İbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אֶל
Türkçe anlam: -e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
motion to
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 1149 kez
Teknik kod
HRTORA’DA KELİME
-e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek · tanrı; güçlü olan · Bet-El (yer adı) · koç
el okunuşu Tora’da 1203 kez, 1047 farklı ayette görülür.
Bu ayette 2 kez
Ki yihye veha iş aşer lo yihye tahor mikere layla veyatsa el mihuts lamahane lo yavo el toh hamahane.
כִּֽי־יִהְיֶ֤ה בְךָ֙ אִ֔ישׁ אֲשֶׁ֛ר לֹא־יִהְיֶ֥ה טָה֖וֹר מִקְּרֵה־לָ֑יְלָה וְיָצָא֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה לֹ֥א יָבֹ֖א אֶל־תּ֥וֹךְ הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Aranızda gece boşalması nedeniyle arınmamış olan bir adam varsa, ordugâhın dışına çıkacak; ordugâhın içine girmeyecek.
Vehaya lifnot erev yirhats bamayim uhevo haşemeş yavo el toh hamahane.
וְהָיָ֥ה לִפְנֽוֹת־עֶ֖רֶב יִרְחַ֣ץ בַּמָּ֑יִם וּכְבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ יָבֹ֖א אֶל־תּ֥וֹךְ הַֽמַּחֲנֶה׃
Akşama doğru suyla yıkanacak; güneş battığında ordugâha girebilecek.
Lo tasgir eved el adonav aşer yinatsel eleha meim adonav.
לֹא־תַסְגִּ֥יר עֶ֖בֶד אֶל־אֲדֹנָ֑יו אֲשֶׁר־יִנָּצֵ֥ל אֵלֶ֖יךָ מֵעִ֥ם אֲדֹנָֽיו׃
Efendisinden kaçıp sana sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksin.
Ki taşe vereaha maşat meuma lo tavo el beto laavot avoto.
כִּֽי־תַשֶּׁ֥ה בְרֵֽעֲךָ מַשַּׁ֣את מְא֑וּמָה לֹא־תָבֹ֥א אֶל־בֵּית֖וֹ לַעֲבֹ֥ט עֲבֹטֽוֹ׃
Komşuna herhangi bir borç verdiğinde rehnini almak için evine girmeyeceksin.
Beyomo titen seharo velo tavo alav haşemeş ki ani u veelav u nose et nafşo velo yikra aleha el Adonay vehaya veha het.
בְּיוֹמוֹ֩ תִתֵּ֨ן שְׂכָר֜וֹ וְֽלֹא־תָב֧וֹא עָלָ֣יו הַשֶּׁ֗מֶשׁ כִּ֤י עָנִי֙ ה֔וּא וְאֵלָ֕יו ה֥וּא נֹשֵׂ֖א אֶת־נַפְשׁ֑וֹ וְלֹֽא־יִקְרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃ (ס)
Ücretini gününde, güneş batmadan vereceksin. Çünkü o yoksuldur, bütün umudunu o ücrete bağlamıştır. Sana karşı Adonay'a seslenmesin; yoksa günah işlemiş olursun.
Ki yihye riv ben anaşim venigeşu el hamişpat uşefatum vehitsdiku et hatsadik vehirşiu et haraşa.
כִּֽי־יִהְיֶ֥ה רִיב֙ בֵּ֣ין אֲנָשִׁ֔ים וְנִגְּשׁ֥וּ אֶל־הַמִּשְׁפָּ֖ט וּשְׁפָט֑וּם וְהִצְדִּ֙יקוּ֙ אֶת־הַצַּדִּ֔יק וְהִרְשִׁ֖יעוּ אֶת־הָרָשָֽׁע׃
İnsanlar arasında bir anlaşmazlık olur ve mahkemeye başvururlarsa, yargıçlar onları yargılayacak; haklıyı haklı, suçluyu suçlu ilan edecekler.
Veim lo yahpots haiş lakahat et yevimto vealeta yevimto haşara el hazekenim veamera meen yevami lehakim leahiv şem beyisrael lo ava yabemi.
וְאִם־לֹ֤א יַחְפֹּץ֙ הָאִ֔ישׁ לָקַ֖חַת אֶת־יְבִמְתּ֑וֹ וְעָלְתָה֩ יְבִמְתּ֨וֹ הַשַּׁ֜עְרָה אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים וְאָֽמְרָה֙ מֵאֵ֨ין יְבָמִ֜י לְהָקִ֨ים לְאָחִ֥יו שֵׁם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א אָבָ֖ה יַבְּמִֽי׃
Adam yengesiyle evlenmek istemezse, yengesi kentin kapısına, ileri gelenlere çıkıp, 'Kayınbiraderim kardeşinin adını İsrael'de sürdürmeyi reddediyor; bana karşı kayınbiraderlik görevini yapmak istemiyor' diyecek.
Vehaya ki tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten leha nahala viriştah veyaşavta bah.
וְהָיָה֙ כִּֽי־תָב֣וֹא אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָ֑ה וִֽירִשְׁתָּ֖הּ וְיָשַׁ֥בְתָּ בָּֽהּ׃
Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği ülkeye girip onu mülk edindiğinde ve oraya yerleştiğinde,
Velakahta mereşit kol peri haadama aşer tavi meartseha aşer Adonay eloheha noten lah vesamta vatene vehalahta el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha leşaken şemo şam.
וְלָקַחְתָּ֞ מֵרֵאשִׁ֣ית ׀ כָּל־פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֗ה אֲשֶׁ֨ר תָּבִ֧יא מֵֽאַרְצְךָ֛ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לָ֖ךְ וְשַׂמְתָּ֣ בַטֶּ֑נֶא וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לְשַׁכֵּ֥ן שְׁמ֖וֹ שָֽׁם׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği toprağından getireceğin bütün toprak ürünlerinin ilkinden alıp bir sepete koyacaksın. Tanrın Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yere gideceksin.
Bu ayette 2 kez
Uvata el hakohen aşer yihye bayamim hahem veamarta elav higadti hayom ladonay eloheha ki vati el haarets aşer nişba Adonay laavotenu latet lanu.
וּבָאתָ֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו הִגַּ֤דְתִּי הַיּוֹם֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כִּי־בָ֙אתִי֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתֵ֖ינוּ לָ֥תֶת לָֽנוּ׃
O günlerde görev yapan kohene gidip ona, 'Adonay'ın atalarımıza bize vermek için yemin ettiği ülkeye geldiğimi bugün Tanrın Adonay'a bildiriyorum' diyeceksin.
Vanitsak el Adonay elohe avotenu vayişma Adonay et kolenu vayar et onyenu veet amalenu veet lahatsenu.
וַנִּצְעַ֕ק אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתֵ֑ינוּ וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֶת־קֹלֵ֔נוּ וַיַּ֧רְא אֶת־עָנְיֵ֛נוּ וְאֶת־עֲמָלֵ֖נוּ וְאֶת־לַחֲצֵֽנוּ׃
Atalarımızın Tanrısı Adonay'a haykırdık. Adonay sesimizi duydu; çektiğimiz sıkıntıyı, zahmeti ve baskıyı gördü.
Vayevienu el hamakom haze vayiten lanu et haarets hazot erets zavat halav udevaş.
וַיְבִאֵ֖נוּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיִּתֶּן־לָ֙נוּ֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃
Bizi bu yere getirdi ve bu ülkeyi, süt ve bal akan ülkeyi bize verdi.
Vehaya bayom aşer taavru et hayarden el haarets aşer Adonay eloheha noten lah vahakemota leha avanim gedolot vesadta otam basid.
וְהָיָ֗ה בַּיּוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר תַּעַבְר֣וּ אֶת־הַיַּרְדֵּן֒ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֣ן לָ֑ךְ וַהֲקֵמֹתָ֤ לְךָ֙ אֲבָנִ֣ים גְּדֹל֔וֹת וְשַׂדְתָּ֥ אֹתָ֖ם בַּשִּֽׂיד׃
Yarden'i geçip Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeye girdiğiniz gün, büyük taşlar dikecek ve onları kireçle sıvayacaksın.
Vehatavta alehen et kol divre hatora hazot beavereha lemaan aşer tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten leha erets zavat halav udevaş kaaşer diber Adonay elohe avoteha lah.
וְכָתַבְתָּ֣ עֲלֵיהֶ֗ן אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֛י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את בְּעָבְרֶ֑ךָ לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ תָּבֹ֨א אֶל־הָאָ֜רֶץ אֲֽשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֣יךָ ׀ נֹתֵ֣ן לְךָ֗ אֶ֣רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־אֲבֹתֶ֖יךָ לָֽךְ׃
Geçtiğinde bu Tora'nın bütün sözlerini onların üzerine yazacaksın. Böylece Tanrın Adonay'ın sana verdiği süt ve bal akan ülkeye, atalarının Tanrısı Adonay'ın sana söylediği gibi gireceksin.
Vayedaber moşe vehakohanim haleviyim el kol yisrael lemor hasket uşema yisrael hayom haze nihyeta leam ladonay eloheha.
וַיְדַבֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ וְהַכֹּהֲנִ֣ים הַלְוִיִּ֔ם אֶ֥ל כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הַסְכֵּ֤ת ׀ וּשְׁמַע֙ יִשְׂרָאֵ֔ל הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ נִהְיֵ֣יתָֽ לְעָ֔ם לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Moşe ve Levi soyundan kohenler bütün İsrael'e şöyle dediler: 'Sessiz ol ve dinle, İsrael! Bugün Tanrın Adonay'ın halkı oldun.
Veanu haleviyim veameru el kol iş yisrael kol ram.
וְעָנ֣וּ הַלְוִיִּ֗ם וְאָֽמְר֛וּ אֶל־כָּל־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל ק֥וֹל רָֽם׃ (ס)
Leviler yüksek sesle bütün İsrael halkına şöyle seslenecekler:
Unetaneha Adonay leroş velo lezanav vehayita rak lemala velo tihye lemata ki tişma el mitsvot Adonay eloheha aşer anohi metsaveha hayom lişmor velaasot.
וּנְתָֽנְךָ֨ יְהוָ֤ה לְרֹאשׁ֙ וְלֹ֣א לְזָנָ֔ב וְהָיִ֙יתָ֙ רַ֣ק לְמַ֔עְלָה וְלֹ֥א תִהְיֶ֖ה לְמָ֑טָּה כִּֽי־תִשְׁמַ֞ע אֶל־מִצְוֺ֣ת ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֧י מְצַוְּךָ֛ הַיּ֖וֹם לִשְׁמֹ֥ר וְלַעֲשֽׂוֹת׃
Adonay seni baş yapacak, kuyruk değil. Bugün sana buyurduğum Tanrın Adonay'ın buyruklarını dinler, özenle yerine getirirsen yalnız yukarıda olacaksın, aşağıda olmayacaksın.
Yoleh Adonay oteha veet malkeha aşer takim aleha el goy aşer lo yadata ata vaavoteha veavadta şam Elohim aherim ets vaaven.
יוֹלֵ֨ךְ יְהוָ֜ה אֹֽתְךָ֗ וְאֶֽת־מַלְכְּךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תָּקִ֣ים עָלֶ֔יךָ אֶל־גּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹא־יָדַ֖עְתָּ אַתָּ֣ה וַאֲבֹתֶ֑יךָ וְעָבַ֥דְתָּ שָּׁ֛ם אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים עֵ֥ץ וָאָֽבֶן׃
Adonay seni ve başına koyduğun kralını, ne senin ne de atalarının tanıdığı bir ulusa götürecek. Orada başka tanrılara, ağaca ve taşa kulluk edeceksin.
Vayikra moşe el kol yisrael vayomer alehem atem reitem et kol aşer asa Adonay leenehem beerets mitsrayim lefaro ulehol avadav ulehol artso.
וַיִּקְרָ֥א מֹשֶׁ֛ה אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֑ם אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֗ם אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁר֩ עָשָׂ֨ה יְהוָ֤ה לְעֵֽינֵיכֶם֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לְפַרְעֹ֥ה וּלְכָל־עֲבָדָ֖יו וּלְכָל־אַרְצֽוֹ׃
Moşe bütün İsrael'i çağırıp onlara şöyle dedi: 'Adonay'ın Mısır ülkesinde gözlerinizin önünde Paro'ya, bütün hizmetkârlarına ve bütün ülkesine yaptıklarını gördünüz.
Vatavou el hamakom haze vayetse sihon meleh heşbon veog meleh habaşan likratenu lamilhama vanakem.
וַתָּבֹ֖אוּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיֵּצֵ֣א סִיחֹ֣ן מֶֽלֶךְ־חֶ֠שְׁבּוֹן וְע֨וֹג מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֧ן לִקְרָאתֵ֛נוּ לַמִּלְחָמָ֖ה וַנַּכֵּֽם׃
Bu yere geldiniz. Heşbon kralı Sihon ile Başan kralı Og bize karşı savaşmaya çıktılar; onları yendik.
Vayiteşem Adonay meal admatam beaf uvehema uveketsef gadol vayaşlihem el erets aheret kayom haze.
וַיִּתְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ מֵעַ֣ל אַדְמָתָ֔ם בְּאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַיַּשְׁלִכֵ֛ם אֶל־אֶ֥רֶץ אַחֶ֖רֶת כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Adonay onları öfke, gazap ve büyük kızgınlıkla topraklarından söküp attı; bugün olduğu gibi başka bir ülkeye savurdu."
Vehaya hi yavou aleha kol hadevarim haele haberaha vehakelala aşer natati lefaneha vahaşevota el levaveha behol hagoyim aşer hidihaha Adonay eloheha şama.
וְהָיָה֩ כִֽי־יָבֹ֨אוּ עָלֶ֜יךָ כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה הַבְּרָכָה֙ וְהַקְּלָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לְפָנֶ֑יךָ וַהֲשֵׁבֹתָ֙ אֶל־לְבָבֶ֔ךָ בְּכָל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁ֧ר הִדִּיחֲךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ שָֽׁמָּה׃
Önüne koyduğum bütün bu şeyler, bereket ve lanet başına geldiğinde, Tanrın Adonay'ın seni sürdüğü bütün ulusların arasında bunları yüreğine geri getirdiğinde,
Veheviaha Adonay eloheha el haarets aşer yareşu avoteha viriştah vehetiveha vehirbeha meavoteha.
וֶהֱבִֽיאֲךָ֞ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֶל־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁר־יָרְשׁ֥וּ אֲבֹתֶ֖יךָ וִֽירִשְׁתָּ֑הּ וְהֵיטִֽבְךָ֥ וְהִרְבְּךָ֖ מֵאֲבֹתֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay seni atalarının mülk edindiği ülkeye getirecek; sen de onu mülk edineceksin. Sana iyilik edecek ve seni atalarından daha çok çoğaltacak.
Ki tişma bekol Adonay eloheha lişmor mitsvotav vehukotav haketuva besefer hatora haze ki taşuv el Adonay eloheha behol levaveha uvehol nafşeha.
כִּ֣י תִשְׁמַ֗ע בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לִשְׁמֹ֤ר מִצְוֺתָיו֙ וְחֻקֹּתָ֔יו הַכְּתוּבָ֕ה בְּסֵ֥פֶר הַתּוֹרָ֖ה הַזֶּ֑ה כִּ֤י תָשׁוּב֙ אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכָל־לְבָבְךָ֖ וּבְכָל־נַפְשֶֽׁךָ׃ (פ)
Tanrın Adonay'ın sesini dinleyip bu Tora tomarında yazılı buyruklarını ve hükümlerini gözettiğinde, bütün yüreğinle ve bütün canınla Tanrın Adonay'a döndüğünde böyle olacak.
Velo meever layam hi lemor mi yaavar lanu el ever hayam veyikaheha lanu veyaşmienu otah venaasena.
וְלֹֽא־מֵעֵ֥בֶר לַיָּ֖ם הִ֑וא לֵאמֹ֗ר מִ֣י יַעֲבָר־לָ֜נוּ אֶל־עֵ֤בֶר הַיָּם֙ וְיִקָּחֶ֣הָ לָּ֔נוּ וְיַשְׁמִעֵ֥נוּ אֹתָ֖הּ וְנַעֲשֶֽׂנָּה׃
Denizin ötesinde de değildir ki, "Kim bizim için denizin ötesine geçip onu bize getirecek, bize duyuracak da yerine getireceğiz?" diyesin.
Vayeleh moşe vayedaber et hadevarim haele el kol yisrael.
וַיֵּ֖לֶךְ מֹשֶׁ֑ה וַיְדַבֵּ֛ר אֶת־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe gidip bu sözleri bütün İsrael'e söyledi.
Vayikra moşe lihoşua vayomer elav leene hol yisrael hazak veemats ki ata tavo et haam haze el haarets aşer nişba Adonay laavotam latet lahem veata tanhilena otam.
וַיִּקְרָ֨א מֹשֶׁ֜ה לִֽיהוֹשֻׁ֗עַ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לְעֵינֵ֣י כָל־יִשְׂרָאֵ֘ל חֲזַ֣ק וֶאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבוֹא֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתָ֖ם לָתֵ֣ת לָהֶ֑ם וְאַתָּ֖ה תַּנְחִילֶ֥נָּה אוֹתָֽם׃
Moşe Yeoşua'yı çağırıp bütün İsrael'in gözleri önünde ona şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü bu halkla birlikte, Adonay'ın atalarına onlara vermek için yemin ettiği ülkeye sen gireceksin. Onu onlara miras olarak sen paylaştıracaksın.
Vayihtov moşe et hatora hazot vayitenah el hakohanim bene levi hanoseim et aron berit Adonay veel kol zikne yisrael.
וַיִּכְתֹּ֣ב מֹשֶׁה֮ אֶת־הַתּוֹרָ֣ה הַזֹּאת֒ וַֽיִּתְּנָ֗הּ אֶל־הַכֹּהֲנִים֙ בְּנֵ֣י לֵוִ֔י הַנֹּ֣שְׂאִ֔ים אֶת־אֲר֖וֹן בְּרִ֣ית יְהוָ֑ה וְאֶל־כָּל־זִקְנֵ֖י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe bu Tora'yı yazdı ve Adonay'ın Antlaşma Sandığı'nı taşıyan Levi soyundan kohenlere ve İsrael'in bütün ileri gelenlerine verdi.
Vayomer Adonay el moşe hen karevu yameha lamut kera et yehoşua vehiteyatsevu beohel moed vaatsavenu vayeleh moşe vihoşua vayiteyatsevu beohel moed.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הֵ֣ן קָרְב֣וּ יָמֶיךָ֮ לָמוּת֒ קְרָ֣א אֶת־יְהוֹשֻׁ֗עַ וְהִֽתְיַצְּב֛וּ בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וַאֲצַוֶּ֑נּוּ וַיֵּ֤לֶךְ מֹשֶׁה֙ וִֽיהוֹשֻׁ֔עַ וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Adonay Moşe'ye, 'Öleceğin günler yaklaştı. Yeoşua'yı çağır, Buluşma Çadırı'nda durun; ona görevini bildireceğim' dedi. Moşe ve Yeoşua gidip Buluşma Çadırı'nda durdular.
Vayomer Adonay el moşe hineha şohev im avoteha vekam haam haze vezana ahare elohe nehar haarets aşer u va şama bekirbo vaazavani vehefer et beriti aşer karati ito.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְּךָ֥ שֹׁכֵ֖ב עִם־אֲבֹתֶ֑יךָ וְקָם֩ הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה וְזָנָ֣ה ׀ אַחֲרֵ֣י ׀ אֱלֹהֵ֣י נֵֽכַר־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא בָא־שָׁ֙מָּה֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַעֲזָבַ֕נִי וְהֵפֵר֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אִתּֽוֹ׃
Adonay Moşe'ye şöyle dedi: 'İşte, atalarınla yatacaksın. Bu halk kalkıp gireceği ülkenin yabancı tanrılarının ardından giderek sadakatsizlik edecek. Beni terk edecek, kendisiyle yaptığım antlaşmayı bozacak.
Veanohi haster astir panay bayom hau al kol haraa aşer asa ki fana el Elohim aherim.
וְאָנֹכִ֗י הַסְתֵּ֨ר אַסְתִּ֤יר פָּנַי֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא עַ֥ל כָּל־הָרָעָ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה כִּ֣י פָנָ֔ה אֶל־אֱלֹהִ֖ים אֲחֵרִֽים׃
Başka tanrılara yönelerek yaptığı bütün kötülükler yüzünden o gün yüzümü mutlaka gizleyeceğim.
Bu ayette 2 kez
Ki avienu el haadama aşer nişbati laavotav zavat halav udevaş veahal vesava vedaşen ufana el Elohim aherim vaavadum veniatsuni vehefer et beriti.
כִּֽי־אֲבִיאֶ֜נּוּ אֶֽל־הָאֲדָמָ֣ה ׀ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לַאֲבֹתָ֗יו זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ וְאָכַ֥ל וְשָׂבַ֖ע וְדָשֵׁ֑ן וּפָנָ֞ה אֶל־אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ וַעֲבָד֔וּם וְנִ֣אֲצ֔וּנִי וְהֵפֵ֖ר אֶת־בְּרִיתִֽי׃
Onları atalarına yemin ettiğim süt ve bal akan toprağa getirdiğimde yiyip doyacak, semirecekler. Sonra başka tanrılara yönelip onlara kulluk edecek, Beni hor görecek ve antlaşmamı bozacaklar.
Vehaya ki timtsena oto raot rabot vetsarot veaneta haşira hazot lefanav leed ki lo tişahah mipi zaro ki yadati et yitsro aşer u ose hayom beterem avienu el haarets aşer nişbaeti.
וְ֠הָיָה כִּֽי־תִמְצֶ֨אןָ אֹת֜וֹ רָע֣וֹת רַבּוֹת֮ וְצָרוֹת֒ וְ֠עָנְתָה הַשִּׁירָ֨ה הַזֹּ֤את לְפָנָיו֙ לְעֵ֔ד כִּ֛י לֹ֥א תִשָּׁכַ֖ח מִפִּ֣י זַרְע֑וֹ כִּ֧י יָדַ֣עְתִּי אֶת־יִצְר֗וֹ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא עֹשֶׂה֙ הַיּ֔וֹם בְּטֶ֣רֶם אֲבִיאֶ֔נּוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבָּֽעְתִּי׃
Başlarına birçok kötülük ve sıkıntı geldiğinde bu ezgi onlara karşı tanıklık edecek; çünkü soylarının ağzından unutulmayacak. Onları yemin ettiğim ülkeye daha getirmeden, bugün taşıdıkları eğilimi biliyorum.'
Vayetsav et yehoşua bin nun vayomer hazak veemats ki ata tavi et bene yisrael el haarets aşer nişbati lahem veanohi eheye imah.
וַיְצַ֞ו אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן וַיֹּאמֶר֮ חֲזַ֣ק וֶֽאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבִיא֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לָהֶ֑ם וְאָנֹכִ֖י אֶֽהְיֶ֥ה עִמָּֽךְ׃
Adonay, Nun oğlu Yeoşua'ya görevini bildirerek şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü İsrael oğullarını onlara yemin ettiğim ülkeye sen getireceksin. Ben seninle olacağım.'
Hatsur tamim poolo ki hol derahav mişpat el emuna veen avel tsadik veyaşar u.
הַצּוּר֙ תָּמִ֣ים פָּעֳל֔וֹ כִּ֥י כָל־דְּרָכָ֖יו מִשְׁפָּ֑ט אֵ֤ל אֱמוּנָה֙ וְאֵ֣ין עָ֔וֶל צַדִּ֥יק וְיָשָׁ֖ר הֽוּא׃
O Kaya'nın işi kusursuzdur; çünkü bütün yolları adalettir. Sadık, haksızlık etmeyen Tanrı; adil ve doğru olan Odur.
Adonay badad yanhenu veen imo el nehar.
יְהוָ֖ה בָּדָ֣ד יַנְחֶ֑נּוּ וְאֵ֥ין עִמּ֖וֹ אֵ֥ל נֵכָֽר׃
Ona yalnız Adonay yol gösterdi; yanında yabancı bir tanrı yoktu.
Tsur yeladeha teşi vatişkah el meholeleha.
צ֥וּר יְלָדְךָ֖ תֶּ֑שִׁי וַתִּשְׁכַּ֖ח אֵ֥ל מְחֹלְלֶֽךָ׃
Seni doğuran Kaya'yı unuttun; seni dünyaya getiren Tanrı'yı hatırından çıkardın.
Hem kinuni velo el kiasuni behavlehem vaani akniem belo am begoy naval ahisem.
הֵ֚ם קִנְא֣וּנִי בְלֹא־אֵ֔ל כִּעֲס֖וּנִי בְּהַבְלֵיהֶ֑ם וַאֲנִי֙ אַקְנִיאֵ֣ם בְּלֹא־עָ֔ם בְּג֥וֹי נָבָ֖ל אַכְעִיסֵֽם׃
Beni tanrı olmayanla kıskandırdılar, boş putlarıyla öfkelendirdiler. Ben de onları halk sayılmayanla kıskandıracak, akılsız bir ulusla öfkelendireceğim.
Ki esa el şamayim yadi veamarti hay anohi leolam.
כִּֽי־אֶשָּׂ֥א אֶל־שָׁמַ֖יִם יָדִ֑י וְאָמַ֕רְתִּי חַ֥י אָנֹכִ֖י לְעֹלָֽם׃
Elimi göklere kaldırıp, "Sonsuza dek yaşayan Benim" diyorum.
Vayehal moşe ledaber et kol hadevarim haele el kol yisrael.
וַיְכַ֣ל מֹשֶׁ֗ה לְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe bütün bu sözleri bütün İsrael'e söylemeyi bitirince,
Vayedaber Adonay el moşe beetsem hayom haze lemor.
וַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בְּעֶ֛צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לֵאמֹֽר׃
Adonay tam o gün Moşe'ye şöyle söyledi:
Ale el har haavarim haze har nevo aşer beerets moav aşer al pene yereho uree et erets kenaan aşer ani noten livne yisrael laahuza.
עֲלֵ֡ה אֶל־הַר֩ הָעֲבָרִ֨ים הַזֶּ֜ה הַר־נְב֗וֹ אֲשֶׁר֙ בְּאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י יְרֵח֑וֹ וּרְאֵה֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֥י נֹתֵ֛ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַאֲחֻזָּֽה׃
'Şu Avarim Dağı'na, Moav ülkesinde Yeriho'nun karşısındaki Nevo Dağı'na çık. İsrael oğullarına mülk olarak verdiğim Kenaan ülkesini gör.
Bu ayette 2 kez
Umut bahar aşer ata ole şama veheasef el ameha kaaşer met aharon ahiha behor hahar vayeasef el amav.
וּמֻ֗ת בָּהָר֙ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ עֹלֶ֣ה שָׁ֔מָּה וְהֵאָסֵ֖ף אֶל־עַמֶּ֑יךָ כַּֽאֲשֶׁר־מֵ֞ת אַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ בְּהֹ֣ר הָהָ֔ר וַיֵּאָ֖סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃
Çıkacağın dağda öl ve halkına katıl; kardeşin Aaron'un Hor Dağı'nda ölüp halkına katıldığı gibi.
Ki mineged tire et haarets veşama lo tavo el haarets aşer ani noten livne yisrael.
כִּ֥י מִנֶּ֖גֶד תִּרְאֶ֣ה אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תָב֔וֹא אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Bu yüzden ülkeyi uzaktan göreceksin; ama oraya, İsrael oğullarına verdiğim ülkeye girmeyeceksin.'
Vayişkon yisrael betah badad en yaakov el erets dagan vetiroş af şamav yaarfu tal.
וַיִּשְׁכֹּן֩ יִשְׂרָאֵ֨ל בֶּ֤טַח בָּדָד֙ עֵ֣ין יַעֲקֹ֔ב אֶל־אֶ֖רֶץ דָּגָ֣ן וְתִיר֑וֹשׁ אַף־שָׁמָ֖יו יַֽעַרְפוּ טָֽל׃
İsrael güven içinde, tek başına yaşar; Yaakov'un kaynağı tahıl ve yeni şarap ülkesindedir. Gökleri de çiy damlatır.
Vayaal moşe mearvot moav el har nevo roş hapisga aşer al pene yereho vayareu Adonay et kol haarets et hagilad ad dan.
וַיַּ֨עַל מֹשֶׁ֜ה מֵֽעַרְבֹ֤ת מוֹאָב֙ אֶל־הַ֣ר נְב֔וֹ רֹ֚אשׁ הַפִּסְגָּ֔ה אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י יְרֵח֑וֹ וַיַּרְאֵ֨הוּ יְהוָ֧ה אֶת־כָּל־הָאָ֛רֶץ אֶת־הַגִּלְעָ֖ד עַד־דָּֽן׃
Moşe, Moav ovalarından Nevo Dağı'na, Yeriho'nun karşısındaki Pisga tepesine çıktı. Adonay ona bütün ülkeyi, Dan'a kadar Gilad'ı gösterdi;
Velo kam navi od beyisrael kemoşe aşer yedao Adonay panim el panim.
וְלֹֽא־קָ֨ם נָבִ֥יא ע֛וֹד בְּיִשְׂרָאֵ֖ל כְּמֹשֶׁ֑ה אֲשֶׁר֙ יְדָע֣וֹ יְהוָ֔ה פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים׃
İsrael'de bir daha, Adonay'ın yüz yüze tanıdığı Moşe gibi bir peygamber çıkmadı;
Dilbilgisel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אֶל
Türkçe anlam: -e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek
motion to
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 1149 kez
HRİbranice biçim אֵ֣ל
Temel kelime (lemma) אֵל
Kök — שורש (şoreş) אלה
Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan
divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 24 kez
HNcmsaİbranice biçim אֵ֖ל
Temel kelime (lemma) בֵּֽיתְ־אֵל
Türkçe anlam: Bet-El (yer adı)
Bethel
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 13 kez
HNpİbranice biçim אֵ֣ל
Temel kelime (lemma) אֵל
Kök — שורש (şoreş) אלה
Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan
divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 7 kez
HNcmscİbranice biçim אֵ֥יל
Temel kelime (lemma) אַ֫יִל
Kök — שורש (şoreş) אול
Türkçe anlam: koç
ram; leader; chief; side wall; entrance; jamb; terebinth
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HNcmscİbranice biçim אֵ֣יל
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNpİbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אַל
Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın
not
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HRİbranice biçim אֶל
Temel kelime (lemma) אַל
Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın
not
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HTnİbranice biçim אֵ֣ל
Temel kelime (lemma) אֵל
Kök — שורש (şoreş) אלה
Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan
divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNpOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.