İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

יָשַׁב

oturmak; kalmak, ikamet etmek, yaşamak; yerleşmek; yerleştirmek; tahtta oturmak; sürdürmek

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 199 kez, 176 farklı ayette görülür.

Kök
ישב

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit71 kullanım63 ayet
  • Şemot21 kullanım20 ayet
  • Vayikra24 kullanım22 ayet
  • Bamidbar37 kullanım32 ayet
  • Devarim46 kullanım39 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 4:16

    Vayetse kayin milifne Adonay vayeşev beerets nod kidmat eden.

    וַיֵּ֥צֵא קַ֖יִן מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיֵּ֥שֶׁב בְּאֶֽרֶץ־נ֖וֹד קִדְמַת־עֵֽדֶן׃

    Kayin Adonay’ın huzurundan ayrıldı ve Eden’in doğusundaki Nod ülkesine yerleşti.

  2. Bereşit 4:20

    Vateled ada et yaval u haya avi yoşev ohel umikne.

    וַתֵּ֥לֶד עָדָ֖ה אֶת־יָבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י יֹשֵׁ֥ב אֹ֖הֶל וּמִקְנֶֽה׃

    Ada, Yaval’ı doğurdu. O, çadırlarda yaşayan ve sürü yetiştirenlerin atasıydı.

  3. Bereşit 11:2

    Vayehi benaseam mikedem vayimtseu vika beerets şinar vayeşevu şam.

    וַֽיְהִ֖י בְּנָסְעָ֣ם מִקֶּ֑דֶם וַֽיִּמְצְא֥וּ בִקְעָ֛ה בְּאֶ֥רֶץ שִׁנְעָ֖ר וַיֵּ֥שְׁבוּ שָֽׁם׃

    Doğudan göç ederken Şinar ülkesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.

  4. Bereşit 11:31

    Vayikah terah et avram beno veet lot ben haran ben beno veet saray kalato eşet avram beno vayetseu itam meur kasdim lalehet artsa kenaan vayavou ad haran vayeşevu şam.

    וַיִּקַּ֨ח תֶּ֜רַח אֶת־אַבְרָ֣ם בְּנ֗וֹ וְאֶת־ל֤וֹט בֶּן־הָרָן֙ בֶּן־בְּנ֔וֹ וְאֵת֙ שָׂרַ֣י כַּלָּת֔וֹ אֵ֖שֶׁת אַבְרָ֣ם בְּנ֑וֹ וַיֵּצְא֨וּ אִתָּ֜ם מֵא֣וּר כַּשְׂדִּ֗ים לָלֶ֙כֶת֙ אַ֣רְצָה כְּנַ֔עַן וַיָּבֹ֥אוּ עַד־חָרָ֖ן וַיֵּ֥שְׁבוּ שָֽׁם׃

    Terah, oğlu Avram’ı, Haran’ın oğlu olan torunu Lot’u ve oğlu Avram’ın karısı olan gelini Saray’ı aldı. Kenaan ülkesine gitmek üzere birlikte Ur-Kasdim’den çıktılar. Haran’a kadar gelip oraya yerleştiler.

  5. Bereşit 13:6

    Bu ayette 2 eşleşme

    Velo nasa otam haarets laşevet yahdav ki haya rehuşam rav velo yahelu laşevet yahdav.

    וְלֹא־נָשָׂ֥א אֹתָ֛ם הָאָ֖רֶץ לָשֶׁ֣בֶת יַחְדָּ֑ו כִּֽי־הָיָ֤ה רְכוּשָׁם֙ רָ֔ב וְלֹ֥א יָֽכְל֖וּ לָשֶׁ֥בֶת יַחְדָּֽו׃

    Ülke ikisinin birlikte yaşamasına yetmiyordu. Çünkü malları çoktu ve birlikte yaşayamıyorlardı.

  6. Bereşit 13:7

    Vayehi riv ben roe mikne avram uven roe mikne lot vehakenaani vehaperizi az yoşev baarets.

    וַֽיְהִי־רִ֗יב בֵּ֚ין רֹעֵ֣י מִקְנֵֽה־אַבְרָ֔ם וּבֵ֖ין רֹעֵ֣י מִקְנֵה־ל֑וֹט וְהַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י אָ֖ז יֹשֵׁ֥ב בָּאָֽרֶץ׃

    Avram’ın sürülerinin çobanlarıyla Lot’un sürülerinin çobanları arasında kavga çıktı. O sırada ülkede Kenaanlılar ve Periziler yaşıyordu.

  7. Bereşit 13:12

    Bu ayette 2 eşleşme

    Avram yaşav beerets kenaan velot yaşav beare hakikar vayeehal ad sedom.

    אַבְרָ֖ם יָשַׁ֣ב בְּאֶֽרֶץ־כְּנָ֑עַן וְל֗וֹט יָשַׁב֙ בְּעָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיֶּאֱהַ֖ל עַד־סְדֹֽם׃

    Avram Kenaan ülkesinde yaşadı. Lot ise ovanın kentlerinde yaşadı ve çadırlarını Sedom’a kadar kurdu.

  8. Bereşit 13:18

    Vayeehal avram vayavo vayeşev beelone mamre aşer behevron vayiven şam mizbeah ladonay.

    וַיֶּאֱהַ֣ל אַבְרָ֗ם וַיָּבֹ֛א וַיֵּ֛שֶׁב בְּאֵלֹנֵ֥י מַמְרֵ֖א אֲשֶׁ֣ר בְּחֶבְר֑וֹן וַיִּֽבֶן־שָׁ֥ם מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָֽה׃ (פ)

    Avram çadırını taşıdı. Hevron’daki Mamre meşelerine gelip oraya yerleşti. Orada Adonay’a bir sunak yaptı.

  9. Bereşit 14:7

    Vayaşuvu vayavou el en mişpat hi kadeş vayaku et kol sede haamaleki vegam et haemori hayoşev behatsetson tamar.

    וַ֠יָּשֻׁבוּ וַיָּבֹ֜אוּ אֶל־עֵ֤ין מִשְׁפָּט֙ הִ֣וא קָדֵ֔שׁ וַיַּכּ֕וּ אֶֽת־כָּל־שְׂדֵ֖ה הָעֲמָלֵקִ֑י וְגַם֙ אֶת־הָ֣אֱמֹרִ֔י הַיֹּשֵׁ֖ב בְּחַֽצְצֹ֥ן תָּמָֽר׃

    Sonra dönüp En-Mişpat’a, yani Kadeş’e geldiler. Amaleklilerin bütün topraklarını ve Hatsatson-Tamar’da yaşayan Emorileri de bozguna uğrattılar.

  10. Bereşit 14:12

    Vayikhu et lot veet rehuşo ben ahi avram vayelehu veu yoşev bisdom.

    וַיִּקְח֨וּ אֶת־ל֧וֹט וְאֶת־רְכֻשׁ֛וֹ בֶּן־אֲחִ֥י אַבְרָ֖ם וַיֵּלֵ֑כוּ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב בִּסְדֹֽם׃

    Avram’ın kardeşinin oğlu Lot’u ve mallarını da alıp gittiler. Lot Sedom’da yaşıyordu.

  11. Bereşit 16:3

    Vatikah saray eşet avram et hagar hamitsrit şifhatah mikets eser şanim leşevet avram beerets kenaan vatiten otah leavram işah lo leişa.

    וַתִּקַּ֞ח שָׂרַ֣י אֵֽשֶׁת־אַבְרָ֗ם אֶת־הָגָ֤ר הַמִּצְרִית֙ שִׁפְחָתָ֔הּ מִקֵּץ֙ עֶ֣שֶׂר שָׁנִ֔ים לְשֶׁ֥בֶת אַבְרָ֖ם בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַתִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְאַבְרָ֥ם אִישָׁ֖הּ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃

    Avram Kenaan ülkesinde on yıl yaşadıktan sonra karısı Saray, Mısırlı cariyesi Hagar’ı alıp kocası Avram’a eş olarak verdi.

  12. Bereşit 18:1

    Vayera elav Adonay beelone mamre veu yoşev petah haohel kehom hayom.

    וַיֵּרָ֤א אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה בְּאֵלֹנֵ֖י מַמְרֵ֑א וְה֛וּא יֹשֵׁ֥ב פֶּֽתַח־הָאֹ֖הֶל כְּחֹ֥ם הַיּֽוֹם׃

    Adonay, Mamre meşelerinde Avraam’a göründü. Avraam günün sıcağında çadırın girişinde oturuyordu.

  13. Bereşit 19:1

    Vayavou şene hamalahim sedoma baerev velot yoşev beşaar sedom vayar lot vayakom likratam vayiştahu apayim aretsa.

    וַ֠יָּבֹאוּ שְׁנֵ֨י הַמַּלְאָכִ֤ים סְדֹ֙מָה֙ בָּעֶ֔רֶב וְל֖וֹט יֹשֵׁ֣ב בְּשַֽׁעַר־סְדֹ֑ם וַיַּרְא־לוֹט֙ וַיָּ֣קָם לִקְרָאתָ֔ם וַיִּשְׁתַּ֥חוּ אַפַּ֖יִם אָֽרְצָה׃

    İki melek akşamleyin Sedom’a geldi. Lot, Sedom’un kapısında oturuyordu. Onları görünce karşılamak için kalktı ve yüzü yere değecek biçimde eğildi.

  14. Bereşit 19:25

    Vayahafoh et hearim hael veet kol hakikar veet kol yoşeve hearim vetsemah haadama.

    וַֽיַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶעָרִ֣ים הָאֵ֔ל וְאֵ֖ת כָּל־הַכִּכָּ֑ר וְאֵת֙ כָּל־יֹשְׁבֵ֣י הֶעָרִ֔ים וְצֶ֖מַח הָאֲדָמָֽה׃

    Bu kentleri, bütün ovayı, kentlerde yaşayanların hepsini ve toprağın bitkilerini altüst etti.

  15. Bereşit 19:29

    Vayehi beşahet Elohim et are hakikar vayizkor Elohim et avraham vayeşalah et lot mitoh hahafeha bahafoh et hearim aşer yaşav bahen lot.

    וַיְהִ֗י בְּשַׁחֵ֤ת אֱלֹהִים֙ אֶת־עָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיִּזְכֹּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיְשַׁלַּ֤ח אֶת־לוֹט֙ מִתּ֣וֹךְ הַהֲפֵכָ֔ה בַּהֲפֹךְ֙ אֶת־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁר־יָשַׁ֥ב בָּהֵ֖ן לֽוֹט׃

    Tanrı ova kentlerini yok ederken Avraam’ı hatırladı. Lot’un yaşadığı kentleri altüst ederken Lot’u yıkımın içinden çıkardı.

  16. Bereşit 19:30

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayaal lot mitsoar vayeşev bahar uşete venotav imo ki yare laşevet betsoar vayeşev bameara u uşete venotav.

    וַיַּעַל֩ ל֨וֹט מִצּ֜וֹעַר וַיֵּ֣שֶׁב בָּהָ֗ר וּשְׁתֵּ֤י בְנֹתָיו֙ עִמּ֔וֹ כִּ֥י יָרֵ֖א לָשֶׁ֣בֶת בְּצ֑וֹעַר וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמְּעָרָ֔ה ה֖וּא וּשְׁתֵּ֥י בְנֹתָֽיו׃

    Lot Tsoar’da kalmaktan korktuğu için oradan dağa çıktı ve iki kızıyla birlikte oraya yerleşti. Kendisi ve iki kızı bir mağarada yaşadılar.

  17. Bereşit 20:1

    Vayisa mişam avraham artsa hanegev vayeşev ben kadeş uven şur vayagar bigrar.

    וַיִּסַּ֨ע מִשָּׁ֤ם אַבְרָהָם֙ אַ֣רְצָה הַנֶּ֔גֶב וַיֵּ֥שֶׁב בֵּין־קָדֵ֖שׁ וּבֵ֣ין שׁ֑וּר וַיָּ֖גָר בִּגְרָֽר׃

    Avraam oradan Negev ülkesine doğru yola çıktı. Kadeş ile Şur arasına yerleşti ve Gerar’da yabancı olarak yaşadı.

  18. Bereşit 20:15

    Vayomer avimeleh hine artsi lefaneha batov beeneha şev.

    וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ הִנֵּ֥ה אַרְצִ֖י לְפָנֶ֑יךָ בַּטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ שֵֽׁב׃

    Avimeleh, “İşte ülkem önünde; beğendiğin yerde yaşa” dedi.

  19. Bereşit 21:16

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vateleh vateşev lah mineged harhek kimtahave keşet ki amera al ere bemot hayaled vateşev mineged vatisa et kolah vatevk.

    וַתֵּלֶךְ֩ וַתֵּ֨שֶׁב לָ֜הּ מִנֶּ֗גֶד הַרְחֵק֙ כִּמְטַחֲוֵ֣י קֶ֔שֶׁת כִּ֣י אָֽמְרָ֔ה אַל־אֶרְאֶ֖ה בְּמ֣וֹת הַיָּ֑לֶד וַתֵּ֣שֶׁב מִנֶּ֔גֶד וַתִּשָּׂ֥א אֶת־קֹלָ֖הּ וַתֵּֽבְךְּ׃

    Sonra gidip karşısına, bir ok atımı kadar uzağa oturdu. Çünkü “Çocuğun ölümünü görmeyeyim” demişti. Karşısına oturup sesini yükselterek ağladı.

  20. Bereşit 21:20

    Vayehi Elohim et hanaar vayigdal vayeşev bamidbar vayehi rove kaşat.

    וַיְהִ֧י אֱלֹהִ֛ים אֶת־הַנַּ֖עַר וַיִּגְדָּ֑ל וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וַיְהִ֖י רֹבֶ֥ה קַשָּֽׁת׃

    Tanrı çocukla birlikteydi. Çocuk büyüdü, çölde yaşadı ve okçu oldu.

  21. Bereşit 21:21

    Vayeşev bemidbar paran vatikah lo imo işa meerets mitsrayim.

    וַיֵּ֖שֶׁב בְּמִדְבַּ֣ר פָּארָ֑ן וַתִּֽקַּֽח־ל֥וֹ אִמּ֛וֹ אִשָּׁ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (פ)

    Paran çölünde yaşadı. Annesi ona Mısır ülkesinden bir eş aldı.

  22. Bereşit 22:5

    Vayomer avraham el nearav şevu lahem po im hahamor vaani vehanaar neleha ad ko venişetahave venaşuva alehem.

    וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָהָ֜ם אֶל־נְעָרָ֗יו שְׁבוּ־לָכֶ֥ם פֹּה֙ עִֽם־הַחֲמ֔וֹר וַאֲנִ֣י וְהַנַּ֔עַר נֵלְכָ֖ה עַד־כֹּ֑ה וְנִֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה וְנָשׁ֥וּבָה אֲלֵיכֶֽם׃

    Avraam hizmetkârlarına, “Siz burada eşekle kalın” dedi. “Ben ve çocuk oraya kadar gidip yere kapanacağız; sonra yanınıza döneceğiz.”

  23. Bereşit 22:19

    Vayaşov avraham el nearav vayakumu vayelehu yahdav el beer şava vayeşev avraham biver şava.

    וַיָּ֤שָׁב אַבְרָהָם֙ אֶל־נְעָרָ֔יו וַיָּקֻ֛מוּ וַיֵּלְכ֥וּ יַחְדָּ֖ו אֶל־בְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיֵּ֥שֶׁב אַבְרָהָ֖ם בִּבְאֵ֥ר שָֽׁבַע׃ (פ)

    Avraam hizmetkârlarının yanına döndü. Kalkıp birlikte Beer-Şeva’ya gittiler. Avraam Beer-Şeva’da yaşadı.

  24. Bereşit 23:10

    Veefron yoşev betoh bene het vayaan efron hahiti et avraham beozne vene het lehol bae şaar iro lemor.

    וְעֶפְר֥וֹן יֹשֵׁ֖ב בְּת֣וֹךְ בְּנֵי־חֵ֑ת וַיַּעַן֩ עֶפְר֨וֹן הַחִתִּ֤י אֶת־אַבְרָהָם֙ בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֔ת לְכֹ֛ל בָּאֵ֥י שַֽׁעַר־עִיר֖וֹ לֵאמֹֽר׃

    Efron, Het oğullarının arasında oturuyordu. Hiti Efron, Het oğullarının ve kentinin kapısından giren herkesin duyacağı biçimde Avraam’a şöyle cevap verdi:

  25. Bereşit 24:3

    Veaşbiaha badonay elohe haşamayim velohe haarets aşer lo tikah işa livni mibenot hakenaani aşer anohi yoşev bekirbo.

    וְאַשְׁבִּ֣יעֲךָ֔ בַּֽיהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וֵֽאלֹהֵ֖י הָאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־תִקַּ֤ח אִשָּׁה֙ לִבְנִ֔י מִבְּנוֹת֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י יוֹשֵׁ֥ב בְּקִרְבּֽוֹ׃

    “Sana göklerin Tanrısı ve yerin Tanrısı Adonay adına ant içireceğim: Oğluma, aralarında yaşadığım Kenaanlıların kızlarından eş almayacaksın.

  26. Bereşit 24:37

    Vayaşbieni adoni lemor lo tikah işa livni mibenot hakenaani aşer anohi yoşev beartso.

    וַיַּשְׁבִּעֵ֥נִי אֲדֹנִ֖י לֵאמֹ֑ר לֹא־תִקַּ֤ח אִשָּׁה֙ לִבְנִ֔י מִבְּנוֹת֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י יֹשֵׁ֥ב בְּאַרְצֽוֹ׃

    Efendim bana şöyle ant içirdi: ‘Oğluma, ülkelerinde yaşadığım Kenaanlıların kızlarından eş almayacaksın.

  27. Bereşit 24:55

    Vayomer ahiha veimah teşev hanaara itanu yamim o asor ahar teleh.

    וַיֹּ֤אמֶר אָחִ֙יהָ֙ וְאִמָּ֔הּ תֵּשֵׁ֨ב הַנַּעֲרָ֥ אִתָּ֛נוּ יָמִ֖ים א֣וֹ עָשׂ֑וֹר אַחַ֖ר תֵּלֵֽךְ׃

    Kızın erkek kardeşi ile annesi, “Genç kız bir yıl ya da on ay bizimle kalsın; sonra gider” dediler.

  28. Bereşit 24:62

    Veyitshak ba mibo beer lahay roi veu yoşev beerets hanegev.

    וְיִצְחָק֙ בָּ֣א מִבּ֔וֹא בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִ֑י וְה֥וּא יוֹשֵׁ֖ב בְּאֶ֥רֶץ הַנֶּֽגֶב׃

    Yitshak, Beer-Lahay-Roi tarafından geliyordu. Negev ülkesinde yaşıyordu.

  29. Bereşit 25:11

    Vayehi ahare mot avraham vayevareh Elohim et yitshak beno vayeşev yitshak im beer lahay roi.

    וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ מ֣וֹת אַבְרָהָ֔ם וַיְבָ֥רֶךְ אֱלֹהִ֖ים אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיֵּ֣שֶׁב יִצְחָ֔ק עִם־בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִֽי׃ (ס)

    Avraam’ın ölümünden sonra Tanrı oğlu Yitshak’ı kutsadı. Yitshak Beer-Lahay-Roi yakınında yaşadı.

  30. Bereşit 25:27

    Vayigdelu hanearim vayehi esav yodea tsayid sade veyaakov tam yoşev ohalim.

    וַֽיִּגְדְּלוּ֙ הַנְּעָרִ֔ים וַיְהִ֣י עֵשָׂ֗ו אִ֛ישׁ יֹדֵ֥עַ צַ֖יִד אִ֣ישׁ שָׂדֶ֑ה וְיַעֲקֹב֙ אִ֣ישׁ תָּ֔ם יֹשֵׁ֖ב אֹהָלִֽים׃

    Çocuklar büyüdü. Esav usta bir avcı, kırların adamı oldu. Yaakov ise çadırlarda yaşayan, içi dışı bir adamdı.

  31. Bereşit 26:6

    Vayeşev yitshak bigrar.

    וַיֵּ֥שֶׁב יִצְחָ֖ק בִּגְרָֽר׃

    Yitshak Gerar’da kaldı.

  32. Bereşit 26:17

    Vayeleh mişam yitshak vayihan benahal gerar vayeşev şam.

    וַיֵּ֥לֶךְ מִשָּׁ֖ם יִצְחָ֑ק וַיִּ֥חַן בְּנַֽחַל־גְּרָ֖ר וַיֵּ֥שֶׁב שָֽׁם׃

    Yitshak oradan ayrıldı, Gerar vadisinde konakladı ve oraya yerleşti.

  33. Bereşit 27:19

    Vayomer yaakov el aviv anohi esav behoreha asiti kaaşer dibarta elay kum na şeva veohla mitsedi baavur tevarahani nafşeha.

    וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־אָבִ֗יו אָנֹכִי֙ עֵשָׂ֣ו בְּכֹרֶ֔ךָ עָשִׂ֕יתִי כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֵלָ֑י קֽוּם־נָ֣א שְׁבָ֗ה וְאָכְלָה֙ מִצֵּידִ֔י בַּעֲב֖וּר תְּבָרֲכַ֥נִּי נַפְשֶֽׁךָ׃

    Yaakov babasına, “Ben ilk oğlun Esav’ım” dedi. “Bana söylediğini yaptım. Lütfen kalk, otur ve av etimden ye ki beni gönülden kutsayasın.”

  34. Bereşit 27:44

    Veyaşavta imo yamim ahadim ad aşer taşuv hamat ahiha.

    וְיָשַׁבְתָּ֥ עִמּ֖וֹ יָמִ֣ים אֲחָדִ֑ים עַ֥ד אֲשֶׁר־תָּשׁ֖וּב חֲמַ֥ת אָחִֽיךָ׃

    Kardeşinin öfkesi yatışıncaya kadar onun yanında birkaç gün kal.

  35. Bereşit 29:14

    Vayomer lo lavan ah atsmi uvesari ata vayeşev imo hodeş yamim.

    וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ לָבָ֔ן אַ֛ךְ עַצְמִ֥י וּבְשָׂרִ֖י אָ֑תָּה וַיֵּ֥שֶׁב עִמּ֖וֹ חֹ֥דֶשׁ יָמִֽים׃

    Lavan ona, “Sen gerçekten benim kemiğim, benim etimsin” dedi. Yaakov onun yanında bir ay kaldı.

  36. Bereşit 29:19

    Vayomer lavan tov titi otah lah mititi otah leiş aher şeva imadi.

    וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֗ן ט֚וֹב תִּתִּ֣י אֹתָ֣הּ לָ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֹתָ֖הּ לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר שְׁבָ֖ה עִמָּדִֽי׃

    Lavan, “Onu sana vermem başka bir adama vermemden iyidir” dedi. “Yanımda kal.”

  37. Bereşit 31:34

    Verahel lakeha et haterafim vatesimem behar hagamal vateşev alehem vayemaşeş lavan et kol haohel velo matsa.

    וְרָחֵ֞ל לָקְחָ֣ה אֶת־הַתְּרָפִ֗ים וַתְּשִׂמֵ֛ם בְּכַ֥ר הַגָּמָ֖ל וַתֵּ֣שֶׁב עֲלֵיהֶ֑ם וַיְמַשֵּׁ֥שׁ לָבָ֛ן אֶת־כָּל־הָאֹ֖הֶל וְלֹ֥א מָצָֽא׃

    Rahel terafim putlarını almış, devenin eyerine koyup üzerlerine oturmuştu. Lavan çadırın her yerini eliyle yokladı, ama bulamadı.

  38. Bereşit 34:10

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veitanu teşevu vehaarets tihye lifnehem şevu useharuha veheahazu bah.

    וְאִתָּ֖נוּ תֵּשֵׁ֑בוּ וְהָאָ֙רֶץ֙ תִּהְיֶ֣ה לִפְנֵיכֶ֔ם שְׁבוּ֙ וּסְחָר֔וּהָ וְהֵֽאָחֲז֖וּ בָּֽהּ׃

    Bizimle birlikte yaşayın. Ülke önünüzde açık; burada yerleşin, ticaret yapın ve mülk edinin.”

  39. Bereşit 34:16

    Venatanu et benotenu lahem veet benotehem nikah lanu veyaşavnu itehem vehayinu leam ehad.

    וְנָתַ֤נּוּ אֶת־בְּנֹתֵ֙ינוּ֙ לָכֶ֔ם וְאֶת־בְּנֹתֵיכֶ֖ם נִֽקַּֽח־לָ֑נוּ וְיָשַׁ֣בְנוּ אִתְּכֶ֔ם וְהָיִ֖ינוּ לְעַ֥ם אֶחָֽד׃

    O zaman kızlarımızı size verir, kızlarınızı kendimize alırız. Sizinle yaşar, tek bir halk oluruz.

  40. Bereşit 34:21

    Haanaşim haele şelemim hem itanu veyeşevu vaarets veyisharu otah vehaarets hine rahavat yadayim lifnehem et benotam nikah lanu lenaşim veet benotenu niten lahem.

    הָאֲנָשִׁ֨ים הָאֵ֜לֶּה שְֽׁלֵמִ֧ים הֵ֣ם אִתָּ֗נוּ וְיֵשְׁב֤וּ בָאָ֙רֶץ֙ וְיִסְחֲר֣וּ אֹתָ֔הּ וְהָאָ֛רֶץ הִנֵּ֥ה רַֽחֲבַת־יָדַ֖יִם לִפְנֵיהֶ֑ם אֶת־בְּנֹתָם֙ נִקַּֽח־לָ֣נוּ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנֹתֵ֖ינוּ נִתֵּ֥ן לָהֶֽם׃

    “Bu adamlar bizimle barış içinde. Ülkede oturup ticaret yapsınlar; ülke önlerinde yeterince geniş. Kızlarını kendimize eş alır, kızlarımızı onlara veririz.

  41. Bereşit 34:22

    Ah bezot yeotu lanu haanaşim laşevet itanu lihyot leam ehad behimol lanu kol zahar kaaşer hem nimolim.

    אַךְ־בְּ֠זֹאת יֵאֹ֨תוּ לָ֤נוּ הָאֲנָשִׁים֙ לָשֶׁ֣בֶת אִתָּ֔נוּ לִהְי֖וֹת לְעַ֣ם אֶחָ֑ד בְּהִמּ֥וֹל לָ֙נוּ֙ כָּל־זָכָ֔ר כַּאֲשֶׁ֖ר הֵ֥ם נִמֹּלִֽים׃

    Ama bu adamlar ancak bir koşulla bizimle yaşamaya ve tek bir halk olmaya razı oluyor: Onlar gibi bizdeki her erkek de sünnet edilmeli.

  42. Bereşit 34:23

    Miknehem vekinyanam vehol behemtam halo lanu hem ah neota lahem veyeşevu itanu.

    מִקְנֵהֶ֤ם וְקִנְיָנָם֙ וְכָל־בְּהֶמְתָּ֔ם הֲל֥וֹא לָ֖נוּ הֵ֑ם אַ֚ךְ נֵא֣וֹתָה לָהֶ֔ם וְיֵשְׁב֖וּ אִתָּֽנוּ׃

    Sürüleri, malları ve bütün hayvanları bizim olmayacak mı? Yeter ki onlara razı olalım; bizimle yaşasınlar.”

  43. Bereşit 34:30

    Vayomer yaakov el şimon veel levi ahartem oti lehavişeni beyoşev haarets bakenaani uvaperizi vaani mete mispar veneesfu alay vehikuni venişmadti ani uveti.

    וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־שִׁמְע֣וֹן וְאֶל־לֵוִי֮ עֲכַרְתֶּ֣ם אֹתִי֒ לְהַבְאִישֵׁ֙נִי֙ בְּיֹשֵׁ֣ב הָאָ֔רֶץ בַּֽכְּנַעֲנִ֖י וּבַפְּרִזִּ֑י וַאֲנִי֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר וְנֶאֶסְפ֤וּ עָלַי֙ וְהִכּ֔וּנִי וְנִשְׁמַדְתִּ֖י אֲנִ֥י וּבֵיתִֽי׃

    Yaakov, Şimon ile Levi’ye, “Beni felakete sürüklediniz!” dedi. “Beni bu ülkenin halkına, Kenaanlılara ve Perizilere karşı nefret edilir duruma düşürdünüz. Sayımız az. Bana karşı birleşip saldırırlarsa ben de ev halkım da yok oluruz.”

  44. Bereşit 35:1

    Vayomer Elohim el yaakov kum ale vet el veşev şam vaase şam mizbeah lael hanire eleha bevarehaha mipene esav ahiha.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב ק֛וּם עֲלֵ֥ה בֵֽית־אֵ֖ל וְשֶׁב־שָׁ֑ם וַעֲשֵׂה־שָׁ֣ם מִזְבֵּ֔חַ לָאֵל֙ הַנִּרְאֶ֣ה אֵלֶ֔יךָ בְּבָרְחֲךָ֔ מִפְּנֵ֖י עֵשָׂ֥ו אָחִֽיךָ׃

    Tanrı, Yaakov’a, “Kalk, Bet-El’e çık ve orada yaşa” dedi. “Kardeşin Esav’dan kaçarken sana görünen Tanrı’ya orada bir sunak yap.”

  45. Bereşit 36:7

    Ki haya rehuşam rav mişevet yahdav velo yahela erets megurehem laset otam mipene miknehem.

    כִּֽי־הָיָ֧ה רְכוּשָׁ֛ם רָ֖ב מִשֶּׁ֣בֶת יַחְדָּ֑ו וְלֹ֨א יָֽכְלָ֜ה אֶ֤רֶץ מְגֽוּרֵיהֶם֙ לָשֵׂ֣את אֹתָ֔ם מִפְּנֵ֖י מִקְנֵיהֶֽם׃

    Çünkü malları birlikte yaşamalarına elvermeyecek kadar çoktu. Yabancı olarak yaşadıkları ülke, hayvanlarının çokluğu yüzünden ikisini birden barındıramıyordu.

  46. Bereşit 36:8

    Vayeşev esav behar seir esav u edom.

    וַיֵּ֤שֶׁב עֵשָׂו֙ בְּהַ֣ר שֵׂעִ֔יר עֵשָׂ֖ו ה֥וּא אֱדֽוֹם׃

    Esav, Seir dağlarına yerleşti. Esav, Edom’dur.

  47. Bereşit 36:20

    Ele vene seir hahori yoşeve haarets lotan veşoval vetsivon vaana.

    אֵ֤לֶּה בְנֵֽי־שֵׂעִיר֙ הַחֹרִ֔י יֹשְׁבֵ֖י הָאָ֑רֶץ לוֹטָ֥ן וְשׁוֹבָ֖ל וְצִבְע֥וֹן וַעֲנָֽה׃

    Ülkede yaşayan Hori Seir’in oğulları şunlardır: Lotan, Şoval, Tsivon, Ana,

  48. Bereşit 37:1

    Vayeşev yaakov beerets megure aviv beerets kenaan.

    וַיֵּ֣שֶׁב יַעֲקֹ֔ב בְּאֶ֖רֶץ מְגוּרֵ֣י אָבִ֑יו בְּאֶ֖רֶץ כְּנָֽעַן׃

    Yaakov, babasının yabancı olarak yaşadığı ülkede, Kenaan ülkesinde oturdu.

  49. Bereşit 37:25

    Vayeşevu leehol lehem vayisu enehem vayiru vehine orehat yişmeelim baa migilad ugemalehem noseim nehot utseri valot holehim lehorid mitsrayema.

    וַיֵּשְׁבוּ֮ לֶֽאֱכָל־לֶחֶם֒ וַיִּשְׂא֤וּ עֵֽינֵיהֶם֙ וַיִּרְא֔וּ וְהִנֵּה֙ אֹרְחַ֣ת יִשְׁמְעֵאלִ֔ים בָּאָ֖ה מִגִּלְעָ֑ד וּגְמַלֵּיהֶ֣ם נֹֽשְׂאִ֗ים נְכֹאת֙ וּצְרִ֣י וָלֹ֔ט הוֹלְכִ֖ים לְהוֹרִ֥יד מִצְרָֽיְמָה׃

    Yemek yemeye oturdular. Gözlerini kaldırıp baktıklarında Gilad’dan gelen bir Yişmaelli kervanı gördüler. Develeri baharat, balsam ve laden yüklüydü; bunları Mısır’a götürüyorlardı.

  50. Bereşit 38:11

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer yehuda letamar kalato şevi almana vet avih ad yigdal şela veni ki amar pen yamut gam u keehav vateleh tamar vateşev bet aviha.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְתָמָ֨ר כַּלָּת֜וֹ שְׁבִ֧י אַלְמָנָ֣ה בֵית־אָבִ֗יךְ עַד־יִגְדַּל֙ שֵׁלָ֣ה בְנִ֔י כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יָמ֥וּת גַּם־ה֖וּא כְּאֶחָ֑יו וַתֵּ֣לֶךְ תָּמָ֔ר וַתֵּ֖שֶׁב בֵּ֥ית אָבִֽיהָ׃

    Yehuda, gelini Tamar’a, “Oğlum Şela büyüyünceye kadar babanın evinde dul olarak kal” dedi. Çünkü, “O da kardeşleri gibi ölmesin” diye düşünüyordu. Tamar gidip babasının evinde kaldı.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (27 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (23 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsa
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (14 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (10 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpc
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (9 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (8 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmsa
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (7 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (7 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2ms
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (7 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmpa
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (6 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (6 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHVqv2mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsc
  • edat + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqrmsc
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpc/Sp3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi3mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp2mp
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpa
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil + paragogik he (2 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms/Sh
  • bağlaç + belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Td/Vqrmsa
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw2mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp1cp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp2mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3ms
  • fiil, Nifal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVNrfsa
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp1cs
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhv2ms
  • fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHVqc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3mp
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cp
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrfsa
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqv2fs
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: to sit down; to be seated; to make sit; to seat; to be enthroned; to enthrone; to stay; to remain; to let (someone) stay; to make (someone) stay; to be set; to set up; to be settled; to be inhabited; to settle; to dwell; to live; to inhabit; to make (people) dwell; to make inhabited; settlement; dwelling; to marry; to continue

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.