גּוֹי
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
nation
90 kullanım · 80 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 91 kez, 81 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Meele nifredu iye hagoyim beartsotam iş lilşono lemişpehotam begoyehem.
מֵ֠אֵלֶּה נִפְרְד֞וּ אִיֵּ֤י הַגּוֹיִם֙ בְּאַרְצֹתָ֔ם אִ֖ישׁ לִלְשֹׁנ֑וֹ לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם׃
Kıyı ülkelerinin halkları bunlardan ayrılarak kendi ülkelerine, her biri kendi diline, ailelerine ve halklarına göre dağıldılar.
Ele vene ham lemişpehotam lilşonotam beartsotam begoyehem.
אֵ֣לֶּה בְנֵי־חָ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לִלְשֹֽׁנֹתָ֑ם בְּאַרְצֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם׃ (ס)
Ailelerine, dillerine, ülkelerine ve halklarına göre Ham’ın oğulları bunlardır.
Ele vene şem lemişpehotam lilşonotam beartsotam legoyehem.
אֵ֣לֶּה בְנֵי־שֵׁ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לִלְשֹׁנֹתָ֑ם בְּאַרְצֹתָ֖ם לְגוֹיֵהֶֽם׃
Ailelerine, dillerine, ülkelerine ve halklarına göre Şem’in oğulları bunlardır.
Bu ayette 2 eşleşme
Ele mişpehot bene noah letoledotam begoyehem umeele nifredu hagoyim baarets ahar hamabul.
אֵ֣לֶּה מִשְׁפְּחֹ֧ת בְּנֵי־נֹ֛חַ לְתוֹלְדֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶ֑ם וּמֵאֵ֜לֶּה נִפְרְד֧וּ הַגּוֹיִ֛ם בָּאָ֖רֶץ אַחַ֥ר הַמַּבּֽוּל׃ (פ)
Soylarına ve halklarına göre Noah’ın oğullarının aileleri bunlardır. Tufandan sonra yeryüzündeki halklar bunlardan ayrılarak yayıldılar.
Veeesha legoy gadol vaavarehha vaagadela şemeha vehye beraha.
וְאֶֽעֶשְׂךָ֙ לְג֣וֹי גָּד֔וֹל וַאֲבָ֣רֶכְךָ֔ וַאֲגַדְּלָ֖ה שְׁמֶ֑ךָ וֶהְיֵ֖ה בְּרָכָֽה׃
Seni büyük bir halk yapacağım, seni kutsayacağım ve adını yücelteceğim. Bir bereket kaynağı ol.
Vegam et hagoy aşer yaavodu dan anohi veahare hen yetseu birhuş gadol.
וְגַ֧ם אֶת־הַגּ֛וֹי אֲשֶׁ֥ר יַעֲבֹ֖דוּ דָּ֣ן אָנֹ֑כִי וְאַחֲרֵי־כֵ֥ן יֵצְא֖וּ בִּרְכֻ֥שׁ גָּדֽוֹל׃
Hizmet edecekleri halkı da Ben yargılayacağım. Bundan sonra büyük bir servetle çıkacaklar.
Ani hine veriti itah vehayita leav hamon goyim.
אֲנִ֕י הִנֵּ֥ה בְרִיתִ֖י אִתָּ֑ךְ וְהָיִ֕יתָ לְאַ֖ב הֲמ֥וֹן גּוֹיִֽם׃
“İşte, seninle antlaşmam şudur: Birçok halkın babası olacaksın.
Velo yikare od et şimha avram vehaya şimha avraham ki av hamon goyim netatiha.
וְלֹא־יִקָּרֵ֥א ע֛וֹד אֶת־שִׁמְךָ֖ אַבְרָ֑ם וְהָיָ֤ה שִׁמְךָ֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֛י אַב־הֲמ֥וֹן גּוֹיִ֖ם נְתַתִּֽיךָ׃
Artık adın Avram diye anılmayacak; adın Avraam olacak. Çünkü seni birçok halkın babası yaptım.
Vehifreti oteha bimod meod unetatiha legoyim umelahim mimeha yetseu.
וְהִפְרֵתִ֤י אֹֽתְךָ֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וּנְתַתִּ֖יךָ לְגוֹיִ֑ם וּמְלָכִ֖ים מִמְּךָ֥ יֵצֵֽאוּ׃
Seni çok, pek çok verimli kılacağım. Senden halklar meydana getireceğim; senden krallar çıkacak.
Uverahti otah vegam natati mimena leha ben uverahtiha vehayeta legoyim malhe amim mimena yihyu.
וּבֵרַכְתִּ֣י אֹתָ֔הּ וְגַ֨ם נָתַ֧תִּי מִמֶּ֛נָּה לְךָ֖ בֵּ֑ן וּבֵֽרַכְתִּ֙יהָ֙ וְהָֽיְתָ֣ה לְגוֹיִ֔ם מַלְכֵ֥י עַמִּ֖ים מִמֶּ֥נָּה יִהְיֽוּ׃
Onu kutsayacağım; sana ondan da bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım, ondan halklar türeyecek; halkların kralları ondan gelecek.”
Uleyişmael şematiha hine berahti oto vehifreti oto vehirbeti oto bimod meod şenem asar nesiim yolid unetativ legoy gadol.
וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה ׀ בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃
Yişmael konusunda da seni duydum. İşte, onu kutsadım; onu verimli kılıp çok, pek çok çoğaltacağım. On iki önderin babası olacak; onu büyük bir halk yapacağım.
Bu ayette 2 eşleşme
Veavraham hayo yiheye legoy gadol veatsum venivrehu vo kol goye haarets.
וְאַ֨בְרָהָ֔ם הָי֧וֹ יִֽהְיֶ֛ה לְג֥וֹי גָּד֖וֹל וְעָצ֑וּם וְנִ֨בְרְכוּ ב֔וֹ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Avraam mutlaka büyük ve güçlü bir halk olacak; yeryüzünün bütün halkları onun aracılığıyla kutsanacak.
Vaavimeleh lo karav eleha vayomar Adonay hagoy gam tsadik taharog.
וַאֲבִימֶ֕לֶךְ לֹ֥א קָרַ֖ב אֵלֶ֑יהָ וַיֹּאמַ֕ר אֲדֹנָ֕י הֲג֥וֹי גַּם־צַדִּ֖יק תַּהֲרֹֽג׃
Avimeleh ona yaklaşmamıştı. “Efendim, suçsuz bir halkı da mı öldüreceksin?” dedi.
Vegam et ben haama legoy asimenu ki zaraha u.
וְגַ֥ם אֶת־בֶּן־הָאָמָ֖ה לְג֣וֹי אֲשִׂימֶ֑נּוּ כִּ֥י זַרְעֲךָ֖ הֽוּא׃
Cariyenin oğlunu da bir halk yapacağım; çünkü o da senin soyundur.”
Kumi sei et hanaar vehahaziki et yadeh bo ki legoy gadol asimenu.
ק֚וּמִי שְׂאִ֣י אֶת־הַנַּ֔עַר וְהַחֲזִ֥יקִי אֶת־יָדֵ֖ךְ בּ֑וֹ כִּֽי־לְג֥וֹי גָּד֖וֹל אֲשִׂימֶֽנּוּ׃
Kalk, çocuğu kaldır ve elinden tut. Çünkü onu büyük bir halk yapacağım.”
Vehitbarahu vezaraha kol goye haarets ekev aşer şamata bekoli.
וְהִתְבָּרֲכ֣וּ בְזַרְעֲךָ֔ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֣י הָאָ֑רֶץ עֵ֕קֶב אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖עְתָּ בְּקֹלִֽי׃
Sözümü dinlediğin için yeryüzünün bütün halkları senin soyun aracılığıyla kutsanacak.”
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer Adonay lah şene goyim bevitneh uşene leumim mimeayih yiparedu uleom milom yeemats verav yaavod tsair.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לָ֗הּ שְׁנֵ֤י גיים [גוֹיִם֙] בְּבִטְנֵ֔ךְ וּשְׁנֵ֣י לְאֻמִּ֔ים מִמֵּעַ֖יִךְ יִפָּרֵ֑דוּ וּלְאֹם֙ מִלְאֹ֣ם יֶֽאֱמָ֔ץ וְרַ֖ב יַעֲבֹ֥ד צָעִֽיר׃
Adonay ona şöyle dedi: “Rahminde iki ulus var. İçinden iki halk çıkıp ayrılacak. Bir halk ötekinden daha güçlü olacak; büyük olan küçüğe hizmet edecek.”
Vehirbeti et zaraha kehoheve haşamayim venatati lezaraha et kol haaratsot hael vehitbarahu vezaraha kol goye haarets.
וְהִרְבֵּיתִ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְנָתַתִּ֣י לְזַרְעֲךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הָאֲרָצֹ֖ת הָאֵ֑ל וְהִתְבָּרֲכ֣וּ בְזַרְעֲךָ֔ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Soyunu göğün yıldızları kadar çoğaltacak ve bütün bu ülkeleri soyuna vereceğim. Yeryüzünün bütün ulusları senin soyun aracılığıyla kutsanacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer lo Elohim ani el şaday pere ureve goy ukehal goyim yihye mimeka umelahim mehalatseha yetseu.
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ׃
Tanrı ona şöyle dedi: “Ben El Şaday’ım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve bir uluslar topluluğu doğacak; krallar senin soyundan çıkacak.
Vayomer anohi hael elohe aviha al tira mereda mitsrayma ki legoy gadol asimeha şam.
וַיֹּ֕אמֶר אָנֹכִ֥י הָאֵ֖ל אֱלֹהֵ֣י אָבִ֑יךָ אַל־תִּירָא֙ מֵרְדָ֣ה מִצְרַ֔יְמָה כִּֽי־לְג֥וֹי גָּד֖וֹל אֲשִֽׂימְךָ֥ שָֽׁם׃
Tanrı, “Ben Tanrı’yım, babanın Tanrısı’yım” dedi. “Mısır’a inmekten korkma; çünkü seni orada büyük bir ulus yapacağım.
Vatitom haşana hahi vayavou elav başana haşenit vayomeru lo lo nehahed meadoni ki im tam hakesef umikne habehema el adoni lo nişar lifne adoni bilti im geviyatenu veadmatenu.
וַתִּתֹּם֮ הַשָּׁנָ֣ה הַהִוא֒ וַיָּבֹ֨אוּ אֵלָ֜יו בַּשָּׁנָ֣ה הַשֵּׁנִ֗ית וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ לֹֽא־נְכַחֵ֣ד מֵֽאֲדֹנִ֔י כִּ֚י אִם־תַּ֣ם הַכֶּ֔סֶף וּמִקְנֵ֥ה הַבְּהֵמָ֖ה אֶל־אֲדֹנִ֑י לֹ֤א נִשְׁאַר֙ לִפְנֵ֣י אֲדֹנִ֔י בִּלְתִּ֥י אִם־גְּוִיָּתֵ֖נוּ וְאַדְמָתֵֽנוּ׃
O yıl sona erince ertesi yıl ona gelip şöyle dediler: “Efendimizden gizleyecek değiliz: Paramız bitti, hayvanlarımız da efendimizin oldu. Efendimize verecek bedenimizden ve toprağımızdan başka bir şeyimiz kalmadı.
Vayemaen aviv vayomer yadati veni yadati gam u yiheye leam vegam u yigdal veulam ahiv hakaton yigdal mimenu vezaro yihye melo hagoyim.
וַיְמָאֵ֣ן אָבִ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ יָדַ֤עְתִּֽי בְנִי֙ יָדַ֔עְתִּי גַּם־ה֥וּא יִֽהְיֶה־לְּעָ֖ם וְגַם־ה֣וּא יִגְדָּ֑ל וְאוּלָ֗ם אָחִ֤יו הַקָּטֹן֙ יִגְדַּ֣ל מִמֶּ֔נּוּ וְזַרְע֖וֹ יִהְיֶ֥ה מְלֹֽא־הַגּוֹיִֽם׃
Ama babası reddetti. “Biliyorum oğlum, biliyorum” dedi. “O da bir halk olacak, o da büyüyecek. Ama küçük kardeşi ondan daha büyük olacak; onun soyu ulusları dolduracak.”
Vayehi varad veeş mitlakahat betoh habarad kaved meod aşer lo haya hamou behol erets mitsrayim meaz hayeta legoy.
וַיְהִ֣י בָרָ֔ד וְאֵ֕שׁ מִתְלַקַּ֖חַת בְּת֣וֹךְ הַבָּרָ֑ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד אֲ֠שֶׁר לֹֽא־הָיָ֤ה כָמֹ֙הוּ֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מֵאָ֖ז הָיְתָ֥ה לְגֽוֹי׃
Dolu yağıyor, dolunun içinde ateş çakıyordu. Öylesine şiddetliydi ki Mısır bir ulus olalı beri bütün ülkede böylesi görülmemişti.
Veatem tihyu li mamlehet kohanim vegoy kadoş ele hadevarim aşer tedaber el bene yisrael.
וְאַתֶּ֧ם תִּהְיוּ־לִ֛י מַמְלֶ֥כֶת כֹּהֲנִ֖ים וְג֣וֹי קָד֑וֹשׁ אֵ֚לֶּה הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Siz benim için bir kâhinler krallığı ve kutsal bir ulus olacaksınız.’ İsrael oğullarına söyleyeceğin sözler bunlardır.”
Veata haniha li veyihar api vahem vaahalem veeese oteha legoy gadol.
וְעַתָּה֙ הַנִּ֣יחָה לִּ֔י וְיִֽחַר־אַפִּ֥י בָהֶ֖ם וַאֲכַלֵּ֑ם וְאֶֽעֱשֶׂ֥ה אוֹתְךָ֖ לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃
“Şimdi Beni bırak; onlara karşı öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Seni ise büyük bir ulus yapacağım.”
Veata im na matsati hen beeneha hodieni na et deraheha veedaaha lemaan emtsa hen beeneha uree ki ameha hagoy haze.
וְעַתָּ֡ה אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֜ן בְּעֵינֶ֗יךָ הוֹדִעֵ֤נִי נָא֙ אֶת־דְּרָכֶ֔ךָ וְאֵדָ֣עֲךָ֔ לְמַ֥עַן אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וּרְאֵ֕ה כִּ֥י עַמְּךָ֖ הַגּ֥וֹי הַזֶּֽה׃
Şimdi, gözünde lütuf bulduysam, lütfen yollarını bana bildir ki Seni tanıyayım ve gözünde lütuf bulayım. Bu ulusun Senin halkın olduğunu göz önünde tut.”
Vayomer hine anohi koret berit neged kal ameha eese niflaot aşer lo nivreu vehol haarets uvehol hagoyim veraa hol haam aşer ata vekirbo et maase Adonay ki nora u aşer ani ose imah.
וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֣ה אָנֹכִי֮ כֹּרֵ֣ת בְּרִית֒ נֶ֤גֶד כָּֽל־עַמְּךָ֙ אֶעֱשֶׂ֣ה נִפְלָאֹ֔ת אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נִבְרְא֥וּ בְכָל־הָאָ֖רֶץ וּבְכָל־הַגּוֹיִ֑ם וְרָאָ֣ה כָל־הָ֠עָם אֲשֶׁר־אַתָּ֨ה בְקִרְבּ֜וֹ אֶת־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ כִּֽי־נוֹרָ֣א ה֔וּא אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י עֹשֶׂ֥ה עִמָּֽךְ׃
Şöyle dedi: “İşte, bir antlaşma yapıyorum. Bütün halkının önünde, yeryüzünde ve bütün uluslar arasında benzeri yaratılmamış harikalar yapacağım. Aralarında bulunduğun bütün halk Adonay’ın işini görecek. Çünkü seninle yapacağım şey hayranlık ve korku uyandıracak.
Ki oriş goyim mipaneha vehirhavti et gevuleha velo yahmod iş et artseha baaloteha leraot et pene Adonay eloheha şaloş peamim başana.
כִּֽי־אוֹרִ֤ישׁ גּוֹיִם֙ מִפָּנֶ֔יךָ וְהִרְחַבְתִּ֖י אֶת־גְּבוּלֶ֑ךָ וְלֹא־יַחְמֹ֥ד אִישׁ֙ אֶֽת־אַרְצְךָ֔ בַּעֲלֹֽתְךָ֗ לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָֽה׃
Çünkü ulusları önünden kovacak, sınırlarını genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrın Adonay’ın önüne çıkmak için gittiğinde hiç kimse ülkene göz dikmeyecek.
Al titameu behol ele ki vehol ele nitmeu hagoyim aşer ani meşaleah mipenehem.
אַל־תִּֽטַּמְּא֖וּ בְּכָל־אֵ֑לֶּה כִּ֤י בְכָל־אֵ֙לֶּה֙ נִטְמְא֣וּ הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־אֲנִ֥י מְשַׁלֵּ֖חַ מִפְּנֵיכֶֽם׃
Bunların hiçbiriyle kendinizi kirletmeyin; çünkü önünüzden kovduğum uluslar bütün bunlarla kirlendiler.
Velo taki haarets ethem betamaahem otah kaaşer kaa et hagoy aşer lifnehem.
וְלֹֽא־תָקִ֤יא הָאָ֙רֶץ֙ אֶתְכֶ֔ם בְּטַֽמַּאֲכֶ֖ם אֹתָ֑הּ כַּאֲשֶׁ֥ר קָאָ֛ה אֶת־הַגּ֖וֹי אֲשֶׁ֥ר לִפְנֵיכֶֽם׃
Böylece ülkeyi kirlettiğiniz için, sizden önceki ulusu kustuğu gibi sizi de kusmayacak.
Velo telehu behukot hagoy aşer ani meşaleah mipenehem ki et kol ele asu vaakuts bam.
וְלֹ֤א תֵֽלְכוּ֙ בְּחֻקֹּ֣ת הַגּ֔וֹי אֲשֶׁר־אֲנִ֥י מְשַׁלֵּ֖חַ מִפְּנֵיכֶ֑ם כִּ֤י אֶת־כָּל־אֵ֙לֶּה֙ עָשׂ֔וּ וָאָקֻ֖ץ בָּֽם׃
Önünüzden kovduğum ulusun âdetlerine uymayacaksınız. Çünkü bütün bunları yaptılar ve onlardan tiksindim.
Veavdeha vaamateha aşer yihyu lah meet hagoyim aşer sevivotehem mehem tiknu eved veama.
וְעַבְדְּךָ֥ וַאֲמָתְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר יִהְיוּ־לָ֑ךְ מֵאֵ֣ת הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיכֶ֔ם מֵהֶ֥ם תִּקְנ֖וּ עֶ֥בֶד וְאָמָֽה׃
Sahip olacağın erkek ve kadın köleleri çevrenizdeki uluslardan alabilirsiniz; onlardan erkek ve kadın köle satın alacaksınız.
Veethem ezare vagoyim vaharikoti aharehem harev vehayeta artsehem şemama vearehem yihyu horba.
וְאֶתְכֶם֙ אֱזָרֶ֣ה בַגּוֹיִ֔ם וַהֲרִיקֹתִ֥י אַחֲרֵיכֶ֖ם חָ֑רֶב וְהָיְתָ֤ה אַרְצְכֶם֙ שְׁמָמָ֔ה וְעָרֵיכֶ֖ם יִהְי֥וּ חָרְבָּֽה׃
Sizi ulusların arasına dağıtacak ve arkanızdan kılıç çekeceğim. Ülkeniz ıssız kalacak, şehirleriniz harabeye dönecek.
Vaavadtem bagoyim veohla ethem erets oyevehem.
וַאֲבַדְתֶּ֖ם בַּגּוֹיִ֑ם וְאָכְלָ֣ה אֶתְכֶ֔ם אֶ֖רֶץ אֹיְבֵיכֶֽם׃
Ulusların arasında yok olacaksınız. Düşmanlarınızın ülkesi sizi yutacak.
Vezaharti lahem berit rişonim aşer hotseti otam meerets mitsrayim leene hagoyim lihyot lahem lelohim ani Adonay.
וְזָכַרְתִּ֥י לָהֶ֖ם בְּרִ֣ית רִאשֹׁנִ֑ים אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵֽאתִי־אֹתָם֩ מֵאֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֗ם לִהְיֹ֥ת לָהֶ֛ם לֵאלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
Onlar için, Tanrıları olmak üzere ulusların gözü önünde Mısır ülkesinden çıkardığım atalarıyla yaptığım antlaşmayı hatırlayacağım. Ben Adonay’ım.
Akenu vadever veorişenu veeese oteha legoy gadol veatsum mimenu.
אַכֶּ֥נּוּ בַדֶּ֖בֶר וְאוֹרִשֶׁ֑נּוּ וְאֶֽעֱשֶׂה֙ אֹֽתְךָ֔ לְגוֹי־גָּד֥וֹל וְעָצ֖וּם מִמֶּֽנּוּ׃
Onları salgınla vurup mirastan yoksun bırakacağım. Senden, onlardan daha büyük ve güçlü bir ulus yapacağım.”
Vehemata et haam haze keiş ehad veameru hagoyim aşer şameu et şimaha lemor.
וְהֵמַתָּ֛ה אֶת־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כְּאִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וְאָֽמְרוּ֙ הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־שָׁמְע֥וּ אֶֽת־שִׁמְעֲךָ֖ לֵאמֹֽר׃
Bu halkı tek kişiymiş gibi öldürürsen ününü duyan uluslar şöyle diyecek:
Ki meroş tsurim erenu umigevaot aşurenu hen am levadad yişkon uvagoyim lo yithaşav.
כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב׃
Kayaların doruğundan onu görüyorum; tepelerden ona bakıyorum. İşte tek başına yaşayan, uluslar arasında kendini saymayan bir halk!
El motsio mimitsrayim ketoafot reem lo yohal goyim tsarav veatsmotehem yegarem vehitsav yimhats.
אֵ֚ל מוֹצִיא֣וֹ מִמִּצְרַ֔יִם כְּתוֹעֲפֹ֥ת רְאֵ֖ם ל֑וֹ יֹאכַ֞ל גּוֹיִ֣ם צָרָ֗יו וְעַצְמֹתֵיהֶ֛ם יְגָרֵ֖ם וְחִצָּ֥יו יִמְחָֽץ׃
Onu Mısır’dan çıkaran Tanrı’dır; yaban öküzünün gücü onundur. Düşmanı olan ulusları yutacak, kemiklerini kıracak, oklarıyla onları parçalayacak.
Vayar et amalek vayisa meşalo vayomar reşit goyim amalek veaharito ade oved.
וַיַּרְא֙ אֶת־עֲמָלֵ֔ק וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר רֵאשִׁ֤ית גּוֹיִם֙ עֲמָלֵ֔ק וְאַחֲרִית֖וֹ עֲדֵ֥י אֹבֵֽד׃
Amalek’i gördü ve şiirli sözlerini söyledi: “Amalek ulusların ilkiydi, ama sonu tümüyle yok olmaktır.”
Uşemartem vaasitem ki hi hohmathem uvinathem leene haamim aşer yişmeun et kol hahukim haele veameru rak am haham venavon hagoy hagadol haze.
וּשְׁמַרְתֶּם֮ וַעֲשִׂיתֶם֒ כִּ֣י הִ֤וא חָכְמַתְכֶם֙ וּבִ֣ינַתְכֶ֔ם לְעֵינֵ֖י הָעַמִּ֑ים אֲשֶׁ֣ר יִשְׁמְע֗וּן אֵ֚ת כָּל־הַחֻקִּ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְאָמְר֗וּ רַ֚ק עַם־חָכָ֣ם וְנָב֔וֹן הַגּ֥וֹי הַגָּד֖וֹל הַזֶּֽה׃
Onları koruyup uygulayın. Çünkü bu, halkların gözünde bilgeliğiniz ve anlayışınızdır. Bu kuralların hepsini duyduklarında, ‘Bu büyük ulus gerçekten bilge ve anlayışlı bir halk!’ diyecekler.
Ki mi goy gadol aşer lo Elohim kerovim elav kadonay elohenu bekol kareenu elav.
כִּ֚י מִי־ג֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֥וֹ אֱלֹהִ֖ים קְרֹבִ֣ים אֵלָ֑יו כַּיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ בְּכָּל־קָרְאֵ֖נוּ אֵלָֽיו׃
Kendisine her seslendiğimizde Tanrımız Adonay’ın bize yakın olduğu gibi, tanrısı kendisine yakın olan hangi büyük ulus vardır?
Umi goy gadol aşer lo hukim umişpatim tsadikim kehol hatora hazot aşer anohi noten lifnehem hayom.
וּמִי֙ גּ֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֛וֹ חֻקִּ֥ים וּמִשְׁפָּטִ֖ים צַדִּיקִ֑ם כְּכֹל֙ הַתּוֹרָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י נֹתֵ֥ן לִפְנֵיכֶ֖ם הַיּֽוֹם׃
Bugün önünüze koyduğum bu Tora’nın bütünü kadar adil kurallara ve hükümlere sahip hangi büyük ulus vardır?
Vehefits Adonay ethem baamim venişartem mete mispar bagoyim aşer yenaheg Adonay ethem şama.
וְהֵפִ֧יץ יְהוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם בָּעַמִּ֑ים וְנִשְׁאַרְתֶּם֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר בַּגּוֹיִ֕ם אֲשֶׁ֨ר יְנַהֵ֧ג יְהוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם שָֽׁמָּה׃
Adonay sizi halkların arasına dağıtacak. Adonay’ın sizi götüreceği uluslar arasında az sayıda kalacaksınız.
Bu ayette 2 eşleşme
O hanisa Elohim lavo lakahat lo goy mikerev goy bemasot beotot uvemofetim uvemilhama uveyad hazaka uvizroa netuya uvemoraim gedolim kehol aşer asa lahem Adonay elohehem bemitsrayim leeneha.
א֣וֹ ׀ הֲנִסָּ֣ה אֱלֹהִ֗ים לָ֠בוֹא לָקַ֨חַת ל֣וֹ גוֹי֮ מִקֶּ֣רֶב גּוֹי֒ בְּמַסֹּת֩ בְּאֹתֹ֨ת וּבְמוֹפְתִ֜ים וּבְמִלְחָמָ֗ה וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָאִ֖ים גְּדֹלִ֑ים כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה לָכֶ֜ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֶֽיךָ׃
Ya da bir tanrı, Tanrınız Adonay’ın Mısır’da gözlerinin önünde sizin için yaptığı gibi, sınamalarla, işaretlerle, mucizelerle, savaşla, güçlü bir elle, uzanmış bir kolla ve büyük dehşetlerle gelip bir ulusu başka bir ulusun içinden Kendisine almayı denedi mi?
Lehoriş goyim gedolim vaatsumim mimeha mipaneha lahaviaha latet leha et artsam nahala kayom haze.
לְהוֹרִ֗ישׁ גּוֹיִ֛ם גְּדֹלִ֧ים וַעֲצֻמִ֛ים מִמְּךָ֖ מִפָּנֶ֑יךָ לַהֲבִֽיאֲךָ֗ לָֽתֶת־לְךָ֧ אֶת־אַרְצָ֛ם נַחֲלָ֖ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Senden daha büyük ve daha güçlü ulusları önünden kovmak, seni getirmek ve bugün olduğu gibi onların ülkesini sana miras olarak vermek için.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki yeviaha Adonay eloheha el haarets aşer ata va şama leriştah venaşal goyim rabim mipaneha hahiti vehagirgaşi vehaemori vehakenaani vehaperizi vehahivi vehayevusi şiva goyim rabim vaatsumim mimeka.
כִּ֤י יְבִֽיאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּ֑הּ וְנָשַׁ֣ל גּֽוֹיִם־רַבִּ֣ים ׀ מִפָּנֶ֡יךָ הַֽחִתִּי֩ וְהַגִּרְגָּשִׁ֨י וְהָאֱמֹרִ֜י וְהַכְּנַעֲנִ֣י וְהַפְּרִזִּ֗י וְהַֽחִוִּי֙ וְהַיְבוּסִ֔י שִׁבְעָ֣ה גוֹיִ֔ם רַבִּ֥ים וַעֲצוּמִ֖ים מִמֶּֽךָּ׃
Tanrın Adonay seni mülk edinmeye gittiğin ülkeye getirdiğinde ve önünden birçok ulusu, senden daha kalabalık ve güçlü yedi ulusu, Hitileri, Girgaşileri, Amorileri, Kenaanlıları, Perizileri, Hivileri ve Yevusileri kovduğunda,
Ki tomar bilvaveha rabim hagoyim haele mimeni eha uhal lehorişam.
כִּ֤י תֹאמַר֙ בִּלְבָ֣בְךָ֔ רַבִּ֛ים הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֖לֶּה מִמֶּ֑נִּי אֵיכָ֥ה אוּכַ֖ל לְהוֹרִישָֽׁם׃
İçinden, ‘Bu uluslar benden daha kalabalık. Onları nasıl kovabilirim?’ dersen,
Venaşal Adonay eloheha et hagoyim hael mipaneha meat meat lo tuhal kalotam maher pen tirbe aleha hayat hasade.
וְנָשַׁל֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֛ל מִפָּנֶ֖יךָ מְעַ֣ט מְעָ֑ט לֹ֤א תוּכַל֙ כַּלֹּתָ֣ם מַהֵ֔ר פֶּן־תִּרְבֶּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
Tanrın Adonay bu ulusları önünden azar azar kovacak. Onları hızla bitiremezsin; yoksa yaban hayvanları sana karşı çoğalır.
Kagoyim aşer Adonay maavid mipenehem ken tovedun ekev lo tişmeun bekol Adonay elohehem.
כַּגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֤ר יְהוָה֙ מַאֲבִ֣יד מִפְּנֵיכֶ֔ם כֵּ֖ן תֹאבֵד֑וּן עֵ֚קֶב לֹ֣א תִשְׁמְע֔וּן בְּק֖וֹל יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃ (פ)
Tanrınız Adonay’ın sesini dinlemediğiniz için, Adonay’ın önünüzden yok ettiği uluslar gibi siz de yok olacaksınız.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.