אַחַר
arkada, arkasında; sonra, ardından; takip eden; beri, ...dan sonra
198 kullanım · 187 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 283 kez, 257 farklı ayette görülür. Kök altında 7 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayikra yaakov el banav vayomer heasefu veagida lahem et aşer yikra ethem beaharit hayamim.
וַיִּקְרָ֥א יַעֲקֹ֖ב אֶל־בָּנָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הֵאָֽסְפוּ֙ וְאַגִּ֣ידָה לָכֶ֔ם אֵ֛ת אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֶתְכֶ֖ם בְּאַחֲרִ֥ית הַיָּמִֽים׃
Yaakov oğullarını çağırıp şöyle dedi: “Toplanın; ileride başınıza gelecekleri size anlatayım.
Yehi dan nahaş ale dereh şefifon ale orah hanoşeh ikeve sus vayipol rohevo ahor.
יְהִי־דָן֙ נָחָ֣שׁ עֲלֵי־דֶ֔רֶךְ שְׁפִיפֹ֖ן עֲלֵי־אֹ֑רַח הַנֹּשֵׁךְ֙ עִקְּבֵי־ס֔וּס וַיִּפֹּ֥ל רֹכְב֖וֹ אָחֽוֹר׃
Dan, yol üzerinde bir yılan, patika üzerinde bir engerek olsun. Atın topuklarını ısırır da binicisi geriye düşer.
Vayaşov yosef mitsrayma u veehav vehol haolim ito likbor et aviv ahare kavero et aviv.
וַיָּ֨שָׁב יוֹסֵ֤ף מִצְרַ֙יְמָה֙ ה֣וּא וְאֶחָ֔יו וְכָל־הָעֹלִ֥ים אִתּ֖וֹ לִקְבֹּ֣ר אֶת־אָבִ֑יו אַחֲרֵ֖י קָבְר֥וֹ אֶת־אָבִֽיו׃
Yosef babasını gömdükten sonra kardeşleriyle ve babasını gömmek için kendisiyle gelenlerin hepsiyle birlikte Mısır’a döndü.
Umoşe haya roe et tson yitro hoteno kohen midyan vayinhag et hatson ahar hamidbar vayavo el har haelohim horeva.
וּמֹשֶׁ֗ה הָיָ֥ה רֹעֶ֛ה אֶת־צֹ֛אן יִתְר֥וֹ חֹתְנ֖וֹ כֹּהֵ֣ן מִדְיָ֑ן וַיִּנְהַ֤ג אֶת־הַצֹּאן֙ אַחַ֣ר הַמִּדְבָּ֔ר וַיָּבֹ֛א אֶל־הַ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים חֹרֵֽבָה׃
Moşe, Midyan rahibi olan kayınpederi Yitro’nun davarlarını güdüyordu. Sürüyü çölün ötesine götürüp Tanrı’nın dağı Horev’e geldi.
Veşalahti et yadi vehiketi et mitsrayim behol nifleotay aşer eese bekirbo veahare hen yeşalah ethem.
וְשָׁלַחְתִּ֤י אֶת־יָדִי֙ וְהִכֵּיתִ֣י אֶת־מִצְרַ֔יִם בְּכֹל֙ נִפְלְאֹתַ֔י אֲשֶׁ֥ר אֶֽעֱשֶׂ֖ה בְּקִרְבּ֑וֹ וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן יְשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶֽם׃
Elimi uzatıp Mısır’ı, içinde yapacağım bütün olağanüstü işlerle vuracağım. Bundan sonra sizi salıverecek.
Vehaya im lo yaaminu lah velo yişmeu lekol haot harişon veheeminu lekol haot haaharon.
וְהָיָה֙ אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֣ינוּ לָ֔ךְ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּ לְקֹ֖ל הָאֹ֣ת הָרִאשׁ֑וֹן וְהֶֽאֱמִ֔ינוּ לְקֹ֖ל הָאֹ֥ת הָאַחֲרֽוֹן׃
“Eğer sana inanmaz, ilk işaretin bildirdiğine kulak vermezlerse, sonraki işaretin bildirdiğine inanacaklar.
Veahar bau moşe veaharon vayomeru el paro ko amar Adonay elohe yisrael şalah et ami veyahogu li bamidbar.
וְאַחַ֗ר בָּ֚אוּ מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן וַיֹּאמְר֖וּ אֶל־פַּרְעֹ֑ה כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיָחֹ֥גּוּ לִ֖י בַּמִּדְבָּֽר׃
Sonra Moşe ile Aaron, Firavun’a gidip şöyle dediler: “İsrael’in Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver; çölde benim için bayram yapsınlar.”
Vayimale şivat yamim ahare hakot Adonay et hayeor.
וַיִּמָּלֵ֖א שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים אַחֲרֵ֥י הַכּוֹת־יְהוָ֖ה אֶת־הַיְאֹֽר׃ (פ)
Adonay’ın Nil’i vurmasının üzerinden yedi gün geçti.
Vayaal haarbe al kol erets mitsrayim vayanah behol gevul mitsrayim kaved meod lefanav lo haya hen arbe kamou veaharav lo yiheye ken.
וַיַּ֣עַל הָֽאַרְבֶּ֗ה עַ֚ל כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיָּ֕נַח בְּכֹ֖ל גְּב֣וּל מִצְרָ֑יִם כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד לְ֠פָנָיו לֹא־הָ֨יָה כֵ֤ן אַרְבֶּה֙ כָּמֹ֔הוּ וְאַחֲרָ֖יו לֹ֥א יִֽהְיֶה־כֵּֽן׃
Çekirgeler bütün Mısır ülkesini kapladı; Mısır’ın her yerine kondular. Öylesine çoktular ki daha önce böylesi görülmemişti, bundan sonra da görülmeyecekti.
Vayomer Adonay el moşe od nega ehad avi al paro veal mitsrayim ahare hen yeşalah ethem mize keşaleho kala gareş yegareş ethem mize.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה ע֣וֹד נֶ֤גַע אֶחָד֙ אָבִ֤יא עַל־פַּרְעֹה֙ וְעַל־מִצְרַ֔יִם אַֽחֲרֵי־כֵ֕ן יְשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶ֖ם מִזֶּ֑ה כְּשַׁ֨לְּח֔וֹ כָּלָ֕ה גָּרֵ֛שׁ יְגָרֵ֥שׁ אֶתְכֶ֖ם מִזֶּֽה׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’un ve Mısır’ın üzerine bir bela daha getireceğim. Ondan sonra sizi buradan salıverecek. Salıverirken hepinizi buradan bütünüyle kovacak.
Umet kol behor beerets mitsrayim mibehor paro hayoşev al kiso ad behor haşifha aşer ahar harehayim vehol behor behema.
וּמֵ֣ת כָּל־בְּכוֹר֮ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ מִבְּכ֤וֹר פַּרְעֹה֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עַל־כִּסְא֔וֹ עַ֚ד בְּכ֣וֹר הַשִּׁפְחָ֔ה אֲשֶׁ֖ר אַחַ֣ר הָרֵחָ֑יִם וְכֹ֖ל בְּכ֥וֹר בְּהֵמָֽה׃
Tahtında oturan Firavun’un ilk oğlundan değirmen başındaki cariyenin ilk oğluna kadar, Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanlar ve hayvanların bütün ilk yavruları ölecek.
Veyaredu hol avadeha ele elay vehiştahavu li lemor tse ata vehol haam aşer beragleha veahare hen etse vayetse meim paro bohori af.
וְיָרְד֣וּ כָל־עֲבָדֶיךָ֩ אֵ֨לֶּה אֵלַ֜י וְהִשְׁתַּֽחֲוּוּ־לִ֣י לֵאמֹ֗ר צֵ֤א אַתָּה֙ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּרַגְלֶ֔יךָ וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן אֵצֵ֑א וַיֵּצֵ֥א מֵֽעִם־פַּרְעֹ֖ה בָּחֳרִי־אָֽף׃ (ס)
Bütün bu görevlilerin yanıma inip önümde eğilerek, ‘Sen de peşinden gelen bütün halk da çıkın’ diyecekler. İşte o zaman çıkacağım.” Moşe büyük bir öfkeyle Firavun’un yanından çıktı.
Vehizakti et lev paro veradaf aharehem veikaveda befaro uvehol helo veyadeu mitsrayim ki ani Adonay vayaasu hen.
וְחִזַּקְתִּ֣י אֶת־לֵב־פַּרְעֹה֮ וְרָדַ֣ף אַחֲרֵיהֶם֒ וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵֽן׃
Firavun’un yüreğini sertleştireceğim; peşlerine düşecek. Firavun ve bütün ordusu üzerinden yüceliğimi göstereceğim. Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.” İsrael oğulları öyle yaptılar.
Vayehazek Adonay et lev paro meleh mitsrayim vayirdof ahare bene yisrael uvene yisrael yotseim beyad rama.
וַיְחַזֵּ֣ק יְהֹוָ֗ה אֶת־לֵ֤ב פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיִּרְדֹּ֕ף אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יֹצְאִ֖ים בְּיָ֥ד רָמָֽה׃
Adonay, Mısır kralı Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun, İsrael oğullarının peşine düştü. İsrael oğulları ise korkusuzca çıkıyorlardı.
Vayirdefu mitsrayim aharehem vayasigu otam honim al hayam kol sus rehev paro ufaraşav vehelo al pi hahirot lifne baal tsefon.
וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיַּשִּׂ֤יגוּ אוֹתָם֙ חֹנִ֣ים עַל־הַיָּ֔ם כָּל־סוּס֙ רֶ֣כֶב פַּרְעֹ֔ה וּפָרָשָׁ֖יו וְחֵיל֑וֹ עַל־פִּי֙ הַֽחִירֹ֔ת לִפְנֵ֖י בַּ֥עַל צְפֹֽן׃
Mısırlılar peşlerinden gittiler. Firavun’un bütün savaş arabası atları, atlıları ve ordusu, deniz kıyısında, Pi Hahirot yanında, Baal Tsefon’un karşısında konaklayan İsrael oğullarına yetişti.
Ufaro hikriv vayisu vene yisrael et enehem vehine mitsrayim nosea aharehem vayireu meod vayitsaku vene yisrael el Adonay.
וּפַרְעֹ֖ה הִקְרִ֑יב וַיִּשְׂאוּ֩ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־עֵינֵיהֶ֜ם וְהִנֵּ֥ה מִצְרַ֣יִם ׀ נֹסֵ֣עַ אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיִּֽירְאוּ֙ מְאֹ֔ד וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה׃
Firavun yaklaştığında İsrael oğulları başlarını kaldırıp baktılar: Mısırlılar arkalarından geliyordu. Çok korktular ve Adonay’a haykırdılar.
Vaani hinni mehazek et lev mitsrayim veyavou aharehem veikaveda befaro uvehol helo berihbo uvefaraşav.
וַאֲנִ֗י הִנְנִ֤י מְחַזֵּק֙ אֶת־לֵ֣ב מִצְרַ֔יִם וְיָבֹ֖אוּ אַחֲרֵיהֶ֑ם וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ בְּרִכְבּ֖וֹ וּבְפָרָשָֽׁיו׃
Ben de Mısırlıların yüreğini sertleştireceğim; arkalarından girecekler. Firavun, bütün ordusu, savaş arabaları ve atlıları üzerinden yüceliğimi göstereceğim.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayisa malah haelohim haholeh lifne mahane yisrael vayeleh meaharehem vayisa amud heanan mipenehem vayaamod meaharehem.
וַיִּסַּ֞ע מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים הַהֹלֵךְ֙ לִפְנֵי֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֵּ֖לֶךְ מֵאַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּסַּ֞ע עַמּ֤וּד הֶֽעָנָן֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיַּֽעֲמֹ֖ד מֵאַחֲרֵיהֶֽם׃
İsrael ordugâhının önünden giden Tanrı’nın meleği yer değiştirip arkalarına geçti. Bulut sütunu da önlerinden ayrılıp arkalarında durdu.
Vayirdefu mitsrayim vayavou aharehem kol sus paro rihbo ufaraşav el toh hayam.
וַיִּרְדְּפ֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ וַיָּבֹ֣אוּ אַחֲרֵיהֶ֔ם כֹּ֚ל ס֣וּס פַּרְעֹ֔ה רִכְבּ֖וֹ וּפָרָשָׁ֑יו אֶל־תּ֖וֹךְ הַיָּֽם׃
Mısırlılar peşlerine düştüler. Firavun’un bütün atları, savaş arabaları ve atlıları arkalarından denizin ortasına girdiler.
Vayaşuvu hamayim vayehasu et harehev veet haparaşim lehol hel paro habaim aharehem bayam lo nişar bahem ad ehad.
וַיָּשֻׁ֣בוּ הַמַּ֗יִם וַיְכַסּ֤וּ אֶת־הָרֶ֙כֶב֙ וְאֶת־הַפָּ֣רָשִׁ֔ים לְכֹל֙ חֵ֣יל פַּרְעֹ֔ה הַבָּאִ֥ים אַחֲרֵיהֶ֖ם בַּיָּ֑ם לֹֽא־נִשְׁאַ֥ר בָּהֶ֖ם עַד־אֶחָֽד׃
Sular geri dönüp savaş arabalarını, atlıları ve İsrael oğullarının arkasından denize giren Firavun’un bütün ordusunu örttü. İçlerinden bir teki bile kalmadı.
Vatikah miryam hanevia ahot aharon et hatof beyadah vatetsena hal hanaşim ahareha betupim uvimholot.
וַתִּקַּח֩ מִרְיָ֨ם הַנְּבִיאָ֜ה אֲח֧וֹת אַהֲרֹ֛ן אֶת־הַתֹּ֖ף בְּיָדָ֑הּ וַתֵּצֶ֤אןָ כָֽל־הַנָּשִׁים֙ אַחֲרֶ֔יהָ בְּתֻפִּ֖ים וּבִמְחֹלֹֽת׃
Aaron’un kız kardeşi, peygamber Miryam eline tefi aldı. Bütün kadınlar teflerle ve dans ederek onun ardından çıktılar.
Vayikah yitro hoten moşe et tsipora eşet moşe ahar şiluheha.
וַיִּקַּ֗ח יִתְרוֹ֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֶת־צִפֹּרָ֖ה אֵ֣שֶׁת מֹשֶׁ֑ה אַחַ֖ר שִׁלּוּחֶֽיהָ׃
Moşe’nin kayınpederi Yitro, Moşe’nin geri gönderdiği eşi Tsipora’yı yanına aldı.
Lo yihye leha Elohim aherim al panaya.
לֹֽ֣א יִהְיֶֽה־לְךָ֛֩ אֱלֹהִ֥֨ים אֲחֵרִ֖֜ים עַל־פָּנָֽ֗יַ
Benim huzurumda başka ilahların olmayacak.
İm aheret yikah lo şeerah kesutah veonatah lo yigra.
אִם־אַחֶ֖רֶת יִֽקַּֽח־ל֑וֹ שְׁאֵרָ֛הּ כְּסוּתָ֥הּ וְעֹנָתָ֖הּ לֹ֥א יִגְרָֽע׃
Kendisine başka bir eş alırsa ilkinin yiyeceğini, giyeceğini ve evlilik birlikteliği hakkını azaltmayacak.
Ki yaver iş sade o herem veşilah et beiro uvier bisde aher metav sadeu umetav karmo yeşalem.
כִּ֤י יַבְעֶר־אִישׁ֙ שָׂדֶ֣ה אוֹ־כֶ֔רֶם וְשִׁלַּח֙ אֶת־בעירה [בְּעִיר֔וֹ] וּבִעֵ֖ר בִּשְׂדֵ֣ה אַחֵ֑ר מֵיטַ֥ב שָׂדֵ֛הוּ וּמֵיטַ֥ב כַּרְמ֖וֹ יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Bir adam hayvanını tarla ya da bağda otlatırken serbest bırakır ve hayvan başkasının tarlasında otlarsa, adam kendi tarlasının ve bağının en iyisiyle zararı ödeyecek.
Meleateha vedimaha lo teaher behor baneha titen li.
מְלֵאָתְךָ֥ וְדִמְעֲךָ֖ לֹ֣א תְאַחֵ֑ר בְּכ֥וֹר בָּנֶ֖יךָ תִּתֶּן־לִּֽי׃
Ürününün ve sıkılmış ürünlerinin sunusunu geciktirmeyeceksin. Oğullarının ilk doğanını bana vereceksin.
Bu ayette 2 eşleşme
Lo tihye ahare rabim leraot velo taane al riv lintot ahare rabim lehatot.
לֹֽא־תִהְיֶ֥ה אַחֲרֵֽי־רַבִּ֖ים לְרָעֹ֑ת וְלֹא־תַעֲנֶ֣ה עַל־רִ֗ב לִנְטֹ֛ת אַחֲרֵ֥י רַבִּ֖ים לְהַטֹּֽת׃
Kötülük yapmak için çoğunluğun peşinden gitmeyeceksin. Bir davada çoğunluğa uyup adaleti saptıracak biçimde söz söylemeyeceksin.
Uvehol aşer amarti alehem tişameru veşem Elohim aherim lo tazkiru lo yişama al piha.
וּבְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֲלֵיכֶ֖ם תִּשָּׁמֵ֑רוּ וְשֵׁ֨ם אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לֹ֣א תַזְכִּ֔ירוּ לֹ֥א יִשָּׁמַ֖ע עַל־פִּֽיךָ׃
Size söylediğim her şeyi dikkatle gözetin. Başka ilahların adını anmayın; ağzınızdan duyulmasın.
Veserah haodef biriot haohel hatsi hayeria haodefet tisrah al ahore hamişkan.
וְסֶ֙רַח֙ הָעֹדֵ֔ף בִּירִיעֹ֖ת הָאֹ֑הֶל חֲצִ֤י הַיְרִיעָה֙ הָעֹדֶ֔פֶת תִּסְרַ֕ח עַ֖ל אֲחֹרֵ֥י הַמִּשְׁכָּֽן׃
Çadır örtülerinden artan sarkıntı, yani artan yarım örtü, Mişkan’ın arkasından sarkacak.
Vehayu al aharon veal banav bevoam el ohel moed o vegiştam el hamizbeah leşaret bakodeş velo yisu avon vametu hukat olam lo ulezaro aharav.
וְהָיוּ֩ עַל־אַהֲרֹ֨ן וְעַל־בָּנָ֜יו בְּבֹאָ֣ם ׀ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד א֣וֹ בְגִשְׁתָּ֤ם אֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לְשָׁרֵ֣ת בַּקֹּ֔דֶשׁ וְלֹא־יִשְׂא֥וּ עָוֺ֖ן וָמֵ֑תוּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם ל֖וֹ וּלְזַרְע֥וֹ אַחֲרָֽיו׃ (ס)
Buluşma Çadırı’na girdiklerinde ya da Kutsal Yer’de hizmet etmek için sunağa yaklaştıklarında bunlar Aaron’un ve oğullarının üzerinde olacak; böylece suç yüklenip ölmeyecekler. Bu, onun ve ardından gelen soyunun kalıcı kuralıdır.
Uvigde hakodeş aşer leaharon yihyu levanav aharav lemaşeha vahem ulemale vam et yadam.
וּבִגְדֵ֤י הַקֹּ֙דֶשׁ֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַהֲרֹ֔ן יִהְי֥וּ לְבָנָ֖יו אַחֲרָ֑יו לְמָשְׁחָ֣ה בָהֶ֔ם וּלְמַלֵּא־בָ֖ם אֶת־יָדָֽם׃
Aaron’un kutsal giysileri kendisinden sonra oğullarına kalacak. Onları giyerek meshedilecek ve göreve başlayacaklar.
Vehaya ketset moşe el haohel yakumu kol haam venitsevu iş petah oholo vehibitu ahare moşe ad boo haohela.
וְהָיָ֗ה כְּצֵ֤את מֹשֶׁה֙ אֶל־הָאֹ֔הֶל יָק֙וּמוּ֙ כָּל־הָעָ֔ם וְנִ֨צְּב֔וּ אִ֖ישׁ פֶּ֣תַח אָהֳל֑וֹ וְהִבִּ֙יטוּ֙ אַחֲרֵ֣י מֹשֶׁ֔ה עַד־בֹּא֖וֹ הָאֹֽהֱלָה׃
Moşe çadıra çıkarken bütün halk kalkar, herkes kendi çadırının girişinde durur ve çadıra girene kadar Moşe’nin ardından bakardı.
Vahasiroti et kapi veraita et ahoray ufanay lo yerau.
וַהֲסִרֹתִי֙ אֶת־כַּפִּ֔י וְרָאִ֖יתָ אֶת־אֲחֹרָ֑י וּפָנַ֖י לֹ֥א יֵרָאֽוּ׃ (ס)
Sonra elimi kaldıracağım; arkamı göreceksin, ama yüzüm görülmeyecek.”
Ki lo tişetahave leel aher ki Adonay kana şemo el kana u.
כִּ֛י לֹ֥א תִֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה לְאֵ֣ל אַחֵ֑ר כִּ֤י יְהוָה֙ קַנָּ֣א שְׁמ֔וֹ אֵ֥ל קַנָּ֖א הֽוּא׃
Başka bir ilahın önünde eğilmeyeceksin. Çünkü adı Kıskanç olan Adonay, kıskanç bir Tanrı’dır.
Pen tihrot berit leyoşev haarets vezanu ahare elohehem vezavehu lelohehem vekara leha veahalta mizivho.
פֶּן־תִּכְרֹ֥ת בְּרִ֖ית לְיוֹשֵׁ֣ב הָאָ֑רֶץ וְזָנ֣וּ ׀ אַחֲרֵ֣י אֱלֹֽהֵיהֶ֗ם וְזָבְחוּ֙ לֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם וְקָרָ֣א לְךָ֔ וְאָכַלְתָּ֖ מִזִּבְחֽוֹ׃
Ülkenin halkıyla antlaşma yapma. Onlar kendi ilahlarının peşinden giderek sadakatsizlik eder, ilahlarına kurban sunarlar. İçlerinden biri seni çağırır, sen de onun kurbanından yersin.
Bu ayette 2 eşleşme
Velakahta mibenotav levaneha vezanu venotav ahare elohehen vehiznu et baneha ahare elohehen.
וְלָקַחְתָּ֥ מִבְּנֹתָ֖יו לְבָנֶ֑יךָ וְזָנ֣וּ בְנֹתָ֗יו אַחֲרֵי֙ אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ן וְהִזְנוּ֙ אֶת־בָּנֶ֔יךָ אַחֲרֵ֖י אֱלֹהֵיהֶֽן׃
Oğullarına onların kızlarından eş alırsın. Kızları kendi ilahlarının peşinden giderek sadakatsizlik eder ve oğullarını da ilahlarının peşinden giderek sadakatsizlik etmeye sürüklerler.
Veahare hen nigeşu kol bene yisrael vayetsavem et kol aşer diber Adonay ito behar sinay.
וְאַחֲרֵי־כֵ֥ן נִגְּשׁ֖וּ כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיְצַוֵּ֕ם אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אִתּ֖וֹ בְּהַ֥ר סִינָֽי׃
Ardından bütün İsrael oğulları yaklaştı. Moşe, Adonay’ın Sinay Dağı’nda kendisine söylediği her şeyi onlara buyurdu.
Ufaşat et begadav velavaş begadim aherim vehotsi et hadeşen el mihuts lamahane el makom tahor.
וּפָשַׁט֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְלָבַ֖שׁ בְּגָדִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְהוֹצִ֤יא אֶת־הַדֶּ֙שֶׁן֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה אֶל־מָק֖וֹם טָהֽוֹר׃
Sonra giysilerini çıkarıp başka giysiler giyecek ve külleri ordugâhın dışına, temiz bir yere götürecek.
Veim paso tifse hamispahat baor ahare heraoto el hakohen letohorato venira şenit el hakohen.
וְאִם־פָּשֹׂ֨ה תִפְשֶׂ֤ה הַמִּסְפַּ֙חַת֙ בָּע֔וֹר אַחֲרֵ֧י הֵרָאֹת֛וֹ אֶל־הַכֹּהֵ֖ן לְטָהֳרָת֑וֹ וְנִרְאָ֥ה שֵׁנִ֖ית אֶל־הַכֹּהֵֽן׃
Ancak arınmış sayılmak için kâhine göründükten sonra döküntü deriye yayılırsa yeniden kâhine görünecek.
Veim paso yifse hanetek baor ahare tohorato.
וְאִם־פָּשֹׂ֥ה יִפְשֶׂ֛ה הַנֶּ֖תֶק בָּע֑וֹר אַחֲרֵ֖י טָהֳרָתֽוֹ׃
Arınmış sayıldıktan sonra netek deriye yayılırsa,
Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.
וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃
Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.
Veim raa hakohen vehine keha hanega ahare hukabes oto vekara oto min habeged o min haor o min haşeti o min haerev.
וְאִם֮ רָאָ֣ה הַכֹּהֵן֒ וְהִנֵּה֙ כֵּהָ֣ה הַנֶּ֔גַע אַחֲרֵ֖י הֻכַּבֵּ֣ס אֹת֑וֹ וְקָרַ֣ע אֹת֗וֹ מִן־הַבֶּ֙גֶד֙ א֣וֹ מִן־הָע֔וֹר א֥וֹ מִן־הַשְּׁתִ֖י א֥וֹ מִן־הָעֵֽרֶב׃
Kâhin incelediğinde belirti yıkandıktan sonra solmuşsa belirtili kısmı giysiden, deriden, çözgüden ya da atkıdan yırtıp çıkaracak.
Vehibes hamitaher et begadav vegilah et kol searo verahats bamayim vetaher veahar yavo el hamahane veyaşav mihuts leoholo şivat yamim.
וְכִבֶּס֩ הַמִּטַּהֵ֨ר אֶת־בְּגָדָ֜יו וְגִלַּ֣ח אֶת־כָּל־שְׂעָר֗וֹ וְרָחַ֤ץ בַּמַּ֙יִם֙ וְטָהֵ֔ר וְאַחַ֖ר יָב֣וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וְיָשַׁ֛ב מִח֥וּץ לְאָהֳל֖וֹ שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Arınacak kişi giysilerini yıkayacak, bütün kıllarını tıraş edecek, suyla yıkanacak ve arınmış olacak. Bundan sonra ordugâha girebilir; ancak yedi gün çadırının dışında kalacak.
Veasa hakohen et hahatat vehiper al hamitaher mitumato veahar yişhat et haola.
וְעָשָׂ֤ה הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַ֣חַטָּ֔את וְכִפֶּ֕ר עַל־הַמִּטַּהֵ֖ר מִטֻּמְאָת֑וֹ וְאַחַ֖ר יִשְׁחַ֥ט אֶת־הָעֹלָֽה׃
Kâhin günah sunusunu sunacak ve arınmamışlığından arınacak kişi için kefaret sağlayacak. Ardından bütünüyle yakılan sunuyu kesecek.
Vetsiva hakohen ufinu et habayit beterem yavo hakohen lirot et hanega velo yitma kol aşer babayit veahar ken yavo hakohen lirot et habayit.
וְצִוָּ֨ה הַכֹּהֵ֜ן וּפִנּ֣וּ אֶת־הַבַּ֗יִת בְּטֶ֨רֶם יָבֹ֤א הַכֹּהֵן֙ לִרְא֣וֹת אֶת־הַנֶּ֔גַע וְלֹ֥א יִטְמָ֖א כָּל־אֲשֶׁ֣ר בַּבָּ֑יִת וְאַ֥חַר כֵּ֛ן יָבֹ֥א הַכֹּהֵ֖ן לִרְא֥וֹת אֶת־הַבָּֽיִת׃
Kâhin belirtiyi incelemeye gelmeden önce evin boşaltılmasını buyuracak; böylece evdeki her şey arınmamış sayılmayacak. Ardından kâhin evi incelemek için gelecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Velakehu avanim aherot veheviu el tahat haavanim veafar aher yikah vetah et habayit.
וְלָקְחוּ֙ אֲבָנִ֣ים אֲחֵר֔וֹת וְהֵבִ֖יאוּ אֶל־תַּ֣חַת הָאֲבָנִ֑ים וְעָפָ֥ר אַחֵ֛ר יִקַּ֖ח וְטָ֥ח אֶת־הַבָּֽיִת׃
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyacaklar; başka sıva malzemesi alınıp ev sıvanacak.
Bu ayette 3 eşleşme
Veim yaşuv hanega ufarah babayit ahar hilets et haavanim veahare hiktsot et habayit veahare hitoah.
וְאִם־יָשׁ֤וּב הַנֶּ֙גַע֙ וּפָרַ֣ח בַּבַּ֔יִת אַחַ֖ר חִלֵּ֣ץ אֶת־הָאֲבָנִ֑ים וְאַחֲרֵ֛י הִקְצ֥וֹת אֶת־הַבַּ֖יִת וְאַחֲרֵ֥י הִטּֽוֹחַ׃
Taşlar söküldükten, ev kazınıp sıvandıktan sonra belirti yeniden ortaya çıkarsa,
Veim bo yavo hakohen veraa vehine lo fasa hanega babayit ahare hitoah et habayit vetihar hakohen et habayit ki nirpa hanaga.
וְאִם־בֹּ֨א יָבֹ֜א הַכֹּהֵ֗ן וְרָאָה֙ וְ֠הִנֵּה לֹא־פָשָׂ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ בַּבַּ֔יִת אַחֲרֵ֖י הִטֹּ֣חַ אֶת־הַבָּ֑יִת וְטִהַ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַבַּ֔יִת כִּ֥י נִרְפָּ֖א הַנָּֽגַע׃
Kâhin gelip incelediğinde ev sıvandıktan sonra belirti yayılmamışsa evin arınmış olduğuna hükmedecek; çünkü belirti iyileşmiştir.
Veim tahara mizovah vesafera lah şivat yamim veahar tithar.
וְאִֽם־טָהֲרָ֖ה מִזּוֹבָ֑הּ וְסָ֥פְרָה לָּ֛הּ שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים וְאַחַ֥ר תִּטְהָֽר׃
Akıntısı kesilince kendisi için yedi gün sayacak; ardından arınmış olacak.
Vayedaber Adonay el moşe ahare mot şene bene aharon bekarevatam lifne Adonay vayamutu.
וַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אַחֲרֵ֣י מ֔וֹת שְׁנֵ֖י בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֑ן בְּקָרְבָתָ֥ם לִפְנֵי־יְהוָ֖ה וַיָּמֻֽתוּ׃
Aaron’un iki oğlu Adonay’ın önüne yaklaşıp öldükten sonra Adonay, Moşe’ye seslendi.
Temel kelimeler (lemmalar)
arkada, arkasında; sonra, ardından; takip eden; beri, ...dan sonra
198 kullanım · 187 ayet
başka; diğer
53 kullanım · 52 ayet
sonradan gelen; sonraki; son
11 kullanım · 9 ayet
son kısım; son; gelecek
10 kullanım · 10 ayet
geride kalmak; gecikmek
6 kullanım · 6 ayet
arka taraf; gerisi
3 kullanım · 3 ayet
geriye doğru
2 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.