İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

חרב

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 58 kez, 55 farklı ayette görülür. Kök altında 7 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit10 kullanım9 ayet
  • Şemot12 kullanım12 ayet
  • Vayikra10 kullanım9 ayet
  • Bamidbar9 kullanım9 ayet
  • Devarim17 kullanım16 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:24

    Vayegareş et haadam vayaşken mikedem legan eden et hakeruvim veet lahat haherev hamithapehet lişmor et dereh ets hahayim.

    וַיְגָ֖רֶשׁ אֶת־הָֽאָדָ֑ם וַיַּשְׁכֵּן֩ מִקֶּ֨דֶם לְגַן־עֵ֜דֶן אֶת־הַכְּרֻבִ֗ים וְאֵ֨ת לַ֤הַט הַחֶ֙רֶב֙ הַמִּתְהַפֶּ֔כֶת לִשְׁמֹ֕ר אֶת־דֶּ֖רֶךְ עֵ֥ץ הַֽחַיִּֽים׃ (ס)

    İnsanı kovdu. Yaşam Ağacı’na giden yolu korumak için Eden bahçesinin doğusuna keruvları ve dönüp duran kılıcın alevini yerleştirdi.

  2. Bereşit 7:22

    Kol aşer nişmat ruah hayim beapav mikol aşer beharava metu.

    כֹּ֡ל אֲשֶׁר֩ נִשְׁמַת־ר֨וּחַ חַיִּ֜ים בְּאַפָּ֗יו מִכֹּ֛ל אֲשֶׁ֥ר בֶּחָֽרָבָ֖ה מֵֽתוּ׃

    Kuru toprakta yaşayan, burnunda yaşam soluğu bulunan her şey öldü.

  3. Bereşit 8:13

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehi beahat veşeş meot şana barişon beehad lahodeş harevu hamayim meal haarets vayasar noah et mihse hateva vayar vehine harevu pene haadama.

    וַֽ֠יְהִי בְּאַחַ֨ת וְשֵׁשׁ־מֵא֜וֹת שָׁנָ֗ה בָּֽרִאשׁוֹן֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ חָֽרְב֥וּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֣ל הָאָ֑רֶץ וַיָּ֤סַר נֹ֙חַ֙ אֶת־מִכְסֵ֣ה הַתֵּבָ֔ה וַיַּ֕רְא וְהִנֵּ֥ה חָֽרְב֖וּ פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃

    Noah’ın altı yüz birinci yılında, birinci ayın birinci gününde, yeryüzündeki sular kurumuştu. Noah geminin örtüsünü kaldırıp baktı; işte, toprağın yüzü kurumuştu.

  4. Bereşit 27:40

    Veal harbeha tiheye veet ahiha taavod vehaya kaaşer tarid ufarakta ulo meal tsavareha.

    וְעַל־חַרְבְּךָ֣ תִֽחְיֶ֔ה וְאֶת־אָחִ֖יךָ תַּעֲבֹ֑ד וְהָיָה֙ כַּאֲשֶׁ֣ר תָּרִ֔יד וּפָרַקְתָּ֥ עֻלּ֖וֹ מֵעַ֥ל צַוָּארֶֽךָ׃

    Kılıcınla yaşayacak, kardeşine hizmet edeceksin. Ama bunun acısını duyduğunda onun boyunduruğunu boynundan çıkarıp atacaksın.”

  5. Bereşit 31:26

    Vayomer lavan leyaakov me asita vatignov et levavi vatenaheg et benotay kişvuyot harev.

    וַיֹּ֤אמֶר לָבָן֙ לְיַעֲקֹ֔ב מֶ֣ה עָשִׂ֔יתָ וַתִּגְנֹ֖ב אֶת־לְבָבִ֑י וַתְּנַהֵג֙ אֶת־בְּנֹתַ֔י כִּשְׁבֻי֖וֹת חָֽרֶב׃

    Lavan, Yaakov’a şöyle dedi: “Ne yaptın sen? Beni aldattın, kızlarımı kılıçla alınmış tutsaklar gibi götürdün!

  6. Bereşit 31:40

    Hayiti vayom ahalani horev vekerah balayla vatidad şenati meenay.

    הָיִ֧יתִי בַיּ֛וֹם אֲכָלַ֥נִי חֹ֖רֶב וְקֶ֣רַח בַּלָּ֑יְלָה וַתִּדַּ֥ד שְׁנָתִ֖י מֵֽעֵינָֽי׃

    Gündüz kavurucu sıcak, gece dondurucu soğuk altında kaldım. Gözlerimden uyku kaçtı.

  7. Bereşit 34:25

    Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.

    וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃

    Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.

  8. Bereşit 34:26

    Veet hamor veet şehem beno haregu lefi harev vayikhu et dina mibet şehem vayetseu.

    וְאֶת־חֲמוֹר֙ וְאֶת־שְׁכֶ֣ם בְּנ֔וֹ הָרְג֖וּ לְפִי־חָ֑רֶב וַיִּקְח֧וּ אֶת־דִּינָ֛ה מִבֵּ֥ית שְׁכֶ֖ם וַיֵּצֵֽאוּ׃

    Hamor ile oğlu Şehem’i de kılıçtan geçirdiler. Dina’yı Şehem’in evinden alıp çıktılar.

  9. Bereşit 48:22

    Vaani natati leha şehem ahad al aheha aşer lakahti miyad haemori beharbi uvekaşti.

    וַאֲנִ֞י נָתַ֧תִּֽי לְךָ֛ שְׁכֶ֥ם אַחַ֖ד עַל־אַחֶ֑יךָ אֲשֶׁ֤ר לָקַ֙חְתִּי֙ מִיַּ֣ד הָֽאֱמֹרִ֔י בְּחַרְבִּ֖י וּבְקַשְׁתִּֽי׃ (פ)

    Ben de sana kardeşlerinden bir pay fazla veriyorum: Emorilerin elinden kılıcım ve yayımla aldığım yeri.”

  10. Şemot 3:1

    Umoşe haya roe et tson yitro hoteno kohen midyan vayinhag et hatson ahar hamidbar vayavo el har haelohim horeva.

    וּמֹשֶׁ֗ה הָיָ֥ה רֹעֶ֛ה אֶת־צֹ֛אן יִתְר֥וֹ חֹתְנ֖וֹ כֹּהֵ֣ן מִדְיָ֑ן וַיִּנְהַ֤ג אֶת־הַצֹּאן֙ אַחַ֣ר הַמִּדְבָּ֔ר וַיָּבֹ֛א אֶל־הַ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים חֹרֵֽבָה׃

    Moşe, Midyan rahibi olan kayınpederi Yitro’nun davarlarını güdüyordu. Sürüyü çölün ötesine götürüp Tanrı’nın dağı Horev’e geldi.

  11. Şemot 5:3

    Vayomeru elohe haivrim nikra alenu nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu pen yifgaenu badever o veharev.

    וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֱלֹהֵ֥י הָעִבְרִ֖ים נִקְרָ֣א עָלֵ֑ינוּ נֵ֣לֲכָה נָּ֡א דֶּרֶךְ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֜ים בַּמִּדְבָּ֗ר וְנִזְבְּחָה֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ פֶּ֨ן־יִפְגָּעֵ֔נוּ בַּדֶּ֖בֶר א֥וֹ בֶחָֽרֶב׃

    Onlar, “İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı” dediler. “Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım. Yoksa bizi salgın hastalıkla ya da kılıçla vurabilir.”

  12. Şemot 5:21

    Vayomeru alehem yere Adonay alehem veyişpot aşer hivaştem et rehenu beene faro uveene avadav latet herev beyadam leharegenu.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם יֵ֧רֶא יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם וְיִשְׁפֹּ֑ט אֲשֶׁ֧ר הִבְאַשְׁתֶּ֣ם אֶת־רֵיחֵ֗נוּ בְּעֵינֵ֤י פַרְעֹה֙ וּבְעֵינֵ֣י עֲבָדָ֔יו לָֽתֶת־חֶ֥רֶב בְּיָדָ֖ם לְהָרְגֵֽנוּ׃

    Onlara, “Adonay size bakıp hükmünü versin!” dediler. “Bizi Firavun’un ve görevlilerinin gözünde iğrenç duruma düşürdünüz; bizi öldürmeleri için ellerine kılıç verdiniz.”

  13. Şemot 14:21

    Vayet moşe et yado al hayam vayoleh Adonay et hayam beruah kadim aza kol halayla vayasem et hayam leharava vayibakeu hamayim.

    וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־יָדוֹ֮ עַל־הַיָּם֒ וַיּ֣וֹלֶךְ יְהוָ֣ה ׀ אֶת־הַ֠יָּם בְּר֨וּחַ קָדִ֤ים עַזָּה֙ כָּל־הַלַּ֔יְלָה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַיָּ֖ם לֶחָרָבָ֑ה וַיִּבָּקְע֖וּ הַמָּֽיִם׃

    Moşe elini denizin üzerine uzattı. Adonay bütün gece güçlü bir doğu rüzgârıyla denizi geriye sürdü ve denizin yerini kuru toprağa çevirdi. Sular yarıldı.

  14. Şemot 15:9

    Amar oyev erdof asig ahalek şalal timlaemo nafşi arik harbi torişemo yadi.

    אָמַ֥ר אוֹיֵ֛ב אֶרְדֹּ֥ף אַשִּׂ֖יג אֲחַלֵּ֣ק שָׁלָ֑ל תִּמְלָאֵ֣מוֹ נַפְשִׁ֔י אָרִ֣יק חַרְבִּ֔י תּוֹרִישֵׁ֖מוֹ יָדִֽי׃

    Düşman, ‘Peşlerine düşeceğim, yetişeceğim, ganimeti paylaşacağım’ dedi. ‘Onlarla arzuma doyacağım; kılıcımı çekeceğim, elim onları yok edecek.’

  15. Şemot 17:6

    Hinni omed lefaneha şam al hatsur behorev vehikita vatsur veyatseu mimenu mayim veşata haam vayaas ken moşe leene zikne yisrael.

    הִנְנִ֣י עֹמֵד֩ לְפָנֶ֨יךָ שָּׁ֥ם ׀ עַֽל־הַצּוּר֮ בְּחֹרֵב֒ וְהִכִּ֣יתָ בַצּ֗וּר וְיָצְא֥וּ מִמֶּ֛נּוּ מַ֖יִם וְשָׁתָ֣ה הָעָ֑ם וַיַּ֤עַשׂ כֵּן֙ מֹשֶׁ֔ה לְעֵינֵ֖י זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Ben orada, Horev’deki kayanın üzerinde, senin önünde duracağım. Kayaya vur; ondan su çıkacak, halk içecek.” Moşe, İsrael’in ileri gelenlerinin gözleri önünde öyle yaptı.

  16. Şemot 17:13

    Vayahaloş yehoşua et amalek veet amo lefi harev.

    וַיַּחֲלֹ֧שׁ יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶת־עֲמָלֵ֥ק וְאֶת־עַמּ֖וֹ לְפִי־חָֽרֶב׃ (פ)

    Yeoşua, Amalek’i ve halkını kılıçtan geçirerek güçten düşürdü.

  17. Şemot 18:4

    Veşem haehad eliezer ki elohe avi beezri vayatsileni meherev paro.

    וְשֵׁ֥ם הָאֶחָ֖ד אֱלִיעֶ֑זֶר כִּֽי־אֱלֹהֵ֤י אָבִי֙ בְּעֶזְרִ֔י וַיַּצִּלֵ֖נִי מֵחֶ֥רֶב פַּרְעֹֽה׃

    Ötekinin adı Eliezer’di; çünkü “Babamın Tanrısı bana yardım etti ve beni Firavun’un kılıcından kurtardı” demişti.

  18. Şemot 20:22

    Veim mizbah avanim taase li lo tivne ethen gazit ki harbeha henafta aleha vatehaleleha.

    וְאִם־מִזְבַּ֤ח אֲבָנִים֙ תַּֽעֲשֶׂה־לִּ֔י לֹֽא־תִבְנֶ֥ה אֶתְהֶ֖ן גָּזִ֑ית כִּ֧י חַרְבְּךָ֛ הֵנַ֥פְתָּ עָלֶ֖יהָ וַתְּחַֽלְלֶֽהָ׃

    Bana taş sunak yaparsan onu yontulmuş taşlarla kurmayacaksın. Çünkü demir aletini onun üzerine kaldırdığında onu kutsallığından çıkarırsın.

  19. Şemot 22:23

    Vehara api veharagti ethem beharev vehayu neşehem almanot uvenehem yetomim.

    וְחָרָ֣ה אַפִּ֔י וְהָרַגְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם בֶּחָ֑רֶב וְהָי֤וּ נְשֵׁיכֶם֙ אַלְמָנ֔וֹת וּבְנֵיכֶ֖ם יְתֹמִֽים׃ (פ)

    Öfkem alevlenecek ve sizi kılıçla öldüreceğim. Eşleriniz dul, çocuklarınız yetim kalacak.

  20. Şemot 32:27

    Vayomer lahem ko amar Adonay elohe yisrael simu harbo al yereho ivru vaşuvu mişaar laşaar bamahane vehirgu et ahiv veiş et reeu veiş et kerovo.

    וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׂ֥ימוּ אִישׁ־חַרְבּ֖וֹ עַל־יְרֵכ֑וֹ עִבְר֨וּ וָשׁ֜וּבוּ מִשַּׁ֤עַר לָשַׁ֙עַר֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה וְהִרְג֧וּ אִֽישׁ־אֶת־אָחִ֛יו וְאִ֥ישׁ אֶת־רֵעֵ֖הוּ וְאִ֥ישׁ אֶת־קְרֹבֽוֹ׃

    Onlara, “İsrael’in Tanrısı Adonay şöyle diyor” dedi: “‘Her biriniz kılıcını beline taksın. Ordugâhın içinde kapıdan kapıya gidip gelin; her biriniz kendi kardeşini, arkadaşını ve yakınını öldürsün.’”

  21. Şemot 33:6

    Vayitenatselu vene yisrael et edyam mehar horev.

    וַיִּֽתְנַצְּל֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־עֶדְיָ֖ם מֵהַ֥ר חוֹרֵֽב׃

    İsrael oğulları Horev Dağı’ndan itibaren süslerini çıkardılar.

  22. Vayikra 7:10

    Vehol minha velula vaşemen vahareva lehol bene aharon tihye keahiv.

    וְכָל־מִנְחָ֥ה בְלוּלָֽה־בַשֶּׁ֖מֶן וַחֲרֵבָ֑ה לְכָל־בְּנֵ֧י אַהֲרֹ֛ן תִּהְיֶ֖ה אִ֥ישׁ כְּאָחִֽיו׃ (פ)

    Yağla karıştırılmış ya da kuru olan her tahıl sunusu, Aaron’un bütün oğullarına eşit olarak ait olacak.

  23. Vayikra 26:6

    Venatati şalom baarets uşehavtem veen maharid vehişbati haya raa min haarets veherev lo taavor beartsehem.

    וְנָתַתִּ֤י שָׁלוֹם֙ בָּאָ֔רֶץ וּשְׁכַבְתֶּ֖ם וְאֵ֣ין מַחֲרִ֑יד וְהִשְׁבַּתִּ֞י חַיָּ֤ה רָעָה֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְחֶ֖רֶב לֹא־תַעֲבֹ֥ר בְּאַרְצְכֶֽם׃

    Ülkeye esenlik vereceğim. Yatacaksınız ve sizi korkutan olmayacak. Yırtıcı hayvanları ülkeden kaldıracağım; ülkenizden kılıç geçmeyecek.

  24. Vayikra 26:7

    Uredaftem et oyevehem venafelu lifnehem leharev.

    וּרְדַפְתֶּ֖ם אֶת־אֹיְבֵיכֶ֑ם וְנָפְל֥וּ לִפְנֵיכֶ֖ם לֶחָֽרֶב׃

    Düşmanlarınızı kovalayacaksınız; önünüzde kılıçla düşecekler.

  25. Vayikra 26:8

    Veradefu mikem hamişa mea umea mikem revava yirdofu venafelu oyevehem lifnehem leharev.

    וְרָדְפ֨וּ מִכֶּ֤ם חֲמִשָּׁה֙ מֵאָ֔ה וּמֵאָ֥ה מִכֶּ֖ם רְבָבָ֣ה יִרְדֹּ֑פוּ וְנָפְל֧וּ אֹיְבֵיכֶ֛ם לִפְנֵיכֶ֖ם לֶחָֽרֶב׃

    Sizden beş kişi yüz kişiyi, yüz kişi on bin kişiyi kovalayacak. Düşmanlarınız önünüzde kılıçla düşecek.

  26. Vayikra 26:25

    Veheveti alehem herev nokemet nekam berit veneesaftem el arehem veşilahti dever betohehem venitatem beyad oyev.

    וְהֵבֵאתִ֨י עֲלֵיכֶ֜ם חֶ֗רֶב נֹקֶ֙מֶת֙ נְקַם־בְּרִ֔ית וְנֶאֱסַפְתֶּ֖ם אֶל־עָרֵיכֶ֑ם וְשִׁלַּ֤חְתִּי דֶ֙בֶר֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְנִתַּתֶּ֖ם בְּיַד־אוֹיֵֽב׃

    Antlaşmanın öcünü alan kılıcı üzerinize getireceğim. Şehirlerinize toplandığınızda aranıza salgın göndereceğim ve düşmanın eline verileceksiniz.

  27. Vayikra 26:31

    Venatati et arehem horba vahaşimoti et mikdeşehem velo ariah bereah nihohahem.

    וְנָתַתִּ֤י אֶת־עָֽרֵיכֶם֙ חָרְבָּ֔ה וַהֲשִׁמּוֹתִ֖י אֶת־מִקְדְּשֵׁיכֶ֑ם וְלֹ֣א אָרִ֔יחַ בְּרֵ֖יחַ נִיחֹֽחֲכֶֽם׃

    Şehirlerinizi harabeye çevirecek, kutsal mekânlarınızı ıssız bırakacağım. Sunularınızın hoş kokusunu kabul etmeyeceğim.

  28. Vayikra 26:33

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veethem ezare vagoyim vaharikoti aharehem harev vehayeta artsehem şemama vearehem yihyu horba.

    וְאֶתְכֶם֙ אֱזָרֶ֣ה בַגּוֹיִ֔ם וַהֲרִיקֹתִ֥י אַחֲרֵיכֶ֖ם חָ֑רֶב וְהָיְתָ֤ה אַרְצְכֶם֙ שְׁמָמָ֔ה וְעָרֵיכֶ֖ם יִהְי֥וּ חָרְבָּֽה׃

    Sizi ulusların arasına dağıtacak ve arkanızdan kılıç çekeceğim. Ülkeniz ıssız kalacak, şehirleriniz harabeye dönecek.

  29. Vayikra 26:36

    Vehanişarim bahem veheveti moreh bilvavam beartsot oyevehem veradaf otam kol ale nidaf venasu menusat herev venafelu veen rodef.

    וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֔ם וְהֵבֵ֤אתִי מֹ֙רֶךְ֙ בִּלְבָבָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיהֶ֑ם וְרָדַ֣ף אֹתָ֗ם ק֚וֹל עָלֶ֣ה נִדָּ֔ף וְנָס֧וּ מְנֻֽסַת־חֶ֛רֶב וְנָפְל֖וּ וְאֵ֥ין רֹדֵֽף׃

    Sizden geriye kalanların yüreklerine düşmanlarının ülkelerinde korku salacağım. Savrulan bir yaprağın sesi onları kovalayacak. Kılıçtan kaçar gibi kaçacak ve kovalayan yokken düşecekler.

  30. Vayikra 26:37

    Vehaşelu beahiv kemipene herev verodef ayin velo tiheye lahem tekuma lifne oyevehem.

    וְכָשְׁל֧וּ אִישׁ־בְּאָחִ֛יו כְּמִפְּנֵי־חֶ֖רֶב וְרֹדֵ֣ף אָ֑יִן וְלֹא־תִֽהְיֶ֤ה לָכֶם֙ תְּקוּמָ֔ה לִפְנֵ֖י אֹֽיְבֵיכֶֽם׃

    Kovalayan olmadığı hâlde kılıç önündeymiş gibi birbirlerine takılıp düşecekler. Düşmanlarınızın karşısında ayakta duramayacaksınız.

  31. Bamidbar 14:3

    Velama Adonay mevi otanu el haarets hazot linpol baherev naşenu vetapenu yihyu lavaz halo tov lanu şuv mitsrayema.

    וְלָמָ֣ה יְ֠הוָה מֵבִ֨יא אֹתָ֜נוּ אֶל־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ לִנְפֹּ֣ל בַּחֶ֔רֶב נָשֵׁ֥ינוּ וְטַפֵּ֖נוּ יִהְי֣וּ לָבַ֑ז הֲל֧וֹא ט֦וֹב לָ֖נוּ שׁ֥וּב מִצְרָֽיְמָה׃

    “Adonay bizi kılıçla düşelim diye neden bu ülkeye getiriyor? Karılarımız ve çocuklarımız yağma edilecek. Mısır’a dönmemiz daha iyi değil mi?”

  32. Bamidbar 14:43

    Ki haamaleki vehakenaani şam lifnehem unefaltem beharev ki al ken şavtem meahare Adonay velo yihye Adonay imahem.

    כִּי֩ הָעֲמָלֵקִ֨י וְהַכְּנַעֲנִ֥י שָׁם֙ לִפְנֵיכֶ֔ם וּנְפַלְתֶּ֖ם בֶּחָ֑רֶב כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן שַׁבְתֶּם֙ מֵאַחֲרֵ֣י יְהוָ֔ה וְלֹא־יִהְיֶ֥ה יְהוָ֖ה עִמָּכֶֽם׃

    Çünkü Amalekli ve Kenaanlı orada, karşınızda; kılıçla düşeceksiniz. Adonay’ı izlemekten döndüğünüz için Adonay sizinle olmayacak.”

  33. Bamidbar 19:16

    Vehol aşer yiga al pene hasade bahalal herev o vemet o veetsem adam o vekaver yitma şivat yamim.

    וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־יִגַּ֜ע עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֗ה בַּֽחֲלַל־חֶ֙רֶב֙ א֣וֹ בְמֵ֔ת אֽוֹ־בְעֶ֥צֶם אָדָ֖ם א֣וֹ בְקָ֑בֶר יִטְמָ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Açık arazide kılıçla öldürülmüş birine, bir ölüye, insan kemiğine ya da mezara dokunan herkes yedi gün arınmamış olacak.

  34. Bamidbar 20:18

    Vayomer elav edom lo taavor bi pen baherev etse likrateha.

    וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֱד֔וֹם לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר בִּ֑י פֶּן־בַּחֶ֖רֶב אֵצֵ֥א לִקְרָאתֶֽךָ׃

    Edom ona, “Ülkemden geçmeyeceksin; yoksa kılıçla karşına çıkarım” dedi.

  35. Bamidbar 21:24

    Vayakeu yisrael lefi harev vayiraş et artso mearnon ad yabok ad bene amon ki az gevul bene amon.

    וַיַּכֵּ֥הוּ יִשְׂרָאֵ֖ל לְפִי־חָ֑רֶב וַיִּירַ֨שׁ אֶת־אַרְצ֜וֹ מֵֽאַרְנֹ֗ן עַד־יַבֹּק֙ עַד־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן כִּ֣י עַ֔ז גְּב֖וּל בְּנֵ֥י עַמּֽוֹן׃

    İsrael onu kılıçtan geçirdi ve Arnon’dan Yabbok’a, Ammonoğullarına kadar ülkesini ele geçirdi. Çünkü Ammonoğullarının sınırı güçlüydü.

  36. Bamidbar 22:23

    Vatere haaton et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vatet haaton min hadereh vateleh basade vayah bilam et haaton lehatotah hadareh.

    וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ׃

    Dişi eşek, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü. Yoldan sapıp tarlaya girdi. Bilam onu yola döndürmek için dövdü.

  37. Bamidbar 22:29

    Vayomer bilam laaton ki hitalalt bi lu yeş herev beyadi ki ata haragtih.

    וַיֹּ֤אמֶר בִּלְעָם֙ לָֽאָת֔וֹן כִּ֥י הִתְעַלַּ֖לְתְּ בִּ֑י ל֤וּ יֶשׁ־חֶ֙רֶב֙ בְּיָדִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה הֲרַגְתִּֽיךְ׃

    Bilam dişi eşeğe, “Çünkü benimle alay ettin! Elimde bir kılıç olsaydı şimdi seni öldürürdüm!” dedi.

  38. Bamidbar 22:31

    Vayegal Adonay et ene vilam vayar et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vayikod vayiştahu leapav.

    וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו׃

    Adonay Bilam’ın gözlerini açtı. Bilam, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü; eğilip yüzüstü yere kapandı.

  39. Bamidbar 31:8

    Veet malhe midyan haregu al hallehem et evi veet rekem veet tsur veet hur veet reva hameşet malhe midyan veet bilam ben beor haregu beharev.

    וְאֶת־מַלְכֵ֨י מִדְיָ֜ן הָרְג֣וּ עַל־חַלְלֵיהֶ֗ם אֶת־אֱוִ֤י וְאֶת־רֶ֙קֶם֙ וְאֶת־צ֤וּר וְאֶת־חוּר֙ וְאֶת־רֶ֔בַע חֲמֵ֖שֶׁת מַלְכֵ֣י מִדְיָ֑ן וְאֵת֙ בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֔וֹר הָרְג֖וּ בֶּחָֽרֶב׃

    Öldürdükleri arasında Midyan’ın beş kralı Evi, Rekem, Tsur, Hur ve Reva da vardı. Beor oğlu Bilam’ı da kılıçla öldürdüler.

  40. Devarim 1:2

    Ahad asar yom mehorev dereh har seir ad kadeş barnea.

    אַחַ֨ד עָשָׂ֥ר יוֹם֙ מֵֽחֹרֵ֔ב דֶּ֖רֶךְ הַר־שֵׂעִ֑יר עַ֖ד קָדֵ֥שׁ בַּרְנֵֽעַ׃

    Horev’den Seir Dağı yoluyla Kadeş-Barnea’ya on bir günlük yol vardır.

  41. Devarim 1:6

    Adonay elohenu diber elenu behorev lemor rav lahem şevet bahar haze.

    יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ דִּבֶּ֥ר אֵלֵ֖ינוּ בְּחֹרֵ֣ב לֵאמֹ֑ר רַב־לָכֶ֥ם שֶׁ֖בֶת בָּהָ֥ר הַזֶּֽה׃

    “Tanrımız Adonay, Horev’de bize şöyle dedi: ‘Bu dağda yeterince kaldınız.

  42. Devarim 1:19

    Vanisa mehorev vaneleh et kol hamidbar hagadol vehanora hau aşer reitem dereh har haemori kaaşer tsiva Adonay elohenu otanu vanavo ad kadeş barnea.

    וַנִּסַּ֣ע מֵחֹרֵ֗ב וַנֵּ֡לֶךְ אֵ֣ת כָּל־הַמִּדְבָּ֣ר הַגָּדוֹל֩ וְהַנּוֹרָ֨א הַה֜וּא אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ הַ֣ר הָֽאֱמֹרִ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ אֹתָ֑נוּ וַנָּבֹ֕א עַ֖ד קָדֵ֥שׁ בַּרְנֵֽעַ׃

    Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu gibi Horev’den yola çıktık. Gördüğünüz o büyük ve korkunç çölün tamamını Amorilerin dağlık bölgesine giden yoldan geçip Kadeş-Barnea’ya geldik.

  43. Devarim 4:10

    Yom aşer amadta lifne Adonay eloheha behorev beemor Adonay elay hakhel li et haam veaşmiem et devaray aşer yilmedun leyira oti kol hayamim aşer hem hayim al haadama veet benehem yelamedun.

    י֗וֹם אֲשֶׁ֨ר עָמַ֜דְתָּ לִפְנֵ֨י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בְּחֹרֵב֒ בֶּאֱמֹ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַקְהֶל־לִי֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאַשְׁמִעֵ֖ם אֶת־דְּבָרָ֑י אֲשֶׁ֨ר יִלְמְד֜וּן לְיִרְאָ֣ה אֹתִ֗י כָּל־הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֨ר הֵ֤ם חַיִּים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה וְאֶת־בְּנֵיהֶ֖ם יְלַמֵּדֽוּן׃

    Horev’de Tanrın Adonay’ın önünde durduğun günü hatırla. Adonay bana, ‘Halkı Benim için topla. Onlara sözlerimi duyurayım; yeryüzünde yaşadıkları bütün günler boyunca Benden korkmayı öğrensinler ve çocuklarına da öğretsinler’ demişti.

  44. Devarim 4:15

    Venişmartem meod lenafşotehem ki lo reitem kol temuna beyom diber Adonay alehem behorev mitoh haeş.

    וְנִשְׁמַרְתֶּ֥ם מְאֹ֖ד לְנַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם כִּ֣י לֹ֤א רְאִיתֶם֙ כָּל־תְּמוּנָ֔ה בְּי֗וֹם דִּבֶּ֨ר יְהוָ֧ה אֲלֵיכֶ֛ם בְּחֹרֵ֖ב מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ׃

    Canlarınızı çok iyi koruyun. Çünkü Adonay’ın Horev’de ateşin içinden size konuştuğu gün hiçbir biçim görmediniz.

  45. Devarim 5:2

    Adonay elohenu karat imanu berit behorev.

    יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ כָּרַ֥ת עִמָּ֛נוּ בְּרִ֖ית בְּחֹרֵֽב׃

    Tanrımız Adonay, Horev’de bizimle antlaşma yaptı.

  46. Devarim 9:8

    Uvehorev hiktsaftem et Adonay vayitanaf Adonay bahem lehaşmid ethem.

    וּבְחֹרֵ֥ב הִקְצַפְתֶּ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיִּתְאַנַּ֧ף יְהוָ֛ה בָּכֶ֖ם לְהַשְׁמִ֥יד אֶתְכֶֽם׃

    Horev’de de Adonay’ı öfkelendirdiniz. Adonay sizi yok edecek kadar size öfkelendi.

  47. Devarim 13:16

    Bu ayette 2 eşleşme

    Hake take et yoşeve hair hahi lefi harev haharem otah veet kol aşer bah veet behemtah lefi harev.

    הַכֵּ֣ה תַכֶּ֗ה אֶת־יֹֽשְׁבֵ֛י הָעִ֥יר ההוא [הַהִ֖יא] לְפִי־חָ֑רֶב הַחֲרֵ֨ם אֹתָ֧הּ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֛הּ וְאֶת־בְּהֶמְתָּ֖הּ לְפִי־חָֽרֶב׃

    O şehrin sakinlerini kesinlikle kılıçtan geçireceksin. Şehri, içindeki her şeyi ve hayvanlarını kılıçla tamamen yok edeceksin.

  48. Devarim 18:16

    Kehol aşer şaalta meim Adonay eloheha behorev beyom hakahal lemor lo osef lişmoa et kol Adonay elohay veet haeş hagedola hazot lo ere od velo amut.

    כְּכֹ֨ל אֲשֶׁר־שָׁאַ֜לְתָּ מֵעִ֨ם יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בְּחֹרֵ֔ב בְּי֥וֹם הַקָּהָ֖ל לֵאמֹ֑ר לֹ֣א אֹסֵ֗ף לִשְׁמֹ֙עַ֙ אֶת־קוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י וְאֶת־הָאֵ֨שׁ הַגְּדֹלָ֥ה הַזֹּ֛את לֹֽא־אֶרְאֶ֥ה ע֖וֹד וְלֹ֥א אָמֽוּת׃

    Horev'de, toplandığınız gün Tanrın Adonay'dan, 'Bir daha Tanrım Adonay'ın sesini duymayayım, bu büyük ateşi görmeyeyim ki ölmeyeyim' diye istediğin her şey uyarınca,

  49. Devarim 20:13

    Unetanah Adonay eloheha beyadeha vehikita et kol zehurah lefi harev.

    וּנְתָנָ֛הּ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וְהִכִּיתָ֥ אֶת־כָּל־זְכוּרָ֖הּ לְפִי־חָֽרֶב׃

    Tanrın Adonay onu eline teslim edecek; içindeki bütün erkekleri kılıçtan geçireceksin.

  50. Devarim 28:22

    Yakeha Adonay başahefet uvakadahat uvadaleket uvaharhur uvaherev uvaşidafon uvayerakon uredafuha ad avedeha.

    יַכְּכָ֣ה יְ֠הוָה בַּשַּׁחֶ֨פֶת וּבַקַּדַּ֜חַת וּבַדַּלֶּ֗קֶת וּבַֽחַרְחֻר֙ וּבַחֶ֔רֶב וּבַשִּׁדָּפ֖וֹן וּבַיֵּרָק֑וֹן וּרְדָפ֖וּךָ עַ֥ד אָבְדֶֽךָ׃

    Adonay seni eriten hastalıkla, ateşle, iltihapla, yakıcı hararetle, kılıçla, ekin yanıklığıyla ve sararmayla vuracak. Bunlar yok oluncaya kadar peşini bırakmayacak.

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

חֶ֫רֶב

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

sword

38 kullanım · 37 ayet

חֹרֵב

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

Horeb

12 kullanım · 12 ayet

חָרֵב

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

be dry

2 kullanım · 1 ayet

חָֽרָבָה

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

dry ground

2 kullanım · 2 ayet

חָרֵב

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

dry

1 kullanım · 1 ayet

חֹ֫רֶב

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

dryness

1 kullanım · 1 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.