İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

elohim

Tanrı; tanrılar/ilahlar; ilahî varlıklar; bağlama göre kudretliler veya yargıçlar; büyüklük ve kudret bildiren kullanımlar · Tanrı; Adonay/YHWH adıyla bağlantılı Tanrısal ad biçimi

elohim okunuşu Tora’da 232 kez, 211 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
אֱלֹהִ֑יםיֱהוִה֙
Temel kelimeler (lemmalar)
אֱלֹהִיםיְהֹוִה
Kök
אלה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit158 kullanım142 ayet
  • Şemot35 kullanım31 ayet
  • Bamidbar7 kullanım7 ayet
  • Devarim32 kullanım31 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 8:15

    Vayomeru hahartumim el paro etsba Elohim hi vayehezak lev paro velo şama alehem kaaşer diber Adonay.

    וַיֹּאמְר֤וּ הַֽחַרְטֻמִּים֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה אֶצְבַּ֥ע אֱלֹהִ֖ים הִ֑וא וַיֶּחֱזַ֤ק לֵב־פַּרְעֹה֙ וְלֹֽא־שָׁמַ֣ע אֲלֵהֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃ (ס)

    Büyü ustaları Firavun’a, “Bu, Tanrı’nın parmağıdır” dediler. Ama Firavun’un yüreği sertleşti; Adonay’ın söylediği gibi onları dinlemedi.

  2. Şemot 9:28

    Hatiru el Adonay verav miheyot kolot Elohim uvarad vaaşaleha ethem velo tosifun laamod.

    הַעְתִּ֙ירוּ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְרַ֕ב מִֽהְיֹ֛ת קֹלֹ֥ת אֱלֹהִ֖ים וּבָרָ֑ד וַאֲשַׁלְּחָ֣ה אֶתְכֶ֔ם וְלֹ֥א תֹסִפ֖וּן לַעֲמֹֽד׃

    Adonay’a yakarın; Tanrı’nın gök gürültüleri ve dolusu artık yeter! Sizi salıvereceğim; daha fazla kalmayacaksınız.”

  3. Şemot 9:30

    Veata vaavadeha yadati ki terem tireun mipene Adonay Elohim.

    וְאַתָּ֖ה וַעֲבָדֶ֑יךָ יָדַ֕עְתִּי כִּ֚י טֶ֣רֶם תִּֽירְא֔וּן מִפְּנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהִֽים׃

    Ama senin ve görevlilerinin Adonay Tanrı’dan hâlâ korkmadığınızı biliyorum.”

  4. Şemot 13:17

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi beşalah paro et haam velo naham Elohim dereh erets peliştim ki karov u ki amar Elohim pen yinahem haam birotam milhama veşavu mitsrayema.

    וַיְהִ֗י בְּשַׁלַּ֣ח פַּרְעֹה֮ אֶת־הָעָם֒ וְלֹא־נָחָ֣ם אֱלֹהִ֗ים דֶּ֚רֶךְ אֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֔ים כִּ֥י קָר֖וֹב ה֑וּא כִּ֣י ׀ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים פֶּֽן־יִנָּחֵ֥ם הָעָ֛ם בִּרְאֹתָ֥ם מִלְחָמָ֖ה וְשָׁ֥בוּ מִצְרָֽיְמָה׃

    Firavun halkı salıverdiğinde Tanrı onları, yakın olmasına rağmen, Peliştilerin ülkesinden geçen yoldan götürmedi. Çünkü Tanrı, “Halk savaş görünce kararından dönüp Mısır’a geri gidebilir” dedi.

  5. Şemot 13:18

    Vayasev Elohim et haam dereh hamidbar yam suf vahamuşim alu vene yisrael meerets mitsrayim.

    וַיַּסֵּ֨ב אֱלֹהִ֧ים ׀ אֶת־הָעָ֛ם דֶּ֥רֶךְ הַמִּדְבָּ֖ר יַם־ס֑וּף וַחֲמֻשִׁ֛ים עָל֥וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Tanrı halkı Sazlık Denizi yönündeki çöl yolundan dolaştırdı. İsrael oğulları Mısır ülkesinden silahlı olarak çıktılar.

  6. Şemot 13:19

    Vayikah moşe et atsmot yosef imo ki haşbea hişbia et bene yisrael lemor pakod yifkod Elohim ethem vehaalitem et atsmotay mize itehem.

    וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־עַצְמ֥וֹת יוֹסֵ֖ף עִמּ֑וֹ כִּי֩ הַשְׁבֵּ֨עַ הִשְׁבִּ֜יעַ אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר פָּקֹ֨ד יִפְקֹ֤ד אֱלֹהִים֙ אֶתְכֶ֔ם וְהַעֲלִיתֶ֧ם אֶת־עַצְמֹתַ֛י מִזֶּ֖ה אִתְּכֶֽם׃

    Moşe, Yosef’in kemiklerini de yanına aldı. Çünkü Yosef, “Tanrı sizinle kesinlikle ilgilenecek; o zaman kemiklerimi de buradan yanınızda götüreceksiniz” diyerek İsrael oğullarına sıkıca ant içirmişti.

  7. Şemot 18:1

    Vayişma yitro hohen midyan hoten moşe et kol aşer asa Elohim lemoşe uleyisrael amo ki hotsi Adonay et yisrael mimitsrayim.

    וַיִּשְׁמַ֞ע יִתְר֨וֹ כֹהֵ֤ן מִדְיָן֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה אֱלֹהִים֙ לְמֹשֶׁ֔ה וּלְיִשְׂרָאֵ֖ל עַמּ֑וֹ כִּֽי־הוֹצִ֧יא יְהוָ֛ה אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָֽיִם׃

    Midyan kâhini, Moşe’nin kayınpederi Yitro, Tanrı’nın Moşe ve halkı İsrael için yaptığı her şeyi, Adonay’ın İsrael’i Mısır’dan çıkardığını duydu.

  8. Şemot 18:15

    Vayomer moşe lehoteno ki yavo elay haam lidroş Elohim.

    וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה לְחֹתְנ֑וֹ כִּֽי־יָבֹ֥א אֵלַ֛י הָעָ֖ם לִדְרֹ֥שׁ אֱלֹהִֽים׃

    Moşe kayınpederine şöyle dedi: “Çünkü halk Tanrı’ya danışmak için bana geliyor.

  9. Şemot 18:19

    Ata şema bekoli iatseha vihi Elohim imah heye ata laam mul haelohim veheveta ata et hadevarim el haelohim.

    עַתָּ֞ה שְׁמַ֤ע בְּקֹלִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ וִיהִ֥י אֱלֹהִ֖ים עִמָּ֑ךְ הֱיֵ֧ה אַתָּ֣ה לָעָ֗ם מ֚וּל הָֽאֱלֹהִ֔ים וְהֵבֵאתָ֥ אַתָּ֛ה אֶת־הַדְּבָרִ֖ים אֶל־הָאֱלֹהִֽים׃

    Şimdi beni dinle; sana öğüt vereyim, Tanrı seninle olsun. Tanrı’nın karşısında halkı sen temsil et; meseleleri Tanrı’ya sen götür.

  10. Şemot 18:21

    Veata teheze mikol haam anşe hayil yire Elohim anşe emet sonee vatsa vesamta alehem sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.

    וְאַתָּ֣ה תֶחֱזֶ֣ה מִכָּל־הָ֠עָם אַנְשֵׁי־חַ֜יִל יִרְאֵ֧י אֱלֹהִ֛ים אַנְשֵׁ֥י אֱמֶ֖ת שֹׂ֣נְאֵי בָ֑צַע וְשַׂמְתָּ֣ עֲלֵהֶ֗ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃

    Bütün halk arasından yetenekli, Tanrı’dan korkan, güvenilir, haksız kazançtan nefret eden adamlar seç. Onları halkın üzerine bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları olarak ata.

  11. Şemot 18:23

    İm et hadavar haze taase vetsiveha Elohim veyahaleta amod vegam kol haam haze al mekomo yavo veşalom.

    אִ֣ם אֶת־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְצִוְּךָ֣ אֱלֹהִ֔ים וְיָֽכָלְתָּ֖ עֲמֹ֑ד וְגַם֙ כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה עַל־מְקֹמ֖וֹ יָבֹ֥א בְשָׁלֽוֹם׃

    Bunu yaparsan ve Tanrı da sana böyle buyurursa dayanabilirsin. Bu halkın hepsi de yerine esenlikle döner.”

  12. Şemot 20:1

    Vayedaber Elohim et kol hadevarim haele lemor.

    וַיְדַבֵּ֣ר אֱלֹהִ֔ים אֵ֛ת כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לֵאמֹֽר׃ (ס)

    Tanrı bütün bu sözleri şöyle söyledi:

  13. Şemot 20:3

    Lo yihye leha Elohim aherim al panaya.

    לֹֽ֣א יִהְיֶֽה־לְךָ֛֩ אֱלֹהִ֥֨ים אֲחֵרִ֖֜ים עַל־פָּנָֽ֗יַ

    Benim huzurumda başka ilahların olmayacak.

  14. Şemot 20:16

    Vayomeru el moşe daber ata imanu venişmaa veal yedaber imanu Elohim pen namut.

    וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה דַּבֵּר־אַתָּ֥ה עִמָּ֖נוּ וְנִשְׁמָ֑עָה וְאַל־יְדַבֵּ֥ר עִמָּ֛נוּ אֱלֹהִ֖ים פֶּן־נָמֽוּת׃

    Moşe’ye, “Bizimle sen konuş, dinleyelim” dediler. “Tanrı bizimle konuşmasın; yoksa ölürüz.”

  15. Şemot 22:8

    Al kol devar peşa al şor al hamor al se al salma al kol aveda aşer yomar ki u ze ad haelohim yavo devar şenehem aşer yarşiun Elohim yeşalem şenayim lereeu.

    עַֽל־כָּל־דְּבַר־פֶּ֡שַׁע עַל־שׁ֡וֹר עַל־חֲ֠מוֹר עַל־שֶׂ֨ה עַל־שַׂלְמָ֜ה עַל־כָּל־אֲבֵדָ֗ה אֲשֶׁ֤ר יֹאמַר֙ כִּי־ה֣וּא זֶ֔ה עַ֚ד הָֽאֱלֹהִ֔ים יָבֹ֖א דְּבַר־שְׁנֵיהֶ֑ם אֲשֶׁ֤ר יַרְשִׁיעֻן֙ אֱלֹהִ֔ים יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנַ֖יִם לְרֵעֵֽהוּ׃ (ס)

    Öküz, eşek, davar, giysi ya da hakkında ‘İşte bu’ denilen herhangi bir kayıp eşya konusunda, her türlü hak ihlalinde, iki tarafın meselesi yargıçlara gelecek. Yargıçların suçlu bulduğu kişi komşusuna iki katını ödeyecek.

  16. Şemot 22:27

    Elohim lo tekalel venasi veameha lo taor.

    אֱלֹהִ֖ים לֹ֣א תְקַלֵּ֑ל וְנָשִׂ֥יא בְעַמְּךָ֖ לֹ֥א תָאֹֽר׃

    Tanrı’ya sövmeyecek, halkının önderine lanet etmeyeceksin.

  17. Şemot 23:13

    Uvehol aşer amarti alehem tişameru veşem Elohim aherim lo tazkiru lo yişama al piha.

    וּבְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֲלֵיכֶ֖ם תִּשָּׁמֵ֑רוּ וְשֵׁ֨ם אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לֹ֣א תַזְכִּ֔ירוּ לֹ֥א יִשָּׁמַ֖ע עַל־פִּֽיךָ׃

    Size söylediğim her şeyi dikkatle gözetin. Başka ilahların adını anmayın; ağzınızdan duyulmasın.

  18. Şemot 31:3

    Vaamale oto ruah Elohim behohma uvitvuna uvedaat uvehol melaha.

    וָאֲמַלֵּ֥א אֹת֖וֹ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים בְּחָכְמָ֛ה וּבִתְבוּנָ֥ה וּבְדַ֖עַת וּבְכָל־מְלָאכָֽה׃

    Onu bilgelik, anlayış, bilgi ve her türlü işçilik için Tanrı’nın ruhuyla doldurdum;

  19. Şemot 31:18

    Vayiten el moşe kehaloto ledaber ito behar sinay şene luhot haedut luhot even ketuvim beetsba Elohim.

    וַיִּתֵּ֣ן אֶל־מֹשֶׁ֗ה כְּכַלֹּתוֹ֙ לְדַבֵּ֤ר אִתּוֹ֙ בְּהַ֣ר סִינַ֔י שְׁנֵ֖י לֻחֹ֣ת הָעֵדֻ֑ת לֻחֹ֣ת אֶ֔בֶן כְּתֻבִ֖ים בְּאֶצְבַּ֥ע אֱלֹהִֽים׃

    Sinay Dağı’nda Moşe’yle konuşmasını tamamladığında ona iki Tanıklık levhasını, Tanrı’nın parmağıyla yazılmış taş levhaları verdi.

  20. Şemot 32:1

    Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.

  21. Şemot 32:16

    Bu ayette 2 kez

    Vehaluhot maase Elohim hema vehamihtav mihtav Elohim u harut al haluhot.

    וְהַ֨לֻּחֹ֔ת מַעֲשֵׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים הֵ֑מָּה וְהַמִּכְתָּ֗ב מִכְתַּ֤ב אֱלֹהִים֙ ה֔וּא חָר֖וּת עַל־הַלֻּחֹֽת׃

    Levhalar Tanrı’nın eseriydi; levhalara kazınmış yazı Tanrı’nın yazısıydı.

  22. Şemot 32:23

    Vayomeru li ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Bana, ‘Önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz’ dediler.

  23. Şemot 35:31

    Vayemale oto ruah Elohim behohma bitvuna uvedaat uvehol melaha.

    וַיְמַלֵּ֥א אֹת֖וֹ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֑ים בְּחָכְמָ֛ה בִּתְבוּנָ֥ה וּבְדַ֖עַת וּבְכָל־מְלָאכָֽה׃

    Onu bilgelik, anlayış, bilgi ve her türlü işçilik için Tanrı’nın ruhuyla doldurdu;

  24. Bamidbar 22:9

    Vayavo Elohim el bilam vayomer mi haanaşim haele imah.

    וַיָּבֹ֥א אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֕אמֶר מִ֛י הָאֲנָשִׁ֥ים הָאֵ֖לֶּה עִמָּֽךְ׃

    Tanrı Bilam’a gelip, “Yanındaki bu adamlar kim?” diye sordu.

  25. Bamidbar 22:12

    Vayomer Elohim el bilam lo teleh imahem lo taor et haam ki varuh u.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לֹ֥א תֵלֵ֖ךְ עִמָּהֶ֑ם לֹ֤א תָאֹר֙ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י בָר֖וּךְ הֽוּא׃

    Tanrı Bilam’a şöyle dedi: “Onlarla gitmeyeceksin. O halka lanet etmeyeceksin, çünkü onlar kutsanmıştır.”

  26. Bamidbar 22:20

    Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.

    וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃

    Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”

  27. Bamidbar 22:22

    Vayihar af Elohim ki holeh u vayityatsev malah Adonay badereh lesatan lo veu rohev al atono uşene nearav imo.

    וַיִּֽחַר־אַ֣ף אֱלֹהִים֮ כִּֽי־הוֹלֵ֣ךְ הוּא֒ וַיִּתְיַצֵּ֞ב מַלְאַ֧ךְ יְהוָ֛ה בַּדֶּ֖רֶךְ לְשָׂטָ֣ן ל֑וֹ וְהוּא֙ רֹכֵ֣ב עַל־אֲתֹנ֔וֹ וּשְׁנֵ֥י נְעָרָ֖יו עִמּֽוֹ׃

    Gittiği için Tanrı’nın öfkesi alevlendi. Adonay’ın meleği ona engel olmak üzere yolda durdu. Bilam dişi eşeğine binmişti; iki hizmetkârı da yanındaydı.

  28. Bamidbar 22:38

    Vayomer bilam el balak hine vati eleha ata hayahol uhal daber meuma hadavar aşer yasim Elohim befi oto adaber.

    וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־בָּלָ֗ק הִֽנֵּה־בָ֙אתִי֙ אֵלֶ֔יךָ עַתָּ֕ה הֲיָכ֥וֹל אוּכַ֖ל דַּבֵּ֣ר מְא֑וּמָה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֧ים אֱלֹהִ֛ים בְּפִ֖י אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃

    Bilam Balak’a şöyle dedi: “İşte sana geldim. Ama şimdi kendi başıma bir şey söyleyebilir miyim? Yalnızca Tanrı’nın ağzıma koyacağı sözü söyleyeceğim.”

  29. Bamidbar 23:4

    Vayikar Elohim el bilam vayomer elav et şivat hamizbehot arahti vaaal par vaayil bamizbeah.

    וַיִּקָּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֶת־שִׁבְעַ֤ת הַֽמִּזְבְּחֹת֙ עָרַ֔כְתִּי וָאַ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃

    Tanrı Bilam’la karşılaştı. Bilam O’na, “Yedi sunağı hazırladım ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundum” dedi.

  30. Bamidbar 24:2

    Vayisa vilam et enav vayar et yisrael şohen lişvatav vatehi alav ruah Elohim.

    וַיִּשָּׂ֨א בִלְעָ֜ם אֶת־עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל שֹׁכֵ֖ן לִשְׁבָטָ֑יו וַתְּהִ֥י עָלָ֖יו ר֥וּחַ אֱלֹהִֽים׃

    Bilam gözlerini kaldırıp İsrael’i kabilelerine göre yerleşmiş halde gördü. Tanrı’nın ruhu onun üzerine geldi.

  31. Devarim 3:24

    Adonay Elohim ata hahilota leharot et avdeha et godleha veet yadeha hahazaka aşer mi el başamayim uvaarets aşer yaase hemaaseha vehigvuroteha.

    אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּ֤ה הַֽחִלּ֙וֹתָ֙ לְהַרְא֣וֹת אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ אֶ֨ת־גָּדְלְךָ֔ וְאֶת־יָדְךָ֖ הַחֲזָקָ֑ה אֲשֶׁ֤ר מִי־אֵל֙ בַּשָּׁמַ֣יִם וּבָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה כְמַעֲשֶׂ֖יךָ וְכִגְבוּרֹתֶֽךָ׃

    ‘Efendim Adonay, büyüklüğünü ve güçlü elini kuluna göstermeye başladın. Gökte ya da yerde, Senin yaptıkların gibi işler, Senin güçlü eylemlerin gibi eylemler yapabilecek hangi tanrı var?

  32. Devarim 4:7

    Ki mi goy gadol aşer lo Elohim kerovim elav kadonay elohenu bekol kareenu elav.

    כִּ֚י מִי־ג֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֥וֹ אֱלֹהִ֖ים קְרֹבִ֣ים אֵלָ֑יו כַּיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ בְּכָּל־קָרְאֵ֖נוּ אֵלָֽיו׃

    Kendisine her seslendiğimizde Tanrımız Adonay’ın bize yakın olduğu gibi, tanrısı kendisine yakın olan hangi büyük ulus vardır?

  33. Devarim 4:28

    Vaavadtem şam Elohim maase yede adam ets vaeven aşer lo yirun velo yişmeun velo yohelun velo yerihun.

    וַעֲבַדְתֶּם־שָׁ֣ם אֱלֹהִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֣י אָדָ֑ם עֵ֣ץ וָאֶ֔בֶן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִרְאוּן֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּן וְלֹ֥א יֹֽאכְל֖וּן וְלֹ֥א יְרִיחֻֽן׃

    Orada insan eliyle yapılmış, görmeyen, işitmeyen, yemeyen, koklamayan ağaç ve taş tanrılara kulluk edeceksiniz.

  34. Devarim 4:32

    Ki şeal na leyamim rişonim aşer hayu lefaneha lemin hayom aşer bara Elohim adam al haarets ulemiktse haşamayim vead ketse haşamayim haniheya kadavar hagadol haze o hanişma kamou.

    כִּ֣י שְׁאַל־נָא֩ לְיָמִ֨ים רִֽאשֹׁנִ֜ים אֲשֶׁר־הָי֣וּ לְפָנֶ֗יךָ לְמִן־הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ בָּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ אָדָם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וּלְמִקְצֵ֥ה הַשָּׁמַ֖יִם וְעַד־קְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם הֲנִֽהְיָ֗ה כַּדָּבָ֤ר הַגָּדוֹל֙ הַזֶּ֔ה א֖וֹ הֲנִשְׁמַ֥ע כָּמֹֽהוּ׃

    Senden önceki eski günleri araştır: Tanrı’nın yeryüzünde insanı yarattığı günden başlayarak, göğün bir ucundan öteki ucuna kadar sor. Bunun gibi büyük bir olay oldu mu, benzeri duyuldu mu?

  35. Devarim 4:33

    Haşama am kol Elohim medaber mitoh haeş kaaşer şamata ata vayehi.

    הֲשָׁ֣מַֽע עָם֩ ק֨וֹל אֱלֹהִ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כַּאֲשֶׁר־שָׁמַ֥עְתָּ אַתָּ֖ה וַיֶּֽחִי׃

    Senin duyduğun gibi, ateşin içinden konuşan Tanrı’nın sesini duyup da yaşamış bir halk var mı?

  36. Devarim 4:34

    O hanisa Elohim lavo lakahat lo goy mikerev goy bemasot beotot uvemofetim uvemilhama uveyad hazaka uvizroa netuya uvemoraim gedolim kehol aşer asa lahem Adonay elohehem bemitsrayim leeneha.

    א֣וֹ ׀ הֲנִסָּ֣ה אֱלֹהִ֗ים לָ֠בוֹא לָקַ֨חַת ל֣וֹ גוֹי֮ מִקֶּ֣רֶב גּוֹי֒ בְּמַסֹּת֩ בְּאֹתֹ֨ת וּבְמוֹפְתִ֜ים וּבְמִלְחָמָ֗ה וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָאִ֖ים גְּדֹלִ֑ים כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה לָכֶ֜ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֶֽיךָ׃

    Ya da bir tanrı, Tanrınız Adonay’ın Mısır’da gözlerinin önünde sizin için yaptığı gibi, sınamalarla, işaretlerle, mucizelerle, savaşla, güçlü bir elle, uzanmış bir kolla ve büyük dehşetlerle gelip bir ulusu başka bir ulusun içinden Kendisine almayı denedi mi?

  37. Devarim 5:7

    Lo yihye leha Elohim aherim al panaya.

    לֹ֣א יִהְיֶ֥ה־לְךָ֛֩ אֱלֹהִ֥֨ים אֲחֵרִ֖֜ים עַל־פָּנָֽ֗יַ׃

    Benim huzurumda başka ilahların olmayacak.

  38. Devarim 5:21

    Vatomeru hen heranu Adonay elohenu et kevodo veet godlo veet kolo şamanu mitoh haeş hayom haze rainu ki yedaber Elohim et haadam vahay.

    וַתֹּאמְר֗וּ הֵ֣ן הֶרְאָ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֙ינוּ֙ אֶת־כְּבֹד֣וֹ וְאֶת־גָּדְל֔וֹ וְאֶת־קֹל֥וֹ שָׁמַ֖עְנוּ מִתּ֣וֹךְ הָאֵ֑שׁ הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ רָאִ֔ינוּ כִּֽי־יְדַבֵּ֧ר אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָֽאָדָ֖ם וָחָֽי׃

    Şöyle dediniz: ‘İşte Tanrımız Adonay bize görkemini ve büyüklüğünü gösterdi; sesini ateşin içinden duyduk. Bugün, Tanrı’nın insanla konuşup insanın yaşayabildiğini gördük.

  39. Devarim 5:23

    Ki mi hol basar aşer şama kol Elohim hayim medaber mitoh haeş kamonu vayehi.

    כִּ֣י מִ֣י כָל־בָּשָׂ֡ר אֲשֶׁ֣ר שָׁמַ֣ע קוֹל֩ אֱלֹהִ֨ים חַיִּ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כָּמֹ֖נוּ וַיֶּֽחִי׃

    Çünkü bütün insanlar arasında, bizim gibi yaşayan Tanrı’nın ateşin içinden konuşan sesini duyup da sağ kalan kim var?

  40. Devarim 6:14

    Lo telehun ahare Elohim aherim meelohe haamim aşer sevivotehem.

    לֹ֣א תֵֽלְכ֔וּן אַחֲרֵ֖י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים מֵאֱלֹהֵי֙ הָֽעַמִּ֔ים אֲשֶׁ֖ר סְבִיבוֹתֵיכֶֽם׃

    Çevrenizdeki halkların tanrılarından olan başka tanrıların ardından gitmeyeceksiniz.

  41. Devarim 7:4

    Ki yasir et binha meaharay veavedu Elohim aherim vehara af Adonay bahem vehişmideha maher.

    כִּֽי־יָסִ֤יר אֶת־בִּנְךָ֙ מֵֽאַחֲרַ֔י וְעָבְד֖וּ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְחָרָ֤ה אַף־יְהוָה֙ בָּכֶ֔ם וְהִשְׁמִידְךָ֖ מַהֵֽר׃

    Çünkü oğlunu Beni izlemekten çevirecek ve başka tanrılara kulluk edecekler. Adonay’ın size karşı öfkesi alevlenecek ve seni hızla yok edecek.

  42. Devarim 8:19

    Vehaya im şahoah tişkah et Adonay eloheha vehalahta ahare Elohim aherim vaavadtam vehiştahavita lahem haidoti vahem hayom ki avod tovedun.

    וְהָיָ֗ה אִם־שָׁכֹ֤חַ תִּשְׁכַּח֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהָֽלַכְתָּ֗ אַחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַעֲבַדְתָּ֖ם וְהִשְׁתַּחֲוִ֣יתָ לָהֶ֑ם הַעִדֹ֤תִי בָכֶם֙ הַיּ֔וֹם כִּ֥י אָבֹ֖ד תֹּאבֵדֽוּן׃

    Ama Tanrın Adonay’ı unutur, başka tanrıların ardından gider, onlara kulluk edip önlerinde eğilirseniz bugün size tanıklık ediyorum: Kesinlikle yok olacaksınız.

  43. Devarim 9:10

    Vayiten Adonay elay et şene luhot haavanim ketuvim beetsba Elohim vaalehem kehol hadevarim aşer diber Adonay imahem bahar mitoh haeş beyom hakahal.

    וַיִּתֵּ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵי֙ לוּחֹ֣ת הָֽאֲבָנִ֔ים כְּתֻבִ֖ים בְּאֶצְבַּ֣ע אֱלֹהִ֑ים וַעֲלֵיהֶ֗ם כְּֽכָל־הַדְּבָרִ֡ים אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה עִמָּכֶ֥ם בָּהָ֛ר מִתּ֥וֹךְ הָאֵ֖שׁ בְּי֥וֹם הַקָּהָֽל׃

    Adonay bana Tanrı’nın parmağıyla yazılmış iki taş levhayı verdi. Üzerlerinde, toplandığınız gün Adonay’ın dağda ateşin içinden size söylediği bütün sözler vardı.

  44. Devarim 9:26

    Vaetpalel el Adonay vaomar Adonay Elohim al taşhet ameha venahalateha aşer padita begodleha aşer hotseta mimitsrayim beyad hazaka.

    וָאֶתְפַּלֵּ֣ל אֶל־יְהוָה֮ וָאֹמַר֒ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַל־תַּשְׁחֵ֤ת עַמְּךָ֙ וְנַחֲלָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר פָּדִ֖יתָ בְּגָדְלֶ֑ךָ אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתָ מִמִּצְרַ֖יִם בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה׃

    Adonay’a dua edip şöyle dedim: ‘Efendim Adonay, büyüklüğünle kurtardığın, güçlü bir elle Mısır’dan çıkardığın halkını, mirasını yok etme.

  45. Devarim 11:16

    Hişameru lahem pen yifte levavhem vesartem vaavadtem Elohim aherim vehiştahavitem lahem.

    הִשָּֽׁמְר֣וּ לָכֶ֔ם פֶּ֥ן יִפְתֶּ֖ה לְבַבְכֶ֑ם וְסַרְתֶּ֗ם וַעֲבַדְתֶּם֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם לָהֶֽם׃

    Dikkat edin; yüreğiniz aldanmasın, yoldan sapıp başka tanrılara kulluk etmeyin ve önlerinde eğilmeyin.

  46. Devarim 11:28

    Vehakelala im lo tişmeu el mitsvot Adonay elohehem vesartem min hadereh aşer anohi metsave ethem hayom lalehet ahare Elohim aherim aşer lo yedatem.

    וְהַקְּלָלָ֗ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמְעוּ֙ אֶל־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וְסַרְתֶּ֣ם מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם הַיּ֑וֹם לָלֶ֗כֶת אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתֶּֽם׃ (ס)

    Lanet: Tanrınız Adonay’ın emirlerini dinlemez, bugün size buyurduğum yoldan sapıp tanımadığınız başka tanrıların ardından giderseniz.

  47. Devarim 13:3

    Uva haot vehamofet aşer diber eleha lemor neleha ahare Elohim aherim aşer lo yedatam venaavedem.

    וּבָ֤א הָאוֹת֙ וְהַמּוֹפֵ֔ת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֵלֶ֖יךָ לֵאמֹ֑ר נֵֽלְכָ֞ה אַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֧ים אֲחֵרִ֛ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתָּ֖ם וְנָֽעָבְדֵֽם׃

    Ve ‘Tanımadığın başka tanrıların ardından gidelim, onlara kulluk edelim’ diyerek sana bildirdiği işaret ya da mucize gerçekleşirse,

  48. Devarim 13:7

    Ki yesiteha ahiha ven imeha o vinha o viteha o eşet hekeha o reaha aşer kenafşeha baseter lemor neleha venaavda Elohim aherim aşer lo yadata ata vaavoteha.

    כִּ֣י יְסִֽיתְךָ֡ אָחִ֣יךָ בֶן־אִ֠מֶּךָ אֽוֹ־בִנְךָ֨ אֽוֹ־בִתְּךָ֜ א֣וֹ ׀ אֵ֣שֶׁת חֵיקֶ֗ךָ א֧וֹ רֵֽעֲךָ֛ אֲשֶׁ֥ר כְּנַפְשְׁךָ֖ בַּסֵּ֣תֶר לֵאמֹ֑ר נֵֽלְכָ֗ה וְנַֽעַבְדָה֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יָדַ֔עְתָּ אַתָּ֖ה וַאֲבֹתֶֽיךָ׃

    Annenin oğlu olan kardeşin, oğlun, kızın, koynundaki karın ya da kendi canın gibi sevdiğin dostun, gizlice seni ayartıp, ‘Ne senin ne atalarının tanıdığı başka tanrılara gidip kulluk edelim’ derse,

  49. Devarim 13:14

    Yatseu anaşim bene veliyaal mikirbeha vayadihu et yoşeve iram lemor neleha venaavda Elohim aherim aşer lo yedatem.

    יָצְא֞וּ אֲנָשִׁ֤ים בְּנֵֽי־בְלִיַּ֙עַל֙ מִקִּרְבֶּ֔ךָ וַיַּדִּ֛יחוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֥י עִירָ֖ם לֵאמֹ֑ר נֵלְכָ֗ה וְנַעַבְדָ֛ה אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹא־יְדַעְתֶּֽם׃

    ‘Aranızdan kötü adamlar çıktı ve şehirlerinin sakinlerini, “Gidelim, tanımadığınız başka tanrılara kulluk edelim” diyerek saptırdılar,’

  50. Devarim 17:3

    Vayeleh vayaavod Elohim aherim vayiştahu lahem velaşemeş o layareah o lehol tseva haşamayim aşer lo tsiviti.

    וַיֵּ֗לֶךְ וַֽיַּעֲבֹד֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לָהֶ֑ם וְלַשֶּׁ֣מֶשׁ ׀ א֣וֹ לַיָּרֵ֗חַ א֛וֹ לְכָל־צְבָ֥א הַשָּׁמַ֖יִם אֲשֶׁ֥ר לֹא־צִוִּֽיתִי׃

    gidip başka tanrılara kulluk eder, onlara, güneşe, aya ya da göklerin bütün ordusuna tapınırsa —ki Ben bunu buyurmadım—

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim אֱלֹהִ֑ים

Temel kelime (lemma) אֱלֹהִים

Türkçe anlam: Tanrı; tanrılar/ilahlar; ilahî varlıklar; bağlama göre kudretliler veya yargıçlar; büyüklük ve kudret bildiren kullanımlar

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

heavenly beings; god (of someone); God (of someone); God; man of God; judges; mighty; large

Dilbilgisel yapı: isim, eril, çoğul, mutlak

Bu yapının kullanımı: 228 kez

Teknik kodHNcmpa

İbranice biçim יֱהוִה֙

Temel kelime (lemma) יְהֹוִה

Türkçe anlam: Tanrı; Adonay/YHWH adıyla bağlantılı Tanrısal ad biçimi

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

YHWH

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 4 kez

Teknik kodHNp
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.