Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
the whole
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 924 kez
Teknik kod
HNcmscTORA’DA KELİME
bütün, tüm, tamamı; her
Bu İbranice biçim Tora’da 967 kez, 824 farklı ayette görülür.
Vayetsav avimeleh et kol haam lemor hanogea baiş haze uveişto mot yumat.
וַיְצַ֣ו אֲבִימֶ֔לֶךְ אֶת־כָּל־הָעָ֖ם לֵאמֹ֑ר הַנֹּגֵ֜עַ בָּאִ֥ישׁ הַזֶּ֛ה וּבְאִשְׁתּ֖וֹ מ֥וֹת יוּמָֽת׃
Avimeleh bütün halka şu buyruğu verdi: “Bu adama ya da karısına dokunan kesinlikle öldürülecek.”
Vayaan yitshak vayomer leesav hen gevir samtiv lah veet kol ehav natati lo laavadim vedagan vetiroş semahtiv uleha efo ma eese beni.
וַיַּ֨עַן יִצְחָ֜ק וַיֹּ֣אמֶר לְעֵשָׂ֗ו הֵ֣ן גְּבִ֞יר שַׂמְתִּ֥יו לָךְ֙ וְאֶת־כָּל־אֶחָ֗יו נָתַ֤תִּי לוֹ֙ לַעֲבָדִ֔ים וְדָגָ֥ן וְתִירֹ֖שׁ סְמַכְתִּ֑יו וּלְכָ֣ה אֵפ֔וֹא מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂ֖ה בְּנִֽי׃
Yitshak, Esav’a şöyle cevap verdi: “Onu senin efendin yaptım. Bütün kardeşlerini ona hizmetkâr olarak verdim; tahıl ve taze şarapla onu destekledim. Senin için ne yapabilirim, oğlum?”
Vehaya zaraha kaafar haarets ufaratsta yama vakedema vetsafona vanegba venivrahu veha kol mişpehot haadama uvezareha.
וְהָיָ֤ה זַרְעֲךָ֙ כַּעֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ וּפָרַצְתָּ֛ יָ֥מָּה וָקֵ֖דְמָה וְצָפֹ֣נָה וָנֶ֑גְבָּה וְנִבְרֲכ֥וּ בְךָ֛ כָּל־מִשְׁפְּחֹ֥ת הָאֲדָמָ֖ה וּבְזַרְעֶֽךָ׃
Soyun yeryüzünün tozu kadar çok olacak. Batıya, doğuya, kuzeye ve güneye yayılacaksın. Yeryüzünün bütün aileleri senin ve soyunun aracılığıyla kutsanacak.
Veneesfu şama hol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişku et hatson veheşivu et haeven al pi habeer limkomah.
וְנֶאֶסְפוּ־שָׁ֣מָּה כָל־הָעֲדָרִ֗ים וְגָלֲל֤וּ אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וְהִשְׁק֖וּ אֶת־הַצֹּ֑אן וְהֵשִׁ֧יבוּ אֶת־הָאֶ֛בֶן עַל־פִּ֥י הַבְּאֵ֖ר לִמְקֹמָֽהּ׃
Bütün sürüler orada toplanınca çobanlar taşı kuyunun ağzından yuvarlar, hayvanları sular, sonra taşı yeniden kuyunun ağzındaki yerine koyarlardı.
Vayomeru lo nuhal ad aşer yeasefu kol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişkinu hatson.
וַיֹּאמְרוּ֮ לֹ֣א נוּכַל֒ עַ֣ד אֲשֶׁ֤ר יֵאָֽסְפוּ֙ כָּל־הָ֣עֲדָרִ֔ים וְגָֽלֲלוּ֙ אֶת־הָאֶ֔בֶן מֵעַ֖ל פִּ֣י הַבְּאֵ֑ר וְהִשְׁקִ֖ינוּ הַצֹּֽאן׃
“Bütün sürüler toplanıp kuyu ağzındaki taş yuvarlanmadan bunu yapamayız” dediler. “Ancak o zaman hayvanları sulayabiliriz.”
Vayehi hişmoa lavan et şema yaakov ben ahoto vayarats likrato vayehabek lo vayenaşek lo vayevieu el beto vayesaper lelavan et kol hadevarim haele.
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ לָבָ֜ן אֶת־שֵׁ֣מַע ׀ יַעֲקֹ֣ב בֶּן־אֲחֹת֗וֹ וַיָּ֤רָץ לִקְרָאתוֹ֙ וַיְחַבֶּק־לוֹ֙ וַיְנַשֶּׁק־ל֔וֹ וַיְבִיאֵ֖הוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיְסַפֵּ֣ר לְלָבָ֔ן אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Lavan, kız kardeşinin oğlu Yaakov’un geldiğini duyunca onu karşılamaya koştu. Onu kucaklayıp öptü ve evine getirdi. Yaakov bütün olanları Lavan’a anlattı.
Vayeesof lavan et kol anşe hamakom vayaas mişte.
וַיֶּאֱסֹ֥ף לָבָ֛ן אֶת־כָּל־אַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּֽה׃
Lavan oranın bütün adamlarını toplayıp bir şölen verdi.
Eevor behol tsoneha hayom haser mişam kol se nakod vetalu vehol se hum bakesavim vetalu venakod baizim vehaya sehari.
אֶֽעֱבֹ֨ר בְּכָל־צֹֽאנְךָ֜ הַיּ֗וֹם הָסֵ֨ר מִשָּׁ֜ם כָּל־שֶׂ֣ה ׀ נָקֹ֣ד וְטָל֗וּא וְכָל־שֶׂה־חוּם֙ בַּכְּשָׂבִ֔ים וְטָל֥וּא וְנָקֹ֖ד בָּעִזִּ֑ים וְהָיָ֖ה שְׂכָרִֽי׃
Bugün bütün sürünün içinden geçeyim. İçindeki bütün benekli ve alacalı hayvanları, koyunlar arasındaki bütün koyu renklileri, keçiler arasındaki alacalı ve beneklileri ayır. Ücretim böyle hayvanlar olacak.
Veaneta bi tsidkati beyom mahar ki tavo al sehari lefaneha kol aşer enenu nakod vetalu baizim vehum bakesavim ganuv u iti.
וְעָֽנְתָה־בִּ֤י צִדְקָתִי֙ בְּי֣וֹם מָחָ֔ר כִּֽי־תָב֥וֹא עַל־שְׂכָרִ֖י לְפָנֶ֑יךָ כֹּ֣ל אֲשֶׁר־אֵינֶנּוּ֩ נָקֹ֨ד וְטָל֜וּא בָּֽעִזִּ֗ים וְחוּם֙ בַּכְּשָׂבִ֔ים גָּנ֥וּב ה֖וּא אִתִּֽי׃
İleride ücretimi denetlemeye geldiğinde dürüstlüğüm benim için tanıklık edecek. Yanımda bulacağın keçilerden benekli ve alacalı olmayanlar, koyunlardan da koyu renkli olmayanlar çalınmış sayılacak.”
Bu ayette 2 kez
Vayasar bayom hau et hateyaşim haakudim vehateluim veet kol haizim hanekudot vehateluot kol aşer lavan bo vehol hum bakesavim vayiten beyad banav.
וַיָּ֣סַר בַּיּוֹם֩ הַה֨וּא אֶת־הַתְּיָשִׁ֜ים הָֽעֲקֻדִּ֣ים וְהַטְּלֻאִ֗ים וְאֵ֤ת כָּל־הָֽעִזִּים֙ הַנְּקֻדּ֣וֹת וְהַטְּלֻאֹ֔ת כֹּ֤ל אֲשֶׁר־לָבָן֙ בּ֔וֹ וְכָל־ח֖וּם בַּכְּשָׂבִ֑ים וַיִּתֵּ֖ן בְּיַד־בָּנָֽיו׃
O gün Lavan, çizgili ve alacalı tekeleri, benekli ve alacalı bütün dişi keçileri, üzerinde beyazlık bulunan her hayvanı ve koyunlar arasındaki bütün koyu renklileri ayırıp oğullarına teslim etti.
Bu ayette 2 kez
Vayişma et divre vene lavan lemor lakah yaakov et kol aşer leavinu umeaşer leavinu asa et kol hakavod haze.
וַיִּשְׁמַ֗ע אֶת־דִּבְרֵ֤י בְנֵֽי־לָבָן֙ לֵאמֹ֔ר לָקַ֣ח יַעֲקֹ֔ב אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֑ינוּ וּמֵאֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔ינוּ עָשָׂ֕ה אֵ֥ת כָּל־הַכָּבֹ֖ד הַזֶּֽה׃
Yaakov, Lavan’ın oğullarının, “Yaakov babamızın her şeyini aldı; bütün bu serveti babamızın malından edindi” dediklerini duydu.
Bu ayette 2 kez
İm ko yomar nekudim yihye sehareha veyaledu hol hatson nekudim veim ko yomar akudim yihye sehareha veyaledu hol hatson akudim.
אִם־כֹּ֣ה יֹאמַ֗ר נְקֻדִּים֙ יִהְיֶ֣ה שְׂכָרֶ֔ךָ וְיָלְד֥וּ כָל־הַצֹּ֖אן נְקֻדִּ֑ים וְאִם־כֹּ֣ה יֹאמַ֗ר עֲקֻדִּים֙ יִהְיֶ֣ה שְׂכָרֶ֔ךָ וְיָלְד֥וּ כָל־הַצֹּ֖אן עֲקֻדִּֽים׃
‘Ücretin benekliler olacak’ dediğinde bütün sürü benekli yavrular doğuruyordu. ‘Ücretin çizgililer olacak’ dediğinde de bütün sürü çizgili yavrular doğuruyordu.
Bu ayette 2 kez
Vayomer sa na eneha uree kol haatudim haolim al hatson akudim nekudim uverudim ki raiti et kol aşer lavan ose lah.
וַיֹּ֗אמֶר שָׂא־נָ֨א עֵינֶ֤יךָ וּרְאֵה֙ כָּל־הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּ֑ים כִּ֣י רָאִ֔יתִי אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לָבָ֖ן עֹ֥שֶׂה לָּֽךְ׃
Şöyle dedi: ‘Gözlerini kaldır da bak! Dişilerin üzerine çıkan bütün tekeler çizgili, benekli ve kırçıllı. Çünkü Lavan’ın sana yaptıklarının hepsini gördüm.
Bu ayette 2 kez
Ki hol haoşer aşer hitsil Elohim meavinu lanu u ulevanenu veata kol aşer amar Elohim eleha ase.
כִּ֣י כָל־הָעֹ֗שֶׁר אֲשֶׁ֨ר הִצִּ֤יל אֱלֹהִים֙ מֵֽאָבִ֔ינוּ לָ֥נוּ ה֖וּא וּלְבָנֵ֑ינוּ וְעַתָּ֗ה כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר אָמַ֧ר אֱלֹהִ֛ים אֵלֶ֖יךָ עֲשֵֽׂה׃
Tanrı’nın babamızdan alıp kurtardığı bütün servet bizim ve çocuklarımızındır. Şimdi Tanrı sana ne dediyse yap.”
Bu ayette 2 kez
Vayinhag et kol mikneu veet kol rehuşo aşer rahaş mikne kinyano aşer rahaş befadan aram lavo el yitshak aviv artsa kenaan.
וַיִּנְהַ֣ג אֶת־כָּל־מִקְנֵ֗הוּ וְאֶת־כָּל־רְכֻשׁוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר רָכָ֔שׁ מִקְנֵה֙ קִנְיָנ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר רָכַ֖שׁ בְּפַדַּ֣ן אֲרָ֑ם לָב֛וֹא אֶל־יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃
Bütün hayvanlarını, edindiği bütün malları, Padan-Aram’da kazandığı sürüleri önüne katıp Kenaan ülkesine, babası Yitshak’ın yanına gitmek üzere yola çıktı.
Verahel lakeha et haterafim vatesimem behar hagamal vateşev alehem vayemaşeş lavan et kol haohel velo matsa.
וְרָחֵ֞ל לָקְחָ֣ה אֶת־הַתְּרָפִ֗ים וַתְּשִׂמֵ֛ם בְּכַ֥ר הַגָּמָ֖ל וַתֵּ֣שֶׁב עֲלֵיהֶ֑ם וַיְמַשֵּׁ֥שׁ לָבָ֛ן אֶת־כָּל־הָאֹ֖הֶל וְלֹ֥א מָצָֽא׃
Rahel terafim putlarını almış, devenin eyerine koyup üzerlerine oturmuştu. Lavan çadırın her yerini eliyle yokladı, ama bulamadı.
Ki mişaşta et kol kelay ma matsata mikol kele veteha sim ko neged ahay veaheha veyohihu ben şenenu.
כִּֽי־מִשַּׁ֣שְׁתָּ אֶת־כָּל־כֵּלַ֗י מַה־מָּצָ֙אתָ֙ מִכֹּ֣ל כְּלֵי־בֵיתֶ֔ךָ שִׂ֣ים כֹּ֔ה נֶ֥גֶד אַחַ֖י וְאַחֶ֑יךָ וְיוֹכִ֖יחוּ בֵּ֥ין שְׁנֵֽינוּ׃
Bütün eşyalarımı yokladın. Evinin eşyalarından ne buldun? Buraya, benim akrabalarımın ve senin akrabalarının önüne koy da ikimizin arasında onlar karar versin.
Vayetsav gam et haşeni gam et haşelişi gam et kol haholehim ahare haadarim lemor kadavar haze tedaberun el esav bemotsaahem oto.
וַיְצַ֞ו גַּ֣ם אֶת־הַשֵּׁנִ֗י גַּ֚ם אֶת־הַשְּׁלִישִׁ֔י גַּ֚ם אֶת־כָּל־הַהֹ֣לְכִ֔ים אַחֲרֵ֥י הָעֲדָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תְּדַבְּר֣וּן אֶל־עֵשָׂ֔ו בְּמֹצַאֲכֶ֖ם אֹתֽוֹ׃
İkinciye, üçüncüye ve sürülerin ardından giden herkese de, “Esav’la karşılaşınca ona aynı şeyi söyleyin” diye buyurdu.
Vayomer mi leha kol hamahane haze aşer pagaşeti vayomer limtso hen beene adoni.
וַיֹּ֕אמֶר מִ֥י לְךָ֛ כָּל־הַמַּחֲנֶ֥ה הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר פָּגָ֑שְׁתִּי וַיֹּ֕אמֶר לִמְצֹא־חֵ֖ן בְּעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי׃
Esav, “Karşılaştığım bütün o kafilelerle ne amaçladın?” diye sordu. Yaakov, “Efendimin gözünde beğeni bulmayı” dedi.
Kah na et birhati aşer huvat lah ki hanani Elohim vehi yeş li hol vayiftsar bo vayikah.
קַח־נָ֤א אֶת־בִּרְכָתִי֙ אֲשֶׁ֣ר הֻבָ֣את לָ֔ךְ כִּֽי־חַנַּ֥נִי אֱלֹהִ֖ים וְכִ֣י יֶשׁ־לִי־כֹ֑ל וַיִּפְצַר־בּ֖וֹ וַיִּקָּֽח׃
Lütfen sana getirilen armağanımı al. Tanrı bana iyilik etti; ihtiyacım olan her şey var.” Yaakov ısrar edince Esav kabul etti.
Vayomer elav adoni yodea ki hayeladim rakim vehatson vehabakar alot alay udefakum yom ehad vametu kol hatson.
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֲדֹנִ֤י יֹדֵ֙עַ֙ כִּֽי־הַיְלָדִ֣ים רַכִּ֔ים וְהַצֹּ֥אן וְהַבָּקָ֖ר עָל֣וֹת עָלָ֑י וּדְפָקוּם֙ י֣וֹם אֶחָ֔ד וָמֵ֖תוּ כָּל־הַצֹּֽאן׃
Yaakov ona, “Efendim, çocukların küçük olduğunu biliyorsun” dedi. “Yavrularını emziren koyunlar ve sığırlar da benim sorumluluğumda. Bir gün bile fazla zorlanırlarsa bütün sürü ölür.
Ah bezot neot lahem im tihyu hamonu lehimol lahem kol zahar.
אַךְ־בְּזֹ֖את נֵא֣וֹת לָכֶ֑ם אִ֚ם תִּהְי֣וּ כָמֹ֔נוּ לְהִמֹּ֥ל לָכֶ֖ם כָּל־זָכָֽר׃
Ancak şu koşulla size razı oluruz: Siz de bizim gibi olacak, aranızdaki her erkeği sünnet edeceksiniz.
Ah bezot yeotu lanu haanaşim laşevet itanu lihyot leam ehad behimol lanu kol zahar kaaşer hem nimolim.
אַךְ־בְּ֠זֹאת יֵאֹ֨תוּ לָ֤נוּ הָאֲנָשִׁים֙ לָשֶׁ֣בֶת אִתָּ֔נוּ לִהְי֖וֹת לְעַ֣ם אֶחָ֑ד בְּהִמּ֥וֹל לָ֙נוּ֙ כָּל־זָכָ֔ר כַּאֲשֶׁ֖ר הֵ֥ם נִמֹּלִֽים׃
Ama bu adamlar ancak bir koşulla bizimle yaşamaya ve tek bir halk olmaya razı oluyor: Onlar gibi bizdeki her erkek de sünnet edilmeli.
Bu ayette 3 kez
Vayişmeu el hamor veel şehem beno kol yotsee şaar iro vayimolu kol zahar kol yotsee şaar iro.
וַיִּשְׁמְע֤וּ אֶל־חֲמוֹר֙ וְאֶל־שְׁכֶ֣ם בְּנ֔וֹ כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֣עַר עִיר֑וֹ וַיִּמֹּ֙לוּ֙ כָּל־זָכָ֔ר כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֥עַר עִירֽוֹ׃
Kentin kapısından girip çıkan herkes Hamor ile oğlu Şehem’i dinledi. Kent kapısından girip çıkan bütün erkekler sünnet oldu.
Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina iş harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃
Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.
Bu ayette 3 kez
Veet kol helam veet kol tapam veet neşehem şavu vayavozu veet kol aşer babayit.
וְאֶת־כָּל־חֵילָ֤ם וְאֶת־כָּל־טַפָּם֙ וְאֶת־נְשֵׁיהֶ֔ם שָׁב֖וּ וַיָּבֹ֑זּוּ וְאֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר בַּבָּֽיִת׃
Bütün servetlerini ve evlerdeki her şeyi yağmaladılar; bütün çocuklarını ve kadınlarını tutsak aldılar.
Vayomer yaakov el beto veel kol aşer imo hasiru et elohe hanehar aşer betohehem vehitaharu vehahalifu simlotehem.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וְאֶ֖ל כָּל־אֲשֶׁ֣ר עִמּ֑וֹ הָסִ֜רוּ אֶת־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּתֹכְכֶ֔ם וְהִֽטַּהֲר֔וּ וְהַחֲלִ֖יפוּ שִׂמְלֹתֵיכֶֽם׃
Yaakov ev halkına ve yanındaki herkese şöyle dedi: “Aranızdaki yabancı tanrıları kaldırın. Arının ve giysilerinizi değiştirin.
Vayitenu el yaakov et kol elohe hanehar aşer beyadam veet hanezamim aşer beoznehem vayitmon otam yaakov tahat haela aşer im şehem.
וַיִּתְּנ֣וּ אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב אֵ֣ת כָּל־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָדָ֔ם וְאֶת־הַנְּזָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּטְמֹ֤ן אֹתָם֙ יַעֲקֹ֔ב תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עִם־שְׁכֶֽם׃
Ellerindeki bütün yabancı tanrıları ve kulaklarındaki küpeleri Yaakov’a verdiler. Yaakov onları Şehem yakınındaki menengiç ağacının altına gömdü.
Bu ayette 3 kez
Vayikah esav et naşav veet banav veet benotav veet kol nafşot beto veet mikneu veet kol behemto veet kol kinyano aşer rahaş beerets kenaan vayeleh el erets mipene yaakov ahiv.
וַיִּקַּ֣ח עֵשָׂ֡ו אֶת־נָ֠שָׁיו וְאֶת־בָּנָ֣יו וְאֶת־בְּנֹתָיו֮ וְאֶת־כָּל־נַפְשׁ֣וֹת בֵּיתוֹ֒ וְאֶת־מִקְנֵ֣הוּ וְאֶת־כָּל־בְּהֶמְתּ֗וֹ וְאֵת֙ כָּל־קִנְיָנ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר רָכַ֖שׁ בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־אֶ֔רֶץ מִפְּנֵ֖י יַעֲקֹ֥ב אָחִֽיו׃
Esav eşlerini, oğullarını, kızlarını, evindeki bütün insanları, sürülerini, bütün hayvanlarını ve Kenaan ülkesinde edindiği bütün malları aldı. Kardeşi Yaakov’dan ayrılıp başka bir ülkeye gitti.
Vayakumu hol banav vehol benotav lenahamo vayemaen lehitnahem vayomer ki ered el beni avel şeola vayevk oto aviv.
וַיָּקֻמוּ֩ כָל־בָּנָ֨יו וְכָל־בְּנֹתָ֜יו לְנַחֲמ֗וֹ וַיְמָאֵן֙ לְהִתְנַחֵ֔ם וַיֹּ֕אמֶר כִּֽי־אֵרֵ֧ד אֶל־בְּנִ֛י אָבֵ֖ל שְׁאֹ֑לָה וַיֵּ֥בְךְּ אֹת֖וֹ אָבִֽיו׃
Bütün oğulları ve kızları onu teselli etmek için kalktılar. Ama o teselli kabul etmedi. “Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas içinde ineceğim” dedi. Babası onun için ağladı.
Vayehi meaz hifkid oto beveto veal kol aşer yeş lo vayevareh Adonay et bet hamitsri biglal yosef vayehi birkat Adonay behol aşer yeş lo babayit uvasade.
וַיְהִ֡י מֵאָז֩ הִפְקִ֨יד אֹת֜וֹ בְּבֵית֗וֹ וְעַל֙ כָּל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֶת־בֵּ֥ית הַמִּצְרִ֖י בִּגְלַ֣ל יוֹסֵ֑ף וַיְהִ֞י בִּרְכַּ֤ת יְהוָה֙ בְּכָל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ בַּבַּ֖יִת וּבַשָּׂדֶֽה׃
Onu evinin ve sahip olduğu her şeyin başına koyduğu andan itibaren Adonay, Yosef yüzünden Mısırlının evini kutsadı. Adonay’ın bereketi, evde ve kırda sahip olduğu her şeyin üzerindeydi.
Vayaazov kol aşer lo beyad yosef velo yada ito meuma ki im halehem aşer u ohel vayehi yosef yefe toar vife mare.
וַיַּעֲזֹ֣ב כָּל־אֲשֶׁר־לוֹ֮ בְּיַד־יוֹסֵף֒ וְלֹא־יָדַ֤ע אִתּוֹ֙ מְא֔וּמָה כִּ֥י אִם־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁר־ה֣וּא אוֹכֵ֑ל וַיְהִ֣י יוֹסֵ֔ף יְפֵה־תֹ֖אַר וִיפֵ֥ה מַרְאֶֽה׃
Sahip olduğu her şeyi Yosef’in eline bıraktı. Yosef varken yediği yemek dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Yosef güzel hatlı, güzel görünüşlüydü.
Bu ayette 2 kez
Vayiten sar bet hasohar beyad yosef et kol haasirim aşer bevet hasohar veet kol aşer osim şam u haya ose.
וַיִּתֵּ֞ן שַׂ֤ר בֵּית־הַסֹּ֙הַר֙ בְּיַד־יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת כָּל־הָ֣אֲסִירִ֔ם אֲשֶׁ֖ר בְּבֵ֣ית הַסֹּ֑הַר וְאֵ֨ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר עֹשִׂים֙ שָׁ֔ם ה֖וּא הָיָ֥ה עֹשֶֽׂה׃
Zindan yöneticisi, zindandaki bütün tutsakları Yosef’in sorumluluğuna verdi. Orada yapılan her iş onun yönetimindeydi.
En sar bet hasohar roe et kol meuma beyado baaşer Adonay ito vaaşer u ose Adonay matsliah.
אֵ֣ין ׀ שַׂ֣ר בֵּית־הַסֹּ֗הַר רֹאֶ֤ה אֶֽת־כָּל־מְא֙וּמָה֙ בְּיָד֔וֹ בַּאֲשֶׁ֥ר יְהוָ֖ה אִתּ֑וֹ וַֽאֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה יְהוָ֥ה מַצְלִֽיחַ׃ (ס)
Zindan yöneticisi Yosef’e emanet ettiği hiçbir işi denetlemiyordu. Çünkü Adonay onunla birlikteydi ve yaptığı işleri başarıya ulaştırıyordu.
Bu ayette 2 kez
Vayehi vaboker vatipaem ruho vayişlah vayikra et kol hartume mitsrayim veet kol hahameha vayesaper paro lahem et halomo veen poter otam lefaro.
וַיְהִ֤י בַבֹּ֙קֶר֙ וַתִּפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וַיִּשְׁלַ֗ח וַיִּקְרָ֛א אֶת־כָּל־חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֖יִם וְאֶת־כָּל־חֲכָמֶ֑יהָ וַיְסַפֵּ֨ר פַּרְעֹ֤ה לָהֶם֙ אֶת־חֲלֹמ֔וֹ וְאֵין־פּוֹתֵ֥ר אוֹתָ֖ם לְפַרְעֹֽה׃
Sabah ruhu huzursuzdu. Haber gönderip Mısır’ın bütün büyücüleriyle bilgelerini çağırttı. Rüyasını onlara anlattı, ama Firavun’a bunları yorumlayabilen olmadı.
Vekamu şeva şene raav aharehen venişkah kol hasava beerets mitsrayim vehila haraav et haarets.
וְ֠קָמוּ שֶׁ֨בַע שְׁנֵ֤י רָעָב֙ אַחֲרֵיהֶ֔ן וְנִשְׁכַּ֥ח כָּל־הַשָּׂבָ֖ע בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְכִלָּ֥ה הָרָעָ֖ב אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Ardından yedi kıtlık yılı başlayacak. Mısır ülkesindeki bütün bolluk unutulacak; kıtlık ülkeyi bitirecek.
Veyikbetsu et kol ohel haşanim hatovot habaot haele veyitsberu var tahat yad paro ohel bearim veşamaru.
וְיִקְבְּצ֗וּ אֶת־כָּל־אֹ֙כֶל֙ הַשָּׁנִ֣ים הַטֹּבֹ֔ת הַבָּאֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה וְיִצְבְּרוּ־בָ֞ר תַּ֧חַת יַד־פַּרְעֹ֛ה אֹ֥כֶל בֶּעָרִ֖ים וְשָׁמָֽרוּ׃
Gelecek bu iyi yılların bütün yiyeceğini toplasınlar. Firavun’un yetkisi altında kentlerde tahıl biriktirip yiyecek olarak korusunlar.
Vayitav hadavar beene faro uveene kol avadav.
וַיִּיטַ֥ב הַדָּבָ֖ר בְּעֵינֵ֣י פַרְעֹ֑ה וּבְעֵינֵ֖י כָּל־עֲבָדָֽיו׃
Bu öneri Firavun’un ve bütün görevlilerinin hoşuna gitti.
Vayomer paro el yosef ahare hodia Elohim oteha et kol zot en navon vehaham kamoha.
וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַחֲרֵ֨י הוֹדִ֧יעַ אֱלֹהִ֛ים אוֹתְךָ֖ אֶת־כָּל־זֹ֑את אֵין־נָב֥וֹן וְחָכָ֖ם כָּמֽוֹךָ׃
Yosef’e de, “Tanrı bütün bunları sana bildirdiğine göre senin kadar anlayışlı ve bilge kimse yok” dedi.
Ata tihye al beti veal piha yişak kol ami rak hakise egdal mimeka.
אַתָּה֙ תִּהְיֶ֣ה עַל־בֵּיתִ֔י וְעַל־פִּ֖יךָ יִשַּׁ֣ק כָּל־עַמִּ֑י רַ֥ק הַכִּסֵּ֖א אֶגְדַּ֥ל מִמֶּֽךָּ׃
“Sarayımın başında sen olacaksın; bütün halkım senin buyruğuna uyacak. Yalnız taht bakımından senden üstün olacağım.”
Vayomer paro el yosef ree natati oteha al kol erets mitsrayim.
וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף רְאֵה֙ נָתַ֣תִּי אֹֽתְךָ֔ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Firavun, Yosef’e, “Bak, seni bütün Mısır ülkesinin başına koydum” dedi.
Vayarkev oto bemirkevet hamişne aşer lo vayikreu lefanav avreh venaton oto al kol erets mitsrayim.
וַיַּרְכֵּ֣ב אֹת֗וֹ בְּמִרְכֶּ֤בֶת הַמִּשְׁנֶה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיִּקְרְא֥וּ לְפָנָ֖יו אַבְרֵ֑ךְ וְנָת֣וֹן אֹת֔וֹ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Onu kendisinin ikinci arabasına bindirdi. Önünden, “Diz çökün!” diye seslendiler. Böylece onu bütün Mısır ülkesinin başına getirdi.
Vayikbots et kol ohel şeva şanim aşer hayu beerets mitsrayim vayiten ohel bearim ohel sede hair aşer sevivoteha natan betohah.
וַיִּקְבֹּ֞ץ אֶת־כָּל־אֹ֣כֶל ׀ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר הָיוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּתֶּן־אֹ֖כֶל בֶּעָרִ֑ים אֹ֧כֶל שְׂדֵה־הָעִ֛יר אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתֶ֖יהָ נָתַ֥ן בְּתוֹכָֽהּ׃
Yosef, Mısır ülkesindeki yedi yılın bütün yiyeceğini topladı ve kentlerde depoladı. Her kentin çevresindeki tarlaların yiyeceğini o kentin içine koydu.
Bu ayette 2 kez
Vayikra yosef et şem habehor menaşe ki naşani Elohim et kol amali veet kol bet avi.
וַיִּקְרָ֥א יוֹסֵ֛ף אֶת־שֵׁ֥ם הַבְּכ֖וֹר מְנַשֶּׁ֑ה כִּֽי־נַשַּׁ֤נִי אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־עֲמָלִ֔י וְאֵ֖ת כָּל־בֵּ֥ית אָבִֽי׃
Yosef ilk oğluna Menaşe adını verdi. “Tanrı bana bütün sıkıntılarımı ve babamın bütün evini unutturdu” dedi.
Vatirav kol erets mitsrayim vayitsak haam el paro lalahem vayomer paro lehol mitsrayim lehu el yosef aşer yomar lahem taasu.
וַתִּרְעַב֙ כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּצְעַ֥ק הָעָ֛ם אֶל־פַּרְעֹ֖ה לַלָּ֑חֶם וַיֹּ֨אמֶר פַּרְעֹ֤ה לְכָל־מִצְרַ֙יִם֙ לְכ֣וּ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֲשֶׁר־יֹאמַ֥ר לָכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ׃
Bütün Mısır ülkesi açlık çekince halk ekmek için Firavun’a seslendi. Firavun bütün Mısırlılara, “Yosef’e gidin; size ne söylerse yapın” dedi.
Bu ayette 2 kez
Veharaav haya al kol pene haarets vayiftah yosef et kol aşer bahem vayişbor lemitsrayim vayehezak haraav beerets mitsrayim.
וְהָרָעָ֣ב הָיָ֔ה עַ֖ל כָּל־פְּנֵ֣י הָאָ֑רֶץ וַיִּפְתַּ֨ח יוֹסֵ֜ף אֶֽת־כָּל־אֲשֶׁ֤ר בָּהֶם֙ וַיִּשְׁבֹּ֣ר לְמִצְרַ֔יִם וַיֶּחֱזַ֥ק הָֽרָעָ֖ב בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Kıtlık bütün ülkeye yayıldı. Yosef bütün tahıl depolarını açıp Mısırlılara tahıl sattı. Mısır ülkesinde kıtlık ağırlaştı.
Vayavou el yaakov avihem artsa kenaan vayagidu lo et kol hakorot otam lemor.
וַיָּבֹ֛אוּ אֶל־יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶ֖ם אַ֣רְצָה כְּנָ֑עַן וַיַּגִּ֣ידוּ ל֔וֹ אֵ֛ת כָּל־הַקֹּרֹ֥ת אֹתָ֖ם לֵאמֹֽר׃
Kenaan ülkesindeki babaları Yaakov’un yanına geldiler ve başlarına gelen her şeyi anlattılar:
Anohi eervenu miyadi tevakşenu im lo haviotiv eleha vehitsagtiv lefaneha vehatati leha kol hayamim.
אָֽנֹכִי֙ אֶֽעֶרְבֶ֔נּוּ מִיָּדִ֖י תְּבַקְשֶׁ֑נּוּ אִם־לֹ֨א הֲבִיאֹתִ֤יו אֵלֶ֙יךָ֙ וְהִצַּגְתִּ֣יו לְפָנֶ֔יךָ וְחָטָ֥אתִֽי לְךָ֖ כָּל־הַיָּמִֽים׃
Ona ben kefilim; hesabını benden sorabilirsin. Onu sana geri getirip karşına çıkarmazsam, ömür boyu sana karşı suçlu kalayım.
Ki avdeha arav et hanaar meim avi lemor im lo avienu eleha vehatati leavi kol hayamim.
כִּ֤י עַבְדְּךָ֙ עָרַ֣ב אֶת־הַנַּ֔עַר מֵעִ֥ם אָבִ֖י לֵאמֹ֑ר אִם־לֹ֤א אֲבִיאֶ֙נּוּ֙ אֵלֶ֔יךָ וְחָטָ֥אתִי לְאָבִ֖י כָּל־הַיָּמִֽים׃
Çünkü ben kulun, babama delikanlı için kefil oldum. ‘Onu sana geri getirmezsem, ömür boyu babama karşı suçlu kalayım’ dedim.
Velo yahol yosef lehitapek lehol hanitsavim alav vayikra hotsiu hol iş mealay velo amad iş ito behitvada yosef el ehav.
וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו׃
Yosef, yanında duran herkesin önünde artık kendini tutamadı. “Herkesi yanımdan çıkarın!” diye seslendi. Kardeşlerine kim olduğunu açıkladığında yanında başka kimse yoktu.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
the whole
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 924 kez
HNcmscthe whole
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 43 kez
HNcmsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.