TORA’DA TEMEL KELİME
עַל
üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 1523 kez, 1152 farklı ayette görülür.
- Kök
- עלה
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit302 kullanım249 ayet
- Şemot375 kullanım272 ayet
- Vayikra329 kullanım219 ayet
- Bamidbar309 kullanım241 ayet
- Devarim208 kullanım171 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 31:46
Vayomer yaakov leehav liktu avanim vayikhu avanim vayaasu gal vayohelu şam al hagal.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב לְאֶחָיו֙ לִקְט֣וּ אֲבָנִ֔ים וַיִּקְח֥וּ אֲבָנִ֖ים וַיַּֽעֲשׂוּ־גָ֑ל וַיֹּ֥אכְלוּ שָׁ֖ם עַל־הַגָּֽל׃
Akrabalarına, “Taş toplayın” dedi. Taş alıp bir yığın yaptılar. Orada, yığının yanında yemek yediler.
Bereşit 31:48
Vayomer lavan hagal haze ed beni uveneha hayom al ken kara şemo galed.
וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֔ן הַגַּ֨ל הַזֶּ֥ה עֵ֛ד בֵּינִ֥י וּבֵינְךָ֖ הַיּ֑וֹם עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמ֖וֹ גַּלְעֵֽד׃
Lavan, “Bu yığın bugün seninle benim aramda tanıktır” dedi. Bu yüzden ona Gal-Ed adı verildi.
Bereşit 31:50
İm teane et benotay veim tikah naşim al benotay en iş imanu ree Elohim ed beni uveneha.
אִם־תְּעַנֶּ֣ה אֶת־בְּנֹתַ֗י וְאִם־תִּקַּ֤ח נָשִׁים֙ עַל־בְּנֹתַ֔י אֵ֥ין אִ֖ישׁ עִמָּ֑נוּ רְאֵ֕ה אֱלֹהִ֥ים עֵ֖ד בֵּינִ֥י וּבֵינֶֽךָ׃
“Kızlarıma kötü davranır ya da onların üzerine başka eşler alırsan, yanımızda kimse bulunmasa da unutma: Tanrı seninle benim aramda tanıktır.”
Bereşit 32:12
Hatsileni na miyad ahi miyad esav ki yare anohi oto pen yavo vehikani em al banim.
הַצִּילֵ֥נִי נָ֛א מִיַּ֥ד אָחִ֖י מִיַּ֣ד עֵשָׂ֑ו כִּֽי־יָרֵ֤א אָנֹכִי֙ אֹת֔וֹ פֶּן־יָב֣וֹא וְהִכַּ֔נִי אֵ֖ם עַל־בָּנִֽים׃
Lütfen beni kardeşimin elinden, Esav’ın elinden kurtar. Çünkü gelip bana, annelere ve çocuklara saldırmasından korkuyorum.
Bereşit 32:22
Vataavor haminha al panav veu lan balayla hau bamahane.
וַתַּעֲבֹ֥ר הַמִּנְחָ֖ה עַל־פָּנָ֑יו וְה֛וּא לָ֥ן בַּלַּֽיְלָה־הַה֖וּא בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Armağan önünden geçti. Kendisi o gece kampta kaldı.
Bereşit 32:32
Vayizerah lo haşemeş kaaşer avar et penuel veu tsolea al yereho.
וַיִּֽזְרַֽח־ל֣וֹ הַשֶּׁ֔מֶשׁ כַּאֲשֶׁ֥ר עָבַ֖ר אֶת־פְּנוּאֵ֑ל וְה֥וּא צֹלֵ֖עַ עַל־יְרֵכֽוֹ׃
Penuel’i geçerken güneş onun üzerine doğdu. Kalçasından dolayı aksıyordu.
Bereşit 32:33
Bu ayette 2 eşleşme
Al ken lo yohelu vene yisrael et gid hanaşe aşer al kaf hayareh ad hayom haze ki naga behaf yereh yaakov begid hanaşe.
עַל־כֵּ֡ן לֹֽא־יֹאכְל֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־גִּ֣יד הַנָּשֶׁ֗ה אֲשֶׁר֙ עַל־כַּ֣ף הַיָּרֵ֔ךְ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֤י נָגַע֙ בְּכַף־יֶ֣רֶךְ יַעֲקֹ֔ב בְּגִ֖יד הַנָּשֶֽׁה׃
Bu yüzden İsrael oğulları bugüne kadar kalça eklemi üzerindeki siyatik siniri yemez. Çünkü adam, Yaakov’un kalça eklemindeki siyatik sinire dokunmuştu.
Bereşit 33:1
Bu ayette 3 eşleşme
Vayisa yaakov enav vayar vehine esav ba veimo arba meot iş vayahats et hayeladim al lea veal rahel veal şete haşefahot.
וַיִּשָּׂ֨א יַעֲקֹ֜ב עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ וְהִנֵּ֣ה עֵשָׂ֣ו בָּ֔א וְעִמּ֕וֹ אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וַיַּ֣חַץ אֶת־הַיְלָדִ֗ים עַל־לֵאָה֙ וְעַל־רָחֵ֔ל וְעַ֖ל שְׁתֵּ֥י הַשְּׁפָחֽוֹת׃
Yaakov gözlerini kaldırıp baktı. Esav, yanında dört yüz adamla geliyordu. Çocukları Lea’nın, Rahel’in ve iki hizmetkâr kadının yanına ayırdı.
Bereşit 33:4
Vayarats esav likrato vayehabekeu vayipol al tsavarav vayişakeu vayivku.
וַיָּ֨רָץ עֵשָׂ֤ו לִקְרָאתוֹ֙ וַֽיְחַבְּקֵ֔הוּ וַיִּפֹּ֥ל עַל־צַוָּארָ֖ו וַׄיִּׄשָּׁׄקֵ֑ׄהׄוּׄ וַיִּבְכּֽוּ׃
Esav onu karşılamak için koştu, kucakladı, boynuna sarılıp öptü. İkisi de ağladı.
Bereşit 33:13
Vayomer elav adoni yodea ki hayeladim rakim vehatson vehabakar alot alay udefakum yom ehad vametu kol hatson.
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֲדֹנִ֤י יֹדֵ֙עַ֙ כִּֽי־הַיְלָדִ֣ים רַכִּ֔ים וְהַצֹּ֥אן וְהַבָּקָ֖ר עָל֣וֹת עָלָ֑י וּדְפָקוּם֙ י֣וֹם אֶחָ֔ד וָמֵ֖תוּ כָּל־הַצֹּֽאן׃
Yaakov ona, “Efendim, çocukların küçük olduğunu biliyorsun” dedi. “Yavrularını emziren koyunlar ve sığırlar da benim sorumluluğumda. Bir gün bile fazla zorlanırlarsa bütün sürü ölür.
Bereşit 33:17
Veyaakov nasa sukota vayiven lo bayit ulemikneu asa sukot al ken kara şem hamakom sukot.
וְיַעֲקֹב֙ נָסַ֣ע סֻכֹּ֔תָה וַיִּ֥בֶן ל֖וֹ בָּ֑יִת וּלְמִקְנֵ֙הוּ֙ עָשָׂ֣ה סֻכֹּ֔ת עַל־כֵּ֛ן קָרָ֥א שֵׁם־הַמָּק֖וֹם סֻכּֽוֹת׃ (ס)
Yaakov ise Sukkot’a gitti. Kendisi için bir ev, hayvanları için barınaklar yaptı. Bu yüzden o yere Sukkot adını verdi.
Bereşit 34:3
Vatidbak nafşo bedina bat yaakov vayeehav et hanaara vayedaber al lev hanaara.
וַתִּדְבַּ֣ק נַפְשׁ֔וֹ בְּדִינָ֖ה בַּֽת־יַעֲקֹ֑ב וַיֶּֽאֱהַב֙ אֶת־הַֽנַּעֲרָ֔ וַיְדַבֵּ֖ר עַל־לֵ֥ב הַֽנַּעֲרָֽ׃
Şehem’in gönlü Yaakov’un kızı Dina’ya bağlandı. Genç kızı sevdi ve gönlünü almaya çalıştı.
Bereşit 34:12
Harbu alay meod mohar umatan veetena kaaşer tomeru elay utenu li et hanaara leişa.
הַרְבּ֨וּ עָלַ֤י מְאֹד֙ מֹ֣הַר וּמַתָּ֔ן וְאֶ֨תְּנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֖וּ אֵלָ֑י וּתְנוּ־לִ֥י אֶת־הַֽנַּעֲרָ֖ לְאִשָּֽׁה׃
Benden istediğiniz evlilik bedelini ve armağanı ne kadar yüksek tutarsanız tutun, söylediğinizi vereceğim. Yeter ki genç kızı bana eş olarak verin.”
Bereşit 34:25
Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina iş harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃
Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.
Bereşit 34:27
Bene yaakov bau al hahalalim vayavozu hair aşer timeu ahotam.
בְּנֵ֣י יַעֲקֹ֗ב בָּ֚אוּ עַל־הַ֣חֲלָלִ֔ים וַיָּבֹ֖זּוּ הָעִ֑יר אֲשֶׁ֥ר טִמְּא֖וּ אֲחוֹתָֽם׃
Yaakov’un oğulları öldürülenlerin üzerine geldiler. Kız kardeşlerini kirlettikleri için kenti yağmaladılar.
Bereşit 34:30
Vayomer yaakov el şimon veel levi ahartem oti lehavişeni beyoşev haarets bakenaani uvaperizi vaani mete mispar veneesfu alay vehikuni venişmadti ani uveti.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־שִׁמְע֣וֹן וְאֶל־לֵוִי֮ עֲכַרְתֶּ֣ם אֹתִי֒ לְהַבְאִישֵׁ֙נִי֙ בְּיֹשֵׁ֣ב הָאָ֔רֶץ בַּֽכְּנַעֲנִ֖י וּבַפְּרִזִּ֑י וַאֲנִי֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר וְנֶאֶסְפ֤וּ עָלַי֙ וְהִכּ֔וּנִי וְנִשְׁמַדְתִּ֖י אֲנִ֥י וּבֵיתִֽי׃
Yaakov, Şimon ile Levi’ye, “Beni felakete sürüklediniz!” dedi. “Beni bu ülkenin halkına, Kenaanlılara ve Perizilere karşı nefret edilir duruma düşürdünüz. Sayımız az. Bana karşı birleşip saldırırlarsa ben de ev halkım da yok oluruz.”
Bereşit 35:5
Vayisau vayehi hitat Elohim al hearim aşer sevivotehem velo radefu ahare bene yaakov.
וַיִּסָּ֑עוּ וַיְהִ֣י ׀ חִתַּ֣ת אֱלֹהִ֗ים עַל־הֶֽעָרִים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיהֶ֔ם וְלֹ֣א רָֽדְפ֔וּ אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֥י יַעֲקֹֽב׃
Yola çıktılar. Çevrelerindeki kentleri Tanrı’dan gelen bir dehşet kapladı; Yaakov’un oğullarının peşine düşmediler.
Bereşit 35:13
Vayaal mealav Elohim bamakom aşer diber ito.
וַיַּ֥עַל מֵעָלָ֖יו אֱלֹהִ֑ים בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּֽוֹ׃
Tanrı onunla konuştuğu yerden, yanından yükseldi.
Bereşit 35:14
Bu ayette 2 eşleşme
Vayatsev yaakov matseva bamakom aşer diber ito matsevet aven vayaseh aleha neseh vayitsok aleha şamen.
וַיַּצֵּ֨ב יַעֲקֹ֜ב מַצֵּבָ֗ה בַּמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּ֖וֹ מַצֶּ֣בֶת אָ֑בֶן וַיַּסֵּ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ נֶ֔סֶךְ וַיִּצֹ֥ק עָלֶ֖יהָ שָֽׁמֶן׃
Yaakov, Tanrı’nın kendisiyle konuştuğu yere bir anıt, taştan bir anıt dikti. Üzerine bir dökme sunusu sundu ve yağ döktü.
Bereşit 35:20
Vayatsev yaakov matseva al kevuratah hi matsevet kevurat rahel ad hayom.
וַיַּצֵּ֧ב יַעֲקֹ֛ב מַצֵּבָ֖ה עַל־קְבֻרָתָ֑הּ הִ֛וא מַצֶּ֥בֶת קְבֻֽרַת־רָחֵ֖ל עַד־הַיּֽוֹם׃
Yaakov mezarının üzerine bir anıt dikti. Bu, bugüne kadar duran Rahel’in mezar anıtıdır.
Bereşit 37:8
Bu ayette 3 eşleşme
Vayomeru lo ehav hamaloh timloh alenu im maşol timşol banu vayosifu od seno oto al halomotav veal devarav.
וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ אֶחָ֔יו הֲמָלֹ֤ךְ תִּמְלֹךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אִם־מָשׁ֥וֹל תִּמְשֹׁ֖ל בָּ֑נוּ וַיּוֹסִ֤פוּ עוֹד֙ שְׂנֹ֣א אֹת֔וֹ עַל־חֲלֹמֹתָ֖יו וְעַל־דְּבָרָֽיו׃
Kardeşleri ona, “Sen gerçekten üzerimize kral mı olacaksın? Bize hüküm mü süreceksin?” dediler. Rüyalarından ve sözlerinden dolayı ondan daha da çok nefret ettiler.
Bereşit 37:23
Vayehi kaaşer ba yosef el ehav vayafşitu et yosef et kutaneto et ketonet hapasim aşer alav.
וַֽיְהִ֕י כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֥א יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָ֑יו וַיַּפְשִׁ֤יטוּ אֶת־יוֹסֵף֙ אֶת־כֻּתָּנְתּ֔וֹ אֶת־כְּתֹ֥נֶת הַפַּסִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר עָלָֽיו׃
Yosef kardeşlerinin yanına gelince üzerindeki entariyi, süslü entarisini çıkardılar.
Bereşit 37:34
Vayikra yaakov simlotav vayasem sak bemotnav vayitabel al beno yamim rabim.
וַיִּקְרַ֤ע יַעֲקֹב֙ שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּ֥שֶׂם שַׂ֖ק בְּמָתְנָ֑יו וַיִּתְאַבֵּ֥ל עַל־בְּנ֖וֹ יָמִ֥ים רַבִּֽים׃
Yaakov giysilerini yırttı, beline çul bağladı ve oğlu için günlerce yas tuttu.
Bereşit 38:12
Vayirbu hayamim vatamot bat şua eşet yehuda vayinahem yehuda vayaal al gozaze tsono u vehira reeu haadulami timnata.
וַיִּרְבּוּ֙ הַיָּמִ֔ים וַתָּ֖מָת בַּת־שׁ֣וּעַ אֵֽשֶׁת־יְהוּדָ֑ה וַיִּנָּ֣חֶם יְהוּדָ֗ה וַיַּ֜עַל עַל־גֹּֽזֲזֵ֤י צֹאנוֹ֙ ה֗וּא וְחִירָ֛ה רֵעֵ֥הוּ הָעֲדֻלָּמִ֖י תִּמְנָֽתָה׃
Uzun bir zaman geçti. Yehuda’nın eşi, Şua’nın kızı öldü. Yehuda yasını tamamlayınca Adullamlı arkadaşı Hira ile sürüsünü kırkanların yanına, Timna’ya çıktı.
Bereşit 38:14
Bu ayette 2 eşleşme
Vatasar bigde almenutah mealeha vatehas batsaif vatitalaf vateşev befetah enayim aşer al dereh timnata ki raata ki gadal şela vehi lo nitena lo leişa.
וַתָּסַר֩ בִּגְדֵ֨י אַלְמְנוּתָ֜הּ מֵֽעָלֶ֗יהָ וַתְּכַ֤ס בַּצָּעִיף֙ וַתִּתְעַלָּ֔ף וַתֵּ֙שֶׁב֙ בְּפֶ֣תַח עֵינַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר עַל־דֶּ֣רֶךְ תִּמְנָ֑תָה כִּ֤י רָאֲתָה֙ כִּֽי־גָדַ֣ל שֵׁלָ֔ה וְהִ֕וא לֹֽא־נִתְּנָ֥ה ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Tamar dulluk giysilerini çıkardı, bir örtüyle yüzünü örtüp sarındı ve Timna yolu üzerindeki Enayim’in girişine oturdu. Çünkü Şela’nın büyüdüğünü, ama kendisinin ona eş olarak verilmediğini görmüştü.
Bereşit 38:19
Vatakom vateleh vatasar tseifah mealeha vatilbaş bigde almenutah.
וַתָּ֣קָם וַתֵּ֔לֶךְ וַתָּ֥סַר צְעִיפָ֖הּ מֵעָלֶ֑יהָ וַתִּלְבַּ֖שׁ בִּגְדֵ֥י אַלְמְנוּתָֽהּ׃
Tamar kalkıp gitti. Örtüsünü çıkardı ve dulluk giysilerini giydi.
Bereşit 38:21
Vayişal et anşe mekomah lemor aye hakedeşa hi vaenayim al hadareh vayomeru lo hayeta vaze kedeşa.
וַיִּשְׁאַ֞ל אֶת־אַנְשֵׁ֤י מְקֹמָהּ֙ לֵאמֹ֔ר אַיֵּ֧ה הַקְּדֵשָׁ֛ה הִ֥וא בָעֵינַ֖יִם עַל־הַדָּ֑רֶךְ וַיֹּ֣אמְר֔וּ לֹא־הָיְתָ֥ה בָזֶ֖ה קְדֵשָֽׁה׃
Oranın adamlarına, “Enayim’de, yol kenarında bulunan o fahişe nerede?” diye sordu. “Burada fahişe yoktu” dediler.
Bereşit 38:28
Vayehi velidtah vayiten yad vatikah hameyaledet vatikşor al yado şani lemor ze yatsa rişona.
וַיְהִ֥י בְלִדְתָּ֖הּ וַיִּתֶּן־יָ֑ד וַתִּקַּ֣ח הַמְיַלֶּ֗דֶת וַתִּקְשֹׁ֨ר עַל־יָד֤וֹ שָׁנִי֙ לֵאמֹ֔ר זֶ֖ה יָצָ֥א רִאשֹׁנָֽה׃
Doğum sırasında biri elini uzattı. Ebe elini tutup üzerine kırmızı bir ip bağladı. “Önce bu çıktı” dedi.
Bereşit 38:29
Vayehi kemeşiv yado vehine yatsa ahiv vatomer ma paratsta aleha parets vayikra şemo parets.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ וְהִנֵּה֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מַה־פָּרַ֖צְתָּ עָלֶ֣יךָ פָּ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ פָּֽרֶץ׃
Ama çocuk elini geri çekince kardeşi çıktı. Ebe, “Kendine nasıl da bir gedik açtın!” dedi. Bu yüzden ona Perets adı verildi.
Bereşit 38:30
Veahar yatsa ahiv aşer al yado haşani vayikra şemo zarah.
וְאַחַר֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו אֲשֶׁ֥ר עַל־יָד֖וֹ הַשָּׁנִ֑י וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ זָֽרַח׃ (ס)
Sonra elinde kırmızı ip bulunan kardeşi çıktı. Ona da Zerah adı verildi.
Bereşit 39:4
Vayimtsa yosef hen beenav vayeşaret oto vayafkideu al beto vehol yeş lo natan beyado.
וַיִּמְצָ֨א יוֹסֵ֥ף חֵ֛ן בְּעֵינָ֖יו וַיְשָׁ֣רֶת אֹת֑וֹ וַיַּפְקִדֵ֙הוּ֙ עַל־בֵּית֔וֹ וְכָל־יֶשׁ־ל֖וֹ נָתַ֥ן בְּיָדֽוֹ׃
Yosef efendisinin gözünde beğeni buldu ve ona hizmet etti. Efendisi onu evinin başına koydu; sahip olduğu her şeyi onun eline verdi.
Bereşit 39:5
Vayehi meaz hifkid oto beveto veal kol aşer yeş lo vayevareh Adonay et bet hamitsri biglal yosef vayehi birkat Adonay behol aşer yeş lo babayit uvasade.
וַיְהִ֡י מֵאָז֩ הִפְקִ֨יד אֹת֜וֹ בְּבֵית֗וֹ וְעַל֙ כָּל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֶת־בֵּ֥ית הַמִּצְרִ֖י בִּגְלַ֣ל יוֹסֵ֑ף וַיְהִ֞י בִּרְכַּ֤ת יְהוָה֙ בְּכָל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ בַּבַּ֖יִת וּבַשָּׂדֶֽה׃
Onu evinin ve sahip olduğu her şeyin başına koyduğu andan itibaren Adonay, Yosef yüzünden Mısırlının evini kutsadı. Adonay’ın bereketi, evde ve kırda sahip olduğu her şeyin üzerindeydi.
Bereşit 40:2
Bu ayette 3 eşleşme
Vayiktsof paro al şene sarisav al sar hamaşkim veal sar haofim.
וַיִּקְצֹ֣ף פַּרְעֹ֔ה עַ֖ל שְׁנֵ֣י סָרִיסָ֑יו עַ֚ל שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֔ים וְעַ֖ל שַׂ֥ר הָאוֹפִֽים׃
Firavun iki görevlisine, başsakiye ve başfırıncıya öfkelendi.
Bereşit 40:11
Vehos paro beyadi vaekah et haanavim vaeshat otam el kos paro vaeten et hakos al kaf paro.
וְכ֥וֹס פַּרְעֹ֖ה בְּיָדִ֑י וָאֶקַּ֣ח אֶת־הָֽעֲנָבִ֗ים וָֽאֶשְׂחַ֤ט אֹתָם֙ אֶל־כּ֣וֹס פַּרְעֹ֔ה וָאֶתֵּ֥ן אֶת־הַכּ֖וֹס עַל־כַּ֥ף פַּרְעֹֽה׃
Firavun’un kadehi elimdeydi. Üzümleri alıp Firavun’un kadehine sıktım, kadehi Firavun’un eline verdim.”
Bereşit 40:13
Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha vahaşiveha al kaneha venatata hos paro beyado kamişpat harişon aşer hayita maşkeu.
בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֤א פַרְעֹה֙ אֶת־רֹאשֶׁ֔ךָ וַהֲשִֽׁיבְךָ֖ עַל־כַּנֶּ֑ךָ וְנָתַתָּ֤ כוֹס־פַּרְעֹה֙ בְּיָד֔וֹ כַּמִּשְׁפָּט֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיִ֖יתָ מַשְׁקֵֽהוּ׃
Üç gün içinde Firavun başını kaldıracak ve seni görevine geri getirecek. Eskiden ona sakilik yaptığın zamanki gibi Firavun’un kadehini eline vereceksin.
Bereşit 40:16
Vayar sar haofim ki tov patar vayomer el yosef af ani bahalomi vehine şeloşa sale hori al roşi.
וַיַּ֥רְא שַׂר־הָאֹפִ֖ים כִּ֣י ט֣וֹב פָּתָ֑ר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַף־אֲנִי֙ בַּחֲלוֹמִ֔י וְהִנֵּ֗ה שְׁלֹשָׁ֛ה סַלֵּ֥י חֹרִ֖י עַל־רֹאשִֽׁי׃
Başfırıncı, Yosef’in iyiye yorumladığını görünce, “Benim rüyamda da başımın üzerinde üç örgü sepet vardı” dedi.
Bereşit 40:17
Uvasal haelyon mikol maahal paro maase ofe vehaof ohel otam min hasal meal roşi.
וּבַסַּ֣ל הָֽעֶלְי֔וֹן מִכֹּ֛ל מַאֲכַ֥ל פַּרְעֹ֖ה מַעֲשֵׂ֣ה אֹפֶ֑ה וְהָע֗וֹף אֹכֵ֥ל אֹתָ֛ם מִן־הַסַּ֖ל מֵעַ֥ל רֹאשִֽׁי׃
“En üstteki sepette Firavun için fırıncıların yaptığı her türlü yiyecek bulunuyordu. Kuşlar onları başımın üstündeki sepetten yiyordu.”
Bereşit 40:19
Bu ayette 3 eşleşme
Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha mealeha vetala oteha al ets veahal haof et besareha mealeha.
בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֨א פַרְעֹ֤ה אֶת־רֹֽאשְׁךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְתָלָ֥ה אוֹתְךָ֖ עַל־עֵ֑ץ וְאָכַ֥ל הָע֛וֹף אֶת־בְּשָׂרְךָ֖ מֵעָלֶֽיךָ׃
Üç gün içinde Firavun başını gövdenden ayıracak ve seni bir ağaca asacak. Kuşlar üzerindeki etini yiyecek.”
Bereşit 40:21
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaşev et sar hamaşkim al maşkeu vayiten hakos al kaf paro.
וַיָּ֛שֶׁב אֶת־שַׂ֥ר הַמַּשְׁקִ֖ים עַל־מַשְׁקֵ֑הוּ וַיִּתֵּ֥ן הַכּ֖וֹס עַל־כַּ֥ף פַּרְעֹֽה׃
Başsakiyi sakilik görevine geri getirdi. Başsaki kadehi Firavun’un eline verdi.
Bereşit 41:1
Vayehi mikets şenatayim yamim ufaro holem vehine omed al hayeor.
וַיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ שְׁנָתַ֣יִם יָמִ֑ים וּפַרְעֹ֣ה חֹלֵ֔ם וְהִנֵּ֖ה עֹמֵ֥ד עַל־הַיְאֹֽר׃
İki tam yılın sonunda Firavun bir rüya gördü. Nil’in kıyısında duruyordu.
Bereşit 41:3
Vehine şeva parot aherot olot aharehen min hayeor raot mare vedakot basar vataamodena etsel haparot al sefat hayeor.
וְהִנֵּ֞ה שֶׁ֧בַע פָּר֣וֹת אֲחֵר֗וֹת עֹל֤וֹת אַחֲרֵיהֶן֙ מִן־הַיְאֹ֔ר רָע֥וֹת מַרְאֶ֖ה וְדַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר וַֽתַּעֲמֹ֛דְנָה אֵ֥צֶל הַפָּר֖וֹת עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃
Ardından çirkin görünüşlü, cılız yedi inek daha ırmaktan çıktı. Irmak kıyısında öteki ineklerin yanında durdular.
Bereşit 41:10
Paro katsaf al avadav vayiten oti bemişmar bet sar hatabahim oti veet sar haofim.
פַּרְעֹ֖ה קָצַ֣ף עַל־עֲבָדָ֑יו וַיִּתֵּ֨ן אֹתִ֜י בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֚ית שַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים אֹתִ֕י וְאֵ֖ת שַׂ֥ר הָאֹפִֽים׃
Firavun, kullarına öfkelenmiş, beni ve başfırıncıyı muhafızların başının evinde gözaltına aldırmıştı.
Bereşit 41:13
Vayehi kaaşer patar lanu ken haya oti heşiv al kani veoto tala.
וַיְהִ֛י כַּאֲשֶׁ֥ר פָּֽתַר־לָ֖נוּ כֵּ֣ן הָיָ֑ה אֹתִ֛י הֵשִׁ֥יב עַל־כַּנִּ֖י וְאֹת֥וֹ תָלָֽה׃
Bize nasıl yorumladıysa öyle oldu: Ben görevime geri getirildim, o ise asıldı.”
Bereşit 41:15
Vayomer paro el yosef halom halamti ufoter en oto vaani şamati aleha lemor tişma halom liftor oto.
וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף חֲל֣וֹם חָלַ֔מְתִּי וּפֹתֵ֖ר אֵ֣ין אֹת֑וֹ וַאֲנִ֗י שָׁמַ֤עְתִּי עָלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר תִּשְׁמַ֥ע חֲל֖וֹם לִפְתֹּ֥ר אֹתֽוֹ׃
Firavun, Yosef’e, “Bir rüya gördüm; onu yorumlayan yok” dedi. “Senin hakkında, bir rüya duyduğunda onu yorumlayabildiğini işittim.”
Bereşit 41:17
Vayedaber paro el yosef bahalomi hinni omed al sefat hayeor.
וַיְדַבֵּ֥ר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף בַּחֲלֹמִ֕י הִנְנִ֥י עֹמֵ֖ד עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃
Firavun, Yosef’e şöyle anlattı: “Rüyamda Nil’in kıyısında duruyordum.
Bereşit 41:32
Veal hişanot hahalom el paro paamayim ki nahon hadavar meim haelohim umemaher haelohim laasoto.
וְעַ֨ל הִשָּׁנ֧וֹת הַחֲל֛וֹם אֶל־פַּרְעֹ֖ה פַּעֲמָ֑יִם כִּֽי־נָכ֤וֹן הַדָּבָר֙ מֵעִ֣ם הָאֱלֹהִ֔ים וּמְמַהֵ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים לַעֲשֹׂתֽוֹ׃
Rüyanın Firavun’a iki kez gösterilmesi, bu işin Tanrı tarafından kesinleştirildiğini ve Tanrı’nın onu yakında gerçekleştireceğini gösterir.
Bereşit 41:33
Veata yere faro iş navon vehaham vişiteu al erets mitsrayim.
וְעַתָּה֙ יֵרֶ֣א פַרְעֹ֔ה אִ֖ישׁ נָב֣וֹן וְחָכָ֑ם וִישִׁיתֵ֖הוּ עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Şimdi Firavun anlayışlı ve bilge bir adam seçip onu Mısır ülkesinin başına koysun.
Bereşit 41:34
Yaase faro veyafked pekidim al haarets vehimeş et erets mitsrayim beşeva şene hasava.
יַעֲשֶׂ֣ה פַרְעֹ֔ה וְיַפְקֵ֥ד פְּקִדִ֖ים עַל־הָאָ֑רֶץ וְחִמֵּשׁ֙ אֶת־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשֶׁ֖בַע שְׁנֵ֥י הַשָּׂבָֽע׃
Firavun ülkeye görevliler atasın. Yedi bolluk yılı boyunca Mısır ülkesinin ürününün beşte birini alsın.
Bereşit 41:40
Bu ayette 2 eşleşme
Ata tihye al beti veal piha yişak kol ami rak hakise egdal mimeka.
אַתָּה֙ תִּהְיֶ֣ה עַל־בֵּיתִ֔י וְעַל־פִּ֖יךָ יִשַּׁ֣ק כָּל־עַמִּ֑י רַ֥ק הַכִּסֵּ֖א אֶגְדַּ֥ל מִמֶּֽךָּ׃
“Sarayımın başında sen olacaksın; bütün halkım senin buyruğuna uyacak. Yalnız taht bakımından senden üstün olacağım.”
Bereşit 41:41
Vayomer paro el yosef ree natati oteha al kol erets mitsrayim.
וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף רְאֵה֙ נָתַ֣תִּי אֹֽתְךָ֔ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Firavun, Yosef’e, “Bak, seni bütün Mısır ülkesinin başına koydum” dedi.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- עַל 987 kullanım
- עָלָיו֙ 151 kullanım
- וְעַל 116 kullanım
- מֵעַ֣ל 54 kullanım
- עָלֶֽיהָ 51 kullanım
- עָלֶ֔יךָ 31 kullanım
- עֲלֵיהֶ֔ם 29 kullanım
- עָלַי֒ 27 kullanım
- עֲלֵיכֶ֖ם 19 kullanım
- עָלֵ֔ינוּ 13 kullanım
- עֲלֵהֶ֔ם 10 kullanım
- מֵֽעָלַ֔י 6 kullanım
- מֵֽעָלֶ֔יךָ 5 kullanım
- עֲלֵיהֶ֑ן 5 kullanım
- מֵעָלֶ֗יהָ 4 kullanım
- עֲלֵהֶ֔ן 4 kullanım
- וַעֲלֵיהֶ֣ם 2 kullanım
- מֵעֲלֵיהֶ֛ם 2 kullanım
- מֵעָלָֽיו 2 kullanım
- וְעָלָ֖יו 1 kullanım
- מֵעֲלֵיכֶ֔ם 1 kullanım
- מֵעָלֵ֖ינוּ 1 kullanım
- עָלֵ֖ימוֹ 1 kullanım
- עֲלֵכֶ֑ם 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- al 987 kullanım
- alav 151 kullanım
- veal 116 kullanım
- aleha 82 kullanım
- alehem 59 kullanım
- meal 54 kullanım
- alay 19 kullanım
- alenu 13 kullanım
- alehen 9 kullanım
- mealeha 9 kullanım
- ale 8 kullanım
- mealay 6 kullanım
- mealehem 3 kullanım
- mealav 2 kullanım
- vaalehem 2 kullanım
- alemo 1 kullanım
- mealenu 1 kullanım
- Vealav 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- edat (995 kullanım)
Teknik kod
HR - edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (151 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp3ms - bağlaç + edat (116 kullanım)
Teknik kod
HC/R - edat + edat (52 kullanım)
Teknik kod
HR/R - edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (51 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp3fs - edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (40 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp3mp - edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (31 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp2ms - edat + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (20 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp2mp - edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (19 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp1cs - edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (13 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp1cp - edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, çoğul (9 kullanım)
Teknik kod
HR/Sp3fp - edat + edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (6 kullanım)
Teknik kod
HR/R/Sp1cs - edat + edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HR/R/Sp2ms - edat + edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (4 kullanım)
Teknik kod
HR/R/Sp3fs - bağlaç + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Sp3mp - edat + isim, eril, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncmsa - edat + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HR/R/Sp3mp - edat + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HR/R/Sp3ms - bağlaç + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Sp3ms - edat + edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HR/R/Sp1cp - edat + edat + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HR/R/Sp2mp
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: above
Kelime türü teknik kodu: R
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.