בָאֵ֜שׁ אֶת־הָעִ֤יר וְאֶת־כָּל־שְׁלָלָהּ֙ כָּלִ֔יל לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְהָיְתָה֙ תֵּ֣ל עוֹלָ֔ם לֹ֥א תִבָּנֶ֖ה עֽוֹד׃
Bütün ganimetini meydanının ortasına toplayacaksın. Şehri ve bütün ganimetini Tanrın Adonay için bütünüyle ateşte yakacaksın. Sonsuza kadar bir yıkıntı tepesi olacak; bir daha kurulmayacak.
Venatata bakasef vetsarta hakesef beyadeha vehalahta el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo.
וְנָתַתָּ֖ה בַּכָּ֑סֶף וְצַרְתָּ֤ הַכֶּ֙סֶף֙ בְּיָ֣דְךָ֔ וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ׃
Onu paraya çevireceksin. Parayı elinde güvenle tutup Tanrın Adonay’ın seçeceği yere gideceksin.
Hişamer leha pen yihye davar im levaveha veliyaal lemor kareva şenat haşeva şenat haşemita veraa eneha beahiha haevyon velo titen lo vekara aleha el Adonay vehaya veha het.
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֡ פֶּן־יִהְיֶ֣ה דָבָר֩ עִם־לְבָבְךָ֨ בְלִיַּ֜עַל לֵאמֹ֗ר קָֽרְבָ֣ה שְׁנַֽת־הַשֶּׁבַע֮ שְׁנַ֣ת הַשְּׁמִטָּה֒ וְרָעָ֣ה עֵֽינְךָ֗ בְּאָחִ֙יךָ֙ הָֽאֶבְי֔וֹן וְלֹ֥א תִתֵּ֖ן ל֑וֹ וְקָרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃
Sakın yüreğinde, 'Yedinci yıl, borçları bırakma yılı yaklaştı' diye kötü bir düşünce doğmasın; yoksul kardeşine kötü gözle bakıp ona vermekten kaçınmayasın. Sana karşı Adonay'a seslenirse günah işlemiş olursun.
Ki im el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha leşaken şemo şam tizbah et hapesah baarev kevo haşemeş moed tseteha mimitsrayim.
כִּ֠י אִֽם־אֶל־הַמָּק֞וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לְשַׁכֵּ֣ן שְׁמ֔וֹ שָׁ֛ם תִּזְבַּ֥ח אֶת־הַפֶּ֖סַח בָּעָ֑רֶב כְּב֣וֹא הַשֶּׁ֔מֶשׁ מוֹעֵ֖ד צֵֽאתְךָ֥ מִמִּצְרָֽיִם׃
Ancak Tanrın Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yerde, akşam, güneş batarken, Mısır'dan çıktığın vakitte Pesah kurbanını keseceksin.
Vehotseta et haiş hau o et haişa hahi aşer asu et hadavar hara haze el şeareha et haiş o et haişa usekaltam baavanim vametu.
וְהֽוֹצֵאתָ֣ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַה֡וּא אוֹ֩ אֶת־הָאִשָּׁ֨ה הַהִ֜וא אֲשֶׁ֣ר עָ֠שׂוּ אֶת־הַדָּבָ֨ר הָרָ֤ע הַזֶּה֙ אֶל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֶת־הָאִ֕ישׁ א֖וֹ אֶת־הָאִשָּׁ֑ה וּסְקַלְתָּ֥ם בָּאֲבָנִ֖ים וָמֵֽתוּ׃
bu kötü işi yapan erkeği ya da kadını kentinin kapılarına çıkaracaksın. O erkeği ya da kadını taşlayacaksınız ve ölecek.
Ki yipale mimeha davar lamişpat ben dam ledam ben din ledin uven nega lanega divre rivot bişareha vekamta vealita el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo.
כִּ֣י יִפָּלֵא֩ מִמְּךָ֨ דָבָ֜ר לַמִּשְׁפָּ֗ט בֵּֽין־דָּ֨ם ׀ לְדָ֜ם בֵּֽין־דִּ֣ין לְדִ֗ין וּבֵ֥ין נֶ֙גַע֙ לָנֶ֔גַע דִּבְרֵ֥י רִיבֹ֖ת בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְקַמְתָּ֣ וְעָלִ֔יתָ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ׃
Kentlerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda, kanla kan, davayla dava, belirtiyle belirti arasında karar vermek senin için güç olursa, kalkıp Tanrın Adonay'ın seçeceği yere çıkacaksın.
Uvata el hakohanim haleviyim veel haşofet aşer yihye bayamim hahem vedaraşta vehigidu leha et devar hamişpat.
וּבָאתָ֗ אֶל־הַכֹּהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם וְאֶל־הַשֹּׁפֵ֔ט אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם וְדָרַשְׁתָּ֙ וְהִגִּ֣ידוּ לְךָ֔ אֵ֖ת דְּבַ֥ר הַמִּשְׁפָּֽט׃
Levi soyundan kohenlere ve o günlerde görev yapan yargıca gidecek, onlara danışacaksın. Sana yargı kararını bildirecekler.
Bu ayette 2 kez
Vehaiş aşer yaase vezadon levilti şemoa el hakohen haomed leşaret şam et Adonay eloheha o el haşofet umet haiş hau uviarta hara miyisrael.
וְהָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֣ה בְזָד֗וֹן לְבִלְתִּ֨י שְׁמֹ֤עַ אֶל־הַכֹּהֵן֙ הָעֹמֵ֞ד לְשָׁ֤רֶת שָׁם֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ א֖וֹ אֶל־הַשֹּׁפֵ֑ט וּמֵת֙ הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Orada Tanrın Adonay'a hizmet etmek üzere duran koheni ya da yargıcı dinlemeyip küstahça davranan kişi ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Ki tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten lah viriştah veyaşavta bah veamarta asima alay meleh kehol hagoyim aşer sevivotay.
כִּֽי־תָבֹ֣א אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ וִֽירִשְׁתָּ֖הּ וְיָשַׁ֣בְתָּה בָּ֑הּ וְאָמַרְתָּ֗ אָשִׂ֤ימָה עָלַי֙ מֶ֔לֶךְ כְּכָל־הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתָֽי׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeye girip onu mülk edindiğinde ve oraya yerleştiğinde, 'Çevremdeki bütün uluslar gibi ben de başıma bir kral koyacağım' dersen,
Vehi yavo halevi meahad şeareha mikol yisrael aşer u gar şam uva behol avat nafşo el hamakom aşer yivhar Adonay.
וְכִֽי־יָבֹ֨א הַלֵּוִ֜י מֵאַחַ֤ד שְׁעָרֶ֙יךָ֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־ה֖וּא גָּ֣ר שָׁ֑ם וּבָא֙ בְּכָל־אַוַּ֣ת נַפְשׁ֔וֹ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָֽה׃
Bir Levi, İsrael'in herhangi bir yerinde yaşadığı kentten çıkıp bütün gönlüyle Adonay'ın seçeceği yere gelirse,
Ki ata ba el haarets aşer Adonay eloheha noten lah lo tilmad laasot ketoavot hagoyim hahem.
כִּ֤י אַתָּה֙ בָּ֣א אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ לֹֽא־תִלְמַ֣ד לַעֲשׂ֔וֹת כְּתוֹעֲבֹ֖ת הַגּוֹיִ֥ם הָהֵֽם׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeye girdiğinde, o ulusların iğrenç uygulamalarını yapmayı öğrenmeyeceksin.
Vehover haver veşoel ov veyideoni vedoreş el hametim.
וְחֹבֵ֖ר חָ֑בֶר וְשֹׁאֵ֥ל אוֹב֙ וְיִדְּעֹנִ֔י וְדֹרֵ֖שׁ אֶל־הַמֵּתִֽים׃
büyülü sözler söyleyen, ruh çağıranlara ve medyumlara danışan, ölülere başvuran kimse bulunmasın.
Ki hagoyim haele aşer ata yoreş otam el meonenim veel kosemim yişmau veata lo hen natan leha Adonay eloheha.
כִּ֣י ׀ הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֗לֶּה אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ יוֹרֵ֣שׁ אוֹתָ֔ם אֶל־מְעֹנְנִ֥ים וְאֶל־קֹסְמִ֖ים יִשְׁמָ֑עוּ וְאַתָּ֕ה לֹ֣א כֵ֔ן נָ֛תַן לְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Çünkü topraklarını alacağın bu uluslar uğurlu zamanlar belirleyenleri ve falcıları dinler. Tanrın Adonay ise sana böyle davranma izni vermedi.
Vehaya haiş aşer lo yişma el devaray aşer yedaber bişmi anohi edroş meimo.
וְהָיָ֗ה הָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִשְׁמַע֙ אֶל־דְּבָרַ֔י אֲשֶׁ֥ר יְדַבֵּ֖ר בִּשְׁמִ֑י אָנֹכִ֖י אֶדְרֹ֥שׁ מֵעִמּֽוֹ׃
Benim Adımla söyleyeceği sözlerimi dinlemeyen kişiden hesabını Ben soracağım.
Vaaşer yavo et reeu vayaar lahtov etsim venideha yado vagarzen lihrot haets venaşal habarzel min haets umatsa et reeu vamet u yanus el ahat hearim haele vahay.
וַאֲשֶׁר֩ יָבֹ֨א אֶת־רֵעֵ֥הוּ בַיַּעַר֮ לַחְטֹ֣ב עֵצִים֒ וְנִדְּחָ֨ה יָד֤וֹ בַגַּרְזֶן֙ לִכְרֹ֣ת הָעֵ֔ץ וְנָשַׁ֤ל הַבַּרְזֶל֙ מִן־הָעֵ֔ץ וּמָצָ֥א אֶת־רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת ה֗וּא יָנ֛וּס אֶל־אַחַ֥ת הֶעָרִים־הָאֵ֖לֶּה וָחָֽי׃
Örneğin, arkadaşıyla odun kesmek için ormana gider, ağacı kesmek üzere baltayı savururken demir sapından çıkar, arkadaşına çarpar ve onu öldürürse, bu kişi o kentlerden birine kaçıp hayatta kalabilir.
Vehi yihye iş sone lereeu vearav lo vekam alav vehikau nefeş vamet venas el ahat hearim hael.
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל׃
Ama biri komşusuna nefret besler, ona pusu kurup saldırır ve onu öldürücü bir darbeyle öldürdükten sonra bu kentlerden birine kaçarsa,
Bu ayette 2 kez
Vehaya kekaravehem el hamilhama venigaş hakohen vediber el haam.
וְהָיָ֕ה כְּקָֽרָבְכֶ֖ם אֶל־הַמִּלְחָמָ֑ה וְנִגַּ֥שׁ הַכֹּהֵ֖ן וְדִבֶּ֥ר אֶל־הָעָֽם׃
Savaşa yaklaştığınızda kohen öne çıkıp halka konuşacak.
Vediberu haşoterim el haam lemor mi haiş aşer bana vayit hadaş velo hanaho yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yahnehenu.
וְדִבְּר֣וּ הַשֹּֽׁטְרִים֮ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ מִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁ֨ר בָּנָ֤ה בַֽיִת־חָדָשׁ֙ וְלֹ֣א חֲנָכ֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יַחְנְכֶֽנּוּ׃
Görevliler halka şöyle diyecek: 'Yeni bir ev yapıp henüz kullanmaya başlamamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve evi başka biri kullanmaya başlar.
Veyasefu haşoterim ledaber el haam veameru mi haiş hayare verah halevav yeleh veyaşov leveto velo yimas et levav ehav kilvavo.
וְיָסְפ֣וּ הַשֹּׁטְרִים֮ לְדַבֵּ֣ר אֶל־הָעָם֒ וְאָמְר֗וּ מִי־הָאִ֤ישׁ הַיָּרֵא֙ וְרַ֣ךְ הַלֵּבָ֔ב יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ וְלֹ֥א יִמַּ֛ס אֶת־לְבַ֥ב אֶחָ֖יו כִּלְבָבֽוֹ׃
Görevliler halka konuşmayı sürdürüp şöyle diyecek: 'Korkan, yüreği ürken kim var? Gidip evine dönsün ki kardeşlerinin yüreğini de kendi yüreği gibi eritmesin.'
Vehaya kehalot haşoterim ledaber el haam ufakedu sare tsevaot beroş haam.
וְהָיָ֛ה כְּכַלֹּ֥ת הַשֹּׁטְרִ֖ים לְדַבֵּ֣ר אֶל־הָעָ֑ם וּפָֽקְד֛וּ שָׂרֵ֥י צְבָא֖וֹת בְּרֹ֥אשׁ הָעָֽם׃ (ס)
Görevliler halka konuşmayı bitirince birlik komutanlarını halkın başına atayacaklar.
Ki tikrav el ir lehilahem aleha vekarata eleha leşalom.
כִּֽי־תִקְרַ֣ב אֶל־עִ֔יר לְהִלָּחֵ֖ם עָלֶ֑יהָ וְקָרָ֥אתָ אֵלֶ֖יהָ לְשָׁלֽוֹם׃
Bir kentle savaşmak üzere yaklaştığında ona barış çağrısında bulunacaksın.
Ki tatsur el ir yamim rabim lehilahem aleha letafesah lo taşhit et etsah lindoah alav garzen ki mimenu tohel veoto lo tihrot ki haadam ets hasade lavo mipaneha bamatsor.
כִּֽי־תָצ֣וּר אֶל־עִיר֩ יָמִ֨ים רַבִּ֜ים לְֽהִלָּחֵ֧ם עָלֶ֣יהָ לְתָפְשָׂ֗הּ לֹֽא־תַשְׁחִ֤ית אֶת־עֵצָהּ֙ לִנְדֹּ֤חַ עָלָיו֙ גַּרְזֶ֔ן כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ תֹאכֵ֔ל וְאֹת֖וֹ לֹ֣א תִכְרֹ֑ת כִּ֤י הָֽאָדָם֙ עֵ֣ץ הַשָּׂדֶ֔ה לָבֹ֥א מִפָּנֶ֖יךָ בַּמָּצֽוֹר׃
Bir kenti ele geçirmek için onunla savaşırken uzun süre kuşatırsan, ağaçlarına balta vurarak onları yok etmeyeceksin. Onlardan yiyeceksin; onları kesmeyeceksin. Kırdaki ağaç insan mı ki senin önünden kuşatmaya çekilsin?
Veyatseu zekeneha veşofeteha umadedu el hearim aşer sevivot hehalal.
וְיָצְא֥וּ זְקֵנֶ֖יךָ וְשֹׁפְטֶ֑יךָ וּמָדְדוּ֙ אֶל־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר סְבִיבֹ֥ת הֶחָלָֽל׃
ileri gelenlerin ve yargıçların çıkıp cesedin çevresindeki kentlere olan uzaklığı ölçecekler.
Vehaya hair hakerova el hehalal velakehu zikne hair hahi eglat bakar aşer lo ubad bah aşer lo maşeha beol.
וְהָיָ֣ה הָעִ֔יר הַקְּרֹבָ֖ה אֶל־הֶחָלָ֑ל וְלָֽקְח֡וּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֜וא עֶגְלַ֣ת בָּקָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־עֻבַּד֙ בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר לֹא־מָשְׁכָ֖ה בְּעֹֽל׃
Cesede en yakın kentin ileri gelenleri, hiç çalıştırılmamış, boyunduruk çekmemiş genç bir inek alacaklar.
Vehoridu zikne hair hahi et haegla el nahal etan aşer lo yeaved bo velo yizarea vearefu şam et haegla banahal.
וְהוֹרִ֡דוּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֤וא אֶת־הָֽעֶגְלָה֙ אֶל־נַ֣חַל אֵיתָ֔ן אֲשֶׁ֛ר לֹא־יֵעָבֵ֥ד בּ֖וֹ וְלֹ֣א יִזָּרֵ֑עַ וְעָֽרְפוּ־שָׁ֥ם אֶת־הָעֶגְלָ֖ה בַּנָּֽחַל׃
O kentin ileri gelenleri ineği, toprağı işlenmeyen ve ekilmeyen, zemini sert bir vadiye indirecek ve orada, vadide ineğin boynunu kıracaklar.
Vehol zikne hair hahi hakerovim el hehalal yirhatsu et yedehem al haegla haarufa vanahal.
וְכֹ֗ל זִקְנֵי֙ הָעִ֣יר הַהִ֔וא הַקְּרֹבִ֖ים אֶל־הֶחָלָ֑ל יִרְחֲצוּ֙ אֶת־יְדֵיהֶ֔ם עַל־הָעֶגְלָ֖ה הָעֲרוּפָ֥ה בַנָּֽחַל׃
Cesede en yakın kentin bütün ileri gelenleri, vadide boynu kırılmış ineğin üzerinde ellerini yıkayacaklar.
Vahavetah el toh beteha vegileha et roşah veaseta et tsipareneha.
וַהֲבֵאתָ֖הּ אֶל־תּ֣וֹךְ בֵּיתֶ֑ךָ וְגִלְּחָה֙ אֶת־רֹאשָׁ֔הּ וְעָשְׂתָ֖ה אֶת־צִפָּרְנֶֽיהָ׃
onu evine getireceksin. Başını tıraş edecek, tırnaklarını uzatacak.
Vetafesu vo aviv veimo vehotsiu oto el zikne iro veel şaar mekomo.
וְתָ֥פְשׂוּ ב֖וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֑וֹ וְהוֹצִ֧יאוּ אֹת֛וֹ אֶל־זִקְנֵ֥י עִיר֖וֹ וְאֶל־שַׁ֥עַר מְקֹמֽוֹ׃
babası ve annesi onu tutup kentlerinin ileri gelenlerine, yaşadıkları yerin kapısına çıkaracaklar.
Veameru el zikne iro benenu ze sorer umore enenu şomea bekolenu zolel vesove.
וְאָמְר֞וּ אֶל־זִקְנֵ֣י עִיר֗וֹ בְּנֵ֤נוּ זֶה֙ סוֹרֵ֣ר וּמֹרֶ֔ה אֵינֶ֥נּוּ שֹׁמֵ֖עַ בְּקֹלֵ֑נוּ זוֹלֵ֖ל וְסֹבֵֽא׃
Kentlerinin ileri gelenlerine, 'Bu oğlumuz dik başlı ve asidir, sözümüzü dinlemiyor; obur ve ayyaştır' diyecekler.
Veim lo karov ahiha eleha velo yedato vaasafto el toh beteha vehaya imeha ad deroş ahiha oto vahaşevoto lo.
וְאִם־לֹ֨א קָר֥וֹב אָחִ֛יךָ אֵלֶ֖יךָ וְלֹ֣א יְדַעְתּ֑וֹ וַאֲסַפְתּוֹ֙ אֶל־תּ֣וֹךְ בֵּיתֶ֔ךָ וְהָיָ֣ה עִמְּךָ֗ עַ֣ד דְּרֹ֤שׁ אָחִ֙יךָ֙ אֹת֔וֹ וַהֲשֵׁבֹת֖וֹ לֽוֹ׃
Kardeşin yakınında değilse ya da onu tanımıyorsan hayvanı evine alacaksın. Kardeşin onu arayıncaya kadar yanında kalacak; sonra ona geri vereceksin.
Velakah avi hanaara veimah vehotsiu et betule hanaara el zikne hair haşaera.
וְלָקַ֛ח אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעֲרָ֖ה] וְאִמָּ֑הּ וְהוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּתוּלֵ֧י הנער [הַֽנַּעֲרָ֛ה] אֶל־זִקְנֵ֥י הָעִ֖יר הַשָּֽׁעְרָה׃
genç kadının babası ve annesi onun bekâret belirtilerini alıp kentin kapısında ileri gelenlere sunacaklar.
Veamar avi hanaara el hazekenim et biti natati laiş haze leişa vayisnaeha.
וְאָמַ֛ר אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעַרָ֖ה] אֶל־הַזְּקֵנִ֑ים אֶת־בִּתִּ֗י נָתַ֜תִּי לָאִ֥ישׁ הַזֶּ֛ה לְאִשָּׁ֖ה וַיִּשְׂנָאֶֽהָ׃
Genç kadının babası ileri gelenlere şöyle diyecek: 'Kızımı bu adama eş olarak verdim; o ise ondan nefret etti.
Vehotsiu et hanaara el petah bet aviha usekaluha anşe irah baavanim vameta ki aseta nevala beyisrael liznot bet aviha uviarta hara mikirbeha.
וְהוֹצִ֨יאוּ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֜ה] אֶל־פֶּ֣תַח בֵּית־אָבִ֗יהָ וּסְקָלוּהָ֩ אַנְשֵׁ֨י עִירָ֤הּ בָּאֲבָנִים֙ וָמֵ֔תָה כִּֽי־עָשְׂתָ֤ה נְבָלָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לִזְנ֖וֹת בֵּ֣ית אָבִ֑יהָ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)
genç kadını babasının evinin girişine çıkaracaklar. Kentinin erkekleri onu taşlayacak ve ölecek; çünkü babasının evindeyken fuhuş yaparak İsrael'de alçakça bir iş yaptı. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Vehotsetem et şenehem el şaar hair hahi usekaltem otam baavanim vametu et hanaara al devar aşer lo tsaaka vair veet haiş al devar aşer ina et eşet reeu uviarta hara mikirbeha.
וְהוֹצֵאתֶ֨ם אֶת־שְׁנֵיהֶ֜ם אֶל־שַׁ֣עַר ׀ הָעִ֣יר הַהִ֗וא וּסְקַלְתֶּ֨ם אֹתָ֥ם בָּאֲבָנִים֮ וָמֵתוּ֒ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֗ה] עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־צָעֲקָ֣ה בָעִ֔יר וְאֶ֨ת־הָאִ֔ישׁ עַל־דְּבַ֥ר אֲשֶׁר־עִנָּ֖ה אֶת־אֵ֣שֶׁת רֵעֵ֑הוּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)
ikisini de o kentin kapısına çıkarıp taşlayacaksınız ve ölecekler. Genç kadın kentte bağırmadığı için, adam da komşusunun eşini küçük düşürdüğü için. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Velo ava Adonay eloheha lişmoa el bilam vayahafoh Adonay eloheha leha et hakelala livraha ki aheveha Adonay eloheha.
וְלֹֽא־אָבָ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לִשְׁמֹ֣עַ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיַּהֲפֹךְ֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֧יךָ לְּךָ֛ אֶת־הַקְּלָלָ֖ה לִבְרָכָ֑ה כִּ֥י אֲהֵֽבְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Ama Tanrın Adonay Bilam'ı dinlemek istemedi; Tanrın Adonay seni sevdiği için laneti senin için berekete çevirdi.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אֶל
Türkçe anlam: -e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek
motion to
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 1149 kez
HRİbranice biçim אֵ֣ל
Temel kelime (lemma) אֵל
Kök — שורש (şoreş) אלה
Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan
divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 24 kez
HNcmsaİbranice biçim אֵ֖ל
Temel kelime (lemma) בֵּֽיתְ־אֵל
Türkçe anlam: Bet-El (yer adı)
Bethel
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 13 kez
HNpİbranice biçim אֵ֣ל
Temel kelime (lemma) אֵל
Kök — שורש (şoreş) אלה
Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan
divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 7 kez
HNcmscİbranice biçim אֵ֥יל
Temel kelime (lemma) אַ֫יִל
Kök — שורש (şoreş) אול
Türkçe anlam: koç
ram; leader; chief; side wall; entrance; jamb; terebinth
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HNcmscİbranice biçim אֵ֣יל
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNpİbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אַל
Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın
not
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HRİbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אַל
Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın
not
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HTnİbranice biçim אֵ֣ל
Temel kelime (lemma) אֵל
Kök — שורש (şoreş) אלה
Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan
divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNpOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.