Temel kelime (lemma) עַל
Kök — שורש (şoreş) עלה
Türkçe anlam: üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
above
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 987 kez
Teknik kod
HRTORA’DA KELİME
üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda · mademki; bundan dolayı; bu nedenle · boyunduruk
Bu İbranice biçim Tora’da 995 kez, 828 farklı ayette görülür.
Lo yityatsev iş bifnehem pahdehem umoraahem yiten Adonay elohehem al pene hol haarets aşer tidrehu vah kaaşer diber lahem.
לֹא־יִתְיַצֵּ֥ב אִ֖ישׁ בִּפְנֵיכֶ֑ם פַּחְדְּכֶ֨ם וּמֽוֹרַאֲכֶ֜ם יִתֵּ֣ן ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם עַל־פְּנֵ֤י כָל־הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדְרְכוּ־בָ֔הּ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר לָכֶֽם׃ (ס)
Kimse karşınızda duramayacak. Tanrınız Adonay, size söylediği gibi, ayak basacağınız bütün ülkeye sizin korkunuzu ve dehşetinizi verecek.
Bu ayette 2 kez
Vehaya ki yeviaha Adonay eloheha el haarets aşer ata va şama leriştah venatata et haberaha al har gerizim veet hakelala al har eval.
וְהָיָ֗ה כִּ֤י יְבִֽיאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה אֶת־הַבְּרָכָה֙ עַל־הַ֣ר גְּרִזִ֔ים וְאֶת־הַקְּלָלָ֖ה עַל־הַ֥ר עֵיבָֽל׃
Tanrın Adonay seni mülk edinmeye gittiğin ülkeye getirdiğinde kutsamayı Gerizim Dağı’nda, laneti Eval Dağı’nda bildireceksin.
Ele hahukim vehamişpatim aşer tişmerun laasot baarets aşer natan Adonay elohe avoteha leha leriştah kol hayamim aşer atem hayim al haadama.
אֵ֠לֶּה הַֽחֻקִּ֣ים וְהַמִּשְׁפָּטִים֮ אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁמְר֣וּן לַעֲשׂוֹת֒ בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֧י אֲבֹתֶ֛יךָ לְךָ֖ לְרִשְׁתָּ֑הּ כָּל־הַיָּמִ֔ים אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם חַיִּ֖ים עַל־הָאֲדָמָֽה׃
Atalarının Tanrısı Adonay’ın sana mülk edinmen için verdiği ülkede, yeryüzünde yaşadığınız bütün günler boyunca uygulamaya dikkat edeceğiniz kurallar ve hükümler bunlardır.
Abed teabedun et kol hamekomot aşer avedu şam hagoyim aşer atem yoreşim otam et elohehem al heharim haramim veal hagevaot vetahat kol ets raanan.
אַבֵּ֣ד תְּ֠אַבְּדוּן אֶֽת־כָּל־הַמְּקֹמ֞וֹת אֲשֶׁ֧ר עָֽבְדוּ־שָׁ֣ם הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם יֹרְשִׁ֥ים אֹתָ֖ם אֶת־אֱלֹהֵיהֶ֑ם עַל־הֶהָרִ֤ים הָֽרָמִים֙ וְעַל־הַגְּבָע֔וֹת וְתַ֖חַת כָּל־עֵ֥ץ רַעֲנָן׃
Yerlerinden edeceğiniz ulusların tanrılarına kulluk ettiği bütün yerleri, yüksek dağların üzerinde, tepelerde ve her yeşil ağacın altında bulunan yerleri tamamen yok edeceksiniz.
Rak hadam lo tohelu al haarets tişpehenu kamayim.
רַ֥ק הַדָּ֖ם לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ עַל־הָאָ֥רֶץ תִּשְׁפְּכֶ֖נּוּ כַּמָּֽיִם׃
Yalnız kanı yemeyeceksiniz; onu su gibi yere dökeceksiniz.
Hişamer leha pen taazov et halevi kol yameha al admateha.
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֔ פֶּֽן־תַּעֲזֹ֖ב אֶת־הַלֵּוִ֑י כָּל־יָמֶ֖יךָ עַל־אַדְמָתֶֽךָ׃ (ס)
Dikkat et; toprağında yaşadığın bütün günler boyunca Levi’yi ihmal etme.
Lo tohelenu al haarets tişpehenu kamayim.
לֹ֖א תֹּאכְלֶ֑נּוּ עַל־הָאָ֥רֶץ תִּשְׁפְּכֶ֖נּוּ כַּמָּֽיִם׃
Onu yemeyeceksin; su gibi yere dökeceksin.
Bu ayette 2 kez
Veasita oloteha habasar vehadam al mizbah Adonay eloheha vedam zevaheha yişafeh al mizbah Adonay eloheha vehabasar tohel.
וְעָשִׂ֤יתָ עֹלֹתֶ֙יךָ֙ הַבָּשָׂ֣ר וְהַדָּ֔ם עַל־מִזְבַּ֖ח יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְדַם־זְבָחֶ֗יךָ יִשָּׁפֵךְ֙ עַל־מִזְבַּח֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהַבָּשָׂ֖ר תֹּאכֵֽל׃
Olah sunularını, etini ve kanını Tanrın Adonay’ın sunağında sunacaksın. Diğer kurbanlarının kanı Tanrın Adonay’ın sunağına dökülecek; etini ise yiyeceksin.
Vehanavi hau o holem hahalom hau yumat ki diber sara al Adonay elohehem hamotsi ethem meerets mitsrayim vehapodeha mibet avadim lehadihaha min hadereh aşer tsiveha Adonay eloheha lalehet bah uviarta hara mikirbeha.
וְהַנָּבִ֣יא הַה֡וּא א֣וֹ חֹלֵם֩ הַחֲל֨וֹם הַה֜וּא יוּמָ֗ת כִּ֣י דִבֶּר־סָ֠רָה עַל־יְהוָ֨ה אֱלֹֽהֵיכֶ֜ם הַמּוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֣ם ׀ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם וְהַפֹּֽדְךָ֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים לְהַדִּֽיחֲךָ֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר צִוְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָלֶ֣כֶת בָּ֑הּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
O peygamber ya da düş gören öldürülecek. Çünkü sizi Mısır ülkesinden çıkaran ve seni kölelik evinden kurtaran Tanrınız Adonay’a karşı başkaldırı sözleri söyledi. Seni, Tanrın Adonay’ın yürümeni buyurduğu yoldan saptırmaya çalıştı. Böylece arandaki kötülüğü kaldıracaksın.
Ki am kadoş ata ladonay eloheha uveha bahar Adonay liheyot lo leam segula mikol haamim aşer al pene haadama.
כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ וּבְךָ֞ בָּחַ֣ר יְהוָ֗ה לִֽהְי֥וֹת לוֹ֙ לְעַ֣ם סְגֻלָּ֔ה מִכֹּל֙ הָֽעַמִּ֔ים אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה׃ (ס)
Çünkü sen Tanrın Adonay için kutsal bir halksın. Adonay, yeryüzündeki bütün halklar arasından Kendisine özel bir halk olman için seni seçti.
Ki lo yehdal evyon mikerev haarets al ken anohi metsaveha lemor patoah tiftah et yadeha leahiha laaniyeha uleevyoneha beartseha.
כִּ֛י לֹא־יֶחְדַּ֥ל אֶבְי֖וֹן מִקֶּ֣רֶב הָאָ֑רֶץ עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר פָּ֠תֹחַ תִּפְתַּ֨ח אֶת־יָדְךָ֜ לְאָחִ֧יךָ לַעֲנִיֶּ֛ךָ וּלְאֶבְיֹנְךָ֖ בְּאַרְצֶֽךָ׃ (ס)
Çünkü ülkede yoksullar hiçbir zaman eksik olmayacak. Bu yüzden sana, 'Ülkendeki kardeşine, sıkıntı içindekine ve yoksuluna elini mutlaka aç' diye buyuruyorum.
Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim vayifdeha Adonay eloheha al ken anohi metsaveha et hadavar haze hayom.
וְזָכַרְתָּ֗ כִּ֣י עֶ֤בֶד הָיִ֙יתָ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַֽיִּפְדְּךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֧י מְצַוְּךָ֛ אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה הַיּֽוֹם׃
Mısır ülkesinde köle olduğunu ve Tanrın Adonay'ın seni kurtardığını hatırla. Bu yüzden bugün sana bunu buyuruyorum.
Rak et damo lo tohel al haarets tişpehenu kamayim.
רַ֥ק אֶת־דָּמ֖וֹ לֹ֣א תֹאכֵ֑ל עַל־הָאָ֥רֶץ תִּשְׁפְּכֶ֖נּוּ כַּמָּֽיִם׃ (פ)
Yalnız kanını yemeyecek, su gibi toprağa dökeceksin.
Bu ayette 2 kez
Al pi şenayim edim o şeloşa edim yumat hamet lo yumat al pi ed ehad.
עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנַ֣יִם עֵדִ֗ים א֛וֹ שְׁלֹשָׁ֥ה עֵדִ֖ים יוּמַ֣ת הַמֵּ֑ת לֹ֣א יוּמַ֔ת עַל־פִּ֖י עֵ֥ד אֶחָֽד׃
Ölüm cezasına çarptırılacak kişi, iki ya da üç tanığın ifadesiyle öldürülecek; tek tanığın ifadesiyle öldürülmeyecek.
Veasita al pi hadavar aşer yagidu leha min hamakom hau aşer yivhar Adonay veşamarta laasot kehol aşer yoruha.
וְעָשִׂ֗יתָ עַל־פִּ֤י הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר יַגִּ֣ידֽוּ לְךָ֔ מִן־הַמָּק֣וֹם הַה֔וּא אֲשֶׁ֖ר יִבְחַ֣ר יְהוָ֑ה וְשָׁמַרְתָּ֣ לַעֲשׂ֔וֹת כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר יוֹרֽוּךָ׃
Adonay'ın seçeceği o yerden sana bildirecekleri karara göre davranacak, sana öğrettikleri her şeyi özenle yerine getireceksin.
Al pi hatora aşer yoruha veal hamişpat aşer yomeru leha taase lo tasur min hadavar aşer yagidu leha yamin usemol.
עַל־פִּ֨י הַתּוֹרָ֜ה אֲשֶׁ֣ר יוֹר֗וּךָ וְעַל־הַמִּשְׁפָּ֛ט אֲשֶׁר־יֹאמְר֥וּ לְךָ֖ תַּעֲשֶׂ֑ה לֹ֣א תָס֗וּר מִן־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־יַגִּ֥ידֽוּ לְךָ֖ יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאל׃
Sana öğrettikleri Tora'ya ve söyledikleri yargı kararına göre davranacaksın. Sana bildirdikleri sözden sağa ya da sola sapmayacaksın.
Bu ayette 2 kez
Vehaya heşivto al kise mamlahto vehatav lo et mişne hatora hazot al sefer milifne hakohanim haleviyim.
וְהָיָ֣ה כְשִׁבְתּ֔וֹ עַ֖ל כִּסֵּ֣א מַמְלַכְתּ֑וֹ וְכָ֨תַב ל֜וֹ אֶת־מִשְׁנֵ֨ה הַתּוֹרָ֤ה הַזֹּאת֙ עַל־סֵ֔פֶר מִלִּפְנֵ֥י הַכֹּהֲנִ֖ים הַלְוִיִּֽם׃
Krallığının tahtına oturduğunda, Levi soyundan kohenlerin önündeki nüshadan bu Tora'nın bir kopyasını kendisi için bir tomara yazacak.
Levilti rum levavo meehav ulevilti sur min hamitsva yamin usemovl lemaan yaarih yamim al mamlahto u uvanav bekerev yisrael.
לְבִלְתִּ֤י רוּם־לְבָבוֹ֙ מֵֽאֶחָ֔יו וּלְבִלְתִּ֛י ס֥וּר מִן־הַמִּצְוָ֖ה יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֑אול לְמַעַן֩ יַאֲרִ֨יךְ יָמִ֧ים עַל־מַמְלַכְתּ֛וֹ ה֥וּא וּבָנָ֖יו בְּקֶ֥רֶב יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Böylece yüreği kardeşlerine karşı büyüklük taslamayacak, buyruktan sağa ya da sola sapmayacak; kendisi ve oğulları İsrael'in ortasında uzun süre krallık sürecek.
Helek kehelek yohelu levad mimkarav al haavot.
חֵ֥לֶק כְּחֵ֖לֶק יֹאכֵ֑לוּ לְבַ֥ד מִמְכָּרָ֖יו עַל־הָאָבֽוֹת׃ (ס)
Atalardan kalan satış düzenlemeleri dışında, eşit pay alıp yiyecekler.
Al ken anohi metsaveha lemor şaloş arim tavdil lah.
עַל־כֵּ֛ן אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ לֵאמֹ֑ר שָׁלֹ֥שׁ עָרִ֖ים תַּבְדִּ֥יל לָֽךְ׃ (ס)
Bu yüzden sana, 'Kendin için üç kent ayır' diye buyuruyorum.
Ki tişmor et kol hamitsva hazot laasotah aşer anohi metsaveha hayom leahava et Adonay eloheha velalehet bidrahav kol hayamim veyasafta leha od şaloş arim al haşaloş haele.
כִּֽי־תִשְׁמֹר֩ אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֨ה הַזֹּ֜את לַעֲשֹׂתָ֗הּ אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֣י מְצַוְּךָ֮ הַיּוֹם֒ לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ וְלָלֶ֥כֶת בִּדְרָכָ֖יו כָּל־הַיָּמִ֑ים וְיָסַפְתָּ֨ לְךָ֥ עוֹד֙ שָׁלֹ֣שׁ עָרִ֔ים עַ֖ל הַשָּׁלֹ֥שׁ הָאֵֽלֶּה׃
bugün sana buyurduğum bütün bu buyrukları yerine getirmeye özen gösterir, Tanrın Adonay'ı sever ve her zaman Onun yollarında yürürsen, bu üç kente üç kent daha ekleyeceksin.
Bu ayette 2 kez
Lo yakum ed ehad beiş lehol avon ulehol hatat behol het aşer yeheta al pi şene edim o al pi şeloşa edim yakum davar.
לֹֽא־יָקוּם֩ עֵ֨ד אֶחָ֜ד בְּאִ֗ישׁ לְכָל־עָוֺן֙ וּלְכָל־חַטָּ֔את בְּכָל־חֵ֖טְא אֲשֶׁ֣ר יֶֽחֱטָ֑א עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנֵ֣י עֵדִ֗ים א֛וֹ עַל־פִּ֥י שְׁלֹשָֽׁה־עֵדִ֖ים יָק֥וּם דָּבָֽר׃
Bir kişiye karşı herhangi bir suç ya da günah konusunda, işlediği herhangi bir günah için tek tanık yeterli olmayacak. Bir mesele iki ya da üç tanığın ifadesiyle kesinleşecek.
Ki tetse lamilhama al oyeveha veraita sus varehev am rav mimeha lo tira mehem ki Adonay eloheha imah hamaalha meerets mitsrayim.
כִּֽי־תֵצֵ֨א לַמִּלְחָמָ֜ה עַל־אֹיְבֶ֗יךָ וְֽרָאִ֜יתָ ס֤וּס וָרֶ֙כֶב֙ עַ֚ם רַ֣ב מִמְּךָ֔ לֹ֥א תִירָ֖א מֵהֶ֑ם כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ עִמָּ֔ךְ הַמַּֽעַלְךָ֖ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Düşmanlarına karşı savaşa çıktığında atlar, savaş arabaları ve senden daha kalabalık bir halk görürsen onlardan korkma. Çünkü seni Mısır ülkesinden çıkaran Tanrın Adonay seninledir.
Veamar alehem şema yisrael atem kerevim hayom lamilhama al oyevehem al yerah levavhem al tireu veal tahpezu veal taartsu mipenehem.
וְאָמַ֤ר אֲלֵהֶם֙ שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֔ל אַתֶּ֨ם קְרֵבִ֥ים הַיּ֛וֹם לַמִּלְחָמָ֖ה עַל־אֹיְבֵיכֶ֑ם אַל־יֵרַ֣ךְ לְבַבְכֶ֗ם אַל־תִּֽירְא֧וּ וְאַֽל־תַּחְפְּז֛וּ וְאַל־תַּֽעַרְצ֖וּ מִפְּנֵיהֶֽם׃
Onlara şöyle diyecek: 'Dinle, İsrael! Bugün düşmanlarınızla savaşmaya yaklaşıyorsunuz. Yüreğiniz ürkmesin; korkmayın, telaşa kapılmayın, onların karşısında dehşete düşmeyin.
Rak ets aşer teda ki lo ets maahal u oto taşhit veharata uvanita matsor al hair aşer hi osa imeha milhama ad ridtah.
רַ֞ק עֵ֣ץ אֲשֶׁר־תֵּדַ֗ע כִּֽי־לֹא־עֵ֤ץ מַאֲכָל֙ ה֔וּא אֹת֥וֹ תַשְׁחִ֖ית וְכָרָ֑תָּ וּבָנִ֣יתָ מָצ֗וֹר עַל־הָעִיר֙ אֲשֶׁר־הִ֨וא עֹשָׂ֧ה עִמְּךָ֛ מִלְחָמָ֖ה עַ֥ד רִדְתָּֽהּ׃ (פ)
Yalnız, yiyecek vermediğini bildiğin ağaçları yok edip kesebilirsin. Seninle savaşan kente karşı, kent düşünceye kadar bunlarla kuşatma araçları yapabilirsin.
Vehol zikne hair hahi hakerovim el hehalal yirhatsu et yedehem al haegla haarufa vanahal.
וְכֹ֗ל זִקְנֵי֙ הָעִ֣יר הַהִ֔וא הַקְּרֹבִ֖ים אֶל־הֶחָלָ֑ל יִרְחֲצוּ֙ אֶת־יְדֵיהֶ֔ם עַל־הָעֶגְלָ֖ה הָעֲרוּפָ֥ה בַנָּֽחַל׃
Cesede en yakın kentin bütün ileri gelenleri, vadide boynu kırılmış ineğin üzerinde ellerini yıkayacaklar.
Ki tetse lamilhama al oyeveha unetano Adonay eloheha beyadeha veşavita şivyo.
כִּֽי־תֵצֵ֥א לַמִּלְחָמָ֖ה עַל־אֹיְבֶ֑יךָ וּנְתָנ֞וֹ יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ בְּיָדֶ֖ךָ וְשָׁבִ֥יתָ שִׁבְיֽוֹ׃
Düşmanlarına karşı savaşa çıktığında, Tanrın Adonay onları eline teslim eder ve onlardan tutsaklar alırsan,
Vehaya beyom hanhilo et banav et aşer yihye lo lo yuhal levaker et ben haahuva al pene ven hasenua habehor.
וְהָיָ֗ה בְּיוֹם֙ הַנְחִיל֣וֹ אֶת־בָּנָ֔יו אֵ֥ת אֲשֶׁר־יִהְיֶ֖ה ל֑וֹ לֹ֣א יוּכַ֗ל לְבַכֵּר֙ אֶת־בֶּן־הָ֣אֲהוּבָ֔ה עַל־פְּנֵ֥י בֶן־הַשְּׂנוּאָ֖ה הַבְּכֹֽר׃
adam sahip olduklarını oğullarına miras verirken, ilk doğan olan sevilmeyen eşin oğlunun yerine sevilen eşin oğluna ilk doğan hakkı veremez.
Vehi yihye veiş het mişpat mavet vehumat vetalita oto al ets.
וְכִֽי־יִהְיֶ֣ה בְאִ֗ישׁ חֵ֛טְא מִשְׁפַּט־מָ֖וֶת וְהוּמָ֑ת וְתָלִ֥יתָ אֹת֖וֹ עַל־עֵֽץ׃
Bir kişi ölüm cezasını gerektiren bir günah işler, öldürülür ve onu bir ağaca asarsan,
Lo talin nivlato al haets ki kavor tikberenu bayom hau ki killat Elohim taluy velo tetame et admateha aşer Adonay eloheha noten leha nahala.
לֹא־תָלִ֨ין נִבְלָת֜וֹ עַל־הָעֵ֗ץ כִּֽי־קָב֤וֹר תִּקְבְּרֶ֙נּוּ֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כִּֽי־קִלְלַ֥ת אֱלֹהִ֖ים תָּל֑וּי וְלֹ֤א תְטַמֵּא֙ אֶת־אַדְמָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה׃ (ס)
cesedini gece boyunca ağaçta bırakmayacak, aynı gün mutlaka gömeceksin. Çünkü asılı bırakılan kişi Tanrı'ya hakarettir. Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği toprağı kirletmeyeceksin.
Lo yihye heli gever al işa velo yilbaş gever simlat işa ki toavat Adonay eloheha kol ose ele.
לֹא־יִהְיֶ֤ה כְלִי־גֶ֙בֶר֙ עַל־אִשָּׁ֔ה וְלֹא־יִלְבַּ֥שׁ גֶּ֖בֶר שִׂמְלַ֣ת אִשָּׁ֑ה כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ כָּל־עֹ֥שֵׂה אֵֽלֶּה׃ (פ)
Bir kadının üzerinde erkeğe ait giysi ve donanım bulunmayacak; bir erkek kadın giysisi giymeyecek. Çünkü bunları yapan herkes Tanrın Adonay için iğrençtir.
Bu ayette 4 kez
Ki yikare kan tsipor lefaneha badereh behol ets o al haarets efrohim o vetsim vehaem rovetset al haefrohim o al habetsim lo tikah haem al habanim.
כִּ֣י יִקָּרֵ֣א קַן־צִפּ֣וֹר ׀ לְפָנֶ֡יךָ בַּדֶּ֜רֶךְ בְּכָל־עֵ֣ץ ׀ א֣וֹ עַל־הָאָ֗רֶץ אֶפְרֹחִים֙ א֣וֹ בֵיצִ֔ים וְהָאֵ֤ם רֹבֶ֙צֶת֙ עַל־הָֽאֶפְרֹחִ֔ים א֖וֹ עַל־הַבֵּיצִ֑ים לֹא־תִקַּ֥ח הָאֵ֖ם עַל־הַבָּנִֽים׃
Yolda, herhangi bir ağaçta ya da yerde, içinde yavrular veya yumurtalar bulunan bir kuş yuvasına rastlarsan ve anne yavruların ya da yumurtaların üzerinde yatıyorsa, anneyi yavrularıyla birlikte almayacaksın.
Gedilim taase lah al arba kanfot kesuteha aşer tehase bah.
גְּדִלִ֖ים תַּעֲשֶׂה־לָּ֑ךְ עַל־אַרְבַּ֛ע כַּנְפ֥וֹת כְּסוּתְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר תְּכַסֶּה־בָּֽהּ׃ (ס)
Üzerine örttüğün giysinin dört köşesine bükülmüş iplerden püsküller yapacaksın.
Veaneşu oto mea hesef venatenu laavi hanaara ki hotsi şem ra al betulat yisrael velo tihye leişa lo yuhal leşalehah kol yamav.
וְעָנְשׁ֨וּ אֹת֜וֹ מֵ֣אָה כֶ֗סֶף וְנָתְנוּ֙ לַאֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה כִּ֤י הוֹצִיא֙ שֵׁ֣ם רָ֔ע עַ֖ל בְּתוּלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֽוֹ־תִהְיֶ֣ה לְאִשָּׁ֔ה לֹא־יוּכַ֥ל לְשַּׁלְּחָ֖הּ כָּל־יָמָֽיו׃ (ס)
İsrael'den bir bakirenin adını kötüye çıkardığı için onu yüz şekel gümüş para cezasına çarptıracak ve parayı genç kadının babasına verecekler. Kadın onun eşi olarak kalacak; adam yaşamı boyunca onu boşayamayacak.
Bu ayette 2 kez
Vehotsetem et şenehem el şaar hair hahi usekaltem otam baavanim vametu et hanaara al devar aşer lo tsaaka vair veet haiş al devar aşer ina et eşet reeu uviarta hara mikirbeha.
וְהוֹצֵאתֶ֨ם אֶת־שְׁנֵיהֶ֜ם אֶל־שַׁ֣עַר ׀ הָעִ֣יר הַהִ֗וא וּסְקַלְתֶּ֨ם אֹתָ֥ם בָּאֲבָנִים֮ וָמֵתוּ֒ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֗ה] עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־צָעֲקָ֣ה בָעִ֔יר וְאֶ֨ת־הָאִ֔ישׁ עַל־דְּבַ֥ר אֲשֶׁר־עִנָּ֖ה אֶת־אֵ֣שֶׁת רֵעֵ֑הוּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)
ikisini de o kentin kapısına çıkarıp taşlayacaksınız ve ölecekler. Genç kadın kentte bağırmadığı için, adam da komşusunun eşini küçük düşürdüğü için. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Velanaara lo taase davar en lanaara het mavet ki kaaşer yakum iş al reeu uretsaho nefeş ken hadavar haze.
ולנער [וְלַֽנַּעֲרָה֙] לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה דָבָ֔ר אֵ֥ין לנער [לַֽנַּעֲרָ֖ה] חֵ֣טְא מָ֑וֶת כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יָק֨וּם אִ֤ישׁ עַל־רֵעֵ֙הוּ֙ וּרְצָח֣וֹ נֶ֔פֶשׁ כֵּ֖ן הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Genç kadına hiçbir şey yapmayacaksın. Genç kadının ölüm cezasını gerektiren bir günahı yoktur. Çünkü bu olay, bir adamın başka birine saldırıp onu öldürmesine benzer.
Al devar aşer lo kidemu ethem balehem uvamayim badereh betsetehem mimitsrayim vaaşer sahar aleha et bilam ben beor mipetor aram naharayim lekaleleka.
עַל־דְּבַ֞ר אֲשֶׁ֨ר לֹא־קִדְּמ֤וּ אֶתְכֶם֙ בַּלֶּ֣חֶם וּבַמַּ֔יִם בַּדֶּ֖רֶךְ בְּצֵאתְכֶ֣ם מִמִּצְרָ֑יִם וַאֲשֶׁר֩ שָׂכַ֨ר עָלֶ֜יךָ אֶת־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר מִפְּת֛וֹר אֲרַ֥ם נַהֲרַ֖יִם לְקַֽלְלֶֽךָּ׃
Çünkü Mısır'dan çıktığınızda sizi yolda ekmek ve suyla karşılamadılar; seni lanetlemesi için Aram-Naarayim'deki Petor'dan Beor oğlu Bilam'ı sana karşı ücretle tuttular.
Ki tetse mahane al oyeveha venişmarta mikol davar ra.
כִּֽי־תֵצֵ֥א מַחֲנֶ֖ה עַל־אֹיְבֶ֑יךָ וְנִ֨שְׁמַרְתָּ֔ מִכֹּ֖ל דָּבָ֥ר רָֽע׃
Düşmanlarına karşı ordugâh kurmak üzere çıktığında her türlü kötülükten sakınacaksın.
Veyated tihye leha al azeneha vehaya beşivteha huts vehafarta vah veşavta vehisita et tseateha.
וְיָתֵ֛ד תִּהְיֶ֥ה לְךָ֖ עַל־אֲזֵנֶ֑ךָ וְהָיָה֙ בְּשִׁבְתְּךָ֣ ח֔וּץ וְחָפַרְתָּ֣ה בָ֔הּ וְשַׁבְתָּ֖ וְכִסִּ֥יתָ אֶת־צֵאָתֶֽךָ׃
Donanımının arasında bir kazık bulunacak. Dışarıda çömeldiğinde onunla toprağı kazacak, sonra dönüp dışkını örteceksin.
Lanaheri taşih uleahiha lo taşih lemaan yevarehha Adonay eloheha behol mişlah yadeha al haarets aşer ata va şama leriştah.
לַנָּכְרִ֣י תַשִּׁ֔יךְ וּלְאָחִ֖יךָ לֹ֣א תַשִּׁ֑יךְ לְמַ֨עַן יְבָרֶכְךָ֜ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ בְּכֹל֙ מִשְׁלַ֣ח יָדֶ֔ךָ עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃ (ס)
Yabancıya faiz ödeyebilirsin, kardeşine ise faiz ödemeyeceksin. Böylece Tanrın Adonay seni, mülk edinmek için gireceğin ülkede el attığın her işte bereketlendirecek.
Ki tavo bekamat reeha vekatafta melilot beyadeha vehermeş lo tanif al kamat reeha.
כִּ֤י תָבֹא֙ בְּקָמַ֣ת רֵעֶ֔ךָ וְקָטַפְתָּ֥ מְלִילֹ֖ת בְּיָדֶ֑ךָ וְחֶרְמֵשׁ֙ לֹ֣א תָנִ֔יף עַ֖ל קָמַ֥ת רֵעֶֽךָ׃ (ס)
Komşunun ekinine girdiğinde elinle başak koparabilirsin; ama komşunun ekinine orak vurmayacaksın.
Bu ayette 2 kez
Lo yumetu avot al banim uvanim lo yumetu al avot iş beheto yumatu.
לֹֽא־יוּמְת֤וּ אָבוֹת֙ עַל־בָּנִ֔ים וּבָנִ֖ים לֹא־יוּמְת֣וּ עַל־אָב֑וֹת אִ֥יש בְּחֶטְא֖וֹ יוּמָֽתוּ׃ (ס)
Babalar çocukları yüzünden, çocuklar da babaları yüzünden öldürülmeyecek. Her kişi kendi günahı yüzünden öldürülecek.
Vezaharta ki eved hayita bemitsrayim vayifdeha Adonay eloheha mişam al ken anohi metsaveha laasot et hadavar haze.
וְזָכַרְתָּ֗ כִּ֣י עֶ֤בֶד הָיִ֙יתָ֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַֽיִּפְדְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מִשָּׁ֑ם עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ לַעֲשׂ֔וֹת אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּֽה׃ (ס)
Mısır'da köle olduğunu ve Tanrın Adonay'ın seni oradan kurtardığını hatırla. Bu yüzden sana bunu yapmanı buyuruyorum.
Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim al ken anohi metsaveha laasot et hadavar haze.
וְזָ֣כַרְתָּ֔ כִּי־עֶ֥בֶד הָיִ֖יתָ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ לַעֲשׂ֔וֹת אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּֽה׃ (ס)
Mısır ülkesinde köle olduğunu hatırla. Bu yüzden sana bunu yapmanı buyuruyorum.
Arbaim yakenu lo yosif pen yosif lehakoto al ele maka raba venikla ahiha leeneha.
אַרְבָּעִ֥ים יַכֶּ֖נּוּ לֹ֣א יֹסִ֑יף פֶּן־יֹסִ֨יף לְהַכֹּת֤וֹ עַל־אֵ֙לֶּה֙ מַכָּ֣ה רַבָּ֔ה וְנִקְלָ֥ה אָחִ֖יךָ לְעֵינֶֽיךָ׃ (ס)
Ona kırk darbe vurulabilir, daha fazla değil. Bu sayıyı aşıp çok sayıda ek darbeyle kardeşini gözlerinin önünde aşağılatmayacaksın.
Vehaya habehor aşer teled yakum al şem ahiv hamet velo yimahe şemo miyisrael.
וְהָיָ֗ה הַבְּכוֹר֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּלֵ֔ד יָק֕וּם עַל־שֵׁ֥ם אָחִ֖יו הַמֵּ֑ת וְלֹֽא־יִמָּחֶ֥ה שְׁמ֖וֹ מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Kadının doğuracağı ilk çocuk, ölen kardeşinin adını sürdürecek. Böylece onun adı İsrael'den silinmeyecek.
Even şelema vatsedek yiheye lah efa şelema vatsedek yiheye lah lemaan yaarihu yameha al haadama aşer Adonay eloheha noten lah.
אֶ֣בֶן שְׁלֵמָ֤ה וָצֶ֙דֶק֙ יִֽהְיֶה־לָּ֔ךְ אֵיפָ֧ה שְׁלֵמָ֛ה וָצֶ֖דֶק יִֽהְיֶה־לָּ֑ךְ לְמַ֙עַן֙ יַאֲרִ֣יכוּ יָמֶ֔יךָ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃
Tam ve doğru bir tartı taşın, tam ve doğru bir efa ölçün olacak. Böylece Tanrın Adonay'ın sana verdiği toprakta günlerin uzayacak.
Uletiteha elyon al kol hagoyim aşer asa lithila uleşem uletifaret veliheyoteha am kadoş ladonay eloheha kaaşer diber.
וּֽלְתִתְּךָ֣ עֶלְי֗וֹן עַ֤ל כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה לִתְהִלָּ֖ה וּלְשֵׁ֣ם וּלְתִפְאָ֑רֶת וְלִֽהְיֹתְךָ֧ עַם־קָדֹ֛שׁ לַיהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר׃ (ס)
Seni övgüde, ünde ve görkemde yarattığı bütün ulusların üstüne çıkaracağını ve söylediği gibi Tanrın Adonay için kutsal bir halk olacağını bildirdi.
Vehatavta al haavanim et kol divre hatora hazot baer hetev.
וְכָתַבְתָּ֣ עַל־הָאֲבָנִ֗ים אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֛י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את בַּאֵ֥ר הֵיטֵֽב׃ (ס)
Taşların üzerine bu Tora'nın bütün sözlerini çok açık biçimde yazacaksın.'
Ele yaamdu levareh et haam al har gerizim beaverehem et hayarden şimon velevi vihuda veyisaşhar veyosef uvinyamin.
אֵ֠לֶּה יַֽעַמְד֞וּ לְבָרֵ֤ךְ אֶת־הָעָם֙ עַל־הַ֣ר גְּרִזִ֔ים בְּעָבְרְכֶ֖ם אֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן שִׁמְעוֹן֙ וְלֵוִ֣י וִֽיהוּדָ֔ה וְיִשָּׂשכָ֖ר וְיוֹסֵ֥ף וּבִנְיָמִֽן׃
'Yarden'i geçtiğinizde, halkı kutsamak için Gerizim Dağı'nda şunlar duracak: Şimon, Levi, Yehuda, Yisahar, Yosef ve Binyamin.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) עַל
Kök — שורש (şoreş) עלה
Türkçe anlam: üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda
above
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 987 kez
HRTemel kelime (lemma) כִּי עַל כֵּן
Türkçe anlam: mademki; bundan dolayı; bu nedenle
forasmuch as
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HRTemel kelime (lemma) עֹל
Kök — שורש (şoreş) עלל
Türkçe anlam: boyunduruk
yoke; oppression; bondage
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNcmsaTemel kelime (lemma) עֹל
Kök — שורש (şoreş) עלל
Türkçe anlam: boyunduruk
yoke; oppression; bondage
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNcmscKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.