Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
tree; (piece of) wood; lumber; pine tree; olive tree; olive wood; gallows; tower (for hanging)
Dilbilgisel yapı: isim, eril, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 6 kez
Teknik kod
HNcmpaTORA’DA KELİME
ağaç; odun
Bu İbranice biçim Tora’da 6 kez, 6 farklı ayette görülür.
Venatenu bene aharon hakohen eş al hamizbeah vearehu etsim al haeş.
וְ֠נָתְנוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֧ן הַכֹּהֵ֛ן אֵ֖שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְעָרְכ֥וּ עֵצִ֖ים עַל־הָאֵֽשׁ׃
Kâhin Aaron’un oğulları sunağa ateş koyacak ve ateşin üzerine odunları dizecekler.
Vehotsi et kol hapar el mihuts lamahane el makom tahor el şefeh hadeşen vesaraf oto al etsim baeş al şefeh hadeşen yisaref.
וְהוֹצִ֣יא אֶת־כָּל־הַ֠פָּר אֶל־מִח֨וּץ לַֽמַּחֲנֶ֜ה אֶל־מָק֤וֹם טָהוֹר֙ אֶל־שֶׁ֣פֶךְ הַדֶּ֔שֶׁן וְשָׂרַ֥ף אֹת֛וֹ עַל־עֵצִ֖ים בָּאֵ֑שׁ עַל־שֶׁ֥פֶךְ הַדֶּ֖שֶׁן יִשָּׂרֵֽף׃ (פ)
yani boğanın geri kalan bütününü ordugâhın dışına, küllerin döküldüğü temiz bir yere çıkaracak ve odunların üzerinde ateşte yakacak. Küllerin döküldüğü yerde yakılacak.
Vehaeş al hamizbeah tukad bo lo tihbe uvier aleha hakohen etsim baboker baboker vearah aleha haola vehiktir aleha helve haşelamim.
וְהָאֵ֨שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ תּֽוּקַד־בּוֹ֙ לֹ֣א תִכְבֶּ֔ה וּבִעֵ֨ר עָלֶ֧יהָ הַכֹּהֵ֛ן עֵצִ֖ים בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֑קֶר וְעָרַ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ הָֽעֹלָ֔ה וְהִקְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ חֶלְבֵ֥י הַשְּׁלָמִֽים׃
Sunağın üzerindeki ateş yanmaya devam edecek; sönmeyecek. Kâhin her sabah ateşe odun koyacak, bütünüyle yakılan sunuyu üzerine dizecek ve esenlik kurbanlarının içyağlarını üzerinde yakacak.
Vayihyu vene yisrael bamidbar vayimtseu iş mekoşeş etsim beyom haşabat.
וַיִּהְי֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּמִּדְבָּ֑ר וַֽיִּמְצְא֗וּ אִ֛ישׁ מְקֹשֵׁ֥שׁ עֵצִ֖ים בְּי֥וֹם הַשַּׁבָּֽת׃
İsraeloğulları çöldeyken Şabat günü odun toplayan bir adam buldular.
Vayakrivu oto hamotseim oto mekoşeş etsim el moşe veel aharon veel kol haeda.
וַיַּקְרִ֣יבוּ אֹת֔וֹ הַמֹּצְאִ֥ים אֹת֖וֹ מְקֹשֵׁ֣שׁ עֵצִ֑ים אֶל־מֹשֶׁה֙ וְאֶֽל־אַהֲרֹ֔ן וְאֶ֖ל כָּל־הָעֵדָֽה׃
Onu odun toplarken bulanlar, Moşe’ye, Aaron’a ve bütün topluluğa getirdiler.
Vaaşer yavo et reeu vayaar lahtov etsim venideha yado vagarzen lihrot haets venaşal habarzel min haets umatsa et reeu vamet u yanus el ahat hearim haele vahay.
וַאֲשֶׁר֩ יָבֹ֨א אֶת־רֵעֵ֥הוּ בַיַּעַר֮ לַחְטֹ֣ב עֵצִים֒ וְנִדְּחָ֨ה יָד֤וֹ בַגַּרְזֶן֙ לִכְרֹ֣ת הָעֵ֔ץ וְנָשַׁ֤ל הַבַּרְזֶל֙ מִן־הָעֵ֔ץ וּמָצָ֥א אֶת־רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת ה֗וּא יָנ֛וּס אֶל־אַחַ֥ת הֶעָרִים־הָאֵ֖לֶּה וָחָֽי׃
Örneğin, arkadaşıyla odun kesmek için ormana gider, ağacı kesmek üzere baltayı savururken demir sapından çıkar, arkadaşına çarpar ve onu öldürürse, bu kişi o kentlerden birine kaçıp hayatta kalabilir.
Dilbilgisel çözümleme
tree; (piece of) wood; lumber; pine tree; olive tree; olive wood; gallows; tower (for hanging)
Dilbilgisel yapı: isim, eril, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HNcmpaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.