İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

קרא

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 255 kez, 237 farklı ayette görülür. Kök altında 5 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit125 kullanım115 ayet
  • Şemot45 kullanım44 ayet
  • Vayikra21 kullanım17 ayet
  • Bamidbar36 kullanım34 ayet
  • Devarim28 kullanım27 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:5

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayikra Elohim laor yom velahoşeh kara layla vayehi erev vayehi voker yom ehad.

    וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ לָאוֹר֙ י֔וֹם וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם אֶחָֽד׃ (פ)

    Tanrı ışığa “gündüz”, karanlığa “gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu: bir gün.

  2. Bereşit 1:8

    Vayikra Elohim larakia şamayim vayehi erev vayehi voker yom şeni.

    וַיִּקְרָ֧א אֱלֹהִ֛ים לָֽרָקִ֖יעַ שָׁמָ֑יִם וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם שֵׁנִֽי׃ (פ)

    Tanrı kubbeye “gök” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu: ikinci gün.

  3. Bereşit 1:10

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayikra Elohim layabaşa erets ulemikve hamayim kara yamim vayar Elohim ki tov.

    וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ לַיַּבָּשָׁה֙ אֶ֔רֶץ וּלְמִקְוֵ֥ה הַמַּ֖יִם קָרָ֣א יַמִּ֑ים וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃

    Tanrı kuru yere “kara”, toplanan sulara “denizler” adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

  4. Bereşit 2:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayitser Adonay Elohim min haadama kol hayat hasade veet kol of haşamayim vayave el haadam lirot ma yikra lo vehol aşer yikra lo haadam nefeş haya u şemo.

    וַיִּצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים מִן־הָֽאֲדָמָ֗ה כָּל־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְאֵת֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיָּבֵא֙ אֶל־הָ֣אָדָ֔ם לִרְא֖וֹת מַה־יִּקְרָא־ל֑וֹ וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יִקְרָא־ל֧וֹ הָֽאָדָ֛ם נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה ה֥וּא שְׁמֽוֹ׃

    Adonay Tanrı bütün kır hayvanlarını ve göğün bütün kuşlarını topraktan biçimlendirdi. Onlara ne ad vereceğini görmek için onları insana getirdi. İnsan her canlıya ne ad verdiyse, onun adı o oldu.

  5. Bereşit 2:20

    Vayikra haadam şemot lehol habehema uleof haşamayim ulehol hayat hasade uleadam lo matsa ezer kenegdo.

    וַיִּקְרָ֨א הָֽאָדָ֜ם שֵׁמ֗וֹת לְכָל־הַבְּהֵמָה֙ וּלְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּלְכֹ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה וּלְאָדָ֕ם לֹֽא־מָצָ֥א עֵ֖זֶר כְּנֶגְדּֽוֹ׃

    İnsan bütün evcil hayvanlara, göğün kuşlarına ve bütün kır hayvanlarına ad verdi. Ama insan için kendisine karşılık gelen bir yardımcı bulunmadı.

  6. Bereşit 2:23

    Vayomer haadam zot hapaam etsem meatsamay uvasar mibesari lezot yikare işa ki meiş lukoha zot.

    וַיֹּאמֶר֮ הָֽאָדָם֒ זֹ֣את הַפַּ֗עַם עֶ֚צֶם מֵֽעֲצָמַ֔י וּבָשָׂ֖ר מִבְּשָׂרִ֑י לְזֹאת֙ יִקָּרֵ֣א אִשָּׁ֔ה כִּ֥י מֵאִ֖ישׁ לֻֽקֳחָה־זֹּֽאת׃

    İnsan şöyle dedi: “İşte bu kez, kemiklerimden kemik, etimden et! Ona ‘kadın’ denecek; çünkü o, erkekten alındı.”

  7. Bereşit 3:9

    Vayikra Adonay Elohim el haadam vayomer lo ayeka.

    וַיִּקְרָ֛א יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים אֶל־הָֽאָדָ֑ם וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ אַיֶּֽכָּה׃

    Adonay Tanrı insana seslendi: “Neredesin?”

  8. Bereşit 3:20

    Vayikra haadam şem işto hava ki hi hayeta em kol hay.

    וַיִּקְרָ֧א הָֽאָדָ֛ם שֵׁ֥ם אִשְׁתּ֖וֹ חַוָּ֑ה כִּ֛י הִ֥וא הָֽיְתָ֖ה אֵ֥ם כָּל־חָֽי׃

    İnsan karısına Hava adını verdi; çünkü o, bütün yaşayanların annesiydi.

  9. Bereşit 4:17

    Vayeda kayin et işto vatahar vateled et hanoh vayehi bone ir vayikra şem hair keşem beno hanoh.

    וַיֵּ֤דַע קַ֙יִן֙ אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַתַּ֖הַר וַתֵּ֣לֶד אֶת־חֲנ֑וֹךְ וַֽיְהִי֙ בֹּ֣נֶה עִ֔יר וַיִּקְרָא֙ שֵׁ֣ם הָעִ֔יר כְּשֵׁ֖ם בְּנ֥וֹ חֲנֽוֹךְ׃

    Kayin karısıyla birlikte oldu. Karısı gebe kaldı ve Hanoh’u doğurdu. Kayin bir kent kuruyordu; kente oğlu Hanoh’un adını verdi.

  10. Bereşit 4:25

    Vayeda adam od et işto vateled ben vatikra et şemo şet ki şat li Elohim zera aher tahat hevel ki harago kayin.

    וַיֵּ֨דַע אָדָ֥ם עוֹד֙ אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵׁ֑ת כִּ֣י שָֽׁת־לִ֤י אֱלֹהִים֙ זֶ֣רַע אַחֵ֔ר תַּ֣חַת הֶ֔בֶל כִּ֥י הֲרָג֖וֹ קָֽיִן׃

    Adam yine karısıyla birlikte oldu. Karısı bir oğul doğurdu ve ona Şet adını verdi. “Tanrı bana Kayin’in öldürdüğü Hevel’in yerine başka bir çocuk verdi” dedi.

  11. Bereşit 4:26

    Bu ayette 2 eşleşme

    Uleşet gam u yulad ben vayikra et şemo enoş az huhal likro beşem Adonay.

    וּלְשֵׁ֤ת גַּם־הוּא֙ יֻלַּד־בֵּ֔ן וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ אֱנ֑וֹשׁ אָ֣ז הוּחַ֔ל לִקְרֹ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃ (פ)

    Şet’in de bir oğlu oldu; ona Enoş adını verdi. O zaman Adonay’ın adıyla yakarmaya başlandı.

  12. Bereşit 5:2

    Zahar unekeva beraam vayevareh otam vayikra et şemam adam beyom hibaream.

    זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה בְּרָאָ֑ם וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָ֗ם וַיִּקְרָ֤א אֶת־שְׁמָם֙ אָדָ֔ם בְּי֖וֹם הִבָּֽרְאָֽם׃ (ס)

    Onları erkek ve dişi olarak yarattı. Yaratıldıkları gün onları kutsadı ve onlara “insan” adını verdi.

  13. Bereşit 5:3

    Vayehi adam şeloşim umeat şana vayoled bidmuto ketsalmo vayikra et şemo şet.

    וַֽיְחִ֣י אָדָ֗ם שְׁלֹשִׁ֤ים וּמְאַת֙ שָׁנָ֔ה וַיּ֥וֹלֶד בִּדְמוּת֖וֹ כְּצַלְמ֑וֹ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵֽׁת׃

    Adam yüz otuz yıl yaşadıktan sonra kendisine benzer, kendi suretinde bir oğlu oldu. Ona Şet adını verdi.

  14. Bereşit 5:29

    Vayikra et şemo noah lemor ze yenahamenu mimaasenu umeitsevon yadenu min haadama aşer ererah Adonay.

    וַיִּקְרָ֧א אֶת־שְׁמ֛וֹ נֹ֖חַ לֵאמֹ֑ר זֶ֠ה יְנַחֲמֵ֤נוּ מִֽמַּעֲשֵׂ֙נוּ֙ וּמֵעִצְּב֣וֹן יָדֵ֔ינוּ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֵֽרְרָ֖הּ יְהוָֽה׃

    Ona Noah adını verdi ve şöyle dedi: “Adonay’ın lanetlediği toprak yüzünden yaptığımız işlerde ve ellerimizin çektiği zahmette bu çocuk bizi teselli edecek.”

  15. Bereşit 11:9

    Al ken kara şemah bavel ki şam balal Adonay sefat kol haarets umişam hefitsam Adonay al pene kol haarets.

    עַל־כֵּ֞ן קָרָ֤א שְׁמָהּ֙ בָּבֶ֔ל כִּי־שָׁ֛ם בָּלַ֥ל יְהוָ֖ה שְׂפַ֣ת כָּל־הָאָ֑רֶץ וּמִשָּׁם֙ הֱפִיצָ֣ם יְהוָ֔ה עַל־פְּנֵ֖י כָּל־הָאָֽרֶץ׃ (פ)

    Bu yüzden oraya Bavel adı verildi; çünkü Adonay bütün yeryüzünün dilini orada karıştırdı. Adonay onları oradan bütün yeryüzüne dağıttı.

  16. Bereşit 12:8

    Vayatek mişam hahara mikedem levet el vayet oholo bet el miyam vehaay mikedem vayiven şam mizbeah ladonay vayikra beşem Adonay.

    וַיַּעְתֵּ֨ק מִשָּׁ֜ם הָהָ֗רָה מִקֶּ֛דֶם לְבֵֽית־אֵ֖ל וַיֵּ֣ט אָהֳלֹ֑ה בֵּֽית־אֵ֤ל מִיָּם֙ וְהָעַ֣י מִקֶּ֔דֶם וַיִּֽבֶן־שָׁ֤ם מִזְבֵּ֙חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃

    Oradan Bet-El’in doğusundaki dağlık bölgeye geçti ve çadırını kurdu. Bet-El batıda, Ay doğudaydı. Orada Adonay’a bir sunak yaptı ve Adonay’ın adıyla yakardı.

  17. Bereşit 12:18

    Vayikra faro leavram vayomer ma zot asita li lama lo higadta li ki işteha hi.

    וַיִּקְרָ֤א פַרְעֹה֙ לְאַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לִּ֑י לָ֚מָּה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י כִּ֥י אִשְׁתְּךָ֖ הִֽוא׃

    Firavun Avram’ı çağırıp, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Onun karın olduğunu bana neden söylemedin?

  18. Bereşit 13:4

    El mekom hamizbeah aşer asa şam barişona vayikra şam avram beşem Adonay.

    אֶל־מְקוֹם֙ הַמִּזְבֵּ֔חַ אֲשֶׁר־עָ֥שָׂה שָׁ֖ם בָּרִאשֹׁנָ֑ה וַיִּקְרָ֥א שָׁ֛ם אַבְרָ֖ם בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃

    Daha önce yaptığı sunağın bulunduğu yere geldi. Avram orada Adonay’ın adıyla yakardı.

  19. Bereşit 14:17

    Vayetse meleh sedom likrato ahare şuvo mehakot et kedarlaomer veet hamelahim aşer ito el emek şave u emek hameleh.

    וַיֵּצֵ֣א מֶֽלֶךְ־סְדֹם֮ לִקְרָאתוֹ֒ אַחֲרֵ֣י שׁוּב֗וֹ מֵֽהַכּוֹת֙ אֶת־כְּדָרלָעֹ֔מֶר וְאֶת־הַמְּלָכִ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ אֶל־עֵ֣מֶק שָׁוֵ֔ה ה֖וּא עֵ֥מֶק הַמֶּֽלֶךְ׃

    Kedorlaomer’i ve yanındaki kralları bozguna uğratıp döndükten sonra Sedom kralı onu karşılamak üzere Şave Vadisi’ne, yani Kral Vadisi’ne çıktı.

  20. Bereşit 15:10

    Vayikah lo et kol ele vayevater otam bataveh vayiten bitro likrat reeu veet hatsipor lo vatar.

    וַיִּֽקַּֽח־ל֣וֹ אֶת־כָּל־אֵ֗לֶּה וַיְבַתֵּ֤ר אֹתָם֙ בַּתָּ֔וֶךְ וַיִּתֵּ֥ן אִישׁ־בִּתְר֖וֹ לִקְרַ֣את רֵעֵ֑הוּ וְאֶת־הַצִפֹּ֖ר לֹ֥א בָתָֽר׃

    Avram bunların hepsini getirdi; onları ortadan ikiye böldü ve her yarıyı diğerinin karşısına koydu. Kuşları ise bölmedi.

  21. Bereşit 16:11

    Vayomer lah malah Adonay hinah hara veyoladt ben vekarat şemo yişmael ki şama Adonay el onyeh.

    וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הִנָּ֥ךְ הָרָ֖ה וְיֹלַ֣דְתְּ בֵּ֑ן וְקָרָ֤את שְׁמוֹ֙ יִשְׁמָעֵ֔אל כִּֽי־שָׁמַ֥ע יְהוָ֖ה אֶל־עָנְיֵֽךְ׃

    Adonay’ın meleği ona şöyle dedi: “İşte, gebesin ve bir oğul doğuracaksın. Ona Yişmael adını vereceksin; çünkü Adonay çektiğin sıkıntıyı duydu.

  22. Bereşit 16:13

    Vatikra şem Adonay hadover eleha ata el roi ki amera hagam halom raiti ahare roi.

    וַתִּקְרָ֤א שֵׁם־יְהוָה֙ הַדֹּבֵ֣ר אֵלֶ֔יהָ אַתָּ֖ה אֵ֣ל רֳאִ֑י כִּ֣י אָֽמְרָ֗ה הֲגַ֥ם הֲלֹ֛ם רָאִ֖יתִי אַחֲרֵ֥י רֹאִֽי׃

    Hagar kendisiyle konuşan Adonay’a, “Sen beni gören Tanrı’sın” diye seslendi. Çünkü, “Daha önce gördüğümü burada da gördüm mü?” dedi.

  23. Bereşit 16:14

    Al ken kara labeer beer lahay roi hine ven kadeş uven bared.

    עַל־כֵּן֙ קָרָ֣א לַבְּאֵ֔ר בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִ֑י הִנֵּ֥ה בֵין־קָדֵ֖שׁ וּבֵ֥ין בָּֽרֶד׃

    Bu yüzden kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. İşte, Kadeş ile Bered arasındadır.

  24. Bereşit 16:15

    Vateled hagar leavram ben vayikra avram şem beno aşer yaleda hagar yişmael.

    וַתֵּ֧לֶד הָגָ֛ר לְאַבְרָ֖ם בֵּ֑ן וַיִּקְרָ֨א אַבְרָ֧ם שֶׁם־בְּנ֛וֹ אֲשֶׁר־יָלְדָ֥ה הָגָ֖ר יִשְׁמָעֵֽאל׃

    Hagar Avram’a bir oğul doğurdu. Avram, Hagar’ın doğurduğu oğluna Yişmael adını verdi.

  25. Bereşit 17:5

    Velo yikare od et şimha avram vehaya şimha avraham ki av hamon goyim netatiha.

    וְלֹא־יִקָּרֵ֥א ע֛וֹד אֶת־שִׁמְךָ֖ אַבְרָ֑ם וְהָיָ֤ה שִׁמְךָ֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֛י אַב־הֲמ֥וֹן גּוֹיִ֖ם נְתַתִּֽיךָ׃

    Artık adın Avram diye anılmayacak; adın Avraam olacak. Çünkü seni birçok halkın babası yaptım.

  26. Bereşit 17:15

    Vayomer Elohim el avraham saray işteha lo tikra et şemah saray ki sara şemah.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־אַבְרָהָ֔ם שָׂרַ֣י אִשְׁתְּךָ֔ לֹא־תִקְרָ֥א אֶת־שְׁמָ֖הּ שָׂרָ֑י כִּ֥י שָׂרָ֖ה שְׁמָֽהּ׃

    Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Karın Saray’a artık Saray demeyeceksin; onun adı Sara olacak.

  27. Bereşit 17:19

    Vayomer Elohim aval sara işteha yoledet leha ben vekarata et şemo yitshak vahakimoti et beriti ito livrit olam lezaro aharav.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים אֲבָל֙ שָׂרָ֣ה אִשְׁתְּךָ֗ יֹלֶ֤דֶת לְךָ֙ בֵּ֔ן וְקָרָ֥אתָ אֶת־שְׁמ֖וֹ יִצְחָ֑ק וַהֲקִמֹתִ֨י אֶת־בְּרִיתִ֥י אִתּ֛וֹ לִבְרִ֥ית עוֹלָ֖ם לְזַרְע֥וֹ אַחֲרָֽיו׃

    Tanrı şöyle dedi: “Ama karın Sara sana bir oğul doğuracak. Ona Yitshak adını vereceksin. Onunla ve ondan sonraki soyuyla antlaşmamı sonsuz bir antlaşma olarak kuracağım.

  28. Bereşit 18:2

    Vayisa enav vayar vehine şeloşa anaşim nitsavim alav vayar vayarats likratam mipetah haohel vayiştahu aretsa.

    וַיִּשָּׂ֤א עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּה֙ שְׁלֹשָׁ֣ה אֲנָשִׁ֔ים נִצָּבִ֖ים עָלָ֑יו וַיַּ֗רְא וַיָּ֤רָץ לִקְרָאתָם֙ מִפֶּ֣תַח הָאֹ֔הֶל וַיִּשְׁתַּ֖חוּ אָֽרְצָה׃

    Gözlerini kaldırıp baktı; işte, karşısında üç adam duruyordu. Onları görünce çadırın girişinden koşup karşılamaya gitti ve yere eğildi.

  29. Bereşit 19:1

    Vayavou şene hamalahim sedoma baerev velot yoşev beşaar sedom vayar lot vayakom likratam vayiştahu apayim aretsa.

    וַ֠יָּבֹאוּ שְׁנֵ֨י הַמַּלְאָכִ֤ים סְדֹ֙מָה֙ בָּעֶ֔רֶב וְל֖וֹט יֹשֵׁ֣ב בְּשַֽׁעַר־סְדֹ֑ם וַיַּרְא־לוֹט֙ וַיָּ֣קָם לִקְרָאתָ֔ם וַיִּשְׁתַּ֥חוּ אַפַּ֖יִם אָֽרְצָה׃

    İki melek akşamleyin Sedom’a geldi. Lot, Sedom’un kapısında oturuyordu. Onları görünce karşılamak için kalktı ve yüzü yere değecek biçimde eğildi.

  30. Bereşit 19:5

    Vayikreu el lot vayomeru lo aye haanaşim aşer bau eleha halayla hotsiem elenu venedea otam.

    וַיִּקְרְא֤וּ אֶל־לוֹט֙ וַיֹּ֣אמְרוּ ל֔וֹ אַיֵּ֧ה הָאֲנָשִׁ֛ים אֲשֶׁר־בָּ֥אוּ אֵלֶ֖יךָ הַלָּ֑יְלָה הוֹצִיאֵ֣ם אֵלֵ֔ינוּ וְנֵדְעָ֖ה אֹתָֽם׃

    Lot’a seslenip, “Bu gece sana gelen adamlar nerede?” dediler. “Onları bize çıkar da kendileriyle birlikte olalım!”

  31. Bereşit 19:22

    Maher himalet şama ki lo uhal laasot davar ad boaha şama al ken kara şem hair tsoar.

    מַהֵר֙ הִמָּלֵ֣ט שָׁ֔מָּה כִּ֣י לֹ֤א אוּכַל֙ לַעֲשׂ֣וֹת דָּבָ֔ר עַד־בֹּאֲךָ֖ שָׁ֑מָּה עַל־כֵּ֛ן קָרָ֥א שֵׁם־הָעִ֖יר צֽוֹעַר׃

    Çabuk oraya kaç; çünkü sen oraya varıncaya kadar bir şey yapamam.” Bu yüzden kentin adı Tsoar oldu.

  32. Bereşit 19:37

    Vateled habehira ben vatikra şemo moav u avi moav ad hayom.

    וַתֵּ֤לֶד הַבְּכִירָה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ מוֹאָ֑ב ה֥וּא אֲבִֽי־מוֹאָ֖ב עַד־הַיּֽוֹם׃

    Büyük kız bir oğul doğurup ona Moav adını verdi. Bugüne kadar var olan Moavlıların atası odur.

  33. Bereşit 19:38

    Vehatseira gam hi yaleda ben vatikra şemo ben ami u avi vene amon ad hayom.

    וְהַצְּעִירָ֤ה גַם־הִוא֙ יָ֣לְדָה בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֶּן־עַמִּ֑י ה֛וּא אֲבִ֥י בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עַד־הַיּֽוֹם׃ (ס)

    Küçük kız da bir oğul doğurup ona Ben-Ammi adını verdi. Bugüne kadar var olan Ammon oğullarının atası odur.

  34. Bereşit 20:8

    Vayaşkem avimeleh baboker vayikra lehol avadav vayedaber et kol hadevarim haele beoznehem vayireu haanaşim meod.

    וַיַּשְׁכֵּ֨ם אֲבִימֶ֜לֶךְ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּקְרָא֙ לְכָל־עֲבָדָ֔יו וַיְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים מְאֹֽד׃

    Avimeleh sabah erkenden kalkıp bütün hizmetkârlarını çağırdı ve olanların hepsini onlara anlattı. Adamlar çok korktular.

  35. Bereşit 20:9

    Vayikra avimeleh leavraham vayomer lo me asita lanu ume hatati lah ki heveta alay veal mamlahti hataa gedola maasim aşer lo yeasu asita imadi.

    וַיִּקְרָ֨א אֲבִימֶ֜לֶךְ לְאַבְרָהָ֗ם וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ מֶֽה־עָשִׂ֤יתָ לָּ֙נוּ֙ וּמֶֽה־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ כִּֽי־הֵבֵ֧אתָ עָלַ֛י וְעַל־מַמְלַכְתִּ֖י חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה מַעֲשִׂים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יֵֽעָשׂ֔וּ עָשִׂ֖יתָ עִמָּדִֽי׃

    Avimeleh Avraam’ı çağırıp şöyle dedi: “Bize ne yaptın? Sana karşı ne günah işledim ki benim ve krallığımın üzerine büyük bir günah getirdin? Bana yapılmaması gereken şeyler yaptın.”

  36. Bereşit 21:3

    Vayikra avraham et şem beno hanolad lo aşer yaleda lo sara yitshak.

    וַיִּקְרָ֨א אַבְרָהָ֜ם אֶֽת־שֶׁם־בְּנ֧וֹ הַנּֽוֹלַד־ל֛וֹ אֲשֶׁר־יָלְדָה־לּ֥וֹ שָׂרָ֖ה יִצְחָֽק׃

    Avraam, kendisine doğan, Sara’nın doğurduğu oğluna Yitshak adını verdi.

  37. Bereşit 21:12

    Vayomer Elohim el avraham al yera beeneha al hanaar veal amateha kol aşer tomar eleha sara şema bekolah ki veyitshak yikare leha zara.

    וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֶל־אַבְרָהָ֗ם אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֙יךָ֙ עַל־הַנַּ֣עַר וְעַל־אֲמָתֶ֔ךָ כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֥ר אֵלֶ֛יךָ שָׂרָ֖ה שְׁמַ֣ע בְּקֹלָ֑הּ כִּ֣י בְיִצְחָ֔ק יִקָּרֵ֥א לְךָ֖ זָֽרַע׃

    Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Çocuk ve cariyen için üzülme. Sara sana ne söylerse onun sözünü dinle; çünkü senin soyun Yitshak aracılığıyla anılacak.

  38. Bereşit 21:17

    Vayişma Elohim et kol hanaar vayikra malah Elohim el hagar min haşamayim vayomer lah ma lah hagar al tirei ki şama Elohim el kol hanaar baaşer u şam.

    וַיִּשְׁמַ֣ע אֱלֹהִים֮ אֶת־ק֣וֹל הַנַּעַר֒ וַיִּקְרָא֩ מַלְאַ֨ךְ אֱלֹהִ֤ים ׀ אֶל־הָגָר֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וַיֹּ֥אמֶר לָ֖הּ מַה־לָּ֣ךְ הָגָ֑ר אַל־תִּ֣ירְאִ֔י כִּֽי־שָׁמַ֧ע אֱלֹהִ֛ים אֶל־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר בַּאֲשֶׁ֥ר הוּא־שָֽׁם׃

    Tanrı çocuğun sesini duydu. Tanrı’nın meleği gökten Hagar’a seslenip, “Hagar, neyin var?” dedi. “Korkma; çünkü Tanrı çocuğun sesini bulunduğu yerde duydu.

  39. Bereşit 21:31

    Al ken kara lamakom hau beer şava ki şam nişbeu şenehem.

    עַל־כֵּ֗ן קָרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע כִּ֛י שָׁ֥ם נִשְׁבְּע֖וּ שְׁנֵיהֶֽם׃

    Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi; çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.

  40. Bereşit 21:33

    Vayita eşel biver şava vayikra şam beşem Adonay el olam.

    וַיִּטַּ֥ע אֶ֖שֶׁל בִּבְאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיִּ֨קְרָא־שָׁ֔ם בְּשֵׁ֥ם יְהוָ֖ה אֵ֥ל עוֹלָֽם׃

    Avraam Beer-Şeva’da bir ılgın ağacı dikti. Orada sonsuz Tanrı Adonay’ın adıyla yakardı.

  41. Bereşit 22:11

    Vayikra elav malah Adonay min haşamayim vayomer avraham avraham vayomer hineni.

    וַיִּקְרָ֨א אֵלָ֜יו מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וַיֹּ֖אמֶר אַבְרָהָ֣ם ׀ אַבְרָהָ֑ם וַיֹּ֖אמֶר הִנֵּֽנִי׃

    Adonay’ın meleği gökten ona seslenerek, “Avraam, Avraam!” dedi. Avraam, “Buradayım” diye cevap verdi.

  42. Bereşit 22:14

    Vayikra avraham şem hamakom hau Adonay yire aşer yeamer hayom behar Adonay yerae.

    וַיִּקְרָ֧א אַבְרָהָ֛ם שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא יְהוָ֣ה ׀ יִרְאֶ֑ה אֲשֶׁר֙ יֵאָמֵ֣ר הַיּ֔וֹם בְּהַ֥ר יְהוָ֖ה יֵרָאֶֽה׃

    Avraam o yere Adonay-Yire adını verdi. Bugün de, “Bu dağda Adonay görünecek” denir.

  43. Bereşit 22:15

    Vayikra malah Adonay el avraham şenit min haşamayim.

    וַיִּקְרָ֛א מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה אֶל־אַבְרָהָ֑ם שֵׁנִ֖ית מִן־הַשָּׁמָֽיִם׃

    Adonay’ın meleği gökten Avraam’a ikinci kez seslendi:

  44. Bereşit 24:17

    Vayarats haeved likratah vayomer hagmiini na meat mayim mikadeh.

    וַיָּ֥רָץ הָעֶ֖בֶד לִקְרָאתָ֑הּ וַיֹּ֕אמֶר הַגְמִיאִ֥ינִי נָ֛א מְעַט־מַ֖יִם מִכַּדֵּֽךְ׃

    Hizmetkâr onu karşılamaya koştu ve “Lütfen testinden bana biraz su içir” dedi.

  45. Bereşit 24:57

    Vayomeru nikra lanaara venişala et piha.

    וַיֹּאמְר֖וּ נִקְרָ֣א לַֽנַּעֲרָ֑ וְנִשְׁאֲלָ֖ה אֶת־פִּֽיהָ׃

    “Genç kızı çağıralım, kendisine soralım” dediler.

  46. Bereşit 24:58

    Vayikreu lerivka vayomeru eleha hatelehi im haiş haze vatomer eleh.

    וַיִּקְרְא֤וּ לְרִבְקָה֙ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלֶ֔יהָ הֲתֵלְכִ֖י עִם־הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֑ה וַתֹּ֖אמֶר אֵלֵֽךְ׃

    Rivka’yı çağırıp, “Bu adamla gidecek misin?” diye sordular. Rivka, “Gideceğim” dedi.

  47. Bereşit 24:65

    Vatomer el haeved mi haiş halaze haholeh basade likratenu vayomer haeved u adoni vatikah hatsaif vatitkas.

    וַתֹּ֣אמֶר אֶל־הָעֶ֗בֶד מִֽי־הָאִ֤ישׁ הַלָּזֶה֙ הַהֹלֵ֤ךְ בַּשָּׂדֶה֙ לִקְרָאתֵ֔נוּ וַיֹּ֥אמֶר הָעֶ֖בֶד ה֣וּא אֲדֹנִ֑י וַתִּקַּ֥ח הַצָּעִ֖יף וַתִּתְכָּֽס׃

    Hizmetkâra, “Kırda bize doğru yürüyen şu adam kim?” diye sordu. Hizmetkâr, “O benim efendim” dedi. Bunun üzerine Rivka örtüsünü alıp örtündü.

  48. Bereşit 25:25

    Vayetse harişon admoni kulo keaderet sear vayikreu şemo esav.

    וַיֵּצֵ֤א הָרִאשׁוֹן֙ אַדְמוֹנִ֔י כֻּלּ֖וֹ כְּאַדֶּ֣רֶת שֵׂעָ֑ר וַיִּקְרְא֥וּ שְׁמ֖וֹ עֵשָֽׂו׃

    İlki kızıl renkte çıktı; bütün bedeni tüylü bir kaftan gibiydi. Ona Esav adını verdiler.

  49. Bereşit 25:26

    Veahare hen yatsa ahiv veyado ohezet baakev esav vayikra şemo yaakov veyitshak ben şişim şana beledet otam.

    וְאַֽחֲרֵי־כֵ֞ן יָצָ֣א אָחִ֗יו וְיָד֤וֹ אֹחֶ֙זֶת֙ בַּעֲקֵ֣ב עֵשָׂ֔ו וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ יַעֲקֹ֑ב וְיִצְחָ֛ק בֶּן־שִׁשִּׁ֥ים שָׁנָ֖ה בְּלֶ֥דֶת אֹתָֽם׃

    Ardından kardeşi çıktı; eli Esav’ın topuğunu tutuyordu. Ona Yaakov adı verildi. Rivka onları doğurduğunda Yitshak altmış yaşındaydı.

  50. Bereşit 25:30

    Vayomer esav el yaakov haleiteni na min haadom haadom haze ki ayef anohi al ken kara şemo edom.

    וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב הַלְעִיטֵ֤נִי נָא֙ מִן־הָאָדֹ֤ם הָאָדֹם֙ הַזֶּ֔ה כִּ֥י עָיֵ֖ף אָנֹ֑כִי עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמ֖וֹ אֱדֽוֹם׃

    Esav, Yaakov’a, “Şu kızıl, kızıl yemekten bana biraz yedir, lütfen; çok bitkinim” dedi. Bu yüzden ona Edom adı verildi.

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

קָרָא

çağırmak, seslenmek; ad vermek/adlandırmak; okumak, yüksek sesle okumak; ilan etmek; davet etmek; seçmek; karşılaşmak veya başına gelmek

193 kullanım · 183 ayet

קִרְאָה

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

encounter

31 kullanım · 31 ayet

מִקְרָא

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

convocation

20 kullanım · 19 ayet

קָרָא

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

encounter

8 kullanım · 8 ayet

קָרִיא

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

called

3 kullanım · 3 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.